logo
14 HAZİRAN 2026

'Sedef hastalığında beslenme önemlidir'

Sedef hastalığı ve egzama üzerine yoğunlaşan Dr. Mehmet İlteber Bahadır, sedef hastalarına ve potansiyel sedef hastalarına önemli bilgiler verdi. Dr. Bahadır, bu hastalıkta beslenme tarzına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı

23.04.2017 00:00:00
OKAN EGESEL/ İSTANBUL
Günümüzde en yaygın hastalıklardan birisi olan sedef ile ilgili Dr. Mehmet İlteber Bahadır, hastalık ve tedavi yöntemlerine dair çok önemli bilgiler verdi. Sedefin genetik geçişli bir hastalık olduğunu belirten Bahadır, "İlla annede, babada, teyzede, halada, dayıda, babaanneler de olacak diye bir şey yok. Bazen sedef hastalığı yedi kuşakta bulunmaz. Yedi kuşak sonra da ortaya çıkabilir. Yani ben de yok filan demeyin. Diyelim ki çocuğunuz da çıktı veya annem de babam da yok bende nasıl Sedef hastalığı olur demeyin. Hastalık, genetik geçişli olması, illaki bir insanın hasta olacağı manasına gelmez. Zaten eğer illaki hasta olmuş olsaydı o zaman bu tam doğuştan başlayıp ömür boyu devam edecekti. Sedef özellikle ergenlik döneminde adelosan çağ dediğimiz dönemlerde genç kızlarda çıkıyor. Yine kadınlarda en fazla çıktığı dönem hamilelik ve hamilelikten sonra hormonlarının çekilme dönemi denilen dönemde hormonların çekilmesi sonucu ciltte çıkabilen bir hastalık" şeklinde açıkladı.
'Stres en büyük etken'
Sedef hastalığını tetikleyen birçok faktör olduğunun altını çizen Dr. İlteber Bahadır; "Sedef hastalığını hakikaten tetikleyen pek çok faktörler var. Bunlardan en birincisi sedef hastalarında çok iyi bileceği gibi stres. Diğerleri de bazı gıdalar ile alınan ilaçlar Sedef hastalığını tetikleyebilir. Örneğin, genç bir kadın ergenlik dönemine girdi ve stresli süreç yaşadı. Bu genç kızın vücudunda kolunda, dirseğinde, bacağında ve özellikle kadınlarda kulak arkası saçlı deride çıkar. Ayrıca, tıp kitaplarında yazdığı gibi telaffuz edecek olursak; Sedef, stresten dolayı çık diyelim. Ardından bu kadın 20 yıl boyunca çok mutlu bir hayat yaşadı ama maalesef sedef ciltte kalır. Sedef, kısır döngü iken artık bağımsız bir rahatsızlıktır. Yani stresten bağımsızdır. Almış olduğu ilaçlardan gıdalardan bağımsızlık bir hastalık olarak kısır döngü bir hastalık olarak devam eder. Normal insanda ayda bir kez cildi yenilenir. Eski hücreler dökülüp yerine yeni hücreler gelir. Sedef hastalığında ise böyle değildir. Sedefli bölgelerde hastanın vücudu günde 5-6 defa katman katman pul pul olur. Biz bu görünüme sedefli görünüm 'psoriatik' tip dediğimiz bir görünüm hal olur ve bu cilt döküldükçe yavaş yavaş vücutta yayıla yayıla hastalığı tüm vücudu kaplayabilen insanların hayatını alt üst edebilen bir hastalık haline gelebilir" şeklinde konuştu.
'Risk altında olan ciltler'
Kuru tip ciltlerin Sedef hastalığının en çok sevdiği ciltlerin tipi olduğunu ve pek çok tipi olduğunu söyleyen Dr. İlteber Bahadır sedef hastalığının en yaygın olanı ve çok hızlı şekilde kuru ciltlerde yayıldığını belirterek, "Mesela bize bazen hasta gelir hastanın sadece dirseklerinde ve dizlerinde vardır. Hastaya daha dikkatli baktığımız zaman yağlı bir cilde sahip olduğunu fark ederiz. Bu sebeple hastalık sadece diz ve dirseklerde sınırlı olarak kalmıştır. Bunun gibi pek çok örnekleme verebiliriz. Hastalara verdiğimiz randevular gerçekten çok kısa sürüyor, ortalama 5-6 dakika hastanın yağ nem dengelerine bakıyoruz. Cildinde yeni lezyon olup olmadığına bakıyoruz ve hastaya çeşitli tavsiyelerimizi verip tekrardan geri gönderiyoruz. Ortalama tedavi süremiz 2 buçuk, 3 buçuk ay sürüyor. Bu süre içerisinde ortalama olarak 3 tane randevumuz var. Vücut tertemiz olduktan sonra her hastayı yaklaşık 2 yıl süre ile takip ediyoruz. Dr. İlteber Bahadır hastalara şöyle bir uyarıda bulunuyor. "Avrupa'dan Almanya'dan buraya geleceksiniz buna değer mi? şeklinde düşünceler çok oluyor. Buna değer çünkü her hastaya vermiş olduğumuz bir şeyimiz var hiçbir hastayı tertemiz yapmadan da bırakmıyoruz. Bunu da buradan çok net olarak söylüyorum" ifadelerini kullandı.
'Beslenme tarzı önemli'
Sedef hastalığında beslenmenin önem teşkil ettiğini vurgulayan Dr. Mehmet İlteber Bahadır, hastalarından zaman zaman diyet yapmalarını istediğini söyleyerek, "Özellikle cilt altı kanlandıran yiyeceklere dikkat edilmeli. Alkol bunların başında gelir. Özellikle acılı, isotlu tarzında dediğimiz çiğ köfte; sucuk, kırmızı, pul biber, aşırı acılı yiyecekler. Aşırı baharatlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Yine domates patlıcan yaz döneminde hastaların bu konuda aşırıya kaçmaması gerekir. Özellikle kızartma türü dediğimiz patates cipsleri, patates kızartması tarzındaki yiyeceklerden, turşu gibi kaşıntıyı artıran gıdalardan da uzak durması  gereklidir. Hastalar kısa bir dönem mutlaka diyet uygulamalılar" dedi.

