logo
24 ŞUBAT 2026


Özgür Özel: 15 Temmuz'da topla tüfekle yapılan darbe girişimi, bugün kalemle, imzayla yapılıyor

"Bütün vatandaşlarımızın bu darbe girişimine karşı seslerini yükseltmeye ve anayasayı hiçe sayan, Anayasa Mahkemesi'ni hiçe sayan bu yaklaşıma karşı direnmeye devam ediyorum"

10.11.2023 03:35:00 / Güncelleme: 10.11.2023 03:48:08
Kamil Alili
Özgür Özel: 15 Temmuz'da topla tüfekle yapılan darbe girişimi, bugün kalemle, imzayla yapılıyor
Özgür Özel: 15 Temmuz'da topla tüfekle yapılan darbe girişimi, bugün kalemle, imzayla yapılıyor
CHP'nin Meclis'te başlattığı adalet nöbetiyle ilgili konuşan Özgür Özel, "Kendisiyle telefonda konuştuğumda Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş da bu durumdan hoşnut değildi. Gün boyu ne oldu da Meclis Danışma Kurulunu toplayamadı? Galiba, yürütmenin yasamaya tahakkümü oldu" dedi. "Amacımız, darbe girişimine dikkat çekmektir. Darbeyi halk bastırır" diyen Özel, "15 Temmuz'da topla tüfekle yapılan darbe girişimi bugün Yargıtay tarafından kalemle, imzayla yapılıyor" diye konuştu.

Yargıtay kararı ile ilgili TBMM'ye yaptığı "Danışma Kurulu" çağrısı karşılık bulmayan CHP, Meclis Genel Kurulu'nu terk etmeyerek "adalet" eylemine başladı. Eyleme, Genel Başkan Özgür Özel de katılırken, TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder ile HEDEP, Demokrat Parti ve Türkiye İşçi Partisi vekilleri de destek verdi.

CHP'li 25 milletvekili, yargıyı protesto etmek için sabah 08.30'a kadar oturma eylemini sürdürdüp, ardından 25 milletvekiline nöbeti devredecek.

Yargıtay'ın Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) Can Atalay kararı ile anayasayı ihlal ettiğini öne sürerek yüksek mahkemenin üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmasının yankıları sürerken, TBMM Genel Kurulu da CHP'lilerin eylemine sahne oluyor.

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan'ın konuşması sırasında masalara vurarak Yargıtay kararını protesto eden CHP, TBMM Genel Kurulu'nun kapanmasıyla birlikte "adalet" nöbetine başladı.

Tartışma yaratan Yargıtay kararının ardından dün olağanüstü toplantı düzenleyen CHP'de Genel Başkan Özgür Özel, bugün için TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a yargı kararına dair Meclis Danışma Kurulu'nu toplaması çağrısında bulunmuştu. Danışma Kurulunun saat 17.00'de olağanüstü toplanacağı bildirilmiş ancak Özgür Özel, toplantının gerçekleşmeyeceğini belirterek, "TBMM Genel Kurulu'nu terk etmeme eylemine başlıyoruz" demişti.

TBMM Genel Kurulu'nun kapanmasıyla birlikte nöbetçi vekiller Genel Kurulu terk etmeyerek adalet nöbetine başladı. TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder ve HEDEP'li vekiller de CHP'li vekillere desteğe geldi. Adalet nöbetine 25 CHP milletvekili katılırken, eyleme CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı.



Özel: Amacımız, darbe girişimine dikkat çekmek

Genel Kurul çıkışında gazetecilere açıklama yapan CHP lideri Özel, "Eylememize Demokrat Parti, HEDEP ve TİP destek veriyor. Diğer partiler de durum değerlendirmesi yapıyor. Nöbetçi vekillerimiz aralıksız nöbet tutarak eylemi sürdürecekler. Amacımız, darbe girişimine dikkat çekmektir. Biz, darbe girişimine karşı ses yükselten herkesin yanında olacağız. Tüm vatandaşlarımızı direnmeye davet ediyorum. Darbeleri halk bastırır. Milletimizin bu darbeyi bastıracağına inanıyorum. Yargıtay, hepimizin toplum sözleşmesi olan Anayasa'ya kafa tutmaktadır. MHP içindeki bir grup bu işin içindedir. Siz, hepimizi bir arada tutan Anayasaya kafa tutarsanız bu ülkede kamu düzenini nasıl sağlarsınız? Kendisiyle telefonda konuştuğumda Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş da bu durumdan hoşnut değildi. Gün boyu ne oldu da Meclis Danışma Kurulunu toplayamadı? Galiba, yürütmenin yasamaya tahakkümü oldu. 15 Temmuz'da topla tüfekle yapılan darbe girişimi bugün Yargıtay tarafından kalemle, imzayla yapılıyor" diye konuştu.

