logo
10 MART 2026


Salgında ikinci dalga

Tüm dünyaya kâbusu yaşatan koronavirüs salgınında vaka sayısı 30.7 milyonu aşarken, can kaybı ise 1 milyona dayanmış durumda. Sıkı tedbirler sonucu birçok ülkede kısmen kontrol altınan ölümcül salgın normalleşme adımlarıyla birlikte yeniden hız kazanmaya başladı

19.09.2020 17:20:00
Salgında ikinci dalga
Salgında ikinci dalga

Tüm dünyada 30.7 milyondan fazla insana bulaşarak, yaklaşık 960 bin insanın ölümüne neden olan yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını, sıkı tedbirler sonucu kısmen kontrol altına alındıktan sonra yaz aylarındaki normalleşme adımlarıyla birlikte Avrupa'da yeniden hız kazanmaya başladı. Yeni vaka sayısında görülen artış bazı ülkeler için ikinci bir dalgaya işaret ediyor. Pandeminin bahar aylarında en fazla vurduğu ülkelerden Belçika, İtalya ve İngiltere'de görülen yeni vaka sayısındaki artış henüz ilk dalgadan daha az düzeyde seyrediyor. Ancak özellikle yüksek can kaybıyla dünya sıralamasında en üst sıralarda yer alan İngiltere'de resmi verilere göre her gün yeni vaka sayısı 4 binin altına düşmüyor. Ülkede vaka sayısı 385 bin 936'ya yükselirken, hayatını kaybedenlerin sayısıysa 41 bin 732'ye ulaşmış durumda. Fransa, Polonya, Hollanda ve İspanya'da ise çok korkulan ikinci dalga ile mücadele için kısıtlama tedbirleri uygulanmaya başladı. Özellikle Fransa'da perşembe günü 10 bin 593 yeni vakanın tespit edilmesi üzerine önlemler sıkılaştırıldı. Fransa'da vaka sayısı 428 bin 696, can kaybı ise 31 bin 249'a yükseldi. Öte yandan Arnavutluk, Bulgaristan, Çekya, Karadağ ve Kuzey Makedonya'da Ağustos ayında görülen vaka sayısının ilk dalgadan fazla olması, bu ülkelerde ikinci dalganın daha ağır seyredebileceğine dair endişeleri körüklüyor. Avrupa'daki yeni vaka sayısındaki artışı yakından takip eden Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de bazı ülkelerde haftalık vaka sayısının Mart ayındaki zirveden daha yüksek olduğuna vurgu yaptı. DSÖ'nün Avrupa Direkörü Dr Hans Kluge "Çok ciddi bir durum belirmeye başladı" sözleriyle ikinci dalgaya uyarıda bulundu.

Durum iyi değil

Diğer ülkelerde de durum iç açıcı değil. Salgının en kötü etkilediği ülke olan ABD'de vaka sayısı 7 milyona yaklaşırken, can kaybı ise 203 bini aştı. ABD'nin ardından toplam vaka sayısında 2'inci, toplam can kaybı sayısında 3'ncü sırada yer alan Hindistan'da vaka sayısı 5 milyon 312 bin 537'e çıktı, ölenlerin sayısı ise 85 bin 650'ye yükseldi. Nüfusu 211 milyonu aşan Brezilya, ABD ve Hindistan'ın ardından dünyada en fazla vakanın görüldüğü 3'üncü ülke konumunda bulunuyor. Ülkedeki virüs kaynaklı ölü sayısı 135 bin 8573'e, vaka sayısı da 4 milyon 497 bin 434'e yükseldi. Meksika'da da salgın devam ediyor. Vaka sayısının 688 bin 954'e ulaştığı Meksika'da can kaybı ise 72 bin 803'e çıktı.

Aşı ne zaman bulunacak?

