logo
21 ŞUBAT 2024

QR kodu dolandırıcılığına karşı siber hijyen

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Semih Çakır, QR kod kullanımındaki artış ve buna bağlı olarak ortaya çıkan siber dolandırıcılığa dikkat çekti
03.11.2023 10:46:00
İhlas Haber Ajansı
QR kodu dolandırıcılığına karşı siber hijyen
QR kodu dolandırıcılığına karşı siber hijyen
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Semih Çakır, QR kod kullanımındaki artış ve buna bağlı olarak ortaya çıkan siber dolandırıcılığa dikkat çekti.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Semih Çakır, 1990'lı yıllarda bir otomotiv şirketinde barkod sistemi olarak uygulanmaya başlanan ve günümüzde tüm dünyada etkin bir şekilde kullanılan QR kodu sistemine karşı vatandaşları uyardı.

Günümüzde otopark, yemek, alışveriş gibi bir çok alanda ödeme yöntemi olarak kullanılan QR sisteminin arka planda dolandırıcılıklara kapı araladığını ifade eden Çakır, yaşanan mağduriyetler ve riskleri anlattı.

Çakır, "QR sistemleri, barkod sistemine benzer yapıya sahip. Aslen bir otomotiv firmasının ihtiyaçları için geliştirilen bu teknoloji, günümüzde birçok alanda kullanılmaya başlandı" diyerek QR kod teknolojisinin kökenine ve yaygın kullanımına vurgu yaptı. Ayrıca, "Teknoloji ve yapay zekanın artışıyla birlikte güvenlikle ilgili sorunlar da ortaya çıktı ve bu, siber dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılan en büyük kapılardan biri oldu" ifadeleriyle siber güvenlik risklerinin altını çizdi.

"QR sistemi saldırganlar tarafından silah olarak kullanılabiliyor"



Pandemi sonrası kullanımı yaygınlaşan QR kodu sisteminin siber dolandırıcılıkta çok sık kullanıldığının altını çizen Çakır şöyle devam etti:

"QR sistemi aslında barkod sistemin benzer yapısı. Yani barkod sistemine benziyor QR sistemi. 1990'lü Uzakdoğu'da bir otomotiv firması kendi bünyesinde kullanmak üzere geliştirmiş teknoloji. Daha sonra otomotiv firmasından çıkıp birçok alanda bu kullanılmış günümüzde de özellikle pandemi çok yaygın kullanım oranına sahip. Ve kullanma ihtimali ile QR sistemlerinin hızlı şekilde erişim sağlanması itibariyle birçok alanda kullanılır hale geldi.

Teknolojinin tabii ki avantajlarını görüyoruz. Yapay zekanın artışı çoğu alanda kullanılması ve teknolojinin zenginleştirilmesi ve bu çerçevede güvenlikle ilgili bir takımda tabii sıkıntıların var olması en büyük kapı oldu. Teknolojiye gelişiminin QR sistemde de beraberde QR'larla ilgili son özellikle siber dolandırıcılık faaliyetlerinde çok yaygın kullanılması, gün gün aslında her gün haberlerini duyuyoruz sıkıntılarını. Bu bağlamda ciddi bir risk oluşturuyor.

Özellikle siber hijyeni burada vurgulamak gerekiyor. QR sistemleri şu an için saldırganlar anlamında en çok kullanılan silah olarak ifade edilebilir. QR sisteminin çıplak gözle bakıldığında anlaşılması aslında güç bir sistem. Son barkod bir sistemi. Bunu mobil cihazı üzerinde bulunan okuyucularla uygulama yazılımlarıyla okuyup bir web sayfasına yönlendirme aslında işlemi gerçekleştiriliyor. Tabii ki insanların gözle görememesi, bunun cihaz üzerinden başka bir yönlendirilmesi sonucunda birtakım sıkıntılar oluyor."

QR kodları ve dolandırıcılık yöntemleri

İstanbul'daki bir otoparkta yaşanan QR kodu dolandırıcılığına dikkat çeken Semih Çakır, "Son zamanlarda kimlik avı saldırılarında ve ödeme işlemlerinde QR kodları üzerinden ciddi zafiyetler ve mağduriyetler yaşandığını görüyoruz" dedi. Çakır, ödeme sayfalarının gerçek siteye gitmediğini ve siber saldırganların yönlendirdiği sahte sayfalar üzerinden mağduriyet yaşandığını belirterek vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.

