Avrupa bir yandan savaşın bitmesini konuşuyor, diğer yandan savaşın hesabını şimdiden açıyor. Ukrayna'da çatışmalar sürerken Avrupa Birliği ve 36 ülkenin "Ukrayna'ya Karşı Saldırı Suçları Özel Mahkemesi" için adım atması, aslında tek bir gerçeği gösteriyor: Bu savaş sadece cephede değil, hukuk masasında da çok uzun sürecek.
Avrupa Konseyi'nin Moldova'nın başkenti Kişinev'de yaptığı toplantıda süreç bir adım daha ileri taşındı. Avrupa Komisyonu, genişletilmiş kısmi anlaşmaya katılımı onayladı. Bu da mahkemenin artık soyut bir fikir olmaktan çıkıp kurumsal bir yapıya dönüşmeye başladığını gösteriyor.
Avrupa Komisyonu'nun açıklamasına göre bu mekanizma sadece sembolik bir girişim değil. Kurumsal, mali ve idari yapısı olan, işleyebilecek bir sistem hedefleniyor. Yani Avrupa, "bir gün bakarız" demiyor; doğrudan "mekanizmayı kuruyoruz" diyor.
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Alain Berset bu süreci adaletin gecikmiş ama kaçınılmaz bir adımı olarak görüyor. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha ise daha sert: Ona göre bu mahkeme kurulmazsa, uluslararası hukuk zaten ciddi bir yara almış olacak.
Ama burada asıl kritik nokta şu: Avrupa bu mahkemeyi sadece adalet için mi kuruyor, yoksa jeopolitik bir mesaj mı veriyor? Çünkü bu tür girişimler her zaman hukuk kadar siyasetin de parçasıdır.
Sahaya baktığımızda tablo çok daha sert. Kiev'de ve diğer şehirlerde siviller hayatını kaybetmeye devam ediyor, altyapı ağır darbe alıyor. Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko şehirde yas ilan ederken, bu savaşın artık "askeri hedefler"tartışmasını çoktan aştığını gösteriyor.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskyy ise sürekli aynı noktaya dikkat çekiyor: Sahada bombalar düşerken barış söylemleri gerçekçi görünmüyor. Bu da Kiev'in uluslararası baskıyı artırma stratejisinin bir parçası.
Rusya tarafı ise diplomatik çözüm kapısını açık tuttuğunu söylüyor. Ancak sahadaki askeri yoğunluk, bu söylemin ne kadar karşılık bulduğu sorusunu sürekli havada bırakıyor. Burada açık bir çelişki var: Masada diplomasi, sahada sert savaş.
Esir takasları gibi gelişmeler ise bu tablonun içinde küçük ama önemli kırılmalar yaratıyor. Çünkü bu tür adımlar, iki tarafın tamamen kopmadığını, en azından sınırlı bir iletişim kanalı bırakıldığını gösteriyor.
Şimdi asıl soruya geliyoruz: Bu özel mahkeme gerçekten adalet mi getirecek, yoksa savaş bittikten sonra yazılacak bir tarih notu mu olacak?
Gerçekçi konuşmak gerekirse, uluslararası hukuk çoğu zaman hızlı çalışmaz. Güçlü devletler karşısında yavaş ilerler, bazen geç kalır. Ama bu kez Avrupa'nın hamlesi farklı: İlk kez bu kadar geniş bir koalisyon, doğrudan "saldırı suçları"üzerinden bir liderlik sorumluluğu tartışıyor.
Bu önemli bir eşik. Çünkü savaşlar genelde "kim kazandı" diye biter. Ama bu kez "kim yargılanacak" sorusu da masada.
Ve belki de en net gerçek şu: Bu mahkeme savaşı bitirmeyecek. Ama savaşın nasıl hatırlanacağını belirlemeye çalışacak.
- Fransa neden artık merkeze inanmıyor? / 26.05.2026
- Gelişen demokrasilerin krizleri / 25.05.2026
- Merkel'e madalya, Avrupa'ya soru / 23.05.2026
- Küba'da yeni büyük güç mücadelesi mi başlıyor? / 22.05.2026
- AB ve Körfez yakınlaşması / 21.05.2026
- Berlin–Ankara hattında yeni gerçek / 20.05.2026
- Putin'in Pekin mesaisi: Aynı hatta iki yönlü oyun / 19.05.2026
- Ukrayna için yeni bir hesaplaşma mı başlıyor? / 18.05.2026
- Kumdan ittifak mı, gerçek güvenlik mi? / 17.05.2026



























































