logo
13 MAYIS 2026

Şifa kaynağı Likarpa, Gümüşhane'de şenliğe dönüştü

Gümüşhane'nin Torul ilçesinde dağların zirvesinde sağlık ve doğa bir araya geldi. Bu yıl 3.'sü düzenlenen Likarpa Şenliği'nde doğaseverler sağlık deposu Likarpa (yaban mersini) topladı

01.09.2025 11:53:00 / Güncelleme: 01.09.2025 11:57:53
İHA
Şifa kaynağı Likarpa, Gümüşhane'de şenliğe dönüştü
Şifa kaynağı Likarpa, Gümüşhane'de şenliğe dönüştü
Etkinlikte, 7'den 70'e 63 doğa tutkunu Zigana Dağları silsilesinde yer alan Ziyaret Tepe mevkiinde bir araya geldi. Katılımcılar, yaklaşık 3 kilometrelik yürüyüşün ardından ellerinde poşet ve kaplarla doğal ortamda yetişen şifa kaynağı doğal yaban mersinlerini (likarpa) eşsiz manzaralar eşliğinde topladı, taze taze tüketmeyi de ihmal etmedi.

Her yıl artan bir ilgiyle gerçekleşen ve yüksek antioksidan oranıyla herkesin ilgini çeken, "Kanser düşmanı" olarak bilinen likarpa, katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü. Sporcular, topladıkları meyveleri taze taze tüketerek hem doğanın tadını çıkardı hem de yöresel lezzetle tanıştı.



Araçlarla Cebeli köyü sınırlarındaki Ziyaret Tepe bölgesine ulaştıktan sonra yanlarında getirdikleri kaplara saatler süren çalışmanın ardından minik minik doğal likarpa toplayan katılımcılar daha sonra piknik yaparak yorgunluk attı. Konumu ve denizden 2 bin 300 metrelik yükseltisiyle eşsiz bir manzara sunan bölgede Gümüşhane'nin neredeyse tüm zirvelerini gözlemleme şansı bulan sporcular bu eşsiz manzaranın tadını çıkardı.

"Tadı çok güzel, inanılmaz bir aroması var

Etkinliğe katılan Kübra Sarıkaya, "Çok güzel bir ortamdayız. Çok güzel vakit geçirdik, eğlendik. Serinlikler içinde, ağaçların serinlikleri arasında meyveleri hep birlikte topladık. Çok güzel bir etkinlik oldu. Meyve küçük olduğu için toplanması zor ama aynı zamanda doğayla biraz daha fazla baş başa kalıyorsun. Bu meyveyi daha önce hiç toplamamıştım. More falan toplamıştım. Diken olmaması güzel ama küçük olması bizi gerçekten yordu. Tadı çok güzel. İnanılmaz bir aroması var" dedi.

"Likarpa, Likapa, Yaban Mersini, Çalı Çileği=Mavi Yemiş"

Bölgede "Likarpa" denilen meyvenin farklı isimlerle anıldığını, Likarpa, Likapa, Yaban Mersini, Çalı Çileği gibi farklı isimler aldığını kaydeden Bayburt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğretim Üyesi Fatma Cebeci Aydın, bahse konu meyvenin "mavi yemiş" olduğunu söyledi.



"Sağlığa faydaları saymakla bitmeyecek kadar fazla"

Mavi yemişin sağlık üzerine olan etkilerinin saymakla bitmeyecek kadar kıymetli bir meyve olduğunu ifade eden Aydın, "Her şeyden önce çok kuvvetli çok güçlü bir antioksidan olduğunu biliyoruz. Yapılan çalışmalar bunu kanıtlıyor. Bunun yanı sıra antidiyabetik etkisi var. Şeker hastalığına karşı koruyucu etkiler gösterdiğini biliyoruz. Ancak bunların üstünde çok önemli bir etkisi var ki kalp damar hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteriyor. Özellikle yapısında bulunan flavonoidler kalp damar hastalıklarına karşı ciddi koruyucu etkiler gösteriyor ve bu yapılan bilimsel çalışmalarla da kanıtlanmış durumda" dedi.