Çakır, "Özellikle son zamanlarda kimlik hava saldırılarında oltalama saldırılarında ve ödemeyle ilgili kısımlarda ciddi bir zafiyetler olduğunu, kişilerin mağdur olduğunu görmekteyiz. Özellikle İstanbul'da otopark hizmeti içerisinde araç camlarına QR'lar yapıştırıldı. Ve bununla beraber insanlara otopark ücretini ödeyebilirsiniz diye. Şimdi tabii ki hızlı ödeme imkanı sunduğu için de kişiler telefonlarıyla uygulamayı okuttular.

Ancak burada yanıldıkları bir şey vardı. Ödeme sayfaları gerçek siteye gitmiyor. Yine bu siber saldırganların veyahut hackerların kullanmış oldukları web sayfa yönlendirilip oradan kimlik bilgileri ya özellikle de finansal anlamda kart bilgileri ödemeleri başta kanallarla gerçekleştirildi. Bu bir örnek. Daha sonra özellikle reklam panolarında veyahut da devlet birimlerinin camlarında, şövalyelerinde bunu görmekteyiz.

Özellikle fiziki olarak herhangi afişte bir qr kodu varsa dikkat etmek gerekiyor. Çünkü oradaki qr kodu yerine başka konularak yine insanlar dolandırılabiliyor. Yine restoranlarda kullanılıyor bu QR kodu web sayfasına yönlendirip kişileri herhangi bir servis anlamında hizmet sunmak adına bunlarda da ödemeyle ilgili değiştirilebilir. İnsanlar aslında orada bir menü hizmetinden faydalanmak, ödeme üzerinden faydalanmak isterken gerçek anlamda mağdur olma durumları yine söz konusu olabiliyor.

QR ilgili bahsettiğimiz aslında saldırgan yöntemleri çok fazla. Dünyada buna karşı çalışmalar sürüyor. Şimdi çıplak gözle görülmediği için yani insan gözlüğü de biz bu içeriğini göremediğimiz için uygulama bazlı da kullanıcılardan şunu isteyebiliriz. Lütfen kendi telefonlarında olan okuyucuyu kullanmaları, harici bir QR kodu okuyucusu kullanmamalarını önerebiliriz. Çünkü bu okuyucular güvenli olmayabiliyor. Bu noktada bu da risk teşkil etmekte" şeklinde konuştu.

Siber dolandırıcılığa karşı önlem, siber hijyen

Pandemi ile birlikte sıkça gündemde yerini tutan hijyen kavramının siber sistemlerde de kullanıldığını ifade eden Çakır, vatandaşların siber hijyen konusunda farkındalık kazanması ve özellikle QR kodları aracılığıyla yapılabilecek dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olmalarının önemini bir kez daha vurguladı. Siber hijyenle ilgili toplumsal bilinç oluşturulması gerektiğini ifade eden Çakır şöyle devam etti:

"Hijyen kavramı aslında biz pandemiyle hayatımıza girdiler. Daha önce aslında vardı ama pandemiyle beraber hijyen kavramını daha çok duyar olduk. Hijyen demek mikroplardan arındırmak demek siber anlamda siber hijyen ise popüler bir kavram ile siber terim olarak kullanılmakta. Peki bunu nasıl sağlayacağız. Hijyeni normalde su ve diğer ekipmanlarla sağlarken siber hijyenin ise ilk olarak farkındalığı çok önemli. Bunu kamuoyundaki işte kamu spotu şeklinde insanlarımızı bildirmek gerekiyor. Özellikle bu bahsettiğimiz oltalama saldırılarına karşı insanlarımız özellikle işte şu an kullanılması veyahut da diğer link ortamlarında e-postalarla gelen içeriklerin tıklarken çok dikkat etmeleri gerekiyor. Tıkladıkları veyahut da yönlendirdikleri web sayfalarının gerçek web sayfa adresleri mi değil mi' Dikkatli şekilde insanlarımız yani kullanıcılarımız dikkat ederse bu noktada siber hijyen sağlamış oluruz."

Zonguldak siber güvenlikte ilk üçte

Zonguldak'ın siber güvenlik çalışmalarında Türkiye sıralamasında ilk üçte yer aldığına dikkat çeken Semih Çakır, başta ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer'e katkılarından dolayı teşekkür ederek sözlerini şöyle tamamladı:

"Yani son zamanlarda teknolojinin gelişmesiyle beraber siber güvenliği her an duyduk ve duyuyoruz. Türkiye olarak da milli güvenlik unsuru haline getirdik. Dünyada getirmiş durumda. Öncelikle üniversitem adına Rektörüm Prof. İsmail Hakkı Özölçer hocama bize verdiği imkanlar, sunduğu imkanlardan dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bizi her türlü her anda hocamız destekliyor. Öğrencilerimizle beraber çalışmalarımızı yürütüyoruz. Hocalarımızla beraber çalışmalarımızı yürütüyoruz.

