logo
04 TEMMUZ 2026

Peşmerge pusuya yattı

30.12.2005 00:00:00
 
Kuzey Irak'ta Kürt Liderler niçin asker topluyor,kaç kişiler, bu askerlerin amacı ne, Kerkük ve Musul'a girecekler mi? Iraklı Kürt liderlerin Irak üniforması altında 10 bin peşmerge topladıkları ileri sürüldü. Muhtemel bir çatışma anında peşmergelerin Kerkük'e ilerleyeceği iddialar arasında.  Amerikan Knight Ridder medya grubunun bir muhabiri Kuzey Irak'a girdi ve Peşmergelerin koruması altında 5 gün dolaşarak Kürt gruplarıyla görüşmeler yaptı. Tom Lesseter adlı muhabirin gözlemleri Knight Ridder'a bağlı bir dizi gazetede yayımlandı. Lesseter, Kürt liderlerle yaptığı görüşmelere dayanarak Amerika Birleşik Devletleri'nin çekilmeden önce Irak'ta ulusal bir ordu kurma planlarının yürümediği sonucuna vardı. Lesster, "Resmi olarak Irak askeri komutanlığının emri altında olan birlikler Irak'ın parçalanması halinde kendi etnik çıkarlarını korumaya hazırlanıyor. Çoğu da bu parçalanmanın kaçınılmaz olduğuna inanıyor" dedi. Lesster, Iraklı Kürt liderlerin Irak uniforması altında 10.000 Peşmerge topladıklarını ve bu birliklerin bir çatışma sırasında güneye ilerleyerek Kerkük'ü ele geçirmeyi ve muhtemelen Musul'un yarısını almayı planladıklarını öne sürdü. Tom Lesseter, kuzey Irak'taki askeri birliklerin çoğunun Peşmergelerden oluştuğuna da dikkat çekti. Bu arada Irak Çalışma ve Sağlık Bakanı Cemal Aldülhamid, Kürtlerin asıl rüyasının bir gün bağımsız devlet kurmak olduğunu belirterek, bu rüyayı gerçekleştirmek için çalıştıklarını söyledi.

PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında

Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve 33 sivil vatandaşın hayatını kaybettiği "Başbağlar Katliamı", hafızalardaki tazeliğini koruyor

04.07.2026 16:31:00
Haber Merkezi
 
PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında
PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında
Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve 33 sivil vatandaşın hayatını kaybettiği "Başbağlar Katliamı", hafızalardaki tazeliğini koruyor.

Türkiye tarihinin en kanlı terör eylemlerinden biri olarak kayıtlara geçen facianın yıl dönümünde, terör örgütü PKK'nın savunmasız sivilleri hedef alan kirli stratejisi ve kurbanların yakınlarının adalet arayışı yeniden kamuoyunun gündemine taşındı.

Köy meydanında toplu katliam



5 Temmuz 1993 akşamı, yaklaşık 100 kişiden oluşan silahlı PKK'lı terörist grubu Başbağlar köyüne baskın düzenledi.

Akşam namazı vaktinde camiden çıkan köylüler meydanda toplandı. Örgüt propagandası yapan teröristler, 28 erkeği yaylım ateşine tutarak olay yerinde şehit etti.

Evler, köy okulu, cami ve araçlar ateşe verildi. Çıkan yangınlar sonucu, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 5 sivil vatandaş evlerinde yanarak can verdi.

Teröristler eylemin ardından, toplumsal hatları derinleştirmeyi amaçlayan ve saldırıyı 3 gün önce gerçekleşen Sivas olaylarının "misillemesi" olarak nitelendiren bir bildiri bıraktı.

Örgüt elebaşının itirafı dosyada



Katliamın ardından yürütülen soruşturmalarda, terör örgütü PKK'nın sivil katliam stratejisi hukuki olarak belgelendi. Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan, yargılama sürecinde verdiği ifadelerde Başbağlar Katliamı'nın örgütün o dönemki yerel sorumlularından "Doktor Baran" kod adlı terörist tarafından planlanıp icra edildiğini itiraf etti.