Bölgedeki meyvenin kültüre edilmemiş ve vahşi bir cins olması ve herhangi bir tarım ilacı barındırmaması nedeniyle yöre halkının fazlasıyla dikkatini çektiğini vurgulayan Aydın, "Bu meyveyle yörede reçel yapıyorlar, farklı şekilde içeceklerle bunları değerlendirebiliyorlar. Bu da tabii ki bu meyvenin bir katma değer olarak geri dönüşümünü sağlıyor" ifadelerini kullandı.

"Buraya likarpanın ana yurdu diyebiliriz"

GÜDAK Başkanı Mustafa Akbulut ise bu yıl 3. kez yaptıkları şenliğin Zigana, Cebeli, Gelinkaya-Godanas üçgeninde yer alan Ziyaret Tepe mevkiinde gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, "Buraya likarpanın ana yurdu diyebiliriz. Ben bu köylüyüm. Civar köylerden, bizim köyden gelenlerle burası her gün doluyor. Likarpa toplanıyor. Şimdiye kadar bir 500-600 kişi gelmiştir. Bugün biz de 63 kişiyiz. Hala bir 500 kişi daha toplar. Burada çok güzel oluyor. Biz bunu köyümüze getirdik. Büyütmek, yetiştirmek istedik. Tutuyor fakat ertesi sene kuruyor. Yeri burası. Burada çok güzel meyve veriyor. Antioksidan deposu bir meyve. Doktorlarımızın çok tavsiye ettiği, kanserin düşmanı diye tabir ettikleri bir meyve. Biz de 3 sene önce başlamıştık şenliğimizi. Her sene yapıyoruz. Daha büyüterek yapacağız bundan sonra. Arkadaşlarımız aileleriyle buraya gelip hem likarpa topluyorlar hem piknik yapıyor hem de eğleniyorlar" dedi.

Vücuda zarar verebilecek serbest radikallerle savaşan yüksek miktarda antioksidan içeren yaban mersini, hücreleri koruduğu için yaşlanmayı da geciktirmesiyle, kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olması ve kalp-damar sağlığını desteklemesiyle, kan şekerini dengelemeye ve insülin hassasiyetini artırmaya yardımcı olmasıyla biliniyor.

Kayseri merkezli 19 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 115 gözaltı

Kayseri merkezli 19 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 115 kişi gözaltına alınırken, 2 bin 800 hesaba da geçici olarak el konuldu

13.05.2026 15:21:00 / Güncelleme: 13.05.2026 15:24:11
İHA
Kayseri merkezli 19 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 115 gözaltı
Kayseri merkezli 19 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 115 gözaltı
Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları doğrultusunda Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar, Hazine ve Maliye Bakanlığı MASAK tarafından hazırlanan Analiz Raporu ve Gelir İdaresi Başkanlığı'nın yazısına istinaden 20 ayrı yasa dışı bahis sitesi üzerinden yaklaşık 2 bin 800 ayrı IBAN kullanılarak yasa dışı bahis oynatıldığı tespit edilerek soruşturma başlatıldı.

Soruşturmalar kapsamında yapılan çalışmalarda sitelerde minimum 263 bin ayrı oyuncunun olduğu ve 8 milyar 600 milyon TL işlem hacmi olduğu belirlendi.

Polis ekipleri tarafından yapılan çalışmalarda yasa dışı bahis sitelerinde kullanılmak üzere başka şahıslara ait banka hesaplarını toplayıp aracılar kullanarak üçüncü kişilere aktaran, aracılık eden, adına şirket kurulup şirket hesabı açılarak yasa dışı para trafiği içerisinde olduğu tespit edilen ve kendisine ait banka hesap bilgilerini para karşılığında veren Kayseri'de 95, İstanbul'da 8, Yozgat'ta 4, Adana'da 3, Gümüşhane'de 3, Ankara'da 2, Aksaray'da 2, Mersin'de 2, Manisa'da 2, Antalya'da 2, Bursa'da 1, Isparta'da 1, Muğla'da 1, Nevşehir'de 1, Niğde'de 1, Artvin'de 1, Amasya'da 1, Malatya'da 1 ve Trabzon'da 1 kişi olmak üzere 19 ilde 132 şüpheli şahıs tespit edildi.