'Sedef özellikle kış dönemi hastalığıdır'

Dr. Bahadır, yaz döneminde hastaların kısa kollu t-shirt ve şortları ile rahat rahat dolaşmalı ve denize girmeleri gerektiğini söyleyerek, "Şimdi yaz aylarını rahat geçirmeleri için cildimizi kuvvetlendirmek denize gitmek, deniz suyu, kum, güneş, sık duş almak bizim için çok çok önemli. Sedef özellikle kış dönemi hastalığıdır. Yazın Sedef genellikle geçer, kışın ise havalar kuruyup cildimiz çatlamaya başladığı dönemlerde hastalar tekrardan sedef hastalığının arttığını görürler. Biz mesela kış döneminde iki günde bir banyo veya duş önerirken, yaz döneminde ise hastalarımıza her gün duş yapmasını hatta günde iki kez duş yapmasını tavsiye ediyoruz. Kış döneminde ise hastalarımızın cildini kurutmamak için en erken iki günde bir, haftada en fazla üç veya dört banyoyu geçmemelerini buraya gelen her hastaya ısrarla söylüyoruz" şeklinde sözlerini sonlandırdı. OKAN EGESEL

Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı

Trabzon'un Akçaabat ilçesinde sahile vuran ve üzerindeki işaretlerden Rus menşeli olduğu değerlendirilen roket motoru parçası, jandarma ekiplerince incelenmek üzere muhafaza altına alındı

14.06.2026 11:43:00
İhlas Haber Ajansı
Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı
Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı
Trabzon'un Akçaabat ilçesinde sahile vuran ve üzerindeki işaretlerden Rus menşeli olduğu değerlendirilen roket motoru parçası, jandarma ekiplerince incelenmek üzere muhafaza altına alındı.