Hukuki süreç ve dinmeyen tepki



İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde (DGM) görülen ve takipsizlik/beraat kararlarıyla sonuçlanan ana davanın ardından, mağdur ailelerin talebi ve yeni deliller ışığında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosya yeniden açıldı. Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde firari ve tutuksuz sanıklar yönünden genişletilen yargılama süreci devam ediyor.

Bunlarda 'modem' çetesi: 53 şahıs gözaltı

Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından internet hizmeti almak isteyen vatandaşları gerçek kullanıcısı bilinmeyen mobil hatları kullanmak suretiyle 'internet modem dolandırıcılığı yaptıkları ve ülke genelinde 17 bin 156 vatandaşı mağdur ettikleri tespit edilen şüphelilere 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi

04.07.2026 15:09:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bunlarda 'modem' çetesi: 53 şahıs gözaltı
Bunlarda 'modem' çetesi: 53 şahıs gözaltı
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından internet hizmeti almak isteyen vatandaşları gerçek kullanıcısı bilinmeyen mobil hatları kullanmak suretiyle 'internet modem dolandırıcılığı yaptıkları ve ülke genelinde 17 bin 156 vatandaşı mağdur ettikleri tespit edilen şüphelilere 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 53 şüpheli gözaltına alındı.



Edinilen bilgiye göre Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 19 şüpheli; nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili İl Emniyet Müdürlüğü'nce teknik takibe alındı. Şüpheli şahısların ülkede bulunan internet hizmeti sitelerinin benzerlerini yaparak internet hizmeti almak isteyen vatandaşları gerçek kullanıcısı bilinmeyen mobil hatları kullanmak suretiyle 'internet modem dolandırıcılığı' yaptıkları, ülke genelinde toplam 17 bin 156 vatandaşın mağdur olduğu tahmin edildiği, banka hesaplarının toplam işlem hacminin 757 milyon 564 bin 454,52 TL olduğu, ayrıca Kayseri'de de toplam 204 vatandaşı 1 milyon 113 bin 530 TL zarara uğrattıkları tespit edildi.

Ankara 43, Kocaeli 6, İstanbul 1, Bursa 1, Antalya 1 ve Mersin 1 şüpheli olmak üzere dolandırıcılık suçunu işleyen ve yöneten, suçta kullanılmak üzere mobil hatlar temin eden şahısların da aralarında bulunduğu şahıslara yönelik eş zamanlı operasyon yapıldı. Şüpheli şahısların ikametlerinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirilerek 53 şahıs yakalanarak gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüphelilerden adliyeye çıkarılan 31 kişi tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi


 
 
Van'da çobanları silahla tehdit ederek 800 küçükbaş hayvanı yağmalayan 4 şüpheli yakalandı. Jandarma insansız hava aracıyla yerleri belirlenen hayvanlar sahibine teslim edildi.
 

04.07.2026 10:32:00
AA
 
  Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi
  Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi

Van'ın Tuşba ilçesinde çobanları silahla tehdit ederek 800 küçükbaş hayvanı yağmalayan 4 şüpheli, jandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyonla yakalandı. İlçede 800 küçükbaş hayvanın yağmalandığı ihbarının yapılması üzerine İl Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti.
Jandarma insansız hava aracı desteğiyle arama çalışması başlatan jandarma ekipleri, küçükbaş hayvanların yerini belirledi. Bulundukları yerden alınan küçükbaş hayvanlar sahibine teslim edildi.

Çobanları silahla tehdit ederek hayvanları yağmalayan 4 şüpheli, Van Emniyet Müdürlüğü ile koordineli olarak gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alındı. Operasyonda çok sayıda silah ve fişek ele geçirildi. Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

Yine Küçükçekmece, yine çöken apartman!


