logo
14 EKİM 2026

Sağlık çalışanları 2 gün iş bırakacak

17.04.2011 00:00:00
 
Türk Tabipleri Birliği Başkanı Eriş Bilaloğlu daha önce sorunlarını dile getirmek üzere bir miting gerçekleştirdiklerini, 19-20 Nisan'da da sağlık çalışanlarının görev yapmayacağını söyledi Türk Tabipleri Birliği Başkanı Eriş Bilaloğlu, 19-20 Nisan'da yapacakları eylem dolayısıyla sağlık kuruluşlarında sadece acil hastalara bakılacağını belirterek, bu tarihlerde durumu acil olmayanların sağlık kuruluşlarına başvurmamaları çağrısında bulundu. Bilaloğlu, tıp alanındaki çeşitli uzmanlık derneklerinin temsilcileriyle TTB Genel Merkezinde yaptığı basın toplantısında, daha önce sorunlarını dile getirmek üzere bir miting gerçekleştirdiklerini, 19-20 Nisan'da da sağlık çalışanlarının görev yapmayacağını söyledi. Bu eylemin hekimlerle sınırlı olmayacağını, tüm sağlık çalışanlarının katılacağını kaydeden Bilaloğlu, taleplerini, ziyaret ettikleri siyasi partilerin yetkililerine ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'a da ilettiklerini anlattı. "Hekimlerin yararına olan şeylerin hastaların, hastaların yararına olanların da hekimlerin yararına olduğunu'' dile getiren Bilaloğlu, güvenceli çalışma ve gelir, mesleki bağımsızlık gibi taleplerin hastaları da yakından ilgilendirdiğine dikkati çekti. Dolayısıyla bu eylemin hem sağlıkçıların hem de hastaların yararına olacağını ifade eden Bilaloğlu, daha önceki mitinge katıldığı için Kayseri Tabip Odası Başkanı'nın görevden alındığını, bu eylemde benzer bir durumun yaşanmamasını ümit ettiklerini söyledi. Vatandaşlara, "19-20 Nisan'da sağlık faaliyeti olmayacak. Lütfen sağlık kuruluşlarına başvurmayın'' çağrısında bulunan Bilaloğlu, bu tarihlerde sadece acil hastalara bakılacağını söyledi. Eylemi en etkin ve büyük bir katılımla yaparak sonuç almayı amaçladıklarını kaydeden Bilaloğlu, "Talebinize yanıt gelmezse nasıl bir yol izlersiniz?'' sorusu üzerine, "Bunu 19-20 Nisan'da aramızda konuşacağız. Tatminkar bir yanıt alamazsak ne yapacağımızı hep birlikte konuşacağız'' dedi.

ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?

Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara, 13 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen kanunla başkent ilan edildi

13.10.2026 20:48:00
Haber Merkezi
 
ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?
ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?
Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti Ankara, 13 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen kanunla başkent ilan edildi.

Cumhuriyet'in ilanından 16 gün önce alınan bu karar, yalnızca bir yönetim merkezinin değiştirilmesi değil, Millî Mücadele'nin merkezinde şekillenen yeni devletin yönünün belirlenmesiydi. Peki, Mustafa Kemal Atatürk neden İstanbul yerine Ankara'yı tercih etti? Bu tarihî karar nasıl alındı?

Ankara'nın başkent oluşunun bugün 103'üncü yıl dönümü. Millî Mücadele yıllarında Anadolu'nun ortasında bir direniş merkezi olarak öne çıkan kent, 13 Ekim 1923'te resmen Türkiye'nin başkenti oldu. Karar, Cumhuriyet'in ilanına giden sürecin en önemli adımlarından biri olarak tarihe geçti.

MİLLÎ MÜCADELE'NİN MERKEZİ ANKARA OLDU

Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye, 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldi. İstanbul'un işgal altındaki konumu ve Anadolu'daki bağımsızlık mücadelesinin yönetilmesi ihtiyacı, Ankara'yı öne çıkaran başlıca etkenler arasındaydı.

