logo
18 MAYIS 2026

Rüyada zuhur eden keramet

Azududdevle, rüyasını anlatan İmran b. Şahin’e dedi ki: “Emirü’l-Mü’minin Ali sana, ‘Yarın Fenahseru buraya gelecektir’ diye mi buyurdular. Annem ve ebemden başka hiç kimse, benim ismimin Fenahseru olduğunu bilmiyordu!”

01.05.2024 10:50:00
Haber Merkezi
Rüyada zuhur eden keramet
Rüyada zuhur eden keramet
İmran bin Şahin, Irak büyüklerindendi; o Azududdevle ed-Deylemî hükümeti aleyhine kıyam etti.

Azududdevle büyük bir çaba sarf ederek onu yakalamak istedi (ama muvaffak olamadı). İmran, Necef-i Eşref'e kaçtı. Orada tanınmayacak bir kıyafetle gizlice yaşamaya başladı. İmran, Hz. Ali (a.s)'ın kabrinin kenarında sürekli dua ve namaz kılmakla meşguldü. Bir gün uykusunda Hz. Ali (a.s)'ı görür, ona şöyle buyurur:

"Ey İmran! Yarın Fenahseru (Azududdevle), ziyaret maksadıyla buraya gelecek, herkesi buradan dışarı çıkaracaklardır."

Daha sonra mutahhar kabrinin köşelerinden birine işaret ederek şöyle buyurdular: "Sen burada dur, onlar seni görmeyeceklerdir, Azududdevle ziyaretgâha girerek kabri ziyaret edip namaz kılacaktır. Daha sonra seni yakalamak için, Muhammed (s.a.a) ve Ehl-i Beyt'ini vasıta kılarak Allah'ın dergâhına dua ve münacat edecektir; işte o zaman onun yanına git ve de ki: 'Ey Şah! Dualarında, kendisini yakalamak için Muhammed ve Ehl-i Beyt'ine tevessül ederek Allah Teâlâ yakardığın şahıs kimdir?'

Fenahseru şöyle diyecek: 'O, halkımız arasında ihtilaf çıkaran, bizim kudretimizi kıran ve hükümetimiz aleyhine kıyam eden bir şahıstır.' O zaman ona de ki: 'Eğer bir kimse onu yakalaman için sana yardımcı olursa ona ne mükâfat verirsin?' O diyecek ki: 'Her ne istese vereceğim, hatta eğer benden onun affedilmesini bile istese onu affedeceğim.' Bu sırada kendini ona tanıt; artık her ne istesen o kabul edecektir."

Şah, İmam Ali (a.s)'ın ziyaretine gelerek mezkûr duayı ettiğinde ona dedim ki: "Takip ettiğin ve yakalanması için aradığın İmran bin Şahin benim."

Azududdevle de; "Kim buraya gelmen için sana izin verdi ve durumu sana anlattı?" diye sordu.

Ben de cevaben dedim ki: "Mevlam Hz. Ali (a.s) rüyamda bana şöyle buyurdu: Yarın Fenahseru buraya gelecektir, onunla bu şekil konuş."

Azududdevle; "Emirü'lMü'minin Ali'nin hakkı hürmetine söyle bakalım, O, sana, 'Yarın Fenahseru buraya gelecektir' diye mi buyurdular."

Ben de, "Evet! And olsun Emirü'l-Mü'minin'in hakkına ki, o şekilde bana buyurdular" dedim.

Bunun üzerine Azududdevle, "Annem ve ebemden başka hiç kimse, benim ismimin Fenahseru olduğunu bilmiyordu!" dedi.

Şah orada onun suçlarını affedip onu vezirlik makamına atadı; ona vezirlik elbisesi getirmelerini emretti, kendisi de Kûfe'ye doğru hareket etti. İmran, affedildiği takdirde, başı açık ve ayak yalın olarak Emirü'l Mü'minin Ali (a.s)'ın ziyaretine gitmeyi adak etmişti. Bu olayı nakleden Hasan Tahal el-Mikdadi şöyle diyor:

Benim dedem, Hz. Ali (a.s)'ın hareminin görevlilerindendi. Bir gece Hz. Ali (a.s)'ın ona rüyasında şöyle buyurduğunu anlattı: "Uykudan kalk, git bizim dostumuz (İmran bin Şahin) için haremin kapısını aç!"

Dedem uykudan kalkıp haremin kapısını açıyor ve bekliyor; (az sonra) bir adamın İmam'ın haremine doğru geldiğini görüyor. Hareme ulaştığında dedem ona; "Ey serverimiz" buyurun, diyor. İmran da; "Ben kimim?" diye soruyor.

Dedem cevaben; "Siz İmran bin Şahin'siniz" diyor.

İmran, "Ben İmran bin Şahin değilim" diyor.

Dedem de diyor ki: "Hayır siz İmran'sınız; şimdi Hz. Ali (a.s)'ı uykumda gördüm, bana; 'Kalk dostumuz için kapıyı aç' diye emrettiler."

İmran hayretle; "Allah aşkına böyle mi buyurdu?" diye soruyor.

Dedem de; "Evet! Allah'a and olsun ki böyle buyurdu" diyor.

İmran kendisini yere atarak haremin eşiğini öpüyor ve dedeme 60 dinar vermelerini emrediyor. (Bihar, c.42, s.319).

Tarsus'ta dehşet

Mersin'in Tarsus ilçesinde silahlı saldırı düzenleyen bir şüpheli farklı yerlerde şu ana kadar 4 kişiyi öldürdü 8 kişiyi de yaraladı

18.05.2026 19:10:00
Haber Merkezi
Tarsus'ta dehşet
Tarsus'ta dehşet
Mersin'in Tarsus ilçesinde silahlı saldırgan 4 kişiyi öldürdü.

