logo
07 HAZİRAN 2026

Oyunlar tersyüz edilecek

09.05.2005 00:00:00




*Kayseri'de düzenlenen Kuşatılan Türkiye toplantısında ülkemize karşı içeriden ve dışarıdan oynanmakta olan oyunlara karşı gerekenin yapılacağı, bu oyunların BTP iktidarı ile bozulacağı, tersyüz edileceği mesajı verildi*Salon doldu taştıBağımsız Türkiye Partisi (BTP) "Kuşatılan Türkiye" adlı miting ve toplantı serisine Kayseri ile devam etti. Kayseri İl Kültür Turizm Merkezi'nde düzenlenen toplantıya akın eden Kayserililer, 2. bir Sevr dayatmasına karşı, 1. Sevr dayatmasında ecdât ne yaptı, 1. Sevr belgesini Kuvay-ı Milliye ruhu ile nasıl yırtıp istila ve işgalciler ile yerli işbirlikçilerinin suratına çarptı ise bugün de aynı şeyi yapacağı mesajını dosta düşmana bir kez daha duyurdu. Kültür merkezi toplantıya gelenlere dar geldi. Salon doldu taştı. İzdiham yaşandı. Giremeyenler dışarıda kurulan sinevizyon ile programı izledi. * Türban sorununu biz hallederizBTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş "AKP iktidarı, 'Ben türban konusunu halletmek istiyorum. Ama önüme Anayasa Mahkemesi, Başkanı, derin devlet çıkıyor' diyor. Bunlar, AB hukuku bizim üzerimizde demedi mi? Bunlar bu işi halledemez. Hukuk mu buna müsait değil, hayır! Yeraltı teşkilatları mı, hayır! Bunları iktidar eden güçler müsaade etmiyor. Göreceksiniz! Yıllardan beri iftira ettikleri o güçlerle biz el ele vereceğiz, kol kola gireceğiz, milletin türban meselesini halledeceğiz" diye konuştu.*AB ne demektir?AKP hükümeti döneminde Türk dış politikası atalete terk edildiğini, Türkiye'nin Casus Belli'sinden vazgeçtiğini, hiç bir çıkarımızın olmadığı AB limanına AKP'nin milleti dayadığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, AB'nin, bizim için ne anlam ifade ettiğini şöyle dile getirdi: "AB; 5 bin yıllık Türk tarihinin, 15 asırlık İslam medeniyetimizin ve 80 yıllık laik demokratik cumhuriyetimizin haçlı mezarlığına gömülmesidir.  Milli egemenliğimizin yabancılara devredilmesidir.Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) "Kuşatılan Türkiye" adlı miting ve toplantı serisine Kayseri ile devam etti. Kayseri İl Kültür Turizm Merkezi'nde düzenlenen toplantıya akın eden Kayserililer, 2. bir Sevr dayatmasına karşı, 1. Sevr dayatmasında ecdât ne yaptı, 1. Sevr belgesini Kuvay-ı Milliye ruhu ile nasıl yırtıp istila ve işgalciler ile yerli işbirlikçilerinin suratına çarptı ise bugün de aynı şeyi yapacağı mesajını dosta düşmana bir kez daha duyurdu. Kültür merkezi toplantıya gelenlere dar geldi. Doldu taştı. İzdiham yaşandı. Giremeyenler dışarıda kurulan sinevizyon ile programı izledi. BTP'nin mahalli basına yönelik projeleri Toplantıda bir konuşma yapan BTP Kayseri İl Başkanı Ahmet Köker, beş bin yıllık tarihe sahip milletimizin çok zor bir dönemden daha geçtiğini, ülkemizin dört bir taraftan kuşatıldığını, AB söylemleri ile uyutularak varlık sebebimiz olan değerlerimizin yitirilmekte olduğunu söyleyerek, "Atı alan Üsküdar'ı değil, Irak'ı, Ege'yi, Kıbrıs'ı geçmek üzere. Ama BTP kadroları bunun farkında. 'Gözünüz aydın Sevr sevdalıları' demeyeceğiz. Bu oyunları milletle ele ele verip mutlaka bozacağız" dedi.  BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan, mahalli basına dönük projeler hakkında bilgi verdi. Bu basını kuşatılmışlığı kıracak bir direnç noktası olarak gördüklerini söyleyen Erimhan, BTP'nin 3 Kasım seçimlerinde açıkladığı 650 milyar dolarlık kaynak paketinin bir bölümünü mahalli basına ayıracaklarını belirtti. Erimhan, "Bu devlet, bu millet büyüktür. Kaynak da vardır. Yeter ki Ankara da bu işleri kotaracak bir yönetim ve lider olsun" dedi. Erimhan'ın 14 maddelik kaynak paketinden bazılarını şöyle sıraladı: "Her ilde mahalli tv'ler için vericiler kurulacak. Her mahalli tv'ye devlet tarafından üç adet stüdyo kurulacak. Tüm vergi ve kesintiler bu tv'ler üzerinden kaldırılacak. Mahalli basın personelinin SSK ücretleri devlet tarafından yatırılacak. Bu kurulaşların uydu üzerinden yayınları devlet tarafından karşılanacaktır. RTÜK'de % 50 oranında temsil imkanları sağlanacaktır. Frekans ihalesi meselesi halledilecek, yapılmayacağı açıklanacak, iki yıl içerisinde dijital yayıncılığa geçilerek frekans meselesi kökünden halledilecek. Erimhan, Gaziantep'te de yazılı mahalli basına ait projeleri açıklayacaklarını belirtti." Dinlerarası Diyalog bu milletin misyonu değildirBTP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Koç, ise yaptığı konuşmada Türkiye'nin manevi olarak kuşatması Dinlerarası Diyalog tuzağına değindi. Koç, Dinlerarası Diyalog'un, din müntesipleri arasında bir diyalog değil Vatikan'ın Asya'yı hristiyanlaştırma projesi olduğunu belirtti. Koç, piyasada, Dinlerarası Diyalogcuların ipliğini pazara çıkaran CD'lere değinerek bu CD'lerin partilerine mal edilmeye çalışıldığını, oysa partilerinin bununla bir alakası olmadığını ve fakat önemli gerçekleri kamuoyuna duyurduğu için takdir edilmesi gerektiğini ifade etti. Gerçeklerin ortaya dökülmesi üzerine panikleyenlerin, papaz hayatı yaşayan ruhban hayatından kurtulmak olacağı yerde, BTP Genel başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın aile hayatını dillerine doladıklarını, ev sahibini bastıran hırsız misali hareket ettiklerini söyleyen Koç, şunları söyledi: "Dinlerarası Diyalogcular, Dinlerarası Diyaloğun bu milletin misyonu olduğunu söylüyorlar. Zaman gazetesinde ADL'nin mafya tipi bir örgüt olduğunu söylüyorsun, bu ADL'nin teklifi ile Fetullah Gülen'in Hoşgörü ve Diyalog kitabı yazmayı gündeme getirdiğini, bu kitabın tüm dünyaya ADL tarafından dağıtılacağını açıklıyorsun. Sonra Alaattin Kaya'nın dilinden 'Bizi Papa'ya taşıyan ADL'nin başkanıdır' diyorsun. Papa'ya sunulan mektupta, 'Papalık misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmek istiyoruz' diyorsun. Ondan sonra da Dinlerarası Diyalog bu milletin misyonudur, diyorsun. Bu Dinlerarası Diyalog, bu milletin misyonu olamaz. Bu milletin misyonu bu milletin kökünden kaynaklanan Bağımsız Türkiye'dir." BTP Genel Başkanı Ali Gedik ise Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ı anlattı. Her ne yaptı, her ne konuştu ise bu millet, bu vatan adına yaptığını, konuştuğunu söyledi. Gedik, Prof. Dr. Baş'ın bunu, Bağımsız Türkiye bayrağını eline alarak yaptığını, yapmaya da devam edeceğini belirtti."Üstad nerede biz oradayız""Üstad nerede biz oradayız" tezahüratları altında kürsüye gelen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, ise yaptığı konuşmada yaşadığımız coğrafyanın dünyanın en stratejik coğrafyası olduğunu, Anadolu gibi kıymeti haiz bir coğrafyayı dünyada bulmanın imkansız olduğunu,  binlerce yıllık geçmişimiz olan bu topraklardan şimdi bize 'çıkacaksınız' dediklerini, AB üzerinden yalanlarla ülkemizi bölmek istediklerini söyleyerek işte bunun içindir ki gece gündüz ülkeyi karış karış dolaşarak milleti uyandırmaya, bilgilendirmeye çalıştıklarını söyledi. Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle devam etti: "Biz, bugün girmek istediğimiz AB ülkelerine karşı geçmişte büyük bir ölüm kalım mücadelesi verdik. Şimdi durup dururken hakimiyetimizi Brüksel'e devrediyoruz. Bu hükümet döneminde Türkiye'nin Kıbrıs diye bir davası kalmamıştır. Küresel güçler ve yerli işbirlikçileri BOP adı altında ülkemizi parçalamayı hesap etmektedirler. AKP'nin taşeronluğunu yaptığı BOP, Sevr'in kod adıdır. AKP tahakkümünde iç siyaset AB, dış siyaset ABD, istihbarat ve güvenlik İsrail, ekonomi IMF ve dünya Bankası tahakkümüne bırakılmıştır. AKP, yeni TCK ile millete adeta bir pranga vurmuştur. Adeta 28 Şubat'ı geri getirmiştir. Hükümeti eleştiren bir imama bir yıllık hapis cezası öngörmektedir. TCK'nin 263. Maddesi ile 15 yaşından küçük çocuklara namazı, abdesti öğretenlere, yer tahsis edenlere 3 yıla kadar hapis cezası getirmektedir. Bu milletin evladı zarurat-ı diniyyeden bilgileri öğrenmek için mutlaka 15 yaşına gelmesi gerekirken diğer taraftan İmar Yasasının 9. Maddesine cami yerine ibadethane ibaresi konularak Türkiye'de 36 bin kilise evi açılmıştır. Bunlar istihbarat raporlarıdır. Diyanet Vakıf Sen Genel Başkanı bu iktidar döneminde 40 bini aşkın gencin Hıristiyan olduğunu söylüyor. Gazi Mustafa Kemal'in bu konudaki tavrı açıktır. Bursa Amerikan Kolejinde 3 kızımız hıristiyan oldu diye Bakanlar Kurulu kararı ile okulu kapatmıştır." Türban sorununu ancak BTP çözerAKP iktidarı döneminde Anayasanın 90. Maddesi değiştirilerek AİHM'nin kararları bizim kanunlarımızın üstünde sayıldığını, egemenlik hukuken ve fiilen devredildiğini söyleyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: "Şu anda Avrupa Mahkemelerinde alınan karar bizim Meclis'te alınan kararların üstündedir. Bu kararı da maalesef Anayasanın 90. Maddesini değiştirerek AKP iktidarı almıştır. AKP bütün bunları yaparken, 'Ben türban konusunu halletmek istiyorum. Ama önüme Anayasa Mahkemesi, Başkanı, derin devlet çıkıyor' diyor. Bunlar, AB hukuku bizim üzerimizde demedi mi? Şimdi gelin Avrupa'nın hukukunu okuyalım, bizi nereye bağladılar, görelim. AİHM, 29 Haziran 2004'te aldığı kararla başörtüsü mağduru  Leyla Şahin'in açtığı davada Türkiye'yi haklı buldu. Türban yasağının laikliğin gereği olduğunu söyleyen AİHM, türbana müdahalenin meşru olduğu kararını verdi. AİHM, türban takmak doğru değil, diyor. Biz ise bu Avrupa hukukunu üst hukuk olarak kabul ettik. Bunu AKP söylüyor. Bu AKP, türban konusunda haklı mı değil mi milletin takdirine bırakıyorum. Ondan sonra Başkan Bumin ile ver kaç yapıyorlar. Sayın Başkan Bumin ile sayın Başbakanın yediği içtiği ayrı gidiyor. Peki bu kayıkçı kavgası nereden çıktı? Bunlar bu işi halledemez. Hukuk mu buna müsait değil, hayır! Yeraltı teşkilatları mı, hayır! Bunları iktidar eden güçler müsaade etmiyor. Göreceksiniz! Yıllardan beri iftira ettikleri o güçlerle biz el ele vereceğiz, kol kola gireceğiz, milletin türban meselesini halledeceğiz."Baykal'ın yapması gereken Prof. Dr. Haydar Baş, devamla şöyle konuştu: "Meclis kararı olmadan İncirlik ABD'ye açılmıştır. Bu iktidar döneminde maalesef Irak işgalinde aktif rol aldık. Bölgemizde yalnız kaldık. Irak'ta namusu kirletilen 50 bin kadının vahim manzarasına AKP sebep olmuştur. Irak'taki kan, gözyaşı Açlık, sefalet, kıtlık, yokluk ve kaos bu hükümetin eseridir. Muhalefetin asıl yapması gereken bunların hesabını sormak, halka bunları duyurmaktır. Ancak Baykal bunu yapmak yerine, Mecliste yaptığı konuşmada 'Demokrasiyi kullanarak dini siyasete açmak isteyenler' den bahsediyor. Burada şunu sormak gerekir; 15 yaşından küçük çocuklar Kur'an kursuna gidemezken, sokaklarda serbestçe İncil dağıtılırken, 40 bin gencimiz din değiştirirken, 36 bin kilise evi açılmışken, hangi din tehlikesinden söz ediyorsunuz? Asıl tehlike milletin Hıristiyanlaştırılma projesidir. Sayın Baykal 1997'den beri Moon tarikatının toplantılarına katılmaktadır. Bu sebeple bu gibi kurumların yıkıcı etkilerini iyi bildiği muhakkaktır. Millet için asıl tehlike bu ve benzeri misyoner teşkilatlarıdır."