Olay, Akçaabat ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi Liman mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, gece saatlerinde bölgede avlanan balıkçılar kıyı şeridinde sürüklenerek geldiği değerlendirilen roket motoruna ait bir parça fark etti. Durumun yetkililere bildirilmesi üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi.



Olay yerine gelen ekipler çevrede güvenlik önlemi alarak, cismin bulunduğu alanda inceleme yaptı. Yapılan ilk tespitlerde parça üzerinde Rus menşeli olduğunu düşündüren damga ve işaretlerin bulunduğu belirlendi. Patlayıcı özelliği bulunmadığı değerlendirilen roket motoru parçası, detaylı inceleme yapılmak üzere jandarma ekipleri tarafından muhafaza altına alınarak, bölgeden kaldırıldı.

Olayla ilgili incelemelerin sürdüğü öğrenildi.

Tekirdağ'da yasa dışı bahis çetesi çökertildi: 32 tutuklama

Tekirdağ merkezli 2 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 36 şüpheliden 32'si tutuklandı.

14.06.2026 11:38:00
İhlas Haber Ajansı
Tekirdağ'da yasa dışı bahis çetesi çökertildi: 32 tutuklama
Tekirdağ'da yasa dışı bahis çetesi çökertildi: 32 tutuklama
Tekirdağ merkezli 2 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 36 şüpheliden 32'si tutuklandı.

Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince internet üzerinden gerçekleştirilen yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik yürütülen planlı ve projeli çalışmalar kapsamında önemli bir operasyona imza atıldı.



Ekipler tarafından yapılan araştırma ve incelemelerde, yasa dışı bahis organizasyonuna ait olduğu değerlendirilen hesaplarda yaklaşık 1 milyar TL tutarında para hareketi tespit edildi. Haksız kazanç elde ettiği belirlenen suç örgütüne yönelik teknik ve fiziki takip çalışmalarının tamamlanmasının ardından operasyon için düğmeye basıldı.

Tekirdağ merkezli olmak üzere 2 ilde 9 Haziran 2026 tarihinde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda toplam 36 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 12 Haziran 2026 tarihinde adliyeye sevk edilen şüphelilerden 4'ü adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 32 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak ceza infaz kurumuna gönderildi.

Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, siber suçlarla mücadele kapsamında sanal devriyelerin 7 gün 24 saat esasına göre görev yaptığı belirtilerek, yasa dışı bahis başta olmak üzere suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu


 
Kıbrıs'ta 1960-1963 yıllarında faaliyet gösteren Kıbrıs Türk Tarih Kurumu (KTTK), 63 yıl aradan sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) tekrar kuruldu.
 

13.06.2026 11:30:00
AA
Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu
Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu

Kıbrıs'ta Türkler ve Rumların ortak katılımıyla ilan edilen "Kıbrıs Cumhuriyeti" döneminde Türk Tarih Kurumu ve tarihçi yazar Prof. Dr. Halil İbrahim İnalcık'ın katkılarıyla 1960'da kurulan KTTK, Rumların 1963'teki "Kanlı Noel" saldırıları sonrası faaliyetlerini durdurdu.
Kıbrıs Türk halkının 1974 öncesi mücadelesinin sembol isimlerinden olan eski KKTC Kültür ve Turizm Bakanı İsmail Bozkurt ve Başkent Üniversitesi Kıbrıs Türk Tarihi Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mehmet Balyemez'in girişimleri sonucunda KTTK, 63 yıl sonra yeniden kurularak faaliyetlerine başladı.

Yapılan ilk genel kurul sonucunda KTTK'nin başkanı seçilen İsmail Bozkurt, tarih bilincini topluma yerleştirmek, tarih araştırmaları ve akademik çalışmalara Kıbrıs özelinde odaklanmak üzere kurumu yeniden hayata geçirmeye karar verdiklerini söyledi.
Uzun süredir KKTC'de bir tarih kurumu olmamasının boşluğunu hissettiklerini dile getiren Bozkurt, eski kurumu canlandırma gayretleri sonuçsuz kaldığı için şimdilik KTTK'yi kamu yararına dernek statüsünde kurduklarını belirtti.