Anadolu'nun iç kesimlerinde bulunan Ankara, Batı Cephesi'ne ulaşım ve askerî gelişmelerin yönetimi bakımından stratejik bir konuma sahipti. Demir yolu bağlantısı da kentin önemini artırıyordu.

23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Ankara'da açılmasıyla kent, Millî Mücadele'nin siyasi ve idari merkezi hâline geldi. Kurtuluş Savaşı'nın sevk ve idaresine ilişkin önemli kararlar burada alındı. Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz'la zafere uzanan süreçte Ankara, yeni devletin yönetim merkezi olarak fiilen öne çıktı.

ATATÜRK NEDEN İSTANBUL'U DEĞİL ANKARA'YI SEÇTİ?



Ankara'nın başkent seçilmesinde coğrafi konumu, askerî güvenliği ve Millî Mücadele'de üstlendiği rol belirleyici oldu.

İstanbul, Osmanlı Devleti'nin yüzyıllardır yönetim merkeziydi. Ancak işgal yıllarında Boğazlar üzerindeki konumu ve dış müdahalelere açıklığı, yeni devletin yönetim merkezinin Anadolu'da kurulması düşüncesini güçlendirdi.

Ankara ise Anadolu'nun iç kesimlerinde yer alıyor, Batı Cephesi'ndeki gelişmelerin yönetilmesine imkân sağlıyor ve Millî Mücadele'nin siyasi merkezini temsil ediyordu. Böylece başkent tercihi, eski imparatorluğun merkezinden bağımsızlık mücadelesinin yürütüldüğü Anadolu'ya yönelişin simgesi oldu.

Atatürk, Nutuk'ta başkent seçimini anlatırken coğrafi durum ve askerî stratejinin önemini özellikle vurguladı. Başkentin belirlenmesiyle ülke içinde ve dışında süren belirsizliklerin sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Bütün düşünceler, yeni Türkiye Devleti'nin başkentinin Anadolu'da ve Ankara kenti olması gerektiğinde toplanıyordu. Devletin başkentini bir an önce saptayarak iç ve dış kararsızlıklara son vermek çok gerekli idi.'

ANKARA'NIN BAŞKENT OLMASI TARTIŞILDI

Ankara'nın başkent olması konusunda herkes aynı görüşte değildi. İstanbul'un tarihî ve ekonomik konumu nedeniyle başkent olarak kalmasını savunanlar vardı. Ankara'nın iklimi, ulaşım imkânları, mevcut tesisleri ve gelişme kapasitesi de tartışma konusu yapılıyordu.

İzmit'te 16-17 Ocak 1923'te gazetecilerle yaptığı görüşmede Atatürk, Ankara'nın başkent olması fikrini gündeme getirdi. Başkentlik tartışmaları 1923 boyunca basında ve siyasi çevrelerde devam etti.

Lozan Barış Antlaşması'nın ardından Türkiye'nin bağımsızlığının uluslararası alanda kabul görmesi ve işgal kuvvetlerinin İstanbul'dan çekilme sürecinin tamamlanmasıyla yeni devletin başkentinin hukuken belirlenmesi gündeme geldi.

9 EKİM'DE TEKLİF EDİLDİ, 13 EKİM'DE KABUL EDİLDİ

Ankara'nın başkent ilan edilmesine ilişkin kanun teklifi, dönemin Dışişleri Bakanı İsmet Paşa ve 14 milletvekili tarafından 9 Ekim 1923'te TBMM'ye sunuldu.

Teklif, 13 Ekim 1923'te Meclis'te kabul edildi. Kanunun tek maddesinde şu hüküm yer aldı:

"Türkiye Devleti'nin makarr-ı idaresi Ankara şehridir."

Bu ifadeyle Ankara, Türkiye devletinin resmî yönetim merkezi oldu. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesine daha 16 gün vardı.

KÜÇÜK BİR ANADOLU KENTİNDEN CUMHURİYET'İN BAŞKENTİNE

Ankara, başkent seçildiği dönemde bugünkü görünümünden oldukça uzaktı. Kentin imkânları sınırlı, yapılaşması yetersizdi. Buna rağmen Millî Mücadele'nin karargâhı olması ve yeni devletin siyasi merkezini temsil etmesi, Ankara'yı diğer şehirlerden ayırdı.

