logo
24 HAZİRAN 2026

Özgür Özel: Milletvekili grubunda yüzde 55'e 45 biz öndeyiz

"Ben bir rakam vermeyeceğim ama beklenenin çok üzerinde imza alacağımız ve tahminlerin üzerinde çok bir destek alacağımızı görüyoruz. Kurultayı kazanacağız. İlla merak ediyorlarsa söyleyeyim milletvekili grubunda yüzde 55'e 45 biz öndeyiz, öyle görünüyor. Çoğunluk milletvekili grubunda değişimden yana"

19.10.2023 17:09:00 / Güncelleme: 19.10.2023 17:21:07
Haber Merkezi
Özgür Özel: Milletvekili grubunda yüzde 55'e 45 biz öndeyiz
Özgür Özel: Milletvekili grubunda yüzde 55'e 45 biz öndeyiz
CHP Genel Başkanlığına adaylığını açılayan Özgür Özel, 4-5 Kasım'da yapılacak 38. Olağan Kurultay'a ilişkin, "Ben bir rakam vermeyeceğim ama beklenenin çok üzerinde imza alacağımız ve tahminlerin üzerinde çok bir destek alacağımızı görüyoruz. Kurultayı kazanacağız." dedi.

Özel, bir otelde basın mensuplarıyla yaptığı kahvaltılı toplantıda, İsrail'in Gazze'de bir hastaneye düzenlediği saldırıyı kınadıklarını söyledi.

Üç günlük yas ilanını ve TBMM'de yayımlanan ortak bildiriyi doğru bulduklarını bildiren Özel, "17 Ekim gecesine gelene kadar çatışmaları başlatanın Hamas terörü ve hedef gözetmeksizin sivillere yönelik roketli saldırılar olduğunu, hem Hamas'ın terörünü, ancak buna karşı da sivil ölümlerine sebebiyet veren İsrail'in devlet terörünü de birlikte kınıyoruz. Sivillerin ölümlerine hem Türkiye'den hem dünyadan yeterince ses çıkmadığını ve uluslararası örgütlerin bu konuda gerekli reaksiyonu, gerekli sertlikte göstermediğini değerlendiriyoruz." diye konuştu.

Filistin meselesinde Türkiye solunun ve CHP'nin tarihsel bir net tutumu olduğunu aktaran Özel, Filistin sorununda ne zaman bir arabulucuya ihtiyaç duyulsa ilk akla Türkiye'nin geldiğini ifade etti.

Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sorunun çözümü için Mısır'ı adres gösterdiğini bunun da Türkiye'nin mevzi kaybettiğini açıkça ortaya koyduğunu savunan Özel, "100. yılını bu sene kutlamış bir siyasi parti olarak, Avrupa'da ve dünyadaki siyasi akrabalarımıza bu sorunun çözümünde daha aktif rol oynama çağrısında bulunuyoruz. Bundan sonra ne Filistin'den ne İsrail'in ne dünyanın herhangi bir yerinden bebeklerin, sivillerin, hastaların öldüğü ya da hastanelere saldırıldığı görüntülerin tekrarlanmamasını diliyoruz." dedi.

Özel, cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinin ardından büyük bir travma yaşadıklarına dikkati çekerek, seçim sonuçlarına ilişkin parti yönetiminde bir özeleştiri yapılmadığını ve seçim sonuçlarının bir kayıp olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Bunun üzerine haziran ayında gerçek bir değişim ve dönüşüm isteyenler olarak yola çıktıklarını hatırlatan Özel, CHP'nin 4-5 Kasım'da, Cumhuriyet'in 100. yılında partiyi kimin yöneteceğine karar vereceğini bildirdi.

15 Eylül günü tutum belgesini ve adaylığını açıkladıktan sonra, ilk olarak İzmir'de il kongresine katıldıklarını hatırlatan Özel, kongrede yaşananların parti kamuoyunda inanılmaz bir tepkiye neden olduğunu söyledi.

