logo
14 NİSAN 2026


Sabah yorgunluğu hastalık işareti olabilir

Güne başlamak bazen sandığımız kadar kolay olmayabilir. Alarm çalar, gözler açılır ama beden hala uyanmamış gibidir.

14.04.2026 12:45:00
Ahmet Turan Yiğit
Sabah yorgunluğu hastalık işareti olabilir
Sabah yorgunluğu hastalık işareti olabilir
Güne başlamak bazen sandığımız kadar kolay olmayabilir. Alarm çalar, gözler açılır ama beden hala uyanmamış gibidir. Üstelik bu durum yalnızca yoğun geçen gecelerin ardından değil, kişi yeteri kadar uyuduğunu düşündüğünde de ortaya çıkabilir. Uzmanlara göre sabah yorgunluğu çoğu zaman göz ardı edilen ama dikkatle değerlendirilmesi gereken bir durumdur.






Sorun Uyumamak Değil, Doğru Uyuyamamak
Sabah yorgunluğu genellikle "az uyudum" düşüncesiyle açıklansa da asıl problem çoğu zaman uyku süresi değil, uykunun kalitesidir. Gece boyunca sık bölünen, yüzeyel geçen ya da geç saatlerde başlayan uyku, sabah saatlerinde dinlenmiş hissetmeyi zorlaştırır. Vücut dinlenmiş olsa bile beyin hala uyku modunda kalabilir.






Biyolojik Saat Bozulduğunda Sabahlar Zorlaşır
İnsan vücudu belirli bir ritme göre çalışır. Uyku ve uyanıklık döngüsünü yöneten biyolojik saat, enerji seviyesinden hormon salınımına kadar birçok süreci etkiler. Geç saatlere kadar uyanık kalmak, hafta sonu geç kalkmak veya düzensiz uyku saatleri bu ritmi bozar. Özellikle akşam saatlerinde yoğun ekran kullanımı melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayarak uykuya geçişi zorlaştırır.






Her Sabah Yorgun Uyanıyorsanız, Altında Bir Neden Olabilir
Sabah yorgunluğu her zaman basit bir yaşam tarzı problemi değildir. Uzun süren yorgunluk şikayetlerinde demir eksikliği, B12 vitamini eksikliği, tiroid hastalıkları ve bazı metabolik sorunlar mutlaka değerlendirilmelidir. Ayrıca uyku apnesi gibi bozukluklar da gece boyunca yeterli oksijen alınamamasına neden olarak sabah yorgunluğunu artırabilir.






Akşam Alışkanlıkları Sabah Ruh Halini Belirler
Gece ağır yemekler yemek, yetersiz su tüketmek veya hareketsiz yaşam tarzı sabah enerjisini doğrudan etkiler. Kısacası sabah yorgunluğu çoğu zaman günün önceki saatlerinde yapılan hataların bir yansımasıdır.






Sabah Yorgunluğunu Azaltmak İçin Küçük Değişiklikler
•  Alarmı ertelemeyi bırakın
•  Düzenli uyku saatleri oluşturun
•  Sabah gün ışığıyla temas edin
•  Akşam ekran kullanımını sınırlayın
•  Hafif egzersizlerle güne başlayın
•  Yeterli su tüketin
•  Akşam öğünlerini hafif tutun






Her Yorgunluk Masum Değildir
Zaman zaman sabah yorgunluğu yaşamak normaldir. Ancak bu durum uzun süre devam ediyorsa ve günlük yaşamı etkiliyorsa mutlaka değerlendirilmelidir. Gün içinde devam eden halsizlik, konsantrasyon güçlüğü, baş dönmesi ve uyku hali gibi belirtiler varsa, altta yatan nedenlerin araştırılması gerekir.

Uluslararası Anadolu Ankası Tatbikatı 2026 nefes kesti

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Anadolu Ankası Tatbikatı 2026 seçkin gözlemci günü Konya'da gerçekleştirildi

