HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 EYLÜL 2021, PERŞEMBE

Pontuslar ve Pontusçular - 3

26.06.2021 00:00:00
'Pontuslar ve Pontusçular - 3' seslendirme dosyası:

Mustafa Kemal'in 3. Ordu Komutanı olarak vazifelendirilmesi, Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkarak Kurtuluş Savaşı'nı başlatması ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına kadar devam eden millî mücadele süreci malumunuzdur. Bu arada Karadeniz bölgesinde dikkatlerden kaçırılmaması gereken bir vakıayı da sizlerle paylaşalım, kıymetli okurlar.

Birinci Dünya Savaşı sırasında, 13 Kasım 1918'de Rize çevrelerinde yaşayan Rumlar, Osmanlı Devleti'ne isyan edip bağımsızlık ilan etti. Sözde Pontus Rum Devleti, Osmanlı Devleti'ne vergi vermemeye ve askere gitmemeye karar verdi. Kurtuluş Savaşı sonrasında Lozan'da barış görüşmeleri devam ederken, 1 Aralık 1922'de Türkiye ve Yunanistan arasında Nüfus Mübadelesi Antlaşması kabul edildi. Bu antlaşmada alınan kararlar gereği Trabzon Vilayeti (Samsun'dan Rize'ye kadar olan bölge) içinde bulunan 193 bin Rum, 1923 yılı başlarında gemilerle Yunanistan'a gönderildi. Gelin görün ki 1925 yılına gelindiğinde Rize'deki bu sözde Pontus Rum Devleti, Potamya denen bölgede hala varlığını devam ettirmek inadındaydı. Osmanlı Devleti'ne karşı aldıkları vergi vermeme, askere gitmeme kararlarını Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı da sürdürdüler. Türkiye Cumhuriyeti'nin aldığı kararları, çıkardığı kanunları da tanımadıklarını ilan ettiler! 25 Kasım'da çıkarılan Şapka Kanununu da reddettiler.

Nihayetinde 15 Aralık 1925'te Türk Ordusu karadan sözde Pontus Rum Devletini kuşattı. Hamidiye zırhlısı da denizden top atışlarına başladı. Sözde Pontus Rum Devleti teslim oldu. Bu askerî harekât ile Pontusçular yakalandı, yargılandı ve cezalandırıldı. Karadeniz bölgesinde halk arasında söylenen "Atma Hamidiye atma, vergi da verecuğuk, şapka da giyecuğuk, asker de edecuğuk" sözünün ardında yatan gerçek de bu olaydır.

Cumhuriyet döneminde Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti'ni bir türlü hazmedemeyen malum kesimin diline doladığı, çarpıttığı meselelerden birisi de bu son Pontus isyanı olmuştur. Potamya'daki sözde Pontus Rum Devletinin yıkılışından 50 yıl sonra, İslâm dinini siyasal amaçlarına araç yapmak isteyen bu zevat,  dağlara taşlara "hak yol İslam", "tek yol İslam" yazacaklarını, şeriat devleti kuracaklarını kandırabildikleri cahillere anlatıp durmuşlardır. Arabalarına, iş yerlerine "Hâkimiyet Allah'ındır" yazıları asmışlardır. Burada gaye Allah'ın gücünü kudretini övmek değil, öyle olsa söyleyecek söz yok. İnanan her Müslüman zaten buna 'amenna' der. Anacak "Hâkimiyet Allah'ındır" derken Atatürk'ün "Hâkimiyet, kayıtsız şartsız milletindir" sözü hedef alınıyorsa o zaman durum başka… Burada Atatürk ve onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı bir söylem vardır. Onun sözünün dine aykırı olduğu çağrıştırılarak onun kurduğu devletin de dine karşı olduğu algısı oluşturulmaya çalışılıyor demektir. Bir sonraki sloganları da malum; "Kemalist devlet yıkılacak elbet", "Dinsiz devlet yıkılacak elbet". "İnsanın dini olur da devletin dini olur mu, hesap günü devlet de hesaba çekilip cennetlik veya cehennemlik olur mu?" mevzusuna girmeyeceğim. Ama sözüm ona bu İslamcıların hani kuracakları İslâm devleti var ya… Kandırdıkları cemaati devletlerinin başkentine götürüyorlar. Neresiymiş bu yer, neredeymiş bu başkent? Potamya!

Pontus Rum Devleti'nin merkezi, başkenti olan Potamya. 1461 yılında Müslümanlar tarafından fethedilen Hıristiyan Rum şehri Potamya. Milli mücadelemiz esnasında Müslüman ahaliyi katledip burada bir Hıristiyan devleti kurmaya çalışanların merkezi Potamya. Hem Osmanlı Devletine hem Türkiye Cumhuriyeti'ne isyan etmiş Rum Pontus Devleti'nin başkenti Potamya. İsyanı başkenti meğerse olacakmış İslam'ın başkenti!

Pontus kelimesinin Karadeniz manasına geldiğini, hiçbir İslâm devletinin Pontus isimle anılmamış olduğunu uzun uzadıya anlattık. Karadeniz'deki Hıristiyan Rumlar nüfus mübadelesi ile Yunanistan'a gönderildikten sonra bile Potamya'da Hıristiyan Rumların kaldığını, Potamya'nın da asla bir İslâm merkezi veya başkenti olmadığını izah ettik.

Bu coğrafyayı 1461 öncesini hatırlatan isimlerle gündeme getirenler, Karadeniz kıyılarımızın asıl sahiplerinin Rum Pontus olduğunu iddia edenler ile sözde İslâm'ın, şeriatın bayraktarlığını yapanlar aynı gemideler. Şaşırdık mı? Şaşırmadık. Kurtuluş Savaşında düşmana karşı cihat edenleri kâfir ilan eden yazıları yazabilen sözde Müslümanlara şaşırmadığımız gibi şaşırmadık. Güya İslâm adına yazılmış bu bildirilerin İngiliz ve Yunan uçaklarından dağıtılmasına şaşırmadığımız gibi şaşırmadık. Dinî söylemler diye bunlara kulak asan, peşlerinden giden cahillere şaşırdık mı? Onlara da şaşırmadık.

 
Hüseyin Kuloğlu / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

26.06.2020, 26.06.2019, 26.06.2018, 26.06.2017, 26.06.2016, 26.06.2015, 26.06.2014, 26.06.2013, 26.06.2012, 26.06.2011, 26.06.2010, 26.06.2009, 26.06.2008, 26.06.2007, 26.06.2006, 26.06.2005, 26.06.2004, 26.06.2003, 26.06.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.