logo
17 EKİM 2026

Şiir Köşesi

25.05.2002 00:00:00
 
Hz. Yusuf (as)Güzel bir yer tesbit ettik kanat çırpıyor kuşlarTürlü güzellikle dolu rüzgarında şarkılar

Hep beraber eğlenerek beraber güleceğizMerak etme salimen buraya döneceğiz

Yakub, oğulcuğum güzelliği sezmiştirNafile olanlardan masum iken bezmiştir

Yakub'u ikna etmeye ısrarla dil döktülerYusuf'u alıp gidince üstüne yüklendiler

Gel buraya ey veled, o bizim de babamızdırOnun bizi sevmesi en içten çabamızdır

Yaşın bizden küçük amma pederi büyüledinBabamız bizi sevmiyor cezayı hak eyledin

Elbiselerini alıp kuyuya atacağızÇok üzüleceğiz amma senden kurtulacağız

Avladıkları kanından mintanına sürdülerHep beraber ağlayıp evlerine döndüler

Ezberleyip bir ağızdan aynını söyledilerCanavar kurt Yusuf'u kapıp yedi, dediler

Yakub elbiseye baktı diş izi göremediAğlayarak ey Rabb'im aklımı koru, dedi

Ey zalimler ne yaptınız masum oğulcuğumaNe garazınız var idi Allah'ın kulcuğuna

Bundan sonra sabır ile bana ağlamak düşerElbet hesap verecektir şeytana uyan beşer

Mısır'a giden bir kervan geçerken o yöredenYusuf'un düştüğü yerden su aldılar mecburen

Kırba veya bakraçları kuyuya daldırdılarYusuf'u düştüğü yerden hayata kaldırdılar

Yusuf, Rabb'im beni kuyuda gözetmiştirMasumları koruyan acıyan o, demiştir

Kervancılar hayret ile in misin cin misinizİnsana benzersin amma kuyuda ne işiniz

Hem ne olursanız olun biz seni satacağızAlacağımız altına zevk ile bakacağız

Yusuf dedi kabul etmem beni satamazsınızHarp etmedik esir edip köle yapamazsınız

Dediler ki vızıldama kölesin, satacağızKafamızı kızdırırsan kuyuya atacağız.

İstanbul'daki felaketin nedeni El Nino mu?


 
İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, "İstanbul'daki şiddetli yağışta, Karadeniz'in yaklaşık 19.5-20 dereceye ulaşan su sıcaklığının, Balkanlar'dan gelen soğuk hava ve deniz üzerinden nem taşıyan poyrazla birleşmesi etkili oldu" dedi.

17.10.2026 08:49:00
Haber Merkezi/AA
 
  İstanbul'daki felaketin nedeni El Nino mu?
  İstanbul'daki felaketin nedeni El Nino mu?

Türkiye'nin önde gelen metereoloji ve afet uzmanı İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, kentin özellikle kuzey ilçelerinde yaşananların, bölgenin kendi imkanlarıyla baş edemeyeceği bir tablo ortaya çıkardığını söyledi. Kuzey ilçelerinde kısa sürede düşen şiddetli yağışın etkisine dikkati çeken Kadıoğlu, bu nedenle kent geneline tek bir sarı uyarı vermenin riskin yerini ve şiddetini anlatmaya yetmeyeceğini vurguladı.
Yağış miktarının, metrekareye düşen suyun yüksekliği üzerinden ölçüldüğüne işaret eden Kadıoğlu, "1 milimetre yağış, metrekareye 1 litre, yani 1 kilogram su düşmesi demektir. Metrekareye 100 kilogram yağış, suyun akmadığı ve sızmadığı durumda 10 santimetre yüksekliğinde bir tabaka oluşturur. Beykoz'da ölçülen yağış, 100 metrekarelik bir çatıya yaklaşık 24 ton su düşmesi anlamına geliyor" bilgisini verdi.

Yağışın ana nedeni

Rekor yağışın ardındaki etkenlerden bahseden Kadıoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: "İstanbul'daki şiddetli yağışta Karadeniz'in yaklaşık 19.5-20 dereceye ulaşan su sıcaklığının, Balkanlar'dan gelen soğuk hava ve deniz üzerinden nem taşıyan poyrazla birleşmesi etkili oldu. Sıcak denizler atmosfere nem sağlayarak kuvvetli yağışları besleyebilir ancak tek bir yağış olayını doğrudan iklim değişikliğine bağlamak için özel bir atıf çalışması yapılması gerekir. İklim değişikliği aşırı hava olaylarının şiddetini artırabilir. İklim değişikliği olmasaydı da dere yatağına yapılmış bina su alacaktı, bodrumdaki pano yine elektrik verecekti, alt geçit yine dolacaktı. İklim değişikliği tehlikeyi bir miktar büyütüyor, afeti biz büyütüyoruz. El Nino da İstanbul'daki yağışın doğrudan nedeni olarak gösterilemez."
Kadıoğlu, beton ve asfalt yüzeylerde yağışın neredeyse tamamının toprağa sızamadan yüzey akışına geçtiğine ve yerçekimiyle en alçak noktalara, dere yataklarına, alt geçitlere ve bodrum katlara aktığına değindi.