Tespit edilen şüpheli şahısların banka hesaplarında yaklaşık 8 milyar 600 milyon TL'lik işlem hacimleri olduğu anlaşılırken, soruşturma kapsamında 2 bin 800 hesaba da geçici el konuldu. Ayrıca operasyon kapsamında 115 şahıs yakalanarak gözaltına alındı, 17 firari şahsı yakalama çalışmaları devam ediyor.

Gözaltına alınan 115 şüphelinin adli iş ve işlemleri Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları doğrultusunda Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından sürdürülüyor.

Çankırı'da su baskınları sonrası tahliye çalışmaları sürüyor

Çankırı'da sağanak yağışın ardından su baskınlarının yaşandığı ev ve iş yerlerinde tahliye ve temizlik çalışmaları devam ediyor

13.05.2026 14:58:00
İHA
Çankırı'da su baskınları sonrası tahliye çalışmaları sürüyor
Çankırı'da su baskınları sonrası tahliye çalışmaları sürüyor
Meteoroloji'nin uyarıda bulunduğu Çankırı'da dün etkili olan şiddetli sağanak hayatı olumsuz etkiledi. Sağanak sebebiyle ev, iş yeri ve yollarda su baskınları yaşandı. Yağışın durmasının ardından tahliye ve temizlik çalışması başlatan ekipler, cadde ve sokakları iş makineleriyle temizledi.






Su baskınlarının yaşandığı ev ve iş yerlerinde ise suların tahliye edilmesinin ardından hasar gün yüzüne çıktı. Su baskınlarının yaşandığı çok sayıdaki evin zemin kaplamaları, mobilyaları ve elektronik eşyaları zarar gördü. Ekipler, dün başladıkları su tahliye çalışmalarına devam ediyor.








"Yaklaşık 331 personelimizle çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyor"

Çalışmaların aralıksız devam ettiğini söyleyen Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, "Metrekare başına 47 kilogram yağışın düştüğü bu süreçte, özellikle dere yatağına yakın bölgelerde bulunan, başta Buğday Pazarı Mahallesi olmak üzere birçok noktada zemin katlarda su baskınları yaşandı. Gün boyu aralıksız ve agresif şekilde devam eden yağış, ekiplerimizi anlık ve yoğun müdahaleye sevk etti. Yaşanan olumsuzluklara karşı hızlıca kriz ekibimiz oluşturuldu. Tüm müdürlüklerimiz koordineli şekilde sahada görev aldı. Yaklaşık 331 personelimizle çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyor, vatandaşlarımızın mağduriyetini gidermek için yoğun çaba gösteriyoruz. Zor bir süreçten geçiyoruz. Vatandaşımız her zaman haklıdır. Bizler, şehrimiz için yedi gün yirmi dört saat görev başındayız ve hemşehrilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.



























Soma maden şehitleri mezarları başında anıldı

Manisa'nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihinde 301 madencinin ölümüyle sonuçlanan maden ocağı kazasının 12'nci yılında Soma Maden Şehitliğinde tören düzenlendi. Törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı

13.05.2026 14:18:00
İHA
Soma maden şehitleri mezarları başında anıldı
Soma maden şehitleri mezarları başında anıldı
Manisa'nın Soma ilçesindeki 301 maden şehidinin mezarının bulunduğu Soma Maden Şehitliğinde facianın 12'nci yılında anma programı düzenlendi.






Sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun bir ziyaretçi akınına uğrayan şehitlikteki programa CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, CHP Manisa Milletvekilleri Selma Aliye Kavaf, Bekir Başevirgen, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, siyasi partilerin temsilcileri, maden sendikaları, kurum müdürleri şehit aileleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.








CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Manisa Valisi Vahdettin Özkan, şehit mezarlarına tek tek karanfil bırakırken, kimi evladını kimi eşini kaybeden şehit aileleriyle de yakından ilgilendi.








Oğlu Şaban İlçi'nin mezarı başında dualarını eksik etmeyen Ayşe İlçi ise 12 yıldır aynı acıyla yaşadıklarını belirterek, oğlu öldüğünde geriye 2 torunu kaldığını, onların bugün genç delikanlı ve kız olduklarını belirterek yaşadıkları acının tarifinin olmadığını söyledi.








Kur'an-ı Kerim tilavetleri ve duaların ardından şehitlikteki tören sona erdi.













Şanlıurfa'da yasa dışı bahis operasyonu: 61 gözaltı

Şanlıurfa merkezli 21 ilde yasa dışı bahse yönelik operasyonlarda hesaplarında 5 milyar 800 milyon Türk lirası para hareketliliği bulunan 61 şüpheli yakalandı

13.05.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
Şanlıurfa'da yasa dışı bahis operasyonu: 61 gözaltı
Şanlıurfa'da yasa dışı bahis operasyonu: 61 gözaltı
Şanlıurfa merkezli 21 ilde yasa dışı bahse yönelik operasyonlarda hesaplarında 5 milyar 800 milyon Türk lirası para hareketliliği bulunan 61 şüpheli yakalandı.

Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı, Jandarma Genel Komutanlığı KOM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) koordinesinde; Şanlıurfa merkezli Adana, Ankara, Antalya, Batman, Bingöl, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, Kahramanmaraş, Kayseri, Mardin, Mersin, Niğde, Osmaniye, Samsun, Şanlıurfa, Şırnak ve Yozgat'ta yasa dışı bahse yönelik operasyonlar düzenlendi.

Yapılan operasyonlarda hesaplarında 5 milyar 800 milyon Türk lirası para hareketliliği bulunan 61 şüpheli yakalandı. Operasyonlarda yakalanan şüphelilerin İinternet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve bu suçtan elde edilen gelirin nakline aracılık ettikleri tespit edildi.

Ankara'da 'Sanal Çetelere' operasyon: 19 gözaltı

Ankara'da, sosyal medya hesaplarında silahlı fotoğraflar paylaşan şahıslara yönelik operasyon yapıldı. Yapılan operasyonlarda 19 şüpheli yakalandı

13.05.2026 10:21:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da 'Sanal Çetelere' operasyon: 19 gözaltı
Ankara'da 'Sanal Çetelere' operasyon: 19 gözaltı
Ankara'da, sosyal medya hesaplarında silahlı fotoğraflar paylaşan şahıslara yönelik operasyon yapıldı. Yapılan operasyonlarda 19 şüpheli yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyada silahlı paylaşımlara yönelik soruşturma başlattı. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından, sosyal medya hesaplarında silahla ateş eden ve silahlı fotoğraflar paylaşan şahısları deşifre edildi.

Silahlı fotoğraflarını yayınlayarak sosyal medya üzerinden birbirlerine meydan okuyan şahısların adresleri takibe alındı. Yapılan takip ve tarassut sonucu yaralama, tehdit, ruhsatsız silah bulundurma ve uyuşturucu suçlarından çok sayıda kaydı olan şüphelilere yönelik şafak vakti eş zamanlı operasyon yapıldı.

Altındağ ilçesinde yapılan operasyonlarda 19 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin evlerinde Gasp Büro timlerince arama yapıldı. Ankara Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, "Sanal Çetelere" yönelik yapılan operasyonların kararlılıkla süreceğini ifade etti.

PKK tarafından 15 tonluk bomba infilak ettirilmiş, 16 kişi ölmüştü

Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı Dürümlü mezrasında terör örgütü PKK mensuplarınca kamyona yüklenen 15 tonluk patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybettiği olayın üzerinden 10 yıl geçti

13.05.2026 00:50:00
İhlas Haber Ajansı
PKK tarafından 15 tonluk bomba infilak ettirilmiş, 16 kişi ölmüştü
PKK tarafından 15 tonluk bomba infilak ettirilmiş, 16 kişi ölmüştü
Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı Dürümlü mezrasında terör örgütü PKK mensuplarınca kamyona yüklenen 15 tonluk patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybettiği olayın üzerinden 10 yıl geçti.






