logo
24 HAZİRAN 2026

Özgür Özel: İliç'teki altın madeni derhal kapatılmalı

CHP Lideri Özgür Özel, Erzincan İliç'te yaşanan maden faciasına ilişkin olarak, "İliç'teki maden derhal kapatılmalıdır" dedi.

15.02.2024 21:00:00 / Güncelleme: 15.02.2024 21:08:13
Haber Merkezi
Özgür Özel: İliç'teki altın madeni derhal kapatılmalı
Özgür Özel: İliç'teki altın madeni derhal kapatılmalı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, aday tanıtım toplantısı için bulunduğu İzmir'de gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Çok sayıda konuya değinen Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Erzincan'da yaşanan maden faciası ve sorumluları hakkında, "Bir yandan İzmir'deyiz ama aklımız, gözümüz, kulağımız İliç'te. 9 emekçi büyük bir toprak yığının altında kaldılar. Kurtarılmalarını ümit ediyoruz ama geçen saatler ümitleri tüketiyor. 2 genel başkan yardımcımız ve 4 milletvekilimizle bölgedeyiz. Arkadaşlarımız oradan hem an be an gelişmeleri bizlere bildiriyorlar, hem de ön raporlarını hazırladılar. Ön raporları korkunç ihmallere işaret ediyor. Önümüzdeki günlerde genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz tarafından bu rapor açıklanacak ancak ben hikayenin tamamını dinlediğimde, Soma'da göstere göstere gelen bir facia ve faciadan sonra ailelerin hayatını kaybedenlerden dinledikleri ve aktardığı hikayelere benzen hikayeler var. Özellikle bir gün bu yığın bizim başımıza dert olacak, bu kadar yüksek yığın en sonunda hepimizi alacak ve götürecek ifadeleri var. 9 hayatından endişe ettiğimiz emekçiden 8'i ortaya çıkan bir büyük çatlağı incelemek üzere oraya gitmişler. Yani bir çatlak oluşmuş ve oradaki şevin kaymasına anlar kala oraya gidiyorlar, hayatlarını hiçe sayarak veya birilerinin talimatı ile hayatları yok sayılarak bir araştırma yapıyorlar. 9'ncu isim de bildiğiniz gibi aracın içinde. Ümit ederiz onlar için yaşam alanını oluşturabilecek şekilde konteynerin içindelerdir veya bir aracın içindelerdir. O çok büyük yığınların en altında değil de kolay kurtarılabilecek bir yerdedir. Validen düzenli bilgi alıyoruz. Bakanların açılamalarını dikkatle takip ediyoruz" dedi.

"İLKEL BİR YÖNTEMLE ALTIN ARANIYOR"