Olay, Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Dörtler Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, şüpheli M.Ö., Sabri Pan'a ait lokantaya gelerek silahla ateş açtı. Açılan ateş sonucu işletme sahibi Sabri Pan kaldırıldığı hastanede, iş yerinde çalışan Ahmet Ercan Can ise olay yerinde hayatını kaybetti.

Araçla kaçan saldırgan Kaburgediği Mahallesi sınırlarında  hayvan otlatan gençlerden Yusuf Oktay ile Yenimahalle sınırlarında evinin oradaki tır şoförü Abdullah Koca'yı da öldürdü. Şüpheli, bu sırada gittiği güzergahta 8 kişiyi de yaraladı.

İhbar üzerine olay yerlerine çok sayıda  jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Güvenlik güçleri çevrede geniş güvenlik önlemi alırken, şüphelinin yakalanması için helikopter destekli çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Saldırganın açtığı ateş sonrasında şu ana kadar 4 kişinin hayatını kaybettiği, 8 kişinin yaralandığı, yaralı sayısının artabileceği öğrenildi. Yaralılar ambulanslarla ilçe devlet hastanesine getirilerek tedavi altına alındı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

El değiştiren ekranlar ve kararan yayınlar

TMSF kayyumları, adli operasyonlar ve kara para soruşturmalarıyla sarsılan Türkiye medyasında televizyon kanalları peş peşe el değiştiriyor. Kararan ekranların ve susturulan gazetecilerin gölgesinde bağımsız yayıncılık dijital mecralara taşınıyor

18.05.2026 15:00:00
Eyüp Kabil
El değiştiren ekranlar ve kararan yayınlar
El değiştiren ekranlar ve kararan yayınlar
Türkiye televizyon yayıncılığı sektörü, son yıllarda mali soruşturmalar, idari yaptırımlar, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) devirleri ve peş peşe gelen mülkiyet değişiklikleriyle tarihinin en hareketli ve sancılı dönemlerinden birini yaşıyor.

Özellikle Habertürk, Show TV, Flash Haber ve TELE1 gibi kamuoyunun yakından takip ettiği televizyon kanalları, adli ve idari operasyonların odağında yer alarak köklü değişimler geçirdi.

Habertürk ve Show TV

Medya patronaj haritasındaki en büyük kırılmalardan biri Ciner Yayın Holding bünyesindeki kanallarda yaşandı. Habertürk TV, Show TV, Bloomberg HT ve HT Spor gibi dev markalar, Aralık 2024'te Turgay Ciner'in medya sektöründen çekilme kararıyla Bilgi Üniversitesi ve Doğa Koleji'nin de sahibi olan Can Grubu'na satıldı. Bu işlemle kanallar ilk büyük el değiştirmesini yaşadı.

Ancak Can Grubu dönemi uzun sürmedi. Eylül 2025'te İstanbul Küçükçekmece Başsavcılığı tarafından Can Holding'e yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında, aralarında Habertürk ve Show TV'nin de bulunduğu 121 şirkete jandarma operasyonu düzenlendi. Şirketlerin yönetimi TMSF'ye (kayyum) devredildi.

Habertürk ve Show TV, 1 yıla yakın süredir TMSF kayyumu yönetiminde yayın faaliyetlerini sürdürüyor ve ilerleyen süreçte devlet eliyle yeniden ihale edilerek satılmayı bekliyor.

Flash Haber TV

Türkiye'nin en eski televizyon markalarından olan ve bir dönem kapanıp ardından logodaki yeşil rengi kırmızıya çevirerek muhalif bir çizgiyle geri dönen Flash Haber TV, hukuki süreçlerin en sert vurduğu kanallardan biri oldu. Kanal, kurucusu Ömer Ziya Göktuğ'un vefatının ardından süreç içinde mülkiyet krizleriyle karşılaştı ve yürütülen bir kara para aklama soruşturması neticesinde TMSF kontrolüne geçti.

TMSF, kanalı Ağustos 2025'te ihale yoluyla satışa çıkardı. Ekim 2025'te yapılan açık artırmayı Öz Er-Ka İnşaat'ın sahibi Eşref Keleş kazandı ve kanal yeni sahibine geçti. Ancak hukuki ve mali yüklerin getirdiği açmazlar aşılamadı.

Flash Haber TV, geçtiğimiz gün itibarıyla tüm canlı yayın faaliyetlerine son verdiğini resmen duyurdu. Yönetim, basın emekçilerinin tazminatlarını ödeyerek ekranı kararttı; kanal şu an yeni bir ihale ve teknik ekipman satış süreci başlayana kadar yalnızca arşiv/tekrar yayınları yapıyor.

TELE1

Son yıllarda medya özgürlüğüne yönelik en sert ve mülkiyet hakkını doğrudan hedef alan operasyonlardan biri TELE1 TV'ye yönelik gerçekleştirildi. Kanal, yalnızca RTÜK'ün ağır idari cezalarıyla yıpratılmakla kalmadı, topyekûn bir hukuki ve idari operasyonun odağı oldu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir "casusluk" soruşturması gerekçe gösterilerek Ekim 2025'te Terörle Mücadele (TEM) ekipleri TELE1 Genel Merkezi'ne şafak baskını düzenledi. Kanalın kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ gözaltına alınarak tutuklandı. Yaklaşık 6 aydır Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Yanardağ, bu davanın kanala el koymak için üretilmiş bir kumpas olduğunu savunmaktadır.

Yanardağ'ın gözaltına alındığı günün akşamında, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kanala kayyum olarak atandı. 24 Ekim 2025 Cuma günü saat tam 19.28'de, ana haber bülteni sunucusu Murat Taylan canlı yayındayken içeri giren kayyum heyeti yayını zorla kestirdi. Yönetimi devralan kayyum, haber programlarını tamamen kaldırarak kanalı belgesel yayınına geçirdi ve internet sitesine haber girişini yasakladı.

