logo
28 NİSAN 2026

Rum liderden Bartholomeos'a bağlılık sözleri

14.02.2005 00:00:00
Güney Kıbrıs'taki ana muhalefet DİSİ partisinin lideri Anastasiadis, İstanbul'da Patrik Bartholomeos'un yönettiği ayine katıldı. Anastasiadis ve beraberindekiler, ayin sonunda Patrik Bartholomeos'un elini öptüler ve Patrikhane'ye bağlılıklarını bildiren ifadeler kullandılar Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın önceki akşam kabul ettiği Güney Kıbrıs'taki ana muhalefet Demokratik Seferberlik Partisi'nin (DİSİ) lideri Nikos Anastasiadis, Bebek'teki Aios Harlambuos Rum Ortodoks Kilisesi'nde düzenlenen pazar ayinine katıldı. Fener Rum Patriği Bartholomeos'un yönettiği ayin, yaklaşık 2 saat sürdü. Ayin sonunda Rumca bir konuşma yapan Patrik Partholomeos, Anastasiadis'in dünkü demecine işaret ederek, böyle barışçı mesajları onayladığını söyledi. Bartholomeos, "Aklıselim insanların barış yönünde çalışması gerekir. Siz de bu yönde çalıştığınız için tebrik ediyorum. Tanrıdan temennimiz, bu çabaların hızlı şekilde sonuç vermesidir" dedi.

Bağlılık sözleri ve eylemi

Anastasiadis de, "Sizin bu düşüncelerinizden ilham alarak bu yola başkoyduk. İyi sözlerinizi uygulayamazsak bu bizim acizliğimizi gösterir" diye konuştu. Anastasiadis ve beraberindekiler, ayin sonunda Patrik Bartholomeos'un elini öptüler.

Sosyal medyada kurallar değişiyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesiyle sosyal ağ sağlayıcılara yaş doğrulama sistemi getirileceğini, 1 milyondan fazla kullanıcısı olan platformlarda temsilci bulundurulmasını ve uygunsuz içeriklerin 1 saat içinde kaldırılmasını istediklerini bildirdi

28.04.2026 14:41:00 / Güncelleme: 28.04.2026 14:49:00
AA
Sosyal medyada kurallar değişiyor
Sosyal medyada kurallar değişiyor
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Nüfus konusunda uzun süredir çalıştıklarını belirterek 2024-2028 Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı'nı anımsatan Bakan Göktaş, Türkiye'de doğurganlıkla ilgili saha çalışmaları yapıldığını; doğurganlık oranlarının en yüksek ve en düşük olduğu 12 ilde bizzat ailelerle ve annelerle görüştüklerini söyledi.

Çalışmalar kapsamında ihtiyaçlara yönelik tespitleri göz önünde bulundurduklarını ifade eden Göktaş, ailelerin ve özellikle çalışan annelerin taleplerinden birinin doğum izinlerinin uzatılması olduğunu belirtti. Göktaş, "Biz de bu talebe yönelik bir çalışma gerçekleştirdik. Biliyorsunuz anneler için emzirmek, özellikle ilk 3 ayda anne ve çocuk arasındaki o güçlü bağı oluşturmak adına çok kıymetli. Bu minvalde de yasal düzenlememizle 16 hafta olan doğum izinlerimizi 24 haftaya yükselttik. Ailelerimize, annelerimize bunu müjdeledik geçtiğimiz haftaki düzenlememizde." dedi.

Türkiye'nin doğum izni sürelerinde OECD ülkeleri arasında ilk 10'da yer aldığını söyleyen Bakan Göktaş, "Avrupa Birliği ülkelerinin de üzerine yerleştik. Avrupa Birliği ülkelerinde ortalama 21 hafta olan süre bizde 24 hafta. Bu, gerçekten ailelerimizi destekleyen, aileyi koruyan ve güçlendiren bir adım." ifadesini kullandı.

Babalık izniyle ilgili de bir düzenleme yaptıklarını anlatan Göktaş, "İşçi babaların 5 gün olan doğum sonrası babalık iznini 10 güne çıkararak memurlar ile eşitledik. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın babalara yönelik çağrısı kapsamında, bakım yükünün çoğunlukla annelerin üzerinde olduğu gerçeğinden hareketle, ilk 10 günde babaların annelerin yanında olmasını sağlayacak çok kıymetli bir adım attık." diye konuştu.

