logo
23 HAZİRAN 2026

Prof. Dr. Haydar Baş kimdir?

Prof. Dr. Haydar Baş, ayağında demir çarık Yunus misali ülkemizin her köşesine giderek bir ve beraber olmanın şartlarını, bütün ayrılıkları ve fitneleri bertaraf edecek çözümleri il il, ilçe ilçe köy köy gezerek anlatan tek liderdir. O, birlik ve beraberliğin sembol ismidir

14.01.2019 00:00:00
Prof. Dr. Haydar Baş kimdir?
Prof. Dr. Haydar Baş kimdir?
Üç kıtaya yayılmış geniş topraklara sahip Osmanlı Devleti…

Türklerin kurduğu en güçlü devlet…

6 asırlık bir hükümranlıktan sonra yıkılmaktan kurtulamadı…

Neden?

Çünkü devleti yönetenler, milyonlarca kilometre tutan toprakların bahşettiği zenginlikleri kullanıp devleti ekonomik bir güç haline getiremediler. Çünkü devleti yönetenler, zamanın getirdiği gelişmelere ayak uyduramadılar.  Çünkü devleti yönetenler, küresel anlamda süper güç olma hedefiyle stratejik plan yapan devletlere karşı etkili siyaset üretemediler.  Osmanlı'yı çökertme projesi adım adım ilerledi. Can alıcı darbe dinî ve milli değerleri hedef aldı. Mezhep ve ırk farklılıklarını kaşıyarak millet olma bilincini ortadan kaldırdılar. Ve devlet her alanda zayıfladı, gittikçe küçüldü. Koca Çınar onların gözünde artık hasta adamdı ve işgaller başladı.

'Bağımsızlık benim karakterimdir'

Padişah ve yönetici kadro teslim olmuştu, millet teslim olmuştu; kurtuluşu, mandada görüyorlardı. Aslında bu topyekûn yok oluştu.

Böyle bir ahval ve şeraitte ülkenin ufkunda adeta güneş misali doğan cihad müslümanı Mustafa Kemal Atatürk, 'bağımsızlık benim karakterimdir' şiarıyla kutlu bir yola çıktı. Liderliğini yaptığı milli mücadelenin parolasını 'ya istiklal ya ölüm' olarak belirledi. Yedi düvele karşı verilen bu şanlı mücadelenin sonunda, sermayesi ve silahı sadece ve sadece imanı ve istiklal hedefi olan Türk milleti, Gazi'nin önderliğinde millet olma vasfını tekrar kazandı. Çünkü ona göre bu millet aynı ana ve babadan olma özbeöz kardeşti.

General Tawnshend, 24 Temmuz 1922 tarihinde Akşehir'de bir  görüşme esnasında, Mustafa Kemal'e, "Siz Napolyon'a benziyorsunuz" demişti. Bu benzetmeden hoşlanmayan Gazi şu tarihî cevabı vermişti: "Napolyon, arkasına bir sürü muhtelif milliyetteki insanı toplayarak macera aramaya çıktı. Ve bunun içindir ki yarı yolda kaldı. Ben bir anadan, bir babadan gelen kardeşlerimle kendi vatanımı kurtarmak davası yolundayım. Ve muhakkak muvaffak olacağım."

Oldu da…

Evet, askerî savaş kazanılmıştı ama asıl savaş şimdi başlıyordu. Çünkü Gazi biliyordu ki; eğitim ve ekonomi alanlarında başarılarla taçlandırılmayan savaş kazanılmış sayılmazdı. Aynı anda başlatılan eğitim ve iktisat seferberliği sayesinde millet olma bilincini elbise gibi kuşanmış Türk milleti, dâhi Mustafa Kemal önderliğinde akıllara durgunluk verecek kadar kısa bir sürede inanılmaz atılımlara imza attı. Harf inkılabıyla birlikte Osmanlı döneminde yerlerde sürünen okuma yazma oranı çok yüksek bir seviyeye ulaştı. Ve kısa sürede yetiştirilen nitelikli kadrolarla her sahada devrim niteliğinde işler başarıldı.