20 Nisan 1924'te kabul edilen Anayasa'da da başkentin Ankara olduğu hükme bağlandı. Cumhuriyet döneminde kent, yeni yönetim kurumlarının kurulması ve şehir planlamasıyla giderek büyüdü.

13 Ekim 1923'te alınan karar, Ankara'nın yalnızca başkent olmasını değil, Millî Mücadele'nin merkezinde doğan yeni devletin yönetim anlayışının da simgeleşmesini sağladı. Ankara, 103 yıldır Türkiye'nin başkenti olmayı sürdürüyor.

10 tonluk uyuşturucu trafiğine yönelik soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, kriptolu haberleşme programları üzerinden ülkeler arasında uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen suç örgütlerine yönelik operasyon düzenlendi

13.10.2026 19:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
10 tonluk uyuşturucu trafiğine yönelik soruşturma
10 tonluk uyuşturucu trafiğine yönelik soruşturma
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, kriptolu haberleşme programları üzerinden ülkeler arasında uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen suç örgütlerine yönelik operasyon düzenlendi. Yurt içinde 35 kez, toplam 10 tonun üzerinde uyuşturucu sevkiyatı gerçekleştirdiği tespit edilen örgütlerle bağlantılı 60 şüphelinin yakalanması için eş zamanlı çalışma başlatıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, kriptolu haberleşme programları kullanarak uluslararası uyuşturucu madde ithalatı ve ihracatı yapan suç örgütlerinin faaliyetleri tespit edildi.

Soruşturma kapsamında incelenen yazışmalarda, örgütlerin çeşitli ülkelerden temin ettikleri uyuşturucu maddeleri zaman zaman Türkiye'ye, zaman zaman da başka ülkelere naklettikleri belirlendi. Örgütlerin bu faaliyetlerden yüksek miktarda yasa dışı gelir elde ettiği ve söz konusu gelirleri çeşitli yöntemlerle aklamaya çalıştığı değerlendirildi.
Örgütlerin yurt içinde ve yurt dışında farklı tarihlerde toplam 35 uyuşturucu sevkiyatı gerçekleştirdiği, sevkiyatlara konu uyuşturucuların toplam ağırlığının 10 tonu aştığı tespit edildi.

168 şüphelinin kimliği belirlendi



Yürütülen çalışmalar sonucunda eylemlere iştirak ettiği değerlendirilen 168 şüphelinin kimlik bilgileri tespit edildi. Şüphelilerden 29'unun başka suçlardan cezaevinde bulunduğu, 74'ünün yurt dışında olduğu, 5'inin hayatını kaybettiği, 60'ının ise Türkiye'de bulunduğu belirlendi.

Türkiye'de bulunan 60 şüphelinin yakalanması amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Yurt dışında bulunduğu tespit edilen şüpheliler hakkında ise kırmızı bülten çıkarılmasına yönelik çalışma başlatıldı.

Mal varlıklarına el konuldu

Soruşturma kapsamında suç örgütü üyelerinin suçtan elde ettikleri gelirlerle edindikleri ve aklama işlemine tabi tuttukları değerlendirilen mal varlıkları da tespit edildi. Bu çerçevede 163 gerçek kişiye ait tüm banka hesapları ve kripto varlıklar ile toplam 556 taşınmaz, 155 motorlu taşıt ve 71 şirketin ortaklık payına el konuldu.
Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.İHA

39 ilde yatırım dolandırıcılığı operasyonu: 159 şüpheli gözaltına alındı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen yatırım dolandırıcılığı soruşturması kapsamında 39 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiğini, 159 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı. Soruşturmada şüphelilerin 6 milyar 656 milyon TL'yi aşan para trafiğinin bulunduğu, 23 vatandaşın ise toplam 51 milyon 407 bin 966 TL zarara uğratıldığının belirlendiği bildirildi

13.10.2026 17:00:00
İHA
 
39 ilde yatırım dolandırıcılığı operasyonu: 159 şüpheli gözaltına alındı
39 ilde yatırım dolandırıcılığı operasyonu: 159 şüpheli gözaltına alındı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, vatandaşların birikimlerini hedef alan suç örgütleri ve dolandırıcılık şebekelerine karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen yatırım dolandırıcılığı soruşturmasında şüphelilerin 6 milyar 656 milyon TL'yi aşan para trafiğinin bulunduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında 23 vatandaşın toplam 51 milyon 407 bin 966 TL zarara uğratıldığı belirlendi.

