logo
28 EYLÜL 2026

Özgür Özel, büyük emekli mitinginde konuştu: Hakkınızı söke söke alacağım!

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Ankara Tandoğan Meydanı’nda gerçekleştirilen Büyük Emekli Mitingine katıldı. 

26.05.2024 17:26:00
Haber Merkezi
 
Özgür Özel, büyük emekli mitinginde konuştu: Hakkınızı söke söke alacağım!
Özgür Özel, büyük emekli mitinginde konuştu: Hakkınızı söke söke alacağım!
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, iktidardan başta emekliler hakkı yenmiş tüm kesimlerin hesabını soracağını belirterek, emekli aylıklarının acil iyileştirmesi talebini yineledi. Özel, "Türkiye'nin normalleşmeye ihtiyacı var ama emeklinin ekonomisi normalleşmeden Türkiye normalleşemez. Emekli, Avrupa'daki emekliler gibi rahat etmeden, huzur bulmadan, artık torununa bakmak, çocuğunun kirasını ödemek bir yana, karnını doyuramayacak yere gelen emekli rahat etmezse, hayatı normale dönmezse kimse rahat edemez. Ben edemiyorum. Kimseyi rahat ettirmem söz veriyorum" dedi.

Özel, "Bu sesi ya duyacaklar ya da söz verdiğim gibi durmayacağım. Susmayacağım. Sizin sesinizi mutlaka bütün Türkiye'ye duyuracağım. Hakkınızı söke söke alacağım" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Ankara Tandoğan Meydanı'nda gerçekleştirilen Büyük Emekli Mitingine katıldı.

Özel, "Ömrünü bu ülkeye adayan, bu memleket için yıllarca alın teri döken kıymetli emekliler, bugünün gerçek ev sahipleri, hoş geldiniz. Emeklilikte adalet isteyenler, kademe bekleyenler hoş geldiniz. Staj ve çıraklık mağdurları hoş geldiniz. Emekli askerler, subaylar, astsubaylar, hepiniz hoş geldiniz. Bu ülkede insanca ve onurlu bir yaşam talep eden tüm emekliler, hepiniz Başkentimize, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kentine hoş geldiniz" sözleri ile başladı.

"TÜRKİYE SORUNLARINIZI DUYDU"

"Bu yılın başındaydı. Açıklanan emekli maaşları yeni bir travmayı, yaklaşan felaketi gösteriyordu" diyen Özel, "19 Ocak günü, CHP'nin Genel Merkezinde, 600 kişilik salonda bin kişi beraberdik. Hep beraber konuştuk. Dertleştik. Sözleştik. O gün sizlere söz verdim. Dedim ki elime mikrofonu aldığım her konuşmada, bu büyük haksızlığı, adaletsizliği dile getireceğim. Koca seçim dönemi geçirdik. 105 meydanda kürsüye çıktım. Otobüsün üzerine çıktım. Mikrofonu elime aldım, sizlerin, emeklilerin derdini, sorunun dile getirdim. Biz o meydanlarda, sizlerle birlikte hep beraber Türkiye ittifakını kurduk. O meydanlarda ilk önce sizler azdınız. Sordum. Hanginiz buradasınız dedim. Önce azdı emekliler. Biz konuştuk, anlattık, biz çağırdık ve siz geldiniz. Kendi meselenize sahip çıktınız. Gün oldu bizim mitinglerimiz birer emekli mitingine dönüştü. Bütün Türkiye sizlerin sorunlarını duydu, konuştu. İşte bugün Ankara'da, bu büyük meydanda iğne atsan yere düşmüyorsa bunun sahibi sizlersiniz. Hoş geldiniz" ifadelerini kullandı.

Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK KOROSU"

