Şara’dan çifte standart! Kürtlere hak, Türkmenlere sessizlik
Suriye’de Kürtlerin dil ve kimlik hakları için özel kararname çıkaran Şara yönetimi, Türkmenler başta olmak üzere diğer topluluklar için neden aynı kapsamda düzenlemeler yapmıyor?
Haber Merkezi





DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Rûdaw'a yaptığı açıklamada Rojava'da Kürtlerin varlığının resmen kabul edilmesini, Kürtçe eğitim hakkını ve yönetimde rol almalarını tarihî bir gelişme olarak değerlendirdi. Eren, bu hakların yeterli olmadığını belirtirken entegrasyon sürecinin bozulması ve Kürtlerin kazanımlarının ortadan kaldırılması tehlikesine de dikkat çekti.
Ancak Şam yönetiminin attığı adımlar, başka bir soruyu gündeme taşıdı: Şara hükümeti bir topluluğun dilini, kimliğini ve geçmişte yaşadığı hak kayıplarını tanımak için özel düzenleme yaparken, Suriye'deki diğer topluluklar neden aynı kapsamda ele alınmıyor?
KÜRTLER İÇİN ÖZEL KARARNAME

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, 16 Ocak 2026'da yayımladığı 13 sayılı kararnameyle Kürtleri Suriye halkının asli bir parçası olarak tanımladı. Kararnamede Kürtçenin ulusal dil olarak kabul edilmesi, Kürt nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde okullarda öğretilmesine izin verilmesi, 1962 nüfus sayımından kaynaklanan istisnai uygulamaların kaldırılması ve Nevruz'un resmî tatil ilan edilmesi gibi düzenlemeler yer aldı.
Kürtçe, 2026-2027 eğitim öğretim yılından itibaren Suriye'de okullarda seçmeli ders olarak uygulanmaya başladı. Ancak bu adım, bütün derslerin Kürtçe okutulması talebini karşılamadı. Bazı Kürt yetkililer, yeni uygulamanın kendi dillerinde eğitim beklentilerinin gerisinde kaldığını belirtiyor.
PEKİ, TÜRKMENLERİN HAKLARI NE OLACAK?
Suriye'deki Türkmenler açısından temel mesele, siyasi temsille sınırlı olmayan bir hak güvencesi. Türkmenlerin kendi dillerini öğrenebilmesi, kültürel kimliklerini koruyabilmesi ve kamusal yaşamda eşit biçimde yer alabilmesi için hangi hukuki düzenlemelerin yapıldığı sorusu yanıt bekliyor.
Kürtler için yayımlanan 13 sayılı kararnamede yer alan özel hükümlerin Türkmenler için aynı kapsamda düzenlendiğini gösteren bir belge ortaya konulmuş değil. Bu durum, Türkmenlerin hiçbir hakkı bulunmadığı anlamına gelmiyor; ancak iki topluluğa yönelik düzenlemelerin aynı kapsamda olup olmadığı konusunda açık bir fark bulunduğunu gösteriyor.
EŞİT VATANDAŞLIK SÖZDE Mİ KALACAK?
Şara yönetimi, ülkenin birliğini sağlama ve farklı toplulukları devlet yapısına entegre etme hedefini öne çıkarıyor. Ancak kalıcı birlik, yalnızca bir topluluğun taleplerine yanıt verilmesiyle sağlanabilir mi? Kürtlerin dil ve kimlik haklarının tanınması önemli bir adım olarak sunulurken Türkmenler, Süryaniler, Asuriler ve diğer toplulukların hakları hangi ortak çerçevede güvence altına alınacak?
Şam yönetiminin yanıtlaması gereken soru açık: Bir topluluğun tarihî hak kayıplarını gidermek için özel kararname çıkarılabiliyorsa, diğer toplulukların dil, kültür ve temsil talepleri için neden aynı açıklıkta ve güvence altında düzenlemeler yapılmıyor?
Suriye'de kalıcı istikrarın ölçüsü, hangi topluluğa ne kadar hak verildiği üzerinden bir yarış yaratmak değil; bütün toplulukların haklarını eşit, açık ve kalıcı kurallarla güvence altına almak olmalı. Aksi durumda, bir kesimin kazanımı olarak sunulan düzenlemeler diğer topluluklarda dışlanmışlık ve eşitsizlik tartışmalarını büyütebilir.










































