Kayyum yönetiminin bağımsız yayıncılık çizgisini tamamen ortadan kaldırması üzerine, TELE1'in tüm ekran yüzleri, muhabirleri ve editörleri 31 Ekim 2025'te toplu olarak istifa ederek iş bıraktı.

İş bırakan bağımsız basın emekçileri, "Yalanlara teslim olmayacağız" şiarıyla bir araya geldi ve TELE2 Haber platformunu kurdu. Kanalın kapatıldığı simgesel saat olan 14 Kasım Cuma saat 19.28'de YouTube ve sosyal medya hesapları üzerinden canlı yayın hayatına başladılar. TELE2 Haber şu an dijital platformlarda bağımsız haberciliği sürdürüyor; ancak nisan ayında RTÜK tarafından lisans dayatması yapılarak 72 saat içinde erişim engeli getirilmesi tehdidiyle karşı karşıya bırakıldı.

Devlet kontrolündeki TELE1 ise adeta içi boşaltılmış bir yapıya dönüştü. TMSF, Nisan 2026'da TELE1'i 28 milyon TL gibi oldukça düşük (kelepir) bir muhammen bedelle resmen satışa çıkardı. Merdan Yanardağ, cezaevinden avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada, kanalın değerinin bu bedelin en az 15 katı olduğunu belirterek, "Emek ve irademizle var ettiğimiz kanalı yandaşlara peşkeş çekmek istiyorlar" diyerek yağma sürecine sert tepki gösterdi. Kanalın ihale yoluyla satışı için kritik süreç devam ediyor.

Ekol TV

Medya dünyasına en iddialı ve yüksek bütçeli girişlerden birini yapan Ekol TV, kuruluşuyla kapanışı arasında geçen kısa sürede adli operasyonlar ve karanlık sermaye tartışmalarının odağı haline geldi.

Kanal, ünlü hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen'in liderliğinde büyük iddialarla kurulma aşamasına geçti. Ancak Ersan Şen, kanal henüz resmi yayın hayatına başlamadan yönetimden ve hisselerinden aniden ayrıldı.

Ersan Şen'in çekilmesiyle kanalı Azerbaycan kökenli ünlü iş insanı Mübariz Mansimov Gurbanoğlu satın aldı ve kanal Nisan 2024'te onun patronajında yayın hayatına başladı.

Ekol TV, yayın hayatı boyunca yasa dışı bahis ve kara para aklama iddialarına yönelik yürütülen adli dosyalarla anıldı. Medya kulislerinde dolaşan iddialar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanala yönelik kapsamlı bir kara para soruşturması başlatmasıyla somutlaştı.

Adli kıskacın daralmasıyla birlikte, ana yatırımcı Mübariz Mansimov Ekim 2025'te tüm finansal desteğini kanaldan aniden çekti.

Şirketin yaşadığı yapısal ve mali kriz, 22 Aralık 2025'te resmi bir açıklamayla yayın faaliyetlerinin tamamen durdurulması ve yaklaşık 300 basın emekçisinin işten çıkarılmasıyla sonuçlandı.

Kanal yayını sonlandırmış olsa da hukuki süreç ve şirketin arkasındaki devir trafiği bitmedi. Şubat 2026'da, İstanbul Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma devam ederken, Ekol Medya şirketi Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki resmi kayıtlara göre Bişar Özbey ve Mirza Ekici'ye devredildi.

Yeni yönetim "Kanalı tamamen satın almadık, frekansı ve stüdyoları devraldık" açıklamasında bulundu. Ekol TV'nin spor kanalı kanadı olan Ekol Spor ise Cengiz Topel Yıldırım'a satıldı. Ekol TV'nin kendisi şu an yayın hayatı tamamen sonlanmış, içi boşaltılmış ve adli makamların kara para incelemeleri altında bir tabela şirketine dönüşmüş durumdadır.

Türkiye'de ana akım televizyon kanalları artık yalnızca habercilik performanslarıyla değil; mahkeme koridorları, kara para soruşturmaları, holding operasyonları ve TMSF ihaleleriyle anılan mali birer özne haline gelmiş durumda.

İmamoğlu'nun diploma davasında İstinaf başvurusu da reddedildi, dosya Danıştay'a taşınacak

İstanbul 7. İdari Dava Dairesi, CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diploma iptaline karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde açtığı davanın reddedilmesi üzerine yaptığı istinaf başvurusunu reddetti. Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, oy birliğiyle alınan karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yoluna başvurulabilecek

18.05.2026 13:51:00
Haber Merkezi
İmamoğlu'nun diploma davasında İstinaf başvurusu da reddedildi, dosya Danıştay'a taşınacak
İmamoğlu'nun diploma davasında İstinaf başvurusu da reddedildi, dosya Danıştay'a taşınacak
İstanbul 7. İdari Dava Dairesi, CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun diploma iptaline karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nde açtığı davanın reddedilmesi üzerine yaptığı istinaf başvurusunu reddetti. Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, oy birliğiyle alınan karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yoluna başvurulabilecek.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, İmamoğlu'nun üniversite lisans diplomasının iptaline karşı açtığı davada, İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nce ret kararı verilmişti.

İdare Mahkemesi'nin ret kararının gerekçesinde, "yatay geçişe imkan sağlanma sırasında idarece yapılan hataların, gözden kaçan, dikkatsizlik neticesinde (sehven) yapılan hatalar seviyesinde olmadığı, böylesine ağır hukuki sakatlık halleri ile hatalı durumların davacı tarafından bilinmiyor olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu" belirtildi.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, İdare Mahkemesi kararına karşı, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne istinaf yoluna başvurdu.

