HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 HAZİRAN 2021, PAZAR

Covid-19 pandemisinden çölleşme salgınına

17.06.2021 00:00:00
'Covid-19 pandemisinden çölleşme salgınına' seslendirme dosyası:

Dünya Kuraklık ve Çölleşmeyle Mücadele Günü bugün: 17 Haziran…

Çölleşme denince aklımıza Afrika'nın cehennem gibi çölleri geliyor ama sorunumuz daha büyük. Çünkü çölleşme, işlenebilir toprakların artık verimsizleşmesi demektir. Çölleşme arttıkça, insanların beslenme sorunları da katlanarak büyüyecektir. Çölleşme ile mücadelede izlenecek yöntem bellidir: Çölleşmeyi meydana getiren koşulları biz oluşturduğumuza göre bu koşulları değiştirmek bize düşmektedir.

Ayrıca insan hakları açısından "temiz bir çevrede yaşama" hakkının merkezinde biz varız. İnsan var oldukça, hakları için uğraşmaya adanmış bir heyecan, bir arzu hep var olacaktır… Ve olması gerekir. Yaratılmışların en şereflisi olmanın yükümlülüğüdür bu aynı zamanda.

Çevre düşmanı çokuluslu şirketler doğayı yok ederken, rant uğruna sessiz kalan hatta taş, toprak, baraj ne varsa satan siyasi otoritenin kusurları konusuna dalmadan ki, dalanlar dalmış zaten… Siyaset-mafya ilişkileri ortalıkta cirit atıyor. 

Başlıktaki konuya dönersek;

Maskeler, eldivenler ve dezenfektan şişeleri gibi koronavirüs pandemisinde en çok aranan ürünlerin ortak bir yanı var: Plastikten yapılmış olmaları. Pek çok ülkede plastik çatal, bıçak, pipet, poşet ve tek kullanımlık diğer plastik malzemelerin kullanımına dair yasaklar Covid-19 pandemisiyle sekteye uğramış gibi gözüküyor. Kafeterya ve restoranlarda da plastik kullanımını azaltma çabaları şimdilik askıya alındı. Hijyen endişeleri ve maskelere olan talep, yoğun plastik tüketimine neden olurken, plastik endüstrisi de tek kullanımlık plastiğin pandemide daha güvenli ve daha hijyenik olduğunu savunarak son yıllarda artan kısıtlamalara karşı hamle yapma fırsatını yakaladı. Aslına bakılırsa pandemi, plastiğe karşı sürdürülen savaşı tamamen kontrolden çıkarmış gibi görünüyor. Bu süreçte kullanılan plastik malzemeler de çoktan denizlere ulaştı. İlk günlerde, pandeminin çevresel etkisine dair gözlemler kirlilikten arınmış mavi gökyüzü, karbon emisyonlarındaki azalma ve doğanın iyileştirilmesi şeklindeydi. Ama gözden kaçan bir nokta vardı: Plastik salgını…

Covid-19 hastalığı dünya çapında yayılmaya devam ederken, tıbbi ve plastik atıkların milyarlarca kişi tarafından ayrım gözetmeksizin yanlış bertaraf edilmesi hızla küresel bir sorun haline geliyor. Yüksek Covid-19 oranlarıyla karşı karşıya kalan şehirler, sağlık tesislerindeki tıbbi atık üretiminin büyük çaplı artışını yönetmek için mücadele ediyor.

Birçok ülke, tüm hastane atıklarını bulaştırıcı olarak sınıflandırıyor. Dolayısıyla bu atıkların yüksek sıcaklıklarda yakılması, sterilize edilmesi ve ardından kalan külün depolanması gerekiyor. Çoğunlukla plastikten yapılan tıbbi atıkların kontrolsüz yakılması, sera gazı salınımına neden olacağından tavsiye edilmiyor.

Covid-19'un geri dönüşüm merkezlerinde yayılma riskinden endişe duydukları için kimi ülkeler geri dönüşüm programlarını durdurdu ve tıbbi atık olarak sınıflandırılan bu atıkları hem yakmaya hem de çöp olarak depolamaya öncelik verdi. Diğer bir deyişle, bu atıkların yolculuğu yakılarak zehirli dumanların ortaya çıkmasına yol açtıktan sonra yeniden doğaya zarar verecek şekilde depolanmasıyla son buluyor. Atıkların yakılması ile ortaya çıkan gazlar hava kirliliğine yol açıyor. Hava kirliliği, halk sağlığına yönelik en büyük çevresel tehditlerden biri ve dünya çapında milyonlarca ölümden sorumlu.

Sözün özü; pandemiyle mücadele ayrı dert, atıkların yönetimi ayrı sorun. Ve çevresel haklar kapsamında çölleşmeyi önlemeye yönelik mücadelede hangi strateji!?

 
Prof. Dr. Ali Ünal Emiroğlu / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.