Bu bağlamda siber güvenlik anlamında Zonguldak; Türkiye'mizde üçüncü sırada yer almakta. Nasıl Türkiye'nin ilk onda yer aldığı gibi bizler de bu anda faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Yine eğitim, öğretim faaliyetleri, kulüp etkinliklerimiz, dış paydaşlarımızla beraber yaptığımız faaliyetlerle bölgemizde ve Türkiye genelinde büyük projelere imza atmak istiyoruz."
Kırmızı değil bordo çizgi
BTP İzmir Adayından çarpıcı açıklama
DEM Parti'den açıklama geldi
İstanbul için başvuru yapılmadı mı?
Sorumluluk sahibi mi değişti, Bahçeli'nin durduğu yer mi?
Soma'da başka, İliç'te başka!
İşte kesin aday listelerinin açıklanacağı tarih
Aday listeleri artık YSK'de
Lütfü Savaş kararını böyle savundu
Örgütümüzün talebi
1 kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı
4 mürettebatı arama çalışmaları sürüyor
Erdoğan'dan 'yargı krizi' mesajı
'Bize düşen taraf olmak değil'
Yolcuların arasındaki polis canını kurtardı
Otobüste yer istedi hastanelik edildi
CHP yeniden aday göstermemişti
Bağımsız aday olduğunu açıkladı
Heyet Erzincan'daki kazada firmayı kusurlu bulmuştu
'Bilirkişi heyeti değişmeli'
Maden kazasında tutuklanan zanlıların ifadeleri
'Çatlakları ABD'deki merkeze bildirdik'
"KKTC Cumhurbaşkanı da benim davetimle yer alacaktır"
Aliyev'den Tatar'a TDT daveti
Kura çekiminde ilginç anlar
Aynı isim iki kez çıktı
FETÖ'nün sınav çetesi soruşturması
20 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
Biri protesto edilirken diğeri alkışlanmıştı
Savaş varsa Zan da var
Kırmızı değil bordo çizgi
BTP İzmir Adayından çarpıcı açıklama
DEM Parti'den açıklama geldi
İstanbul için başvuru yapılmadı mı?
Sorumluluk sahibi mi değişti, Bahçeli'nin durduğu yer mi?
Soma'da başka, İliç'te başka!
İşte kesin aday listelerinin açıklanacağı tarih
Aday listeleri artık YSK'de
Lütfü Savaş kararını böyle savundu
Örgütümüzün talebi
1 kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı
4 mürettebatı arama çalışmaları sürüyor
Erdoğan'dan 'yargı krizi' mesajı
'Bize düşen taraf olmak değil'
Yolcuların arasındaki polis canını kurtardı
Otobüste yer istedi hastanelik edildi
CHP yeniden aday göstermemişti
Bağımsız aday olduğunu açıkladı
Heyet Erzincan'daki kazada firmayı kusurlu bulmuştu
'Bilirkişi heyeti değişmeli'
Maden kazasında tutuklanan zanlıların ifadeleri
'Çatlakları ABD'deki merkeze bildirdik'
"KKTC Cumhurbaşkanı da benim davetimle yer alacaktır"
Aliyev'den Tatar'a TDT daveti
Kura çekiminde ilginç anlar
Aynı isim iki kez çıktı
FETÖ'nün sınav çetesi soruşturması
20 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
Biri protesto edilirken diğeri alkışlanmıştı
Savaş varsa Zan da var

Erzincan'daki maden kazasında tutuklanan zanlıların ifadeleri: Çatlakları gördük, Amerika'daki merkeze bu durumu bildirdim

Erzincan'ın İliç ilçesinde maden ocağındaki toprak kaymasından saatler önce alanda çatlaklar görüldüğü bilgisi, zanlılardan bazılarının ifadelerinde yer aldı.
20.02.2024 12:18:00 / Güncelleme: 20.02.2024 12:25:11
Anadolu Ajansı
Erzincan'daki maden kazasında tutuklanan zanlıların ifadeleri: Çatlakları gördük, Amerika'daki merkeze bu durumu bildirdim
Erzincan'daki maden kazasında tutuklanan zanlıların ifadeleri: Çatlakları gördük, Amerika'daki merkeze bu durumu bildirdim
Çöpler köyündeki maden ocağında toprak kaymasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan 6 zanlı ile adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 3 şüpheliden 2'sinin İliç Sulh Ceza Hakimliğindeki ifadelerine ulaşıldı.