Kadıoğlu, "Yağmur bir tehlike. Afet, o tehlikenin bizim hazırlıksız, yanlış yere kurulmuş ve yanlış işletilen kentimizle buluştuğunda ortaya çıkan sonuçtur. Bu tanıma göre İstanbul'da yaşananlar yerel ölçekte bir afettir. Ama 'doğal afet' demeyelim. Yağmur doğaldır, afet insan yapısıdır." ifadelerini kullandı.

Kritik önemi haiz öneriler

Kadıoğlu, afetlerin önlenmesi için şu önerilerde bulundu: "Üstü kapatılarak yol, otopark ve konut alanlarına dönüştürülen dereler yeniden açılmalı, dere yataklarını daraltan dolgular kaldırılmalı. Çatı suları depolanmalı, parklar ve meydanlar yağış sırasında suyu geçici olarak tutabilecek şekilde tasarlanmalı. Yağmur suyu ve atık su hatları birbirinden ayrılmalı. Taşkın haritaları hazırlanmalı ve bu haritalar dikkate alınmadan riskli alanlarda yapılaşmaya izin verilmemeli. Sorun yalnızca boruların yetersizliği değil, suyun doğal akış yollarının kapatılması ve kentlerin buna göre planlanmamasıdır."

Elektrik panoları ve jeneratörlerin taşkın seviyesinin üzerine alınmasını, riskli alanlardaki bodrum kullanımının sınırlandırılmasını ve otopark girişlerinde su bariyerleri kurulmasını öneren Kadıoğlu, taşkın tehlike haritalarına dayalı bir "sel yapı yönetmeliği" hazırlanması gerektiğini kaydetti. Vatandaşların adresleri üzerinden taşkın riskini öğrenebileceği haritaların yayımlanmasını isteyen Kadıoğlu, alt geçitlerde su seviyesi 15 santimetreye ulaştığında otomatik kapanan bariyerler ve dere kenarlarında erken uyarı sistemleri kurulması önerisinde bulundu.

Siirt'te gıdadan zehirlenenler hastaneye akın etti


 
 
Siirt'in Kurtalan ilçesinde gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırılan kişi sayısı 88'e ulaştı. Nedeni tavuk dürüm...
 

17.10.2026 07:20:00
AA
 
Siirt'te gıdadan zehirlenenler hastaneye akın etti
Siirt'te gıdadan zehirlenenler hastaneye akın etti

Kurtalan Kaymakamlığından yapılan açıklamada, ilçenin Kayabağlar beldesinde dün gıda zehirlenmesi şüphesinin oluştuğu hatırlatıldı.

Zehirlenme şüphesiyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısının 88'e ulaştığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Başvuranların 77'si öğrenci, 11'i sivil olup 55 kişiye ayakta tedavi uygulanmış, 33 kişi ise hastanede yatarak tedavi altına alınmıştır. İlk incelemelerde, rahatsızlanan kişilerin bir kısmının Kayabağlar beldesinde faaliyet gösteren bir işletmeden alınan tavuk dürümü tükettiği belirlenmiştir. Tavuk dürümlerin bir kısmının okul kantininden paketli olarak, bir kısmının ise doğrudan işletmeden satın alındığı öğrenilmiştir. Olayın nedeninin belirlenmesi amacıyla numuneler alınmış, adli soruşturma kapsamında işletme sahibi gözaltına alınmıştır. İlgili sağlık kuruluşlarımızda vatandaşlarımızın muayene, tedavi ve takip işlemleri titizlikle yürütülmekte olup süreç, ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde takip edilmektedir. Gelişmeler hakkında kamuoyu ayrıca bilgilendirilecektir."

İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı

İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 4'ü tutuklandı

17.10.2026 05:00:00
AA
 
İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı
İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüpheli Cafer Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen 12 şüphelinin sulh ceza hakimliğinde işlemleri tamamlandı.

Sulh Ceza Hakimliği, şüpheliler Harika Akkaya, Murat Koçak, Süleyman Özen ve Mehmet Necati Yağcı'nın tutuklanmasına karar verdi.

Hakimlikçe diğer şüphelilerden Erkan Yağcı, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir ve Mustafa Özdemir hakkında "ev hapsi", Ali Turan, Armağan Küçük, Mediha Burumoğlu ve Halit Akın hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulanmasına hükmedildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Başsavcılık koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, zanlı Cafer Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından temin edilen veriler, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği aktarılmıştı.

Bu kapsamda yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun, İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak Bustech Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi'nin kurulmasını sağladığı kaydedilen açıklamada, Mahiroğlu'nun şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği ve belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat temin edildiği yönünde bulgulara ulaşıldığı ifade edilmişti.

Açıklamada, dosya kapsamındaki beyan ve kayıtlar doğrultusunda, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14 milyon 464 bin lira tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı, ilgili şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde fahiş fiyatlarla ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin şüpheliye ait veya şüphelinin ilişkili olduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığının tespit edildiği aktarılmıştı.

