logo
07 MAYIS 2026

Parasını ödedikleri tapuları 23 yıldır alamıyorlar

Sakarya'nın Karasu ilçesinde bulunan Halk Pazarı'nda 20 yılı aşkın süredir tezgah işleten bir grup esnaf, paralarını ödemelerine rağmen tapularını alamadıklarını iddia ederek çözüm çağrısında bulundu. Karasu-Kocaali Pazarcılar Derneği Başkanı Halit Yavuzyiğit, 17 esnafın yaklaşık 23 yıldır mülkiyet mağduriyeti yaşadığını belirtti

28.04.2026 12:46:00
İHA
Parasını ödedikleri tapuları 23 yıldır alamıyorlar
Parasını ödedikleri tapuları 23 yıldır alamıyorlar
Karasu Halk Pazarı'nın mevcut yerine taşınmasının ardından, tezgah alanları dönemin belediyesi tarafından esnafa satılmıştı. Ancak aradan geçen süreçte tapu üzerindeki icralar ve bürokratik engeller sebebiyle 17 esnaf tapusuna kavuşamadı.






Tapular üzerindeki icranın kalktığını öğrenen ancak belediyeden gerekli belgeleri alamadıklarını iddia eden esnaf, belirsizliğin giderilmesini istiyor.






"23 yıldır bu mağduriyeti yaşıyoruz"

Konuyla ilgili açıklama yapan Karasu-Kocaali Pazarcılar Dernek Başkanı Halit Yavuzyiğit, mağduriyetin kronikleştiğini belirterek, "Karasu Halk Pazarı'nda tezgah sahibi 17 esnafımız tapularını alamıyor. Yaklaşık 23 yıldır bu mağduriyeti yaşıyorlar. Tapu verilen ilk yıl esnafın maddi durumu iyi değildi alamadılar. Sonra icra geldi, yine alamadılar. İcra kalktığında da duyamayanlar yine alamadı. İcranın tekrar kalktığını öğrendik. Fakat Karasu Belediyesinden şu an net bir açıklama alamıyoruz. Borcu olanların olduğunu söylediler. Belediyede kimin ne kadar borcu olduğu bellidir. Esnaf, borcumuzu söylesinler, ödeyelim, tapularımızı alalım diyorlar" dedi.






"Belediye gereken kağıdı vermiyor"

Pazarda 20 yıldır esnaflık yapan Cüneyt Kopsalı, muhatap bulamadıklarını ifade ederek, "Yaklaşık 20 yıldır Karasu Halk Pazarı'ndayız ama 20 yıldır tapumuzu üzerimize alamıyoruz. İcra vardı, kalktı. Tapu, belediyeden kağıt verilmesi gerektiğini söylüyor. Belediye gereken kağıdı vermiyor. Kiminle muhatap olacağımızı bilmiyoruz" diye konuştu.








23 yıldır aynı pazarda olduğunu belirten esnaf Yusuf Şentürk ise paralarını ödedikleri halde tapularını alamadıklarını ve mağdur edildiklerini dile getirdi.













Edirne'de oteller doldu, ziyaretçiler çadır ve karavanlara yöneldi

Edirne'de her yıl binlerce kişiyi buluşturan Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri, bu yıl da yoğun katılımla gerçekleşti. Türkiye'nin dört bir yanından kente gelen ziyaretçiler, otellerde yer bulamayınca çadır, karavan ve araçlarında konaklamayı tercih etti

06.05.2026 13:33:00
İhlas Haber Ajansı
Edirne'de oteller doldu, ziyaretçiler çadır ve karavanlara yöneldi
Edirne'de oteller doldu, ziyaretçiler çadır ve karavanlara yöneldi
Edirne'de her yıl binlerce kişiyi buluşturan Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri, bu yıl da yoğun katılımla gerçekleşti. Türkiye'nin dört bir yanından kente gelen ziyaretçiler, otellerde yer bulamayınca çadır, karavan ve araçlarında konaklamayı tercih etti






Şenlikler için Edirne'ye gelen çok sayıda vatandaş, kent genelindeki otellerde doluluk yaşanması ve bazı konaklama fiyatlarının yükselmesi nedeniyle alternatif çözümlere yöneldi. Özellikle Sarayiçi ve Tunca Nehri çevresinde kurulan çadırlar ile park halindeki karavanlar yoğunluk oluşturdu.