Özel'in açıklamasının tamamı şöyle:

"Can Atalay, bütün partilerin oy birliğiyle insan hakları komisyonuna seçildi. Ama birileri hukuksuz olarak onu içeride tutmaya devam etti. O İnsan Hakları Komisyonu ki cezaevlerini denetleme görevi vardır. Aç dedikleri kapı açılır. Can Atalay'ın milletin ve Meclis'in verdiği görevleri yapması durumunda Türkiye'de açtıramayacağı hiçbir cezaevi kapısı yokken, Can Atalay'ın kendisi üzerine kapalı kapı halen daha durmaktadır. Bu konuda gerekli bütün hukuki girişimler kademe kademe yapılmış ve AYM tarafından hak ihlali kararı verilmiştir.

Anayasamızda AYM kararlarının herkes için bağlayıcı olduğu, kesin olduğu yazdığı halde Yargıtay 3. Ceza Dairesi AYM kararına, dolayısıyla anayasaya, dolayısıyla hepimizin ortak toplum sözleşmesine kafa tutmaktadır. Bir yargı içerisindeki bir klik, AKP içindeki bir ekipten bir klikten ve MHP'den aldıkları cesaretle Anayasa'ya kafa tutmaktadırlar. Anayasa'ya kafa tutmak, suçtur; Anayasa'ya kafa tutmak, darbe girişimidir, kalkışma girişimidir. Siz hepimizi bir arada tutan Anayasa'yı yok kabul ederseniz bu ülkedeki kamu düzenini nasıl korursunuz?

Biz dün buna itiraz ettik. Bu kalkışmaya direneceğimizi söyledik. Dün kapalı grup toplantımızda bir dizi karar aldık. Aldığımız kararlardan ilki Sayın Numan Kurtulmuş'la benim yapacağım bir görüşmeydi. Aramızda son derece durumun tespitinde ortaklaştığımız yapıcı bir konuşma geçti. Cümlelerini aynen aktarmak doğru olmaz. Ama Sayın Kurtulmuş da yaşanan bu durumdan hiç memnun değildi. Ben kendisine Meclis'in saldırı altında olduğunu söyledim. Aynı 15 Temmuz'da olduğu gibi. 15 Temmuz'dakiler tankla, topla, tüfekle, uçakla anayasayı askıya almaya kalkıyorlardı. Yargıtay'dakiler de kalemle, imzayla, kararla yapmaya çalışıyorlar bunu.

Sayın Kurtulmuş, bütün Meclis'in tehdit altında olduğu tespitimi dinledi. Kendisinin kararı okutmama iradesinin, kararda eleştirilmesinin kendisine had bildirmek olduğu tespitimi dinledi. Anayasa Mahkemesi üyelerine karşı yapılan suç duyurusuyla ilgili dün sizlerle de paylaştığım tespitlerimi dinledi. Ve Dedim ki: Buna Meclis topyekun itiraz etmeli ve anayasaya ve kendi hukukuna sahip çıkmalıdır.



"Numan Bey 'Bu seferlik beni mazur görsünler' diye bir ifade kullanmış"

Bu konuda bir danışma kurulu talebim var dedim. Sayın Kurtulmuş bir Filistin heyetinin olduğunu heyeti uğurladıktan sonra bunu yapabileceğini, işin akşamüstüne doğru bir mahsur görüp görmediğimi sordu sadece. Ben bir mahsur görmem önemli olan siz başkanlık edin ki ben CHP Genel Başkanı ve Grup Başkanı olarak ben de geleyim. Böylelikle diğer partilerin de bu düzeyde katılımı sağlanabilir dedik. Sonradan da gördük ki pek çok grup başkanı düzeyinde katılıyor. Ancak saat beşte yapılması öngörülen toplantının bir türlü resmi çağrıya dönüşmediğini, sonradan da vazgeçildiğini öğrendik. Sayın Grup Başkanvekilimiz kendisiyle yaptığı görüşmede de Numan Bey 'Bu seferlik beni mazur görsünler' diye bir ifade kullanmış. Gün boyunca ne oldu da Numan Bey, Danışma Kurulu'nu, partilerin grup başkanlarını, genel başkanlarını davet ediyorken bundan geri durdu.