 
 
Küçükçekmece'de balkonlarında çökme meydana gelen 5 katlı apartman boşaltıldı.

04.07.2026 07:48:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Yine Küçükçekmece, yine çöken apartman!
Yine Küçükçekmece, yine çöken apartman!

İstanbul'un çürük apartmanların yoğun olduğu ilçesi Küçükçekmece ilçesinde balkonlarında çökme meydana gelen 5 katlı apartman tahliye edildi. Cumhuriyet Mahallesi Fulya Sokak'ta 5 katlı apartmanın ikinci ve üçüncü katlarındaki balkonlarda henüz bilinmeyen nedenle kısmi çökme yaşandı.

Balkondan düşen beton parçalarını fark eden bina sakinleri evlerinden dışarı çıktı. İhbar üzerine belirtilen adrese itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Çevrede güvenlik önlemi alan ekipler, bina sakinlerini tahliye etti. Küçükçekmece Belediyesi ekipleri, binada bir süre inceleme yaptı.

En çok çocuk kitapları satıldı


 
 
Hepsiburada, yılın ilk yarısında 'kitap' kategorisinde en çok çocuk kitaplarının satıldığını duyurdu. Hepsiburada'nın söz konusu döneme ilişkin kitap verileri, çocuk kitaplarının okurların ilk tercihi olmaya devam ettiğini gösterdi. 

04.07.2026 00:15:00
HABER MERKEZİ/AA
 
En çok çocuk kitapları satıldı
En çok çocuk kitapları satıldı

Hepsiburada, yılın ilk yarısında 'kitap' kategorisinde en çok çocuk kitaplarının satıldığını duyurdu. Hepsiburada'nın söz konusu döneme ilişkin kitap verileri, çocuk kitaplarının okurların ilk tercihi olmaya devam ettiğini gösterdi. Çocuk kitaplarını edebiyat ve eğitim kategorileri takip etti.

En çok satan kitaplar

Yılın ilk 6 ayında platform üzerinden 5 milyondan fazla kitap siparişi verilirken, okurlar 240 bin farklı kitap satın aldı. En çok satın alınan kitap, "Neyin Var Porsuk? Constanze Von Kitzing" oldu. "Sıfır Kural Sınıfı: Özgürlüğün Sınırları-Ergün Kazanır", "Altı Harfli Bir Tatlı-Şermin Yaşar" ve "Algernon'a Çiçekler-Daniel Keyes" en çok satanlar arasında öne çıkan eserler oldu.

"Masumiyet Müzesi-Orhan Pamuk" ise bu yıl da en çok satın alınan kitaplar arasındaki yerini korudu. Yılın ilk yarısında yayımlanan "Gece Yarısı Treni-Matt Haig", "Ben Şeytanın Oğluyum-Jean-Christophe Grange", "Kendimden Özür Dilerim-Miraç Çağrı Aktaş", "Kendini Tüketmeden Yaşa-Beyhan Budak" ve "Soygun-İskender Pala", kısa sürede okurların ilgi gösterdiği kitaplar arasında yer aldı.

En çok okunan yazarlar

Bu dönemde en çok okunan yazarlar Zülfü Livaneli, Matt Haig, Saniye Bencik Kangal, Şermin Yaşar ve Orhan Pamuk olarak sıralanırken, İş Bankası Kültür Yayınları, Turta Kitap, Bilgeoğuz Yayınları, Timaş Çocuk ve Can Yayınları ise en çok satan yayınevleri arasında bulundu. Kitap alışverişlerinin en yoğun gerçekleştiği saat aralığı 18.00-20.00 olarak tepsit edildi. Kitap siparişi veren kullanıcıların yüzde 68'ini kadınlar, yüzde 32'sini erkekler oluşturdu. İstanbul, Ankara ve İzmir'in ardından kitap alışverişinin en yoğun olduğu şehirler Bursa, Kocaeli ve Antalya olarak sıralandı.