Bazı ziyaretçiler hazırlıksız geldiklerini ve gece hava sıcaklığının düşmesiyle zorlandıklarını belirtirken, bazı vatandaşlar ise otel yerine daha ekonomik olduğu için araçlarında, kamp çadırlarında ya da karavanlarda kaldıklarını ifade etti.






Tunca Nehri kıyısında onlarca karavanın oluşturduğu yoğunluk dikkat çekerken, renkli görüntülere sahne olan şenliklerde yaşanan konaklama sorunu da öne çıktı.






Kakava ve Hıdırellez coşkusu kent genelinde sürerken, Edirne bir yandan bahar şenliğine ev sahipliği yaparken diğer yandan artan ziyaretçi sayısıyla konaklama kapasitesinde yoğunluk yaşadı.






Vatandaşlar, şenlikler için mutlu fakat konaklama konusunda üzgün olduklarını belirttiler.






Bülent Gezer'in cansız bedeni 4 ay sonra bulundu

31 Aralık 2025 günü meydana gelen çığ felaketinde kaybolan Bülent Gezer, aradan geçen 4 ayın ardından ekipler tarafından bulundu

05.05.2026 14:44:00
İhlas Haber Ajansı
Bülent Gezer'in cansız bedeni 4 ay sonra bulundu
Bülent Gezer'in cansız bedeni 4 ay sonra bulundu
Artvin'in Ardanuç ilçesinde 31 Aralık 2025 günü meydana gelen çığ felaketinde kaybolan Bülent Gezer, aradan geçen 4 ayın ardından ekipler tarafından çığ altından çıkarıldı.






Ardanuç ilçesine bağlı Zekeriya köyünde yürütülen arama kurtarma çalışmalarında yeri tespit edilen Gezer'in cansız bedeni, ekiplerin yoğun çalışması sonucu bulunduğu noktadan çıkarıldı. Zorlu arazi ve hava şartlarına rağmen sürdürülen çalışmalarda, çığ kütlesi altında kalan Gezer'e ulaşılmasının ardından dikkatli şekilde çıkarma işlemi gerçekleştirildi. Ekiplerin koordinasyonuyla bölgeden çıkarılan Bülent Gezer'in cenazesi, otopsi için Artvin Adli Tıp Kurumu'na sevk edildi.








31 Aralık 2025 günü Zekeriya köyünde meydana gelen çığda, sürülerini yayladan köye indirmeye çalışan 6 çoban ve yaklaşık bin 200 küçükbaş hayvan çığa yakalandı. Çobanlardan 3'ü kendi imkânlarıyla kurtulurken, Suat Temel ile Kerimullah Azizullah'ın cansız bedenlerine ulaşıldı. Bülent Gezer ise kaybolmuştu. Olayın ardından başlatılan arama çalışmaları, bölgede artan çığ riski ve olumsuz hava şartları nedeniyle 3 Ocak 2026 tarihinde durduruldu. AFAD ekiplerinin bölgede sürdürdüğü ölçüm ve risk analizleri sonucunda çığ tehlikesinin azalmasıyla birlikte arama faaliyetlerine geçtiğimiz hafta sonu yeniden başlamıştı.

Eşrefoğlu Rumi vefatının 557. yılında yad edildi

İznikli mutasavvıf Eşrefoğlu Abdullah Rumi İznik'teki kabri başında yad edildi

03.05.2026 15:58:00
İhlas Haber Ajansı
Eşrefoğlu Rumi vefatının 557. yılında yad edildi
Eşrefoğlu Rumi vefatının 557. yılında yad edildi
İznikli mutasavvıf Eşrefoğlu Abdullah Rumi İznik'teki kabri başında yad edildi






Program, Eşrefzade Camii bahçesinde sela okunması ve Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Eşrefoğlu Rumi'nin 14'üncü kuşaktan torunu Safiyüddin Erhan "Bazı kişiler, evliyaların kabrinde 'ne buluyorsunuz diye' bizleri tenkit ediyor. Biz büyüklerin kabirlerinde türbelerinde Allah'a halimizi arz ediyoruz. Onlardan feyz alıyoruz. Büyüklerin kılıcı kabre girdikten sonra daha keskin oluyor. Onun için biz Allah'a olan halimizi arz etmek için onun sevgililerini vesile kılıyoruz. Bugün Çin'de yaşayan Kadiriler Türkiye'ye, Bursa'ya, İznik'e gelip Eşrefzade Abdullah Rumi, Abdülkâdir Geylânî'nin izlerini sürüyor, onların türbelerini arıyor" dedi.






