logo
24 HAZİRAN 2026

Rızık meselesi ve fakirlik

Nebi sallallahu aleyhi vessellem şöyle buyurur: “Rabb’iniz yaratma, rızık ve ecel işini bitirdi. Kalem-i ilahi, olacak şeyleri yazdı, kurudu ve durdu

02.06.2026 00:23:00
Haber Merkezi
Rızık meselesi ve fakirlik
Rızık meselesi ve fakirlik
Nebi sallallahu aleyhi vessellem şöyle buyurur: "Rabb'iniz yaratma, rızık ve ecel işini bitirdi. Kalem-i ilahi, olacak şeyleri yazdı, kurudu ve durdu."

Yine buyurdu ki: "Hiç kimse rızkını tamamlamadan dünyadan göçüp gitmez. Şu hâlde siz Allah'tan korkun, rızkınızı güzelce talep edin."

Hüküm ve takdiratı geride kalmış, olacak şeyler için geçmişte hükmünün tamamını vermiştir. Günü gelince, geçmişteki hükme uygun olarak her hadise vuku bulur.







Rızkını dert etme

Çünkü o seni, senin onu aradığından daha çok aramaktadır. Bugünün rızkını elde edince, dünün rızkını aramayı bıraktığın gibi, yarının rızkını düşünmeyi de bir yana bırak. Dün geçmiştir, yarına çıkıp çıkamayacağını ise bilemezsin.

Sen içinde olduğun gün için uğraş. Allah'ı tanısaydın, rızık aramak yerine O'nunla uğraşırdın. Heybeti senin rızık aramana engel olurdu…

Bu yola yeni girdiğimde Benim yumuşak bir gömleğim vardı. Birkaç kez onu çarşıya götürüp satmak istemiştim. Kimse satın almadı.

Ben de gidip onu birine bir dinar karşılığında rehin bıraktım. Derken bayram günleri geldi. Baktım o şahıs, gömleğimi alıp gelmiş. Dedi ki:  "Al ve giyin bunu, aldığın bir dinar da Sana helal olsun." Ben almak istemedim. Bunun üzerine, "Al bunu, yoksa yakarım" dedi ve Beni gömleği giymeye mecbur bıraktı.

O zaman anladım ki, gömlek Benim kısmetimdir ve ondan kaçmam mümkün değildir.







FAKİRLİĞE İSYAN ETMEMEK

Allah Beni fakir etti, dünyayı elimden aldı. Beni perişan etti, terk etti. Buğzetti. İşlerimi dağıttı. Hiçbir işimi yerine getirmedi. Bana ihanet etti.

Dünyalık olarak yeter derecede mal vermedi, şerefimi söndürdü. Padişahlar katında, arkadaşlarım arasında beni yükseltmedi. Halbuki başkalarına bol nimetler verdi.

Günleri geceleri o nimetler içinde geçer oldu. Halbuki hepimiz de Müslüman'ız. Babamız Âdem, annemiz Havva… Ben böyle olayım da onlar niçin böyle olsun, gibi sözler sakın senin ağzından çıkmasın!







Senin bulunduğun hali anlatalım.

Bir defa Allah-u Teâlâ'nın seni bu halde bırakması bir hikmeti icabıdır. Çünkü senin yaradılışında bu vardır. Allah tarafından sana sabır, rıza, muvafakat verilmişti ki, bunlar en büyük nimetlerdir.

Aynı zamanda iman, tevhid, ilim nurları sende vardır. İman ağacın daha eskimemiştir. Tohumları ve fidanları henüz çürümemiştir, henüz kuvvetlidir, yaprağı boldur. Her gün dal salmakta, çeşitli gölgelik vermekte, ayrı ayrı yönlerden büyümekte ve meyve vermektedir.

Senin çalı ile değnekle onu muhafaza etmene, büyütmene, beklemene lüzum yoktur.