Suçtan elde edilen gelirleri banka hesapları, kuyumcular, kripto varlık hesapları ve soğuk cüzdanlar üzerinden aktardıkları tespit edilen 215 şüpheliye yönelik 39 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 159 şüpheli gözaltına alındı.

Kuyumcu şirketlerine yönelik inceleme sürüyor

Operasyon kapsamında şüphelilere ait banka ve kripto hesaplarına el konuldu. Ayrıca 5 kuyumcu şirketinin altın satışları, stok ve envanterleri, POS cihazları, banka hareketleri ile vergi kayıtlarına ilişkin incelemelerin devam ettiği bildirildi.

Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne teşekkür ederek, vatandaşların haklarını ve birikimlerini hedef alan suçlarla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Etimesgut Belediyesi'nde ikinci dalga depremi

Ankara merkezli 5 ilde gerçekleştirilen operasyon kapsamında, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve zimmet suçlamalarıyla aralarında belediye başkan yardımcıları Fikret Gözüoğlu ve Gültekin Bayındır'ın da bulunduğu 25 şüpheli yakalandı

13.10.2026 11:38:00
Haber Merkezi
 
Etimesgut Belediyesi'nde ikinci dalga depremi
Etimesgut Belediyesi'nde ikinci dalga depremi
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen yolsuzluk soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Etimesgut Belediyesi bünyesinde gerçekleştirilen kamu ihaleleri ile ruhsat işlemlerindeki usulsüzlük iddialarına yönelik ikinci dalga operasyon başlatıldı.

Sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı baskınlarda, belediye yönetiminin tepe isimleri de dahil olmak üzere çok sayıda şüpheli emniyete götürüldü.


5 ilde eş zamanlı baskınlar düzenlendi


Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Ankara merkezli 5 ilde operasyon düzenlendi.

Belirlenen adreslere yapılan şafak baskınlarında, Etimesgut Belediye Başkan Yardımcıları Fikret Gözüoğlu ve Gültekin Bayındır ile birlikte belediye çalışanlarının da yer aldığı 25 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.


Soruşturmanın detayları ve ilk operasyon


İhale usulsüzlükleri, imar ve ruhsat süreçlerinde haksız kazanç iddialarına dayanan soruşturmanın; Sayıştay raporları, şüpheli ifadeleri, MASAK ve HTS analizleri ile CİMER başvuruları gibi delillerin incelenmesiyle derinleştirildiği belirtildi. Şüphelilere örgüt kurma, zimmet, rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma gibi suçlamalar yöneltiliyor.

30 Temmuz 2026'daki ilk dalga operasyonda dönemin belediye başkanı Erdal Beşikcioğlu dahil 40 kişi tutuklanmıştı. Emniyetteki işlemleri süren 25 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Tükenmişliği 4 adımla önleyin


 
Sabahları uyanmak istemiyor, kendinizi bitkin, yetersiz ve sürekli duvara çarpıyormuş gibi hissediyorsanız tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya olabilirsiniz. Peki bu durumda ne yapılabilir?
 

