logo
24 HAZİRAN 2026

Özgür Özel, Akşener'in 'billboard' eleştirisi için 'gerekli müdahaleyi yaparım' dedi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kültür merkezi açılışında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

31.01.2024 20:38:00
Yeni Mesaj
Özgür Özel, Akşener'in 'billboard' eleştirisi için 'gerekli müdahaleyi yaparım' dedi
Özgür Özel, Akşener'in 'billboard' eleştirisi için 'gerekli müdahaleyi yaparım' dedi
Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in açıklamaları hakkında, "Ben Sayın Genel Başkan ile kavga etmeyeceğim. Bunun kimseye faydası yok. Bir kez daha söyleyeyim. Muhalefete muhalefet etmek gibi derdimiz yok" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lideri Özgür Özel, Atatürkçü Düşünce Derneği Cem Eren Kültür Merkezi'nin açılışı ve Prof. Dr. Muammer Aksoy'u Anma Töreni'ne katıldı.

Tören öncesinde gazetecilere konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, "Bugün Atatürkçü Düşünce Derneği'nin hem kurucusu Muammer Aksoy'un katledilişinin yıl dönümünde, hem de dernek genel merkezinde yapılan bir düzenlemenin açılışı için buradayız. Sayın Genel Başkan davet etmişlerdi. Arkadaşlarımızla birlikte geldik. Şimdi zaten basına da açık olan törene hep birlikte katılacağız" dedi.

"MUHALEFETE MUHALEFET ETMEYECEĞİZ"

Genel Başkan Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in, "Eskişehir'de AK Parti ile tuhaf bir ilişkimiz olduğunu ima eden bir konuşma yaptı Özgür Özel. Eski Genel Başkanınız Kılıçdaroğlu'na gidin sorun. Referandum döneminde ve partimiz kurulduktan sonra CHP, İYİ Parti'den bir kuruş para aldı mı?" sözüne ilişkin soruya, şöyle cevap verdi:
"Ben gerçekten çok şaşırdım bu konuşmaya. İki ihtimal var. İhtimallerden bir tanesi Sayın Genel Başkanımız ciddi şekilde yanıltılmış. İkincisi de Sayın Genel Başkan bizimle kavga etmek istiyor. Ben Sayın Genel Başkan ile kavga etmeyeceğim. Bunun kimseye faydası yok. Bir kez daha söyleyeyim. Muhalefete muhalefet etmek gibi derdimiz yok. Eskişehir konuşmamda bahsettiğim mevzu şu. Sayın Akşener'e yanlış aksettirildiğini düşündüğüm. Bahsettiğim aday şu an AK Parti'nin adayı. Benim dediğim geçmişte birlikte olduklarımızı bugün saray karşımıza çıkarıyor derken, İYİ Parti'den milletvekili seçilen, Millet İttifakı oylarıyla milletvekili seçilen kişi, siyasi yankesicilikle, siyasi dolandırıcılıkla Recep Tayyip Erdoğan'a muhalefet etmek üzere Eskişehirlilerden oy istedi ve gitti Adalet ve Kalkınma Partisi'ne katıldı. Ben 'Geçmişte birlikte olduklarımızı birtakım imkanlar yaratarak karşımıza çıkarıyor' derken Eskişehir'deki AK Parti adayını kastettim. Benim ne Kemal Beye sorma ihtiyacım var, ne bir başkasına. Ben Meral Hanımın kişisel olarak da partisinin de bahsettiği konulardaki namusuna, dirayetine ben kefilim. Bu konuda hiçbir şey yok. Mesele benim açımdan yanlış anlaşılmanın düzeltilmesi boyutundadır. Bahsettiğim İYİ Partili, İYİ Parti'den seçilip AK Parti'ye geçen Eskişehir'deki milli irade hırsızına laf ediyorum. Yoksa İYİ Parti adaylarına niye laf edeyim? İyi insanlar."

"ÇOCUK MU KANDIRIYORSUNUZ?"

Genel Başkan Özel, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay'ın TBMM Genel Kurulu'nda Yargıtay'ın kararı okunarak milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin ise şöyle konuştu:

