logo
07 HAZİRAN 2026

Özgür Özel: Bir ben kaldım, beni de atsın hapse

Hakkında hazırlanan fezleke için de konuşan Özel, "Dokunulmazlığı kaldıracak, yargılayacak. Bir ben kaldım, beni de atsın hapse. Sonra Ne olacak' Ben kazandım mı diyecek' Yani kendisini yenebilecek rakiplerine bu şekilde saldır, saldır, saldır. Biz bunlardan korksaydık, demirden korksaydık trene binmezdik. Bunlar bize vız gelir, tırıs gider. Hani sordunuz diye yanıtladım. Yoksa bizim gündemimizde öyle fezleke, dokunulmazlık falan yok." dedi.

02.07.2025 21:40:00
İhlas Haber Ajansı
Özgür Özel: Bir ben kaldım, beni de atsın hapse
Özgür Özel: Bir ben kaldım, beni de atsın hapse
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "2023 yılının Temmuz ayından başlamış bir soruşturmadan bahsediliyor ve süreç içinde İzmir Büyükşehir Belediyesi bir kamu kurumu. Buradan dosya istendiğinde, evrak istendiğinde o evrakı elbette verecek veya şuraya bakın dendiğinde elbette bakılacak. Burada kesinlikle bir kötü niyet olmadığı gibi 'Cumhuriyet Halk Partililer birbirini şikayet etti' algısı var" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir'deki ziyaretlerin son durağı olan İzmir Büyükşehir Belediyesinden ayrılmadan önce basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özel'e açıklaması sırasında CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da eşlik etti.

"İmamoğlu'na nasıl sahip çıkıyorsak Tunç Soyer'e de aynı şekilde sahip çıkarız"
Özel, "Dün bir hak etmediğimiz şafak operasyonuyla her birisi davet edildikleri takdirde savcılığa gidebilecek olan arkadaşlarımız, sizlerin de yakından takip ettiğiniz dört başı mamur bir algı operasyonuyla sabahın erken saatlerinde gözaltına alındılar. Gündüz konuşmama ilave söyleyeceğim bir şey yok. Şu kadarıyla özetleyebilirim. Hiçbir yerel yöneticimiz İstanbul'da da olsa, burada da olsa, başka yerde de olsa yargılanmaktan, hesap vermekten muaf değil. Buna bir itirazımız yok. Bunu aylardır söylüyoruz. Yeter ki yargılama adil olsun, hızlı olsun, savunma hakları kısıtlanmasın, kamu görevi Suç sayılacak yöntemlerle bu davaları ilerletmeye çalışmasınlar. Ve özellikle de tutuksuz yargılama esası olur. Bugün bütün hukuk fakültelerinde tutukluluk tedbirinin çok istisna, tutuksuz yargılamanın ana kural olduğu öğretiliyor. Ancak geçtiğimiz 100 günlük pratikte İstanbul'da gördüklerimiz bu konuda bizi endişelendiriyor. Ve burada İnanılmaz şişirilmiş rakamlarla yani geçmişte bir şirketten bahsediliyor. O şirkete yönetim kurulu üyeliği yapmış herkes gözaltında. Oysa biliyorsunuz veya bu böyle çıkacak ki o kişilerin hiçbir sorumluluğu olmayacak. Sorumlu olanların başka sorumlulukları olacak ama yönetim kurulu üyesi değil o şirkette. Siz şirketin bütün yönetim kurulu üyelerini gözaltına alamazsınız. Çok sayıda kişinin gözaltında olduğu devasa bir operasyon görüntüsü verilmek isteniyor. Ve bu işin sonunda da İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde çok sayıda şu anki görevlerinde bulunan geçmişte başka görevlerde bulunmuş kişiler gözaltındalar. Bunun bir an önce sonlanmasını, yargılanacak olanların tutuksuz yargılanmasını, bu algı operasyonunun şişme iş, bu 150 kişilik falan meselenin de normal sınırlar içinde değerlendirilmesini bekliyoruz. İzmir'in geçmiş pratiğinde Sayın Aziz Kocaoğlu'nun 379 yılın 33 suçtan yargılandığını tutuksuz yargılandığını ve teker teker her bir suçlamadan yargı önünde beraat ettiğini hatırlayalım. O gün bir tutuklama yapmış olsaydınız İzmirlinin beni yönetsin dediği kişiye İzmir'i yönettirmemiş sonuçta da beraat edecek olan kişiye boşu boşuna bir süre hapis yatırılmış. Yakınlarına da zulmetmiş olundunuz. Böylesi bir somut örnek de varken biz tutuksuz yargılama, adil, hızlı, şeffaf bir yargılama bekliyoruz. Bunun üzerine en sonunda kamuoyunu da ikna edecek, bütün somut delili ortaya koyacak şekilde bir suçu varsa suçu işleyen zaten cezasını seker. Onun arkasında kimse durmaz. Ama buradan bir suç varlığını bütün herkesin üzerine örtmek ve içlerinden birileri mutlaka suçlu deyip herkesi zan altında bırakmak değil en hızlı ve en adil yargılamayı tercih edilmesini bekliyoruz. Geçmişte her ikimizde Bornova Anadolu Lisesi mezunuyuz Tunç Başkan'la siyaseten ayrı düşmüş olabiliriz, tartışmalar olmuş olabilir. Ama bizim aramızdaki hukuk siyasi rekabetin dışında böyle günde dayanışmayı gerektirir. Öyle zaman zaman İzmir kapılarında acaba Özgür Özel Tunç Soyer'e sahip çıkar mı' Ekrem İmamoğlu'na nasıl sahip çıkıyorsak Tunç Soyer'e de aynı şekilde sahip çıkarız. Meselenin parti içinde nerede durduğumuzla hiçbir zaman ilgisi olmaz. Bunu bir kez daha ifade etmek isterim" dedi.