KTTK Başkanı Bozkurt, ilk hedeflerinin 1. Kıbrıs Türk Tarih Kurultayı'nı toplamak olduğunu vurgulayarak kurum olarak ilerleyen günlerde tarihle ilgili yayımlar, tarih dergisi ve kurum olarak kitap çıkarmayı planladıklarını aktardı.

Bizim tarihimizi bilmemiz lazım

Bozkurt, KTTK'nin çalışmaları konusunda iddialı ve azimli olduklarını ifade ederek "Bizim ana hedefimiz, Kıbrıs Türk halkının tarih belleğini canlandırmaktır. Biz maalesef KKTC olarak, kendi halkımıza, kendi çocuklarımıza tarihimizi anlatamadık. Bu, bir boşluktur. Bu boşluğu er geç kapatmamız gerekmekteydi. Bunu ırkçı ve intikamcı bir yaklaşımla demiyorum. Bizim tarihimizi bilmemiz lazım. Biz bu alanda çalışmalar yapacağız." diye konuştu.

KTTK Yönetim Kurulu Üyesi tarihçi Hatice Özler Şahin de uzun bir aradan sonra kurumun yeniden kurulmasının KKTC için bir gereklilik olduğunun altını çizerek birçok devletin bu kurumları 1800'lü yıllardan itibaren oluşturduklarına işaret etti.
Toplumlar ve devletler için tarih kurumlarının önemli olduğunu söyleyen Şahin, KTTK'nin Türk devletlerindeki benzer kurum ve enstitüler ile ortak bilimsel çalışmalar yürütmek istediğini belirtti.

Şahin, kurumun Kıbrıs Türklerinin tarihi gerçeklerini araştırmak ve genç nesillerde tarih bilinci oluşturmak için çaba göstereceğini de sözlerine ekledi.
Başkent Üniversitesi Kıbrıs Türk Tarihi Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mehmet Balyemez de Kıbrıs sorununun en önemli ayrıntısının, tarihi gelişmelerin çok boyutlu olarak ortaya konulamaması ve tarafların kendi bakış açılarıyla gelişmeleri değerlendirmesi olduğunu dile getirdi.
"Rumlar, Kanlı Noel saldırılarının Türkler tarafından yapıldığını ve Ortaklık Kıbrıs Cumhuriyeti'ni Türklerin dağıttığını ileri sürerken Kıbrıs sorununun 1974 yılındaki Barış Harekatı ile başladığını iddia etmişler ve Batılı devletler ile kamuoyunu da bu yönde etkilemeyi başarmışlardır" diyen Balyemez, gerçeklerin ise Batı'nın ve Rum-Yunan ikilisinin iddialarından çok daha farklı olduğunu vurguladı.

Balyemez, Kıbrıs Türk Tarih Kurumunun kuruluş amaçlarından birinin de her düzeyde yapılacak bilimsel etkinliklerde Ada'da yaşanan sorunları akademik tartışmaya açmak ve sorunun çözümüne yardımcı olmak olduğunu belirterek "Bu amaçla Rum ve Yunan bilim insanları başta olmak üzere farklı ülkelerden katılımcıların yer alacağı etkinliklerde Kıbrıs sorununun tarafsız ve objektif olarak tartışılmasını sağlamaktır. İlave olarak Kıbrıs Türklerinin var olma mücadelesinin Türk eğitim sisteminde yer alması için hem Milli Eğitim Bakanlığı hem de Yüksek Öğretim Kurumu ile temaslarda bulunulması da KTTK'nin öncelikli hedefleri arasında bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Balyemez, Kıbrıs Türk halkının var olma mücadelesinin orta dereceli ve yüksek öğretim kurumlarının müfredatında yer almamasının, kamuoyunun Ada'da olan bitenleri gerçekçi olarak değerlendirmesine engel olduğunu kaydetti.

Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar

Diyarbakır’da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı

12.06.2026 20:08:00
Haber Merkezi
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Diyarbakır'da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı.

Yaklaşık çeyrek asırdır kırmızı bültenle aranan terör örgütü Hizbullah mensubu firari iki sanık hakkındaki kamu davası, yasal zaman aşımı süresinin dolması gerekçesiyle tamamen düşürüldü.

Kırmızı bültenler kaldırıldı, dosya kapatıldı



Saldırının ardından yürütülen soruşturmalar kapsamında, suikastın asli faillerinden oldukları gerekçesiyle 25 yıldır gıyaplarında yargılanan firari sanıklar Haşim Alabalık ve Murat Aktaş hakkındaki hukuki süreç son buldu.

Mahkeme, mevzuatta öngörülen zaman aşımı süresinin dolduğuna hükmederek sanıklar hakkındaki davayı düşürdü. Bu kararla birlikte, çeyrek asırdır yürürlükte olan yakalama emirleri ve uluslararası kırmızı bülten kararları da iptal edildi.

Hapiste tek bir sanık bile kalmadı



Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ile birlikte polis memurları Mehmet Kamalı, Sabri Kün, Mehmet Sepetçi, Atilla Durmuş ve Selahattin Baysoy'un şehit edildiği pusu, Türkiye tarihinin en karanlık suikastlarından biri olarak kayıtlara geçmişti.

Olayın ardından yakalanan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Hizbullah hükümlüleri, ilerleyen yıllarda "yeniden yargılama" talebinde bulunmuştu.

Mahkemelerin bu talepleri kabul etmesi üzerine, infazı durdurulan son sanıklar da Ocak 2019'da tahliye edilmişti. Cezaevinde hiçbir tutuklu veya hükümlünün kalmadığı dosyada, son firari iki sanığın davasının da zaman aşımıyla düşmesiyle birlikte, 6 şehidin verildiği Gaffar Okkan suikastı davası hukuken tamamen kapanmış oldu. Karar, kamuoyunda ve şehit ailelerinde büyük bir üzüntü ve tepkiyle karşılandı.

Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı

Fethiye merkezli 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, suç örgütleri adına keşif ve eylem yaptığı ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 22 şüpheli gözaltına alındı

12.06.2026 19:01:00
İHA
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Muğla'nın Fethiye ilçesinde, suç örgütlerinin adını kullanarak suç işleyen şüphelilere yönelik başlatılan soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Geçtiğimiz 20 Ocak'ta Muğla merkezli gerçekleştirilen ilk operasyonda "Daltonlar" ve "Casperlar" adlı yapılanmalara yönelik çalışmalarda 15 şüpheli yakalanmış, bunlardan 8'i tutuklanmıştı.






Alınan ifadeler ve ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucu, suç örgütü adına keşif ve eylem gerçekleştirdiği ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere yönelik 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 22 şüpheli gözaltına alındı.








Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sağlık kontrollerinden geçirilerek adliyeye sevk edildi.

‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma

İBB davası tutuklularından eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in mahkemedeki "çıplak arama ve kötü muamele" beyanlarının ardından İçişleri Bakanlığı harekete geçti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla iddiaların tüm yönleriyle araştırılması için Mülkiye ve Polis Müfettişleri görevlendirildi

12.06.2026 15:40:00
Haber Merkezi
‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma
‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma
Kamuoyunun yakından takip ettiği İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası kapsamında 15 aydır tutuklu yargılanan eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, Silivri'de görülen duruşmadaki savunmasında sarsıcı iddialarda bulundu. Türker, gözaltına alındığı süreçte İstanbul Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinde "çıplak arama" adı altında insan onuruna aykırı uygulamalara maruz kaldığını ve bir savcı tarafından çocuklarının velayetiyle tehdit edildiğini öne sürdü. Çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından İçişleri Bakanlığı, iddialarla ilgili idari soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Bakan Çiftçi'den şeffaf soruşturma talimatı

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, isim verilmeden bir ceza davası kapsamında tutuklu yargılanan bir şahsın gözaltı sürecindeki usulsüzlük iddialarına değinildi. Açıklamada, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin doğrudan talimatıyla konunun hukuki, teknik ve idari açıdan tam bir şeffaflıkla incelenmesi amacıyla Mülkiye Müfettişi ve Polis Müfettişi görevlendirildiği belirtildi.