"Numan Kurtulmuş, teşbihte hata olmaz. Anayasa'ya karşı suç işlenirken yaptığı hareket siyasi deve kuşu. Sen kafanı kuma gömdün diye gövdenin de içinde bulunduğu ortamda olanlar olmuyor değil. Sen yurtdışına çıkacaksın, yetkiyi Bekir Bozdağ'a bırakacaksın. Bekir Bozdağ okutacak ve sen bu Anayasa ihmalinden sorumlu olmayacaksın. Böyle bir şey yok. Bu deve kuşu misali kafasını gömmektir. Sorumluluktan kaçmaz, hatta çıkıp da kendisi okusaydı buna göre çok daha dürüst bir tutum olurdu. Bunu görmek lazım. İkincisi yapılan iş tamamen Anayasa'ya aykırı. Büyük bir gaflet ve hata var. Hatanın kendisi şu, Anayasa ne diyor? Kesinleşen karar okutulursa. Kesinleşen karar mı okundu arkadaşlar? Okutulan karar Yargıtay'ın Anayasa Mahkemesi'ni yok sayan kararı. Anayasa Mahkemesi'ni yok sayan Yargıtay kararının okutulmasıyla milletvekilliği mi düşer? İyice şuurlarını kaybetmişler. Ne yaptıklarını bilmiyorlar. Birinci derece mahkemesinin kararı okunsa kesinleşen karar... Düşer. Onu okutamıyor. Çünkü kesinleşmedi, Anayasa Mahkemesi kararı bozdu. Anayasa Mahkemesi 'Hak ihlali var' dedi. Kişiye yönelik karar olduğu için bozuldu. Yargılamayı durduracaksın, serbest bırakacaksın ve gelecek milletvekilliğini yapacak. Ama o kadar artık kontrolsüz ve hukuk tanımaz olmuşlar ki Yargıtay'ın Anayasa Mahkemesi kararını tanımayan birinci kademe mahkemesine, 'Doğru yaptın' dediği kararı okutarak milletvekilliği düşürüyorlar. Akıl almaz şekilde. Kek tarifi okutsalar Anayasa'ya daha uygun olurdu. Çıkıp vanilyalı kek tarifi okutsalar Anayasa'ya daha uygun olurdu. Koskoca Meclis, milli iradenin tecelligahı kimlerin eline kalmış. Vay vay vay. Bekir Bozdağ'ın elinde dün yapılan iş Anayasa katliamıdır. Bu vakitten sonra artık akıl almaz bir şey. Bir de çeşitli yöntemler. Yok tekrar başvuru olacakmış da. Çocuk mu kandırıyorsunuz siz? Bu kadar mı olur artık?"

KAPALI OTURUMUN ÖNEMİ

"Dün Meclis niye kapalı oturuma geçti meselesi… Arkadaşlar bu Meclis İçtüzüğünü, bir yerden övünmeyi sevmem ama övüneceksem burada övünürüm. Arkadaşlarımızın yaptığı son derece doğru iş. İçtüzük gereğince kapalı oturum talep edildiği anda kapalı oturuma geçilir. Gerekçeni anlatırsın, eğer karar kapalı oturumda okunsaydı, diyorlar ki tartışmalar gizli mi olacak? Karar aleniyet kazanmamış olacaktı ve kapalı oturumda okunan bir karar, kapalı oturum tutanakları 10 yıl açıklanamadığı ve 10 yıl süreyle görüş beyan edilemediği için karar kapalı oturumda okutulacak ama kamuoyunda aleniyet kazanmadığı, Hataylılara 'Biz sizin milletvekilinizi düşürdük' diyemedikleri için ve kapalı oturumdan sonra gidip içeride ne yaptıklarını anlatamayacakları için 10 yıl süreyle bu rezalet ertelenmiş olacaktı. Tabii kapalı oturumda kararın okutulması yerine oturumun sonlandırılıp tekrar açık oturuma geçilip okutulmasıyla kendilerince şekil şartı sağlanmışlar. Bu sefer de okuttukları karar yanlış karar. Dediğim gibi Anayasal olarak da hukukken de vicdanen de yok hükmünde."

"GEREKLİ MÜDAHALEYİ YAPARIM"

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener'in İstanbul ve Ankara'daki billboardlara seçim afişlerinin astırılmadığı iddiasına da Özel, "Billboard meselesini duydum, şaşırdım. Sorup öğreneceğim. Yapabileceğim bir şey var mı? Varsa benim çözmem gereken. Gerekli müdahaleyi yaparım" dedi. 

MİTİNG HAZIRLIKLARI

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, Can Atalay ile ilgili miting kararlarına ilişkin soruya, "Cuma günü sabahtan toplanacak MYK toplantısında karar almadan gün ve tarih söylemem mümkün değil ama bir hazırlığımız var. Zaten biz bu hukuka aykırılığı da adaletsizliği de Anayasaya da sahip çıkarak, hangi mağduriyet varsa sahip çıkmak üzere Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bütün mağdur ettikleri, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bütün zulüm ettiklerini birbirlerine sahip çıkmak ve hep birlikte Anayasal düzene sahip çıkmak üzere bir mitinge davet etmiştik. Maalesef şehit haberleri ile sarsıldığımız o gün mitingimizi iptal ettik. O mitingi yapacaktık, önümüzdeki hafta sonu bu mitingi yapmakla ilgili bir niyetimiz var. Hava şartları, iklim, ulaşım koşulları da değerlendirilerek kesin karar Cuma günü verilecek. Kamuoyuna mitingin gün ve saati paylaşılacak" yanıtını verdi.

