logo
08 AĞUSTOS 2026

Rızık meselesi ve fakirlik

Nebi sallallahu aleyhi vessellem şöyle buyurur: “Rabb’iniz yaratma, rızık ve ecel işini bitirdi. Kalem-i ilahi, olacak şeyleri yazdı, kurudu ve durdu

02.06.2026 00:23:00
Haber Merkezi
 
Rızık meselesi ve fakirlik
Rızık meselesi ve fakirlik
Nebi sallallahu aleyhi vessellem şöyle buyurur: "Rabb'iniz yaratma, rızık ve ecel işini bitirdi. Kalem-i ilahi, olacak şeyleri yazdı, kurudu ve durdu."

Yine buyurdu ki: "Hiç kimse rızkını tamamlamadan dünyadan göçüp gitmez. Şu hâlde siz Allah'tan korkun, rızkınızı güzelce talep edin."

Hüküm ve takdiratı geride kalmış, olacak şeyler için geçmişte hükmünün tamamını vermiştir. Günü gelince, geçmişteki hükme uygun olarak her hadise vuku bulur.







Rızkını dert etme

Çünkü o seni, senin onu aradığından daha çok aramaktadır. Bugünün rızkını elde edince, dünün rızkını aramayı bıraktığın gibi, yarının rızkını düşünmeyi de bir yana bırak. Dün geçmiştir, yarına çıkıp çıkamayacağını ise bilemezsin.

Sen içinde olduğun gün için uğraş. Allah'ı tanısaydın, rızık aramak yerine O'nunla uğraşırdın. Heybeti senin rızık aramana engel olurdu…

Bu yola yeni girdiğimde Benim yumuşak bir gömleğim vardı. Birkaç kez onu çarşıya götürüp satmak istemiştim. Kimse satın almadı.

Ben de gidip onu birine bir dinar karşılığında rehin bıraktım. Derken bayram günleri geldi. Baktım o şahıs, gömleğimi alıp gelmiş. Dedi ki:  "Al ve giyin bunu, aldığın bir dinar da Sana helal olsun." Ben almak istemedim. Bunun üzerine, "Al bunu, yoksa yakarım" dedi ve Beni gömleği giymeye mecbur bıraktı.

O zaman anladım ki, gömlek Benim kısmetimdir ve ondan kaçmam mümkün değildir.







FAKİRLİĞE İSYAN ETMEMEK

Allah Beni fakir etti, dünyayı elimden aldı. Beni perişan etti, terk etti. Buğzetti. İşlerimi dağıttı. Hiçbir işimi yerine getirmedi. Bana ihanet etti.

Dünyalık olarak yeter derecede mal vermedi, şerefimi söndürdü. Padişahlar katında, arkadaşlarım arasında beni yükseltmedi. Halbuki başkalarına bol nimetler verdi.

Günleri geceleri o nimetler içinde geçer oldu. Halbuki hepimiz de Müslüman'ız. Babamız Âdem, annemiz Havva… Ben böyle olayım da onlar niçin böyle olsun, gibi sözler sakın senin ağzından çıkmasın!







Senin bulunduğun hali anlatalım.

Bir defa Allah-u Teâlâ'nın seni bu halde bırakması bir hikmeti icabıdır. Çünkü senin yaradılışında bu vardır. Allah tarafından sana sabır, rıza, muvafakat verilmişti ki, bunlar en büyük nimetlerdir.

Aynı zamanda iman, tevhid, ilim nurları sende vardır. İman ağacın daha eskimemiştir. Tohumları ve fidanları henüz çürümemiştir, henüz kuvvetlidir, yaprağı boldur. Her gün dal salmakta, çeşitli gölgelik vermekte, ayrı ayrı yönlerden büyümekte ve meyve vermektedir.

Senin çalı ile değnekle onu muhafaza etmene, büyütmene, beklemene lüzum yoktur.