Tabii ki bu sahaların başında iktisat geliyordu. İktisat kongrelerinde belirlenen yol haritaları takip edilerek; tarım, madencilik ve sanayi kollarında başlatılan kalkınma hamlesi muhteşem sonuçlar verdi. Ülkenin geneli bir şantiye alanına dönüşmüştü. Millet el ele omuz omuza, durup dinlenmeden Ata'nın belirlediği hedefi yakalamak için çalışıyordu. Bu çalışma tabii ki meyvelerini veriyordu.

Uçak fabrikası dâhil, her alanda üretim yapan tesisler arda arda kuruldu.

Yıkımı yaşayan vatan;  şimdi de büyümeyi, refahı ve huzuru yaşıyordu.

Atatürk'ün 'yurtta sulh cihanda sulh' sözü bir ütopya değildi. Ehl-i Beyt soylu Atatürk, Oğuz Kağan'ın hedefini kendisine pusula yapmıştı. O çok iyi biliyordu ki; güçlü bir Türk devleti yakın coğrafya başta olmak üzere, bütün dünyaya yüksek adalet anlayışıyla kol kanat gerecek, neticede sulhün sağlayıcısı ve sigortası olacaktı. Gece gündüz bütün gayreti bunu gerçekleştirmek içindi.

Mustafa Kemal Atatürk'ten sonrası

Fakat olmadı, ölüm onu bizden ayırdı. 57 yıllık ömre sığdırdığı başarılar, nicelerinin rüyalarında dahi göremeyeceği şeylerdi. O düşmanları dâhil herkesi derinden etkiledi. Evet, savaş meydanlarında dize getirdiği düşmanları dahi ona olan hayranlıklarını gizleyemediler.

O yaptığı büyük işlerle dünyanın dengelerini değiştiren adamdı. Sömürgecilerin bütün hesaplarını alt üst eden adam…

Milli mücadele esnasında Türkiye'den ağır darbe alan sömürgeci devletler, Türkiye'nin kısa sürede gerçekleştirdiği büyümeden tabii ki rahatsızdı ve özellikle bölgesinde rol model ülke konumuna gelmesinden ciddi endişe duyuyorlardı. Çünkü onlar çok iyi biliyorlardı ki; özellikle ekonomik bir güç haline gelmiş örnek bir Türkiye, altı ve üstü zenginliklerle dolu coğrafyanın sömürülmesine asla müsaade etmeyecekti. O nedenle Atatürk'ün vefatı en çok onları sevindirdi,  iştahları tekrar kabardı ve o çirkin hesaplarını sahneye koyma cesaretine yeniden kavuştular.

Maalesef Gazi'nin ölümünden sonra zaman, Türkiye'nin aleyhine işlemeye başladı. O'ndan sonra ülke yönetiminde vazife alan yönetici kadroları Atatürk'ün yüksek hedeflerini uygulama idealinden uzaklaşmaya başladılar. Değişen dünya dengelerini özellikle ekonomik anlamda iyi okuyamayan bu kadrolar, Atatürk zamanında süper güç olma arefesinde olan Türkiye cumhuriyeti devletini dışa bağımlı bir ülke konumuna gelmekten kurtaramadılar.

İşin daha da vahim tarafı, bu süreçte sadece Atatürk'ün ideallerinden uzaklaşılmadı, Ata'yı hedef alan bir zihniyet türedi ve işi, Peygambere (s.a.v.) dayanan soyuna hakarete vardıracak raddeye kadar getirdi. Bu planlı, programlı ve dış destekli çirkin propaganda maalesef karşılık buldu ve onu, yok olmaktan kurtaran atasıyla-milleti arasında mesafe gittikçe açıldı. Bu vefasızlığın bedeli ise çok ağır oldu.

Nitekim günümüz manzarasına bakıldığında; ekonomik anlamda gücü elinde bulunduran ülkeler karşısında varlık gösteremeyen, milli bir ekonomisi olmayan, yerli üretimi olmayan, cumhuriyetin bütün kazanımlarını tek tek elinden çıkaran, açlık ve fakirlik sınırında yaşayan milyonların hayat mücadelesi verdiği bir ülke konumunda artık Türkiye…

Bu gidiş nereye!

