logo
24 HAZİRAN 2026

Putin: 'Savaşı biz başlatmadık... Silahsızlanma anlaşmasını askıya alıyoruz'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Federal Meclis'te yaptığı konuşmada, Rusya ile ABD arasında imzalanan ve kıtalararası nükleer balistik füze kabiliyetlerinin sınırlandırılmasını içeren Yeni START anlaşmasını askıya aldıklarını duyurdu

21.02.2023 21:02:00
Putin: 'Savaşı biz başlatmadık... Silahsızlanma anlaşmasını askıya alıyoruz'
Putin: 'Savaşı biz başlatmadık... Silahsızlanma anlaşmasını askıya alıyoruz'
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Federal Meclis'te yaptığı konuşmada, Rusya ile ABD arasında imzalanan ve kıtalararası nükleer balistik füze kabiliyetlerinin sınırlandırılmasını içeren Yeni START anlaşmasını askıya aldıklarını duyurdu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Federal Meclis toplantısında yaptığı konuşmada Ukrayna'daki savaşa ve ülkesinin duruma dair değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda Federal Meclis üyelerinin yanı sıra Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, Rus hükümetinin üyeleri, Rus diplomatlar ve Ukrayna'daki savaşta yaralanan askerler ve aileler de yer aldı.

Ukrayna ile yaşadıkları krizden Batılıları sorumlu olduğunu ve bu sürecin 2014'te başladığına işaret eden Putin, "Batılı liderlerin vaatleri sahteliğe ve acımasız birer yalana dönüştü. Batı ülkeler, Ukrayna'nın radikal milliyetçi birliklerinin askerlerini eğitti, onlara silah tedarik etti.

Kiev, özel askeri operasyonun başlamasından önce de Batı ile silah tedariki için görüşmeler yürütüyordu. Rusya, Donbass'ın sorunlarının barışçıl biçimde çözümlenmesi için mümkün olan her şeyi yaptı. Bununla beraber Kiev, Donbass'ın sorunlarını çözmedi, sürüncemede bırakıp oyaladı. Siyasi cinayetler işledi ve inananlara kötü muamele etti. Minsk anlaşmalarını diplomatik bir tiyatro olarak sunarken bundan gurur duyuyorlar.

Rusların kanı dökülürken, Rusya samimiyetle sorunu çözmeye çalışırken onlar alay etmeye devam etti. Bu iğrenç aldatma yöntemi daha önce defalarca kullanıldı. Batı, Yugoslavya'yı, Irak'ı, Libya'yı, Suriye'yi yerle bir ederken aynı şekilde utanmazca, ikiyüzlülükle davrandı. Bu utancı asla temizleyemeyecekler. Namus, güven, edep kavramları onlara yabancıdır. Sömürü politikasını sürdürürken tüm dünyaya aşağılık olarak bakıyorlardı. Kendi halklarını da barış diyerek aldattı" dedi.

"Dünyada hiçbir ülkenin ABD'nin yurt dışında bulundurduğu kadar askeri üssü yok"



Putin, 'Batı ile yapıcı bir diyaloğa açıktık ve içtenlikle hazırdık. Hem Avrupa'nın hem de tüm dünyanın eşitliğe dayalı bölünmez bir güvenlik sistemine ihtiyacı olduğunu söyledik ve ısrar ettik. Uzun yıllar boyunca bu fikri ortaklarımızla tartışmayı ve uygulanması için birlikte çalışmayı teklif ettik. Fakat ya hiç cevap alamadık ya da iki yüzlü cevaplar aldık. NATO'nun sınırlarımıza kadar genişlemesi, Avrupa'da ve Asya'da askeri üslerin kurulması. Herhalde bizden korunmak için şemsiye kuracaklardı. Dünyada hiçbir ülkenin ABD'nin yurt dışında bulundurduğu kadar askeri üssü yok. Tüm dünyada yüzlerce askeri var. Neredeyse tüm gezegen onlarla dolu. Bütün dünya silah anlaşmalarını nasıl feshettiklerine şahit oldu" şeklinde konuştu.