"Bu meydan en kalabalık, en büyük, Türkiye'nin en büyük korosu. Emekliler korosu. Dinleyin bakın. Dünyanın en acıklı şarkısını nasıl söylüyorlar? Emekliler bir elini kaldırsın. Bakın. Kaç para maaş alıyorsunuz? Kaç? 10 bin lirayı duyuyor musunuz? İşte dünyanın en büyük korosunun söylediği en acıklı şarkıdır bu. Biz bundan önce elbette defalarca dile getirdik. Anlattık. Dedik ki emeklinin sorununu çözmezseniz, bundan sonra meydanlar bizimdir. Sokaklar bizimdir. Türkiye'nin dört bir yanından, yedi bölgesinden, 81 ilinden gelen emekliler. Burada mısınız? Bu sesi ya duyacaklar ya da söz verdiğim gibi durmayacağım. Susmayacağım. Sesinizi mutlaka bütün Türkiye'ye duyuracağım. Hakkınızı söke söke alacağım. Bu iktidar 2024 yılını emekli yılı ilan etmişti. Bu yıl 2024 yılında, 1 Ocak'ta verilecek maaşı, en düşük emekli maaşını 10 bin lira olarak belirlediler. Yurtdışına gidiyorum. Alman Başbakanı ile konuşuyorum. Türkiye'de emekli maaşı 270 Euro diyorum. Yanlış söyledim sanıyor. Düzeltiyor. 2 bin 700 olmasın diyor. İngilizce, Almanca, Fransızcaya tercümesi olmayan bir emekli maaşına sizleri mahkum edenlere yazıklar olsun. Emekli ikramiyelerine bakıyoruz. Ben emekli bir anne ve babanın evladıyım. Onlar bugün Manisa'da ekran başında. Değerli diğer annem ve babam. Eşimin annesi ve babası bu meydanda. Dört emeklinin evladıyız biz. O emekliler, eskiden emekli olduklarında ev alabiliyorlardı emekli ikramiyesiyle. Sonra ev alamıyorlardı, arabaya düştü. Şimdi yılların emeğine bir motosiklet parası emekli ikramiyesi verenlere yazıklar olsun."

"YAZIKLAR OLSUN BU DÜZENE"

"Almanya'dan emekli Hans kalkıyor, geliyor. Manavgat'a tatil yapmaya. Ama Manavgatlı Hasan Amca, Manavgat'ta markete ve bakkala gitmeye korkuyor. Borcu var. Önünden geçmeye korkuyor. Utanıyor, çekiniyor. Hollanda'dan Ursula, emekli olmuş. Kalkıyor ve geliyor Trabzon'a. Maçka'ya gidiyor. Sümela Manastırına gidiyor. Geziyor. Trabzonlu Ulviye Teyze manava gidemiyor, pazara çıkamıyor. Sümeyye kardeşim gidip alışverişini yapıp, borcunu, hesabını veremeyeceği için filesinin üçte birini gittiği marketin kasasında bırakıyor. Böyle bir yaklaşıma, Hans'ın yaşadığı hayatı, Hasan'dan esirgeyenlere yazıklar olsun. Şimdi diyorlar ki efendim yaz aylarında toplam kapasitesi 65 bin olan öğrenci yurtlarını emekli misafirhanesi yapacaklarmış, yazlık yerlerde. Alay ediyorlar. Emekli açım diyor, bu yurda git tatil yap diyor. Emekli sokağa çıkamıyor, o Çeşme'deki yurda git, Antalya, Mersin'deki yurda git diyor. Tut ki tüm kapasite kullanıldı. Sadece 250 emekliden biri gidebilir. Ama hiçbiri gidemez. Çünkü emekliler yurtta kalma derdinde değil, kendi kirasını ödeme, karnını doyurma derdinde. Verdiğiniz para ile ev kirası verirsen aç kalırsın, karnını doyurursan sokakta kalırsın. Yazıklar olsun bu düzene. Değiştireceğiz bunu."

"HESABIN BÜYÜĞÜNÜ İLK SANDIKTA SORACAKSINIZ"

"Türkiye'nin dört bir yanına geldim. Sizlere iki şeyden bahsettim. Birisi, bu iktidar geldiğindeki en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Doğru mu? Yani sizinle hiç uğraşmasa, size hiç ilişmese, bugün 17 bin liradan, toplam 1,5 asgari ücret, 26 bin lira emekli maaşı alacaktınız. 26 bin liradan, 10 bin liraya bu emekliyi düşürenlerden hesap soracağım. Efendim asgari ücret hesabı yapma, biz asgari ücreti artırdık diyor. Ne hesabı yapalım? Bu memlekette ne hesabı şaşmaz? Altın. Alın bir de altın hesabı yapalım. Bütün Türkiye görsün. Bu iktidar geldiği gün en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Şimdi 10 bin lira 2,5 çeyrek altın almıyor. Yani her emeklinin, her birinizin cebinden, çantasından her ay 5,5 çeyrek altını alıp, çalan, kaçan bir düzen var. Emekliyi bu hale getirenlerden 31 Mart'ta hesap sordunuz. Sesinizi duymazlarsa onlardan hesabın büyüğünü ilk sandıkta soracaksınız."