Otokoç Genel Müdürlüğü'ne silahlı saldırı

Otokoç Genel Müdürlüğü'ne silahlı saldırı düzenlendi. Olay yerinde bulunan delilleri inceleyen polis, şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.
 

07.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Otokoç Genel Müdürlüğü'ne silahlı saldırı
Otokoç Genel Müdürlüğü'ne silahlı saldırı
Koç Holding'e bağlı Maltepe'deki Otokoç Genel Müdürlüğü'ne 08.30 sıralarında bir silahlı saldırı düzenlendiği bildirildi. Saldırıda yaralanan olmadı.

Sözcü'nün aktardığına göre, binaya iki kurşun isabet etti. Olay yerine maskeyle gelen saldırganlar, silahlarını ve kıyafetlerini yakınlarda bulunan bir AVM'nin bahçesine attıktan sonra taksiyle bölgeden uzaklaştı.

Saldırganların yakalanması için çalışma başlatan polis ekipleri, güvenlik kameraları ve delilleri incelemeye aldı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ise soruşturma başlattı.

Anlattığı bir fıkra sebebiyle Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç, eleştirilerin odağı olmuş ve bu sebeple hakkında soruşturma başlatılmıştı. Olayın, Koç'un söz konusu fıkrayı anlatmasıyla bağı olup olmadığına dair bir açıklama yapılmadı.

Karadeniz'de Türk balıkçı teknesine saldırı

İçişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığı, Karadeniz'de Türk bayraklı balıkçı teknesine düzenlenen saldırıda 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 4 kişinin de yaralandığını bildirdi

06.06.2026 10:40:00 / Güncelleme: 06.06.2026 10:46:42
İhlas Haber Ajansı
Karadeniz'de Türk balıkçı teknesine saldırı
Karadeniz'de Türk balıkçı teknesine saldırı
İçişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığı, Karadeniz'de Türk bayraklı balıkçı teknesine düzenlenen saldırıda 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 4 kişinin de yaralandığını bildirdi.

Sahil Güvenlik Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, bugün Kırım'ın batısında Sivastopol açıklarında, Türk bayraklı "Duru 67" isimli tekneye saldırı düzenlendi. Saldırı sonucu hasar alan tekne battı.



Bölgede bulunan "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesi, batan teknedeki 5 yaralıyı kurtardı. İnebolu istikametine doğru yola çıkan teknedeki ağır yaralı 1 kişi, intikal sırasında hayatını kaybetti.

İhbar üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığına ait "TCSG-96" gemisi, saat 12.35'te İnebolu Limanı'ndan hareket etti.

Gemide, 4 doktor ile 15 UMKE, hemşire ve yardımcı sağlık personelinden oluşan 19 kişilik uzman tıbbi ekip yer aldı.

Görevlendirilen unsur, saat 19.20'de Türk Arama Kurtarma Bölgesi'nin kuzeyinde İnebolu Limanı'na 115 deniz mili mesafede "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesine ulaştı.

Hayatını kaybeden balıkçının cenazesi ve yaralılar, Sahil Güvenlik gemisine alındı. Yaralılara tıbbi müdahaleye başlandı ve İnebolu Limanı'na dönüşe geçildi.

Karadeniz'deki saldırıda hayatını kaybeden ve yaralanan balıkçılar Kastamonu'ya getirildi



Karadeniz'de saldırıya uğrayan Türk bayraklı balıkçı teknesinde hayatını kaybeden vatandaşın cenazesi ile 4 yaralı, Kastamonu'nun İnebolu ilçesine getirildi.

Kırım'ın batısında, Sivastopol açıklarında saldırıya uğrayan Türk bayraklı "Duru 67" isimli balıkçı teknesindeki 5 kişi yaralandı. Teknedeki yaralılar, yakınlarında bulunan "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesine tahliye edildi. Kastamonu'nun İnebolu ilçesi istikametine doğru hareket eden teknedeki yaralılardan biri hayatını kaybetti. Balıkçı teknesinden yapılan yardım çağrısı üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığına ait TCGSG-96 gemisi, 4 doktor, 15 UMKE personeli, hemşire ve yardımcı sağlık personelinden oluşan toplam 19 kişilik uzman tıbbi ekiple harekete geçti.



İnebolu Limanı'ndan dün saat 12.35'te hareket eden Sahil Güvenlik Komutanlığı gemisi, balıkçı teknesiyle saat 19.20 sıralarında yaklaşık 115 mil açıkta temas kurdu.