Ölümcül salgın tüm dünyaya kabusu yaşatırken gözler aşı çalışmalarına çevrildi. Covid-19 hastalığına karşı tedavi yöntemleri geliştirmek için dünyanın dört bir yanında araştırmacılar çalışmalarını sürdürüyor. Uzmanlar, salgından gerçek anlamıyla kurtulabilmek için koronavirüse karşı aşı geliştirilmesi gerektiğini, bunun da en az 12 ila 18 ay alacağını açıklıyor ancak süre konusunda bilim insanları arasında fikir birliği yok. Laboratuvarda olumlu sonuç elde edilmesinin ardından üç fazda denemelere geçiliyor. Tedavi, birinci fazda 50-100 kişilik bir grupta deneniyor. Bu denemelerin başarılı olması durumda giderek artan sayıda kişilerle deneyin yapıldığı ikinci ve üçüncü faza geçilebiliyor. Ancak bu evrelerin herhangi birinde elde edilecek olumsuz sonuç tüm çalışmaları en başa sarıyor ve laboratuvara geri dönülüyor. Tüm aşamalardan geçen bir aşı son olarak tescil ettiriliyor ve böylelikle üretime geçilebiliyor. Aşı çalışmalarının maliyetini inceleyen bir araştırma, laboratuvar aşaması süresinin çok değişken olduğu ancak deney aşamalarına geçildiğinde ortalama 5 yıl içinde sonuç alınabileceğini öne sürüyor. Bu tespiti geçmiş dönemlerde bulunan aşılar için geçen zaman da doğruluyor. Verilere göre aşı bulunması için kuduzda 4 yıl, kızamıkçıkta 7 yıl, boğmacada 8 yıl, gripte 14 yıl, çocuk felcinde 20 yıl, çiçek hastalığında 26 yıl, kolerada 30 yıl, difteri ve tetanosta 40 yıl, tifoda 58 yıl, menenjitte 68 yıl geçmesi gerekmiş.

Vaka sayımız 300 bin sınırında

Koronavirüs salgınında birinci dalganın ikinci pik dönemini yaşadığı ifade edilen ülkemizde ise vaka sayısı 300 bin sınırına dayanmış durumda. 18 Eylül tarihli verilere göre Türkiye'de vaka sayısı 299 bin 810 olurken, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 7 bin 377'ye ulaşmış durumda. 


 

Antalya Körfezi'nde 4.1 deprem

Antalya'nın Manavgat ilçesi açıklarında 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi

10.03.2026 15:09:00
İHA
Antalya Körfezi'nde 4.1 deprem
Antalya Körfezi'nde 4.1 deprem
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, 4,1 büyüklüğünde deprem saat 14.20 sıralarında Antalya Körfezi açıklarında meydana geldi.

Manavgat'tın 18,77 açığında ve 40,87 km derinlikte meydana gelirken, Manavgat'ın yanı sıra Alanya, Serik ve Gazipaşa ilçelerinde de hafif olarak hissedildi.

Antalya'dan orman yangınlarına karşı yeni model

Antalya İli Yangın Önleme Projesi Tanıtım Toplantısı, Orman Bölge Müdürlüğü Binası Toplantı Salonu'nda gerçekleştirildi. Toplantıda, Antalya'da orman yangınlarının önlenmesine yönelik yürütülecek çalışmalar ile projenin detayları paylaşıldı

10.03.2026 15:06:00 / Güncelleme: 10.03.2026 15:09:35
İHA
Antalya'dan orman yangınlarına karşı yeni model
Antalya'dan orman yangınlarına karşı yeni model
Toplantıda konuşan Vali Hulusi Şahin, Antalya'nın Türkiye'de orman varlığı açısından birinci sırada bulunduğunu, ancak bu durumun aynı zamanda büyük bir riski de beraberinde getirdiğini söyledi. Şahin, "Antalya, orman varlığı açısından Türkiye'nin birinci sıradaki şehridir. Türkiye'nin toplam orman varlığının yüzde 5'i Antalya'dadır. Aynı zamanda bu zenginlik büyük bir riski de beraberinde getiriyor. Nitekim her yıl orman yangınları nedeniyle büyük miktarda alanımızı kaybediyoruz. Türkiye tarihinin en büyük orman yangını da 2021 yılında Antalya'nın Manavgat ilçesinde çıktı ve 60 bin hektar ormanlık alanı kaybettik" ifadelerini kullandı.