Göktaş, Türkiye'nin nüfus artış hızındaki düşüşe yönelik Bakanlık tarafından alınan tedbirlere ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

"Tabii şimdi biz yaşlanıyoruz. Türkiye yaşlanıyor, dünya yaşlanıyor. Doğurganlık hızının azalması, aslına baktığımız zaman nüfusun yaş oranının artması demektir. 65 yaş üstü vatandaş oranımız yüzde 11,1'e yükseldi. Doğurganlık hızımız 1,48'dir. Bizim buradaki amacımız, hem bu tedbirlere yönelik güçlü bir mekanizma oluşturmaktır. Türkiye'nin en güçlü kalesi aile olduğu için aileyi koruyan ve güçlendiren bir yapı kuruyoruz. Aile bizim güvenli limanımızdır. Biz bu çalışmalara Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planı'yla başladıktan sonra, geçtiğimiz yılı biliyorsunuz Aile Yılı olarak ilan ettik. Aile yılında evlenmek isteyen gençlere evlilik kredisi uygulamasını başlattık ve bunu 81 ilimize yaygınlaştırdık. Sayın Cumhurbaşkanı'mız bunu ilan etti. 200 bin gencimiz şu güne kadar bu evlilik kredisinden faydalandı. Bununla beraber yeni doğum yapan her anneye bir destek sunduk. İlk bebek için 5 bin liralık tek seferlik bir destek; iki ve sonraki çocuklar için çocuk 5 yaşını tamamlayana kadar, ikinci çocuk için 1500 lira, 3 ve sonraki çocuklar için 5 bin lira olacak şekilde kalıcı bir destek mekanizması oluşturduk. Tabii biz bunları aile yılında başlattık. Çalışmak isteyen, annelik veya babalık izninde olan, yeni çocuk sahibi olmuş memurlara yönelik de yarı zamanlı çalışma esnekliği getirdik. O da çocuklar 6 yaşını tamamlayana kadar sürecek. Diğer yandan bütün Türkiye'de kreş seferberliği başlattık. Bu kapsamda da çok yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Nüfus Politikaları Kurulu'yla beraber tedbirlerimize sadece kalıcı değil, orta ve uzun vadeli olarak büyük bir projeksiyonla bakıyoruz."

"Yaşlanıyoruz, doğurganlık hızımız azalıyor"

Bakan Göktaş, nüfusun kendini yenileme oranının 2,1 olduğunu, Türkiye'de ise bunun 1,48'de bulunduğunu belirterek, hızlı ve net bir düşüş olduğunu söyledi.

Bunda salgın ve depremin etkisinin olduğunu kaydeden Bakan Göktaş, şu ifadeleri kullandı:

"Dijitalleşmenin hayatımızda bu konuda gerçekten önemli bir payı oldu; zira dijitalleşme ile beraber yalnızlaşıyoruz ve bireyselleşiyoruz. Bu kapsamda da insanlar sosyalleşmediği için aile değerlerini ön plana çıkaran içerikler aslında gitgide azalıyor. Ancak mevcut durumlarla beraber biz bu konuda önemli çalışmalar yürütüyoruz. Amacımız öncelikle bu düşüşü durdurmaktır. Dolayısıyla bu çocuk teşvikleriyle beraber bütüncül bir yaklaşımı ele almak zorundayız. Şu anda Türkiye'de hanelerin yüzde 57'sinde çocuk bulunmuyor; bu çok büyük bir rakamdır. Bu şekilde gidersek TÜİK'e göre önümüzdeki 5 yıl içinde ilkokuldaki çocuk oranımız 900 bin azalacak. O yüzden biz bu tedbirleri çok hızlı ve öncü bir şekilde alıyoruz. Diğer yandan bildiğiniz üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız TOKİ aracılığıyla çok önemli bir çalışma yürüterek sosyal konut projesi başlattı ve bu projede çocuk sahibi ailelere öncelik tanındı. Aslında biz bu çalışmaları bütüncül bir perspektifle ele alıyoruz ve önümüzdeki süreçte de sürdüreceğiz. Biz Avrupa'ya göre genç ve dinamik bir nüfus yapısına sahibiz. Evet yaşlanıyoruz, doğurganlık hızımız azalıyor, ancak bu fırsat penceresini kapatmamak adına pek çok çalışmaları, tedbirleri alıyoruz, almaya da devam edeceğiz."

Bakan Göktaş, 15 yaş altı çocuklara yönelik sosyal medya kısıtlaması düzenlemesine ilişkin soru üzerine, 2024 yılından bu yana bu konu üzerinde çalıştıklarını, Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planı'nın en önemli başlıklarından birinin de dijital çağda aileyi korumak ve güçlendirmek olduğunu belirtti. Göktaş, "Bir yandan ailelerde dijital okuryazarlık farkındalığı oluşturmayı hedefliyoruz ancak diğer yandan çocuklarımızı algoritmaların, büyük şirketlerin, dijital ve teknoloji şirketlerinin insafına bırakmayacağız. Zira onların bu ortamlarda aslında para kazandıklarını ve çocuklarımız üzerinden çok ciddi kar elde ettiklerini çok iyi biliyoruz." dedi.