Terör örgütü PKK mensupları, 12 Mayıs 2016 tarihinde Bingöl'ün Genç ilçesine bağlı Döşekkaya köyü yakınlarında yol çalışması yapan bir firmaya ait kamyonu gasp ederek yaklaşık 15 tonluk bombayı araca yüklemiş, bomba yüklü araç içindeki PKK'lılarla birlikte Sur ilçesine bağlı Tanışık Mahallesi'ne gelmişti.

Köylülerin şüphelenmesi üzerine araçtaki PKK'lılar ile köylüler arasında tartışma yaşanmış, olayın ardından teröristler bomba yüklü kamyonu Dürümlü mezrasına doğru yönlendirmişti. Köylüler tarafından takibe alındıklarını ve kaçamayacaklarını anlayan teröristler 15 ton patlayıcı yüklü kamyonu infilak ettirmiş, olayda hepsi akraba olan 16 kişi ölmüş, 26 kişi de yaralanmıştı. Patlamanın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü tazeliğini koruyor.









"Biz onları unutmayacağız"

Patlamanın yıldönümünde mezarlık önünde açıklamalarda bulunan Çelebi Yaman, "Şehit ailesiyim. Burada bulunan şehitlerin tamamı benim kardeşim, kuzenlerim ve amcamdır. 12 Mayıs 2016'da terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırıda hepsi şehit oldu. Bugün şehitlerimizin 10. yıl dönümü. Aradan sadece 10 yıl değil, 100 yıl da geçse biz onları unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi.









"Değil 10 yıl, 10 bin yıl da geççe bu acı içimizden çıkmayacak"

Olayda yakınlarını kaybeden Mehmet Yaman da, "Bu olayda ağabeyimi, babamı, amcamı ve dayılarımı kaybettim. Bugün olayın 10. yılı. Allah hepsine rahmet eylesin inşallah. Değil 10 yıl, 10 bin yıl geçse de bu acı içimizden çıkmayacak. Allah-u Teala bütün şehitlerimize rahmet eylesin inşallah. Bu çözüm süreciyle birlikte inşallah artık bu olaylar yaşanmaz. Umarım bir daha böyle acılar yaşanmaz. Bizim başımıza geldi, kimsenin başına gelmesin. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın inşallah. Biz 16 şehit verdik. Allah-u Teala hepsine rahmet eylesin. Bu acı ne yapsak içimizden çıkmaz. Buradan Recep Tayyip Erdoğan'a ve Devlet Bahçeli'ye selamlarımızı gönderiyoruz. Bütün ailemizin selamı var. Allah hepinizden, devletimizden razı olsun" diye konuştu.

"Yeni doğan çocuklar onların isimleri ile yaşıyor"

Yakınlarını kaybeden Şahin Güler ise, "12 Mayıs 2016'da Tanışık köyünde terör örgütü PKK'nın saldırısı sonucunda 16 yakınımı kaybettim. Tamamı dayımlar ve dayım çocuklarıydı. Birlikte büyüdüğümüz insanlardı. Bugün üzerinden 10 yıl geçti ama acıları hala içimizde taze. Unutmadık, unutturmayacağız. Birçoğunun ismini çocuklarımıza verdik. Yeni doğan çocukların çoğunda bugün onların isimleri yaşıyor" şeklinde konuştu.






Heybeliada Ruhban Okulu açılmamalı

Bartholomeos Atina’da Heybeliada Ruhban Okulu’nu açma provokasyonu yaparken, hükümetin “diyalog” ve “jest” politikası millî egemenliğimizi etkiliyor. Türkiye, Lozan’a aykırı bu ekümenik tehdide boyun eğmemeli; Ruhban Okulu kapalı kalmalı 

12.05.2026 12:10:00
Eyüp Kabil
Heybeliada Ruhban Okulu açılmamalı
Heybeliada Ruhban Okulu açılmamalı
Atina'da resmi bir ziyaret sırasında Yunan Parlamentosu'nda ve 35. patriklik yıl dönümü töreninde konuşan Fener Rum Patriği Bartholomeos, Heybeliada Ruhban Okulu'nun Eylül ayında "görkemli bir açılış"la faaliyete geçeceğini iddia etti.