"İzmirliler ne yapılmaya çalışıldığının farkında"
Özel, İzmir'deki gözaltıların CHP içinden kaynaklandığı algısının oluştuğunu soran bir gazeteciye şöyle cevap verdi:
"Şimdi Cemil Bey de açıklamayı yaptı. Dosyayı takip eden avukatlar da aynısını söylüyor. 2023 yılının Temmuz ayından başlamış bir soruşturmadan bahsediliyor ve süreç içinde tabii burası bir kamu kurumu. Buradan dosya istendiğinde, evrak istendiğinde o evrakı elbette verecek veya şuraya bakın dendiğinde elbette bakılacak. Onu bana yollayın o baktığın şeyi dendiğinde elbette yollanacak. Burada kesinlikle bir kötü niyet olmadığı gibi 'Cumhuriyet Halk Partililer birbirini şikayet etti' algısı var. Bu AK Parti'nin hem dünya kadar kötülüğü organize edip sonra da sütten çıkacak kaşık gibi kendisini bir kenara çekme çalışması. Allah'tan bugün İzmir'deyiz işte çeşitli ziyaretler oldu. Takip ettiniz. Kimle karşılaşsam meselenin farkında. İzmir'in böyle bir önemli tarafı var. Ne yapılmaya çalışıldığını İzmirliler bizden çok daha fazla farkında. Bu yüzden de bu AK Parti bu İzmir'de bu yüzden bir türlü bir şey olamıyor, olamayacakta. Çünkü bu yaklaşım İzmirlinin vicdanını zedeliyor. Bu iftiralar, bu sözler. O yüzden de bu AK Parti İzmir'de bir türlü bir şey olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi'ne yıllardır yenildiniz, şöyle yaptınız diyenler son yerel seçimlerde bütün Türkiye'de Nasıl Türkiye'nin yüzde 65'ini yönetme yetkisini bize verdiklerini bu kumpasları kuranlara veya olmadığı halde yok efendim Cemil Tugay şikayet etmiş diyenleri hatırlatmak lazım. Bize Sivas'ın ötesinde yoksunuz diye dalga geçenler Ege'de yok. Ege'de Cumhuriyet Halk Partisi dışında bir partinin büyükşehir ya da il belediyesi yok. O yüzden Türkiye'nin yedi bölgesinde büyükşehir ya da il belediyesi olan tek parti Cumhuriyet Halk Partisi partisi. Milletin bu güveni duyduğu partiye bu tip ithamlarda bulunmak yakışık almaz."

"Bir ben kaldım, beni de atsın hapse"
Hakkında hazırlanan fezleke için de konuşan Özel, "Biz millete güvenerek siyaset yapıyoruz. Birileri de yargı sopasına güvenerek bizi sindirmeye çalışıyor. Dokunulmazlığı kaldıracak, yargılayacak. Bir ben kaldım, beni de atsın hapse. Sonra Ne olacak' Ben kazandım mı diyecek' Yani kendisini yenebilecek rakiplerine bu şekilde saldır, saldır, saldır. Biz bunlardan korksaydık, demirden korksaydık trene binmezdik. Bunlar bize vız gelir, tırıs gider. Hani sordunuz diye yanıtladım. Yoksa bizim gündemimizde öyle fezleke, dokunulmazlık falan yok." dedi.