Hayatını kaybeden balıkçının cenazesi ve yaralı balıkçılar daha sonra Sahil Güvenlik Komutanlığı gemisine alındı. Yaralılara uzman sağlık ekibi tarafından ilk müdahale ise gemide yapıldı. Dönüşe geçen Sahil Güvenlik Komutanlığı gemisi, saat 03.00 sıralarında Kastamonu'nun İnebolu ilçesindeki İnebolu Limanı'na yanaştı. Gemiden indirilen 4 yaralı, ambulanslarla Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Hayatını kaybeden vatandaşın cenazesi ise cenaze aracıyla morga götürüldü.

24 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 36 kişi tutuklandı

Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde 24 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 36 kişinin tutuklandığı belirtildi

06.06.2026 10:05:00
İhlas Haber Ajansı
24 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 36 kişi tutuklandı
24 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 36 kişi tutuklandı
Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde 24 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 36 kişinin tutuklandığı belirtildi.

Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı göçmen kaçakçılarına yönelik operasyonlarını sürdürüyor. Bu kapsamda 24 ilde düzenlenen operasyonlarda; yakalanan şüphelilerin 36'sının tutuklandığı, 12'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı açıklandı.

118 adet araç ile 9 bot ve motor ele geçirildi

Ağrı, Antalya, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bitlis, Çanakkale, Diyarbakır, Edirne, Erzincan, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Mersin, İzmir, Kırklareli, Kocaeli, Mardin, Muğla, Sakarya, Tekirdağ, Şanlıurfa, Van ve Iğdır'da İnsansız Hava Araçları (JİHA) ile havadan, İl Jandarma Komutanlıkları; asayiş, otoyol ve komando timlerince karadan yapılan çalışmalar sonucu düzenlenen operasyonlarda, 118 adet araç ile 9 adet bot ve motorun da ele geçirildiği ifade edildi.

Erzurum'da hurdaya dönen araç 3 kişiye mezar oldu


 
Erzurum'un Karayazı ilçesinde hafif ticari aracın devrilmesi sonucu 3 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.

06.06.2026 10:03:00
AA
Erzurum'da hurdaya dönen araç 3 kişiye mezar oldu
Erzurum'da hurdaya dönen araç 3 kişiye mezar oldu

Erzurum'un Karayazı ilçesinde hafif ticari aracın devrilmesi sonucu 3 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.
E.İ'nin (58) kullandığı 34 NHZ 027 plakalı hafif ticari araç, Aşağı İncesu mevkisinde yoldan çıkarak araziye devrildi.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.
Araçtaki H.M. (67) ve N.İ. (52) ile 2 yaşındaki Y.A.M. hayatını kaybetti. Yaralanan sürücü ile D.Y. (31), L.M. (39) ve Z.P. (57) kentteki hastanelere kaldırıldı.

İstanbul'da mafya operasyonu


 
İstanbul'da 2 suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı.

06.06.2026 08:55:00
Haber Merkezi'AA
İstanbul'da mafya operasyonu
İstanbul'da mafya operasyonu

Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, Bakırköy ve Beykoz Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde Ataşehir, Bakırköy, Beykoz, Esenyurt, Eyüpsultan başta olmak üzere kent genelinde silahlı saldırı, tehdit ve benzeri suçları işledikleri ve organize ettikleri belirlenen 2 ayrı suç örgütünün yakalanmasına yönelik çalışma yaptı.

Bu kapsamda hiyerarşik yapıları, faaliyet alanları ve irtibat ağları deşifre edilen suç örgütlerine yönelik özel harekat destekli eş zamanlı operasyonda 27 şüpheli yakalandı.
Aramalarda 7 ruhsatsız tabanca, çok sayıda mermi ve bir miktar uyuşturucu madde ele geçirildi.
Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

İstanbul'da ormanlık alanlara giriş yasaklandı


 
İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada "İstanbul genelinde ormanlık alanlara girişler, mangal, tüp kullanımı, nargile ve benzeri sebeplerle ateş yakmak 8 Haziran 2026 ile 15 Ekim 2026 tarihleri arasında yasaklanmıştır" denildi.

06.06.2026 08:49:00
AA
İstanbul'da ormanlık alanlara giriş yasaklandı
İstanbul'da ormanlık alanlara giriş yasaklandı

İstanbul Valiliği, kent genelinde ormanlık alanlara girişlerin, mangal, tüp kullanımı ve nargile gibi sebeplerle ateş yakmanın 8 Haziran-15 Ekim tarihlerinde yasaklandığını duyurdu. Valilikten yapılan açıklamada, yaz mevsimiyle ormanlık alanlarda insan ve araç hareketliliğinde artış olduğu, bu durumun orman yangınları riskini artırdığı bildirildi.