Yenileme çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu belirten Bartholomeos, bu açıklamasıyla bir kez daha Türkiye'nin iç işlerine müdahale eden, Lozan Antlaşması'na aykırı ve millî egemenliğimizi hiçe sayan bir tutum sergiledi.

Bu sözler, Yunanistan'da büyük heyecan yaratırken, Türkiye'de haklı bir tepkiyle karşılandı. Heybeliada Ruhban Okulu, 1971 yılında Türk hukukuna göre kapatılmış bir kurumdur. Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik alanı içinde bulunan bu okulun statüsü, azınlık hakları kisvesi altında yabancı bir dinî merkezin eğitim faaliyetine dönüştürülmek istenmesi, açık bir millî güvenlik ve egemenlik meselesidir. Okulun açılması, Fener Rum Patrikhanesi'nin "ekümenik" iddialarını güçlendirerek, Türkiye'deki Rum cemaatinin ötesinde küresel bir Ortodoks merkezi haline gelmesine zemin hazırlayacaktır. Bu da, tarih boyunca defalarca görüldüğü üzere, dış güçlerin Türkiye'ye karşı kullandığı bir araçtır.

Sadece bir açılış duyurusu değil

Bartholomeos'un Atina'da yaptığı konuşma, sadece bir "açılış duyurusu" değil, aynı zamanda Yunanistan'la ortak bir gündem oluşturma ve uluslararası kamuoyunu Türkiye'ye karşı mobilize etme çabasıdır. Patriğin "barış, insan hakları ve dinler arası diyalog" gibi genel geçer ifadeleri arkasına sığınarak Türkiye'yi "dini özgürlükleri engellemekle" suçlama taktiği, klasik bir dış propaganda yöntemidir. Oysa gerçek şudur: Türkiye, azınlıklara yönelik en geniş hakları sağlayan ülkelerden biridir. Ancak bu haklar, Türk devletinin üniter yapısını ve millî güvenliğini tehdit edecek şekilde istismar edilemez.

Heybeliada Ruhban Okulu'nun kapalı kalması, Türkiye'nin egemenlik hakkıdır. Okulun yeniden açılması, patrikhanenin siyasi emellerini besleyecek, yabancı ajanlık faaliyetlerine kapı aralayacak ve Lozan'ın ruhuna aykırıdır. Türkiye, kendi topraklarında bir "Vatikan benzeri" dinî devletin filizlenmesine izin vermemelidir.

Patrikhane'nin istihbarat bağlantıları göz ardı edilmemeli

Hükümetin tutumu ise eleştiriyi hak ediyor. Uzun yıllardır "yeniden açacağız, diyalogla çözeceğiz, AB ve ABD'ye jest yapacağız" yaklaşımı, millî çıkarlar karşısında yetersiz ve tehlikeli bir uzlaşmacılıktır.

Erdoğan'ın geçmişte "çalışıyoruz" açıklamaları ve son dönemde hızlanan restorasyon izinleri, Bartholomeos'a cesaret vermiştir. İktidar, "yumuşak güç" ve "komşularla iyi ilişkiler" adına stratejik tavizler verirken, Patrikhane'nin siyasi emellerini ve yabancı istihbarat bağlantılarını göz ardı etmemelidir. Bu yaklaşım, Lozan'ın ruhuna aykırıdır ve Türkiye'yi "Vatikan benzeri" bir yapının gölgesinde bırakma riski taşımaktadır. Millî güvenlik meselelerinde "diyalog" bahanesiyle adım atmak, uzun vadede egemenlik kaybına yol açar.