123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat'taki depremlerde 123 kişinin yaşamını yitirdiği, 11 kişinin de yaralandığı Ebrar Sitesi G Blok'a ilişkin davada mahkeme kararını açıkladı. Binanın müteahhidi Tevfik Tepebaşı 17 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılırken, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi'nde proje ve yapı kontrol birimlerinde görev yapan 2 kamu görevlisine 6 yıl 8'er ay hapis cezası verildi

03.07.2026 17:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası
123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası
6 Şubat 2023'deki depremlerde yıkılan Ebrar Sitesi G Blok'a ilişkin Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına, tutuklu sanık Tevfik Tepebaşı ile başka bir dosyadan tutuklu bulunan A.Ö. cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları ise salonda hazır bulundu. Karar öncesi son savunmasını yapan müteahhit Tevfik Tepebaşı, yıkılan binanın kooperatif ile diğer mühendis ve müteahhitler tarafından inşa edildiğini öne sürerek, sorumluluğunun bulunmadığını savundu ve beraatını talep etti. A.Ö. ile diğer sanıklar da haklarındaki suçlamaları reddederek, beraatlarını talep etti.

Tarafların son beyanlarının alınmasının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Tevfik Tepebaşı'nı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 17 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum etti. Mahkeme, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi proje ve yapı kontrol birimlerinde görev yapan F.Y. ile H.M.G.'yi ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Davada yargılanan tutuksuz sanıklar T.K., M.K., E.İ., Ç.K., A.Ö., A.T.B., A.P., F.D., H.Ç., O.Y.D. ve Z.A.Ş. hakkında ise beraat kararı verildi.

BTP’nin 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti olduğunu belirten BTP Sözcüsü Önder yapılan haberlerde bu durumun saklandığını ifade etti

BTP Sözcüsü Önder, "Bağımsız Türkiye Partisi, bu kirli düzenin ve kokuşmuş siyasetin bir parçası olmayı reddediyor. Bağımsız Türkiye Partisi, küresel organizatörlerden icazet almayı değil, milletten icazet almayı tercih ettiği için bu tavırla karşılaşıyor" dedi

03.07.2026 11:27:00 / Güncelleme: 03.07.2026 13:02:54
Haber Merkezi
 
BTP’nin 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti olduğunu belirten BTP Sözcüsü Önder yapılan haberlerde bu durumun saklandığını ifade etti
BTP’nin 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti olduğunu belirten BTP Sözcüsü Önder yapılan haberlerde bu durumun saklandığını ifade etti
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder Yargıtay'ın açıkladığı siyasi partilerin üye sayısı üzerine açıklamalarda bulundu.
BTP'nin 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti olduğunu belirten Önder yapılan haberlerde bu durumun saklandığını ifade etti. Lütfullah Önder şunları söyledi;

"BTP 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti"

"Yargıtay, siyasi partilerin üye sayılarını açıkladı. Bu veriler altı ayda bir düzenli olarak yayımlanıyor. Yargıtay'ın açıkladığı listeye göre Bağımsız Türkiye Partisi, 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti oldu. BTP ayrıca yaklaşık 40 bin yeni üye kazanarak en çok yeni üye kazanan partiler arasında yer aldı. Hem ana akım medyada hem de sosyal medyada bu konuyla ilgili birçok haber yayımlandı. Ancak haberleri incelediğinizde Bağımsız Türkiye Partisi'nin adının neredeyse hiç geçmediğini görüyorsunuz. Aslında bu karartma bizim için ilk değil. Kamuoyu araştırmaları yapılır ancak Bağımsız Türkiye Partisi'nin adına anketlerde çoğu zaman yer verilmez.