Karikatür hakkında konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bugün kendisini Leman dergisinin karikatürünü savunmakla ağır bir şekilde eleştirdiğinin hatırlatılması üzerine Özel, "Şimdi ya Sayın Erdoğan'ın okuduğunu anlama kapasitesini yitirdiğini düşünmek lazım ya da birileri kendisini fena halde aldatıyor, kandırıyor. O da hiçbir şey yapmadan o önüne yazılanları mı okuyor' Yani Sayın Erdoğan'a tavsiyem bugün akşam müsait bir zamanında otursun. Beni de çok izlediğini biliyorum. Dünkü açıklamama, bir baksın bakalım ben ne demişim. Onun söyledikleri ne alakası var benim dediğim ve bütün kamuoyunun önünde söyledim vicdanlı insanlara. Bir kişi de çıkıp aksini demedi. Bugün Erdoğan'a diyorlar ki: 'Özgür Özel peygambere hakareti yapan karikatüristleri savunuyor.' Ben o karikatüre baktım. Sayın Erdoğan da alsın bir baksın. Bombalar geliyor iki taraftan da. İki kişi hayatını kaybetmiş. Göğe doğru yükseliyor. Melek kanatları var. Başında hareler var. Melek. Peygamber öyle resmedilmez. Peygamber melek değildir. Kanatı falan olmaz. Peygamberin resmedilmesi zaten düşünülemez. Ben ilk başta böyle bir şey oluyordu. Çok yanlış yapmışlar dedim. Sonradan baktım. Gökyüzünde diyor ki: 'Benim adım Muhammed.' Öbürü de diyor: 'Benimki de Musa.' Doğduğunda peygamberin adının ve edildiği çocuklar ölüyor bu savaşta diyorlar ve melek olup uçuyorlar diyorlar kaç yaşında olursa olsun. E şimdi bunu görüp de peygambere hakaretlersen ya bu bir kere melek. Peygamber çizecek olan kanat çizmez peygambere. Bu kısmı yanlış dedi. Ve bunun üzerinden bu linç haksızdı. Yoksa peygamberi çizmiş de biz de iyi yapmış, hoş yapmış, beş yapmış falan da demedik. Doğrusunu söyle. Sonuçta bakıp da aksini söyleyen var mı arkadaşlar' Şimdi o ben size şunu söyleyeyim. Bu bir sürü kızan, köpüren, tweet atan, bilmem ne yapan, o ilk gece oraya gidenlerin yüzde 95'inin karikatürü görmediğini düşünüyorum. Karikatüre dönün bakın. Orada peygamber resmedilmiş diyorsanız bombanın düşüp de öldürülüp göğe yükselenin Hazreti Muhammed olduğunu iddia eden varsa Erdoğan haklı. Hazreti Muhammed bugün bombayla öldürülüp gökyüzüne yükseliyor olabilir mi arkadaşlar' Ben Muhammed dediği iki taraftan da peygamberin isimlerinin verildiği insanlar ölüyor diyor karikatür. Buradan bir şey bulmuş. Ben bunu anlattım dün. Bir sürü yerden de 'Ya böyle bilmiyorduk, bakmamıştık, doğruymuş, iyi ki öyle olmuş, biz de linçe katılmıştık.' Öz eleştirileri de geldi. Bugün dünden beri kimsenin bir şey görmediği yerde Erdoğan'a bugün yazmışlar, onları savunuyor falan. Komik. Ha böyle bir şeye itiraz edecekse ben size söyleyeyim. Türkiye Büyük Millet Meclisi tutanaklarını açın hemen, AK Parti Tekirdağ Milletvekili bugün 'Bizler inançlı milletiz. Kutsallarımız, peygamberimiz ve cumhurbaşkanımız bizim en hassas noktalarımız.' diyor. Peygambere denk tutma varsa ve bir saygısızlık varsa senin Tekirdağ milletvekili bizim en kutsallarımız peygamberimiz ve cumhurbaşkanımız diyor. Daha ne diyeceksiniz ya' Dön onunla uğraş. Git ona söyle. Bu sözü söyleyecek şuursuzluğu bünyesinde barındıracak. Sonra başka yerde yok Peygamber'e hakaret edeni savundu falan. Ben doğru bildiğini söylerim arkadaşlar. Bunu ilk baştan beri biliyorsunuz. Ben doğru bildiğini söylerim. Yanlış gördüğümü söylerim. Bedeli ne olursa olsun. Ben gördüğüm yerde peygamber görseydim derdim ki bu yanlış. Doğru olmamış. Peygamber resmedilmez. Bombayla ölmüş, göğe yükselen Hazreti Muhammed olduğuna inanıyor ya. Bunun öyle çizildiğine inanıyorum. Onu da söyleyeceğim. Ama burada da Tekirdağ milletvekilinin 'Bizim kutsallarımız, peygamberimize, cumhurbaşkanımıza' daha bugün söylüyor bunu, Tekirdağ milletvekili. Bunu sorsun birisi. Sözüm size değil, siz sorarsınız muhakkak. Cumhurbaşkanı'nın yanında yanaşabilen muhabirlerden bir tanesi bunu sorsun bakalım. Akreditasyonu olan muhabirlerden bir tanesi bunu sorsun. O koca anlı şanlı gazetelerin, televizyonların muhabiri bir sorsun. Buna ne diyorsunuz desin. Erdoğan'a karikatüre bakmasını, benim açıklamamı kendisinin dinlemesini ya da tam metnini okumasını tavsiye ediyorum. Yoksa okuduğunu anlayamayan, muhakeme yeteneğini yitirmiş ya da kendisine ne yazılırsa onu tartışmadan okuyan bir siyasetçiye dönüştüğünü kabul etmiş olur Sayın Erdoğan. O kadar söyleyeyim. Ben tabii Sayın Erdoğan'a isminle ve şeyle böyle birinci ismiyle hitap etmeyi doğru bulmam. Kendisi böyle tercihlerde bulunuyor. Öyle kendisine Tayyip falan demeyeceğim. Sayın Erdoğan demeye devam edeceğim" dedi.