"Esas olan, yangının çıkmadan önlenmesi"

Orman yangınlarının söndürülmesinin hem ekonomik hem de insani açıdan çok ağır sonuçlar doğurduğunu belirten Şahin, asıl hedefin yangınların çıktıktan sonra söndürülmesi değil, hiç meydana gelmeden önlenmesi olduğunu vurguladı. Geçen yıl çok sayıda görev şehidi verildiğini hatırlatan Şahin, her yıl benzer acıların yaşandığını ifade ederek, "Orman yangınlarının söndürülmesi çok büyük zahmet, çok büyük maliyet; hem ekonomik hem de insan maliyetine sebebiyet veriyor. Geçen yıl çok sayıda görev şehidi verdik. Her yıl benzeri durumlar oluyor. Dolayısıyla esas olan, orman yangınlarının söndürülmesinden ziyade orman yangınlarının hiç oluşmadan önlenmesi. Bunu başardığınız zaman çok daha az maliyetle bu meseleyi çözmüş oluyorsunuz" dedi.



Son 5 yıldaki tüm yangınlar haritaya işlendi

Vali Şahin, meslek hayatının 40 yılını orman yangınlarıyla mücadelede geçiren, Orman Genel Müdür Yardımcılığı görevinden emekli Nurettin Doğan'ın fikir babalığı ve proje yöneticiliğinde yürütülen çalışma kapsamında Antalya Orman Yangınlarını Önleme Projesi'nin hazırlandığını söyledi. Proje kapsamında bir önleme planının da oluşturulduğunu belirten Şahin, bu planın kitapçık haline getirilerek tüm paydaşlara sunulduğunu kaydetti. Projede öncelikle "alan daraltma" yönteminin benimsendiğini ifade eden Şahin, 20 bin kilometrekarelik bir şehirde her noktada aynı düzeyde tedbir alınamayacağını belirterek, riskli alanların tespitine yönelik titiz bir çalışma yürütüldüğünü anlattı.
Şahin, "Son beş yılda Antalya'da çıkan tüm orman yangınları tespit edildi ve haritaya işlendi. Böylece yangın yönünden kritik alanlar ortaya çıktı. Bunun yanında bölgede görev yapan, geçmişte görev yapmış, bölgede yaşayan ve bölgeyi bilen herkesle de aylardır görüşülüyor. Böylece kritik yerler net şekilde tespit edildi ve bunları paydaşlarımızla paylaştık" diye konuştu.

Riskli zamanlar da ayrıca belirlendi

Sadece riskli alanların değil, yangın açısından tehlikenin arttığı dönemlerin de belirlendiğini aktaran Şahin, tehdidin yaz aylarının tamamını kapsamadığını, özellikle kuzeyli rüzgarların kuvvetli estiği ve havayı kuruttuğu dönemlerde riskin yükseldiğini söyledi. Şahin, "Orman yangını açısından riskli alanların belirlenmesinden sonra riskli zamanları da çalıştık. Hangi dönemlerde risk oluşuyor, buna baktık. Gördük ki bunlar yaz aylarının tamamını kapsamıyor. Özellikle kuzeyli rüzgarların fazlaca estiği, fırtına seviyesine ulaştığı ve havayı çok kuruttuğu dönemlerde risk artıyor. Bu dönemlerde, bu yerlerde tedbir aldığımızda meselenin önemli kısmını çözmüş olacağız" dedi.



Muhtar, çiftçi, imam, öğretmen ve kamu personeli sisteme dahil edilecek

Projenin bilinçlendirme ayağına da dikkat çeken Şahin, belirlenen riskli bölgelerde yaşayan vatandaşların yanı sıra muhtarlar, çiftçiler, sulama kooperatifleri, cami imamları, okul müdürleri, öğretmenler ve bölgede görev yapan kamu personelinin sistemin bir parçası olacağını söyledi. Vali Şahin, bu kişiler için planlı bir farkındalık ve hazırlık mekanizması kurulacağını belirterek, "Böylece o bölgelerde yaşayan insanlarımız, muhtarlarımız, çiftçilerimiz, sulama kooperatifleri, cami imamlarımız, okul müdürlerimiz, öğretmenlerimiz ve o bölgede görev yapan tüm kamu kuruluşlarının personeli bu sistemin içinde olacak" ifadelerini kullandı.