Her dönemde insanları ilahi aşka kavuşturan Eşrefoğlu Abdullah Rumi gibi zâtların mevcut olduğuna dikkat çeken Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Ana Bilim Dalı üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara, "Buraya gelen davetliler, 6 asır önce onun beyitleriyle sözleriyle buraya çağrıldılar. Onlar Allah dostları aşkı, yaradanı anlattılar. Onun için burada olanlar özel davete icabet edenlerdir" dedi.






İznik Kaymakamı Arif Karaman konuşmasında etkinliğin önemine dikkat çekerken her yıl geleneksel olarak gerçekleşmesinde emeği geçen İznik Belediyesi'ne teşekkür etti.
İznik Belediye Başkan Vekili Zeliha Peşte gerçekleştirdiği konuşmasında, "2015 yılından bu yana devam eden anma programlarımızda bizleri yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum. Niyet edip buraya gelen herkes, isimlerinin önünde ne unvan olursa olsun buraya gelerek bu güzel ortamın bereketinden nasiplenmek istiyoruz" diye belirtti.
Programda ayrıca İznik Belediyesi tarafından günün anlam ve önemine binaen hazırlanan köfteli çorba katılanlara ikram edildi.






Programa İznik Kaymakamı Arif Karaman, Belediye Başkan Vekili Zeliha Peşte, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara, Eşrefoğlu Rumi'nin 14'üncü kuşaktan torunu Safiyüddin Erhan, belediye başkan yardımcıları, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda misafir katıldı.İHA

3.8 milyar liralık yasadışı bahis ağı çökertildi

Bursa'da yasadışı bahis şebekesine yönelik dev operasyonda 31 şüpheli yakalandı, 22'si tutuklandı

02.05.2026 10:02:00
İhlas Haber Ajansı
3.8 milyar liralık yasadışı bahis ağı çökertildi
3.8 milyar liralık yasadışı bahis ağı çökertildi
Bursa'da yasadışı bahis şebekesine yönelik dev operasyonda 31 şüpheli yakalandı, 22'si tutuklandı






Yaklaşık 3 milyar 812 milyon TL işlem hacmine ulaştığı belirlenen organizasyonun 2 ayrı "bahis ofisi" deşifre edildi.








Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Bursa Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü soruşturmada, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ve banka hareketleri detaylı şekilde incelendi. Yapılan analizlerde, şüphelilerin farklı kişiler adına açılmış çok sayıda banka hesabını kullanarak para transferlerini parçalara böldüğü, bu yöntemle finansal takibi zorlaştırmaya çalıştığı belirlendi. Ayrıca, yasadışı bahis sitelerinin yönetiminin Bursa'daki sözde "ofisler" üzerinden organize edildiği, bu merkezlerde teknik altyapının kurularak site yönetimi, para trafiği ve müşteri ilişkilerinin buradan yürütüldüğü tespit edildi.








Ekiplerin aylar süren teknik ve fiziki takibi sonucunda, şüphelilerin yurt dışı bağlantılı bahis siteleri üzerinden faaliyet gösterdiği, vatandaşları yüksek kazanç vaadiyle sisteme dahil ederek haksız kazanç sağladığı ortaya çıkarıldı. Operasyon öncesinde iletişim trafiği ve para akışı anbean izlenirken, elde edilen deliller doğrultusunda eş zamanlı baskınlar için düğmeye basıldı.








Operasyon kapsamında adreslere düzenlenen baskınlarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, ayrıca 2 ruhsatsız tabanca ve 18 fişeğe de el konuldu.
Gözaltına alınan 31 şüpheli adliyeye sevk edilirken, mahkemece 22 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi, 9 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Yetkililer, yasadışı bahis ve benzeri suç örgütlerine karşı mücadelenin aralıksız sürdürüleceğini vurguladı.

DİSK Taksim Anıtı'na çelenk bıraktı

DİSK üyeleri, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı

01.05.2026 09:35:00
İHA
DİSK Taksim Anıtı'na çelenk bıraktı
DİSK Taksim Anıtı'na çelenk bıraktı
DİSK, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı. Törene DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu'nun yanı sıra sendika üyeleri katıldı.