"Herkes kendince haklı"
"Devam eden gözaltılar sonrası tutuklamalar olursa İstanbul'daki gibi mitingler düzenleyip düzenlemeyeceklerinin" sorulması üzerine Özel şu cevabı verdi:
"Tutuklamalar olursa onu oturup tekrar değerlendiririz. Onun dışında bir miting ihtiyacı olursa, Türkiye'nin neresinde olursa yapacağımız gibi İzmir'de de yapabiliriz. Geçmişte Tunç Başkan'dan bu konuya yönelik olarak yani bu yakın geçmişte değil ama bir kooperatifçilik iyi niyetle yola çıkılmış bir kooperatifçilik meselesi sıkıntıya dönüşmüştü. Büyük bir sıkıntıydı. Ben bu sıkıntıyı çok iyi anlıyorum. İnsanlar arsalarını vermişler, ev sahibi olacaklar ya da para vermişler kooperatife girecekler, ev sahibi olmuşlar. İnşaat maliyetleri bilmem kaç katına fırlamış. Kooperatifçilik mantığı içinde bu işe hızlı etkin bir tedbir alınamamış, çözüm olmamış ve işte kimi yüzde 75'te kalmış bilmem ne. Bu işin çözülmesi lazım. Ben Sayın Başkan da ilk göreve geldiğimde, hayırlısı olsuna ilk geldiğimde de bu konuya hızla bir çözüm bulmak lazım diye söylemiştik. Bugün dahi yukarıda da benzer şeyi konuştuk. Yani bu işin bir yanını ile çözülme iradeyi gösteriyorlar. O arzudalar ama tabii insanlar mesela inşaat maliyetinin yüzde 75'ini ödediklerini düşünüyor. Eve verdiği para yüzde 25'i ya da verdiği para yüzde 25'ine denk geliyor ama ödemesi gereken paranın tamamını ödediğini düşünüyor. Herkes kendi açısından haklı veya pek çok kişi kendi açısından haklı. Öyle olunca bu meseleyi zamanında Tunç Bey'le de bir sohbet etmiştik. Yani bu problemi parti içinde zaman zaman bu konuşuluyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'ne bir bütün olarak ki ben kooperatifçiliğe çok önem veren kendi eczanesi, kooperatif dışında bir yerden eğer o ürün orada varsa alışveriş yapmayan kooperatif çok inanan birisi olarak böyle kötü örneklerin kooperatifçiliğe zarar vermesinden de üzüntü duyuyorum. O yüzden o konuda yapıcı sohbetlerimiz olmuştu. Adaylık döneminde de bunları konuşmuştuk. Cemil Başkan da işte biraz önce de nasıl çareler üretmeye çalıştığını istihdam için teknik, mali zorluklarını ve nasıl bir formül aradıklarını izah ettiler. Öyle ama hani aramızda bir bu konuyla ilgili bunun ötesinde bir sohbet olmadı."

Özel basın açıklamasının ardından İzmir'den ayrılarak Manisa'ya geçti.

AK Parti'den Rahmi Koç'un sözlerine tepki


 
 
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Kürt kadın ifadesiyle aşağılayıcı bir söylemin yan yana getirilmesi değerlerimize aykırıdır, çok yanlış ve çirkindir" ifadesini kullandı.

06.06.2026 10:19:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
AK Parti'den Rahmi Koç'un sözlerine tepki
AK Parti'den Rahmi Koç'un sözlerine tepki

FOTO ALTI: İzmir Amerikan Hastanesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Törene İzmir Valisi Süleyman Elban (sol5), Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım (sol4), Koç Holding Onursal Başkanı ve Amerikan Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç (sol3), Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç (sağda) Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel (sağ2) katılmıştı.


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç'un bazı ifadeleri üzerine NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, kadınlara dönük her türlü aşağılayıcı söylemi kınadıklarını belirtti.
İnanç, etnik köken ve cinsiyet üzerinden üretilen aşağılayıcı yaklaşımların nefret söylemi doğuracağını bildiren Çelik, "Kadınlarla ilgili söylemlerin saygılı, özenli ve nitelikli bir yaklaşıma sahip olması esastır. Toplumumuzun hiçbir kesiminin inancı etnik kökeni, kültürü, kimliği veya cinsiyeti aşağılayıcı, ayrımcı ve ötekileştirici söylemlerin konusu olamaz" değerlendirmesini yaptı.

Çelik, şunları kaydetti: "Bu yanlış söylemlerden kesinlikle uzak durulması gerekir. 'Kürt kadın' ifadesiyle aşağılayıcı bir söylemin yan yana getirilmesi değerlerimize aykırıdır, çok yanlış ve çirkindir. Kürt vatandaşlarımızla beraber hepimizi ve tüm kadınlarımızı inciten bu yanlış ve çirkin yaklaşımları en net şekilde ve kökten reddediyoruz. Nefret söylemleri, mizah kılıfı ile asla mazur gösterilemez. Yanlış söylemlerin düzeltilmesi ve özür dilenmesi, değerlerimize saygının bir gereğidir. Herkes inanç, kültür, etnik köken, kimlik ve cinsiyet konularında sağduyulu, nitelikli ve saygılı bir dil kullanmaya özen göstermelidir. Vatandaşlarımızın tamamı eşit onura, saygınlığa ve değere sahiptir."

