Probiyotik her kişiye uygun mu?
Erişkin kişilerde beslenme düzenin bozulmasıyla meydana gelen bazı sindirim sistemi rahatsızlıkları beraberinde bağırsaklarda ki dengenin bozulmasını da getiriyor. Probiyotik ve destekleyici ürün gruplarıyla bağırsaklardaki denge düzeltilebiliyor ancak bu konuda da alanında uzman kişilere danışmak önemli





'Yeni doğanı tamamen steril diye bilirdik'
Yeni doğanlarında artık bağırsaklarında bir bakteri grubuyla doğduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yalınay, "Eskiden biz yeni doğanı tamamen steril diye bilirdik, öyle anlatırdık fakat araştırmalar gösterdi ki yeni doğan artık bir bakteri grubuyla bir bağırsaklarında oluşan ana hatlarla doğuyor. Ama tabi doğum şekli yapılanmasını etkiliyor ondan sonra anne sütü ile beslenme ya da mamayla beslenme yeni doğanın erken dönem de kullandığı antibiyotikler gibi birçok faktör buradaki mikroorganizmaların dengesi üzerine çok önemli rol oynuyor" diye konuştu.
Erişkin kişilerde beslenme düzeninin bozulmasıyla bazı sindirim sistemi hastalıklarının yaşanabileceğinden bahseden Prof. Dr. Yalınay, "Probiyotik destekleyici ürün grupları da devreye girerek sağlık koşulunu, sağlıklı bağırsak sağlıklı yaşamla çok ilişkilidir koşulunun sağlanamadığı durumlarda kişisel genetik profilinizde devreye giriyor. Yatkınlıkla da paralel giden bir takım sistemik hastalıklar ortaya çıkmaya başlıyor. Bunlara yine bir teknik terim gibi duracak ama infulamatuar hastalık diyoruz yani bir enfeksiyon diyemeyiz buna ama bu sistemin bağırsaklardan da etkilenerek bozulmasıyla farklı farklı bölgelerde yansıması. Sindirim sistemi rahatsızlıkları. Mide, bağırsak sistemiyle ilgili bir takım rahatsızlıklar başlıyor. Bunun aslında daha rahat tanımlanması şöyle yapılabilir; gaz şişkinlik, yediklerinizdeki hazımsızlık" şeklinde konuştu.
Bir ürünün probiyotik olabilmesi için gerekli şartlar olduğunu belirten Yalınay, " Bir ürüne, bakteriye probiyotik dememiz için özel koşullar gerekiyor. Biz bununla ilgilide özel bir çalışma yaptık bu Türkiye'de yapılmış ilk çalışma doğrusu Türkiye'de bulunan firmalarımızdan bir geri dönüş yapanların değerlendirilmesi üzerine bir çalışma yani web sayfası da olan proje sonuçlarını ortaya koyduk. Türkiye probiyotik rehberi bu çalışmanın da adı. Orada bizim dikkate aldığımız ve o rehbere dahil ettiğimiz bütün ürünler kontrolü yapılmış tek tek" ifadelerini kullandı.
'Her probiyotik her kişiye uygun değildir'
Herkesin kendine uygun probiyotik seçimi yapması gerektiğine değinen Yalınay, "Probiyotiklerle ilgili alanında doğru yönetilmesi gerekiyor. Her probiyotik, her kişiye uygun değildir. Çünkü bu bir canlı bakteri olduğu için siz eğer kişiye uygun olmayan ve o kritik tabloya uygun olmayan probiyotiği kullanırsanız yine bir başka bakterinin çoğalmasına ve yine bir dengesizliğe yol açarsınız" diye konuştu.
Uzun aralıklı beslenmemin mikroorganizmaların sağlığı açısından uygun olduğunu belirten Prof. Dr. Yalınay, "Bakterilerimiz, bu mikroorganizmalar açlığı seviyor. Bizde bu konuda özel çalışmalarda yaptık şimdi bu konu çok popüler bir konu uzun aralıklı beslenme. Bu uzun aralıklı beslenmenin aslında bizim kendi örf ve adetlerimizde bir yeri var yani İslami bir kısmı da var yani bu oruç dönemi. Uzun aralıklı beslenmede bilindiği üzere tavsiye edilen süre hani 8 saat yiyip 16 saat aç bırakmak gibi bir model 14 saat ve üzeri gibi bir süreye geçtiğiniz zaman mikroorganizmalarınız bizimle yaşayan küçük canlılar bundan çok besleniyorlar" dedi. İHA












































