14.04.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Uluslararası Anadolu Ankası Tatbikatı 2026 nefes kesti
Uluslararası Anadolu Ankası Tatbikatı 2026 nefes kesti
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Anadolu Ankası Tatbikatı 2026 seçkin gözlemci günü Konya'da gerçekleştirildi.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Anadolu Ankası Tatbikatı 2026'nın seçkin gözlemci ve basın günü, Konya'da'daki 3. Ana Jet Üs Komutanlığında ve Konya atış sahasında icra edildi. ABD, Azerbaycan, Polonya ve Slovakya'nın da aralarında bulunduğu Türkiye dahil 5 ülkeden 116'sı yabancı 519 personelin katıldığı tatbikat, 3. Ana Jet Üs Komutanlığında gerçekleştirilen brifingle başladı. Gerçekleştirilen tatbikat ile muharebe ortamında personel arama kurtarma görev kuvveti unsurları ile çalışabilirliği denemek, hayatta kalma, kaçma, kurtulma usullerini geliştirmek ve uçucuların eğitim seviyelerinin artırılması hedefleniyor. Öte yandan, müşterek ve birleşik harekat kapsamında, personel arama kurtarma, yakın hava desteği, dinamik hedefleme, zamana duyarlı hedefleme gibi görevlerin tatbikat senaryolarına dahil edilerek planlanması ve icrası da tatbikatın amaçları arasında yer alıyor.
Türk savunma sanayi ürünlerinin de sıklıkla kullanıldığı tatbikatta yabancı ülke ateşeleri ve personel, ürünler hakkında yetkililerden bilgi aldı. Tatbikatı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Ercüment Tatlıoğlu da yerinden takip etti. Tatbikatta, Hava Kuvvetleri'nden 3 adet F-16, 1 adet E-7T (HİK), 1 adet AKINCI İHA, 1 adet CN-235, 1 adet ANKA-S, 1 adet AS-532, 5 adet T-7 ve 10 Tim yer alırken Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından 1 adet T-70, 1 tim, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından 2 tim, Özel Kuvvetler Komutanlığı tarafından 1 adet T-70 ve 1 tim, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından da 1 adet S-70 ve 1 adet tim katılım sağladı.

En küçük güdümlü füze METE, GÖKALP'ten hedefe
ROKETSAN'ın en küçük güdümlü mühimmatı konumunda olan METE füzesi lazer işaretleme ile hem karadan hem de GÖKALP Dron Sistemi ile hedefleri başarıyla vurdu. Senaryo gereği radar sistemlerinin imha edilmesinin ardından AKINCI'dan ateşlenen Süper Şimşek geçişi yapıldı. Düşman hedefleri, yapılan işaretlemenin ardından F-16 ve SU-25 savaş jetleri tarafından tam isabetle vurdu. Ayrıca, düşman bölgesinde savaş jetinden yaralı olarak kurtulan bir pilotun kurtarılması senaryosu da başarıyla icra edildi.
Tatbikatta seçkin gözlemci gününün bitmesinin ardından Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu, tatbikata katılım sağlayan tüm birimlere teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye, güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir unsurudur. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, sahip olduğu imkân ve kabiliyetler, yüksek muharebe gücü, yerli ve millî savunma sanayi ürünleri, insanlı ve insansız sistemleri sayesinde her türlü harekâtı icra edebilecek kudrete sahiptir. Bu caydırıcılığın en önemli unsurlarından biri de hiç şüphesiz Gök Vatan'dır. Gök Vatan, Hava Kuvvetlerimizin kudreti, yüksek teknolojili sistemlerimiz ve nitelikli personelimizin azim ve kararlılığıyla her an korunmaktadır. Gök Vatan'daki bu hâkimiyet, ancak sürekli eğitim ve gerçekçi tatbikatlarla sürdürülebilir. Uluslararası Anadolu Ankası-2026 Tatbikatı da bu anlayışın sahadaki en somut göstergelerinden biridir. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin personel arama kurtarma harekâtı alanındaki kabiliyetini geliştirmek maksadıyla yapılan bu tatbikatta; yakın hava desteği, zamana duyarlı hedefleme, dinamik hedefleme, hava saldırısı, yüksek irtifa atlayışları, tahliye, sızma, konvoy ve alan koruması ile küçük birlik taktikleri gibi görevler icra edilmiştir. Tatbikat; Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı unsurlarının 15 tim ve 16 hava aracının müşterek katılımıyla yapılmıştır. Bu yıl tatbikata, 4 müttefik ülkeden toplam 10 tim ve 2 hava aracı da katılım sağlamıştır. Bu tatbikat; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin müşterek harekât anlayışı ile sevk ve idare etkinliğini sahaya yansıtan önemli bir göstergedir. Gerçeğe yakın senaryolar üzerinden icra edilen her faaliyet, personelimizin tecrübesini artırmakta; birliklerimizin birlikte çalışma kabiliyetini daha üst seviyeye taşımaktadır. Bugün burada ortaya konulan gayret geleceğin harekât ortamına hazırlığımızın da açık bir ifadesidir. Bu tatbikat aynı zamanda müttefiklerimizle ortak hedeflerimize ulaşma azmimizin ve kararlılığımızın da somut bir yansıması olmuştur. Tatbikatta icra ettikleri gösterilerle gökyüzündeki gurur kaynaklarımız olan Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK, bizlere bir kez daha Türk havacısının cesaretini ve disiplinini yakından görme imkânı vermiştir."İHA