2024 yılında dijital bağımlılıkla ilgili çalıştay düzenlediklerini anımsatan Bakan Göktaş, anne, baba, çocuk ve uzmanları dinlediklerini, çocukları dijital dünyadan korumaya yönelik de bir çalıştay düzenlediklerini söyledi.

Çocukların, özellikle oyun oynarken daha karanlık, daha güçlü, elinde silah bulunduran karakterleri tercih ettiklerini ve zaman zaman kendilerini gerçek dünyada da onunla bağdaştırdığını söylediklerini kaydeden Bakan Göktaş, bunun çok önemli ve çok çarpıcı olduğuna dikkati çekti.

Ekran süresinin hızla arttığına işaret eden Bakan Göktaş; çocukların sosyal medyaya giriş yaşının 6'ya kadar düştüğünü belirtti.

Dijital ayak izine değinen Göktaş, "Dijital ayak izini çok ihmal ediyoruz. Önümüzdeki yıllarda 15 yaş altındaki çocukların, küçük yaştaki çocukların sadece belli paylaşımları yaptıklarından dolayı önümüzdeki yıllarda karşılarında farklı farklı davalar çıkabilir. Ve bunu aslında görünmez bir yüzü fakat biz bu anda şu anda görüyoruz, bizim karşımıza geliyor bu davalar. 14 yaşındaki çocukların sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımlardan dolayı 17-18 yaşlarında karşılarına çıkıyor ve aslında hayatlarını zor durumda bırakabilecek kararlar, bazı hukuki sonuçlarla karşılaşabilirler. Bunlar da çok tehlikeli. Ebeveynler bunun farkında olması lazım." dedi.

"Amacımız denetlemek ve çocuklara daha güvenli bir dijital ortam sağlamak"

Bakan Göktaş, dünyada da benzer düzenlemelerin gündemde olduğunu vurgulayarak, "Avrupa Birliği şu anda önemli düzenlemeler hayata geçirdi. Avustralya ilk ülke, Fransa, İspanya... Biz Avustralya'nın raporunu aldık. Bu raporda eksik olan taraflarını gördük. Dolayısıyla biz kendi ülkemize özgü bir model gerçekleştirdik. 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesiyle sosyal ağ sağlayıcılara yaş doğrulama sistemi getiriyoruz. 1 milyondan fazla kullanıcı varsa özellikle bir temsilci bulundurulmasını istiyoruz. Uygunsuz içeriklerin 1 saat içerisinde kaldırılmasını istiyoruz, aldatıcı reklamların kaldırılmasını istiyoruz, ebeveyn kontrol araçlarının da güçlendirilmesini istiyoruz." diye konuştu.

Oyunlarla ilgili ilk defa bir düzenlemeyi hayata geçirdiklerini belirten Göktaş, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda oyun platformunun tanımını da eklediğimiz 5651 sayılı kanunumuzla beraber, 100 binden fazla kullanıcısı olan oyunların da Türkiye temsilcisi bulundurmasını istiyoruz. Yaptırımlarımız mevcuttur. Bir yönetmelik çıkacaktır. 6 ay içerisinde bu yönetmelik düzenlemeye geçtiğinde, inşallah tüm Türkiye'de sosyal medya düzenlememiz fiilen hayata geçmiş olacak. Bu düzenleme için 6 aylık bir süre gerekiyor, yani bir yönetmelik çıkması gerekiyor. Yönetmelik çalışmalarında BTK ve Siber Güvenlik dairesinin yanı sıra uzmanlar ve diğer paydaşlar da yer alacak. Biz de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak kendi görüşlerimizi vereceğiz; zira çocuklarımızı korumak aslında bir zorunluluktur. Sadece bizim için değil, aileleri de bu sürecin bir parçası haline getirmemiz lazım. Amacımız denetlemek ve çocuklara daha güvenli bir dijital ortam sağlamaktır. Yani biz burada çocuklarımızın daha güvenli bir dijital ortamda var olmasını ve orada güçlendirilmesini istiyoruz ancak bir bağımlılık oluşacaksa bunun da önüne geçmek istiyoruz. Biz bir norm oluşturuyoruz."