Kararın kaldırılması istenmişti
İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nin 23 Ocak 2026 günlü kararının, "davaya konu işlemin, yetkili ve görevli olmayan makam tarafından yetki gaspı yapılmak suretiyle tesis edildiği, Fakülte Yönetim Kurulu tarafından karar verilmesi gerekirken Üniversite Yönetim Kurulu'nca karar alındığı, Üniversite Yönetim Kurulu'nun İşletme Fakültesinin Dekanı olmaksızın teşekkül ettirilmesinin hukuka aykırı olduğu" iddialarıyla istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi istendi.

Edinilen bilgiye göre, İstanbul 7. İdari Dava Dairesi, Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarının yaptığı istinaf başvurusunu reddetti.

Oy birliğiyle reddedildi
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi, davacının istinaf aşamasındaki duruşma talebini de yerinde görmeyerek, başvuruyu dosya üzerinden inceledi.

Daire'nin gerekçesinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrasında, ''Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir'' hükmüne yer verildiği hatırlatıldı.

"İdare Mahkemesi kararı usule uygun"
Gerekçede, "İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, usul ve hukuka uygun olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verildiği" bildirildi.

Danıştay'a taşınacak
Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi'nin oy birliğiyle 13 Mayıs 2026'da aldığı karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yoluna başvurulabilecek.

İBB soruşturmasında 57 zanlı daha gözaltına alındı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında İBB'nin iştirak firmalarından Boğaziçi Tesis Yönetim Hizmetleri Anonim Şirketindeki ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddiasına ilişkin 57 şüpheli gözaltına alındı

18.05.2026 09:07:00 / Güncelleme: 18.05.2026 09:22:06
AA
İBB soruşturmasında 57 zanlı daha gözaltına alındı
İBB soruşturmasında 57 zanlı daha gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İBB'ye yönelik soruşturma sürüyor.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince yapılan çalışmada, İBB'nin iştiraklerinden Boğaziçi Tesis Yönetim Hizmetleri Anonim Şirketi ünvanlı firmanın ihalelerinin şüpheli kişilerce organize edildiği, ihale süreçlerinde mevzuata aykırı işlemler yapıldığı ve örgütsel faaliyet kapsamında "ihaleye fesat karıştırma" suçunun işlendiği değerlendirilerek operasyona başlandığı belirtildi.

Çalışmaların ardından İstanbul, Adana, Bursa, Diyarbakır, Konya ve Yalova'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler toplam 57 şüpheliyi gözaltına aldı.

Zanlılar, işlemleri için emniyete götürüldü. 

Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan Uzun ile Kütahyalı tutuklandı

Adana merkezli 21 ilde "yasa dışı bahis", "nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "kara para aklama" suçlarına yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınan 161 şüpheliden aralarında suç örgütü elebaşı olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun ile Rasim Ozan Kütahyalı'nın da bulunduğu 135'i tutuklandı

18.05.2026 09:02:00 / Güncelleme: 18.05.2026 10:09:54
AA
Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan Uzun ile Kütahyalı tutuklandı
Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan Uzun ile Kütahyalı tutuklandı

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca başlatılan soruşturma kapsamında 14 Mayıs'ta düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 161 şüpheliden 7'si dün emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı, 154'ü adliyeye sevk edildi.

Zanlılardan 1'i savcılık talimatıyla serbest bırakıldı, 142'si tutuklama, 11'i ise adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.

Hakimlik, Uzun ve Kütahyalı'nın da aralarında olduğu 135 zanlı hakkında tutuklama kararı verdi, 18 şüpheli ise adli kontrol şartıyla salıverildi.

Soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği, dijital materyal incelemeleri, mali analizler, kripto varlık çözümlemeleri ile firari şüphelilere yönelik yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Soruşturmanın detayları

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) raporları, teknik ve fiziki takip çalışmaları, banka hareketleri, dijital materyal incelemeleri, kripto varlık analizleri, HTS kayıtları ve diğer delillerin değerlendirilmesi sonucu şüphelilerin "organize suç örgütü" niteliğinde hareket ederek yasa dışı bahis ve phishing (oltalama) yöntemiyle gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edilen suç gelirlerini elektronik para kuruluşları, banka hesapları, sanal POS sistemleri, döviz büroları, kuyumcular, paravan şirketler ve kripto varlık sistemleri üzerinden dolaştırarak akladıkları tespit edilmişti.

Soruşturma kapsamında suç örgütünün, özel yazılım altyapıları ve panel sistemleri kurduğu, yasa dışı bahis sitelerine finansal altyapı sağladığı, elektronik para kuruluşları ve sanal POS ağlarından para transferi organizasyonları yürüttüğü, suç gelirlerini çok katmanlı finansal sistem içerisinde dolaştırdığı, kripto varlık sistemlerini aktif şekilde kullandığı, kuyumcu ve döviz büroları üzerinden nakit dönüşüm ve katmanlandırma işlemleri yaptığı belirlenmişti.

MASAK analizleri ve soruşturma dosyası kapsamındaki mali incelemelerde yaklaşık 100 milyar lira ve 2 milyar dolar şüpheli para hareketi ve aklama faaliyetinin tespit edildiği, örgütün ulusal ve uluslararası ölçekte faaliyet gösteren profesyonel bir finansal suç organizasyonu niteliğinde olduğu değerlendirilen soruşturmada, ayrıca bazı özel bankalarda görev yapan orta ve üst düzey yöneticilerin suçtan elde edilen gelirlerin bankacılık sistemi içerisindeki katmanlandırma işlemlerinde görev aldıkları, şüpheli para hareketlerine yönelik bloke ve güvenlik süreçlerinin etkisiz hale getirilmesine yardımcı oldukları yönünde kuvvetli deliller elde edildiği öğrenilmişti.