"'İmza toplayabilecek mi' diyenler şimdi 'Özgür Özel favori' diyor"

Özel, salonun dışında "değişim" sesleri yükselirken, salon içinde başka bir hava estirilmeye çalışıldığını belirterek, şunları kaydetti:

"Sözlerimizin sloganla kesilmeye çalışıldığı ve ne diyeceğimizin duyulmasından biraz endişe edilen bir hava vardı. Ama o kongre bir nazar boncuğu gibi orada kaldı çünkü orada yaşananlar parti kamuoyundan öyle bir tepki topladı ki Türkiye'de bırakın bir daha böyle bir şeye yeltenmeyi herkes İzmir Kongresi'ni telafi etmeye çalışır bir sahiplenme içindeydi. Ardından Konya, Karaman, Mersin, Diyarbakır'da, Adana'da ve diğer illerde değişim konusunda hem tribünlerin hem il delegelerinin inanılmaz desteklerini gördük. Neredeyse ayakta alkışlanarak uğurlanmadığımız hiçbir salon olmadı. Büyük bir rüzgara dönüştü bu. İlk yola çıktığımızda bugünlere geleceğimizi ve böyle bir havayı bu kadar erken yakalayacağımızı herhalde biz de tahmin etmiyorduk."

Bu destekten oldukça memnun olduklarını dile getiren Özel, bundan 2 ay önce adaylıkları söz konusu olduğunda "İmza toplayabilecekler mi" diyenlerin gelinen noktada "Özgür Özel'i favori" olarak nitelendirdiklerini söyledi.

Değişimi artık tüm örgütün kabullendiğini ifade eden Özgür Özel, kurultay sürecini hiçbir zaman bir gerginlik ve bir kavga ortamında sürdürmediklerini, bundan sonra da sürdürmeyeceklerini vurguladı. Özel, şöyle konuştu:

"Bu parti 6 Kasım günü bize lazım. Bu partideki herkes lazım. Bu partide 6 Kasım günü kaybedeceğimiz bir kişi yok. 6 Kasım gününe geldiğimizde bizim bu partiyi ayağa kaldırmak, bu örgütü motive etmek ve önümüzdeki yerel seçimleri kazanmak gibi bir hedefimiz var. CHP örgütünü merkeze alan, değişimi merkeze alan, bundan sonra CHP'yi siyaset yapış biçimiyle, kadrolarıyla ve liderleriyle gerçekten 'Parti değişti, bu ekip başaracak' dedirtecek bir ekiple 6 Kasım'da Türkiye'nin huzurunda olmayı düşünüyoruz.

Bir siyasi partinin orman gibi olması lazım. Yeni fidelerin, genç ağaçların ama elbette ki tecrübeli çınarların da olması lazım. Topyekun, yepyeni ağaçların olduğu yere orman demiyoruz, oraya fidanlık diyoruz. Ama bu süreçte hem genel merkezde, hem burada geçmiş dönemde görev almış arkadaşlarımızın varlığı kesin arada bir fark var, genel merkezdeki arkadaşlarımız hep 'Genel başkanımız devam edecek, biz de devam edeceğiz' diyorlar, bizim taraftaki arkadaşlarımız ise 'Değişim bizden başlamalı, biz bundan sonra destek veririz, ancak yönetim kadrosunda olmayız' diyorlar. O yüzden değişimin ekibinde geçmişte görev almış arkadaşların bize destek verdiğini, oy verdiğini göreceksiniz ancak kendileri, kendi talepleriyle yönetim kadrolarında yer almayacaklar."

"PM sayısının 100 kişiden oluşmasını istiyoruz"

Özgür Özel açıklamalarının ardından soruları yanıtladı. Bir soru üzerine CHP Parti Meclisi'nin (PM) örgütü temsil etmesi gerektiğini aktaran Özel, coğrafi ve mesleki dağılıma önem verdiklerini söyledi. Özel, "PM sayısının 100'den oluşmasını her ilin bir üyeyle temsil edilmesini istiyoruz." dedi.