Tutuklu zanlılardan oksit bölümü başmühendisi M.B, maden ocağında 2023 yılından itibaren liç bölgesinde görev yaptığını söyledi.

M.B, 2020 yılından itibaren bir şirketle danışmanlık konusunda anlaşıldığını ve nereye ne dökeceklerini bu şirketin çizdiğini anlatarak, "Proje birimi bu şirketle birlikte yığın liç işinde bizi yönlendiriyordu. Oradan gelen talimatlar doğrultusunda nereye ne kadar dökeceğimizi dizayna uygun belirliyorduk." dedi.

"O gün de 12.00 gibi patlatma yapıldı"

Liç bölgesinde mebran işini ve inşaat işlerini iki farklı firmanın yaptığını belirten M.B, kamyonla malzeme taşınması, delme, patlatma işlerini bir firmanın yaptığını dile getirerek, "O gün de 12.00 gibi patlatma yapıldı." ifadesini kullandı.

Başka bir firmanın da inşaat ve kaba hafriyat işlerini liç bölgesinde yaptığını anlatan M.B, "Ancak projeye uygun yönlendirmeyi Anagold şirketi proje birimi yapmaktadır. Her basamak 8 metreden oluşturulmakta, projeye göre 36. basamağa kadar çıkma yetkimiz vardı. Biz 33. basamaktayken bu olay meydana geldi." şeklinde ifade verdi.

M.B, olayın meydana geldiği sabah saat 08.30'da iş güvenliğiyle ilgili rutin toplantı yaptıklarını anlatarak, şöyle devam etti:

"Yığın için kıdemli süpervizörümüz K.Ö. bize çatlaklar olduğunu söyledi, toplantıyı bırakarak sahaya çıktım. Çıkmadan önce de A.C'ye konu hakkında bilgi verdim. Alanda önce çatlakların olduğu yeri gezdik, çatlaklar çizgi hat boyu şeklindeydi. Güneybatıdan kuzeydoğuya doğru süreklilik arz ediyordu. Jeoteknik B.M. ile görüşme yaptık, kendisi 70 milim kayma olduğunu söyledi. Bu kayma miktarı tehlikeli bir miktardır, bütün çalışanların alanı terk etmesi için süratli bir şekilde bağırarak uyarıda bulundum. Ellerinde ne malzeme varsa bırakıp çıkmalarını söyledim. Onlar alanı terk edene kadar ben alanı terk etmedim. Biz alanı tamamen boşalttık, saat 10.00'da toplantıya katılmak için oradan ayrıldım. Daha sonra 10.30'da liç bölgesine gittik, yolların hepsini kapattırdım. J.R.G, B,A. ve C.S.H. ile liç bölgesine gittik, biz gidene kadar solüsyon devam ediyordu. Gider gitmez tüm yolları kapattık, çalışmayı bitirdik ve alanı tamamen boşalttık."

"Hiblicin arka tarafında patlatmalar yapılıyordu, olaya sebep olabileceğini düşünüyorum"

Şirket bünyesinde çalışan üst düzey yönetici olduğunu düşündüğü 3 yabancı şahsın liç alanını görmek isteğini söyleyen M.B, şunları anlattı:

"Bizim dubalarla yolu kapattığımızı görünce S. bey engel olmaya çalışıyor, K.M.A'yı arıyor. Müsaade verince 3 arabayla liç bölgesine giriyorlar. Kesinlikle bu kişilerin alana girmesinde bilgim olmamıştır. Üç yabancı şahıs ve E. hanım ile K.M.A. liç bölgesinin üst kısmına çıkıyorlar ancak Adnan Keklik alt orta kısımdan geri dönüyor, 14.28'de tam dönerken olay meydana geliyor. Kenan Öz ve Ramazan Çimen de ayrı arabayla yine onlarla bölgeye girmişler, benim bunlardan haberim yoktu. Bu alanın yıkılmasına sebep olarak ilk aklıma gelen sebep, dizaynında bir sorun olmuş olabilir. Projelendirmede sıkıntı olduğunu düşünüyorum ayrıca patlatmanın da bu olayı tetiklemiş olabileceğini düşünüyorum çünkü hiblic alanının genişletilmesi için de hiblicin arka tarafında patlatmalar yapılıyordu. Bunun da olaya sebep olabileceğini düşünüyorum."