Bunun yanında bazı emniyet personelinin, şüpheliler hakkında adli makamlarca verilmiş yakalama, gözaltı ve arama kararlarına ilişkin sorgulamaları rüşvet karşılığında yaptıkları ve operasyonel süreçlere ilişkin bilgi temin ettikleri yönünde tespitler yapılmıştı.

Adana merkezli 21 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "yasa dışı bahis", "bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarına yönelik başlatılan soruşturmada 3 banka yöneticisi, 8 emniyet personeli, 4 avukatın da aralarında bulunduğu şüphelilerin yakalanması için Adana merkezli 21 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda suç örgütü elebaşı olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun ile Rasim Ozan Kütahyalı dahil 161 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Ayrıca soruşturma kapsamında 3 elektronik para ödeme kuruluşu, 3 kuyumcu, 1 döviz bürosu hakkında kayyum ve el koyma, şüpheli şahıs ve şirketlere ait olduğu değerlendirilen 221 taşınmaz, 120 araç ve 3 tekneye de el koyma tedbiri uygulanmıştı.

Öte yandan, suçtan elde edilen gelirlerin finansal sistem içerisinde dolaştırılmasında kullanıldığı değerlendirilen 8 bin 500 yasa dışı bahis ve kumar içerikli internet sitesine erişimin engellenmesi kararı alınmıştı. 

Türk savunma sanayi ürünleri İzmir'de görücüye çıktı

İzmir'de EFES-2026 Birleşik, Müşterek ve Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan savunma sanayi sergisi ziyaretçilerini ağırlıyor

17.05.2026 21:07:00
AA
Türk savunma sanayi ürünleri İzmir'de görücüye çıktı
Türk savunma sanayi ürünleri İzmir'de görücüye çıktı
Doğanbey Tatbikat Alanı'ndaki sergide, savunma sanayisi alanında faaliyet gösteren 55 firma yer aldı. Baykar, ASELSAN ve ROKETSAN başta olmak üzere çok sayıda şirket, geliştirdikleri teknolojileri katılımcılara tanıttı.

Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği sergide yer alan robot köpekler ziyaretçilerin dikkatini çekti.

Ziyaretçilerden Ahmet Canatan, AA muhabirine, Türkiye'nin savunma sanayisinde geldiği noktanın, kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

Ülkenin savunma sanayisinde dış bağımlılığından kurtulmasının ve bu alanda ciddi bir ekosistemin oluşmasının gururlandırdığını ifade eden Canatan, şunları konuştu:

"Birçok işletmenin istek ve arzu ile bu kutlu yolda rol almak istediklerini, bütün enerjilerini seve seve vermek istediklerini görüyorum. Çok mutluyum, gururluyum. Bütün çalışanları, firmaları canıgönülden tebrik ediyorum. Yolları açık olsun. Bu çalışmaları canlı görmek, televizyonlarda görünenlerden çok daha farklı. Somut olarak görüyorsunuz, dokunuyorsunuz, hissediyorsunuz. Hatta bazı stantlarda görsel şovlar da yapıyorlar. Onları görmek de daha mutlu ediyor."

Vatandaşlardan Emine Demirel ise Türk savunma sanayisiyle gurur duyduğunu dile getirdi.

Çalışmaların birbirinden değerli ve güzel olduğunu belirten Demirel, "Dünyayı titretiyoruz. Korkuyorlar artık bizden. Eski Türkiye yok, yeni Türkiye ve gençler var. Hepsi birbirinden değerli. Zaten etkilenmemek mümkün değil ve ülkemizle gururlanıyoruz. Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın arkasındayız sonuna kadar. Allah uzun ömürler versin kendisine. Böyle savunma sanayimiz, her şeyimiz çok güzel olsun. Ülkemiz çok güzel olsun. Herkes sevgiyle birbirine baksın. Düşmanlık olmasın. Hayat güzel olsun." dedi.

Sergi yarın sona erecek.

Özgür Özel'den Balıkesir'deki mitingde 'adaylık' çıkışı: 'İmamoğlu yerine adaylarımız olur'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Balıkesir'de düzenlediği mitingde, "Ekrem İmamoğlu hapiste. Bırakmayabilirler. Onun yerine adaylarımız olur. Onun yerine elbette mücadelemiz sürer" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ise AKP'ye geçeceği yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı

17.05.2026 18:30:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den Balıkesir'deki mitingde 'adaylık' çıkışı: 'İmamoğlu yerine adaylarımız olur'
Özgür Özel'den Balıkesir'deki mitingde 'adaylık' çıkışı: 'İmamoğlu yerine adaylarımız olur'
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 19 Mart operasyonlarının ardından başlattığı 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinin 109'uncunu Balıkesir'de gerçekleştirdi.

CHP lideri Özgür Özel erken seçim çağrılarını yinelerken Cumhurbaşkanı Adayı sürecine ilişkin "Ekrem İmamoğlu hapiste. Bırakmayabilirler. Onun yerine adaylarımız olur. Onun yerine elbette mücadelemiz sürer. Herhangi bir CHP'li, CHP'nin adayıdır. Ben Balıkesir'e soruyorum seçim sandığı gelene kadar her biriniz sabah yataktan Cumhurbaşkanı Adayı olarak kalkamaya hazır mısınız" diye konuştu.