"Bir acil kodu yayınlandığında hepsi teyakkuza geçecek"

Vali Şahin, belirlenen riskli dönemlerde ilgili kişilerin "acil kod" sistemiyle uyarılacağını, bu uyarının ardından herkesin plan dahilinde hareket edeceğini belirtti. Şahin, "Bir acil kodu yayınlandığında hepsi bu plan dahilinde teyakkuza geçecek, tedbirli olacak ve yangın ile ilgili risk teşkil eden faaliyetlerden hem uzak duracak hem de başkalarını uzak tutacak. Yani kendisi de uzak duracak, tedbirini de ona göre alacak" dedi. Yangınları önlemekten sorumlu kurumların da önlemlerini yine bu riskli alanlarda yoğunlaştıracağını dile getiren Şahin, böylece sınırlı kaynakların hedef odaklı şekilde kullanılacağını söyledi. Şahin, "Böylece biz spesifik noktalarda, spesifik dönemlerde müteyakkız olacağız. Bunu başardığımız zaman elimizdeki mahdut kaynaklarla hedef odaklı bir faaliyet yapmış olacağız" diye konuştu.

Amaç, yangın mevsimi başlamadan hazırlığı tamamlamak

Uygulamanın orman yangını mevsimi başlamadan önce devreye alınacağını belirten Şahin, hazırlıkların önceden tamamlanacağını, mevsim başladığında ise ilgili birimlere acil kodun ulaştırılarak tedbirlerin plan dahilinde hayata geçirileceğini ifade etti. Şahin, "Bu çalışma orman yangını mevsimi öncesinde yapılacak ve herkes hazırlıklı olacak. Mevsim başladığı zaman ise hazırlığını yapmış olduğumuz vasıtalarla bu acil kod ilgili birimlere ulaştırılacak ve tedbirler plan dahilinde harekete geçirilecek" dedi.

"Başarılırsa Türkiye'ye model olacak"

Antalya'da uygulanacak projenin başarıya ulaşması halinde Türkiye için örnek bir model haline gelebileceğini vurgulayan Şahin, her ağacın korunmasının büyük bir kazanım olduğunu söyledi. Vali Şahin, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Özetle Antalya ili orman yangınlarını önleme planı bu. Eğer önümüzdeki yangın mevsiminde uygulayacağımız bu projeyi başarıyla gerçekleştirebilirsek, bu aynı zamanda Türkiye için de bir model olacaktır. Ben bunu başaracağımıza inanıyorum. Her bir ağacı kurtarmak bizim için büyük bir zafer demektir. Bunun için çalışıyoruz."

Bolsev Vakfı yöneticisi Ali Sarıyıldız'ın ev hapsi kaldırıldı

Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen irtikap soruşturması kapsamında ev hapsi cezası verilen Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız'ın ev hapsi tedbiri kaldırıldı

10.03.2026 13:18:00 / Güncelleme: 10.03.2026 13:21:06
İHA
Bolsev Vakfı yöneticisi Ali Sarıyıldız'ın ev hapsi kaldırıldı
Bolsev Vakfı yöneticisi Ali Sarıyıldız'ın ev hapsi kaldırıldı
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine ya da başkasına haksız menfaat sağlamaya zorlaması olarak tanımlanan irtikap suçu kapsamında operasyon başlatılmıştı.



Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri 28 Şubat sabahı 13 adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Savcılık talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alınmıştı.



Gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız hakkında ev hapsi tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.



Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Ali Sarıyıldız'a verilen ev hapsi cezasının kaldırıldığı öğrenildi.

Malatya'ya Patriot hava savunma sistemi konuşlandırıldı

MSB, hava sahasının korunması için bir Patriot hava savunma sisteminin Malatya'ya konuşlandırıldığını bildirdi

