logo
12 EKİM 2026

İsrail’in çok cepheli saldırısı: Katliam, işgal, sürgün ve sansür

12.10.2026 00:00:00
 

İsrail yönetiminin Orta Doğu coğrafyasında yürüttüğü askeri ve siyasi stratejiler, insani krizleri derinleştirirken uluslararası kamuoyunun tepkisini çekmeye devam ediyor. 

Gazze'den Batı Şeria'ya, Suriye sınırından yabancı basın mensuplarına kadar uzanan geniş bir yelpazede uygulanan baskı politikaları, bölgedeki gerilimi tırmandırıyor. 

Gerçeklerin dünya kamuoyuna ulaşmasını engellemeye yönelik sansür girişimleri, sivil halkın zorla göç ettirilmesi ve komşu ülkelerin egemenlik haklarının ihlal edilmesi, İsrail'in izlediği yayılmacı ve zulme dayalı yönetim anlayışını açıkça gözler önüne seriyor.

Gerçeklere barikat, basın sansürü ve "terör devleti" mantığı

İsrail yönetimi, gerçekleştirdiği katliam ve soykırım suçlarını haberleştiren basın mensuplarını, siyasetçileri, aktivistleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerini sistemli bir şekilde hedefe koymaktadır. 

Bunun son örneği, Alman gazeteci Serena Bilanceri'nin ülkeye girişinin yasaklanmasıyla yaşandı. Die Tageszeitung gazetesinde kaleme aldığı makalelerde İsrail'i "apartheid devleti" olarak nitelendiren ve ekonomik/askeri yaptırım çağrısında bulunan Bilanceri'nin giriş yasağı, Diaspora Bakanlığı'nın tavsiyesi ve Nüfus ve Göç İdaresi'nin onayıyla yürürlüğe girdi.

Hakkında yasa kararı verilen ve engellenen diğer isimler: Lynn Boylan (AP Filistin Delegasyonu Başkanı), Rima Hassan (AP Üyesi), Apsana Begum (İngiliz İşçi Partisi), Jonas Sjöstedt ve Hanna Gedin (İsveçli Milletvekilleri), Rashida Tlaib ve Ilhan Omar (ABD Temsilciler Meclisi Üyeleri), Euro-Med (Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü) bünyesindeki 40 aktivist ve daha niceleri...

İsrail'in bu tavrı, gerçeklerin üstünü örtmeyi amaçlayan tam bir terör devleti ve zulüm yönetimi yaklaşımıdır. Suçlarını gizlemek adına her türlü eleştiriyi ve belgelemeyi engelleyen Tel Aviv yönetimi, uluslararası basını ve siyasi aktörleri baskı altına alarak gerçekleri karartmayı hedeflemektedir.

Gazze'de insani drama karşı ateşkes ihlalleri ve kış koşulları

Gazze Şeridi'nde 7 Ekim 2023'ten bu yana sürdürülen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 74 bin 377'ye, yaralı sayısı ise 175 bin 398'e ulaşmıştır. İmzalanan ateşkes anlaşmalarına rağmen İsrail ordusunun sivil halkı hedef almaya devam ettiği, son ihlallerle birlikte can kayıplarının arttığı bildirilmektedir.

Saldırılar neticesinde evlerini kaybeden yaklaşık 1,9 milyon Filistinli, kış mevsiminin gelişiyle çökme riski taşıyan hasarlı binalarda barınmak zorunda kalmaktadır. 

Yağmur, soğuk ve rüzgâr karşısında çaresiz kalan Gazzeliler, hem kış şartlarıyla hem de başlarına yıkılma tehlikesi bulunan yapılarla mücadele etmektedir.

Yüksek çadır fiyatları ve ekonomik imkânsızlıklar nedeniyle insanlık dramı her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır. 

Öte yandan İsrailli aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in Filistinlilerin Gazze ve Batı Şeria'dan sürgün edilmesini savunan yapay zeka videoları paylaşması, yönetimin etnik temizlik niyetlerini ve insan hayatını hiçe sayan koltuk mücadelelerini açıkça sergilemektedir.

Batı Şeria'da mülksüzleştirme ve Suriye'de genişleyen işgal

İsrail'in saldırgan tutumu yalnızca Gazze ile sınırlı kalmayıp Batı Şeria ve Suriye sınırına da yayılmaktadır. 

Batı Şeria'nın Tubas kentine bağlı Hırbet er-Ras el-Ahmer bölgesinde 27 gündür kuşatma altında tutulan 47 Filistinli aileye, mülk sahipleri ve fanatik gruplar tarafından evlerini terk etmeleri için son uyarılar verilmiştir. 

Hendekler, duvarlar ve askeri alanlarla etrafı çevrilerek adeta bir kafese dönüştürülen bölgede, halkın otlak arazilerinin yüzde 90'ına el konulmuş durumdadır.

İsrail güçleri, Suriye'nin Kuneytra kırsalındaki Sayda el-Cevlan köyüne düzenlediği baskınla 3 koyun çobanını alıkoymuş; son bir yılda bölgede 9 askeri üs kurarak yaklaşık 12 bin dönüm araziyi işgal etmiştir.

İsrail'in bu açık işgaline ve Suriyeli vatandaşları öldürmesine, alıkoymasına rağmen yeni Suriye yönetiminin duruma müdahale etmemesi dikkat çekicidir.

Büyük İsrail projesi ve gelecek tehlikesi

Batı Şeria, Gazze, Doğu Kudüs, Suriye ve Lübnan'da sergilenen bu sistemli zorla göç ettirme ve toprak gaspı stratejisi, münferit askeri operasyonlar değildir. 

Tüm bu adımlar, "Büyük İsrail Devleti" projesi ve vadedilmiş topraklar (Arz-ı Mevud) illüzyonu kapsamında yürütülen geniş çaplı bir planın parçasıdır. 

Türkiye de dahil olmak üzere tüm bölge coğrafyasını tehdit eden bu zihniyet; işgal, sansür ve insani yıkım araçlarını kullanarak bölgedeki dengeleri tamamen değiştirmeyi amaçlamaktadır.

 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.