"Bir kere daha açık ve net bir söz veriyorum ben CHP'liyim"
Balıkesirlilere seslenen Akın, AKP'ye geçeceği yönündeki iddiaları yalanlayarak, "Benimle ilgili bir dedikodu başlattılar. Gerçeği herkes biliyor. Siyaset dedikodu değildir. Ben açıklama yapmaktan yoruldum. Ahmet Akın CHP'den ayrılacak dedikodusu çıkarıyorlar. Burada bir kez daha açık ve net söz veriyorum. Atatürk'ün askeri olarak iki büyük eseri için canla başla çalışıyorum. Ben herkese söyledim yine söylüyorum. Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim" dedi.

"Açlık sınırının 35 bin lira olduğu yerde en düşük emekli aylığı 20 bin lira"
Akın'ın konuşmasının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel konuşmasını gerçekleştirdi.
Özgür Özel'in konuşmasının satır başları şu şekilde:
''Bugün bir adalet mücadelesi için bu meydanı dolduranlara, sandığa seçme hakkına sahip çıkanlara, seçtiklerine sahip çıkanlara selam olsun helal olsun.
Birileri savcı hakimlerine güveniyor, makamlarına güveniyorlar, saldırıyorlar, durdurmaya çalışıyorlar ve soruyorlar siz neyinize güveniyorsunuz diye. İşte burada bu alanı dolduran Balıkesir'deki Kuvayi Milliye meydanına güveniyorum.'
Bize oy veren 15 ilçeye ve bize oy vermeyen 5 ilçeye verdikleri tüm kararlar için teşekkür ediyoruz. Günü gelince tüm emeklilerin, tüm esnafların yüzünü güldürene kadar çalışmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Ahmet başkana emekleri için teşekkür ediyorum.
Bu kriz bir sistem krizidir. Bu kriz yetkinin bir kişide toplamasının krizdir. Bu düzende hastaneye hasta garantisi vardır ama vatandaşa geçim garantisi yoktur. Açlık sınırı 35 bin lira olduğu bir yerde 20 bin lira en düşük emekli aylığı, 28 bin lira asgari ücret. Balıkesir emekli şehridir, emeklinin yüzü gülmemektedir. Balıkesir emekçi şehridir, emekçinin yüzü gülmemektedir. Bu kara düzenden asla ve asla tek başına kurtuluş yoktur. Ya hep beraber kurtulacağız ya da hiçbirimiz kurtulamayacağız.

İmamoğlu: ahmet akın'a teşekkür ediyorum
CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı; tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmaoğlu'nun mitinge gönderdiği mektubu okudu: 
"Kaz Dağları'ndan Marmara kıyılarına, Bandırma'dan Edremit'e güzel Balıkesir, kıymetli Balıkesirliler, benim canım hemşerilerim, saygıdeğer hanımefendiler, değerli beyefendiler, çalışkan gençler, pırıl pırıl çocuklar, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Her birinize tek tek, özlemle sarılıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nin halkçı ve icraatçı belediyecilik anlayışının müstesna örneklerini Balıkesir'de hayata geçirmek için canla başla çalışan kıymetli başkanım Ahmet Akın'a teşekkür ediyorum. Örgütümüzün güçlü iradesini ve kararlı mücadelesini her koşulda yılmadan sürdüren il başkanım Erden Köybaşı'ya ve onun nezdinde tüm örgütümüze şükranlarımı sunuyorum. Değerli vatandaşlarım, Silivri Zindanı'na kurdukları mahkemelerde bizi yargılamaya kalkıştıkları ilk günden bu yana, adına 'iddianame' dedikleri yalanları, 'delil' diye ortaya koydukları iftiraları, kopyala yapıştır yaptıkları suçlamaları birer birer yüzlerine vuruyoruz. Biz, onların yüzüne doğruları vurdukça, bugüne kadar yaptıklarımızı anlatıp, belediye nasıl yönetilirmiş, milletin parası nasıl millete verilirmiş gösterdikçe onlar iyice zalimleşiyor.

"Milletimiz kimin ne olduğunu görüyor"
Çok korkuyorlar. Çünkü biz gerçekleri anlattıkça, milletimiz kimin ne olduğunu görüyor. Biz gerçekleri anlattıkça, kurulan kumpaslar tek tek bozuluyor. Millet iradesine kumpas kurmak için tertipledikleri iddianame gün gün çöküyor. Hukukun değil buyruğun hâkim olduğu bu büyük kumpaslarda, biz, milletimizin geleceği için bize şantaj yapan, iftira atan kötü aklı yargılıyoruz. Çetin şartlar altında büyük ve kararlı bir mücadele yürütüyoruz. Koşullar ne olursa olsun, yılmadan yorulmadan, eğilmeden bükülmeden gelecek güzel günler için çalışmaya devam edeceğiz. Bu büyük ve güçlü mücadelenin sonunda Türkiye'yi hak ettiği adalet düzenine, refah seviyesine, huzur ve mutluluğa kavuşturacağız. 86 milyon vatandaşımızın geçim kaygısı taşımadığı, ülkenin tüm kurumlarında adaletin varlığının hissedildiği yeni bir yaşam kuracağız.

"Yarı yolda bırakanlar tarihin tozlu sayfalarına karışacak"
Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin halkçı ve icraatçı uygulamalarını tüm ülkeye yayacak, bize güvenen aziz milletimizin bu güvenini boşa çıkarmayacağız. Hizmet almaları ve şehirlerimizde daha huzurlu bir hayat sürmeleri engellenmeye çalışılan milletimize sahip çıkacağız. Bu ülkenin hukukuna, demokrasisine, cumhuriyetine sahip çıkacağız. Ülkemizi adalete, berekete, huzura, barışa ve mutluluğa kavuşturacağız. Bir kişinin aklıyla değil, milletin aklıyla hareket edeceğiz. Bugünler geçecek, yarı yolda bırakanlar, mücadele etmekten yorulanlar, kötülüğe baş kaldırmayanlar tarihin tozlu sayfalarına karışacak. Bu unutulmaz mücadelede milletini düşünenler, dik duranlar ve boyun eğmeyenler kazanacak. Her şey çok güzel olacak."