13.10.2026 08:44:00
Murat Çorbacı
 
Tükenmişliği 4 adımla önleyin
Tükenmişliği 4 adımla önleyin

Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak, özellikle son yıllarda iş ile yaşam sınırlarının silikleşmesi, artan iş yükü, işyerinde kendini güvende hissetmemek ve sürekli ulaşılabilir olma baskısının tükenmişlik sendromuna zemin hazırlayabildiğini belirterek, "Şüphesiz kurumların da bazı düzenlemeleri mutlaka yapmaları gerekir. Ancak bireysel olarak günlük yaşantınızda yapabileceğiniz bazı değişiklikler de, tükenmişliğin fiziksel ve ruhsal açıdan daha ciddi boyutlara ulaşmasını önlemeye katkı sağlayabilir. Gerekli önlemler alınmadığında ise tükenmişlik; hafıza ve uyku sorunlarından mide-bağırsak şikayetlerine, kalp ve damar sağlığından bağışıklık sisteminin zayıflamasına dek çeşitli fiziksel ve ruhsal sorunlarla ilişkili olabilmektedir" dedi. Günümüzde tükenmişliğin sıklıkla depresyonla karıştırıldığını, bu durumun da gereksiz ve artan antidepresan kullanımına yol açabildiğini belirten Dr. Sarıkavak, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında yaptığı açıklamada, tükenmişlik sendromuna karşı kişisel olarak alınabilecek 4 etkili önlemi anlattı.

Size iyi gelen uğraşlar edinin

Bireylerin iş saatleri dışında tamamen farklı bir kimliğe bürünebilmeleri hayati önem taşır. Düzenli yürüyüş, bütçe gerektirmeyen el sanatları veya okuma grupları gibi hobiler zihni yeniler. Özellikle sivil toplum kuruluşlarında gönüllü sosyal sorumluluk faaliyetlerinde bulunmak, tükenmişlikte sıklıkla kaybolan 'kişisel başarı ve işe yarama' hissini güçlü bir şekilde onararak kişiye doğal bir psikolojik kalkan sağlar.

Ekran maruziyetini sınırlayın

Modern çağın en sinsi tehlikelerinden biri olan 'dijital yorgunluk', yoğun ekran maruziyetiyle birlikte beynin sürekli alarm halinde kalmasına neden olabilir. Bu durum uyku hijyenini bozarak strese karşı bedeni koruyan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayabilir. Sağlıklı kalmak için ekran maruziyetini özellikle akşam saatlerinde sınırlamak ve biyolojik uyku ritmini tavizsiz bir şekilde korumak, bedenin stres yükünü azaltmak açısından kritik rol oynar.

Stresi yönetmeyi öğrenin

Tükenmişliğe karşı, farkındalık (mindfulness) temelli stres azaltma uygulamaları, beynin korku ve stres tepkilerini azaltarak duygusal tükenmeyi kısa vadede hafifletmeye ve kişinin 'anda kalmasına' yardımcı olabilir. Ancak kalıcı bir iyileşme sağlamak için psikoterapi yöntemlerinden yararlanılmalıdır.

İş stresini eve taşımayın

Tükenmişlik, tıpkı bulaşıcı bir hastalık gibi iş yerinden aile yaşamına sıçrama ve eşlerin veya çocukların psikolojisini bozma potansiyeline sahiptir. Araştırmalar, stresini eve taşıyan kişilerin eşlerinde de benzer tükenmişlik ve performans düşüşleri görüldüğünü kanıtlamaktadır. Eve girmeden önce zihinsel bir bariyer oluşturmak, evde iş konuşmamak ve aile içi iletişimde 'işten psikolojik olarak kopabilmeyi' başarmak, hem bireyi hem de ailenin bütünlüğünü korur. 

Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi

Çanakkale'de geçirdiği kalp krizi sonucu anjiyo olan ünlü komedyen Cem Yılmaz, ÇOMÜ hastanesine kontrole geldi

12.10.2026 14:13:00 / Güncelleme: 12.10.2026 14:16:11
İHA
 
Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi
Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi
Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy köyündeki yazlık evinde 29 Ağustos Pazar günü kalp krizi geçirdi. Ayvacık Devlet Hastanesi'ndeki ilk müdahalesinin ardından Cem Yılmaz, ÇOMÜ Hastanesi'ne sevk edilerek burada anjiyo oldu.

Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit tarafından Cem Yılmaz'a el bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemi yapıldı. Operasyon sonrası sağlık durumu iyi olan Cem Yılmaz, 2 günlük takip süresini doldurdu.