"EMEKLİLİK ONLARIN DA ANALARININ AK SÜTÜ GİBİ HELALDİR"

"Burada emeklilerin dışında bir de emekli olamayanlar var. Staj, çıraklık mağdurları. Çocuk yaşında stajyer olarak gitmiş. Sigortası başlamış. Parası yatmış. Çıraklık okuluna gitmiş. Sigortasını devlet yatırmış. Ama şimdi gelince o günden başlatmayız deyip emekli edilmeyen staj ve çıraklık mağdurları. Emekliliği 1999'da işe başlayan, bir gün önce emekli olsa geçen sene emekli olacak olup, bir gün geç kaldı diye, bir hafta geç kaldı diye 17 sene geriye bırakılanlar var. Emeklilikte kademe bekleyenler var. Onların sesini duyuyoruz. Duyurmaya devam edeceğiz. SSK kökenliler, 7 bin 200 günde emekli olurken, 9 bin gün istenen Bağ-Kurluların. Aynı zamanda Bağ-Kurlu olduğu için Çukurova'da pamuk, Ege'de tütün, Karadeniz'de çay yapıp ama vaktiyle kuponunu kaybedenler, belgeleyemeyenler, mevcut belgesi kabul edilmeyenler var. Onların emeklilik analarının ak sütü gibi helaldir. Hepsini birden haykırmaya devam edeceğiz. Aramızda mavi bereleri ile kahramanca hepimiz için canlarını ortaya koyan emekli astsubaylar var. Onların şahsında, sözleşmeli erinden, en üst rütbesine kadar tüm silahlı kuvvetler personeline alkış alalım. Astsubaylar emekli olamıyor. Niye olamıyor? Çocuk okuyor, ev kira, emekli olunca maaş yarıya düşüyor. O yarıya düşen maaşla geçinemeyeceği için emekli olamıyor. Olduğunda, yaşı dolduğunda da sefalete sürükleniyor.  Sadece astsubayların değil kadro ve emeklilik hakları bulunmayan uzman erbaşların, sözleşmeli er ve erbaşların, kadro ve istihdam haklarını, ayrıca emekli yüzbaşıların, emekli binbaşıların benzer sorunlarını, her kademede görev yapanların özlük haklarını ayrı ayrı savunuyoruz. Onlara vatanı minnet borçluyuz. Şehitleri, gazileri var. Bu sesi duyun."

"EKONOMİ, ÖNCELİK BELİRLEME İŞİDİR"

"Ayrıca dün Milli Savunma Bakanı divan başkanıydı. OYAK Genel Kurulu yaptılar. Bütün personelden, astsubaydan, subaydan kesilen yüzde 10 ile biriktirilen OYAK. Bir yıl parayı işletmiş ve diyor ki nema yüzde 77. Resmen bizim için canını ortaya koyanların cebinden parasını çaldılar. Bakın 2023. Bu portföyü Koç Holdingin portföy yöneticileri yönetse yüzde 720. Sabancı Holding yüzde 285. Yüzde 230'dan aşağıya portföy getirisi yok. OYAK'ta enflasyon kadar. Sözde TÜİK enflasyonu kadar portföy yönettik diyorlar. Bunun adı haksızlık değil hırsızlıktır. Yazıklar olsun. Ekonomi, öncelik belirleme işidir. Siyaset öncelik belirleme işidir. Ekonomik tercihler sizin kimin adamı, kimin hükümeti, kimin yanında olduğunuzu gösterir. 16 milyon emekli, 32 milyon çalışan. 48 milyon kişiye ödenen para, tüm emeklilere ödenen para bütçede faize ödenenden çok daha az. Ayrıca emekliler sadece toplam aylıkları milli gelirin birkaç sene önce yüzde 7'sine denk gelirken, geçen sene 4 milyonun üzerinde eklenen EYT'ye rağmen milli gelirin yüzde 5'ine düştü payları."

"HERKESİN AKLINA EMEKLİLER GELİYOR"

"Birileri emeklilikte yaşa takılanları, vallahi yapmam, kaybedeceğimi bilsem yapmam derken, seçimin gittiğini görünce emekli ettiler. Ama o emeklilerin maaşını mevcut emeklilere ödettiler. Onu bile ödemediler. 7'den 5'e düşürdüler. Her türlü ekonomik krizde, her türlü kemer sıkmada herkesin aklına emekliler geliyor. Herkesin aklına emekçiler geliyor. Herkesin aklına yoksullar ve garibanlar geliyor. Güya IMF ile çalışmıyorlar. IMF olsa emekliye zam verme diyecek, vermiyorlar. Öğretmeni atama diyecek atamıyorlar. Astsubayı duyma diyecek, duymuyorlar. Yoksullara kemer sıktır diyecek, kemeri yoksula sıktırıyorlar. Başımızda bir gulyabani var. IMF değil ama IMF'nin hayaleti aramızda dolaşıyor. Mehmet Şimşek, beni dinle. Bu gulyabanini al, saraya götür, emeklinin yakasından insin, birazcık zenginlerden alsın. Zenginlerden istesin. Saraya git. Seni istemiyoruz. Yoksulun sırtından düş. Onu saraya götürün. O biraz da zenginlerin penceresine gitsin. Biraz da zenginlerle uğraşsın. Bu garibanı, emekliyi bıraksın artık."

