Sanayi ve toprak arasındaki zorlu mücadele: Payas’ta Tarım
Payas denilince akla ilk gelen dev bacalar ve liman sevkiyatları olsa da, ilçenin arka planında asırlık zeytin ağaçları ve narenciye bahçeleri yaşam mücadelesi veriyor
29.04.2026 11:23:00
Abdülkadir Gündoğdu
Abdülkadir Gündoğdu





Payas denilince akla ilk gelen dev bacalar ve liman sevkiyatları olsa da, ilçenin arka planında asırlık zeytin ağaçları ve narenciye bahçeleri yaşam mücadelesi veriyor. Bugün Payaslı çiftçiler, bir yandan değişen iklim koşullarıyla bir yandan da sanayileşmenin getirdiği yapısal sorunlarla boğuşuyor.

Ürün Yelpazesi: Narenciye ve Zeytin Ön Planda
Payas'ın tarımsal kimliği, Akdeniz ikliminin sunduğu avantajlarla şekilleniyor. İlçede üretimin ana omurgasını şu ürünler oluşturuyor:
Narenciye Bahçeleri: Portakal, mandalina ve limon üretimi, özellikle sahil kesimine yakın bölgelerde halen en önemli gelir kaynaklarından biri. Payas narenciyesi, aromasıyla hem iç piyasada hem de ihracatta kendine yer buluyor.

Asırlık Zeytinlikler: Amanos Dağları'nın eteklerine doğru yükselen arazilerde zeytin tarımı yapılıyor. Bölgedeki zeytinliklerin bir kısmı sanayi bölgelerine çok yakın olduğu için "direnişin sembolü" olarak görülüyor.
Sınırlı Sebzecilik ve Meyve: Yerel pazarlarda tüketilmek üzere yetiştirilen incir ve kayısı gibi meyveler, Payas'ın eski bahçe kültürünü yaşatıyor.

Çiftçilerin Çözüm Bekleyen Sorunları
Payaslı üreticilerle yapılan görüşmelerde, tarımın sürdürülebilirliği önündeki engeller şu şekilde sıralanıyor:
1. Sanayi Kaynaklı Çevresel Etkiler:
Çiftçilerin en büyük şikayeti, sanayi tesislerinden yayılan toz ve emisyonlar. Özellikle çiçeklenme döneminde ağaçların üzerine çöken tabaka, döllenmeyi engelleyerek verimi ciddi oranda düşürüyor. Üreticiler, "Toprak yoruluyor, ağaç nefes alamıyor" diyerek bu duruma dikkat çekiyor.

2. Girdi Maliyetleri ve Ekonomik Yük:
Türkiye genelinde olduğu gibi Payas'ta da gübre, mazot ve ilaç fiyatlarındaki artış çiftçinin belini büküyor. Sanayi işçiliğinin daha cazip görülmesi nedeniyle, hasat döneminde çalışacak işçi bulmak hem zorlaşıyor hem de maliyetleri ikiye katlıyor.
3. Sulama ve Elektrik Problemleri:
Yer altı su seviyelerinin değişmesi ve sulama elektriğine gelen zamlar, özellikle narenciye üreticilerini zor durumda bırakıyor. Modern damlama sistemlerine geçiş için gereken finansman desteği ise yetersiz kalıyor.
4. Arazi Daralması:
Kentsel büyüme ve sanayi bölgelerinin genişlemesi, birinci sınıf tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması riskini doğuruyor. Çiftçiler, tarım alanlarının anayasal olarak daha sıkı korunmasını talep ediyor.

Gelecek Beklentisi
Payas'ta tarımın bitmemesi için yerel yönetimlerin ve tarım müdürlüklerinin "Sanayi-Tarım Dengesi" politikalarını hayata geçirmesi bekleniyor. Çiftçiler, özellikle narenciye ve zeytin için doğrudan desteklerin artırılmasını ve sanayi bölgesine yakın arazilerde özel koruma/iyileştirme programlarının uygulanmasını istiyor.

Payas toprağı halen bereketli; ancak bu bereketin sürmesi için çiftçinin sesinin fabrikaların gürültüsünden daha gür çıkması gerekiyor.

Ürün Yelpazesi: Narenciye ve Zeytin Ön Planda
Payas'ın tarımsal kimliği, Akdeniz ikliminin sunduğu avantajlarla şekilleniyor. İlçede üretimin ana omurgasını şu ürünler oluşturuyor:
Narenciye Bahçeleri: Portakal, mandalina ve limon üretimi, özellikle sahil kesimine yakın bölgelerde halen en önemli gelir kaynaklarından biri. Payas narenciyesi, aromasıyla hem iç piyasada hem de ihracatta kendine yer buluyor.

Asırlık Zeytinlikler: Amanos Dağları'nın eteklerine doğru yükselen arazilerde zeytin tarımı yapılıyor. Bölgedeki zeytinliklerin bir kısmı sanayi bölgelerine çok yakın olduğu için "direnişin sembolü" olarak görülüyor.
Sınırlı Sebzecilik ve Meyve: Yerel pazarlarda tüketilmek üzere yetiştirilen incir ve kayısı gibi meyveler, Payas'ın eski bahçe kültürünü yaşatıyor.

Çiftçilerin Çözüm Bekleyen Sorunları
Payaslı üreticilerle yapılan görüşmelerde, tarımın sürdürülebilirliği önündeki engeller şu şekilde sıralanıyor:
1. Sanayi Kaynaklı Çevresel Etkiler:
Çiftçilerin en büyük şikayeti, sanayi tesislerinden yayılan toz ve emisyonlar. Özellikle çiçeklenme döneminde ağaçların üzerine çöken tabaka, döllenmeyi engelleyerek verimi ciddi oranda düşürüyor. Üreticiler, "Toprak yoruluyor, ağaç nefes alamıyor" diyerek bu duruma dikkat çekiyor.

2. Girdi Maliyetleri ve Ekonomik Yük:
Türkiye genelinde olduğu gibi Payas'ta da gübre, mazot ve ilaç fiyatlarındaki artış çiftçinin belini büküyor. Sanayi işçiliğinin daha cazip görülmesi nedeniyle, hasat döneminde çalışacak işçi bulmak hem zorlaşıyor hem de maliyetleri ikiye katlıyor.
3. Sulama ve Elektrik Problemleri:
Yer altı su seviyelerinin değişmesi ve sulama elektriğine gelen zamlar, özellikle narenciye üreticilerini zor durumda bırakıyor. Modern damlama sistemlerine geçiş için gereken finansman desteği ise yetersiz kalıyor.
4. Arazi Daralması:
Kentsel büyüme ve sanayi bölgelerinin genişlemesi, birinci sınıf tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması riskini doğuruyor. Çiftçiler, tarım alanlarının anayasal olarak daha sıkı korunmasını talep ediyor.

Gelecek Beklentisi
Payas'ta tarımın bitmemesi için yerel yönetimlerin ve tarım müdürlüklerinin "Sanayi-Tarım Dengesi" politikalarını hayata geçirmesi bekleniyor. Çiftçiler, özellikle narenciye ve zeytin için doğrudan desteklerin artırılmasını ve sanayi bölgesine yakın arazilerde özel koruma/iyileştirme programlarının uygulanmasını istiyor.

Payas toprağı halen bereketli; ancak bu bereketin sürmesi için çiftçinin sesinin fabrikaların gürültüsünden daha gür çıkması gerekiyor.





































