10.03.2026 12:41:00
Anadolu Ajansı
Malatya'ya Patriot hava savunma sistemi konuşlandırıldı
Malatya'ya Patriot hava savunma sistemi konuşlandırıldı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), hava sahasının korunması için bir Patriot hava savunma sisteminin Malatya'ya konuşlandırıldığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Türkiye ve vatandaşların güvenliğini sağlamada kararlı olduğu belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Bölgemizde yaşanan son gelişmeler kapsamında hudutlarımızın ve hava sahamızın güvenliği için gerekli tedbirler alınmakta, NATO ve müttefiklerimizle danışmalarda bulunulmaktadır. Milli düzeyde aldığımız tedbirlere ilave olarak NATO tarafından hava ve füze savunma tedbirleri artırılmıştır. Bu kapsamda, hava sahamızın korunmasına destek sağlamak üzere görevlendirilen bir Patriot Sistemi Malatya'da konuşlandırılmaktadır. Savunma ve güvenlik kapasitesini en üst düzeyde muhafaza eden ülkemiz, NATO ve müttefiklerimizle işbirliği ve istişare içinde gelişmeleri değerlendirmeye, bölgesel barış ve istikrar için gayret göstermeye devam edecektir."

İstanbul'da DEAŞ operasyonu: 13 gözaltı

İstanbul'da küresel terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonda, örgütün güncel propaganda faaliyetlerini yürüten ve sosyal medya kanalları aracılığıyla örgüt propagandası yaptığı tespit edilen 13 şüpheli yakalandı

10.03.2026 11:32:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da DEAŞ operasyonu: 13 gözaltı
İstanbul'da DEAŞ operasyonu: 13 gözaltı
İstanbul'da küresel terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonda, örgütün güncel propaganda faaliyetlerini yürüten ve sosyal medya kanalları aracılığıyla örgüt propagandası yaptığı tespit edilen 13 şüpheli yakalandı.

Alınan bilgilere göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şubesi ile İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne bağlı birimler, aşırı uç radikal terör örgütü DEAŞ'ın yurtiçindeki eylem ve faaliyetlerine yönelik yeni bir çalışma gerçekleştirdi.

Savcılık talimatıyla küresel terör örgütüne karşı yürütülen çalışmalarda, söz konusu örgüt ile irtibatları saptanan ve DEAŞ ile iltisaklı faaliyet yürüterek sosyal medya kanalları aracılığıyla örgütün propagandasını yaptıkları anlaşılan bazı kişilerin izini süren polis, operasyon kararı aldı.

Örgüt yanlısı kişilere yönelik yapılan teknik ve fiziki takibin ardından bu sabah birçok adrese eş zamanlı baskın düzenlendi. Özel hareket timleri tarafından yapılan operasyonda 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin kaldıkları adreslerdeki aramalarda ise zanlılara ait cep telefonu, bilgisayar, harici hafıza ve USB bellekler dâhil tüm teknolojik cihazlara el konuldu.

Gözaltına alınan DEAŞ şüphelileri sorgulanmak üzere TEM Şubeye götürüldü. Polisiye soruşturmada yakalanan zanlılar hakkında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

İmamoğlu davasının ikinci duruşması başladı

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması başladı

10.03.2026 11:30:00
Anadolu Ajansı
İmamoğlu davasının ikinci duruşması başladı
İmamoğlu davasının ikinci duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda görülen duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu ve şarkıcı Ercan Saatçi'nin de aralarında bulunduğu bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatları da duruşmaya geldi.

Duruşmada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, genel başkan yardımcıları, bazı milletvekilleri ile belediye başkanları, partililer, sanıkların aileleri, yabancı basın mensupları ve çok sayıda izleyici de yer aldı.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan'ın da aralarında yer aldığı bazı baro başkanları ve bir kısım yabancı avukatlar da duruşmada hazır bulundu.

Duruşma salonu çevresinde ve içerisinde, jandarma ekiplerince geniş güvenlik önlemleri alındı.

Sanık avukatları, mahkeme heyetinin, müdafilik kontrolü yapılmadan salona avukat alınmayacağına ilişkin bir kararı olduğunu, bunun üzerine binaya girmeden önce iki kere kontrolden geçirildiklerini belirterek, bu duruma slogan atarak ve duruşma salonunun kapısına vurarak tepki gösterdi.

Bunun üzerine İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu heyetle görüştü. Kaboğlu'nun görüşmesinin ardından avukatlar kimlik kontrolü yapılmadan salona alındı.

Salona girerken izleyiciler tarafından alkışlanan sanıklar, yakınlarına el sallayarak karşılık verdi. Bunun üzerine jandarma görevlileri, sanıkları hızlıca yerlerine oturmaları konusunda uyardı.