"6 Kasım'da kimin genel başkan olacağına delegeler karar verir, kazanılmış hava yaratılması delegelere saygısızlıktır." diyen Özel, değişimciler olarak genel merkezden farklı olarak "güçlü genel sekreterlik" istediklerini de bildirdi.

Kazanmaları durumunda oluşturacakları MYK'nin adeta bir gölge kabine olacağını vurgulayan Özel, "Bizim muhalefet alanında boş bıraktığımız bir alan görmeyeceksiniz. Her alanın karşısında o alanda yetkin bir isim göreceksiniz." diye konuştu.

Özel, büyükşehir belediye başkanlarıyla ilgili olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından Mansur Yavaş'ın, Ekrem İmamoğlu'nun Özlem Çerçioğlu'nun isimlerinin açıklandığını ve bu adaylara itiraz edecek durumda olmadıklarını söyledi.

Belediye başkanlarının hangi yöntemle belirleneceğinin PM'nin yetkisinde olduğunu hatırlatan Özel, "Kriterimiz vatandaş memnuniyetidir. Vatandaşlarımızın memnuniyetinin anketlerle ölçüldüğü tüm belediye başkanlarımızı yeniden aday göstereceğiz. Seçildiği günden daha fazla beğeniliyor olması en temel kriterdir. Vatandaşın seçildiği günden daha az destek verdiği, başarısız bulduğu bir belediye başkanı, değişimin en ileri neferi olsa yeniden görevlendirilmeyecek." diye konuştu.

"İYİ Parti ile yeniden masaya oturur musunuz?"

Özel, "Siz kazanırsanız, İYİ Parti ile yeniden masaya oturur musunuz?" sorusunu yanıtlarken, "CHP'nin ittifak kapasitesinde bir aşınma olduğunu kabul etmemiz gerekir." ifadesini kullandı.

Zafer Partisi ile yapılan "gizli protokol"ü ve CHP kontenjanından verilen milletvekillerini hatırlatan Özel, şöyle konuştu:

"Daha önceki ittifak ortaklarıyla yeniden bir ittifak yapma konusunda bir aşınma var. İkincisi kendiliğinden oluşan bir toplumsal ittifakın oluşmasıyla ilgili yaşanılan bir güven sorunu var. Yeni genel başkan ve yönetimin değişmesi, müzakereleri yürütecek ekibin değişmesi ittifak için yeni bir alan açar, bir beyaz sayfa açar. Yeniden bir müzakere imkanı yaratır, biz bu imkanı sonuna kadar zorlayacağız. Biz CHP'nin yeniden geçmiş ittifak ortaklarıyla müzakere edebileceği bir süreci başlatabileceğimize inanıyoruz. Toplumsal ittifakın yeniden bir güven kazanımıyla olacağını biliyoruz. Bir değişimin heyecan yaratacağını düşünüyoruz. Diğer yandan ama ittifak ortaklarımız CHP'de değişim oldu diye bizle ittifak yapmaya mecbur değil."

Özel, değişimin büyük bir olanak sağlayacağını dile getirerek, "Çünkü CHP'de bir lider ve kadro değişimi olursa CHP istediği heyecanı yeniden yaşayacak. CHP'de tarih boyunca değişimler heyecan yaratmıştır, ittifaksız kazanma potansiyelinin ancak değişimle mümkün olduğu açık. Biz değişim gerçekleştikten sonra 6 Kasım gününden sonra tüm ittifak olanaklarını zorlamaya hazırız, ittifak yapamadığımız yerlerde ittifaksız ama çok iddialı bir kampanya yürütmeye de hazırız." diye konuştu.