"Türkiye İttifakı renklerini ay yıldızlı bayraktan alır"
Değerli Balıkesirliler, biz demokrasi fikrinin insanlarıyız, demokrasi fikrinin partisiyiz. Balıkesir'de 74 yıl boyunca Balıkesir'i kazanamadık. Bir gün dönüp kusuru Balıkesirlilerde, millette aramadık. Yukarıdan bakmadık, kararlarına saygısızlık yapmadık. Kimi seçtilerse, hangi kararı verdilerse saygı duyduk. Ve bu seçimlerde, son seçimlerde, Balıkesir'de Büyükşehir'de Ahmet Akın kardeşimle, 20 ilçede milletin beklentilerine uygun adaylarımızla Balıkesir'in karşısına çıktık. Ve öyle bir süreçte Balıkesir İttifakı, Türkiye İttifakı dedik ki; sosyal demokratlarla muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratlarla Kürt demokratları, liberal demokratlarla sosyalist demokratları aynı çatı altında, aynı birlik, aynı ittifak içinde buluşturduk. Ve bu büyük zaferi, bu büyük zaferi hep birlikte kazandık. Türkiye İttifakı renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. Türkiye İttifakı milli takım gol atınca hep birlikte ayağa kalkanlardır. Türkiye İttifakı, Filenin Sultanları İstiklal Marşı'nı çaldırıp bayrağı göndere çekerken gözyaşlarını tutamayanlardır. Türkiye İttifakı biziz, Balıkesir'dir, hep birlikteyiz, yine hep birlikte başaracağız.

"Ahmet başkan ve ekibine teşekkür ederim"
Ahmet Akın 25 aydır gece gündüz çalışıyor. Ahmet Başkan'a, Büyükşehir Belediye Meclis Grubumuza emekleri için teşekkür ediyorum. Hangi siyasi partiden seçilmiş olursa olsun tüm belediye meclis üyelerini, tüm belediye başkanlarını bir kez daha tebrik ediyorum. Önümde, Büyükşehir'de yaptığımız işlerin çok özet bir listesi var. Ama biraz önce söyledi, inanılmaz bir borç, inanılmaz bir faiz yükü ve buna rağmen yapılan çok önemli hizmetler. 430 kilometrelik yollara asfalt sermişiz. 111 bin metrekare parke taşı döşenmiş. 534 kilometre içme suyu hattı yenilenmiş. 192 kilometre kanalizasyon hattı inşa edilmiş. Ve 60 yıldır altyapıya yapılmayan her şey geçtiğimiz 25 ay içinde yapılmış. Asbestli, kanser yapan borulardan kurtulunmuş ve pırıl pırıl, yer altına, gözün görmediği ama ömrü uzatan, sağlık için önemli olan hizmetler milyarlarca liralık hizmetler yapılmış. 15 bin ihtiyaç sahibine 200 milyon lira destek sağlanmış. 150 milyon liralık su faturası şehit ailesinin diye, gazinin diye ya da ekonomik durumu kötü olan vatandaşların diye su faturası desteğiyle 150 milyon lira harcanmış. Öğrencilere ulaşım, kırtasiye, beslenme destekleri sunuluyor. Özellikle yoksul öğrencilerin beslenme desteğinin, evine kimsenin görmediği şekilde kimsenin yoksulluğunu yüzüne vurmadan, bilhassa o küçücük çocukları mahcup etmeden ve okula gittiklerinde onları diğer çocuklardan geri düşürmeden yapılan bu hizmet son derece önemlidir. Bunun için tüm hizmetlerden ayrı olarak Ahmet Başkanı ve ekibini bilhassa önemle ve takdirle kutluyorum.

"CHP iktidarında hiçbir çocuğun diğerinden farkı olmayacak"
Bir tarafta Cumhuriyet Halk Partisi gelirse sosyal yardımlar kesilecek yalanı vardı. 5 katına çıktı tüm Türkiye'de, 5 katına çıktı. Onun için yoksul çocuğun beslenme çantasını da, okuldaki zor durumda kalmaması için kırtasiye desteğini de düşünmek bizim işimiz. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında ne yapacaklarımızı söylerken en övünerek anlattığımız iş: CHP iktidarında hiçbir çocuk okulda diğerinden geri kalmayacak. Bir çocuğun beslenmesi dolu, öbürü eksik olmayacak. Bütün çocuklara eşit, 3 kap sıcak okul yemeği verilecek. Bütün çocuklara temiz, sağlıklı okul suyu bedava verilecek. Bunu Türkiye'de pek çok belediye başkanımız yapıyor. Cumhuriyet Halk Partili belediye varsa çocuk parası varsa kana kana su içiyor teneffüste, ama yoksul çocuk tuvalet çeşmesine ağzını dayıyor. CHP iktidarında okulda yediğiyle ve içtiğiyle hiçbir çocuğun birbirinden farkı olmayacak, söz veriyoruz.

"O yolun inşaatına bir an önce başlayın"
Özellikle yerel seçimlerin meşhur gündemi, Kuzeybatı Çevre Yolu. 'Hızla yapılıyor, bitiriyoruz' dedikleri yolu, seçimin bittiği akşam yarım bırakıp gittiler. Çevre yolunun 5 kilometresi seçime kadar yapıldı ama gerisi seçimden sonra bırakıldı. Bu devlet adamlığı değildir, bu devlet yönetmek değildir. Biraz önce söyledim, 75 sene oy alamadığımız, kazanamadığımız şehre asla küsmedik biz. Biz kez seçim kaybedince yolu yarım bırakıp gitmek olmaz! Buradan çağrımı yapıyorum: O yolun inşaatına bir an önce başlayın, Balıkesir'e verdiğiniz sözü derhal yerine getirin! Böyle hasetlik olmaz.

