logo
23 HAZİRAN 2026

Saltanatı kaldırması -2-

(Mustafa Kemal, kendi el yazısı ile 54 sayfa olarak hazırladığı notlardan devam)

13.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Saltanatı kaldırması -2-
Saltanatı kaldırması -2-
(Mustafa Kemal, kendi el yazısı ile 54 sayfa olarak hazırladığı notlardan devam)

"Ulusal egemenliğinin makamı yalnız ve ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir ve bu egemenlik makamının hükûmetine, Türkiye büyük Millet Meclisi Hükûmeti derler. 

Bundan başka bir saltanat makamı, bundan başka bir hükûmet yoktur ve olamaz.

Bugün dahi saltanat ve egemenlik makamıyla halifelik makamının yan yana bulunabilmesi en doğal durumlardandır. Şu farkla ki, Bağdat'ta ve Mısır'da saltanat makamında bir kişi oturuyordu.

Türkiye'de o makamda, asıl olan milletin kendisi oturuyor. Halifelik makamında da Bağdat ve Mısır'da olduğu gibi güçsüz veya sığıntı, aciz bir kişi değil, dayanağı Türk Devleti olan yüce bir kişi oturacaktır.

Böylece bir taraftan Türkiye halkı çağdaş ve gelişmiş bir devlet halinde her gün daha sağlam olacak, diğer taraftan bütün İslam dünyasının ruh ve duygularının, inancının bağlantı noktası, Müslümanların kalplerini ferahlatabilecek bir yücelikte bulunacaktır.

Bundan sonra halifelik makamının da Türkiye Devleti için ve bütün İslam dünyası için ne kadar bereketli olacağını da gelecek günler bütün açıklığıyla gösterecektir." 







Yani Mustafa Kemal, tek kişinin iradesine milletin tamamını bırakmayı reddetmiştir. Saltanat, egemenlik yetkisinin millete geçtiği Millet Meclisi'nin açılmasından sonra kaldırılmıştır. Bunun nedenini yetiştiği İslam inancında aramak gerekir.

Zaten kendisi konuşmasının giriş bölümünde Peygamberimiz Hz. Muhammed'i övmüş, önemine değinmiştir.

Ancak Peygamberimiz son peygamberdir ve sonrasında zamanla egemen yetkinin bir kişide toplanmasının sakıncalarını en son Padişah Vahdettin üzerinden anlatmış ve millete dağılmasının gereğine vurgu yapmıştır.







Bu sayede yetki ve sorumluluk milletin tamamına ait hale getirilmiştir.

Ancak halifeliği kaldırmamış; onu da milletin tamamına ait şekle koymuştur.

Aşağıda görüleceği gibi, 3 Mart 1924'te kalktığı iddia edilen hilafet makamı kalkmamış, sadece bir kişiden alınarak, Meclis'e tevdi edilmiştir.

Hilafet, 3 Mart 1924'te çıkarılan 431 sayılı Hilafetin İlgasına ve Hanedan-ı Osmaniye'nin T.C. Memaliki Haricine Çıkarılmasına Dair Kanun'un 1. maddesine göre;

"Halife halledilmiştir. Hilafet, hükûmet ve cumhuriyet mânâ ve mefhumunda esasen mündemiç olduğundan hilafet makamı mülgadır."

Mündemiç; Varlığın içinde bulunan, varlığın yapısına karışmış olan demektir.

Meclis'in şahsında mündemiç hale getirilmiştir.







Mustafa Kemal, 19 0cak 1923 tarihindeki İzmit konuşmasında, hilafet ve millî hakimiyet üzerinde durmuş, hilafetin Meclis'e mündemiç oluşu ile millî hakimiyetin esasen çelişkili olmadığını izah etmiştir:

"… Cenab-ı Risaletpenah Efendimiz, bütün ehl-i İslam'ın, ehl-i kitabın malumu olduğu üzere, Yaratan tarafından dinî hakikatleri insanlık dünyasına tebliğ ve anlatmaya memur buyuruldular.

Cenab-ı Peygamber, kendilerine tâbi olanlarla beraber teşekkül etmek, şekillenmek ve bizzat bir hükûmet yapmak için bir askerî kuvvet vücuda getirmek ve peygamberlik vazifesini böyle bir hükûmete ve kuvvete dayanarak yapmak mecburiyetinde kaldı. Bu sûretle aslolan ve hasrolan vazifesine, ikinci bir vazifeyi ilave etti.







Hz. Ömer'e, 'Halife-i Resûlullah' dediler, o ilk defa olarak minbere çıktı, 'Hayır ben halife-i Resûlullah değilim, siz müminlersiniz ve ben sizin emirinizim ve reisinizim.

Hükûmetin hangi esaslara dayanması lazım geleceği bellidir, açıktır, katidir. O esaslardan biri de şûradır. Şûra en kuvvetli bir esastır.
Diğer bir esas da, adalet esasıdır. Şûra, insanların muamelelerini yaparken adil yapacaktır. Çünkü adaletten uzaklaşmış olan şûra; Allah'ın emrettiği bir şûra olamaz.'

İşte bizim meclisimiz ve onun mutemedi olan zevattan meydana gelmiş olan hükûmet heyeti şer'in tamamıyla emretmiş olduğu bir şekilde ve mahiyettedir. Buna göre başkaca bir hilafet makamı söz konusu olabilir mi?







Efendiler! Milletimizin kurduğu yeni devletin mukadderatına, muamelelerine, bağımsızlığına; ismi halife olsun, padişah olsun, ne olursa olsun hiç kimseyi müdahale ettirmez.

Bu itibarla, millet tam Allah'ın emrettiği gibi kurduğu devleti ve onun bağımsızlığını muhafaza ediyor ve ilelebet muhafaza edecektir." 







Kısaca, Mustafa Kemal'in hilafeti mecliste mündemiç etmesi, saklaması, millî hakimiyetin mecliste toplanması; bir kişide değil, yetkinin milletin tamamına dağılması içindi.






Ve kendisi, yaptığı bu Meclis'in ve hükûmetin şer'in tamamıyla emretmiş olduğu şekil olduğunu belirtmektedir." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi

Samsun merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen organizasyona ağır darbe vuruldu

23.06.2026 19:00:00
İHA
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik Samsun merkezli İstanbul, Batman, Antalya, Muğla, Aydın, Osmaniye ve Eskişehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.








23 Haziran 2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda adreste arama, el koyma ve yakalama işlemi yapıldı. Operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 52 şüpheli gözaltına alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.








Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, elde edilen delillerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca kaydedildi.








Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği bildirildi.













Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.