Tutuklu zanlılardan şirketin oksitproses müdürü H.Ü ise liç bölgesindeki projelendirmenin yurt dışı kaynaklı bir firmaya ait olduğunu ifade etti.

Bu şirketin projelendirmeyi yaptığı bilgisini veren H.Ü, "Şirket bünyesindeki projeye göre 36 kata kadar yükleme yapılmasında bir sıkıntı yoktu, biz daha 33. kattaydık. Liç bölgesinde kırılmış malzemenin serilmesi ve sulama işlemlerini yapıyorum." diye konuştu.

"Doğu bölgesinde 2 radar ve 2 robotik makine eksikti"

Olayın meydana geldiği liçin 2010 yılından itibaren yapıldığını belirten H.Ü, savunmasına şöyle devam etti:

"Bu bölgedeki ana yönlendirmeyi Anagold'un mühendisleri yapmaktadır ancak bölgede çalışanlar taşeron firmanın işçileri olabilmektedir. Radar işletme kısmı her pazartesi raporlarını bizle paylaşırdı. Liç projesine gerek kaplanılan alan gerekse de yükseklik olarak uyulmuştur ve fazla yükleme yapılmamıştır. Doğu bölgesinde 2 radar ve 2 robotik makine eksikti. Bunun için açık işletme birimi bütçesinden yer ayrıldı ancak olay olduğu tarihte bu bölgede henüz cihazlar alınmamıştı. Serme işleminde serilen toprak içerisine çimento ve kireç eklenmektedir. Bunun azaltılması yahut çoğaltılması analize gönderdiğimiz şirket içerisindeki teknik birim ve dışarıda analizi yapan firmaya aitti. Oradan gelen talimatlar doğrultusunda miktara azaltma veya çoğaltma yapabiliyorduk. Kendi bünyemizde bunun kararını veren kişi değildik."

Liç zeminin altında yer alan kısımdaki su miktarının sürekli takip edildiğini kaydeden H.Ü, şunları anlattı:

"Toprağa verilen solüsyon da aynı şekilde takip edilmektedir, bu işlemlerle bizim birimimiz ilgilenmektedir. Solüsyon verdiğimiz kısımlarda göllenme olduğunda biz burayı zaten kesebiliyoruz ve denetliyoruz. Liç bölgesinde 3 gün önce olan kaymayla ilgili bana herhangi bir raporlama yapılmamıştı. Göreve başladığım ilk dönemde liç bölgesinde bir açılma olmuştu ancak bu radarla tespit edilemeyecek kadar az bir alandı. Burayı çakılla jeoteknik biriminin verdiği bilgi doğrultusunda kapattık, herhangi bir sıkıntı olmadı. Zaten 20 ve 50 milimetre arasındaki açıklarda sıkıntılı bir durum olabileceği değerlendirilerek jeoteknik birimden destek aldık ve buraya müdahale edildi. Jeoteknik birim aynı zamanda radarla liç bölgesini denetleyen birimdir. Olay günü izindeydim, bir hatam olmadığını söylemek istiyorum."

"Radarı kontrol ettiğimde kritik seviyeyi geçen bir hareket gördüm"

Adli kontrol şartıyla serbest kalan kıdemli jeoteknik mühendisi A.R.K. ise liç bölgesindeki radar sistemini kontrol edip kritik seviyeye ulaştığında uyarıları veren kişi olduğunu belirtti.

A.R.K. 10 yıldır aynı birimde görev yaptığına işaret ederek, "1-12 Şubat'ta izinliydim, 13 Şubat'ta saat 10.30'da işbaşı yaptım ve sahaya gittim. Birimimizdeki personel B.M. 09.30 gibi beni aradı, bilgi verdi. Zaten 09.30'da bütün birimlere mail gönderilmişti." dedi.