Durumu stabil olan Cem Yılmaz, şikayeti olmadığı için ilaçları yazılarak 31 Ağustos günü saat 19.30 sıralarında taburcu oldu.



Cem Yılmaz Çanakkale'ye kontrole geldi

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, kontrol için ÇOMÜ hastaneye geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden hastane önünde çektiği fotoğrafı paylaşan Cem Yılmaz, hastane ve doktoru Prof. Dr. Ercan Akşit'i etiketledi.

Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu

12.10.2026 10:36:00 / Güncelleme: 12.10.2026 10:41:19
İhlas Haber Ajansı
 
Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı
Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı
Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı. Gençlik ve Spor Başkanı Osman Aşkın Bak, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "GSB Burs ve Öğrenim Kredisi başvuruları an itibarıyla başladı.

Başvurularınızı e-Devlet sistemi üzerinden 16 Ekim saat 23.59'a kadar gerçekleştirebilirsiniz. Tüm imkânlarımızla daima yanınızda olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu

Yükseköğrenim öğrencilerinin merakla beklediği Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) burs ve öğrenim kredisi başvuru süreci resmen başladı

12.10.2026 10:30:00
AA
 
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu
Yükseköğrenim öğrencilerinin merakla beklediği Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) burs ve öğrenim kredisi başvuru süreci resmen başladı.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla başvuru ekranının e-Devlet sistemi üzerinde erişime açıldığını açıkladı.

Bakan Bak açıklamasında, "GSB Burs ve Öğrenim Kredisi başvuruları an itibarıyla başladı. Başvurularınızı e-Devlet sistemi üzerinden 16 Ekim saat 23.59'a kadar gerçekleştirebilirsiniz. Tüm imkânlarımızla daima yanınızda olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.  

BAŞVURULAR E-DEVLET ÜZERİNDEN ALINACAK
Öğrenciler başvurularını, 16 Ekim 2026 Cuma günü saat 23.59'a kadar e-Devlet kapısı üzerinden TC kimlik numaraları ve şifreleriyle giriş yaparak tamamlayabilecek.

Başvuru sırasında öğrencilerin beyan ettiği ekonomik, sosyal ve eğitim durumuna ilişkin bilgiler, ilgili kamu kurumları aracılığıyla doğrulanacak.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu, Aliyev'in Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne katılacağını duyururken iki ülke arasındaki ilişkilere yönelik iddialara da yanıt verdi

11.10.2026 20:10:00
Haber Merkezi
 
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ekim ayının sonunda Türkiye'ye gelecek. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Aliyev'in 30 Ekim'de Ankara'da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi'ne katılacağını açıkladı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu Kocaeli'deki Türk Dünyası Gençlik Buluşması'nda yaptığı konuşmada, Aliyev'in diğer devlet başkanlarıyla birlikte zirvede önemli kararlar alacağını söyledi. Zorlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin bozulduğuna yönelik iddialara da değindi.

TÜRKİYE-AZERBAYCAN İLİŞKİLERİNE YÖNELİK İDDİALARA YANIT
Son dönemde iki ülke arasındaki ilişkileri hedef alan paylaşımları üzüntüyle takip ettiklerini belirten Zorlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki iş birliğinin sürdüğünü vurguladı.

İki ülkenin birbirini eleştirebileceğini ancak bunun ilişkilerin temelini değiştirmeyeceğini söyleyen Zorlu, "Şu an Cumhurbaşkanlarımız en yüksek seviyede irtibat halindedir" ifadelerini kullandı.

Zorlu, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin geçmişte çeşitli sınamalardan geçtiğini belirterek iki ülke arasındaki bağlara zarar vermeyi amaçlayan girişimlerin sonuçsuz kalacağını savundu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) de 9 Ekim'de yaptığı açıklamada, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri hedef alan bazı yayın ve sosyal medya paylaşımlarına tepki göstermişti. DMM, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın sürdüğünü bildirmişti.

LİDERLER 30 EKİM'DE ANKARA'DA BULUŞACAK
Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi, 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek. Teşkilatın resmi takvimine göre dışişleri bakanları 29 Ekim'de, devlet başkanları ise 30 Ekim'de bir araya gelecek.