"Arkadaşlarımız arama ve kurtarmada gerek dronelarınkullanıldığını, gerek arama kurtarmanın olduğunu ancak her geçen saat artan endişeyi bertaraf edebilecek hızlı bir arama ve kurtarma çalışmasına tanıklık etmediklerini rapor etmişlerdir" diyen Özel, "Bunu yakından izliyoruz. Bu konuda kamuoyunun daha hızlı, şeffaf ve sık bilgilendirilmeye ihtiyacı olduğunu ifade etmek durumundayım. Ama esas sorun, yıllardır orada bir direniş var. Niye var? Bir açık maden ocağı var. Orası mekanik yöntemlerle, koca kayalar kum haline getiriliyor. Üstüne siyanür damlatılarak altın arındırılıyor oradan. İlkel, terk edilmiş, terk edilmesi gereken ve Afrika halklarının hayatlarını hiçe sayan bir yöntem ile burada altın madeni işletiliyor. Açık altın madeni aramasına Avrupa Birliği'nin koyduğu sınırlamalar, yasaklar ortadayken bu yapılan iş, burada hayatı hiçe saymaktır. 9 can, hepimiz endişe ile takip ediyoruz ama kaybedersek çok önemli 9 canımızı kaybedeceğiz. Ama özellikle oradaki siyanürün yer altı sularına kavuşması, nehre ulaşması, yağan yağmur ile toprak tarafından emilerek yer altı suları kaynağı ile nehirlere ulaşması büyük bir çevre felaketini ve büyük bir sağlık riskini ortaya çıkarıyor. Bu konuda Türk Tabipleri Birliği'nin deneyimlerini dışlayan bir anlayış var. Türk Tabipleri Birliği'nin mutlaka heyetlerine izin verilmelidir. Meslek odalarının bundan önce yaptıkları uyarılar haklı çıktı diye şimdi meslek odalarını dışarıda tutmak değil TMMOB'a bağlı meslek odalarının bölgede araştırma yapmalarını ve katkı sağlamalarının önü açılması gerekmektedir. Ayrıca çok tali görülmekle birlikte bir tutumu ortaya koymak açısından bu madenin kapasite artış raporunun altında Murat Kurum'un imzası vardır. Şimdi bu artışı, 'Biz sadece çevre değerlendirmesine imza attık' diyor. Sen 3 kat, 4 kat kapasite artışı çevreye zarar vermez diye imza atmışsın, bugün ortadadır. Ayrıca 2022 yılında bu madendeki sızıntıyı hep birlikte endişe ile takip etmiştik. Ne oldu? 3 ay maden durduruldu. Ne oldu, 116,2 milyon lira ceza kesildi. Sonra faaliyete başladı. Peki bundan sonra ne oldu? Birkaç ay sonra Meclis'e getirilen kanun ile 16 milyon lira ceza kesilen bu şirketin 222 milyon lira vergi borcu affedildi. Bir yandan 16 milyon ceza kesip bir yandan bu cezanın 12,13 katı bir vergi borcunu affetmek… Şirketi cezalandırmak değil ödüllendirme yoluna gitmiştir bu iktidar. Bu ön rapordan, arkadaşlarımızın aktardığı ve spekülatif olmayan, tamamen bilgi ve Meclis kayıtlarına dayanan, kurum kayıtlarına dayalı bilgilerdir. Bunun dışında çok fazla şüphe ve endişe yaratacak bir takım ilişki ağlarının da üzerinde çalışıyoruz. Bu konularda somut bilgiler oldukça arkadaşlarımız bizlerle, biz de sizlerle paylaşmaya çalışacağız" ifadelerini kullandı. Özel, kazanın olduğu maden şirketinin yerli ortağının "Operasyonelsorumluluğumuz yok" açıklaması hakkındaki soruyu şöyle yanıtladı:

"YERLİ ORTAK DA SORUMLU"

"Şimdi yüzde 80 yabancı bir şirketin, yüzde 20 kendilerinin hissesi var. Siz oraya finansal bir yatırım yapıyorsanız, oradan altın çıksın diye yatırım yapıyorsunuz. Herhalde yumurta imalatı için yatırım yapmıyorsunuz. Siz altın çıkaracak şirkete yatırım desteği verip, edilen kardan payınızı alıyorsanız orada yapılan her şeyden müştereken sorumlusunuz. Hukuk bunu söyler, akıl bunu söyler, vicdan bunu söyler. Şimdi kendilerini bu işten sıyırmaya çalışmaları, bugüne kadar kamu yönetimi, iktidar ile olan yakın ilişkileri ile olmaması gereken bir yöntem ile oradan altın çıkarılmasına seyirci kalıp, daha doğrusu teşvik ve kaynak sağlayıp, milletin sağlığı ve canı pahasına orayı sömürenler sorumluluktan kurtulamazlar."