Amaç ormanları korumak

Kasten veya kusurlu olarak ortaya çıkabilecek bu risklerin önüne geçebilmek için bir dizi tedbirin uygulanmasına kararı verildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"İstanbul genelinde ormanlık alanlara girişler, mangal, tüp kullanımı, nargile ve benzeri sebeplerle ateş yakmak 8 Haziran 2026 ile 15 Ekim 2026 tarihleri arasında, Orman Kanunu'nun 31. ve 32. maddesi kapsamında köy/mahalleler başta olmak üzere orman içi, orman bitişiği ve ormanla ilişiği olmayan tüm köy ve mahallelerde anız, bağ–bahçe, zeytinlik ve tarla temizliği gibi gerekçelerle ağaç, dal ve her türlü bitki örtüsünün yakılması yasaklanmıştır. İstanbul il sınırları içerisinde yer alan ve belirlenen piknik ve mesire alanları, korular, parklar, tabiat parkları ve eko turizm alanlarında piknik, spor, yürüyüş ve benzeri faaliyetler için herhangi bir kısıtlama kararı bulunmamaktadır."

Enerji hatları uyarısı

Açıklamada, orman alanı civarındaki tesisler ile sanayi kuruluşlarının, orman alanlarını etkileyebilecek her türlü faaliyet nedeniyle oluşabilecek yangın riskine karşı önleyici tüm tedbirleri eksiksiz almaları konusunda yükümlü olduklarına işaret edildi. Enerji nakil hatlarının yapım ve bakımı ile ilgili kuruluşların enerji hatlarının özellikle ormanlık alanlardan geçen bölümlerinde gerekli bakımları gerçekleştirecekleri, yangın riskine karşı her türlü tedbiri alacakları, gerektiğinde enerji kesintisi uygulayacakları belirtildi: "Tüm belediyelerimiz, orman içi, orman kenarı ve bitişiğinde bulunan çöp toplama alanları çevresinde koruma bandı oluşturacak ve yangın riskine karşı gerekli iş makinelerini (dozer, loder, kepçe) hazır bulunduracaklardır. Kaymakamlıklarımız ve Orman Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda genel kolluk ve orman kolluğundan oluşturulan denetim ekipleri etkin gözetim ve denetim çalışmalarını yürütecektir. Gerekli hallerde kaymakamlıklarımızın emriyle tüm kamu ve özel sektör imkanları kullanılarak olası yangınlara karşı etkili mücadele yapılacaktır. Yukarıda belirtilen karar ve önlemlere aykırı hareket edenler hakkında ilgili kanunların belirlediği şekilde idari ve adli işlem yapılacaktır."

Madenciler haklarını söke söke aldı

Eskişehir'de aylardır hakları için direnen Doruk Madencilik işçileri, kararlı mücadeleleri sonucunda tüm taleplerini kabul ettirerek tarihi bir zafer kazandı

05.06.2026 18:00:00
Haber Merkezi
Madenciler haklarını söke söke aldı
Madenciler haklarını söke söke aldı
Eskişehir Mihalıççık'ta bulunan Doruk Madencilik'te çalışan işçilerin aylardır kararlılıkla sürdürdüğü hak arama mücadelesi zaferle sonuçlandı. Şirketin yasadışı dayatmalarına, baskılarına ve sözlerine karşı yalnızca kendi iradelerine ve emek dayanışmasına güvenen madenciler, tüm haklarını söke söke aldı.

Direniş boyunca yeraltında açlık grevleri yapan, yerüstünde nöbet tutan ve seslerini tüm Türkiye'ye duyuran maden işçileri, gasp edilen kıdem ve ihbar tazminatlarını, yıllık izin ücretlerini, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) farklarını ve yasadışı zorunlu ücretsiz izne çıkarıldıkları döneme ait tüm maaş alacaklarını hesaplarında gördü.

Gelecek haklar da güvence altında

Kazanılan zafer sadece geçmiş alacakların ödenmesiyle sınırlı kalmadı. İşçilerin hak kaybı yaşamaması için sendika, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve şirket yönetimi arasında sıkı bir denetim mekanizması kuruldu. Hesaplamalarda oluşabilecek en ufak eksiklik veya yanlışlık bu mekanizma üzerinden anında düzeltilecek.

Ayrıca Bakanlığın sendikal hak ihlalleri ve zorunlu ücretsiz izin uygulamasına yönelik başlattığı resmi teftiş süreci de devam ediyor. Varılan kesin mutabakata göre, teftiş sonucunda işçiler lehine ortaya çıkabilecek her türlü fazladan hak ve alacak, şirket tarafından hiçbir itiraz öne sürülmeksizin derhal ödenecek.