Binali Yıldırım da hedefte

Öte yandan Rahmi Koç'un İzmir Amerikan Hastanesi açılığında yaptığı "Kürt kadın hasta" şakasına ve eski Başbakan Binali Yıldırım'ın bu şakaya kahkahayla gülmesine de tepki yağıyor. İzmir Balçova'da gerçekleştirilen Amerikan Hastanesi açılışında konuşan Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç'un anlattığı bir fıkra, sosyal medyada gündem oldu. Hasta mahremiyeti, kadın kimliği ve etnik kimlik üzerinden yapılan esprinin yer aldığı görüntüler kısa sürede geniş kitlelere ulaştı.
Videoda Koç'un, protokol üyelerine hastaneyi gezdirdiği sırada fıkra anlattığı ve salondaki bazı isimlerin bu espriye güldüğü görüldü. Görüntülerde yer alan isimlerden biri de eski Başbakan Binali Yıldırım oldu. Sosyal medyada paylaşılan videoda Yıldırım'ın fıkraya kahkahalarla güldüğü anlar dikkat çekti. Fıkranın yayılmasının ardından eleştirilerin bir bölümü doğrudan Rahmi Koç'a yönelirken, bir kısmı da fıkraya gülen protokol üyelerini hedef aldı.

O fıkra!

Koç, anlattığı fıkrada, "Doktor, Kürt kadının derdini dinlemiş 'Hanımefendi perdenin arkasına gidin, soyunun' deyince kadın, 'Doktor Bey, ilk sen soyun' demiş" ifadelerini kullandı. DEM Parti ve HÜDA-PAR da Koç'a tepki gösterdi.

24 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 36 kişi tutuklandı

Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde 24 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 36 kişinin tutuklandığı belirtildi

06.06.2026 10:05:00
İhlas Haber Ajansı
24 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 36 kişi tutuklandı
24 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 36 kişi tutuklandı
Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde 24 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 36 kişinin tutuklandığı belirtildi.

Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı göçmen kaçakçılarına yönelik operasyonlarını sürdürüyor. Bu kapsamda 24 ilde düzenlenen operasyonlarda; yakalanan şüphelilerin 36'sının tutuklandığı, 12'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı açıklandı.

118 adet araç ile 9 bot ve motor ele geçirildi

Ağrı, Antalya, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bitlis, Çanakkale, Diyarbakır, Edirne, Erzincan, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Mersin, İzmir, Kırklareli, Kocaeli, Mardin, Muğla, Sakarya, Tekirdağ, Şanlıurfa, Van ve Iğdır'da İnsansız Hava Araçları (JİHA) ile havadan, İl Jandarma Komutanlıkları; asayiş, otoyol ve komando timlerince karadan yapılan çalışmalar sonucu düzenlenen operasyonlarda, 118 adet araç ile 9 adet bot ve motorun da ele geçirildiği ifade edildi.

İstanbul'da mafya operasyonu


 
İstanbul'da 2 suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı.

06.06.2026 08:55:00
Haber Merkezi'AA
İstanbul'da mafya operasyonu
İstanbul'da mafya operasyonu

Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, Bakırköy ve Beykoz Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde Ataşehir, Bakırköy, Beykoz, Esenyurt, Eyüpsultan başta olmak üzere kent genelinde silahlı saldırı, tehdit ve benzeri suçları işledikleri ve organize ettikleri belirlenen 2 ayrı suç örgütünün yakalanmasına yönelik çalışma yaptı.

Bu kapsamda hiyerarşik yapıları, faaliyet alanları ve irtibat ağları deşifre edilen suç örgütlerine yönelik özel harekat destekli eş zamanlı operasyonda 27 şüpheli yakalandı.
Aramalarda 7 ruhsatsız tabanca, çok sayıda mermi ve bir miktar uyuşturucu madde ele geçirildi.
Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı

Kamu kurumlarındaki yolsuzluk iddiaları, usulsüzlükler ve tarikat-vakıf ilişkilerine yönelik haberleriyle tanınan BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı, tutukluluğunun 75. gününde hakim karşısına çıktı

05.06.2026 18:41:00
Haber Merkezi
Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı
Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı
Kamu kurumlarındaki yolsuzluk iddiaları, usulsüzlükler ve tarikat-vakıf ilişkilerine yönelik haberleriyle tanınan BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı, tutukluluğunun 75. gününde hakim karşısına çıktı. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmada mahkeme heyeti, Arı'nın tahliyesine karar verdi.

Duruşma salonuna alkışlarla giren İsmail Arı, savunmasında kamu kaynaklarının vakıflara aktarılmasına dair yaptığı haberlerin arkasında durdu.

Gazetecilik suç değildir



Arı savunmasında, "Bana yaşatılan eziyeti sağır sultan duydu, bir tek yargı makamları duymadı. Gazetecilik suç değildir, beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Duruşma savcısı, delillerin henüz toplanmadığı gerekçesiyle tutukluluğun devamını talep etse de mahkeme heyeti Arı'nın tahliyesine hükmederek davayı 9 Ekim'e erteledi.

Tokat'ta gözaltına alınmıştı

Gazeteci İsmail Arı, bayram tatili için gittiği Tokat'ta gözaltına alınmış ve 23 Mart 2026 tarihinde Ankara'da tutuklanarak Sincan Cezaevi'ne gönderilmişti.