Törende konuşan DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, "Bugün, işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü. Bugün Türkiye'nin dört bir yanında, meydanlarda ve dünyanın dört bir yanında işçiler, emekçiler ve dünyanın bütün değerlerini ve güzelliklerini üretenler, alanlarda, meydanlarda olacağız. Bugün, 1 Mayıs günü, yılın 1 günü dünyanın tüm değerlerini üreten işçiler, alanlarda, meydanlarda, taleplerini, mücadele hedeflerini, nasıl bir dünyada yaşamak istediğimizi, dünyaya en yüksek sesimizle ifade edeceğiz ve mücadele kararlığımızı emeğin Türkiye'sini ve emeğin dünyasını kurma kararımızı, coşkumuzu bir kez daha ifade edeceğiz. Dünyanın gözü kulağı, Taksim Meydanı'ndadır. Taksim Meydanı, 1 Mayıs Meydanıdır" şeklinde konuştu.








Grup yapılan basın açıklamasının ardından Taksim'den ayrıldı.

Kocaeli TEM'de 6 tır birbirine girdi

TEM Otoyolu'nun Ankara istikametinde 6 tır karıştığı zincirleme kaza meydana geldi. Kaza nedeniyle otoyolda trafik durma noktasına geldi

30.04.2026 19:57:00
İhlas Haber Ajansı
Kocaeli TEM'de 6 tır birbirine girdi
Kocaeli TEM'de 6 tır birbirine girdi
Kocaeli'de TEM Otoyolu'nun Ankara istikametinde 6 tır karıştığı zincirleme kaza meydana geldi. Kazada yaralanan olmazken, otoyolda trafik bir süre durma noktasına geldi.






Kaza, saat 17.00 sıralarında TEM Otoyolu İzmit geçişi Alikahya Cumhuriyet Mahallesi mevkii Ankara istikametinde meydana geldi. Aynı yönde ilerleyen 6 tır, henüz bilinmeyen nedenle zincirleme kazaya karıştı.








Kazayı gören diğer sürücülerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada şans eseri yaralanan olmazken, tırlarda maddi hasar meydana geldi. Kaza sebebiyle TEM Otoyolu'nun Ankara yönünde ulaşım yaklaşık yarım saat aksadı.








Ekipler tarafından yolda temizlik çalışması yapılırken, trafik bir süre kontrollü olarak sağ şeritten sağlandı. Sol şeritte bulunan tırların kaldırılması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Orman yangınları tehlikesi yine başlıyor: Ne kadar hazırlıklıyız?

Beykoz’da 26 Nisan’da ormanlık alanda çıkan yangın, uzunca bir çabadan sonra söndürülmüştü. Bu üzücü olay, aslında doğanın bize her bahar sonunda gönderdiği sert bir uyarı mektubu gibi. Nisan ayında bile rüzgarın etkisiyle yeniden alevlenen bir yangın, asıl sıcakların hüküm süreceği Temmuz ve Ağustos ayları için "tetikte olun" mesajı veriyor

30.04.2026 19:32:00
Hasan Gündoğdu
Orman yangınları tehlikesi yine başlıyor: Ne kadar hazırlıklıyız?
Orman yangınları tehlikesi yine başlıyor: Ne kadar hazırlıklıyız?
Türkiye, jeopolitik konumu ve iklim kuşağı gereği orman yangınlarına en hassas bölgelerden biri. Peki, bu kaçınılmaz döngüye karşı gerçekten ne kadar hazırlıklıyız?






Türkiye'nin mevcut hazırlık durumu: Neredeyiz?

Son yıllarda yaşanan büyük felaketler (özellikle 2021 yangınları), Türkiye'nin yangınla mücadele doktrininde köklü değişikliklere yol açtı.

Hava gücü: En büyük tartışma konusu olan uçak ve helikopter filosu, geçmiş yıllara göre daha sürdürülebilir bir modele geçti. Kiralık araçların yanına Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı envanterindeki araçların entegrasyonu sağlandı.

Teknoloji kullanımı: İHA'lar (İnsansız Hava Araçları) bu konuda en güçlü yanımız. Yangını dumanı yükseldiği an tespit etmek, ekipleri nokta atışı yönlendirmek konusunda dünya standartlarındayız.