"Rusya'da Duma Prof. Dr. Haydar Baş'ı ayakta alkışladı, Türkiye'de haber olmadı"

Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş ile birlikte Rusya Devlet Duma'sına gittik. Kurucu liderimiz, Bağımsız Türkiye Partisi'nin ekonomi programının temelini oluşturan Millî Ekonomi Modelini dört buçuk saat boyunca anlattı. Rus parlamenterler konuşmayı ayakta alkışladı. Biz bu konuşmanın Türkiye'de büyük yankı uyandıracağını düşünüyorduk ancak döndüğümüzde, Türkiye'de bu konuda tek satır haber bile yapılmadığını gördük. Millî Ekonomi Modeli üzerine 11 uluslararası kongre düzenlendi. Son kongre, Viyana Teknik Üniversitesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Üniversite yönetimi kapılarını Türklere kendi isteğiyle açtı. Yüzlerce bilim insanı, Millî Ekonomi Modelini neoliberalizmin ve kapitalizmin tıkanmış yapısına çözüm olarak gördüğünü ifade etti fakat Türkiye'de yine kimsenin haberi olmadı.

"BTP bu kirli düzenin ve kokuşmuş siyasetin bir parçası olmayı reddediyor"

Türkiye'de siyasetçiler bir araya geliyor, ittifaklar kuruluyor ve siyasi partilere Meclis'te kendilerini temsil edecek imkânlar tanınıyor. Bağımsız Türkiye Partisi ise her zaman dışarıda tutuluyor. Neden? Çünkü Bağımsız Türkiye Partisi, bu kirli düzenin ve kokuşmuş siyasetin bir parçası olmayı reddediyor. Bağımsız Türkiye Partisi, küresel organizatörlerden icazet almayı değil, milletten icazet almayı tercih ettiği için bu tavırla karşılaşıyor.

"Neden Bağımsız Türkiye Partisi sürekli karartılıyor?

Neden Bağımsız Türkiye Partisi sürekli karartılıyor, neden görmezden geliniyor? Çünkü insanların Bağımsız Türkiye Partisi'ni ve fikirlerini tanıması istenmiyor. Bağımsız Türkiye Partisi kişisel kariyer için değil, ceplerini doldurmak için değil, millete gerçekten hizmet etmek ve ekonomide, dış politikada, iç politikada kendi millî senaryosunu yazmak için siyaset yapıyor. İşte bu nedenle ötekileştiriliyor, görmezden geliniyor ve karartılıyor.

"Bu tabloyu milletimizin takdirine sunuyoruz"

Bu tabloyu milletimizin takdirine sunuyoruz. Her konuda bir araya gelen ve yıllardır bu milleti bugünkü noktaya getiren partiler yerine; gizlenen, ötekileştirilen ve milletimizden uzak tutulmaya çalışılan Bağımsız Türkiye Partisi'ne destek verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Milletimiz, Bağımsız Türkiye Partisi ile birlikte yürüyerek kendi senaryosunu ve kendi geleceğini kendisi çizmelidir."

Öğrenci affı TBMM Başkanlığına sunuldu

AK Parti, yükseköğretim sisteminde köklü düzenlemeler içeren ve kamuoyunun merakla beklediği öğrenci affı maddelerini de barındıran 28 maddelik kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu. Teklife göre, daha önceki af fırsatlarından yararlanmamış olmak kaydıyla üniversitelerden ilişiği kesilen tüm ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerine 2026-2027 eğitim-öğretim yılında okullarına geri dönme imkanı tanınacak. Yasalaşma sürecinin ardından hak sahiplerinin 4 ay içinde ilgili üniversitelere başvuru yapması gerekecek

02.07.2026 20:50:00
Haber Merkezi
 
Öğrenci affı TBMM Başkanlığına sunuldu
Öğrenci affı TBMM Başkanlığına sunuldu
Meclis'te düzenlediği basın toplantısıyla teklifin detaylarını açıklayan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, düzenlemede tek bir ana kriter belirlediklerini vurguladı. Son olarak Temmuz 2022'de yapılan af düzenlemesinin ardından ilk kez bu kadar geniş kapsamlı bir adım atıldığını belirten Zengin, şartları sağlayan tüm öğrencilerin eğitim sürelerinin ve üniversiteyi bitirme haklarının uzatılacağını ifade etti.