Ofise gittikten sonra sahaya geri döndüğünü, döndüğünde dubalarla kapatma işlemi yapıldığını aktaran A.R.K, ifadesine şöyle devam etti:

"2018'de liç bölgesinde faz 4 kısmında bir heyelan meydana gelmişti, böyle bir olay doğrudur. Sahaya gittiğimde çatlak olan kısımları görmek için kontrol yaptım. Güney duvarındaki çalışmalar henüz tamamlanmadığı, arada boşluk olduğu için kuzeye doğru bir hareket gördüm. Radarı kontrol ettiğimde kritik seviyeyi geçen bir hareket gördüm. Artık boşluğunun doldurularak çatlakların giderilemeyeceğini ve bölgede çalışma yapmanın tehlikeli olduğunu belirledim. Sonrasında bir mail yazdım, hareketin kritik seviyede olduğunu, bölgede çalışma yapılmaması gerektiğini ve siyanürün kesilmesi gerektiğini söyledim. M.B ile J.R.G'nin odasına gittim ve tespitlerimi aktardım. Tespitlerim onaylandı ve gerekenler yapıldı. Yemek yedik ve saat 13.30 gibi tekrar sahaya gittik, sahada son kez tansiyon çatlaklarını kontrol etmek istedim. Gözle görülür açılma var mı diye bakmak istedim. Araçla gittiğimiz burun kısmında 50 santimlik çökme fark ettim. Alanın çok tehlikeli olduğunu anladım, alanın tahliye edilmesi gerektiğini söyleyerek ofise geri döndüm ve bu sırada olay oldu. Ben ve altımdaki personelle birlikte olay anından 15 dakika önce olay yerinden ayrıldık."

Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan maden mühendisi M.T. de 12 Şubat'ta göreve başladığını kaydetti.

M.T, "Olayın olduğu tarihte henüz oryantasyon eğitimim tamamlanmamıştı, maillerim açılmamıştı. Açık işletme maden müdürü olarak görev yapacaktım. Ertesi gün bu olay oldu. Başlamış olsaydım asıl görevim maden çukurundan alınan cevherin kırıcıya götürülmesine kadardır. Liç bölgesi ile ilgili herhangi bir görevim ve bilgim yoktur." ifadesinde bulundu.

Firmanın Kanadalı yöneticisi: Maden sahasında yapılan işlemlerin gözlemlenmesi ve raporlanmasından sorumluyum

Tutuklanan 6 zanlıdan firmanın Kanadalı yöneticisi J.R.G, İliç Sulh Ceza Hakimliğinde tercüman aracılığıyla verdiği ifadesinde, maden sahasında yapılan işlemlerin gözlemlenmesi ve raporlanmasından sorumlu olduğunu anlattı.

Madenden asıl sorumlu kişinin operasyon direktörü olarak görev yapan K.Ö. olduğunu, bu kişinin yerine A.C'nin görev yaptığını belirten J.R.G, "Görevim maden sahasını gözlemleyerek şirket merkezindeki ülke müdürüne raporlama yapmaktır. M.B'den aldığım bilgiyi şirket merkezindeki ülke sorumlusuna aktarmaktayım." dedi.

"Olay günü çatlakları gördük, Amerika'daki merkeze bu durumu bildirdim"

Liç bölgesinde herhangi bir görevi olmadığını ifade eden J.R.G, şunları anlattı:

"Olay günü liç bölgesine gittik, çatlakları gördük. Amerika'daki merkeze bu durumu saat 11.00'de bildirdim. Saat farkından dolayı 02.00 olması nedeniyle herhangi bir dönüş yapılmadı. Bana 2022 Ağustos ayında 8 metre olması gereken yüksekliğin geçildiği bildirildi. Ben başlamadan önce söz konusu raporlama yapılmıştı hatta gereken seviyeye indirilmesi için rapor düzenlenmişti. Projeye uygun hale gelmesini raporladım. Zaten liç bölgesinde firmalar düzenli olarak denetim yapıyordu. Olay günü sahaya çıktığımda küçük çatlaklar gördük, en büyük çatlak 6 santimetre büyüklüğündeydi. Daha iyi görebilmek için yüksek bir noktaya çıktık, solüsyon verilmeye devam ediyordu. Tehlike anlaşıldığından solüsyonun farklı noktalara aktarılmasını söyledim."

Tutuklu zanlı, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini ve kalp rahatsızlığı olduğunu belirtti.

"Çatlak görüldükten sonra yol kapatılmasıyla ilgili mail attı"

Tutuklu şüphelilerden, firmanın liç bölgesindeki borulamadan sorumlu süpervizörü S.D. ise liç bölgesinin 2010 yılından itibaren oluşturulmaya başladığını belirterek, "Görevim solüsyonların geçtiği boruları düzenlemekten ibarettir. Liç bölgesinde fazla yüklemeye ilişkin herhangi bir şeyle karşılaşmadım. Liç bölgesinde 2018'de borularda patlak olması nedeniyle yarıklar olmuş ancak bunlar kaymadan kaynaklı değildir. Bu kısımlar çimentolu malzemeyle kapatılmaktadır." ifadelerini kullandı.