Kayıp Gülistan Doku'ya ilişkin aile avukatından açıklama

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun ailesinin avukatı Ali Çimen, "İntihar tezi dosyanın 7'nci ayında çökmüştü. Geldiğimiz bu aşamada son 1,5 yıldır dosyamız artık insan öldürme şeklinde ele alındı ve tüm taleplerimiz kabul edildi" dedi

14.04.2026 12:57:00
Anadolu Ajansı
Kayıp Gülistan Doku'ya ilişkin aile avukatından açıklama
Kayıp Gülistan Doku'ya ilişkin aile avukatından açıklama

Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin soruşturma kapsamında 12 şüphelinin gözaltına alınmasının ardından anne Bedriye ve baba Halit Doku ile Tunceli Adliyesi'ne gelen avukat Çimen, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Gülistan'ın 5 Ocak 2020'de kaybolduğunu ve bir gün sonra soruşturmanın başladığını hatırlattı.

Soruşturmanın sürdüğünü ifade eden Çimen, şöyle konuştu:

"Biz barajda aramaya neden olan tutanağa itiraz ettik. İtirazımız üzerine dosya Ulusal Kriminal Büro'ya gitmişti. Ulusal Kriminal Büro'nun kesin ve kati raporuna göre o sırada suya düşen bir nesnenin olmadığı aslında soruşturmanın erken aşamasında ortaya çıkmıştı. Aslında intihar tezi dosyanın 7'nci ayında çökmüştü. Geldiğimiz bu aşamada son 1,5 yıldır dosyamız artık 'insan öldürme' şeklinde ele alındı ve tüm taleplerimiz kabul edildi."

Çimen, "Bu aşamada da bize göre soruşturmanın birinci dalgası diyebiliriz. Gözaltı kararları verildi ve bu kararın tutuklamaya yönelik olduğunu değerlendiriyoruz. Tabii şu an tutuklanmamış failler de var. Dosyada gizlilik de var. Gizlilik olduğu için çok ayrıntılı bilgi veremeyeceğiz ama geldiğimiz bu aşamada gerçekten Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı etkin ve etkili bir soruşturma yapmış. Biz bugün dosyayı tartışmaktan ziyade onlara destek amacıyla aile olarak buradayız." dedi.

Olay

Tunceli'de üniversitede okuyan kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuştu. 21 yaşındaki genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini izleyen ekipler, arama başlatmıştı. Aramalardan bir sonuç elde edilememişti.

Soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisinin oğlu Mustafa Türkay S. ve Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A'nın aralarında bulunduğu 12 şüpheli gözaltına alınmıştı. 

Kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında 12 şüpheli gözaltına alındı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin süren soruşturmada 12 şüpheli gözaltına alındı

14.04.2026 02:00:00
AA
Kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında 12 şüpheli gözaltına alındı
Kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında 12 şüpheli gözaltına alındı

Adalet Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, 2020'den itibaren devam etmekte olan Gülistan Doku soruşturmasında, cinayet şüphesiyle 7 ilde 13 şüpheli hakkında gözaltı talimatı verildi.

Dönemin Tunceli Valisinin oğlu Mustafa Türkay S. ve Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A'nın da aralarında olduğu Engin Y, Cemile Y, Uğurcan A, Erdoğan E, Gökhan E, Savaş G, Süleyman Ö, Celal A, Nurşen A. ve Şükrü E. olmak üzere 12 şüpheli gözaltına alındı.

Olay

Tunceli'de üniversitede okuyan kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuştu. 21 yaşındaki genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini izleyen ekipler, arama başlatmıştı. Aramalardan bir sonuç elde edilememişti.
 