Ben Numan Bey'e hiç yakıştırmam, hiç kondurmam ama galiba dün akşam kuvvetler ayrılığını yargının yasamaya tahakkümüne dönüştürmeye çalışan birileri varken bugün de yürütmenin yasamaya tahakkümüyle ilgili bir girişim oldu. Böyle anlaşılıyor değilse bunun düzeltilmesi lazım. Ben Numan Bey'den bu konuda bir şeyler duymak isterim. Bütün Türkiye duymak ister.

Böyle olunca biz eylem planımızın ikinci safhasına geçtik. Ve bugün kendi grup önerimizi getirdik. Ve bugün uluslararası anlaşmalarda sayın grup başkan vekillerimiz ve hukukçu milletvekillerimiz her konuşma fırsatını bu konuyu eleştirerek değerlendirdiler. Meclis kapananı değil, Meclis'in bu gündemi bu kadar ciddi ve bu kadar ısrarla ele alması tüm muhalefet partileri tarafından kıymetlidir. Meclis'te yapılan tartışmalardan Türkiye kamuoyu haberdar olmuştur. Yararlanmıştır. Ardından Meclis kapandı dünkü kararlarımızdan bir tanesi eğer bütün partiler gereğini yapsa hafta sonu çalışarak değerlendirip gelecek hafta komisyon ve genel kurul aşamasını bekliyorduk. Ama bu yapılamadı. Numan Bey'in kararından vazgeçmesi yüzünden yapılamadı.

Bizim dün akşam aldığımız kararlardan bir üçüncü kararımızda biliyorsunuz Meclis Genel Kurulu'nu terk etmeme eylemiydi. Arkadaşlarınız o eyleme geçtiler. Ben de geldim. Eylemimize Demokrat Parti milletvekilleri, HDP'den on milletvekili, Sayın Grup Başkan Vekilleri, Sayın Meclis Başkanvekili ve Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı ve milletvekilleri eylemimizi ziyaret ettiler; desteklerini açıkladılar ve ayrıldılar. Diğer partilerin de kendi durumlarını, değerlendirdiklerini ve eylemimize katkı ziyaret, destek noktasında pozisyon alabileceklerini arkadaşlarımız söylüyorlar. Her bir destek son derece kıymetli. Ben de grubumla birlikte hem oturma eylemine Meclis'i terk etmeme eylemine katıldım hem de diğer partilerin, ziyaretleri sırasında burada oldum. Bu aşamadan itibaren Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Genel Kurul'da nöbetçi milletvekillerini bırakarak bu eylemi aralıksız sürdürecek.

Yarın saat dokuzu beş geçe ben Anıtkabir'de olacağım. Bir grup başkan vekilimiz Misakı Milli Anıtı'nın önünde Meclis Grup Başkanvekiliyle birlikte olacak. Ama nöbetçi milletvekillerimiz de saat dokuzu beş geçe Genel Kurul'da saygı duruşunda bulunacaklar. Türkiye'nin dört bir tarafındaki vatandaşlarımızla birlikte biz eylemi kesintisiz olarak ikinci bir karara kadar sürdüreceğiz. Amacımız konuya dikkat çekmektir. Ayrıca bugün Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Barosu iki ayrı karar aldılar. Yarın sabah dokuzu beş geçe, Ankara Barosu, Anayasa Mahkemesi'ne doğru yürüyecek. Saat üçte Barolar Birliği'yle buluşacaklar. Ve orada Barolar Birliği'nin çağrısıyla barolar, avukatlar bu eyleme destek verecekler. Biz de bu eyleme, başta hukukçu milletvekillerimiz ve Ankara'da ve Türkiye'nin dört bir yanından buraya yetişebilen hukukçu üyelerimiz başta olmak üzere destek vereceğiz.