Heybeliada Ruhban Okulu'nun kapalı kalması, Türkiye Cumhuriyeti'nin vazgeçilmez egemenlik hakkıdır. Bartholomeos'un Atina'daki gövde gösterisi ve hükümetin yumuşak tutumu, bu gerçeği değiştirmez. Türkiye, kendi topraklarında dinî bir "devlet içinde devlet" oluşumuna izin vermemeli.

İBB Davası'nın 36. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 77'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 36. duruşması başladı

 

12.05.2026 11:36:00 / Güncelleme: 12.05.2026 11:53:47
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 36. duruşması başladı
İBB Davası'nın 36. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, bazı CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık iş insanı Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinde güvenlik müdürü olan sanık Yener Torunler'in savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 33 sanığın tahliyesiyle davada 77 tutuklu sanık bulunuyor.

Bugünkü yasa dışı bahis operasyonu bilançosu: 108 gözaltı

İstanbul merkezli 35 ilde siber polisi tarafından yapay zeka destekli çalışmalarla düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 108 şüphelinin yakalandığı bildirildi

12.05.2026 10:36:00
İhlas Haber Ajansı
Bugünkü yasa dışı bahis operasyonu bilançosu: 108 gözaltı
Bugünkü yasa dışı bahis operasyonu bilançosu: 108 gözaltı
İstanbul merkezli 35 ilde siber polisi tarafından yapay zeka destekli çalışmalarla düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 108 şüphelinin yakalandığı bildirildi. Yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 5 bin, bu sitelerin reklamını yaparak mobil kullanıcıları yönlendiren 111 ve ödeme işlemlerine aracılık ettiği belirlenen 40 olmak üzere toplam 5 bin 151 URL adresine ise erişim engeli kararı alındığı öğrenildi.



İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda yasadışı bahis şebekelerine büyük darbe vuruldu. Yapay zeka destekli programlar kullanılarak deşifre edilen illegal bahis şebekesi çökertildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan yapay zeka destekli Açık Kaynak İstihbaratı Analiz Sistemi'nin (AVCI) kullanıldığı çalışmalarda, çeşitli gruplardan 600 bin mesaj analiz edildi, şüphelilerin kimlikleri, adresleri ve finans evi olarak kullanılan yerleri tespit edildi. Yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere yönelik bu sabah İstanbul merkezli 35 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 108 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Baskın yapılan adreslerdeki aramalarda suçta kullanılan çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.

Ayrıca yasa dışı sanal bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 5 bin, bu sitelerin reklamını yaparak mobil kullanıcıları yönlendiren 111 ve ödeme işlemlerine aracılık ettiği belirlenen 40 olmak üzere toplam 5 bin 151 URL adresine de erişim engeli kararı alındığı kaydedildi.

Gözaltına alınan 108 şüpheli, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Zanlıların emniyetteki ifadelerinin ilerleyen saatlerde alınacağı öğrenildi.

Sanatçı Yusuf İslam, neden müziğe döndüğünü anlattı


 
İstanbul'da bir etkinlikte konuşan sanatçı Yusuf İslam, "Ben Müslüman olduğum zaman öyle bir an vardı ki, Müslüman dünyasının kültürleri de beni sömürgeleştiriyordu. 'Neden başına sarık takmıyorsun?' ya da 'Niye gitar çalıyorsun?' diyorlardı. Bir düşünce aşırı hale gelmişti ve o noktada müzik de yasaktı. O yüzden ben bu anlayış konusunda komple bir değişimden geçtim" dedi.

12.05.2026 06:14:00
AA
Sanatçı Yusuf İslam, neden müziğe döndüğünü anlattı
Sanatçı Yusuf İslam, neden müziğe döndüğünü anlattı

Cat Stevens ismiyle yaptığı albümlerle 1960 ve 1970'li yıllara damga vuran, 1977'de ise Müslüman olmayı seçen yorumcu, şarkı sözü yazarı ve müzisyen Yusuf İslam, "Biri yeni Müslüman olduğunda kültürünü kapının dışında bırakmak zorunda değil. Ancak belli bir miktar öğrenmeniz ve daha sonra isteklerinizi yönetmeniz gerekiyor. Bunu İslami değerlerin özüyle özdeşleştirmeniz gerekiyor" dedi.