'Savaşı başlatan taraf Batı'ydı, bizse bu savaşı durdurmak için güç kullanıyoruz'

Batılı ülkelere güvenlik garantileri içeren bazı teklifler sunduklarını, ancak Batılıların bu anlaşmaları reddedip Kiev rejimini destekleyerek Ukrayna'nın doğusuna askeri harekat gerçekleştirildiğini belirten Putin, "Aralık 2021'de biz resmen ABD ve NATO'ya güvenlik garantileri teklifimizi sunduk. Biz net bir 'hayır' mesajı aldık. O zaman Batı'nın agresif duruşunun sonlanmayacağı anlaşıldı.

Şubat 2014'te Kiev'in Donbass'a saldırısından da belliydi. Hatırlatmak isterim Kiev rejimi 2014'te Donbass'ı havadan bombaladı. Donetsk ve Luhansk'a saldırı düzenleyenlerin bir sonraki adım olarak Kırım'a saldıracağı belliydi. Kiev de bir sonraki adımda Kırım'a saldıracağını söylüyor. Tüm bunlar BM Güvenlik Konseyine aykırıydı. Savaşı başlatan taraf Batı'ydı, bizse bu savaşı durdurmak için güç kullanıyoruz. Evimizi ve insanlarımızın canlarını koruyoruz, Batı'nın istediğiyse sınırsız hakimiyete sahip olmak" ifadelerini kullandı.

"Kiev'e savaş için 150 milyar dolar verildi"



Batılı ülkelerin Ukrayna politikasını eleştirmeye devam eden Putin, "Kiev'e savaş için 150 milyar dolar verildi. Ukrayna'ya para akışının azaldığını da görmüyoruz. Cini şişeden çıkaranın Batı olduğunu dünyada kimse unutmadı. Ayrıca ne talep edilirse karşılığı oluyor. Böylelikle savaş sona ermiyor. ABD'nin 2021 yılından sonra başlattığı savaştan sonra ama sanki bunlar yaşanmamış gibi kendilerine barış savunucusu diyorlar. Onların trilyonlarca dolar gelirleri var. İnsan hakları ve demokrasiyi araç olarak kullanarak kendi hegemonyalarını kuruyorlar. Geçtiğimiz yüzyılda Avrupa'da Nazilerin büyümesi için çabaladılar.

Bugün Ukrayna'da Nazileri büyütmek için çabalıyorlar. Her şey her yüzyılda tekrarlanıyor. Batı 2014'te Ukrayna'daki darbeyi destekledi. Ne kadar para tahsis ettikleri bile belliydi. Rusya'ya karşı saldırganlık körüklendi. Bu darbe anayasaya aykırıydı. Yugoslavya'da kullandıkları grupların kullandıkları semboller ve Neonazi sembolleri bugün Ukrayna askerlerinin kamuflajlarında yer alıyor. Ancak Batı buna karşı bir tepki göstermiyor. Bu çok şaşırtıcı. Çünkü onlar Rusya'ya karşı savaşan herkesi destekler. Rusya'ya karşıysa şeytanı bile kendi saflarına çekerler" diye konuştu.

"Biz Ukrayna halkına karşı savaşmıyoruz"

Putin hedeflerinin Ukrayna halkına saldırmak olmadığını söyleyerek, "Batılı elitler Rusya'ya stratejik yenilgi yaşatarak bizi sonsuza dek bitirme hedefini gizlemiyor. Biz Ukrayna halkına karşı savaşmıyoruz. Ukrayna halkı da Batılıların esiri oldu. Yolsuzluklar, eşitsizlik ve yoksulluk Ukrayna'da körüklendi. On yıllar boyunca Ukrayna sanayisini yerle bir ettiler. Bu nedenle asker bulmakta zorlanmadılar. Ukraynalıları koyun olarak görüyorlar. İnsanları harcanacak birer metaya çevirdiler. Bunun sorumluluğu tamamıyla Batılı elit kesimler ve Kiev rejimine aittir. Kiev'e Batı tarafından verilen silahların menzili ne kadar uzun olursa, tehdidi Rusya topraklarından o kadar uzaklaştırmamız gerekir. Rusya'yı küresel bir hedef haline getirmeyi hedefliyorlar. Biz de buna karşı misillemelerimizi yapacağız. Rusya'yı savaş alanında yenmeleri imkansız. Bu nedenle savaş yöntemlerini geliştiriyorlar" şeklinde konuştu.