Allah sana dünya işlerinde, az fakat rahat edeceğin şeyleri verdi. Ama ahirette hiçbir gözün görmediği ve hiçbir kulağın işitmediği ve hiç kimsenin hatırına gelmeyen büyük nimetleri senin için hazırladı. Bunları sana çok bol olarak ihsan buyuracaktır.







Ayet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır: "Hiçbir nefis kendileri için öteki âlemde hazırlananların neler olduğunu bilmez. Halbuki onlar gayet memnun edici şeylerdir. Yaptıklarına mükâfat olarak verilir." 

Bunun manası şudur: Allah'ın emirlerine uydukları ve bu yolda devam ettikleri için bunlar kötülükleri bırakırlar. Allah'a teslim olur ve her işlerini ona ısmarlarlar. İşte o büyük mükâfata bu sebepte ererler."   

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) "Zaman olur ki fakirlik küfre yaklaşır" hadisinden bahsederek şöyle açıklar:

Zaman olur, hikmet icabı bir imtihan belirince derhal sızlanmaya başlar; ağlar, feryat ederse bu hal onun tam bir iman sahibi olmadığını gösterir. O kimse bilmez ki, kader-i ilahi ağlamakla, sızlamakla şekil değiştirmez. O zavallının bu acıklı hali Peygamber (s.a.v.) Efendimizin, "Fakirlik zaman olur ki, küfre yaklaşır" hadisi şerifinin manasına girer.







İman sahibi, hangi felaket olursa olsun; sarsılmaz ve maneviyatını bozmaz. İyi inanmıştır ki: Her şey muvakkattir. Dünya muvakkat olduğu gibi, onun imtihan devresi de muvakkattir.

Yine kalbini Allah'a bağlayan bilir ki: Allah, istediği an, istediği kimseden belâyı kaldırır. Bu Allah'ın lûtfudur. Bir gün gelir, kendisinin de imtihan devresi biter, afiyet ve bolluğa kavuşur. Daima şükreder, hamd eder, sena eder ve bu hal, Allah'a kavuşuncaya kadar sürer...

Bu hâller gösterir ki, ilahi imtihanlar iki yönden tecelli eder: Biri, iman sahibinin imanını artırmak; diğeri ise zayıf imanlının maneviyatını bozmak. Şayet o zayıf imanlı tahammül gösterirse imanı kuvvet bulur.

Allah bütün kullarına birçok yönden bela verir. Bu belalar çoğunun felâketine sebep olur. Kul o devrelerde Allah'a tam bağlanmaz, durmadan itiraz eder, Allah-u Teâlâ'yı (haşa) töhmet altına sokmak ister; söver, sayarsa; bu onun ebedi küfrüne sebep olur ve böylece dünyası ve ahireti berbatlaşır.







Hakk'a kavuştuğu zaman ilâhi rahmetten herkesin nasibi olur; ama onun olmaz. Çünkü Rabb'i ona darılmıştır.

İşte Peygamber (s.a.v.) Efendimiz bu hale işaret ederek şöyle buyurmuştur: "Kıyamet gününde en nasipsiz olan, dünyada fakir, ahirette cehennem azabına duçar olandır."

Bu halden Allah'a sığınırız. Çünkü bu hal bir felakettir. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz bu fakirlikten Allah'a sığınmıştır." 

Fakirlik elbette sabrı zor bir hal… Buna sabırla dayanmak ise mükâfatı yüksek bir makam…

"Sabreden fakirlere ikramda bulun, onlarla karşılaşmayı ve oturup kalkmayı bereket bil.

Efendimiz (s.a.v.) "Sabreden fakirler kıyamet gününde Rahman'ın sohbet arkadaşlarıdır" buyurmuştur. Bugün kalpleriyle yarın da bedenleriyle Allah'la birlikte oturacak olanlar kalplerini dünyadan çevirmiş, dünyanın süslerinden yüz çevirmiş olanlar ve fakirliği zenginliğe tercih edenler ve fakirliklerine sabredenlerdir…" (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.