Bazı avukatlar da "Selam vermek ne zamandan beri suç oldu'" diyerek tepki gösterdi.

Ekrem İmamoğlu duruşma salonuna diğer sanıklardan ayrı getirilirken, sanık avukatları, sanıklar, izleyiciler alkış tuttu, bazıları "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı. İmamoğlu salona girdiğinde tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaştı.

Tutuklu sanık avukat Mehmet Pehlivan'ın yanına oturması istenen İmamoğlu, jandarmanın gösterdiği sandalyeye oturmayı kabul etmedi. İmamoğlu, jandarmaların hizasında bulunan, koridor tarafındaki sandalyede oturdu. Bunun üzerine jandarma görevlisinin, koridora sandalye getirerek İmamoğlu'nun yanına oturmasının ardından İmamoğlu, "Böyle olmaz. Kimin önünü kesiyorsunuz siz. Ağzımı bantla mı kapatacaksınız' Hakim gelecek, söyleyecek. Ben de ayaktayım. Nedir etrafımızda jandarma. Sağımda, solumda." ifadelerini kullandı.

Bu esnada salona gelen Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, "Neresinde usulsüzlük var bunun' Jandarma arkadaşlar oturun." dedi.

Ekrem İmamoğlu'nun "Kimden korkuyorsunuz'" demesinin ardından Başkan Aylan, "Bizim bir şeyden korktuğumuz yok. Kürsüye söz hakkı verdiğimiz gelecek. Yerinize geçin lütfen." diye konuştu.

Bu sırada İmamoğlu, "Dünden beri ne değişti'" derken, Başkan, "Çünkü dün size söz hakkı vermediğim halde. Kürsüye gelerek heyete, savcıya parmak salladınız. Söz hakkı gelince vereceğim. Benim önümde bir kişinin oturması doğru değil." ifadelerini kullandı.

Duruşma devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden", Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi ise "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapıldı.

Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı 10 örgüt üyesinin olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. 

İzmir'de taksi şoförünü öldüren şüpheli yakalandı

İzmir'in Konak ilçesinde ücret meselesi nedeniyle tartıştığı taksi şoförünü tabancayla öldüren zanlı gözaltına alındı.

 

10.03.2026 11:22:00 / Güncelleme: 10.03.2026 11:29:18
Anadolu Ajansı
İzmir'de taksi şoförünü öldüren şüpheli yakalandı
İzmir'de taksi şoförünü öldüren şüpheli yakalandı

İzmir'in Konak ilçesinde ücret meselesi nedeniyle tartıştığı taksi şoförünü tabancayla öldüren zanlı gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, taksi şoförü Deniz Örer (52) ile yolcu D.M. (24) arasında Konak'ta taksi ücreti nedeniyle tartışma çıktı.

Tartışmanın büyümesi üzerine D.M. yanındaki tabancayla Örer'e ateş ederek yaraladı.

Şüpheli, daha sonra yaraladığı şoförün taksisiyle bölgeden uzaklaştı.

İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Taksi şoförü Örer'in hayatını kaybettiği belirlendi.

Aracı bir sokağa bırakıp kaçmaya devam eden cinayet zanlısı ise polis ekiplerince suç aleti tabancayla yakalandı.



Durak arkadaşları Örer'i anlattı

Örer'in çalıştığı Kahramanlar Taksi Durağı'ndaki mesai arkadaşları olayın üzüntüsünü yaşıyor.

Taksi şoförü Saruhan Özdenler, gazetecilere, Örer'in durakta sevilen bir insan olduğunu söyledi.

Özdenler, taksicilerin öldürülmesine tepki göstererek, "Zannedersem müşteri ile arasında bir anlaşmazlık oluyor. Adam da çıkartıyor başından vuruyor. Arabaya da ateş ediyor. Deniz kardeşimizi arabadan indiriyor. O halde cesedini yere atıyor ve arabayı alıp kaçıyor." ifadelerini kullandı.