"Bütün ülkeler benzer bir süreçten geçiyor"

Göktaş, geçen hafta çocukların dijital ortamda korunmasına ilişkin uluslararası zirveye ev sahipliği yaptıklarını ve UNICEF'le ortak bir bildiri yayımladıklarını hatırlatarak, şunları söyledi:

"Bütün ülkeler benzer bir süreçten geçiyor. Yani bu zirvede özellikle öne çıkan konulardan bir tanesi bir ülkenin tek başına bununla mücadele etmesinin de mümkün olmadığının farkındayız, zira teknoloji hızla gelişiyor. Bu bildiride şunu söylüyoruz teknoloji firmalarına da, oyun yaptığınız andan itibaren veya bir içerik sağladığınız andan itibaren özellikle çocuklara yönelik zararlı içerikleri önleyici bir şekilde icra etsinler. Bir de yaş doğrulama sistemini hayata geçiriyoruz. Aslında çok kapsamlı bir politika ve güvenli. Türkiye bu konuda öncü ülkelerden bir tanesi. Amacımız çocukları korumak, daha güvenli bir dijital ortam sağlamak, aileleri de bu süreçte yalnız bırakmamak."

Masrafsız yuva kurma dönemi: Düğün salonu, gelinlik, damatlık ücretsiz

Samsun'un İlkadım Belediyesi, dar gelirli ve emekli ailelerin çocuklarına düğün salonu, ikramlar, orkestra, gelinlik ve damatlık dahil ücretsiz evlilik desteği sunarken, yeni doğan bebekler için de "Hoş Geldin Bebek" projesi kapsamında ailelere hediye paketleri ulaştırıyor

28.04.2026 12:53:00 / Güncelleme: 28.04.2026 12:55:35
İHA
Masrafsız yuva kurma dönemi: Düğün salonu, gelinlik, damatlık ücretsiz
Masrafsız yuva kurma dönemi: Düğün salonu, gelinlik, damatlık ücretsiz
İlkadım Belediyesi, gittikçe azalan genç nüfus ve doğurganlık hızını tersine çevirmek amacıyla evlenecek gençlerin düğünlerini ertelememesi için çeşitli projeler yürütüyor. Belediye tarafından yürütülen proje kapsamında düğün salonu tahsisi, yaş pasta, kuru pasta, ikramlıklar ve orkestra hizmetleri ücretsiz sunulurken, gelinlik ve damatlık desteği ise Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanıyor. Ayrıca yeni evlenen çiftlerin bebek sahibi olması durumunda "Hoş Geldin Bebek" projesi kapsamında hediye paketleri de ailelere ulaştırılıyor.

"Bugüne kadar 105 çiftimizi ücretsiz şekilde evlendirdik"

Kısa bir sürede 105 çiftin düğününü ücretsiz olarak gerçekleştirdiklerini ifade eden İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Bu projemizi 2024 yılında başlattık. 2024 Haziran'dan itibaren çocuklarımızı ücretsiz evlendiriyoruz. Düğün salonu ve içindeki tüm ikramlar ücretsiz. Yaş pasta, kuru pasta, orkestra dahil her şey ücretsiz. Buna gelinlik ve damatlığı da ekledik. Onları da Samsun Büyükşehir Belediyesi, Başkan Halit Doğan öncülüğünde veriyor. Bu kardeşlerimiz bizden ücretsiz düğün yapsın ya da yapmasın, bebekleri olduğunda da 'Hoş Geldin Bebek' seti hazırladık. Belediye çalışanlarımız yeni doğan çiftleri ziyaret edip setimizi hediye ediyorlar. Bu şekilde dar gelirli aileler ve emeklilerimizin çocuklarını ücretsiz evlendirmeye devam ediyoruz. Bugüne kadar 105 çiftimizi bu şekilde evlendirdik. 2026 yılı için de bugüne kadar 80 evladımız bize müracaat etti. Randevularını verdik. O çiftlerimizi de evlendireceğiz ama bu süreç devam ediyor. 2026 yılında da 150'ye yakın çiftimizi ücretsiz bir şekilde evlendireceğiz diye düşünüyorum" dedi.



"Hoş Geldin Bebek' ve 'Ücretsiz Düğün Salonu' projelerimiz aynı kararlılıkla sürecek"

Gençlerin maddi imkânsızlıklar nedeniyle düğünlerini ertelememesi ve düğün salonu gibi yüksek maliyetli giderlerin başka ihtiyaçlara yönlendirilebilmesi amacıyla projeye önem verdiklerini belirten Başkan Kurnaz, "Amacımız hem nüfus artışına katkı sağlamak hem de evlenmek isteyen gençlerimizin ekonomik nedenlerle evliliklerini ertelemelerinin önüne geçmek. Bir an önce yuva kurmalarını istiyoruz. 2024 yılında İlkadım'ın nüfusu 322 bindi. 2025 yılı sonunda bu sayı 330 bine yükseldi. Nüfusumuzda 8 bin kişilik artış söz konusu. Bu artışın yeni doğumlar mı yoksa adres değişikliklerinden mi kaynaklandığına yönelik çalışmalar sürüyor. Son iki yılda ilçemizin nüfusu 8 bin kişi arttı. Bu artışın yeni doğan bebeklerle daha da desteklenmesini arzu ediyoruz. İlkadım, emekli nüfusun yoğun olduğu bir ilçe görünümünde. Emeklilerimiz başımızın tacı ancak genç nüfusu artıracak adımları da atmaya devam edeceğiz. 'Hoş Geldin Bebek' ve 'Ücretsiz Düğün Salonu' projelerimiz aynı kararlılıkla sürecek" diye konuştu.

