Türk siyasetini anlamak gerçekten mümkün değil? Siyasetin gayesi millete hizmet etmek; devlet ve millet menfaatlerini korumak ise bizim kat etmemiz gereken çok yol var. Atatürk'ten sonra adım adım değişen siyasi çizgi, bugün Batı'nın isteklerine ram olmuş durumda. Ne, hangi gerekçe ile hayata geçiriliyor, belli mi? 5. yılına giren Suriye işgali, işgalin müsebbibi ABD ve İsrail için dahi şu anlık da olsa rafa kaldırılmış durumda iken, bizim iktidar hâlâ daha 'Esad gitmeli' diyor. Esad'a karşı girişilecek bir saldırıda en ön safta olmayı kendileri teklif eder bir haldeler. Türkiye'ye ve Türk halkına bir faydası olmayacak, baştan aşağı zarar bu hadiseyi Meclis'te grubu bulunan diğer siyasi partiler de onaylayabiliyor. Eğit-donat projesinde Esad'a karşı ılımlı muhalifleri yetiştiren Türkiye şimdi ise İŞİD mevzilerini vuran Rusya ile savaş çıkarmaya uğraşıyor. Rusya'nın 'sehven' dediği hava sahası ihlalini, günlerdir en üst makamların ağzından illa da 'bilerek ve kasıtla' diye anlatıp duruyorlar. Gereği yapılacak bu 4 dakikalık ihlal, inanınız sadece Türkiye'ye zarar verir Suriye konusunda tavrından zerre geri adım atmayan ve istediği noktaya ABD'yi bile getiren Rusya'nın, uluslararası arenada hiçbir prestiji kalmamış Türkiye'yi dikkate alması elbette beklenemez. Üstelik muhtemel bir savaşta Rusya ile baş edebilmemize imkân da bulunmamaktadır. Askeri kuvvetleri Ergenekon gibi bir suni gündemle yıpranmış Türk ordusu böyle bir sıcak savaş ortamında ne yapabilir? Prof. Dr. Haydar Baş, Suriye ile savaşa ABD'den daha hevesli Türk iktidarı için 'verilen sözlerin yerine gelmesine bir bahane' yorumunda bulunmuştu. Doğrudur. Rusya ile yaratılmaya çalışılan savaş ortamı da aynı gerekçe ile denenmekte galiba. Böyle bir savaşa dahil olma, bir anda parçalanmamız ve hatta tüm Anadolu coğrafyasının işgali demektir. Savaşın Ak Partisi'ni ilgilendiren bir yanı da var. Anayasa'nın 53. maddesinde, "Savaş sebebiyle seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse, TBMM, seçimlerin 1 yıl ertelenmesine karar verebilir" deniliyor. 1 Kasım seçimlerinin, 7 Haziran'da elde edilemeyen iktidar için yapıldığı ortada. Ancak anketlere göre, 1 Kasım'da da AKP adına tek başına iktidar gözükmüyor. Rusya ile savaş ve 1 yıl erteleme kararı, AKP çoğunluğundaki geçici hükümetin 1 yıl daha iktidarını koruyacak yeni bir formül gibi şekilleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'ye yapılan saldırı, NATO'ya yapılmış saldırıdır" dedi. ABD, İsrail ve müttefiklerine karşı, Rusya, Çin, Irak ve İran'ın yer aldığı bir bloklaşmada acaba Türkiye ABD'ye mi, İsrail'e mi yoksa onların sözünden çıkmayan müttefiklerine mi güvenebilir?
Sinem Baş / diğer yazıları
- Geçmiş olsun Sayın Baş / 23.03.2020
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018



























