Duruşma salonundaki savunma gündem yarattı

İBB davasının 47. gününde hakim karşısına çıkan Fatoş Pınar Türker, Vatan Emniyet Müdürlüğü'ndeki kamerasız bir arşiv odasında bir kadın polis memuru tarafından kıyafetlerini ve iç çamaşırını çıkarmaya zorlandığını detaylarıyla anlattı. Türker, savunmasında, "Bana 'Cinsel organını aç, arkanı dön ve eğil' dendi. Bunu insanların onurunu kırmak için yapıyorlar. Yapan utansın, ben utanmıyorum" ifadelerini kullandı. Ayrıca, soruşturma savcısının kendisini "Bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin, onları Sosyal Hizmetler alır" diyerek itirafçılığa zorladığını da iddia etti.

Emniyet ve Başsavcılık iddiaları yalanlamıştı

Türker'in mahkemedeki yankı uyandıran bu ifadelerinin ardından ilk olarak İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü bir açıklama yayınlayarak iddiaları "asılsız" olarak nitelendirmiş, tüm işlemlerin insan hakları ilkelerine uygun yapıldığını savunmuştu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da Türker'in Marmara Cezaevi'ne girişte çıplak aranmadığını beyan ederek iddiaları reddetmişti. Ancak Türker'in avukatları, kötü muamele şikayetinin cezaevi girişine değil, emniyetteki ilk gözaltı anına ait olduğunu belirterek şeffaf bir soruşturma yürütülmesi çağrısını yinelemişti.

Siyaset ve hukuk dünyasında geniş yankı bulan olayla ilgili görevlendirilen müfettişlerin, emniyetteki kamera kayıtlarını inceleyerek ve ilgili personelin ifadelerine başvurarak hazırlayacağı rapor doğrultusunda adli sürecin seyrinin netleşmesi bekleniyor.

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin Kahramanmaraş'ta yürütülen ana soruşturma dosyası, "yetkisizlik" kararı verilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Bu kritik kararla birlikte, yıllardır aydınlatılamayan karanlık noktalar başkentte yeniden mercek altına alınacak

12.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Türk siyasi tarihinin en tartışmalı olaylarından biri olan Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında bugün çok önemli bir hukuki kırılma noktası yaşandı. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde meydana gelen ve BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan helikopter kazasına dair yürütülen ana soruşturmada yetkisizlik kararı çıktı.

Dosyadaki tüm deliller başkente taşınıyor

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uzun yıllardır sürdürülen geniş kapsamlı ana soruşturma dosyası, alınan yetkisizlik kararının ardından resmi olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi. Kararla birlikte; olay gününe ait tüm radar kayıtları, teknik raporlar, tanık ifadeleri, dijital materyaller ve bugüne kadar toplanan tüm deliller Ankara'ya ulaştırılacak.

Soruşturma sil baştan incelenecek

Kamuoyunda suikast şüphelerinin ve ihmal iddialarının hiçbir zaman dinmediği olayla ilgili soruşturmanın yeni aşamasının başkentte yürütülecek olması, davanın seyri açısından tarihi bir dönüm noktası olarak görülüyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, özellikle geçmiş dönemde dosyaya yön veren şüpheli yapıların ve FETÖ müdahalesi iddialarının üzerine giderek soruşturmayı sil baştan, derinlemesine ele alması bekleniyor.