İlk etapta halihazırda doğrudan 40 bin kişinin aftan faydalanabileceği tespit edilse de başvuru sürecinde bu sayının çok daha yüksek seviyelere ulaşması bekleniyor.

Ağır suçlar ve iltisaklı olanlar kapsam dışı

Eğitim hakkını yeniden kazandırmayı amaçlayan af düzenlemesinde güvenlik ve hukuki hassasiyetler üst sınırda tutuldu. Kanun teklifine göre şu suçlardan hüküm giyenler veya ilişiği kesilenler aftan kesinlikle yararlanamayacak:

• Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olanlar,

• Kasten öldürme, işkence ve cinsel saldırı suçluları,

• Çocukların cinsel istismarı ve uyuşturucu ticareti yapanlar,

• Akademik hırsızlık (intihal) suçundan ceza alanlar.

Sahte diplomaya hapis, paralı tez ofislerine kapatma cezası

Sunulan 28 maddelik paket sadece öğrenci affıyla sınırlı kalmayıp, yükseköğretim kalitesini artıracak ve usulsüzlüklerin önüne geçecek çok katı yaptırımlar da getiriyor.

Kamuoyunda sıklıkla tartışılan paralı tez, makale, kitap yazan veya proje hazırlayan ofis ve bürolara yönelik ağır cezalar geliyor. Bu ticareti sürdüren akademisyenlerin adli para cezasının yanı sıra üniversitelerinden ilişikleri kesilecek.

Türkiye'de izinsiz ve mevzuata aykırı şekilde faaliyet gösteren kaçak yabancı yükseköğretim kurumları engellenecek. Sahte diploma ve sertifika düzenleyenlere hapis cezası uygulanacak.

Mali yapısı bozulan vakıf üniversitelerinin garantör üniversitelere devredilme süreçleri netleştirilirken; mevzuata aykırılık halinde uyarıdan faaliyet izninin kaldırılmasına kadar giden kademeli cezalar kanuna ekleniyor. Ayrıca yapılacak bir vergi düzenlemesiyle vakıf üniversitelerindeki tam burslu öğrenci sayısının artırılması hedefleniyor.

Devlet üniversitelerine, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim ve program açabilme yetkisi tanınıyor. Böylece hem yerel öğrenciler eğitilebilecek hem de Türkiye'deki öğrenciler buralardan faydalanabilecek.

Meclis tatile girmeden yasalaşacak

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, kanun teklifinin öncelikli olarak TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda görüşüleceğini açıkladı. Zengin, Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi nedeniyle önümüzdeki hafta çalışmalarına ara verecek olan Meclis'in, zirve sonrasındaki süreçte çalışarak parlamento tatile girmeden önce bu teklifi kanunlaştıracağını müjdeledi.

Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi

İYİ Parti'nin, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) ve askeri hastanelerin yeniden Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde açılması amacıyla TBMM Genel Kurulu’na sunduğu genel görüşme önergesi AK Parti milletvekillerinin "hayır" oylarıyla reddedildi. Sadece iki gün önce askeri hastanelerin açılmasını "milli beka meselesi" ilan eden MHP lideri Bahçeli'nin partisinin ise oylamaya katılmayarak çekimser kalması "samimiyet" tartışması başlattı 

02.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi
Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi
Kapatılan askeri sağlık sisteminin yeniden tesis edilmesi talebi, Meclis Genel Kurulu'nda çok çarpıcı bir oylama tablosuna sahne oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısında "Askeri hastanelerin açılması Mehmetçik'e borcumuzdur" çıkışının hemen ardından İYİ Parti konuyu genel kurul gündemine taşıdı.