Olay günü sabahı toplantıda olduğunu anlatan S.D, "Toplantıdan ayrıldıktan sonra K.Ö. beni aradı, arabayla gelip aldı. İki noktada çatlak olduğunu gördük. Amirim K.M.A. yolun kapatılması emrini verdi. Ş.D. de yol kapatılmasıyla ilgili mail attı. Saat 13.30 civarında solüsyonun kapanması talimatını aldık ve ADR bölümü solüsyonu kapattı. Görevim sadece boru döşenen yerlere solüsyonun verilmesiydi." şeklinde ifade verdi.

"Olay sabahı liç bölgesinde çatlak olduğunu gösteren fotoğraflar gruptan gönderildi"

Tutuklanan şüphelilerden, firmanın oksit kırıcı mühendisi Ş.D. de liç kısmına gidecek malzemenin kırma işinde görev yaptığından bahsetti.

Bölgede her gün aglomerasyon (cevherin iri kütleler haline getirilmesi, topaklaştırma) testleri yapıldığını ifade eden Ş.D, "Bu testlerde liçe gönderilen toprakta ne kadar çimento, kireç ve su katıldığı denetlenmektedir. Olay sabahı liç bölgesinde çatlak olduğunu gösteren fotoğraflar gruptan gönderildi. Olaydan dolayı çalıştığım bölümde herhangi bir zarar olmadı." dedi.

Ş.D, ifadesinde şunları anlattı:

"Çatlamalardan dolayı kırma tesisi çalışmıyordu. Bu çatlamaları öğrendiğimde aşağıdaki kısımda ana ofisimdeydim. Liç bölgesinin arka kısmında genişletme sırasında patlatmalar yapılıyordu ancak olay günü bir patlatma yapılmadı diye hatırlıyorum. Olay günü 08.30'da yığın bölgesinde online toplantıya katıldım, iş güvenliği konusunda görüşme başladı. Süpervizör K.Ö. çatlakları bize bildirdi, buna istinaden M.B. sahaya geldi. Jeofizik ve İSG uzmanlarına bilgi verildi, sonra sahada inceleme başlatıldı. Liç alanı mühendisi K.M.A, liç bölgesinin kapatıldığına dair mail atmamı istedi. Ofis kısmına indiğimde bu maili attım. Maili hatırladığım kadarıyla iş güvenliği, bakım, maden, oksit operasyon, sülfit operasyon ve İliç beyaz yaka birimine attım."

Ş.D. toprak altında kalan kişilerin neden orada olduklarına ilişkin bilgisinin olmadığını belirtti.

"J.R.G'ye yardımcı olma maksadıyla K.Ö'nün yerine bakıyordum"

Tutuklu şüphelilerden bakım müdürü A.C. ise oksit ve tesis ekipmanlarının bulunduğu alanda görev yaptığını söyledi.

Liç bölgesinde herhangi bir görevinin bulunmadığını belirten A.C, maden ocağında "ADR ve sart kısımları ile sülfit tesisi"nin bakımlarını yaptığını dile getirdi.

Olay günü sabahı liçten sorumlu M.B'nin kendisine çatlaklar konusunda bilgi verdiğini ifade eden A.C, "M.B'ye bunun saat 10.00 toplantısında aktarılmasını söyledim. Toplantıya J.R.G. de katılıyordu ve ona aktarmasını söyledim. Bütün operasyonlar ve iş güvenliği birimleri J.R.G'ye bağlıydı. Olay günü liç bölgesine gitmedim." şeklinde savunma yaptı.

Teknik olarak da liç bölgesinin herhangi bir bölümünden ve aktivitesinden sorumlu olmadığını savunan A.C, bu konularda teknik bilgisinin de olmadığını anlattı.

İngilizcesinin iyi olması ve firmanın Kanadalı yöneticisi J.R.G. ile daha iyi iletişim kurabilmesi için kendisine K.Ö'nün yerine vekaleten bakmasının söylendiğini belirten A.C, "Aslında benim K.Ö'nün çalıştığı birimle ilgili çok bilgim yok. J.R.G'ye yardımcı olma maksadıyla K.Ö'nün yerine bakıyordum. Asıl işi yapacak olan J.R.G'dir, zaten K.Ö'nün alanıyla ilgili teknik bilgim yoktur. Liç bölgesinin fizibilitesinde asıl görevli birim proje birimidir. Benim uzmanlık alanım elektrik mühendisliğidir, bu alanla ilgili herhangi bir görevim yoktur." ifadelerini kullandı.