Kasksız motosiklet kullandı, kazada can verdi

Kırıkkale'de kasksız kullandığı elektrikli motosikletle bahçe duvarına çarpan 74 yaşındaki sürücü hayatını kaybetti

13.04.2026 14:33:00
İhlas Haber Ajansı
Kasksız motosiklet kullandı, kazada can verdi
Kasksız motosiklet kullandı, kazada can verdi
Kaza, Sanayi Mahallesi 1327. Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Şükrü Tunç idaresindeki elektrikli motosiklet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak bir evin bahçe duvarına çarptı. 74 yaşındaki Tunç, olay yerinde hayatını kaybetti.

İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Cumhuriyet savcısı ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Tunç'un cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için hastane morguna kaldırıldı.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi: "Türkiye'nin İsrail'e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu' yönündeki iddialar tamamen asılsızdır"

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, "Bazı medya organları ve sosyal medya paylaşımlarında Cumhurbaşkanımıza atfen yer alan, 'Türkiye'nin İsrail'e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu' yönündeki iddialar tamamen asılsızdır" denildi

13.04.2026 05:45:00 / Güncelleme: 13.04.2026 05:51:13
İHA
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi: "Türkiye'nin İsrail'e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu' yönündeki iddialar tamamen asılsızdır"
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi: "Türkiye'nin İsrail'e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu' yönündeki iddialar tamamen asılsızdır"
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin (DMM) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Türkiye'nin dün olduğu gibi bugün de bölgesinde adaletin, barışın ve sağduyunun sesi olmaya devam edeceği bildirilerek şu ifadelere yer verildi:

"Bazı medya organları ve sosyal medya paylaşımlarında Cumhurbaşkanımıza atfen yer alan, 'Türkiye'nin İsrail'e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu' yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Söz konusu paylaşımlardaki iddialar gerçeklerle örtüşmeyen ve bölgesel istikrara zarar vermeyi amaçlayan söylemlerdir.

Türkiye Cumhuriyeti, asırlara sari devlet geleneği ve vizyonu gereği her zaman bölgemiz başta olmak üzere tüm coğrafyalarda kanın durması, sivillerin korunması ve kalıcı barışın tesisi için öncü bir rol üstlenmektedir.

Bölgesel krizlerin ve anlaşmazlıkların çözümünde de her zaman uluslararası hukuku ve diplomasi kanallarını önceleyen ülkemiz, gerilimi tırmandıran değil, düşüren bir tutum sergilemektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, herhangi bir ayrım gözetmeksizin bölge halklarının huzur, güven ve refah içinde yaşamasını öncelemektedir. Türkiye'nin mücadelesini ve insani duruşunu çarpıtarak sunmaya çalışan manipülatif içeriklere itibar edilmemelidir."

Simav'da 127 artçı deprem

Kütahya'nın Simav ilçesinde meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki depremin ardından, geçen 16 saat içinde 127'den fazla artçı sarsıntı kaydedildi. Artçı depremlerin büyüklüklerinin 0.8 ile 3.7 arasında değiştiği bildirildi

12.04.2026 12:26:00
İhlas Haber Ajansı
Simav'da 127 artçı deprem
Simav'da 127 artçı deprem
Kütahya'nın Simav ilçesinde meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki depremin ardından, geçen 16 saat içinde 127'den fazla artçı sarsıntı kaydedildi. Artçı depremlerin büyüklüklerinin 0.8 ile 3.7 arasında değiştiği bildirildi.
Dün Simav'da saat 17.31'de meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki ana depremin ardından, saat 17.37 ve 17.42'de 3.6, saat 19.11'de ise 3.7 büyüklüğünde artçı sarsıntılar yaşandı.
Deprem ve artçı sarsıntılar çevre ilçelerde de hissedildi.İHA

İstanbul'da uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında eğlence mekanlarında arama yapıldı

İstanbul'da uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında Beşiktaş'ta restoran ve eğlence mekanı olarak faaliyet gösteren iş yerlerinde arama gerçekleştirildi

12.04.2026 04:18:00 / Güncelleme: 12.04.2026 06:23:18
AA
İstanbul'da uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında eğlence mekanlarında arama yapıldı
İstanbul'da uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında eğlence mekanlarında arama yapıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında Beşiktaş ilçesindeki Bebek, Kuruçeşme ve Etiler semtlerinde bulunan eğlence mekanları için arama kararı çıkarıldı.

Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, karar sonrası iş yerlerinde arama yaptı.



Ekipler, eğlence mekanlarının önünde park halinde bulunan şüpheli araçların içlerini ve bagajlarını da kontrol etti.