Bu yıl şu ana kadar 80 ücretsiz düğün randevusu alan belediyeye başvuruların, düğün sezonunun yoğunlaşmasıyla birlikte artması bekleniyor.

Soğuk ve yağışlı hava geri dönüyor

İstanbul'a Perşembe'den itibaren Balkanlar'dan soğuk ve yağışlı hava geliyor. Sıcaklıklar 3-5 derece düşecek, hafta sonuna kadar aralıklı yağmur bekleniyor

28.04.2026 10:57:00 / Güncelleme: 28.04.2026 11:02:24
Haber Merkezi
Soğuk ve yağışlı hava geri dönüyor
Soğuk ve yağışlı hava geri dönüyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), 27 Nisan 2026 tarihli haftalık hava tahmin raporunda İstanbulluları ani hava değişimine karşı uyardı.

Nisan ayının son günlerinde kısa süreli bahar yüzü gösteren İstanbul'da, hafta ortasından itibaren Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı sistem etkili olacak. AKOM, "dikkat" notuyla vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı.

Gün gün hava tahmini

Salı (28 Nisan) ve Çarşamba (29 Nisan): Genel olarak güneşli ve az bulutlu bir hava hakim olacak. Sıcaklıklar 16-18°C aralığında seyredecek, öğle saatlerinde 18°C'ye kadar çıkması bekleniyor. Yağış öngörülmüyor; bahar havası devam edecek.

- Perşembe (30 Nisan): Soğuk ve yağışlı hava dalgası devreye giriyor. Akşam saatlerinden itibaren yağmur başlayacak (metrekareye 1-3 kg yağış). Sıcaklıklar 3-5 derece birden düşerek mevsim normallerinin altına inecek.

- Cuma (1 Mayıs) ve sonrası: Aralıklı yağış geçişleri sürecek. Sıcaklıklar 12-16°C bandında, mevsim normallerinin altında kalacak. Hafta sonu da serin ve yer yer yağmurlu hava etkili olmaya devam edecek.

AKOM'un 22 Nisan'daki uyarılarında da Balkanlar kaynaklı soğuk hava dalgalarının Marmara'yı etkilediği, öğle saatlerinden itibaren yer yer kuvvetli yağışların görüldüğü belirtilmişti. Bu sistemler sıklıkla su baskını, göllenme ve ulaşımda aksamalara yol açabiliyor.

AKOM, olası risklere karşı şu önlemleri hatırlattı:

- Yol ve yaya alt geçitlerinde göllenme, su birikintileri, düşük kesimlerde su baskını riski.

- Özellikle sabah ve akşam saatlerinde hissedilir serinlik; mont, şemsiye ve su geçirmez ayakkabı gibi hazırlıklar.

- Toplu taşıma ve özel araç kullananlar için yavaş seyir, dikkatli sürüş.

- Zorunlu olmadıkça riskli bölgelerde bulunmamak, resmi uyarıları takip etmek.

AKOM'un açıklamasında, "İstanbul'un her noktasındaki ihbarlara anında müdahale ediyoruz" vurgusu yapılarak, vatandaşların dikkatli olması istendi. Baraj doluluk oranlarının da yağışlarla olumlu etkilenebileceği ancak sel riskine karşı önlem alınması gerektiği kaydedildi.

Halfeti Belediyesine operasyon

Şanlıurfa'da Halfeti Belediyesinin önceki yönetim dönemine ilişkin operasyonda aralarında eski Halfeti Belediye Başkanı Şeref Albayrak'ın da bulunduğu 29 kişi tutuklandı

28.04.2026 10:41:00 / Güncelleme: 28.04.2026 13:04:54
Anadolu Ajansı
Halfeti Belediyesine operasyon
Halfeti Belediyesine operasyon

Şanlıurfa'da Halfeti Belediyesinin önceki yönetim dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 46 şüpheliden, aralarında eski Halfeti Belediye Başkanı Şeref Albayrak'ın da bulunduğu 29'u tutuklandı.

Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, Birecik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 24 Nisan'da düzenlenen operasyonda gözaltına alınan, aralarında eski Halfeti Belediye Başkanı Albayrak, eski belediye encümen üyeleri ile çeşitli birimlerde görev yapan personel ve esnafın da bulunduğu 46 zanlının adliyedeki işlemleri tamamlandı.