Bir çıkış yolumuz yok mu?

Aslında çıkış yolumuz tabii ki var ve ülkenin geldiği nokta çaresizlikten kaynaklanmıyor. Tam tersine çareye sırt dönmesinden kaynaklanıyor

Çözüm İnsanı

Siyaset, eğitim, medya, ekonomi bilimi, ticaret, sanayi ve kültür gibi pek çok sahada yaklaşık yarım asırdır yaptığı çalışmalarla ülkenin bütün sorunlarına çözüm üretmiş bir şahsiyet var aramızda.

Muhteşem Bir Eğitimci

Büyük bir özenle yetiştirdiği öğrencilerine vatan, devlet, bayrak ve Atatürk sevgisini aşılamış muhteşem bir eğitimci var aramızda. Öyle ki; o kadro, yıllardır aldıkları bu yüksek terbiyeyle vatan topraklarının her karışında birlik ve beraberliğin sembolü olarak gece-gündüz çalışmaya devam ediyorlar.

Vazife Adamı

Yazılı, görsel ve işitsel yayın dünyamıza kazandırdığı güzide kurumlarla; devletimizi, milletimizi ayakta tutan değerlerin korunması için her türlü emeği ortaya koyan bir vazife adamı var aramızda.

Öyle ki; o kurumlar ticari bütün kaygılardan uzak, sadece ülkenin menfaatlerine kilitlenmiş bir yayıncılık anlayışıyla, milletimize yol göstermeye, moral vermeye, doğru bilgilendirmeye devam ediyorlar.

Birlik ve beraberliğin kalesi

Ayağında demir çarık Yunus misali ülkemizin her köşesine giderek bir ve beraber olmanın şartlarını, bütün ayrılıkları ve fitneleri bertaraf edecek çözümleri il il, ilçe ilçe köy köy gezerek birlik konferanslarında anlatan birlik ve beraberliğin sembol ismi var aramızda…

Öyle ki; yıllardır bu çalışma aralıksız devam ediyor ve artık birlik programlarını sadece O değil, yetiştirdiği mümtaz kadro da mukaddes bir görev bilinciyle icra ediyor.

Öngörülü lider

Yakın geçmişte ülkemizde, kanaat önderi sayılanların, medya mensuplarının, ülkeyi idare edenlerin ve milletin büyük çoğunluğunun gaflet ettiği Dinlerarası Diyalog gibi; hem inancımızı hem de devlet ve vatanımızı hedef alan yıkım faaliyetini en başında fark eden ve onunla, büyük bedeller ödeyerek mücadele eden feraset sahibi bir şahsiyet var aramızda.

Öyle ki; onun ikazlarını dinlememenin, ona sırt çevirmenin ağır bedelini 15 Temmuz'da milletçe ödedik.

Alevi-Sünni Kardeşliğinin Mimarı

Yazdığı Ehl-i Beyt külliyatı ve hâmiliğini yaptığı uluslararası Ehl-i Beyt sempozyumlarıyla, asırlardır İslam coğrafyasını kasıp kavuran Şii-Sünni ayrılığını bitirecek çözümü ortaya koyan dirayetli bir gönül adamı var aramızda…

Öyle ki; bu muhteşem külliyat ve sempozyumlar sayesinde, Allah'ın sevmemizi emrettiği Ehl-i Beyt'in tevhidin merkezi olduğunu öğrendik. Yine öğrendik ki; Ehl-i Beyt çatısı altında toplandığımızda Şii-Sünni ayrılığı yok, Alevi-Sünni ayrılığı yok. Hepimiz müslümanız, biriz, beraberiz ve kardeşiz.

Fikir dünyamızı şekillendiren ilim adamı

Akaid, fıkıh, tasavvuf, siyaset, tarih gibi alanlarda telif ettiği başvuru kaynağı niteliğindeki eserlerle, kültür dünyamızı aydınlatan bir ilim adamı var aramızda…

Öyle ki; milletimiz o eserler sayesinde dinî ve milli değerlerimizi eksiksiz ve sağlam bir şekilde kaynağından öğreniyor. Ve milleti bâtıl fikirlerle yoldan çıkarmak isteyen odakların bütün oyunları bu eserler sayesinde boşa çıkıyor.

