logo
24 HAZİRAN 2026

Polis süsüyle yapılan 2 milyon TL'lik vurguna jandarma darbesi

Bartın'da yaşayan Osman ve Perihan Baltacı, kendilerini telefonla arayarak, polis olduğunu söyleyen dolandırıcılara 50 yıllık birikimi olan yaklaşık 2 milyon TL değerindeki ziynet eşyalarını kaptırdı

29.11.2023 17:01:00
İhlas Haber Ajansı
Polis süsüyle yapılan 2 milyon TL'lik vurguna jandarma darbesi
Polis süsüyle yapılan 2 milyon TL'lik vurguna jandarma darbesi
Bartın'da yaşayan Osman ve Perihan Baltacı, kendilerini telefonla arayarak, polis olduğunu söyleyen dolandırıcılara 50 yıllık birikimi olan yaklaşık 2 milyon TL değerindeki ziynet eşyalarını kaptırdı. Altınlar gittikten sonra dolandırıldığını anlayan ailenin haber vermesi üzerine harekete geçen jandarmama ekipleri, dolandırıcıların oyununu ortaya çıkarak, 3 kişilik çeteyi çökertirken, ele geçirdiği 59 parça altını ise eksiksiz olarak sahiplerine teslim etti.

Bartın'ın Ulus ilçesine bağlı Kumluca Beldesi Kalecik köyünde oturan 74 yaşındaki Osman Baltacı günü, 23 Aralık Perşembe günü saat 15:00 sıralarında aldığı telefonla büyük şok yaşadı. Kendisini polis olarak tanıtan kişiler tarafından Ulus'ta bir kuyumcu soygunu olduğu, kuyumcu bıçakla yaralanırken, altınların ise çalındığı ve olay yerinde Osman Baltacı'ya ait kimliğin bulunduğunu söylenerek, yaşlı adam korkutuldu. Olayla kendisinin hiçbir alakasının olmadığı söyleyerek, uzun süre şahısları ikna etmeye çalışan Osman Baltacı'ya inandıklarını belirten dolandırıcılar bu kez ise yaşlı adamdan devlete yardımcı olmasını istedi.

6 saat boyunca telefonla oyaladılar

Evdeki altın ve paraların gönderdikleri sivil polise vermesini isteyen dolandırıcılar, yapılacak analizlerin ardından ise altınları tekrar geri vereceklerini söyledi. Osman Baltacı ve 75 yaşındaki hanımı Perihan Baltacı'yı ayrı ayrı telefonlardan arayarak, ayrı odalarda görüşmeye devam eden dolandırıcılar, yaklaşık 6 saat boyunca ise görüşme yaptıkları çiftin telefonlarını kapatmasına izin vermedi. Konuyu kimseye söylememesi, komşularına görünmemeleri ve dışarı çıkmamaları konusunda sık sık dolandırıcıların uyardığı çift ise, kendilerine söylenen talimatları harfi harfine yerine getirdi. Köye gelen dolandırıcılardan biri ile buluşarak evine getiren Osman Baltacı, akşam saat 21:00 sıralarında saydığı altınları sivil polis olarak bildiği dolandırıcılardan birine teslim etti.

Altınlar gidince sabahı zor etti

O andan sonra görüşmeleri bitiren dolandırıcılar, son görüşmede ise çiftten telefonlarını kapatmamalarını ve kendilerinden gelecek telefonları beklemelerini istedi. Altınları teslim edip, telefon görüşmesini bitirdikten sonra içlerine kurt düşen çift, gece saat 24:00 sıralarında aradıkları dolandırıcılar tarafından altınların analiz edildiği ve sabah sata 06:00 sıralarında aramaları söylendi. Sabahı zor eden Osman Baltacı, sabah saat 05:50 sıralarında aradığı dolandırıcılara ulaşamadı.

Dolandırıldığını anladı jandarmaya koştu

Yaklaşık yarım saat boyunca tekrar tekrar aradığı telefon numarasının cevap vermemesi üzerine Osman Baltacı dolandırıldığı anladı. Büyük şok yaşayan Baltacı, kendine geldiğinde ise evlerine en yakın olan jandarma karakoluna koştu. Baltacı Abtipaşa Jandarma Karakol Komutanlığı'na müracaat ederek, başından geçenleri anlattı. Tüm birikimini kaptırdığını söyleyen Baltacı, şahısların ve altınların bulunması için jandarmadan yardım istedi.