Biz bundan sonraki süreçte, bu darbe girişimine karşı kim direniyorsa, kim mücadele ediyorsa, kim ses yükseltiyorsa onların yanında olmaya devam edeceğiz. Ben bütün vatandaşlarımızın bu darbe girişimine karşı seslerini yükseltmeye ve anayasayı hiçe sayan, Anayasa Mahkemesi'ni hiçe sayan bu yaklaşıma karşı direnmeye devam ediyorum. 15 Temmuz'da darbe girişimini hepimiz karşısında yer alarak bastırdık. Ama darbeleri halk bastırır, millet bastırır. Bu darbe girişimini de millet bastıracağına, püskürteceğine, buna yeltenenlerin pişman edeceğine inanıyorum. Nöbeti tutan arkadaşlarımıza kolaylık diliyoruz. Bundan sonraki süreçte Cumhuriyet Halk Partisi'nin hukukun üstünlüğüne, kuvvetler ayrılığına ve Anayasa'ya sahip çıkan eylemlerini görmeye devam edeceksiniz. Grubumuza, grup başkan vekillerimiz başta olmak üzere teşekkür ediyorum."

Almanlar artık Alanya'da ölüyor


 
Alanya'da yerleşik Alman evinde ölü bulundu. İlçede yaşayanların yüzde 10'unu yabancılar oluşturuyor. Almanlar, Ruslar ve Ukraynalıların ardından 3. sırada geliyor. İlçede 78 ülkeden insan ikamet ediyor!

24.02.2026 01:23:00
ÖNDER YILMAZ
 Almanlar artık Alanya'da ölüyor
 Almanlar artık Alanya'da ölüyor

Antalya'nın Alanya ilçesinde yaşayan 78 yaşındaki Alman uyruklu kişi, evinde ölü bulundu.
Cumhuriyet Mahallesi'nde ikamet eden Wolfgang Brendel'den (78) haber alamayan arkadaşları, eve gittiklerinde kapının açılmaması üzerine durumu İlçe Emniyet Müdürlüğüne bildirdi.

Eve çilingir yardımıyla giren polis ekibi, Brendel'ı salonda hareketsiz halde buldu.
Sağlık ekibinin yaptığı incelemede hayatını kaybettiği belirlenen Brendel'in cenazesi Alanya Belediye Mezarlığı'nın morguna götürüldü.

Nüfusun yüzde 10'u yabancı

Alanya'da yaklaşık 36 bin 500 yabancı yaşıyor. Yaşamak için Türkiye'yi tercih eden yabancı uyrukluların en yoğun olduğu kentlerden birisi Alanya'da ilçe nüfusunun yüzde 10'unu 78 ülkeden yerleşik yabancı oluşturuyor. 36 bin 465 yerleşik yabancı ülke vatandaşı arasında ilk sırada 11 bin 720 ile Rus vatandaşları bulunurken, ikinci sırada 5 bin 52 ile Ukrayna, üçüncü sırada 3 bin 902 ile Alman, dördüncü sırada ise 2 bin 421 ile Kazakistan vatandaşları yer alıyor.

Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Sivas'ta kar sularının hızla erimesiyle Kızılırmak'ın debisi yükseldi

23.02.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.02.2026 14:04:10
İHA
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kentte ısınan havayla birlikte kar sularının erimesi şehrin birçok noktasında derelerin taşmasına yol açtı. Eriyen karların oluşturduğu yoğun akış, Türkiye'nin en uzun nehri olan Kızılırmak'ın debisini de önemli ölçüde yükseltti.



Bölgedeki vatandaşlar, ırmak debisinin bu kadar arttığına daha önce şahit olmadıklarını belirtti.



Yıllardır Sivas'ta yaşayan Necati Başara, "Son 15 yıldır böyle bir manzara görmedik. Debi çok yüksek, su oldukça bol. Su tarlalara ve bitkilere büyük fayda sağlıyor. Suyun değeri kesinlikle hafife alınmamalı" dedi.

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı. İSKİ’nin verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14’e ulaştı

23.02.2026 12:58:00
İHA
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
İstanbul'daki barajlarda su seviyesi yükselmeye devam ediyor. İSKİ'nin Şubat 2026 verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14'e ulaştı.  