VERGİDE ADALET TALEBİ

"Geçtiğimiz haftalarda emeklilerle, emekçilerle DİSK ile vergide adaleti gündeme getirmeye çalıştık. Bir kez daha söylüyorum. Türkiye'de 100 lira vergi toplanıyor, bunun 64 lirası sadece herkesin eşit ödediği dolaylı vergiler. Yani öğrencinin elektrik faturasında da fabrikatörün, yalı sahibinin elektrik faturasında da aynı vergi var. Emekli de aynı vergiyi veriyor. Alışveriş yaptığında multimilyoner de. Yüzde 64. Geriye kalanın 3'te 2'si, yani yüzde 25'i ücretlerden alınıyor. Yani emekçilerin, memurların, devlette ve özelde çalışanların maaşlarından kesiliyor. Ne yaptı? 89. Peki 100 liranın sadece 11 lirası, zenginlerin yandaş müteahhitlerin, büyük ihaleleri kapanların, dünyanın dört bir yanına ihracat ve ithalat yapanların kazandığı toplam paradan yüzde 11. Yüzde 89 emekli, emekçi ve çiftçiden, Bağ-Kurludan, herkesten alınan vergi. 100 liranın 90'ını zenginden 10'unu bizden toplayacaklarına, 100 liranın 90'ını bizden, 10'unu zenginlerden topluyorlar. İşte kaynak arayana, kaynak buradadır. Vergide adalet en temel talebimizdir. Vergide adalet getireceğiz."

"15 MADDEYİ EL BİRLİĞİ İLE YAPACAĞIZ"

"Bir yandan CHP derdinizi dile getirmeye, görünür kılmaya, bu coşkulu meydanın sesini duyurmaya çalışırken, bir yandan çözüm önerilerini dile getiriyor. Şimdi Sayın Erdoğan'a, Sayın Bahçeli'ye, siyasi partilerin kıymetli liderlerine çağrıda bulunuyorum. 15 madde. 15'ini yapacağız, el birliği ile yapacağız. Bu meydanın yüzünü güldüreceğiz. 16 milyonun yüzünü güldüreceğiz. Var mısınız?

1- En düşük emekli aylığının hiçbir dönemde asgari ücretten az olamayacağını yasal düzenlemeye bağlayalım.
2- Prim güncelleme kat sayısı, aylık bağlama oranı, aylıkların alt sınırını hakkaniyetli ölçüde artıralım.
3- İntibak yasası çıkararak 2000 öncesi, 2000-2008 arası, 2008 sonrası ayrımlarını ortadan kaldıralım.
4- Emeklilerimize ciddi yük oluşturan ilaç katılım paylarını, fiyat farklarını, muayene ücretlerini mutlaka artık ortadan kaldıralım.
5- Emeklinin ortezlerinden, protezlerinde, ayağını kaybetmiş, bu vatan, millet için, evlatları için çalışırken ekmek parası kazanırken ama protezi var. Eskimiş. Takılması gerekiyor. Verdikleri para olması gerekenin 30'da, 20'de biri. Ortezde, protezde en iyisi emekliye hemen ödenmelidir. Aksini asla kabul etmiyoruz.
6- Emeklilere sendikal örgütlenme hakkı tanınmalı. Emekli sendikalarına yıldırma amaçlı kapatma davaları derhal geri çekilmelidir.
7- Emekli bayram ikramiyeleri asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır.
8- Kurumların özel sandıklarından emekli olanlar, banka gibi kuruluşlar, özel bankaların kendi sandıklarından emekli olanların bayram ikramiyeleri eşitlenmeli. İlaç katkı payları düşürülmeli. Onlara da promosyon ödemesi yapılmalıdır.
9- Emekliler için emekli kart çıkarılmalı. Elektrik, doğalgaz, su faturalarında yüzde 25 ile 40 arasında indirim yapılmalıdır.
10- Emeklikte kademe bekleyenlerin, staj ve çıraklık mağdurlarının, emekli askerlerin sorunları çözülmelidir.
11- 65 yaş üstü ulaşım sorunu asla bir daha, hiçbir emeklimizi rencide etmeyecek şekilde, şoför esnafını da düşünerek, onları karşı karşıya bırakmadan, kanun yoluyla, devlet eliyle, şoförün değil devletin cebinden çözülmelidir.
12- Çalışmak zorunda kalan emeklilerden SGK destek primi kesilme uygulaması bitirilmeli.
13- Emeklilerin kredi ve kredi kartı borçları bir sefere mahsus bütün faizleri silinerek, beş yıla bölünmeli. Bu kamburdan emekliler kurtarılmalıdır.
14- Vergide adalet mutlaka sağlanmalı. Herkesten kazancı ölçüsünde vergi almalı. Dolaylı vergiler kademeli olarak sıfırlanmalıdır.
15- Buradan hem hükümete hem de muhalefete çağrımızdır. Gelin bu sorunları hep birlikte çözelim. Bu adımları atalım."

