Birçok kişiyi pek şaşırtmayan Sinan Oğan'ın Erdoğan'a destek açıklaması muhalefet cephesinde tepki çekerek, 'kendine yakışanı yaptı' şeklinde nitelendi ve elbette muhalefet açısından seçmen nezdinde kayıp hanesine yazıldı.
Bu omurgasızlığın kazanması en muhtemel tarafa doğru kayış olarak görüldüğü bir gerçek.
Bu bağlamda Millet İttifakı'nın Türkiye'de iktidar değişimi istiyorsa 'kazanacak taraf Erdoğan' algısını değiştirebilmek için 3 günü var.
Bunu nasıl yapacaklar?
Bu algıyı değiştirmek için Millet İttifakı'nın elindeki son fırsat, Ümit Özdağ'ın bugün yapacağı açıklama olabilir.
Önceki gün açıklayacağı kararını düne erteleyen Ümit Özdağ'ın taleplerine iddialara göre 6'lı Masa'dan Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu ve Gültekin Uysal itiraz etmiş.
O yüzden Özdağ'ın açıklaması bugüne kaldı.
Zafer Partisi lideri Özdağ dün, anlaşmaya varılması hâlinde bugün saat 11.00'de Kılıçdaroğlu ile birlikte basın toplantısı yapmayı planladıklarını açıkladı.
Özdağ anlaşmak için hangi şartları masaya koydu?
En temelde Anayasa ilk 4 ve 66 maddelere riayet garantisi ve Suriyeli sığınmacıların 'amasız' geri gönderilmesini…
Özdağ'ın bu isteklerinin aslında kendini muhalif olarak tanımlayan çoğunluk seçmenin de paylaştığı şeyler olduğu açık. Dolayısıyla bu taleplerin reddi, muhalefet açısından telafisi mümkün olmayacak sonuçlar doğuracaktır.
Muhalefet cephesini bekleyen bu tehlike hızla yaklaşıyor.
Özdağ'ın koştuğu anayasa temelli makul şartlara muhalefet cephesinin 'hayır' dediği anlaşılırsa 28 Mayıs'ta hangi tarafın sandığa gömüleceği şimdiden belli demektir.
Dün ortaya atılan iddialara göre Kılıçdaroğlu ile Özdağ'ın olası anlaşması hususunda şerh düşen Ali Babacan'ın başında olduğu DEVA Partisi, "6'lı Masa'nın 14 Mayıs öncesiyle 28 Mayıs öncesindeki politik tutumu birbirinden farklı olmamalı" diyormuş.
Oysa 14 Mayıs'ta Erdoğan'ın önde bitirmesinin en önemli nedeni zaten 6'lı Masa'nın seçmen nezdinde karşılıksız kalan politik tutumu olmuştu.
Görünen köy kılavuz istemez, 6'lı Masa'nın aynı politik tutumu 28 Mayıs'ta da devam ettirildiği takdirde sonuç 14 Mayıs'tan farklı olmayacak gibi görünüyor.
Böyle bir sonuç istenmiyorsa, oy kaybettiren ya da yeni oyların gelişini engelleyen başta politik tutum olmak üzere her şey hızla gözden geçirilip, değiştirilmesi gerekmez mi?
Akıl ve mantık bunu gerektirdiği halde 'aynen devam edelim' de ısrar edilmesi, DEVA'nın 14 Mayıs sonuçlarından ziyadesiyle memnun olduğunu ve değişim istemediğini mi göstermektedir yoksa?
Böyle bir şeye şaşırır mıyız?
Geçen hafta 'Anayasa değişikliği için Erdoğan'la birlikte çalışabiliriz' diyerek, 6'lı Masa'dan Erdoğan'a ilk göz kırpanın Ali Babacan olduğunu bildiğimizden bizim için hiç de şaşırtıcı olmaz.
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024































































