"Hiçbir söze kanmadık, dayanışmayla kazandık"

Direnişi örgütleyen sendika tarafından yapılan açıklamada, madencilerin bu süreçte gösterdiği çelikten iradeye vurgu yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Hiçbir söze kanmadık, yalnızca irademize ve dayanışmaya inandık. Bizimle yürüyen halkımıza, madenci dostlarına teşekkür ederiz. Birlikte direndik, birlikte kazandık!"

Direniş ateşi Edirne'ye taşınıyor

Doruk Madencilik'te kazanılan bu tarihi zafer, Türkiye genelinde hak mücadelesi veren diğer işçilere de büyük bir umut ve moral oldu. Ankara'daki görüşmeleri yürüten işçi heyeti ve sendika temsilcileri, Eskişehir'deki zaferin ardından hiç vakit kaybetmeden rotayı Edirne'ye çevirdi.

Heyet, Edirne'de sendika öncülüğünde 15 gündür benzer hak gasplarına karşı direnen Özşen Madencilik işçilerine destek vermek ve mücadeleyi büyütmek üzere yola çıktı. Maden işçileri, "Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz" diyerek direniş ateşini Edirne'ye taşıyacaklarını ilan etti.

Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı

Diyarbakır'da iddiaya göre aralarında husumet bulunan ve konuşmak için bir kahvehanede buluşma planlayan taraflardan biri, kendilerini bekleyen aileye kurşun yağdırdı. Olayda 1 kişi hayatını kaybederken, 2 kişi de yaralandı

05.06.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Olay, Kayapınar ilçesi Peyas Mahallesi'nde bulunan bir kahvehanede meydana geldi. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan iki aile konuşmak için bir kahvehanede buluşma ayarladı. Kahvehaneye giden Çınar ailesi, karşı tarafı beklemeye başladı. Bu sırada telefonla aranan ve kahvehanenin önüne çıkmaları istenen Çınar ailesine, kimlikleri öğrenilemeyen şahıslar tarafından ateş açıldı.

Olayda Sedat Çınar ile kardeşi Mehmet Çınar ve eniştesi A.Y. yaralandı. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk kontrolde ağır yaralanan Sedat Çınar'ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Diğer 2 yaralı, ilk müdahalelerinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Sedat Çınar'ın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere morga kaldırılırken, yaralılardan A.Y.'nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Olayla ilgili geniş çapta inceleme başlatıldı.

Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırılarla ilgili aralarında THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da bulunduğu 6 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı

05.06.2026 16:50:00
Anadolu Ajansı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Memet Gezer, Mohammad Dib Korali, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu.

Mahkeme Başkanı, sanık Korali'ye baro tarafından atanan avukatın duruşmaya iki saat kala görevden çekildiğini ve yeni görevlendirilen müdafinin savunma için süre talep ettiğini söyledi.

Başkan, davanın karar aşamasına gelmesi, tutukluluk süreleri, katılan tarafların Hatay'dan gelmesi ve sanıkların getirilmesi gibi yoğun duruşma hazırlıkları ile usul ekonomisini dikkate alınarak yargılamanın gecikmemesi amacıyla sanık Korali'nin dosyasının ana davadan ayrıldığını bildirdi.

Son sözü sorulan sanıklar, terör saldırısıyla ilgilerinin bulunmadığı öne sürdü.

Avukat beyanlarının ardından kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Memet Gezer, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel'i, "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak" suçundan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez "ağırlaştırılmış müebbet" hapis cezasına çarptırdı.

Ayrıca, sanıklara 28'i çocuk 130 kişiyi "öldürmeye teşebbüs" suçundan 2 bin 600 yıl, terör örgütü faaliyeti kapsamında "izinsiz patlayıcı bulundurmak" suçundan 13 yıl 4 ay, mağdurlara yönelik "duyu organları zarar görecek şekilde yaralama" suçundan 13 yıl 6 ay, bir kadının çocuk düşürmesine yol açacak şekilde yaralanması suçundan 20 yıl 3 ay, 3 kişiye yönelik "basit yaralama" suçundan 20 yıl 3 ay, 134 mağdura yönelik "mala zarar verme" suçundan bin 206 yıl, Reyhanlı'daki Emniyet Müdürlüğü, belediye, PTT ve notere verilen zarar dolayısıyla da "kamu malına zarar vermek" suçundan 48 yıl olmak üzere toplam 3 bin 921 yıl hapis cezası verildi.

Mahkeme, avukatı süre isteyen sanık Korali'nin yanı sıra firari sanıklar Omar Alkhatıp ile Mihraç Ural'ın dosyasının ayrılmasına karar verdi.

Kararla birlikte sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

Davanın geçmişi

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı iki ayrı bombalı terör saldırısı olmuştu. Reyhanlı Belediyesi yanı ile PTT binası önünde düzenlenen patlamalarda 912 konut, 891 iş yeri ve 148 araç zarar görmüştü.