Yapay zeka destekli erken uyarı: Meteorolojik verileri (nem, rüzgar, sıcaklık) analiz ederek "risk haritaları" üzerinden önleyici konuşlanmalar yapılıyor.






Eksiklerimiz ve "yumuşak karnımız"

Sadece araç ve personel sayısını artırmak, yangını durdurmaya yetmiyor. Hala iyileştirilmesi gereken kritik noktalar var:

Yerel koordinasyon ve gönüllülük: Yangın çıktığında bölge halkı yardım etmek istiyor ancak profesyonel eğitim almamış kalabalıklar bazen müdahaleyi zorlaştırabiliyor. Mahalle bazlı "eğitimli gönüllü" ağımız hala yeterince yaygın değil.

Orman-yerleşim yeri arayüzü: Beykoz örneğinde olduğu gibi, yerleşim yerlerinin orman içine girdiği bölgelerde "tampon bölge" eksikliği var. Evlerin dibine kadar gelen kuru otlar ve ağaçlar, yangının yerleşim yerlerine sıçramasını hızlandırıyor.

Biyolojik çeşitlilik ve monokültür: Tek tip ağaçlandırma (örneğin sadece çam dikilmesi), yangının bir "ateş fırtınasına" dönüşmesini kolaylaştırıyor.






Geçmiş hatalardan çıkarılan dersler

Geçmişte yapılan en büyük hata, yangını sadece "söndürülmesi gereken bir alev" olarak görmekti. Oysa yangın yönetimi bir bütündür:
İletişim kazaları: Sosyal medyadaki bilgi kirliliği, sahadaki ekiplerin moralini ve lojistiği etkiliyordu. Valilik ve OGM'nin daha şeffaf ve anlık bilgilendirme yapması bu hatayı gidermeye başladı.

Lojistik planlama: Geçmişte su tankeri ve personel sevkiyatında yaşanan tıkanıklıklar, artık "Yangın Yönetim Merkezleri" üzerinden daha dijital bir şekilde takip ediliyor.

Restorasyon hataları: Yanan alanları hemen dozerle düzlemek yerine, doğanın kendi kendini yenilemesine izin vermek (doğal gençleştirme) artık daha fazla tercih edilen bir yöntem.






İdeal hazırlık nasıl olmalı?

Yangın sezonuna girmeden önce şu stratejik adımlar "hayat kurtarıcı" olacaktır:

"Savunulabilir alan" oluşturma: Orman içindeki veya kenarındaki yerleşim yerlerinde, binaların çevresindeki yanıcı materyaller (kuru dal, ot, çöp) temizlenmeli.

Gece görüşlü müdahale: Beykoz'da gördüğümüz gibi, yangınlar gece de devam eder. Gece uçuş kabiliyeti olan hava araçlarının sayısı ve bu konudaki pilot eğitimi artırılmalı.

Karma orman yapısı: Yanan alanların rehabilitasyonunda, yangına daha dirençli olan geniş yapraklı (meşe, palamut vb.) türler ile iğne yapraklı türlerin karıştırıldığı "yangın bariyeri" ormanlar kurulmalı.

Halkın bilinçlendirilmesi: Yangınların %90'ı insan kaynaklı. Sadece piknik yasağı değil; anız yakma, cam kırıkları ve sigara izmaritleri konusunda çok daha sert denetimler ve eğitici kampanyalar şart.






Türkiye teknik donanım olarak eskiye oranla çok daha güçlü, ancak orman yangınlarıyla mücadele sadece itfaiyenin değil, topyekun bir toplumun görevidir. Beykoz'daki yangın, doğanın bize "Hazırlanın, sıcaklar geliyor" uyarısıdır. Bu uyarıyı ciddiye almak, sadece ağaçları değil, geleceğimizi kurtarmaktır.

Akran zorbalığı: Sistematik bir istismar türü

Akran zorbalığı, özellikle okul çağındaki çocuklar ve gençler arasında görülen, bir veya birden fazla kişinin kendilerinden daha güçsüz gördükleri bir akranına karşı uyguladığı süreklilik arz eden kasıtlı saldırganlık biçimidir

30.04.2026 16:47:00
Hasan Gündoğdu
Akran zorbalığı: Sistematik bir istismar türü
Akran zorbalığı: Sistematik bir istismar türü
Bu durum sadece "çocukluk şakası" ya da "geçici bir sürtüşme" değil, ciddi psikolojik ve fiziksel sonuçları olan sistematik bir istismar türüdür.