İddianamede, Arı'nın BirGün TV'deki açıklamaları ile sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "gizliliğin ihlali" suçlamalarıyla 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası isteniyordu.

Madenciler haklarını söke söke aldı

Eskişehir'de aylardır hakları için direnen Doruk Madencilik işçileri, kararlı mücadeleleri sonucunda tüm taleplerini kabul ettirerek tarihi bir zafer kazandı

05.06.2026 18:00:00
Haber Merkezi
Madenciler haklarını söke söke aldı
Madenciler haklarını söke söke aldı
Eskişehir Mihalıççık'ta bulunan Doruk Madencilik'te çalışan işçilerin aylardır kararlılıkla sürdürdüğü hak arama mücadelesi zaferle sonuçlandı. Şirketin yasadışı dayatmalarına, baskılarına ve sözlerine karşı yalnızca kendi iradelerine ve emek dayanışmasına güvenen madenciler, tüm haklarını söke söke aldı.

Direniş boyunca yeraltında açlık grevleri yapan, yerüstünde nöbet tutan ve seslerini tüm Türkiye'ye duyuran maden işçileri, gasp edilen kıdem ve ihbar tazminatlarını, yıllık izin ücretlerini, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) farklarını ve yasadışı zorunlu ücretsiz izne çıkarıldıkları döneme ait tüm maaş alacaklarını hesaplarında gördü.

Gelecek haklar da güvence altında

Kazanılan zafer sadece geçmiş alacakların ödenmesiyle sınırlı kalmadı. İşçilerin hak kaybı yaşamaması için sendika, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve şirket yönetimi arasında sıkı bir denetim mekanizması kuruldu. Hesaplamalarda oluşabilecek en ufak eksiklik veya yanlışlık bu mekanizma üzerinden anında düzeltilecek.

Ayrıca Bakanlığın sendikal hak ihlalleri ve zorunlu ücretsiz izin uygulamasına yönelik başlattığı resmi teftiş süreci de devam ediyor. Varılan kesin mutabakata göre, teftiş sonucunda işçiler lehine ortaya çıkabilecek her türlü fazladan hak ve alacak, şirket tarafından hiçbir itiraz öne sürülmeksizin derhal ödenecek.

"Hiçbir söze kanmadık, dayanışmayla kazandık"

Direnişi örgütleyen sendika tarafından yapılan açıklamada, madencilerin bu süreçte gösterdiği çelikten iradeye vurgu yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Hiçbir söze kanmadık, yalnızca irademize ve dayanışmaya inandık. Bizimle yürüyen halkımıza, madenci dostlarına teşekkür ederiz. Birlikte direndik, birlikte kazandık!"

Direniş ateşi Edirne'ye taşınıyor

Doruk Madencilik'te kazanılan bu tarihi zafer, Türkiye genelinde hak mücadelesi veren diğer işçilere de büyük bir umut ve moral oldu. Ankara'daki görüşmeleri yürüten işçi heyeti ve sendika temsilcileri, Eskişehir'deki zaferin ardından hiç vakit kaybetmeden rotayı Edirne'ye çevirdi.

Heyet, Edirne'de sendika öncülüğünde 15 gündür benzer hak gasplarına karşı direnen Özşen Madencilik işçilerine destek vermek ve mücadeleyi büyütmek üzere yola çıktı. Maden işçileri, "Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz" diyerek direniş ateşini Edirne'ye taşıyacaklarını ilan etti.

Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı

Diyarbakır'da iddiaya göre aralarında husumet bulunan ve konuşmak için bir kahvehanede buluşma planlayan taraflardan biri, kendilerini bekleyen aileye kurşun yağdırdı. Olayda 1 kişi hayatını kaybederken, 2 kişi de yaralandı

05.06.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Olay, Kayapınar ilçesi Peyas Mahallesi'nde bulunan bir kahvehanede meydana geldi. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan iki aile konuşmak için bir kahvehanede buluşma ayarladı. Kahvehaneye giden Çınar ailesi, karşı tarafı beklemeye başladı. Bu sırada telefonla aranan ve kahvehanenin önüne çıkmaları istenen Çınar ailesine, kimlikleri öğrenilemeyen şahıslar tarafından ateş açıldı.

Olayda Sedat Çınar ile kardeşi Mehmet Çınar ve eniştesi A.Y. yaralandı. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk kontrolde ağır yaralanan Sedat Çınar'ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Diğer 2 yaralı, ilk müdahalelerinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Sedat Çınar'ın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere morga kaldırılırken, yaralılardan A.Y.'nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Olayla ilgili geniş çapta inceleme başlatıldı.

Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırılarla ilgili aralarında THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da bulunduğu 6 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı

05.06.2026 16:50:00
Anadolu Ajansı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Memet Gezer, Mohammad Dib Korali, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu.

Mahkeme Başkanı, sanık Korali'ye baro tarafından atanan avukatın duruşmaya iki saat kala görevden çekildiğini ve yeni görevlendirilen müdafinin savunma için süre talep ettiğini söyledi.

Başkan, davanın karar aşamasına gelmesi, tutukluluk süreleri, katılan tarafların Hatay'dan gelmesi ve sanıkların getirilmesi gibi yoğun duruşma hazırlıkları ile usul ekonomisini dikkate alınarak yargılamanın gecikmemesi amacıyla sanık Korali'nin dosyasının ana davadan ayrıldığını bildirdi.