Ancak oylama anı geldiğinde Cumhur İttifakı'nın büyük ortağı AK Parti "ret" oyu kullanırken, MHP milletvekilleri salonda bulunmalarına rağmen "kabul" ya da "ret" yönünde el kaldırmayarak oylamaya katılmadı. Muhalefet kulisleri bu durumu "kürsüde beka, oylamada ittifak dengesi" diyerek sert dille eleştirdi.

Ahmet Eşref Fakıbaba: "Savaş cerrahisi ile sivil sağlık bir değil"

İYİ Parti adına söz alan Ankara Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, askeri hekimliğin sıradan bir uzmanlık olmadığını, operasyon sahalarında saniyelerin hayat kurtardığını belirtti. Fakıbaba Meclis kürsüsünden şu uyarılarda bulundu:

"Sivil hastanelerde rutin apandisit, mide veya safra kesesi ameliyatları başarıyla yapılabilir. Savaş ve çatışma alanlarındaki şarapnel, mayın ve çoklu organ yaralanmaları apayrı bir askeri tıp uzmanlığı (harp cerrahisi) gerektirir. Türkiye, NATO üyesi ülkeler arasında kendine ait askeri hastanesi bulunmayan tek ülkedir. Bu mesele bir siyaset konusu değil, doğrudan sınır ötesinde ve vatan nöbetinde olan Mehmetçik'in can güvenliği meselesidir."

İYİ Parti'nin 2,5 yıllık mücadelesi Cumhur İttifakı engeline takılıyor

Meclis'te yaşanan bu gelişme, askeri hastaneler konusunda ilk kriz değil. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, askeri hastanelerin orduya devredilmesi için 2,5 yıldır defalarca kanun teklifi verdiklerini ancak bu tekliflerin komisyonlarda tamamen bloke edildiğini hatırlattı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da Bahçeli'nin çıkışına atıfta bulunarak, "Yaptığınız hatayı yıllar sonra düzelterek alkış alamazsınız. Biz bu önergeleri verirken AK Parti ve MHP oylarıyla reddediliyordu" diyerek tepkisini dile getirdi.

Muhalefetten tepki: "Kurumlar kapatılmaz, ıslah edilir"

Genel Kurul'daki görüşmelerde muhalefet milletvekilleri, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından askeri hastanelerin topyekun kapatılmasının tarihi bir kurumsal hafıza kaybına yol açtığını vurguladı. Yapılan konuşmalarda, "Yanlış yapan personeller cezalandırılır, kurumlar ise ıslah edilerek yaşatılır. Muazzam bir askeri tıp birikimi bir gecede yok edildi" denilerek sistemin Sağlık Bakanlığı'na devredilmesinin doğurduğu koordinasyon zafiyetlerine dikkat çekildi.

Önergenin Cumhur İttifakı'nın ortak tavrıyla reddedilmesinin ardından İYİ Parti, iktidara geldiklerinde GATA ruhunu ve askeri hastaneleri vakit kaybetmeden yeniden kuracaklarını ilan etti.

İnsansı robotlar laboratuvardan çıktı, fabrikalara indi

Bilim kurgu filmleri gerçek oluyor. "Fiziksel Yapay Zeka" (Physical AI) dönemiyle birlikte insansı robotlar, sadece fuarlarda şov yapan prototipler olmaktan çıkarak üretim hatlarında tam zamanlı mesaiye başladı

02.07.2026 18:30:00
Eyüp Kabil
 
İnsansı robotlar laboratuvardan çıktı, fabrikalara indi
İnsansı robotlar laboratuvardan çıktı, fabrikalara indi
Teknoloji dünyası, yapay zekanın sadece bilgisayar ekranlarında veya sohbet pencerelerinde kaldığı dönemi geride bırakıyor. Uzun süredir laboratuvarlarda test edilen ve yürümekte dahi zorlanan insansı robotlar (humanoidler), "Bedenlenmiş Yapay Zeka" (Embodied AI) teknolojisindeki devrimsel gelişmelerle birlikte artık gerçek dünyada, endüstriyel üretim hatlarında ve hatta evlerde kendilerine yer bulmaya başladı [indyturk.com].