"500 günde bitireceğiz diyorlardı 2500 gün oldu"
Bandırma, Bursa, Yenişehir, Osmaneli Hızlı Treni. 3 yılda bitecek dediler, 6 yıl oldu hâlâ daha sonuç yok. İlçeler arasında 8 ayrı yol sözü verdiler, birini bile tutmadılar. Merkezde ve Edremit'te 3 yıl önce temeli atılan devlet hastaneleri hâlâ bitmedi ve bu yıl yatırım programında ödeneğini düşürdüler, '2028'de belki açılır' diyorlar. Ayrıca Edremit'in mevcut devlet hastanesini satış listesine koydular. Bunun için de, engel olmak için milletvekillerimiz mücadele ediyorlar. Diğer taraftan Manisa'mızla sınırda, Sındırgı'da Devlet Hastanesi. 2018'de temeli atıldı, 'Bir buçuk yılda bitecek' dediler, 7 yıl oldu. Hatırlıyorum mecliste tartışmaları vardı, '500 günde bitireceğiz' diyorlardı. Milletvekilimiz geçen gün hatırlattı, 2500 gün oldu Sındırgı Devlet Hastanesi hâlen daha bitmedi.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu ülkede adalet olmazsa refahın olmayacağını biliyoruz. Bu ülkede 30 yıl önce alınan diplomanın yok sayıldığı, 80-90 yıllık şirketlere bir kararla el konulduğu bir noktadayız. Böyle olunca ülkeye yatırım gelmiyor, böyle olunca ülkeye kaynak gelmiyor.

"Sandıktan kaçmak milletten kaçmaktır"
19 Mart darbesinin üzerinden 425 gün geçti. Arkadaşlarımız masumdur. Kumpasçılar, itirfaçılar eninde sonunda ortaya çıkacak.
Biz günü geldiğinde kaçıp gideceklerden değil, gerekirse bu vatan için öleceklerdeniz.
Sayın Erdoğan millet krizden bıktı, açlıktan bıktı. Bu millet bir değişim istiyor. Sandıktan kaçmak maharet değil. Patron millet. Patrona soralım. Eğer sana inanıyorlarsa sana yetkiyi versinler. Ama inanmıyorlarsa bu milletin yakasından düşün. Erdoğan, son seçimde birinci çıktığı yerlerde seçim yapmaya korkuyor. Gel istersen genel seçimleri, istersen hem genel hem de yerel seçimleri yapalım. Millet ne diyorsa onun dediği olsun. Sandıktan kaçmak milletten kaçmaktır."

"Ekrem İmamoğlu yerine adaylarımız olur"
Ekrem İmamoğlu hapiste. Bırakmayabilirler. Onun yerine adaylarımız olur. Onun yerine elbette mücadelemiz sürer. Herhangi bir CHP'li, CHP'nin adayıdır. Ben Balıkesir'e soruyorum seçim sandığı gelene kadar her biriniz sabah yataktan Cumhurbaşkanı Adayı olarak kalkamaya hazır mısınız."

Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret

Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı

17.05.2026 18:04:00
İhlas Haber Ajansı
Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret
Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün Kocaeli programı kapsamında kente gelen Bakan Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesinde temaslarda bulundu. Bakan Gürlek ve Bakan Yardımcısı Ayyıldız'ı adliyeye gelişlerinde; Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Semih Akgün, Adalet Komisyonu Başkanı Kamil Kaya, başsavcı vekilleri ile ağır ceza ve ticaret mahkemesi başkanları karşıladı.
Cumhuriyet Başsavcılığı makamında gerçekleşen görüşmede, adliyenin mevcut genel durumu ve işleyişi hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. Ziyarette ayrıca, yapımına başlanması planlanan yeni adliye binasının ihale süreci ve adliye personeline yönelik yeni lojman inşaatı projelerine ilişkin Bakan Gürlek'e kapsamlı sunum yapıldı.İHA

Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede

Adana merkezli 21 ilde "yasa dışı bahis" suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 161 şüpheliden 154'ü adliyeye sevk edildi. Rasim Ozan Kütahyalı, sorgusunda, “Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok” dedi

17.05.2026 16:30:00
Haber Merkezi
Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede
Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede
Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 154 zanlı adliyedeki işlemleri sürüyor.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca başlatılan soruşturma kapsamında 14 Mayıs'ta 128 şüphelinin gözaltına alınmasının ardından 33 zanlı daha yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanan şüphelilerden 7'si savcılık talimatıyla serbest bırakıldı, Rasim Ozan Kütahyalı ile suç örgütü elebaşısı olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun'un da aralarında olduğu 154'ü adliyeye sevk edildi.
Polis ekipleri, zanlıların sevki sırasında adliye güzergahında geniş güvenlik önlemi aldı.
Haklarında gözaltı kararı bulunan 37 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Rasim Ozan Kütahyalı ifadesinde ne dedi?
Emniyette sorguya alınan şüphelilerden Kütahyalı'nın suç örgütüyle ilgisinin olmadığını öne sürerek, "Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok" dediği bildirildi.

İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi.
 

17.05.2026 15:52:00
AA
İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi
İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi
Çiftçi, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

"Tekirdağ Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memurları Erkan Tütüncüler ve Emrah Koç, görevli iken silahlı kavga olayına müdahale ettikleri esnada şüpheli şahsın ateşli silahla karşılık vermesi sonucu şehit olmuşlardır. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine, kahraman Emniyet teşkilatımıza ve milletimize başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin makamları ali olsun."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.