Yazıcıoğlu ailesi ve kamuoyu adalet bekliyor

Aradan geçen 17 yıla rağmen maddi gerçeğin gizlendiğini ve delillerin karartıldığını savunan Yazıcıoğlu ailesi ile BBP camiası, bu gelişmenin ardından hukuki sürecin hızlanmasını umut ediyor. Ankara'daki özel birimlerin koordinasyonunda yürütülecek yeni soruşturma sürecinde, helikopterin düşüş nedeninden arama-kurtarma faaliyetlerindeki gecikmelere kadar karanlıkta kalan tüm soru işaretleri tek tek masaya yatırılacak.

Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen ana soruşturmada önemli bir hukuki gelişme yaşandı

12.06.2026 14:56:00
Haber Merkezi
Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?
Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?
Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen ana soruşturmada önemli bir hukuki gelişme yaşandı.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, dosya hakkında "yetkisizlik" kararı vererek soruşturmayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devretti.

Yetkisizlik kararı verildi



25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesindeki Keş Dağı'na düşen helikopterde Muhsin Yazıcıoğlu, pilot Kaya İstektepe, gazeteci İsmail Güneş, BBP yöneticileri Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı ve Murat Çetinkaya hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde başlatılan ve yıllardır titizlikle yürütülen geniş kapsamlı ana soruşturma dosyasında yeni bir hukuki safhaya geçildi. Başsavcılık, yaptığı son incelemelerin ardından dosya üzerinde yetkisizlik kararı aldı.

Soruşturma başkentte devam edecek



Alınan yetkisizlik kararının ardından Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin ölümüne ilişkin tüm evrak ve delillerden oluşan ana soruşturma dosyası, resmi işlemlerin sürdürülmesi amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.

Türkiye siyaset tarihinin en çok tartışılan adli süreçlerinden biri olan bu soruşturma, bundan sonraki aşamada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülecek ve başkent merkezli olarak derinleştirilecek.

YKS'ye sayılı günler kala sınav kaygısını yönetmenin 7 yolu

Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) günler kala milyonlarca adayda heyecan ve kaygı düzeyleri artıyor. İstanbul Arel Üniversitesi ARELPDR Müdürü Psikolog Yeliz Arda, sınav kaygısının doğru yönetildiğinde motivasyonu artırabileceğini; ancak aşırı düzeyde yaşandığında dikkat ve odaklanmayı olumsuz etkileyebileceğini belirtti

12.06.2026 14:30:00 / Güncelleme: 12.06.2026 14:33:13
İhlas Haber Ajansı
YKS'ye sayılı günler kala sınav kaygısını yönetmenin 7 yolu
YKS'ye sayılı günler kala sınav kaygısını yönetmenin 7 yolu
Üniversite hayaline ulaşmak isteyen öğrenciler için YKS'nin uzun ve yoğun bir emeğin son aşaması olduğunu hatırlatan Arda, adayların son günleri verimli ve sakin geçirebilmeleri için rehber niteliğinde yedi tavsiyede bulundu.

1-Yeni konulara değil, pekiştirmeye odaklanın

Sınava kısa süre kala eksik kalan tüm konuları yetiştirmeye çalışmak gereksiz bir baskı oluşturur. Bu dönemde yeni konular öğrenmek yerine mevcut bilgileri pekiştirmek çok daha faydalıdır.

Deneme sınavları çözün.

Yanlış yapılan soruları analiz edin.

Daha önce çalışılmış konuları tekrar ederek özgüveninizi artırın.

Günlük hedeflerinizi küçük ve ulaşılabilir tutarak başarı hissini destekleyin.

2-Düzenli uyku başarının anahtarı

Kaliteli uyku, öğrenilen bilgilerin hafızada kalıcı hale gelmesi için kritiktir ve günde ortalama 7-8 saat uyku gerekir. Biyolojik saatinizi sınav gününe göre düzenlemelisiniz. Son gece aniden erken yatmaya çalışmak yerine, son haftayı genel bir uyku rutini oluşturarak geçirmek çok daha sağlıklıdır.

