Geride bıraktığımız hafta boyunca,BTP Erzurum il yönetimindeki ihtiyar delikanlılarımızdan Orhan Turgut ve Vasıf Güler ile birlikte 20 civarında köy ve mahalle ziyaret ettik. Hemşehrilerimizle konuştuk-dertleştik, biz konuştuk onlar dinlediler, onlar konuştu biz dinledik. Hafta boyunca sürdürdüğümüz koşuşturmayı, Tortum ilçe başkanımız Fahri Keleş'in köyü olan Akbaba'da, göğermiş peynir lavaş ekmek ve elbette çay eşliğinde yaptığımız sohbet ile noktaladık. Bu bir haftalık gezelim, görelim ve görüşelim programının ardından; "yediğin-içtiğin senin olsun gördüklerini-görüştüklerini anlat" derseniz, kısaca söyleyeceklerim şunlardır: En son uğradığımız köyü hariç tutarak, gezdiğimiz diğer yerlerdeki hemşehrilerimiz yepyeni tuzak bir söylemle karşı karşıyalar. Ekonomiyi kimse konuşmuyor, iç ve dış borcun üç katını aştığı kimsenin gündeminde değil, merkez belediyelere mahalle yapılan köylerdeki diz boyu çamur, şehirle bağlantıyı sağlayan yolların araba lastiklerini yutacak boyutta çukurlarla dolu olması,altı senedir süt fiyatlarının aynı olması, küçük baş hayvan üretiminin tamamen sıfırlanmış olması kimsenin gündeminde de değil, umurunda da değil? Gündemi genellikle yandaş televizyonlardan takip eden köydeki hacımın söylediği şu; "askeriye bir taraftan, yargı bir taraftan, Baykal-Bahçeli diğer taraftan adamları sıkıştırıp duruyorlar, adamlara nefes bile aldırmıyorlar,bunlara karşı iktidarı yalnız bırakmamak lazım". Yani, iktidar partisi, hep yaptığı gibi bir kere daha "ben mağdurum, beni dövüyorlar, bana fırsat vermiyorlar" yalanını ve yaygarasını kırsal kesime yutturmuşa benziyor. Çok ilginç bir not daha: Mevcut iktidarın devamı için Havrada hahamlar, Kilisede papazlar ve Camide imamlar dua ediyorlar. Bu üç gurubun temsil ettiği dünyaların menfaatlerinin aynı noktada kesişmesi mümkün değil. Ard arda gelen "Türkleri soykırımcı ilan ettiler "haberleri bunun bir göstergesi. Kitabımızdan öğrendiğimize göre Yahudi ve Hıristiyanlar bir birinin dostudur, dolayısıyla onların menfaatleri bir noktada kesişebilir ve biliyoruz ki sekiz yıllık süre içinde bu iktidardan hiç ummadıkları kadar yararlandılar. Geriye kalıyor imamlar. Dualarını bir kez daha gözden geçirmeliler.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yalanlar yılana tebdil olurken… / 13.02.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- BTP’nin Viyana çıkarması muhteşemdi / 11.02.2026
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- BTP’nin Viyana çıkarması muhteşemdi / 11.02.2026
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026



























