İstanbul'da bir panelde konuşan Yusuf İslam, kendi hayatından ve Müslüman olduğu dönemde yaşadıklarından örnekler vererek dünyayı müzikle birleştirmenin ve bağlantılar kurmanın önemli olduğunu söyledi. İslam, şöyle devam etti:
"Benim yolculuğum Londra'da başladı. Babam Yunan, annem İsveçli. Zaten burada birtakım kültürel farklılıkların içinden geçmem gerekiyordu. Tabii ki içine doğduğunuz kültürden etkileniyorsunuz. Londra'da okula gittim, orada şarkılar, ilahiler söyledim, ilahilerden sonra rock müziğe geçtim, bu da kültürün bir parçası."

Müslümanlar gitarı Bağdat'tan İspanya'ya getirdi

Usta sanatçı, İslam dinini seçtiği ilk yıllarda yaşadığı zorluklardan bahsederek, şöyle konuştu: "Ben Müslüman olduğum zaman öyle bir an vardı ki, Müslüman dünyasının kültürleri de beni sömürgeleştiriyordu. 'Neden başına sarık takmıyorsun?' ya da 'Niye gitar çalıyorsun?' diyorlardı. Bir düşünce aşırı hale gelmişti ve o noktada müzik de yasaktı. O yüzden ben bu anlayış konusunda komple bir değişimden geçtim. O zaman, 'Müslümanlar gitarı Bağdat'tan İspanya'ya getirdi, İspanya'dan Avrupa'ya geldi, şimdi o gitar elimizde' diye düşünmeye başladım. 'Ben bunun neresindeyim' diye düşündüm. Biri yeni Müslüman olduğunda kültürünü kapının dışında bırakmak zorunda değil. Ancak belli bir miktar öğrenmeniz ve daha sonra isteklerinizi yönetmeniz gerekiyor. Bunu İslami değerlerin özüyle özdeşleştirmeniz gerekiyor."


Müziğe dönüş nedeni Bosna


İslam, müziğe bakış açısının Bosna Savaşı yıllarında değiştiğini dile getirerek, şunları kaydetti: "Benim biliyorsunuz, bir zamanlar müziğin haram olduğuna inandığım bir dönem vardı. Ondan sonra Bosna'daki olaylar meydana geldi ve ben orada birtakım kurtarma çalışmalarına girdim. Bosnalılardan şarkılar duydum. Orada duyduğum şarkılar içimde birtakım güçlü hisler uyandırdı. Balkanlar, zaten babam da Yunan kökenli olduğu için benim doğamda var. Yani bir müzikle bir insanın gözünü açıp uyandırabilirsiniz. Biz de insanların gözünü açmak, aydınlatmak istiyoruz. Onları körleştirmeyelim. Gidip başka bir plak almanın kölesi yapmayalım. Tamam bu biraz aykırı bir fikir ama müziği durduramazsınız. Müziğin hayatımız üzerinde hep etkisi var. Şarkı sözleri benim için hep önem taşıdı."

Müzikte ihtimaller sonsuz

Müziğe ara vermesinin ardından yeniden albüm çıkarmaya başlamasına ilişkin İslam, "Evde bir gitar vardı, aldım onu ve ne yapmam gerektiğini gördüm. 'Niye ben bunu yapıyorum?' dedim. Allah bana bu yeteneği vermiş. Herkesin Allah vergisi bir yeteneği var. İşte hayatın alışverişi bu. Herkes farklı bir şeyler yaparak birbirine hizmet ediyor. Dolayısıyla benim için kıvılcım buradaydı" dedi.

İslam, bugün genç sanatçıların muhteşem şarkı sözleri yazdığını ve söylediğini belirterek, "Gerçekten müzikte ihtimaller sonsuz. Yeni yetenekler var ve sağladığınız pencereye baktığımızda tek bir isim söylemem imkansız" diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.