"EMEKLİLERE SÖZ VERİYORUM"

"Emekliler, elinizi kaldırın. Bu eli tutun. Bu eli havada bırakmayın. Emeklimizin elini havada bırakmayın. Biz size el uzatıyoruz. Bu eli havada bırakmayın. CHP olarak geçen seçimlerde emeklilerden en çok oy alan parti olduk. Bunun çok önemli katkısıyla Türkiye'nin birinci partisi olduk. Emeklilere söz veriyorum. Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk genel seçimlerinde CHP'yi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini birinci parti ve iktidar yapacağız. Türkiye ittifakıyla biz bu seçimleri kazanacağız. Türkiye ittifakının içindeki sosyal demokratlar, milliyetçi demokratlar, muhafazakar demokratlar, Kürt demokratlar, Türkiye'nin bütün demokratları önce hükümeti alacağız, sonra size hakkınızı vereceğiz. Buradan ilk seçim vaadimizi açıklıyorum. İlk 100 gün içinde yasal düzenlemeler derhal tamamlanıp en düşük emekli maaşı önce asgari ücrete, iki yıl sonra bırakıldığı yere, 1,5 asgari ücrete çıkarılacaktır. Söz veriyoruz. Buradan Türkiye siyasetindeki herkese söylüyorum. Efendim normalleşme, evet Türkiye'nin ihtiyacı var ama emeklinin ekonomisi normalleşmeden Türkiye normalleşemez. Emekli, Avrupa'daki emekliler gibi rahat etmeden, huzur bulmadan, artık torununa bakmak, çocuğunun kirasını ödemek bir yana, karnını doyuramayacak yere gelen emekli eğer rahat etmezse, onun hayatı normale dönmezse kimse rahat edemez. Ben edemiyorum. Kimseyi de rahat ettirmem söz veriyorum."

"YAKINDA TÜM DERTLERDEN KURTULACAĞIZ"

"Buradan hepinize bir kez daha seslenmek istiyorum. Eğer nereye çağrılırsanız bugün olduğu gibi koşar gelirseniz, bugün olduğu gibi meydanları doldurursanız, bugün olduğu gibi kendinize, ülkenize sahip çıkarsanız bu ülkede kimin canı yanıyorsa onun yanında durursanız emin olun hep birlikte çok yakında tüm dertlerden kurtulacağız. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin emekliler için yapılmış en büyük mitingine gelen, bu meydanı dolduran, hakkını arayan herkese helal olsun, selam olsun. Memleketlerinize gittiğinizde tüm emeklilere bu evladınızdan selam götürün. Onlara deyin ki Ankara'da bir evladımız var. O, biz rahat etmeden rahat etmeyecek. Biz mutlu olmadan o durmayacak. Biz hakkımızı almadan o mücadeleyi bırakmayacak. Onlara deyin ki biz de bu kardeşimizin bu evladımızın onun partisinin yanından ayrılmayalım. Destek verelim. Destek görelim. Güç verelim, güç alalım. Hep birlikte hakkımızı alalım. Hepinizi çok seviyorum. Bu ülkeyi çok seviyorum. Sizler birbirinizi sevin. Onlara sarılın. Siyasi parti görüş ayrımı olmadan hep beraber yıllarca döktüğünüz alın terinin, göz nurunun karşılığını kimselere bırakmayalım. Bundan sonra hakkımızı alana kadar mücadeleye söz mü? Hep beraber miyiz? Hakkımızı alacak mıyız? Ben size güveniyor, inanıyorum. Hep beraber başaracağımız güne kadar yolumuz açık olsun. Hep beraber sağlık, mutluluk diliyorum. Hepinizi çok seviyorum. Sağ olun, var olun."

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.