"Film gibiydi"

Yaşadıklarını anlatan Osman Baltacı, film gibi bir olay yaşayarak dolandırıldığını kaydetti. Baltacı, 'Bartın emniyet müdürlüğünden aradığını, komiser olduğunu söyledi. Bir de Ulus'ta kuyumcu soyulduğunu, kuyumcunun bıçakla yaralandığını ve bizim de kimliğimizin olay yerinden çıktığını söyledi. Üzerinizdeki altın, para ne varsa getirmemizi istedi, aksi takdirde ise suçun bize kalacağını söylediler. Bizi böyle sürekli meşgul etti, lafa tuttu. Hanımı da ayrı bir odaya aldı. Onu ayrı konuşturuyor, beni de ayrı konuşturuyorlar. Biz bu durum nedeniyle dağıldık, hayvanlarımıza bile bakamadık. Akşam saatlerine kadar bizi oyaladı. Akşam ise 'Caminin yanına in, orada sivil polis var. Onla buluşacaksınız, evinizdeki altınları ona teslim edeceksiniz. Altınlar bu akşam emniyette, Bartın'da olacak. Tekrar sabah saat 9:00'da size teslim edilecek. Kimlikleriniz değişecek. Bankalarda da para varsa, onları da Merkez Bankası'na yatıracağız' dediler. İkindi vaktinden akşam geç saatlere kadar bizi oyalayarak, evden hiç çıkarmadılar. Sürekli telefonla konuştuk. 'Sakın komşulara görünmeyin. Örgütü neredeyse bastıracağız. 6 kişiyi yakaladık. 6 kişi daha varmış. Erdoğan isminde bir elebaşı varmış bunların. Onu da yakalayacağız. Siz müsterih olun, telaş etmeyin' dediler. Telefonu kapattırmadılar, bizi rehin aldılar. Altınları saydırdılar, sonra, sivil polis olduğunu söyledikleri kişiye teslim ettik. Ondan sonra da etrafınızda 4 tane sivil polis olduğunu, dikkatli olmamızı ve komşularımızda başta olmak üzere kimseye bir şey söylememizi istediler. Tam gözümüzü boyadılar. Film gibiydi. Akşam yaptığımız aramalarda ise 'malınız analiz oluyor, hiç telaş etmeyin. Size sabah saat 09:00'da tekrar teslim edeceğiz' dediler. Gece saat 12:00 sıralarında ise tekrar aradım onları, bu kez 'Çayınızı kahvenizi için, rahatınıza bakın. Bir sıkıntı yok. Sabah saat 06:00 gibi bizi ararsınız' dediler. Sabah saat 05:50'de aradım. Hiç ses vermediler. Tekrar aradım, bir ara açtılar, telefonun yanında olsun dediler. 10 dakika sonra tekrar aradım, telefona ulaşılamıyor. Ortada yoklar. O zaman anladım. 'Tamam, bizi dolandırdılar' dedim. Ben de karakola gidip şikayetçi oldum' dedi.

"Üzüntümüzü sevince çevirdiler"

Olay akşamı annesi ve babasını telefonla aradığını fakat ulaşamadığını anlatan Celal Baltacı, 'Annem babam yaşlı olduğu için onları zaman zaman arıyorum. Safranbolu'da çalışıyorum. İşe, nöbete gitmeden önce olay günü de akşam saat 7'den itibaren onları aramaya başladım. Sürekli telefonları meşgul. Kuşkulanmaya başladım. Saat 09.00'dan sonra cevap geldi. Biz iyiyiz, ineklerde de kaybımız yok dediler. Bu laflar inandırıcı gelmedi, kuşkulandım. 3 defa aradım. Yine aynı şekilde cevap aldım. Sonra olayı öğrendim. Zanlıların yakalanmasında Aptipaşa Jandarma karakolunun çok emeği geçti. Ulus Jandarma ekiplerin, Bartın jandarma ekiplerine, Kaymakamımıza teşekkür ediyorum. İyi ki varlar. Canla başla uğraştılar, hızlı bir şekilde zanlıları yakaladılar. Bizlerin üzüntüsünü sevince çevirdiler. Çok hızlı hareket ettiler.' ifadelerini kullandı.