3-Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın

Sosyal medya, sınav döneminde kaygıyı en çok körükleyen unsurlardan biridir. Herkesin öğrenme biçimi ve ilerleme hızı farklıdır. Başkalarının deneme sonuçları ya da çalışma programlarıyla sürekli karşılaştırma yapmak motivasyonunuzu düşürür. Bu süreçte olumsuz duygular oluşturan sosyal medya içeriklerinden ve kıyaslama ortamlarından uzak durmalısınız.

4-Nefes egzersizleri ve kısa molalar verin

Kaygının ilk belirtileri nefes alışverişinde hızlanma ve kas gerginliğidir. Gün içerisinde nefes ve gevşeme egzersizlerine zaman ayırmak bu durumu dengeler. Diyafram nefesi gibi basit teknikler vücudun sakinleşmesini sağlar. Ayrıca kısa yürüyüşler ve hafif esneme hareketleri, stres hormonlarını azaltarak zihinsel rahatlama sunar.

5-Beslenme alışkanlıklarınıza dikkat edin

Fiziksel sağlık, zihinsel performansı doğrudan etkiler. Özellikle son günlerde aşırı kafein tüketiminden (kahve ve enerji içecekleri) kaçınılmalıdır, çünkü bu içecekler çarpıntıyı artırarak kaygıyı tetikler. Bunun yerine dengeli ve düzenli öğünlerle beslenmek, kan şekerini dengede tutarak dikkat ve odaklanmayı destekler.

6-Olumsuz düşünceleri gerçekçi şekilde değerlendirin

Sınav yaklaştıkça "Bu sınav her şeyi belirleyecek" veya "Kesin başarısız olacağım" gibi yapıcı olmayan düşünceler gelişebilir. Bu gerçek dışı düşünceleri sorgulayın. Bugüne kadar gösterdiğiniz çabayı ve emeklerinizi kendinize hatırlatarak daha gerçekçi ve yapıcı yaklaşımlar geliştirmeniz kaygınızı azaltacaktır.

7-Sınav günü hazırlıklarını önceden tamamlayın

Belirsizlik kaygıyı besler. Sınav günüyle ilgili tüm hazırlıkların önceden yapılması öğrencinin kendisini güvende hissetmesini sağlar.

-Kimlik ve sınav giriş belgesini hazır bulundurun.

-Ulaşım planını netleştirin (Tüm bu detayları sınavdan bir gün önce tamamlayın).

-Sınav sabahını zihninizde canlandırarak süreci önceden planlayın.

"Bu sınav hayatınızın tamamını belirlemiyor"

Psikolog Yeliz Arda, son olarak öğrencilere şu mesajı verdi:

"Öğrencilerimizin yıllardır verdikleri emeğe güvenmelerini istiyorum. YKS önemli bir sınav olsa da kişinin değerini, yeteneklerini veya gelecekteki başarısını tek başına belirlemez. Son günlerde yalnızca ders çalışmaya değil, zihinsel ve duygusal olarak dinlenmeye de zaman ayırmanız büyük önem taşıyor. Kendinize güvenin, bugüne kadar gösterdiğiniz çabayı hatırlayın ve sınava sakin bir şekilde girin."

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aracılığıyla 32 ilacın daha geri ödeme listesine alındığını bildirdi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aracılığıyla 32 ilacın daha geri ödeme listesine alındığını bildirdi

12.06.2026 12:30:00
AA
 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aracılığıyla 32 ilacın daha geri ödeme listesine alındığını bildirdi
 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aracılığıyla 32 ilacın daha geri ödeme listesine alındığını bildirdi
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aracılığıyla 32 ilacın daha geri ödeme listesine alındığını bildirdi.

Işıkhan, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

"Sosyal Güvenlik Kurumumuz aracılığıyla 32 ilacı daha geri ödeme listesine aldık. 21'i yerli üretim olan ilaçlar ile sağlıkta yerli ve milli kapasitemizi güçlendiriyor, vatandaşlarımızın tedavi imkanlarına ulaşmasını kolaylaştırıyoruz. İlaçların hastalarımıza şifa olmasını temenni ediyor, vatandaşlarımıza sağlıklı bir ömür diliyorum."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.