Aramalara 8 narkotik dedektör köpeği katıldı.



Etiler semtinde arama yapılan bir mekandan bazı futbolcuların dışarı çıktığı görüldü.

Bazı kişilerin de gözaltına alındığı aramaların ardından ekipler, iş yerlerinden ayrıldı. 

Yalova merkezli 4 ilde DEAŞ operasyonu: 4 tutuklama

Yalova merkezli 4 ilde DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan zanlılardan 4'ü tutuklandı, 9 adli kontrol ile bırakıldı.

12.04.2026 00:34:00
İhlas Haber Ajansı
Yalova merkezli 4 ilde DEAŞ operasyonu: 4 tutuklama
Yalova merkezli 4 ilde DEAŞ operasyonu: 4 tutuklama
Yalova merkezli 4 ilde DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan zanlılardan 4'ü tutuklandı, 9 adli kontrol ile bırakıldı.

Alınan bilgiye göre, Yalova Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube ve Terörle Mücadele Şube Müdürlükleri ekipleri, Polis Özel Harekat destekli DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyon düzenledi.



Örgüt propagandası yapıldığı, örgüt mensupları ile irtibat kurulduğu, örgüt yapılanmasına mali kaynak aktarımında bulunulduğu ve örgütün kadın yapılanması içinde faaliyet yürütüldüğü tespit edilen şüphelilerin yakalanması için Yalova merkezli Diyarbakır, Ankara ve Sakarya'da belirlenen toplam 14 adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. düzenlendi.



Gözaltına alınan 13 şüphelinin ikametlerinde yapılan aramalarda 21 dijital materyal, 17 çeşitli türde doküman ve 2 CD ele geçirildi. Adli mercilere sevk edilen şüphelilerden 4'ü tutuklandı, 9'u ise adli kontrolle serbest kaldı.

Ülkemiz üzerine oynanan oyunlar

Şunu çok iyi bilelim ki, Türk Milleti tarihin en büyük bir kaç milletinden bir tanesidir. Esasen biz, ne olduğumuzu bilmiyoruz. Onun için de bozuk para gibi kendi kendimizi harcıyoruz

12.04.2026 00:16:00
Haber Merkezi
Ülkemiz üzerine oynanan oyunlar
Ülkemiz üzerine oynanan oyunlar
Şunu çok iyi bilelim ki, Türk Milleti tarihin en büyük bir kaç milletinden bir tanesidir. Esasen biz, ne olduğumuzu bilmiyoruz. Onun için de bozuk para gibi kendi kendimizi harcıyoruz.

Eğer biz kendimizi bilsek, değerimizi bilsek, onu korumasını da biliriz. O bakımdan adeta her tarafa kapılarımız açık. Bu münasebetle de insanımızı beyhude maksatlara kurban ediyoruz.

Dünyada hiç bir millet, bizim kadar çeşitli düşüncelere açık pazar değildir. Mesela 1980 öncesinde, Batı dünyasında icat edilen düşünceler, felsefeler, görüşler, uygulamasını bizde buldu.

Komünist ihtilalleri yapmış olan ülkelerde dahi bizdeki kadar endişeli, güçlü, kuvvetli, o düşünceye malik insan bulamazsınız. Sadece o değil, bütün sahalarda böyledir.



Peki, bunun sebebi nedir? Bunun sebebi, biz insanımızı bir defa kendi mihveri etrafında yetiştirmiyoruz. Bizim şahsiyetimiz, modelimiz nedir, bunu bilmiyoruz.

Baştan beri benim ifade etmeye çalıştığım manevi bir model,  bir Müslüman modeli var. Bu bizim, insanlığımızdır, iffetimizdir, hayamızdır, namusumuzdur, fetanetimizdir, merhametimizdir, yardımseverliğimizdir, insanlarla bir ve beraber olmamızdır, başımıza baş eğmemizdir, itaat etmemizdir, küçükleri sevmemizdir, büyükleri saymamızdır.

Zaten dikkat edersek, Türk tarihinde bu model bizim hayatımıza geçmiştir. Üç aşağı beş yukarı Türkler, Müslüman olmadan dahi bu modeli hayatına geçirmiştir.

Müslüman olduktan sonra da bunu ideal bir gaye haline getirmiştir. Ondan sonra bu insana biz mesleki sıfatları yüklüyoruz. O çok mükemmel bir kişilik olarak ortaya çıkıyor.