'Aile, bir erkek ve bir kadın arasındaki beraberlik demektir. Dünyadaki her dinin kutsal metinleri bunu ifade ediyor"

Batı kültürünün yozlaştığını, kendi kültürlerini bundan koruyacaklarını dile getiren Putin, "Çocuklar üzerinden her türlü istismar gerçekleştiriliyor. Cinsiyetleri değiştiriliyor ve üstlerinde deneyler yapılıyor. Yetişkinlerin diledikleri gibi yaşama hakkı var. Kimse özel hayata müdahale etmiyor ve bizim de bunu yapmaya niyetimiz yok. Aile, bir erkek ve bir kadın arasındaki beraberlik demektir. Dünyadaki her dinin kutsal metinleri bunu ifade ediyor. Ama Batı, bu kutsal metinleri de sorgular hale geldi. Batı'daki elit kesimler akıllarını kaçırdı ve bunun artık tedavi edilebilir bir yanı yok. Biz bu gibi sapkınlıklara karşı çocuklarımızı korumamız gerekiyor" dedi.

"Cadı avı başlatmayacağız"



Ukrayna'daki askeri operasyonlar sırasında Rusya'ya karşı saldırıda bulunanları da hedef alan Putin, "Rusya'ya karşı ihanet içine girenler, terör eylemleri gerçekleştirenler yargı önünde hesap verecek. Ancak biz cadı avı başlatmayacağız. Gurur duyuyorum ki Rusya'nın çok milletli toplumu, vatandaşlarımızın tümü kararlı bir duruş gösterdiler. Donbass harekatını desteklediler, Donbass'ı desteklediler. Her bir vatandaşımız Donbass'ın Rusya ile olduğunu anlıyor ve bizde anlıyoruz. Tüm Rusya'ya, kahramanlarımıza, subaylarımıza, denizcilerimize, Donetsk'teki askerlerimize, vatansever askerlerimize teşekkür ediyorum. Çok geniş bir liste olduğu için sayamadığım tüm kahramanlarımıza da teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Ukrayna'dan ilhak edilen Donbass, Herson, Luhansk ve Zaporijya bölgelerinde yaşayanlara da seslenen Putin, "Donetsk ve Luhansk Halk cumhuriyetleri ile Zaporojya ve Herson bölgelerinde yaşayan, kendi geleceklerini kendileri belirleyenlere de söylemek istediklerim var. Rusya ile, anavatanınız ile birlikte olma kararlılığınız daha güçlü hiçbir şey yok" ifadelerini kullandı.

"Yeni bölgelerin Rusya'ya bağlantı yolları oluşturulacak"

Putin, Ukrayna'dan ilhak edilen bölgelerin Rus topraklarıyla bütünleşmesi için yeni projeler hazırladıklarının altını çizerek, "Azak Denizi tekrar Rusya'nın iç denizi haline geldi. Yeni bölgelerimizin kalkınması için programlar oluşturduk. Kırım'da yaptığımız gibi buralarda da yeni istihdam alanları oluşturup yollar inşa edeceğiz, Azak Denizi kıyılarında yeni limanlar kuracağız. Uzun vadeli barış ve istikrar için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Bunun için kendi tarihimiz için, atalarımız için, tarihi adaletin yeniden canlanması için, askerlerimiz orada kahramanlıklarını sürdürüyor" dedi. Putin ayrıca Ukrayna'daki savaşta ölen Rus askerlerinin ailelerine desteklerin sürdürülmesi için vakıf kurulması talimatı verdiğini de belirtti.

"Yeni Start anlaşmasına katılımımızı katılımızı askıya alıyoruz"

Putin ayrıca konuşmasında Rusya ile ABD arasında imzalanan ve kıtalararası nükleer balistik füze kabiliyetlerinin azaltılmasını içeren Yeni START anlaşmasını askıya aldıklarını duyurdu. Putin, "Bugün Rusya'nın Yeni Start anlaşmasını askıya aldığını duyurmak zorundayım. Tekrar ediyorum, anlaşmadan çekilmiyoruz askıya alıyoruz" dedi. Anlaşmanın uygulanabilirliğinin ortadan kalktığını savunarak anlaşmayı askıya aldıklarını belirten Putin, "NATO, Şubat ayında Rusya'dan stratejik silahlara ilişkin anlaşmaya geri dönmesini istedi. Askeri tesislerimizi de denetlemek istiyorlardı. İçinde bulunduğumuz bu çatışma halini düşünülecek olursa bu çok saçmaydı. Ancak bizim denetim gerçekleştirmemize izin vermiyorlardı. NATO, Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması'nın tarafı olmak istediğini söylüyor. Bu bizim için uygun, ancak bunun için geç kalındı. Çünkü NATO içinde birçok nükleer güç bulunuyor. Anlaşma ilk olarak 1991 yılında Sovyetler Birliği ile ABD arasında imzalandı. O dönemde koşullar çok farklıydı. Sovyetler Birliği'nin ve ABD'nin birbirlerini düşman olarak görmedikleri bir düzeydeydi. Hepsi geçmişte kaldı. İlişkilerimiz kötüleşti" şeklinde konuştu.