Örer ile 5 yıldır aynı durakta çalıştıklarını anlatan Özdenler, şöyle devam etti:

"Çok sessiz, sakin bir çocuktu. Oğlu Berke de Bucaspor 1928'de futbolcu. İyi transfer teklifleri de alıyormuş çocuğu. Hep anlatırdı. Hatta daha dün akşam hastanede tahlilleri vardı ama bu olay oldu. Hepimiz yıkıldık. Herkesin başına geliyor. Bu işin de kaderi bu. Bunu hepimiz yaşıyoruz. Yolcuyu nereden aldığını bilmiyoruz ama gittiği yeri biliyoruz sadece. Basmane semtinin üst taraflarında bir yere gidiyor."

Taksici Sinan Efe de Deniz Örer'in iyi bir insan olduğunu ve bir süre sonra taksiciliği bırakmak istediğini söylediğini belirtti.

Örer'in oğlu için çalıştığını ifade eden Efe, "Başımız sağ olsun. Oğlu Bucaspor 1928'in altyapısında oynuyordu. Üzülüyoruz." dedi. 

Siber suçlardan 360 şüpheli yakalandı

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 24 il merkezli düzenlenen operasyonlarda 360 şüphelinin yakalandığı açıkladı

10.03.2026 11:15:00
İhlas Haber Ajansı
Siber suçlardan 360 şüpheli yakalandı
Siber suçlardan 360 şüpheli yakalandı
İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 24 il merkezli düzenlenen operasyonlarda 360 şüphelinin yakalandığı açıkladı.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 24 il merkezli 'Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Yasa Dışı Bahis ve Nitelikli Dolandırıcılık' suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 360 şüphelinin yakalandığı kaydedildi.



Açıklamada, "Siber suçlarla mücadele kapsamında son 10 gündür polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda 360 şüpheli yakalandı. 24 İl merkezli 'Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Yasa Dışı Bahis ve Nitelikli Dolandırıcılık' suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; 162'si tutuklandı, 125'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.

Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Şüphelilerin; müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, pos tefeciliği yaptıkları, kişisel verilerin paylaşımı ve sorgulama konularında paylaşımlar yaptıkları, sosyal medya platformları ve oltalama (phishing) siteleri üzerinden ürün satış dolandırıcılığı, yatırım dolandırıcılığı temalarını kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri ve reklamını yaptıkları tespit edildi.



Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu; 24 ilde operasyonlar düzenlendi. Vatandaşlarımızın güvenliği için siber suç ve suçlularla mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Daire Başkanlığımızı, Kahraman Polislerimizi, MASAK'ımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."

İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi

Ekrem İmamoğlu duruşmasında izleyiciler tezahürat yaptığı için mahkeme heyeti salonundan çıktı, duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar çıkarıldı. Mahkeme başkanı izleyicilerin de salondan çıkarılmasına karar verdi. İzleyiciler duruşmaya alınmama ihtimaline karşın salondan ayrılmıyor

09.03.2026 12:30:00
İHA
İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi
İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen 'yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı.

Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu'nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş'in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun'un 251 yıla ve Adem Soytekin'in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşma bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye başlamıştı.

Duruşma sürerken, seyirci kısmından da zaman zaman tezahüratlar yükseldi. Mahkeme başkanı, duruşmanın düzenin bozulduğu gerekçesiyle seyircilerin salondan çıkarılmasına karar verdi.

Sanıklar salondan çıkarılırken, izleyiciler, jandarma eşliğinde dışarı alındı. Mahkeme heyeti salondan çıktı.

Duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi. İzleyiciler salona geri alınmama ihtimaline karşı salondan ayrılmıyor.

MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama

Milli Savunma Bakanlığınca, KKTC'nin güvenliği için 6 F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin, bugünden itibaren KKTC'ye konuşlandırıldığı bildirildi

 

09.03.2026 10:10:00
Anadolu Ajansı
MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama
MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama

Milli Savunma Bakanlığınca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) güvenliğinin artırılmasına yönelik kademeli planlamalar çerçevesinde, 6 F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin, bugünden itibaren KKTC'ye konuşlandırıldığı bildirildi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi;

"Bölgemizde yaşanan son gelişmeler kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğinin artırılmasına yönelik yapılan kademeli planlamalar çerçevesinde 6 F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemleri bugünden itibaren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne konuşlandırılmıştır. 'Gelişmelere göre yapılacak değerlendirmeler neticesinde ihtiyaç duyulması halinde ilave tedbirler alınmaya devam edilecektir." 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.