"AYNISINI SOMA'DA DA YAŞADIK"

Özel, "Birincisi 'İliç'teki madene ne öneriyorsunuz' derseniz, derhal kapatılmasını öneriyoruz. Bu madenlerin bu yöntemle denetlenmesi hasarın uzun zamana, felaketin bir güne ertelenmesidir. Aynısını Soma'da da yaşadık. Bugün İliç'te de yaşadık. Yıllardır çevre mücadelesi verenlere terörist muamelesi yapanlar, çevre aktivistlerinin her fırsatta jandarma aracının içine atıp, gözaltına alıp, yıldırma gözaltılarıyapanlar, bunun talimatını verenler bu facianın sorumlusudur. O maden derhal kapatılmalıdır. İzmir'deki büyük çevre mücadelesini biliyoruz, ilk günden beri o direşin arkasındayız. Bu konuda aslında mayıs ayında istenen sonuç alınsaydı, şimdi bu sıkıntıların tamamının üzerine giden bir yönetim anlayışı ile karşı karşıya olacaktık. Ancak yüzde 48,5'e yüzde 51,5 ile rant, talan kazandı, çevrecileri düşman görenler kazandı. Çevreyi rant uğruna birilerine peşkeş çekenler kazandı. Biz, ana muhalefet sorumluluğu ile mücadele edeceğiz. Ama vatandaşımıza da şunu söylüyoruz. Sandığa gidip oy kullanırken, bu yaşananları düşünüp öyle oy kullanmaları gerekir. Bu felaketlere yol açanlara siyaseten yolunu kesmek seçmenden başka kimsenin gücünde, iradesinde değildir. Biz söyleyerek, basın açıklamaları ile Meclis mücadeleleri ile ve orada yapılan direnişlere gerek düşünsel, gerek fiili destek oluruz. Ama bunları durdurmak milletin elinde. Bu anlayışa 'Dur' demedikten sonra, sandıkta uzaklaştırmadıktan sonra bunlar yaşanmaya devam edecek."

"İZMİR SEÇMENİNİN BEKLENTİSİ YÜKSEKTİR"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in neden tekrar aday gösterilmediği sorusunu da yanıtlayan Özel, "Tunç Başkanımızı seviyoruz. Objektif kriterler uyguladık. İzmir'de CHP belediyeciliği bütün engellemelere rağmen çok çok önemli işler yapmıştır. Ancak İzmir seçmenin haklı olarak, beklentileri yüksek. Notu da kıttır. İzmir seçmeni, biz bunu sayın başkan ile de konuştuk, İzmir'de çok daha yüksek beklentilere sahip. Biz İzmir genelinde, belki ülkenin başka coğrafyalarında bu yaptığı işler ile yüksek beğeni oranları yakalayabilecek belediye başkanlarımızdan, İzmirlilerin bir yenileşme, gençleşme, bir dinamizm ve yaptığımız bütün profil araştırmalarında İzmir'in birçok ilçesinde İzmir'e kadın eli değmesinin, Cumhuriyet kadınlarının elinin değmesi yönünde bir talep vardı. O yüzdendir ki 9 kadın listede. Bu bir kadın devrimidir. O yüzden 12 tane 40 yaş altı genç listelerde. Bugün buradan İzmir ve Türkiye'nin geleceğini yönetecek çok önemli isimlere görev verdik. Önceki dönem belediye başkanlarımızın her bir tanesinin emeği başımızın tacıdır. Başka görevler yapacaklar. Partimize katkılar sağlayacaklar ama bugünkü bu kadro yarın İzmir'de CHP belediyeciliği anlamında bir devrimi gerçekleştirmeye aday. Birbiri ile son derece uyumlu, ortak gelecek stratejimize son derece yatkın ve onu sahiplenmiş bir ekibimiz var. İzmir, CHP'nin seçimlerden sonra bambaşka bir dinamizmle muhteşem bir belediyecilik hizmeti verdiğini görecek. İzmir ve sokak adayları sevdi. 1 Nisan'dan sonra oy veren ve vermeyen herkes bu listeye memnuniyetini ifade edecek" dedi.