"Şarj bitti" tavsiyesi

Annesi ve babasının normalde dolandırıcılara kanacak biri olmadığını söyleyen Celal Baltacı, 'İnsanları vatanı, devleti, yakınları gibi sevdikleri üzerinden korkutma gibi yöntemlerle gafil avlayabiliyorlar. Böyle durumlarda bile insanların şüphelendiği anlar olabiliyor. Öyle durumlarda uyanık olunursa, dolandırılmaktan kurtulabilirsiniz. Dolandırıcılar, zanlıların annemleri mağdur ettiği ortaya çıkmasın diye sürekli telefonu açık bıraktırıyorlar. Bu tür durumlarda en azından arada bir 'şarjım bitti' diyerek, insanların telefonu kapatmasını ve eşini dostunu, emniyet güçlerini arayarak haber vermelerini tavsiye ediyor. En azından kendinize mantıklı düşünmek için bir zaman açın' diye konuştu.

Jandarma harekete geçti

Baltacı çiftinin aralarında altın bilezik, tam altın, beşlik altın, küpe ve çeyrek altınlarının olduğu toplam 2 milyon TL değerindeki ziynet eşyasını kaptırdığını öğrenen jandarma ekipleri hemen harekete geçti. Ulus'taki İlçe Jandarma Komutanlığı ve Bartın'daki İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı Jandarma Suç Araştırma Timleri'nin de (JASAT) devreye girmesi ile araştırmalar yoğunlaştırıldı.

Birkaç saatte izini buldular, 6 saatte yakaladılar

Altınları harcamadan şebekenin çökertilmesi için titiz ve seri bir çalışma yürüten jandarma ekipleri, birkaç saat içerisinde şahısların kimliğini ve kullandığı aracın plakasını tespit etti. 3 kişi olduğu belirlenen şahıslardan birini Bartın şehir merkezinde bir otelde olduğunu, diğer 2 kişinin ise Niğde'de otobanda olduğunu belirledi. Koordineli bir şekilde yürütülen çalışmalar sonucunda gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda Bartın şehir merkezindeki otelde konaklayan bir yabancı uyruklu, otobanda bulunan bir Türk ve bir yabancı uyruklu olmak üzere 3 çete üyesi kıskıvrak yakalandı. Otobanda bir araçla seyir halinde bulunan ve durdurulan polis noktasında yapılan operasyonda yakalanan 2 kişi ile birlikte altınlar da ele geçirdi.
Yaklaşık 6 saat gibi kısa sürede bulunarak, gözaltına alınan zanlılarla birlikte ele geçirilen 59 parça altın da Ulus'a getirildi.

Zanlılar adli makamlara, altınlar aileye teslim edildi

Altınları bozdurma fırsatı bulamayan zanlıların ifade ve işlemlerinin ardından adli makamlara çıkarılırken altınlar da jandarma ekipleri tarafından sahibine teslim edilmeye götürüldü.
Sevincinden nasıl dua edeceğini bilemedi
Yaklaşık 2 milyon TL değerindeki ziynet eşyalarının bulunduğunu öğrenen çift ise büyük sevinç yaşadı. Jandarma ekiplerine peş peşe dualar ve teşekkür eden aile, jandarmalara tatlı ve yemek ısmarlama sözü verdi.

Altınları say say bitiremediler

Jandarma ekipleri, toplam 59 parça olan altınları tek tek sayarak, Osman Baltacı'ya teslim etti. Baltacı'nın da eksik bulunmadığı yönünde beyanın ardından altınlar aileye teslim edildi. Altınlarına kavuşan aile ise, artık kimseye altınlarını vermeyeceklerini, hatta altınları evde bile tutmayacaklarını söyledi. Aile, yarım asırlık birikimlerini, yeniden dolandırılma ve yada çalınması gibi ihtimallere fırsat vermemek için bir bankaya götürdü.
Altınları aileye veren jandarmalar ekipleri, 'Asker, polis, savcı olarak kendisini tanıtarak, telefonla arayanlara bir daha fırsat vermeyelim. Hiçbir devlet görevlisi sizden, iban, altın, para gibi şeyleri hiçbir zaman sizden talep etmez. Bunları aklımızdan çıkarmayalım' diyerek aileye hatırlatma yaptı. Jandarmalar, altınları teslim ederken da aileye, telefon dolandırıcılarına kanmamaları ve benzer durumlarda 24 saat boyunca 112 ve 156 hatlarından güvenlik güçlerine ulaşılabileceğini söyleyerek, telkinlerde bulundu.
Gözaltındaki zanlılardan yabancı uyruklu V.Ş, ve S.E çıkarıldığı adli makamlar tarafından tutuklanarak, cezaevine gönderilirken, dolandırıcılıktan haberi olmadığını ve para karşılığında şoförlük yaptığını savunan Türk vatandaşı Ö.Y. ise adli kontrol kararı ile serbest bırakıldı.İHA

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.