SARIGÜL, ORDU'DAN ADAY MI OLUYOR?

Özel, CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olacağı iddiasına "Mustafa Beyin, Ordu, Kocaeli ve Gaziantep'te büyükşehir belediye adayları belirlenmedi. O sürece yönelik olarak o illerin il başkanları ve milletvekillerimizle bir teması, sohbeti olmuş. Kendisini bana da partinin vereceği görevlerden kaçmayacağını söyledi ancak henüz o konuda verilmiş bir karar yok. Verirsek sizinle de paylaşacağız" dedi.

BAŞAK DEMİRTAŞ'IN ADAYLIK BAŞVURUSU

Özel, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın eşi Başak Demirtaş'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olması halinde CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Adayı Ekrem İmamoğlu'nun durumunun etkilenip etkilenmeyeceğine ilişkin soruya da "Sayın Demirtaş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır ve kanunlara göre tüm vatandaşların koyabileceği siyasi iddiaları koyması gayet normaldir. Bu konuda herhangi bir  değerlendirme yapmak doğru olmaz. Sayın Ekrem İmamoğlu 2019 seçimlerinden İstanbul İttifakı ile seçilmiş ve seçenleri memnun etmiş bir belediye başkanıdır. Onun başarısı ya da başarısızlığını bir değerli hanımefendinin adaylığı üzerinden değerlendirmek kendisine nezaketsizlik olur ama Ekrem İmamoğlu kendisine oy verenleri pişman etmemiştir. Memnun etmiştir. Adaylığını bu temelde sürdürmektedir" diye yanıt verdi.

İZMİR ADAYINA GELEN TEPKİLER

Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adaylığına Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın gösterilmesi ve açıklanmayan belediye başkan adaylarına ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:
"Her aday ilan ettiğinizde ilan edilmeyen adaylar, yakınları rahatsızlık duyabilir. Tepki olabilir. Bugünlerde, hele hele İzmir adayları açıklandığı noktada tarihimizin en az olumsuz  tepki alan ve en olumlu tepki alan listesi. Cumhuriyet tarihinde 6 kadın belediye başkanın görev yaptığı yere son durumda 3 kadın belediye başkanımızın olduğu yere, 9 kadın belediye başkanı görevlendirdik. Öyle kıyıdaki, köşedeki 20 bin nüfuslu 3 ilçeye değil CHP olarak 600-700 bin nüfuslu CHP'nin kalelerine, Karşıyaka, Konak, Karabağlar'a ve toplam 9 ilçeye kadın adaylar koyduk. Biz sözde değil özde kadınları siyasete katacağımızı söylüyorduk. Önümüzdeki dönemde de bu arkadaşlarımızın kent suçlarına karşı ve İzmir'i güzelleştirmek, İzmirlinin beklediği hizmetleri sağlamak için oralara bu kadar iyi yetişmiş kadınların eli değince İzmir'deki memnuniyeti herkes görecek.

Biz bir de gençleşme vaat ettik. 30 aday gösterdik, 9'u kadın ve 14 tanesi 40 yaş altı. Eğitimleri iyi. En az 1-2 yabancı dil bilen. Üniversite eğitimlerinin üstüne yüksek lisans yapmış arkadaşlarımız. Belediyecilik eğitimleri almış arkadaşlarımız. Pırıl pırıl arkadaşlarımız. İzmir'in hak ettiği bir listemiz var. Örneğin görevi bırakan arkadaşlara hiçbir sözümüz yok. Bornova Belediye Başkanımız Mustafa İduğ kötü bir belediye başkanı değildi ancak görevlendirilmedi. Paylaştığı mesaj 'Partime katkı olabilecek her yerde seçim sürecinde çalışmak istiyorum' diye. Ben kendisine Whatsapp üzerinden teşekkür ettim, telefonla teşekkür ettim ve buradan da teşekkür ediyorum. İzmir'de en az tepki alan listedir. Geçmiş dönemlerde de olmuştur, diğer siyasi partilerde de olur. Burada bir kişi seçiyorsunuz, birden çok kişi kendine hak görüyordu ama verilen karar bir kişiyi adaylaştırmak ve diğer adayları elbette ki kişisel olarak bir hayal kırıklığı olabilir. Ama bu çok hızlı atlatılır. Önemli olan partinin önce, daha da önemlisi İzmir ve kamunun menfaatleridir."

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.