"PARTİ VE KENT İÇİN ÇALIŞMAK…"

Özel, aday gösterilmeyen belediye başkanları ile gelecekte görüşüp görüşmeyeceği hakkındaki soruya, "Zaten hepsi ile adaylık sürecinde randevu isteyen herkesle görüştük. Hiç görüşmediğimiz ile 2 kez görüştük. Hatta bazı arkadaşlarımıza görevler verdik. Bu görevleri kabul eden arkadaşlarımız var, 'Biraz düşünmek istiyorum' diyen arkadaşlarımız var. Bundan sonraki süreçte arkadaşlarımızın birikim ve deneyimlerinden istifade edeceğiz. Partililik şunu gerektirir. Bir yere aday olursunuz, 40 aday var. Bir kişi seçiyorsunuz. Çeşitli kriterlerle, profil anketine bakıyorsunuz, uygun profildeki olanları aday anketine sokuyorsunuz, anket sonuçlarına göre sahadan 46 milletvekilimiz rapor ulaştırdı bize. Raporlara bakıyorsunuz, ilin, ilçenin raporlarına bakıyor ve karar veriyorsunuz. 40 kişiden bir kişi. Geriye kalan 39 kişi 'Ben seçilmedim' diye küser ve çalışmazsa, burası parti olmaz. Bugün Türkiye'de istifa eden 3-4 kişi konuşuluyor. Gazete manşetlerinde, eteklerinde, iç sayfalarında onlar yer buluyor. Esas bu partinin 3 bin 600 tane aday olup adaylaşmayankahramanları var. Ertesi sabah bana adayımız diyor ki, 08.00'de telefonum çaldı. Yorgundum, yeni uyanıyordum. Bana aday adayımız, 'Hadi başkan, emrindeyiz, çalışalım' dedi. İşte particilik bu. Particilik aday olmayınca küsmek, kaçmak, başka yere gitmek, partiye düne kadar rakip gördüğün partilere, gelseler İzmir'in iliğini, kemiğini sömürecek olan partilere katkı sağlamak değildir. Particilik aday olduğun güne kadar iddianı korumak, adaylaşamadığınnoktada ya da görevde olmadığın noktadan itibaren parti ve kent için çalışmaktır. Ben esas önümüzdeki günlerde de göreceksiniz bunu, bu partinin isyan edip de itiraz edip de başka partilere gidip de istifa edip de adından söz ettiren 4 kişisini değil hiç bunlara tenezzül ve tevessül etmeyip, can ve baş ile partisi ve kenti için çalışan kahramanları tebrik ediyorum. Esas manşet olması gerekenler, haber olması gerekenler, son dakika verilmesi gerekenler bu kahramanlardır" yanıtını verdi.

BAŞKAN ADAYLARI NEDEN DEĞİŞTİ?

Özel, İzmir'de Karaburun ve Çiğli Belediye Başkan Adaylarının neden değiştiği sorusuna, "Yaptığımız saha çalışmaları, anket sonuçlarını arkadaşlarla da paylaştık. Bazen seçmen ses verir, sesini duymanız gerekir. Değişimi yaptığımız arkadaşlardan bir tanesi Uygar ile dün konuştuk, birlikte yol yürümeye, çalışmaya ve siyaset yapmaya karar verdik. Bir diğer arkadaşımızla akşam saatlerinde görüştük. O da birkaç gün düşündükten sonra bize nasıl katkı sağlayabileceğini söyleyecek. Hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Partilerde değişim olur. CHP'de bir değişim olacaksa bugün ortalama belediye başkanı yaşı 45 ise benden bile 4 yaş genç ise böyle bir devrim İzmir'e yakışırdı. 9 kadın aday düşünün, bütün Türkiye'ye bakın kadın aday oranına, İzmir'deki 30'da 9'luk oran bir kadın devrimidir. İzmir bugüne kadar Cumhuriyet tarihi boyunca 6 kadın belediye başkanına sahip oldu. 1 Nisan'da 9 kadın belediye başkanımız olacak. Bu devrimi İzmirli kadınlarına, Atatürk'ün kızlarına, kadınlarına, Atatürk'ün gençlerine emanet ediyorum" yanıtını verdi.

Özel, "CHP adaylarını tanıtmıştır, bundan sonra değişim AKP'li belediye başkanları ile yeni adaylarımızın devir teslim töreninde yapacağı değişimdir. Bir başka değişim yok" dedi.

Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.