Aralarında Albayrak'ın da bulunduğu 29 şüpheli tutuklandı. 17 şüpheliden 3'ü serbest bırakılırken, 14'ü ise adli kontrol şartıyla salıverildi.

Halfeti Belediyesinin önceki yönetim dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarına yönelik 24 Nisan'da düzenlenen operasyonda 28'i kamu görevlisi olmak üzere toplam 51 şüpheli hakkında işlem başlatılmış, 50 zanlı gözaltına alınmış, 4'ü emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında bir şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.

Akciğer kanseri yaygınlaşıyor


 
Çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor, fark edildiğinde ise geç kalınmış olabiliyor… Üstelik öyle yaygın ki, dünyada 2 milyonun üzerinde, ülkemizde ise her yıl yaklaşık 40 bin kişi bu hastalıkla tanışıyor.

28.04.2026 06:48:00
MURAT ÇORBACI
Akciğer kanseri yaygınlaşıyor
Akciğer kanseri yaygınlaşıyor

Akciğer kanseri, hem dünyada hem de Türkiye'de en sık görülen ve en ölümcül kanser türleri arasında yer alıyor. Peki, bu hastalığı önlemenin ya da ölümcül hastalıklar listesinde daha alt sıralara geriletmenin mümkün olduğu yeni tedavi yöntemleri yok mu? Elbette var! Günümüzde geliştirilen tanı yöntemleri ve kişiye özel tedavi yaklaşımları sayesinde akciğer kanserinde umut her geçen gün artıyor. Bu umuda dair bilinmesi gerekenleri aktarmak için Acıbadem Maslak Hastanesi'nde "Akciğer Kanserinde Farkındalık ve Umut" söyleşisi düzenlendi.

Ana neden sigara

Akciğer kanserinin en önemli nedeninin sigara ve tütün ürünleri olduğunu vurgulayan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, özellikle son yıllarda gençler arasında artan kullanımın ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Akciğer kanseri vakalarının yüzde 80'inin tütün kullanımına bağlı olduğunu anlatan Dr. Babaoğlu Karan, yüzde 20'sinin ise asbest gibi mesleki nedenlerden geliştiği bilgisini verdi. Akciğer kanserinin çoğu zaman erken dönemde belirti vermediğine dikkat çeken Karan, bu nedenle risk grubundaki bireylerin, özellikle 50 yaş üzerinde ve en az 20 yıl günde bir paket sigara içmiş kişilerin her yıl düzenli kontrol yaptırmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Düşük doz radyasyonla yapılan BT çekimlerinin hastalığın erken tanısında çok önemli olduğunu belirtti.
Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba ise "Özellikle erken evrede teşhis konulan hastalarda cerrahi müdahale ile yüksek başarı oranları elde edilebiliyor. Ayrıca cerrahi yöntemler de hızla gelişiyor. Bu yöntemlerden en yenisi olan robotik cerrahi sayesinde göğüs bölgesi tamamen açılmadan, küçük kesilerle ameliyatlar yapılabiliyor" dedi.


Kişiye özel tedavi dönemi

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez de akciğer kanseri tedavisinde son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Artık her hastaya aynı tedavinin uygulanmadığını, tümörün genetik ve moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlarının oluşturulduğunu ifade etti.
Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Özyar, akciğer kanseri tedavisinde multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çekerek, şunları söyledi: "Halk arasında ışın tedavisi olarak bilinen radyoterapide amaç, ameliyat edilemeyen tümörleri ışınlar aracılığıyla yok etmek ya da küçültmektir. Özellikle tıbbi nedenlerle ameliyat olamayacak hastalarda radyoterapi çok etkili bir tedavi seçeneğidir. Radyoterapi yöntemleri de gelişmekte ve giderek etkinliği artmaktadır. Gelişen teknoloji sayesinde daha hassas ve hedefe yönelik tedavi yapılabilmektedir. Bu sayede yan etkiler azalmakta ve tedavi başarısı artmaktadır." HABER MERKEZİ

Belediye personeline satırla saldırı

Ordu'da belediye binasında bir kişinin, belediye başkanının sekreterini satırla yaraladığı anların güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı

27.04.2026 16:18:00
İHA
Belediye personeline satırla saldırı
Belediye personeline satırla saldırı
Ordu'nun Aybastı ilçesinde 6 gün önce belediye binasında bir kişinin, belediye başkanının sekreterini satırla yaraladığı anların güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı.  