"Rusya'nın nükleer kuvvetlerini en son sistemlerle donatma seviyesi yüzde 91'i aşıyor"



ABD ile yaşadıkları nükleer yarışta geride kalmamaları gerektiğini vurgulayan Putin, "ABD'liler yeni nükleer silahlarını geliştirme süreçlerine giriyor. Rusya'nın da yeni nükleer silahlarını geliştirmesi gerekiyor. Kimseyle yarışmıyoruz. Ancak onlar nükleer denemelerini sürdürdükçe bizim de sürdürmemiz gerekiyor. Rusya'nın nükleer kuvvetlerini en son sistemlerle donatma seviyesi yüzde 91'i aşıyor. Kazandığımız deneyimi dikkate alarak ordunun tüm birimlerinde aynı yüksek nitelik seviyesine ulaşmalıyız" ifadelerini kullandı.

"Ticaret yolumuzu geliştiriyoruz"

Ukrayna savaşının ardından Batılı ülkelerin kendilerine karşı aldığı ekonomik yaptırım kararlarının Batılılara daha çok zarar verdiğini savunan Putin, "Bize karşı yaptırım uygulayanlar kendi ayaklarına sıkıyor. İstihdamda sorunlar yaşıyorlar, enflasyon ve ekonomik sorunlar yaşıyorlar. Bunun suçunu da Rusya'ya atıyorlar. Rusya'nın mallarına el koydular ve enflasyonu körüklemek için her şeyi yaptılar. Bu bir hırsızlıktır. Halkımıza ıstırap çektirmek, diz çöktürmek istiyorlar" dedi. Buna rağmen aldıkları ekonomik önlemlerle bu baskıyı püskürttüklerini belirten Putin, "Ortak çalışmayla istihdamı koruduk, finans sistemini, girişimcileri destekledik.

Ekonomimizi güçlendirmek için 1 trilyon ruble bütçe oluşturduk. 2022 yılı sonuçlarına göre Gayri Safi Yurtiçi Hasıla yüzde 2.1 daraldı. Batı, Rus ekonomisinin yüzde 25 olacağını söylüyordu. Rus firmaları lojistik zincirleri yeniden kurdular. Bizimle çalışmak isteyen birçok ülke varmış. Dost olan ülkelerle ticaret hacminde yüzde 50 artış oldu. Kazakistan, Moğolistan, Çin'e kadar ticaret yolumuzu geliştiriyoruz. Hazar Denizi'ne kadar yollarımızı geliştireceğiz. İran, Pakistan ve birçok ülkeyle bu yolları geliştireceğiz. Rusya içindeki yolların yüzde 85'i yenilenecek. Okullardan köylere kadar ücretsiz gaz temini için imkanlarımızı kullanacağız" diye konuştu.

"Biz nasıl dost olunacağını biliriz"

Putin, "Biz nasıl dost olunacağını biliriz, verdiğimiz sözleri tutarız, kimseyi hayal kırıklığına uğratmayız ve güç durumlarda destek oluruz. Pandemi döneminde İtalya dahil pek çok ülkeye yardım ettik. Depremlerin ardından Türkiye ve Suriye'ye hemen yardıma gittik" şeklinde konuştu. Putin ayrıca Rusya'da önümüzdeki Eylül ayındaki yerel seçimlerin, 2024 yılında yapılmasını planlanan devlet başkanlığı seçimlerinin yasalara uygun bir şekilde gerçekleştirileceğini ifade etti.
Putin'in çağrısıyla ayrıca savaşta ölen askerler için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.