Son sözü sorulan sanıklar, terör saldırısıyla ilgilerinin bulunmadığı öne sürdü.

Avukat beyanlarının ardından kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Memet Gezer, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel'i, "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak" suçundan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez "ağırlaştırılmış müebbet" hapis cezasına çarptırdı.

Ayrıca, sanıklara 28'i çocuk 130 kişiyi "öldürmeye teşebbüs" suçundan 2 bin 600 yıl, terör örgütü faaliyeti kapsamında "izinsiz patlayıcı bulundurmak" suçundan 13 yıl 4 ay, mağdurlara yönelik "duyu organları zarar görecek şekilde yaralama" suçundan 13 yıl 6 ay, bir kadının çocuk düşürmesine yol açacak şekilde yaralanması suçundan 20 yıl 3 ay, 3 kişiye yönelik "basit yaralama" suçundan 20 yıl 3 ay, 134 mağdura yönelik "mala zarar verme" suçundan bin 206 yıl, Reyhanlı'daki Emniyet Müdürlüğü, belediye, PTT ve notere verilen zarar dolayısıyla da "kamu malına zarar vermek" suçundan 48 yıl olmak üzere toplam 3 bin 921 yıl hapis cezası verildi.

Mahkeme, avukatı süre isteyen sanık Korali'nin yanı sıra firari sanıklar Omar Alkhatıp ile Mihraç Ural'ın dosyasının ayrılmasına karar verdi.

Kararla birlikte sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

Davanın geçmişi

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı iki ayrı bombalı terör saldırısı olmuştu. Reyhanlı Belediyesi yanı ile PTT binası önünde düzenlenen patlamalarda 912 konut, 891 iş yeri ve 148 araç zarar görmüştü.

Güvenlik gerekçesiyle Ankara'ya nakledilen Reyhanlı saldırısı davasında karar 23 Şubat 2018'de açıklanmıştı. Buna göre, bombalı eyleme ilişkin yargılaması süren 33 kişiden 9'u ağırlaştırılmış müebbet hapis, 13'ü ise çeşitli süreli hapis cezalarına çarptırılmıştı.

Mahkeme, THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da arasında bulunduğu firari sanıkların dosyasını ayırmıştı.

MİT operasyonuyla Suriye'den getirilen Reyhanlı saldırısının planlayıcılarından firari Yusuf Nazik, 24 Eylül 2018'de tutuklanmıştı.

Nazik, 13 Mayıs 2019'da Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak"tan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Davanın firari sanıklarından Mehmet Gezer de 30 Haziran 2022'de ABD'den getirilerek "kasten öldürme" ve "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçlarından Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince 7 Temmuz 2022'de tutuklanmıştı.

Saldırının sorumlularından kırmızı bültenle aranan Cengiz Sertel de 14 Aralık 2024'te MİT Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalanmıştı.

Firari sanıklardan Mohammad Dib Korali 14 Ocak 2025, Temir Dükancı da 25 Şubat 2025'te MİT Başkanlığının operasyonlarıyla Suriye'de yakalanmıştı.

Dosyada sanıklar Omar Alkhatıp ve Mihraç Ural firari durumda bulunuyor. 

Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti

31 Mart seçimlerinde tarihi bir başarı elde eden Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen, CHP Genel Merkezi’ndeki iç çekişmeleri ve destek yetersizliğini gerekçe göstererek partisinden istifa etti. Bilecen, yoluna bir süre bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı

05.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti
Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti
Kilis'te 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde büyük bir sürpriz yaparak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) amblemiyle seçimi kazanan Belediye Başkanı Hakan Bilecen, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Düzenlediği basın toplantısında sert açıklamalarda bulunan Bilecen, CHP Genel Merkezi'ndeki siyasi kargaşadan ve belediye olarak yalnız bırakılmaktan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

"Mansur Yavaş dışında kimse destek olmadı"

Başkan Bilecen, istifa kararının arkasındaki en büyük etkenlerden birinin CHP'li büyükşehir belediyelerinden bekledikleri desteği görememeleri olduğunu belirtti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı istisna tutan Bilecen, şu ifadeleri kullandı:

"Kilis Belediyesi olarak kapı kapı gezdik ancak Mansur Yavaş başkanımız dışında hiçbir CHP'li belediyeden destek alamadık. Şehrimize hizmet etmek için bu siyasi tıkanıklığı aşmak zorundaydık."

"Genel Merkez'deki kargaşadan bıktık"

CHP içinde süregelen kurultay tartışmalarına ve çift başlılık iddialarına da değinen Hakan Bilecen, parti içi çekişmelerin hizmet üretmeyi engellediğini savundu. Bilecen, açıklamasına şöyle devam etti:

"Genel Merkez'deki kurultay davası, 'mutlak butlan' tartışmaları, resmi ve gayriresmi genel başkanlık çekişmeleri artık Kilis'e hizmet etmemizin önüne geçmeye başladı. Biz bu siyasi kargaşanın içinde yer almak istemiyoruz. Kilis halkı bizden siyaset değil, hizmet bekliyor."