Olay, 21 Nisan günü saat 10.50'de meydana geldi. Aybastı Belediyesi'ne giden Yusuf Doğan isimli şahıs, belediye çalışanı ve başkanın sekreteri Adem Demirkale'ye bazı sorular sordu. Bir süre sonra Yusuf Doğan, Demirkale'nin başına satırın keskin kısmıyla 2 kez vurdu. Bu esnada Demirkale ve diğer belediye çalışanları şahsı etkisiz hale getirdi. Başından yaralanan Demirkale, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulansla Fatsa'daki bir hastaneye sevk edildi.

Olay anı güvenlik kamerasında

Olayın yaşandığı an ise belediyeye ait güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Görüntülerde, Yusuf Doğan isimli şahsın sekreterlik odasına geldiği, bir süre sonra ceketinin cebinden çıkardığı satırın keskin kısmıyla Demirkale'nin başına 2 kez vurduğu anlar yer alıyor. Ayrıca saldırıyı gerçekleştiren şahsın ikna edilerek güçlükle elinden satırın alındığı anlar da görüntülere yansıdı.

Öte yandan, olayın ardından gözaltına alınan ve emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Yusuf Doğan, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Swiss Otel'de yangın paniği: Vatandaşlar tahliye edildi

Beşiktaş'ta bulunan Swissotel The Bosphorus'da henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın paniği yaşandı. Otelde konaklayan kişiler ve çalışanlar tahliye edildi. Ekiplerin çalışmaları sürüyor

27.04.2026 15:05:00
İhlas Haber Ajansı
Swiss Otel'de yangın paniği: Vatandaşlar tahliye edildi
Swiss Otel'de yangın paniği: Vatandaşlar tahliye edildi
Beşiktaş'ta bulunan Swissotel The Bosphorus'da henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın paniği yaşandı. Otelde konaklayan kişiler ve çalışanlar tahliye edildi. Ekiplerin çalışmaları sürüyor.
Beşiktaş'ta bulunan Swissotel The Bosphorus'da saat 13.30 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın paniği yaşandı. Yangının, otelin makine dairesinde çıktığı bildirildi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Otelde konaklayanlar ve çalışanlar tahliye edildi. Ekiplerin otelde çalışmaları sürüyor.İHA

15 Temmuz darbe girişimi genç gazetecilerin manşetleriyle hatırlanacak

Basın İlan Kurumu, iletişim fakültesi öğrencilerinin kriz dönemlerinde doğru, hızlı ve sorumlu habercilik refleksi kazanmalarına katkı sağlamak amacıyla "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi" programını hayata geçiriyor. Programın ilk etkinliği 29 Nisan'da Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde gerçekleştirilecek

27.04.2026 14:30:00 / Güncelleme: 27.04.2026 14:32:07
Haber Merkezi
15 Temmuz darbe girişimi genç gazetecilerin manşetleriyle hatırlanacak
15 Temmuz darbe girişimi genç gazetecilerin manşetleriyle hatırlanacak
Basın İlan Kurumu tarafından 15 Temmuz Darbe Girişiminin 10. yıl dönümünde "Hafızayı Koru, Hakikati Yaz" temasıyla Türkiye genelinde 7 bölgeyi temsilen 7 üniversiteyle iş birliği içerisinde yürütülecek olan "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi", genç iletişimcilerin mesleki reflekslerini tarihsel bir olay üzerinden yeniden değerlendirmelerine imkân tanıyacak.

Teori ve uygulamayı bir araya getiren gazetecilik atölyesi, iki bölümden oluşacak. Atölyenin ilk bölümünde medya etiği ve sorumlu yayıncılık, dezenformasyonla mücadele, kriz ve olağanüstü durumlarda hızlı ve doğru haber üretimi ile haber ve kaynak doğrulama başlıklarında akademisyenler ve deneyimli gazeteciler tarafından teorik eğitimler verilecek.

İkinci bölümde ise öğrenciler gerçek bir haber üretim sürecini deneyimleyerek haber yazımı, görsel kullanımı, manşet oluşturma ve gazete birinci sayfasının tasarlanması aşamalarından meydana gelen uygulamalı çalışmayı gerçekleştirecek. Her biri 5 kişiden oluşan gruplar halinde çalışacak katılımcılar; deneyimli gazeteciler ve dizgi ekiplerinin rehberliğinde "O gece sen olsan nasıl manşet atardın?" refleksiyle 15 Temmuz darbe girişimini anlatan gazete birinci sayfasını baskıya hazır hale getirecek.

Basın İlan Kurumu'nun çalışması, özellikle kriz ve olağanüstü dönemlerde medyanın üstlendiği kritik rolü genç kuşaklara aktarmayı amaçlarken; aynı zamanda doğru bilgi, etik yayıncılık ve sorumlu haberciliğin önemine dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra genç gazeteci adaylarının demokrasi, millî birlik ve toplumsal sorumluluk temelli bir gazetecilik bilinci geliştirmesini hedefliyor.