Zorlu, zirvenin gündeminde Türk devletleri arasında kimlikle seyahatin yaygınlaştırılması ve ulaşım koridorlarının geliştirilmesine yönelik çalışmaların da bulunduğunu belirtti.

Zirveyle birlikte Türk Devletleri Teşkilatının dönem başkanlığının Azerbaycan'dan Türkiye'ye geçmesi öngörülüyor.

Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor

Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor. Çocuk hesaplarında bağımlılığa yol açan sonsuz kaydırma ve art arta gösterim olmayacak

11.10.2026 18:05:00 / Güncelleme: 11.10.2026 18:40:23
Haber Merkezi
 
 Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor
 Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor
Sosyal ağlarda çocukların korunmasına yönelik devrim niteliğindeki düzenleme yürürlüğe giriyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından hazırlanan "Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak ilan edildi.

Yönetmelikle birlikte sosyal ağ sağlayıcılarının sunduğu hizmetlere erişimde yaş doğrulaması, 15 yaşını doldurmuş çocuklara yönelik özel hizmet modelleri ve ebeveyn denetim mekanizmalarına ilişkin esaslar netleşti.

Yeni düzenlemeye göre sosyal ağ sağlayıcıları, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hiçbir şekilde hizmet sunamayacak. Hesap açılış talepleri sırasında yaş doğrulaması yapılacak ve 15 yaşın altında kaldığı tespit edilen çocukların üyelik talepleri doğrudan reddedilecek.

DOĞRULAMA E-DEVLET ÜZERİNDEN YAPILACAK
Sosyal ağlarda yaş beyanındaki manipülasyonların önüne geçmek amacıyla yaş doğrulama süreçleri e-Devlet Kapısı entegrasyonuyla yürütülecek. Kullanıcılar hesap oluştururken e-Devlet üzerinden üretilecek "yaş doğrulama belirteci" ile yaşlarını kanıtlayacak. Kimlik tespiti yerine yalnızca yaş eşiğinin doğrulanmasını sağlayacak bu yöntemde kişisel verilerin korunması esas alınacak.

15-18 YAŞ ARASINA "KORUMALI HESAP" DÖNEMİ
15 yaşını doldurmuş çocuk kullanıcılar için ise "ayrıştırılmış hizmet" modeli uygulanacak. Çocukların zihinsel ve duygusal gelişimlerini korumayı hedefleyen bu model kapsamında şu tedbirler varsayılan olarak devreye girecek:

Gizli profil: Çocuklara ait hesaplar varsayılan olarak gizli tutulacak.

Kısıtlı iletişim: Çocuklar yalnızca takip ettikleri hesaplardan doğrudan mesaj alabilecek.

Canlı yayın ve reklam yasağı: Çocuk hesaplarından canlı yayın açılmasına ve kişiselleştirilmiş reklam gösterilmesine izin verilmeyecek.

Listeler gizlenecek: Diğer kullanıcılar, çocuk hesaplarının takipçi ve takip edilen listelerini göremeyecek.

EBEVEYNLERE TAM KONTROL YETKİSİ
Yönetmelik, sosyal platformlara ebeveyn denetim araçları sunma zorunluluğu da getiriyor. Anne ve babalar, çocuklarının hesap ayarlarını uzaktan kontrol edebilecek, günlük kullanım sürelerine sınır koyabilecek ve uygulama içi ücretli işlemleri onaya bağlayabilecek.

MEVCUT HESAPLAR İÇİN 31 MART 2027 SON TARİH
1 Kasım itibarıyla yürürlüğe girecek olan yönetmelik kapsamında platformlara uyum süreci tanındı. Sosyal ağ sağlayıcılarının, mevcut kullanıcıların yaş doğrulama işlemlerini 31 Mart 2027 tarihine kadar tamamlaması gerekecek. Bu tarihe kadar yaşının 15'in altında olduğu belirlenen ya da doğrulama yapmayan kullanıcıların hesapları tamamen kapatılacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.