Finans devlerinin raporlarına göre, küresel yapay zeka yatırımlarının yeni odağı olan fiziksel robotik pazarı, Goldman Sachs'ın güncel analizlerinde 2035 yılına kadar 38 milyar dolarlık devasa bir pazar hacmine ulaşacağını öngörüyor [trthaber.com]. Küresel pazardaki bu büyüme, özellikle gelişmiş çevre algısı, fabrikalara hızlı entegrasyon yeteneği ve ev tipi asistan modellerine yönelen yatırımlarla hız kazanıyor.

Fabrikalarda "kusursuz" robot vardiyası

Bu dönüşümün en somut ve çarpıcı örneği geçtiğimiz günlerde Çin'de yaşandı. Şanghay merkezli teknoloji girişimi Agibot tarafından geliştirilen insansı robotlar, Nanchang kentindeki bir fabrikada 6 gün boyunca kesintisiz olarak gerçek bir üretim hattına dahil edildi. Canlı yayınlanan bu tarihi denemede robotlar, kalite kontrol ve malzeme taşıma gibi 60 binden fazla endüstriyel görevi yüzde 99,99 gibi kusursuza yakın bir başarı oranıyla tamamlamayı başardı.

Sektör temsilcileri bu gelişmenin bir dönüm noktası olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, artık temel sorunun "Bir robot ne yapabilir?" aşamasından, "Gerçek çalışma ortamlarında nasıl değer yaratabilir?" aşamasına geçtiğini belirtiyor. Robotların fabrikalardaki geleneksel makineler gibi sadece tek bir göreve programlanmadığı; gelişmiş Görme-Dil-Eylem (VLA) modelleri sayesinde çevrelerini algılayıp tıpkı bir insan işçi gibi dinamik kararlar alabildiği ifade ediliyor.

Evlerde "duygusal eşlik" dönemi başlıyor

İnsansı robotların tek hedefi ağır sanayi veya lojistik sektörü değil. Teknolojinin bir diğer ayağı doğrudan oturma odalarımıza hitap ediyor. Robotik üreticileri, ev içi kullanım için tasarladıkları yeni nesil modelleri birer birer piyasaya sürüyor. UBTECH Robotics firmasının tanıttığı U1 serisi gibi "duygusal yapay zeka" ile donatılmış robotlar, kullanıcısının ses tonunu ve yüz ifadelerini analiz ederek ruh haline uygun yanıtlar verebiliyor.

Öte yandan, 1X Technologies firmasının 20 bin dolar etiketle ön siparişe açtığı NEO modeli de ev işlerine yardımcı olmak üzere tasarlanan ve tüketiciyle doğrudan buluşmaya hazırlanan en güncel örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

İstihdam ve güvenlik tartışmaları kapıda

Teknolojideki bu baş döndürücü hız, küresel çapta yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor. Uluslararası Robotik Federasyonu (IFR) verilerine göre robotlar, özellikle gelişmiş ülkelerdeki iş gücü açığını kapatmak için harika birer müttefik olarak görülüyor. Örneğin Japonya, azalan nüfus ve iş gücü krizine karşı 2040 yılına kadar 10 milyon robotu iş gücüne dahil etmeyi planlıyor.

Ancak madalyonun diğer yüzünde siber güvenlik riskleri, kişisel verilerin gizliliği ve robotların geleneksel iş kollarındaki mavi yaka çalışanların yerini alması durumunda oluşabilecek kitlesel işsizlik korkusu yer alıyor. Şurası kesin ki, dijital dünyada doğan yapay zeka, artık tamamen etten ve kemikten oluşan dünyamızın sokaklarına, fabrikalarına ve evlerine kalıcı olarak adım atıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.