Milletvekillerinden genel başkan için imza toplandığı iddiası

Milletvekillerinden genel başkan için imza toplandığı ve 91 milletvekilinin imza verdiği belirtilerek, "Siz şu anda kaç delegenin desteğiyle aday gösterilmeyi bekliyorsunuz?" sorusunu Özel, "Milletvekili grubumuzdan imza toplanması parti geleneklerimizde var. Tüm Türkiye'den toplandıktan sonra genel başkanın özel kalemine bir imza föyü konulur, isteyen gider orada imza atar." diye yanıtladı.

Özel, ancak Genel Kurulda imza toplanması diye bir gelenekleri bulunmadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"CHP'nin bir iç rekabetin Genel Kurul salonuna taşınması kadar üslupsuz, rencide edecek, hepimizi rahatsız edecek bir durum olamaz. Orada görev alan arkadaşlarımızın hırslarına yenik düşmesine veriyoruz bunu. Aslında böyle bir şeye asla tenezzül edileceğini düşünmezsiniz ama beklenmedik şeyler oluyor onlar açısından. Bir milletvekili düşünün önüne 'Genel başkanımız genel başkan olsun mu' diye bir şey konuluyor, hangimize sorsalar 'olsun' deriz. 91 imza, imza vermeyen 39 ismi gördünüz dikkatle bakın ben imza vermiş görünüyorum. Sezgin Tanrıkulu vermiş görünüyor. Sezgin Tanrıkulu 'Ben imza vermedim, benden kimse istemedi' diye beni aradı. Üstüne düşsek kim bilir neler çıkacak. Şöyle bir şey yapılmaya çalışıyor, 'Sahada, illerde kötü ama milletvekili grubunda 40'a 90 öndeyiz.' İlla merak ediyorlarsa söyleyeyim milletvekili grubunda yüzde 55'e 45 biz öndeyiz, öyle görünüyor. Çoğunluk milletvekili grubunda değişimden yana. İnanın bunu Meclisteki kavaslara sorsanız biliyor. Bu sağır sultanın bildiği bir şey, değişim bir adım önde grupta. Ama biz bugüne kadar milletvekili grubunu kesinlikle bu işin dışında tutuyoruz."

İmza verilmesi olayına Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun kızdığının ve üzüldüğünün söylendiğini aktaran Özel, "Ben de olsam üzülürüm. Bu Genel Başkan'a da iyilik değildir. Görüntü şunu gösteriyor, Genel Başkan'ın ekibinde bir kurmay aklı kalmadığını gösteriyor." dedi.

Seçimi kazanıp kazanamayacağı yönündeki bir soruya da Özel, "Ben bir rakam vermeyeceğim ama beklenenin çok üzerinde imza alacağımız ve tahminlerin üzerinde çok bir destek alacağımızı görüyoruz. Kurultayı kazanacağız. Kaybedenin olmadığı, kimsenin rencide edilmediği, dostluk ve barış ortamında bir kurultay geçmesi için de üzerimize düşen her şeyi yapacağız." yanıtını verdi.

"Muharrem İnce gibi başka isimler partiye dönmek isterse nasıl bir yol haritası çizersiniz?" sorusunu Özel, "Cumhuriyet'in ve partinin 100. yılında, partinin kapılarını açmak, bir geri dönüş isteyen herkesi kabul etmek kötü bir fikir değil. Bu dönüşler PM'nin yetkisindedir, önceden genel başkan söz vermesi doğru değildir." şeklinde yanıtladı.

Özel, "Siz 2028'e kadar Ekrem İmamoğlu'nun emanetçisi misiniz?" sorusu üzerine de "2028'e kadar dediğiniz cumhurbaşkanlığı seçimi. Benim 2028'de CHP'nin genel başkanı olarak en doğru adayı, toplumda en karşılığı olan adayı adaylaştırmaktan başka bir hedefim ve görevim olamaz. Biz hepimiz Gazi Mustafa Kemal'in emanetçisiyiz. Bunun dışında 2028 tarihindeki cumhurbaşkanı adayı için seçimi kim kazanacaksa o aday olur, bu kadar nettir." diye konuştu.



Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.