İSKİ verilerine göre, Aralık 2025'te yüzde 18,54 olan doluluk oranı Ocak 2026'da yüzde 28,24'e yükselirken, Şubat ayında yüzde 43,14 olarak ölçüldü. Şubat 2026 verilerine göre İstanbul'da en düşük doluluk oranı yüzde 26,98 ile Sazlıdere Barajı'nda kaydedilirken, en yüksek doluluk oranı ise yüzde 90,21 ile Elmalı Barajı'nda ölçüldü.

Kentin önemli su kaynaklarından biri olan Ömerli Barajı'nda ise Şubat ayı doluluk oranı yüzde 59,23 olarak belirlendi. Yağışların etkisiyle su seviyesi yükselen baraj havadan görüntülendi.

Van ve Hakkari'de yarım tona yakın uyuşturucu madde ele geçirildi

Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçıları ve satıcılarına yönelik Jandarma Genel Komutanlığınca düzenlenen operasyonlarda 406 kg uyuşturucu madde ele geçirildiği belirtildi

23.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Van ve Hakkari'de yarım tona yakın uyuşturucu madde ele geçirildi
Van ve Hakkari'de yarım tona yakın uyuşturucu madde ele geçirildi
Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçıları ve satıcılarına yönelik Jandarma Genel Komutanlığınca düzenlenen operasyonlarda 406 kg uyuşturucu madde ele geçirildiği belirtildi.

Uyuşturucuyla mücadele aralıksız sürerken, İçişleri Bakanlığı Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçıları ve satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 406 kilogram uyuşturucu madde ve 2 bin 540 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini duyurdu.

İçişleri Bakanlığı konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

"Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçıları ve satıcılarına yönelik Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen operasyonlarda 406 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Van, Gevaş, Çaldıran, Başkale ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde, Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıkları tarafından yapılan istihbari çalışmalar kapsamında düzenlenen operasyonlarda, 271 kilogram metamfetamin, 96 kilogram skunk, 39 kilogram esrar olmak üzere toplam 406 kilogram uyuşturucu madde ile 2 bin 540 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.

Uyuşturucu imalatçısından, satıcısına kadar uyuşturucu ile mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Cumhuriyet Başsavcılıklarımız, Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıklarımız ile emeği geçenleri tebrik ediyoruz."

Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar

Prof. Dr. Haydar Baş'ın Modeli Viyana Teknik Üniversitesinde konuşuldu. Kongrede, değerli akademisyenler ve sektör uzmanları sunumlar yaptı

22.02.2026 11:30:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar
Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar
Viyana'da 7-8 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde önemli açıklamalar ve değerlendirmeler oldu.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Modeli Viyana Teknik Üniversitesinde konuşuldu. Kongrede, değerli akademisyenler ve sektör uzmanları sunumlar yaptı.

Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nden dikkat çeken açıklamaları izleyin:

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

22.02.2026 00:10:00
Ahmet Turan Yiğit
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum, "mutlak butlan" iddiaları ve Cumhuriyet Halk Partisi içindeki olası gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Akın Gürlek Mutlak Butlan için mi Adalet Bakanı oldu? CHP'ye Kılıçdaroğlu operasyonu mu geliyor? gibi sorulara yanıt veren Prof. Dr. Süheyl Batum, Türkiye'de "mutlak butlan" kararının hukuken mümkün olup olmadığını, mahkemeler ve seçim süreçleri üzerinden yaşanan tartışmaları,
olası bir yargı kararının CHP yönetimini nasıl etkileyebileceğini, böyle bir kararın Türkiye'de seçim güvenliği ve hukuk devleti açısından ne anlama geleceğini değerlendirdi.
Batum, olası bir butlan kararının sadece parti içi dengeleri değil, seçim sistemine duyulan güveni de etkileyebileceğini ifade etti.

Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme

İstanbul Bağcılar'da meydana gelen ve 1 kişinin bıçakla yaralandığı olayla ilgili yeni gelişme yaşandı. Olayla ilgili 3 şüpheli polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı

21.02.2026 21:15:00 / Güncelleme: 21.02.2026 21:19:37
İHA
Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme
Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme
Olay, 12 Şubat 2026 tarihinde saat 18.45 sıralarında Bağcılar Yıldıztepe Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bıçaklı kavga ihbarını alan ekipler kısa sürede olay yerine geldi.