Bana göre bu dönemde en fazla taviz verdiğimiz ve hiç de itibar etmediğimiz şey, bu kimlik modelidir. Bu modeli eğer biz ortaya koyarsak, insanımız bu tip akımların kolay kolay esiri olmayacak, tarlası haline gelmeyecektir.

Bunu hem ifade ediyor, hem de siyasi iradeye teklif ediyorum. Ciddi araştırmacıları bir araya getirelim. Milletin özünü, ruhunu tanıyanlar, bunu tespit etsinler. Eğitimde bize bunu anlatsınlar. Böylece dört dörtlük bir nesil yetiştirelim.

Din anlatmak başka, bu milletin inancını ifsat etmeye çalışmak başka şeydir



Bu boşluğumuzdan istifade ile dünya özellikle Haçlı dünyası, bizim insanımızı kendi tarafına çekip bedava askerlik yaptırmak istiyor. Ben, şahsen, hiç bir kavmin, hiç bir insanın, hiç bir milletin kendi inancını anlatmasına zerre kadar karşı değilim.

Bundan daha tabii bir şey olamaz. Bu insan ne olursa olsun, Budist olsun, putperest olsun, inancı ne ise bunu anlatmakla zaten mükelleftir. Hıristiyan da elbette ki dinini anlatacak. Nasıl ben dinimi tebliğ ediyorsam o da elbette dinini anlatacak, bir Musevi de anlatacak.

Fakat Haçlı dünyası, din ve vicdan hürriyeti dediğimiz kapıdan girerek, aslında dini anlatmak yerine dini bir ideoloji meydana getirerek, adeta bu topraklar üzerinde yaşayan insanların temelde Türk olmadığını ortaya koyma çalışması yapıyor.

Misyonerliğe karşı çıkmamızın sebebi budur. Dertleri din anlatmak olmadığı, din adına bazı kavramları, bazı ideolojileri angaje etmek, insanımızı kendi taraflarına çekmek olduğu için biz, buna karşı çıkıyoruz.

(…)

Anadolu' da oynanan oyun budur. Ben, bunu görüyor da söylüyorsam, benim günahım nedir? Hep beraber uyanık olmamız lazımdır. Toprağımızı elimizden alacak manada korkunç faaliyetler yapılıyor. Bu vatan benimdir. Bir karışını kesinlikle hiç kimseye veremeyiz…" (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri)

Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti

Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

11.04.2026 13:47:00
AA
Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti
Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti

Hüsamettin Cindoruk, çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle tedavi gördüğü Koç Üniversitesi Hastanesi'nde vefat etti.

Cindoruk hakkında

Türk hukukçu ve siyasetçi Cindoruk, 1933 yılında İzmir'de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirmesinin ardından avukatlık mesleğini icra etmeye başlayan Cindoruk siyasi kariyerine ilk adımını Demokrat Partide attı.

DYP Genel Başkanlığına 1985'te seçilen Hüsamettin Cindoruk, 1987'de siyasi yasakların kalkmasının ardından genel başkanlığı Süleyman Demirel'e bıraktı. 16 Kasım 1991'de TBMM Başkanı seçilen Cindoruk, 1 Ekim 1995'e kadar TBMM Başkanlığı yaptı. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümünün ardından 17 Nisan 1993 ila 16 Mayıs 1993 tarihlerinde vekaleten Cumhurbaşkanlığı görevini üstlendi.

Süleyman Demirel cumhurbaşkanı seçilince Tansu Çiller'in Doğru Yol Partisi Genel Başkanı olmasının ardından Cindoruk, Demokrat Türkiye Partisini kurdu.

Parti 1999 genel seçimlerinde barajı aşamayarak Meclis dışında kaldı. Cindoruk, bu seçimin ardından Demokrat Türkiye Partisi Genel Başkanlığından ayrıldı.

Cindoruk, 16 Mayıs 2009 tarihinde yapılan Demokrat Parti 5. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde, 3. turda 559 oy alarak partinin genel başkanlığına seçildi, Demokrat Parti ile Anavatan Partisi'nin birleşme sürecinde rol aldı.

İki parti 31 Ekim 2009 tarihinde Demokrat Parti çatısı altında bütünleşti ve Hüsamettin Cindoruk da bu bütünleşmenin başındaki isim oldu. Siyasi kariyerini Demokrat Parti Genel Başkanı olarak Ocak 2011'e kadar sürdürdü.



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.