İliç'e bağlı Çöpler köyündeki altın madeninin bulunduğu bölgede 13 Şubat'ta meydana gelen toprak kayması sonucu kaybolan 9 işçinin bulunması için çalışma başlatılmıştı.

Toprak kaymasına ilişkin soruşturmada, aralarında firmanın Kanadalı yöneticisinin de bulunduğu 6 zanlı tutuklanmış, şirketin Türkiye'deki müdürü C.D'nin de olduğu 3 zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Ordu'da cezaevinde yangın

Ordu'nun Ünye ilçesinde M Tipi Cezaevinde dün gece çıkan koğuş yangınında 22 mahkum ve 7 gardiyan dumandan etkilendi
20.02.2024 10:56:00
İhlas Haber Ajansı
Ordu'da cezaevinde yangın
Ordu'da cezaevinde yangın
Ordu'nun Ünye ilçesinde M Tipi Cezaevinde dün gece çıkan koğuş yangınında 22 mahkum ve 7 gardiyan dumandan etkilendi.

Edinilen bilgiye göre, dün gece Ünye M Tipi kapalı cezaevinde S.E. isimli mahkum yorganı yaktı. Bunun üzerine koğuşta yangın çıktı. Yangın nedeniyle koğuşta bulunan 22 mahkum ile 7 gardiyan dumandan etkilendi. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri yönlendirildi.

Dumandan etkilenen mahkum ve gardiyanlar ise tedbir amaçlı Ünye ve Fatsa Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Hastaneye kaldırılanların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Konuyla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldı.

Kütahya'da tefeci operasyonu: 9 gözaltı

Kütahya İl Emniyet Müdürlüğünce eş zamanlı olarak düzenlenen tefeci operasyonunda 9 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı
20.02.2024 10:54:00
İhlas Haber Ajansı
Kütahya'da tefeci operasyonu: 9 gözaltı
Kütahya'da tefeci operasyonu: 9 gözaltı
Kütahya İl Emniyet Müdürlüğünce eş zamanlı olarak düzenlenen tefeci operasyonunda 9 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. 500 bin TL değerindeki ipotek belgesi ve toplam 368 bin TL değerindeki 11 adet senede el konuldu.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ortak çalışmaları sonucunda tefecilik suçunu önlemeye yönelik yapılan çalışmalar çerçevesinde Y.Y., D.Ş., H.S.D., C.D., Ç.İ., B.E., E.C., A.C.C. ve E.C. isimli şüpheli şahısların ikamet, iş yeri, üzerlerine kayıtlı araçlarda eş zamanlı yapılan aramalarda, 1 adet 500 bin TL değerindeki ipotek belgesi (arsa) ve toplam 368 bin TL değerindeki 11 adet senede el konuldu.

9 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı.

Sosyal medyadan terör örgütü propagandası yapıyorlardı...

Sosyal medya terör örgütü propagandası yapan şahıslar Dem Parti Esenyurt ilçe merkezinde yakalanarak gözaltına alındı
20.02.2024 10:40:00
İhlas Haber Ajansı
Sosyal medyadan terör örgütü propagandası yapıyorlardı...
Sosyal medyadan terör örgütü propagandası yapıyorlardı...
Sosyal medya terör örgütü propagandası yapan şahıslar Dem Parti Esenyurt ilçe merkezinde yakalanarak gözaltına alındı. Aramalarda ayrıca çok sayıda yasaklı yayın, gazete ve terörist başı Abdullah Öcalan fotoğraf ve posterleri ile şahıslara ait dijital materyal de ele geçirildi.

İstanbul Valiliği, 'İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü faaliyetleri kapsamında, sosyal medya mecralarında terör örgütü propagandası yaptıkları tespit edilen iki şahsın yakalanması için çalışma başlatılmıştır. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı soruşturma dosyası ve Büyükçekmece 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin kararına istinaden Esenyurt'ta 3 adreste arama yapılmıştır. Şahıslar, Dem Parti Esenyurt ilçe merkezinde yakalanarak gözaltına alınmıştır. Aramalarda ayrıca çok sayıda yasaklı yayın, gazete ve terörist başı Abdullah Öcalan fotoğraf ve posterleri ile şahıslara ait dijital materyal de ele geçirilmiştir' denildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.