Güvenlik gerekçesiyle Ankara'ya nakledilen Reyhanlı saldırısı davasında karar 23 Şubat 2018'de açıklanmıştı. Buna göre, bombalı eyleme ilişkin yargılaması süren 33 kişiden 9'u ağırlaştırılmış müebbet hapis, 13'ü ise çeşitli süreli hapis cezalarına çarptırılmıştı.

Mahkeme, THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da arasında bulunduğu firari sanıkların dosyasını ayırmıştı.

MİT operasyonuyla Suriye'den getirilen Reyhanlı saldırısının planlayıcılarından firari Yusuf Nazik, 24 Eylül 2018'de tutuklanmıştı.

Nazik, 13 Mayıs 2019'da Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak"tan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Davanın firari sanıklarından Mehmet Gezer de 30 Haziran 2022'de ABD'den getirilerek "kasten öldürme" ve "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçlarından Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince 7 Temmuz 2022'de tutuklanmıştı.

Saldırının sorumlularından kırmızı bültenle aranan Cengiz Sertel de 14 Aralık 2024'te MİT Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalanmıştı.

Firari sanıklardan Mohammad Dib Korali 14 Ocak 2025, Temir Dükancı da 25 Şubat 2025'te MİT Başkanlığının operasyonlarıyla Suriye'de yakalanmıştı.

Dosyada sanıklar Omar Alkhatıp ve Mihraç Ural firari durumda bulunuyor. 

Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti

31 Mart seçimlerinde tarihi bir başarı elde eden Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen, CHP Genel Merkezi’ndeki iç çekişmeleri ve destek yetersizliğini gerekçe göstererek partisinden istifa etti. Bilecen, yoluna bir süre bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı

05.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti
Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti
Kilis'te 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde büyük bir sürpriz yaparak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) amblemiyle seçimi kazanan Belediye Başkanı Hakan Bilecen, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Düzenlediği basın toplantısında sert açıklamalarda bulunan Bilecen, CHP Genel Merkezi'ndeki siyasi kargaşadan ve belediye olarak yalnız bırakılmaktan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

"Mansur Yavaş dışında kimse destek olmadı"

Başkan Bilecen, istifa kararının arkasındaki en büyük etkenlerden birinin CHP'li büyükşehir belediyelerinden bekledikleri desteği görememeleri olduğunu belirtti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı istisna tutan Bilecen, şu ifadeleri kullandı:

"Kilis Belediyesi olarak kapı kapı gezdik ancak Mansur Yavaş başkanımız dışında hiçbir CHP'li belediyeden destek alamadık. Şehrimize hizmet etmek için bu siyasi tıkanıklığı aşmak zorundaydık."

"Genel Merkez'deki kargaşadan bıktık"

CHP içinde süregelen kurultay tartışmalarına ve çift başlılık iddialarına da değinen Hakan Bilecen, parti içi çekişmelerin hizmet üretmeyi engellediğini savundu. Bilecen, açıklamasına şöyle devam etti:

"Genel Merkez'deki kurultay davası, 'mutlak butlan' tartışmaları, resmi ve gayriresmi genel başkanlık çekişmeleri artık Kilis'e hizmet etmemizin önüne geçmeye başladı. Biz bu siyasi kargaşanın içinde yer almak istemiyoruz. Kilis halkı bizden siyaset değil, hizmet bekliyor."

Meclis üyeleri de istifa etti

Hakan Bilecen'in istifa kararının ardından, belediye meclisinde de hareketli dakikalar yaşandı. Bilecen ile birlikte hareket eden 7 ila 8 belediye meclis üyesinin de CHP'den istifa ettiği öğrenildi. Bu toplu istifaların ardından Kilis Belediye Meclisi'ndeki dengelerin nasıl şekilleneceği merak konusu oldu.

"AK Parti dahil diğer partilerle görüşebilirim"

Siyasi geleceğine dair de açık kapı bırakan Hakan Bilecen, ilk etapta görevine "bağımsız belediye başkanı" olarak devam edeceğini vurguladı. Ancak Kilis'in menfaatleri doğrultusunda diğer siyasi partilerle temas kurabileceğini belirten Bilecen, "İlerleyen süreçte Kilis'e hizmet getirebilmek adına, aralarında AK Parti'nin de bulunduğu farklı siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştireceğim" diyerek yeni bir siyasi hamlenin sinyalini verdi.

CHP Genel Merkezi'nin Kilis'te yaşanan bu toplu istifa dalgasına nasıl bir yanıt vereceği ise henüz netlik kazanmadı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.