Ekonomi Dehası

2005 yılında uluslararası bir kongreyle dünyaya deklare ettiği Milli Ekonomi Modeli'yle, kapitalizm ve sosyalizmi sessiz bir devrimle tarihe gömen bir ekonomi dehası var aramızda…

Öyle ki; o tarihten sonra dünyanın bütün dengeleri değişti. Ard arda gelen uluslararası kongrelerle dünyaya mâl olan Milli Ekonomi Modeli, kapitalizmin cenderesinde perişan olan ülkelere can simidi oldu.  Özellikle Rusya'nın O'nu Duma'ya davet edip, bizzat Putin'in ağzından Milli Ekonomi Modeli'ni uygulayacaklarını dünyaya ilan etmesi, küresel çaptaki kurulu düzenin artık devam etmeyeceğinin ilk sinyaliydi.

Evet, Rusya artık Milli Ekonomi Modeli'ni uyguluyordu. Rusya'nın öncülüğünde Brezilya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'nın oluşturduğu ve nüfus olarak 4 milyara tekabül eden güç birliği BRICS, Milli Ekonomi Modeli'ni uyguluyordu. Ve ardından BRICS, Milli Ekonomi Modeli'nin en önemli kuralı milli paralarla ticareti hayata geçiriyordu.

Milli Paralarla Ticaret sadece BRICS'in gündeminde kalmadı, Avrupa da kervana dâhil oldu. Avrupa'nın ünlü ekonomistleri, devlet yöneticileri uluslararası toplantılarda biraraya geliyor, milli paralarla ticareti konuşuyordu.

Bütün bu gelişmeler, dünyadaki mevcut düzenin artık sonunun geldiğini gösteriyordu. O, keşfettiği ve insanlığın hizmetine sunduğu iktisadî sistemle geleceği inşa ediyordu.

Vefalı türk

Yazdığı Hoş Geldin Atatürk eseriyle, bütün vatan sathında onun himayesinde düzenlenen 'Atatürk Vatandır'  programlarıyla; 'dinsiz Atatürk' iftirasını milletin gönlünden silen; milleti, kurtarıcısı dindar Atatürk'le buluşturan vefalı bir Türk var aramızda…



Öyle ki; artık Türk Milleti duasına Atatürk'ü katıyor, onu hayırla yâd ediyor ve her fırsatta ona minnet duygularını arz ediyor. Anıtkabir hiç olmadığı kadar dolup taşıyor ve o ziyaretlerde O'nun yönlendirmesiyle herkes Ata'nın huzuruna abdest alarak çıkıyor.

Ve herkes biliyor ki; Atatürk vatandır, Atatürk devlettir, Atatürk millettir, Atatürk bayraktır, Atatürk birleştirici harçtır.

Atatürk, her köşesi işgal edilmiş vatan sathında yaşayan her bir ferdi tek bir insanmış gibi kabul ederek, çoku, farklıyı nasıl BİR yaptıysa, O da aynısını yaptı; bütün farklılıkları silip attı ve bizi bütün engellemelere rağmen BİR yaptı. Nasıl Atatürk birleştirici harçsa, O da birleştirici harçtır.

O aramızda, içimizde; eğitimci, ekonomi dehası, vazife adamı, çözüm insanı, birlik ve beraberliğin sembol ismi, gönül adamı, ilim adamı, vefalı Türk aramızda, Prof. Dr. Haydar Baş aramızda...

Haydi şimdi ayağa kalk Türkiyem,

Çare var!

Çare; bir ve beraber olmakta!

Apaydınlık bir gelecek için,

Müreffeh bir ülke için,

Onurlu bir hayat için,

Huzurlu yarınlar için

El ele omuz omuza

Tek yürek tek bilek

Türkiye'yi kainat devleti yapmak için

Var mısın?

OKAN EGESEL



Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.