Akran zorbalığının boyutları

Zorbalık sadece fiziksel şiddetten ibaret değildir; günümüzde çok daha sinsi yöntemlerle karşımıza çıkar:

* Fiziksel zorbalık: İtme, vurma, eşyalarına zarar verme.
* Sözel zorbalık: Lakap takma, alay etme, aşağılama, tehdit etme.
* Sosyal (ilişkisel) zorbalık: Gruptan dışlama, hakkında dedikodu yayma, yalnızlaştırma.
* Siber zorbalık: Sosyal medya veya mesajlaşma platformları üzerinden taciz etme, izinsiz fotoğraf paylaşma veya dijital ortamda itibar suikastı düzenleme.






Zorba neden zorbalık yapar?

Zorbalık davranışı genellikle tek bir nedene bağlı değildir; bireysel, ailevi ve çevresel faktörlerin bir bileşimidir.

Aile içi dinamikler:
Zorba davranışı sergileyen çocukların birçoğu, kendi evlerinde şiddete, aşırı disipline veya tam tersi aşırı ilgisizliğe maruz kalmaktadır. Güç kullanmanın bir sorun çözme yöntemi olduğunu modelleyen çocuk, bu yöntemi okulda akranlarına uygular.

Güç ve kontrol arzusu:
Bazı çocuklar, düşük özgüvenlerini gizlemek veya akran grubu içinde bir statü kazanmak için başkalarını ezme yoluna giderler. Diğerlerini kontrol etmek, onlara kendilerini güçlü hissettirir.

Empati eksikliği:
Başkalarının duygularını anlama ve onların acısını hissetme (empati) yeteneği gelişmemiş çocuklar, davranışlarının sonuçlarını idrak edemezler. Karşıdakinin üzüntüsü onlar için bir "eğlence" kaynağına dönüşebilir.






Çözüm için nelerin yapılması lazım?

Akran zorbalığıyla mücadele tek taraflı olamaz; aile, okul ve toplumun eşgüdümlü çalışmasını gerektirir.

Okullar için stratejiler:
* Sıfır tolerans politikası: Zorbalığın bir "olgunlaşma süreci" değil, bir hak ihlali olduğu net bir şekilde vurgulanmalıdır.
* Gözlemci etkisi: Zorbalık genellikle bir izleyici kitlesi önünde gerçekleşir. İzleyicilerin "sessiz kalmak onaylamaktır" bilinciyle yetişmesi ve durumu rapor etmeye teşvik edilmesi gerekir.
* Rehberlik servisi: Sadece mağdurla değil, zorba çocukla da çalışılmalıdır. Saldırganlığın altındaki kök nedenler (ailevi sorunlar, travmalar) çözülmeden zorbalık bitmez.






Aileler için yol haritası:
* Mağdur ailesi: Çocuğunuzun içine kapanması, okul başarısının düşmesi veya açıklanamayan fiziksel yaralar bir sinyal olabilir. Çocuğunuza "Sen ne yaptın da sana vurdu?" gibi suçlayıcı sorular sormak yerine, onun yanında olduğunuzu hissettirin.
* Zorba ailesi: Çocuğunuzun birini zorbaladığını öğrendiğinizde savunmaya geçmek yerine durumu kabullenin. Bu bir davranış bozukluğudur ve profesyonel destek alarak çocuğunuza empati kurmayı öğretmelisiniz.






Bireysel farkındalık ve empati eğitimi:
Küçük yaşlardan itibaren çocuklara "farklılıkların bir zenginlik olduğu" aşılanmalıdır. Duygusal zekanın geliştirilmesi, zorbalığın panzehiridir.

Unutmayın; zorbalık, mağdurda ömür boyu sürecek özgüven eksikliği, anksiyete ve depresyon gibi izler bırakabilir. Sessiz kalmak, zorbanın en büyük yakıtıdır.