"15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi"nin ilk programı 29 Nisan 2026 Çarşamba günü Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilecek. Atölye çalışması; Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi İletişim Fakültelerinde düzenlenecek etkinliklerle devam edecek.

Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme: Dönemin Tunceli Emniyet Müdürü ifadeye çağrıldı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen'in Erzurum'da ifadesi alınıyor.

27.04.2026 14:08:00 / Güncelleme: 27.04.2026 14:21:20
Haber Merkezi
Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme: Dönemin Tunceli Emniyet Müdürü ifadeye çağrıldı
Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme: Dönemin Tunceli Emniyet Müdürü ifadeye çağrıldı
Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrıldı
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrıldı.
Yalova İl Emniyet Müdürü olan Delen, talimat üzerine Erzurum'a geldi. Delen'in Erzurum Adliyesi'nde ifade işlemleri başladı.
Tunceli'de 2019-2021 yılları arasında İl Emniyet Müdürlüğü görevini yürüten Yılmaz Delen, 23 Ocak 2026'da Yalova İl Emniyet Müdürlüğüne atanmıştı.

12 zanlı tutuklanmıştı
Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.
Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Şüphelilerden dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında, yurt dışında olduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılmış, Tunceli Devlet Hastanesi'nin bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E. de gözaltına alınmıştı.

Uçaklarda Powerbank şarjı yasaklandı

Uçaklarda powerbank şarjı yasaklandı. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, yolcu güvenliği için uçuş sırasında taşınabilir batarya şarjını tamamen men etti. Artık her yolcu en fazla 2 adet powerbank taşıyabilecek

27.04.2026 12:30:00
Eyüp Kabil
Uçaklarda Powerbank şarjı yasaklandı
Uçaklarda Powerbank şarjı yasaklandı
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM), uçuş güvenliğini artırmak amacıyla taşınabilir bataryaların (powerbank) uçak içinde şarj edilmesini yasakladı. Yolcular artık en fazla iki adet powerbank taşıyabilecek. Bu düzenleme, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü'nün (ICAO) Mart 2026'da yürürlüğe giren küresel teknik talimat güncellemelerine dayanıyor.

SHGM'nin resmi açıklamasına göre, "Söz konusu değişiklik kapsamında, hava aracında taşınabilir bataryaların (powerbank) şarj edilmesi yasaklanmıştır. Her bir kişinin taşıyabileceği taşınabilir batarya sayısı en fazla iki adetle sınırlandırılmıştır." Karar, lityum iyon bataryalardan kaynaklanan yangın ve güvenlik risklerini azaltmayı hedefliyor. Benzer kısıtlamalar Lufthansa Group, bazı Asya havayolları ve diğer uluslararası taşıyıcılar tarafından da uygulanmaya başlandı.

Yeni kuralların detayları

Şarj yasağı: Uçuş sırasında powerbank'leri uçak içi prizlere takarak şarj etmek veya powerbank ile cihaz şarj etmek tamamen yasak. Powerbank'ler kapalı ve erişilebilir konumda (koltuk cebi, yolcunun üzerinde veya koltuk altı el bagajında) tutulmalı.

Taşıma sınırı: Yolcu başına en fazla 2 adet powerbank. Fazlası kabul edilmiyor.

Bagaj kuralları: Powerbank'ler sadece kabin (el) bagajında taşınabilir. Check-in bagajına (uçak altı) verilmesi kesinlikle yasak (bu kural daha önce de geçerliydi).

Kapasite limitleri: Genellikle 100 Wh altı serbest, 100-160 Wh arası havayolu onayı gerekebiliyor, 160 Wh üzeri yasaklı.

Mürettebat istisnası: Kabin ekibi operasyonel ihtiyaçlar için powerbank taşıyıp kullanmaya devam edebilecek.

Bu değişiklikler, son yıllarda powerbank kaynaklı batarya yangınları nedeniyle gündeme gelen riskleri ele alıyor. ICAO, 27 Mart 2026'dan itibaren tüm üye ülkelerde (193 ülke) geçerli olacak güncellemeyi onayladı. Türkiye'de SHGM bu kuralları derhal uygulamaya koydu.

Yolculara öneri

Seyahat öncesi havayolu şirketinizin kurallarını kontrol edin. Hasarlı, şişmiş veya düşük kaliteli powerbank'leri uçakta kullanmayın. Güvenlik kontrollerinde sorun yaşamamak için kapasite etiketlerini (Wh) görünür tutun.

Bu düzenleme, havacılığın sıfır kaza hedefine katkı sağlarken yolcuların konforunu en az etkileyecek şekilde tasarlandı. Güncellemeler için SHGM ve havayolu duyurularını takip etmenizi öneririz.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.