Ekiplerin yaptıkları ilk incelemede Oğuzhan Çöpür(27), bıçakla yaralandığı görüldü. Bunun üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası yaralı Oğuzhan Çöpür ambulans ile hastaneye kaldırıldı.

Polis, olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler olaya karışan yaşları küçük 3 şüpheli şahsı gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler 'Kasten Yaralama' suçundan adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden 2'si sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, 1 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Tunca ve Meriç'te taşkın havadan görüntülendi

Edirne'de artan yağışlar ve Bulgaristan'daki barajlarda bırakılan sular sonrası Tunca ve Meriç nehirlerinde debi yükseldi, bazı tarım arazileri ve hobi bahçeleri sular altında kaldı. Taşkının boyutu dron ile havadan görüntülendi

21.02.2026 20:27:00 / Güncelleme: 21.02.2026 20:31:56
İHA
Tunca ve Meriç'te taşkın havadan görüntülendi
Tunca ve Meriç'te taşkın havadan görüntülendi
Edirne'de Tunca ve Meriç nehirlerinde son günlerde yaşanan debi artışı taşkına yol açtı. Yağışların yanı sıra Bulgaristan'daki barajlardan bırakılan suyun etkisiyle yükselen nehirler havadan görüntülendi.



Son ölçümlere göre, Meriç Nehri üzerindeki Kirişhane Ölçüm İstasyonu'nda debi 1088 metreküp/saniye, İpsala Ölçüm İstasyonu'nda ise 1230 metreküp/saniye olarak kaydedildi. Tunca Nehri Ölçüm İstasyonu'nda debi 161 metreküp/saniyeye çıkarak turuncu alarm seviyesine ulaştı.



Artan su seviyesi nedeniyle nehir yataklarına yakın bölgelerde bulunan hobi bahçeleri ve tarım arazileri sular altında kaldı. Yerleşim alanlarına yakın noktalarda suyun geniş bir alana yayıldığı görüldü.



Edirne'nin Meriç ilçesine bağlı Karayusuflu köyünde çiftçilik yapan Recai Servi, su seviyesinin ciddi oranda yükseldiğini belirterek onlarca tarım arazisinin sular altında kaldığını ve bazı köy yollarının ulaşıma kapandığını ifade etti.

Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde bir otelde çıkan yangında mahsur kalan 8 kişi itfaiye ekiplerince kurtarıldı

21.02.2026 18:19:00 / Güncelleme: 21.02.2026 18:24:01
İHA
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Olay, Yeni Mahalle Ünsal Tülbentçi Sokak üzerinde bulunan bir otelde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otelin zemin katında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede yoğun dumanın binayı sarması üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezine bildirildi.



İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye, AFAD ve 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi. Oteli saran duman nedeniyle içeride mahsur kalan 8 kişi, itfaiye ekipleri tarafından merdiven yardımıyla bulundukları yerden çıkarıldı.



Dumandan etkilenen 1 kişi ise tedbir amacıyla hastaneye kaldırıldı.



Yangın, ekiplerin hızlı müdahalesi sonucu kontrol altına alınarak söndürülürken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.

TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı

"TBMM'de Öcalan ittifakı kuruldu. CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu" ifadelerini kullanan Prof. Dr. Süheyl Batum, "Atlantik ötesinde hazırlanan anayasayı Türkiye'ye kabul ettirmek istiyorlar. CHP komisyona katılmasaydı bu iş buraya kadar gelmezdi" dedi

21.02.2026 16:31:00
Ahmet Turan Yiğit
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, anayasa değişikliği tartışmaları, "umut hakkı" söylemi ve Meclis'te kurulan komisyon sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Batum konuşmasında: "Umut hakkı" tartışmasının gerçek amacının ne olduğunu, bir terör örgütü liderinin siyasi temsil konumuna yerleştirilmesi iddialarını, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan komisyonun rolünü, Cumhuriyet Halk Partisi'nin süreçteki pozisyonunu, Türkiye'nin "mezhepsel/etnik kota" modeline sürüklenip sürüklenmediğini, Tarihsel olarak 1876 Anayasası ve Osmanlı deneyimi üzerinden yaptığı uyarıları detaylı biçimde değerlendirdi. "Macun tüpten çıkarsa geri dönmez" diyen Batum, etnik ve mezhepsel temsile dayalı bir sistemin Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.