Bursa'da 25 yaşındaki avukatı öldüren şüpheli yakalandı

Bursa'nın Gürsu ilçesinde genç avukat Hatice Kocaefe'nin hayatını kaybettiği silahlı saldırının faili yakalandı. 5 milyonluk alacak davası nedeniyle çıktığı öne sürülen olayda dehşet anları kameraya yansırken, şüpheli Hakkı Ç., Bursa Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonla gözaltına alındı

30.04.2026 12:29:00
İHA
Bursa'da 25 yaşındaki avukatı öldüren şüpheli yakalandı
Bursa'da 25 yaşındaki avukatı öldüren şüpheli yakalandı
Olay, 29 Nisan saat 17.00 sıralarında Ağaköy Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Elif Ç.'nin 5 milyon liralık plastik meyve kasası alacağı nedeniyle açılan davayı geri çekmemesi üzerine taraflar arasında gerilim yaşandı. Avukat Hatice Kocaefe'nin yürüttüğü davada geri adım atılmaması sonrası şüphelinin tehditlerde bulunduğu ileri sürüldü.






Olay günü araçla bölgeye gelen şüpheli, depodan çıkıp yola doğru yürüyen baba ve iki kız kardeşin önünü keserek otomobilin içinden ateş açtı. Saldırıda Elif Ç. dizinden yaralanırken, Hatice Kocaefe göğsüne isabet eden kurşunla ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan genç avukat tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.








Saldırı anı güvenlik kameralarına yansırken, görüntülerde aracın yaklaşarak ateş açtığı ve iki kardeşin yere yığıldığı anlar net şekilde görüldü.








Olay sonrası kaçan şüpheli Hakkı Ç., Bursa Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin titiz çalışması sonucu yakalanarak gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma Asayiş Şube Müdürlüğü'nde sürüyor.




















Kozan'da selin izleri havadan görüntülendi

Adana'nın Kozan ilçesinde dün akşam etkili olan sağanak yağış ve dolunun ardından meydana gelen sel felaketinin izleri havadan görüntülendi

30.04.2026 12:20:00
İHA
Kozan'da selin izleri havadan görüntülendi
Kozan'da selin izleri havadan görüntülendi
Kozan ilçesinde dün akşam etkili olan sağanak yağışın ardından Tabak Deresi taştı. Taşkının etkisiyle Bucak yolu üzerindeki Karabuzağı Mahallesi Döşeme mevkiinde bağlantı yolları su ve çamurla kaplanarak trafiğe kapandı. Yolda bulunan bazı araçlar ise sel sularında mahsur kaldı. Selin boyutu dron ile kaydedildi. Görüntülerde taşan derelerin yatağından çıkarak çevreye yayıldığı, asfalt yolların söküldüğü ve dev kayaların sürüklenerek yerleşim alanlarına kadar ulaştığı görüldü. Özellikle Eskikabasakal ve Karabuzağı mahallelerinde tarım arazilerinin suyun şiddeti nedeniyle etkilenip zarar görmesi dikkat çekti.






Bölgede bazı yollar tamamen kullanılamaz hale gelirken sel sularının bıraktığı çamur ve moloz yığınları havadan görüntülendi.








"Tarım arazileri ve yollarda büyük hasar oluştu"

Eskikabasakal Mahalle Muhtarı Levent Kara, yaşanan afetin büyüklüğüne dikkat çekerek, "Hepimize geçmiş olsun. Şu an durum ağır, bir can kaybımız var, bir üreticimizin de hayvan kaybı var. Tarım arazileri ve yollarda büyük hasar oluştu. Sel yaklaşık 20 dakikada dağdan aşağıya indi. Yağmur dolu ile karışık şekilde yağdı. Maden ocakları dağın yapısıyla oynadı, açılan yollar nedeniyle su doğrudan yerleşim alanlarına yöneldi. Mahallemizde en son böyle bir olay 60 yaşındaki vatandaşlarımızın çocukluk döneminde yaşanmış" dedi.








"Daha önce de sel oluyordu ama bu kadarını görmedik"

Sel sırasında evinin önünden suyun aktığını belirten Bekir Özgan ise, "Yoldayken köyde sel olduğunu eşimden öğrendim. Daha önce de sel oluyordu ama bu kadarını görmedik. Köprü yapılması lazım, tarlalara su gitmeyecek alanlar oluşturulmalı. Kozan'ın en yakın köylerinden biri burası ve en fazla zarar gören yer de burası" diye konuştu.





















logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.