Meclis üyeleri de istifa etti

Hakan Bilecen'in istifa kararının ardından, belediye meclisinde de hareketli dakikalar yaşandı. Bilecen ile birlikte hareket eden 7 ila 8 belediye meclis üyesinin de CHP'den istifa ettiği öğrenildi. Bu toplu istifaların ardından Kilis Belediye Meclisi'ndeki dengelerin nasıl şekilleneceği merak konusu oldu.

"AK Parti dahil diğer partilerle görüşebilirim"

Siyasi geleceğine dair de açık kapı bırakan Hakan Bilecen, ilk etapta görevine "bağımsız belediye başkanı" olarak devam edeceğini vurguladı. Ancak Kilis'in menfaatleri doğrultusunda diğer siyasi partilerle temas kurabileceğini belirten Bilecen, "İlerleyen süreçte Kilis'e hizmet getirebilmek adına, aralarında AK Parti'nin de bulunduğu farklı siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştireceğim" diyerek yeni bir siyasi hamlenin sinyalini verdi.

CHP Genel Merkezi'nin Kilis'te yaşanan bu toplu istifa dalgasına nasıl bir yanıt vereceği ise henüz netlik kazanmadı.

Bir sigara grubuna daha zam geldi

Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada British American Tobacco (BAT) grubundaki sigara fiyatlarına zam yapıldığını duyurdu

05.06.2026 14:30:00
Haber Merkezi
Bir sigara grubuna daha zam geldi
Bir sigara grubuna daha zam geldi
Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada British American Tobacco (BAT) grubundaki sigara fiyatlarına zam yapıldığını duyurdu.

Buna göre, gruptaki ürünlere 5 lira artış yapıldı ve yeni fiyatların 5 Haziran'dan itibaren geçerli olacağı belirtildi.

Zamla birlikte BAT grubunda en düşük sigara fiyatı 105 liraya, en yüksek sigara fiyatı ise 120 liraya yükseldi. Böylece grup, yıl içerisinde ikinci kez fiyat güncellemesine gitmiş oldu.

Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Trabzon’da yaptığı açıklamada hem siyasi gündeme hem de seçim sürecine ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi

05.06.2026 14:00:00
Haber Merkezi
Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız
Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, Trabzon'da bir açıklama yaptı. Özel açıklamasında, "Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yerleştirmeye çalıştığı seçimsizlik ortamını, bu köhnemiş düzeni ve sürekli Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı oyun planlarını arkamızda bırakıp önümüze bakıyoruz, hep birlikte yürüyoruz" dedi.

Özel, 7 Haziran Pazar günü yapılacak yerel ara seçimlere yönelik ziyaretleri kapsamında Trabzon'a geldi. Özel'i Trabzon Havalimanı'nda partisinin Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, İl Başkanı Mustafa Bak, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya ile ilçe başkanları, CHP'li bölge belediye başkanları ve yurttaşlar karşıladı.

Havalimanı çıkışında toplanan yurttaşlara seslenen Özel, CHP'nin değil, seçme seçilme hakkının saldırı altında olduğunu ifade ederek, "Bunun için tarihimizin görülmemiş bir direnişi, bir mücadelesi ve dayanışması için 81 ilimiz de ayakta. Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yerleştirmeye çalıştığı seçimsizlik ortamını, bu köhnemiş düzeni ve sürekli Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı oyun planlarını arkamızda bırakıp önümüze bakıyoruz, hep birlikte yürüyoruz" diye konuştu.

CHP Genel Merkezi'ne yönelik polis müdahalesinin ardından ilk ziyaretini Trabzon'a yaptığını söyleyen Özel, şunları kaydetti:

"Baba ocağımızdan polis bizi zorla çıkardığında ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni seçilmişlerin elinden alıp atanmışlara verdiğinde, Gazi'nin kurduğu Meclis'e yürüdük, on binler bizle yürüdü. Siz de bu yürüyüşümüze yürekten destek verdiniz. Ankara İl Başkanlığı'nın önünde bayramlaşacağız dedik. Güvenpark'ta görülmemiş bir kalabalıkla yüz binler toplandı. Hep birlikte Anıtkabir'e, Ata'mıza, kurucumuza yürüdük.

Ankara dışında ilk adımlar, pazar günü yapılacak yerel ara seçimler için Gümüşhane'ye, Tokat'a, Çorum'a ve ardından yarınki programımız için Nevşehir'e gideceğiz. Ancak ilk adımlar bu yürüyüş için Trabzon'a nasip oldu. Büyük bir memnuniyetle Trabzon'a geldim. Verdiğiniz destek ve bu tarihi sahip çıkış için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ve şunu ifade etmek isterim ki siz bugün tarihin doğru tarafındasınız. Tarihin doğru tarafında olmak için buradasınız. Özgür Özel'in durduğu taraf, Ekrem İmamoğlu'nun durduğu taraf, Mansur Yavaş'ın durduğu taraf tarihin doğru tarafıdır. Biz, seçilmişleriz. Sandığa inananlarız. Türkiye'ye sandığı getirecek olan ve iktidarı değiştirecek olan sizler, tek güvencemizsiniz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.