Allah sana dünya işlerinde, az fakat rahat edeceğin şeyleri verdi. Ama ahirette hiçbir gözün görmediği ve hiçbir kulağın işitmediği ve hiç kimsenin hatırına gelmeyen büyük nimetleri senin için hazırladı. Bunları sana çok bol olarak ihsan buyuracaktır.







Ayet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır: "Hiçbir nefis kendileri için öteki âlemde hazırlananların neler olduğunu bilmez. Halbuki onlar gayet memnun edici şeylerdir. Yaptıklarına mükâfat olarak verilir." 

Bunun manası şudur: Allah'ın emirlerine uydukları ve bu yolda devam ettikleri için bunlar kötülükleri bırakırlar. Allah'a teslim olur ve her işlerini ona ısmarlarlar. İşte o büyük mükâfata bu sebepte ererler."   

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) "Zaman olur ki fakirlik küfre yaklaşır" hadisinden bahsederek şöyle açıklar:

Zaman olur, hikmet icabı bir imtihan belirince derhal sızlanmaya başlar; ağlar, feryat ederse bu hal onun tam bir iman sahibi olmadığını gösterir. O kimse bilmez ki, kader-i ilahi ağlamakla, sızlamakla şekil değiştirmez. O zavallının bu acıklı hali Peygamber (s.a.v.) Efendimizin, "Fakirlik zaman olur ki, küfre yaklaşır" hadisi şerifinin manasına girer.







İman sahibi, hangi felaket olursa olsun; sarsılmaz ve maneviyatını bozmaz. İyi inanmıştır ki: Her şey muvakkattir. Dünya muvakkat olduğu gibi, onun imtihan devresi de muvakkattir.

Yine kalbini Allah'a bağlayan bilir ki: Allah, istediği an, istediği kimseden belâyı kaldırır. Bu Allah'ın lûtfudur. Bir gün gelir, kendisinin de imtihan devresi biter, afiyet ve bolluğa kavuşur. Daima şükreder, hamd eder, sena eder ve bu hal, Allah'a kavuşuncaya kadar sürer...

Bu hâller gösterir ki, ilahi imtihanlar iki yönden tecelli eder: Biri, iman sahibinin imanını artırmak; diğeri ise zayıf imanlının maneviyatını bozmak. Şayet o zayıf imanlı tahammül gösterirse imanı kuvvet bulur.

Allah bütün kullarına birçok yönden bela verir. Bu belalar çoğunun felâketine sebep olur. Kul o devrelerde Allah'a tam bağlanmaz, durmadan itiraz eder, Allah-u Teâlâ'yı (haşa) töhmet altına sokmak ister; söver, sayarsa; bu onun ebedi küfrüne sebep olur ve böylece dünyası ve ahireti berbatlaşır.







Hakk'a kavuştuğu zaman ilâhi rahmetten herkesin nasibi olur; ama onun olmaz. Çünkü Rabb'i ona darılmıştır.

İşte Peygamber (s.a.v.) Efendimiz bu hale işaret ederek şöyle buyurmuştur: "Kıyamet gününde en nasipsiz olan, dünyada fakir, ahirette cehennem azabına duçar olandır."

Bu halden Allah'a sığınırız. Çünkü bu hal bir felakettir. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz bu fakirlikten Allah'a sığınmıştır." 

Fakirlik elbette sabrı zor bir hal… Buna sabırla dayanmak ise mükâfatı yüksek bir makam…

"Sabreden fakirlere ikramda bulun, onlarla karşılaşmayı ve oturup kalkmayı bereket bil.

Efendimiz (s.a.v.) "Sabreden fakirler kıyamet gününde Rahman'ın sohbet arkadaşlarıdır" buyurmuştur. Bugün kalpleriyle yarın da bedenleriyle Allah'la birlikte oturacak olanlar kalplerini dünyadan çevirmiş, dünyanın süslerinden yüz çevirmiş olanlar ve fakirliği zenginliğe tercih edenler ve fakirliklerine sabredenlerdir…" (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.