MASAK tarafından temin edilen veriler üzerinde yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun ortak veya yönetici sıfatıyla ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin 389 lira 15 kuruş olduğu belirtilen açıklamada, şüphelinin şahsi banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde ise 459 ayrı işlemle toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin 3 lira 28 kuruş para girişi, 564 ayrı işlemle toplam 1 milyar 118 milyon 591 bin 33 lira 88 kuruş para çıkışı gerçekleştiğinin belirlendiği bildirilmişti.

Ayrıca Mahiroğlu'nun yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına gerçekleştirilen para transferlerinin de incelemeye alındığı, ilgili finansal hareketlere ilişkin yüksek hacimli döviz bazlı işlemler tespit edildiği aktarılan açıklamada, Mahiroğlu'nun ve birinci derece yakınlarının şahsi banka hesapları ile ortaklık veya yöneticilik ilişkilerinin bulunduğu şirket hesaplarına yönelik incelemelerde, yüksek tutarlı uluslararası SWIFT para transferleri bulunduğu, mal varlığı edinimleri ile beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar olduğunun anlaşıldığı ifade edilmişti.

Açıklamada, diğer taraftan Mahiroğlu hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında "ihaleye fesat karıştırma" suçundan aranma kaydının bulunduğu ve 10 Mart 2025'te yurt dışına çıkış yaptığına ilişkin tespitler de olduğu belirtilmişti.

Soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, gerçekleştirilen eş zamanlı operasyon neticesinde 11 zanlının gözaltına alındığı bildirilen açıklamada, yapılan araştırmalarda şüphelilerden 4'ünün yurt dışında bulunduğu, 1'inin ceza infaz kurumunda olduğunun tespit edildiği, 1 şüphelinin ise yakalama çalışmalarının sürdüğü kaydedilmişti.

Açıklamada, şüpheli Mahiroğlu'nun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla el konulduğu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atanmasına karar verildiği aktarılmıştı.

Soruşturma kapsamında, şüpheliler Harika Akkaya, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir, Armağan Küçük, Mustafa Özdemir, Halit Akın, Ali Turan, Mediha Burumoğlu, Murat Koçak, Erkan Yağcı, Süleyman Özen ile Mehmet Necati Yağcı'nın gözaltına alındığı öğrenilmişti.

Zanlılar Cafer Mahiroğlu, Hakan Arıcan ve Sevim Kul'un yurt dışında olduğu bilgisine ulaşılan soruşturmada, şüpheli Doruk Bulut'un ise başka suçtan cezaevinde, şüpheli Fatih Yadoğlu'nun ise firari olduğu belirlenmişti.

Öte yandan soruşturma kapsamında sulh ceza hakimliğince, TMSF'nin kayyum olarak atandığı Halk TV'nin sosyal medya hesaplarına da erişim engeli getirilmişti.

Emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edilen 12 şüpheliden 7'si tutuklama, 5'i hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulanması talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderilmişti. 

FON DOSYASINDA İKİ AYRI HUKUK MU?

Türkiye’nin yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon soruşturmasında tutuklamalar, mal varlığı dondurmaları ve şirketlere yönelik tedbirler sürerken, eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya hakkındaki işlemler tartışma konusu oldu

16.10.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
FON DOSYASINDA İKİ AYRI HUKUK MU?
FON DOSYASINDA İKİ AYRI HUKUK MU?
Türkiye'nin yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon soruşturmasında tutuklamalar, mal varlığı dondurmaları ve şirketlere yönelik tedbirler sürerken, eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya hakkındaki işlemler tartışma konusu oldu.

Diğer şüpheliler hakkında peş peşe tutuklama kararları verilirken Kaya çiftinin tutuklanmaması, "Aynı soruşturmada herkese aynı hukuk mu uygulanıyor?" sorusunu gündeme taşıdı.

TUTUKLAMALAR, DONDURULAN MAL VARLIKLARI…

Fon soruşturmasında eylül ayının sonlarında tutuklu sayısının 51'e yükseldiği, ekim ayının ilk haftasında ise 85'e ulaştığı bildirildi. 13 Ekim'de Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin de aralarında bulunduğu 141 kişinin mal varlığına yönelik dondurma tedbiri uygulandığı haberleştirildi.

Kamuoyunun yanıt beklediği sorular ortada: Diğer şüpheliler hakkında tutuklama kararı verilirken Kaya çifti yönünden hangi hukuki ölçütler dikkate alındı? Delil durumu ve tutuklama nedenleri bakımından ne gibi farklılıklar bulunuyor?

MİLYARLIK HİSSE İŞLEMİ İDDİASI VE SPK RAPORU

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Fatma Betül Sayan Kaya'nın 8 Nisan 2026'da 250 bin hisseyi yaklaşık 255 liradan aldığını, eylül ayında ise yaklaşık 4.482 liradan sattığını ileri sürdü. Açıklanan rakamlar üzerinden milyar lirayı aşan satış tutarı ve yüksek kazanç iddiası gündeme geldi. İşlemlerin gerçek tutarı ve hukuki niteliği ise mali kayıtlarla belirlenmeli.

Kaya çifti soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi. SPK'nın çift hakkındaki denetim raporu da savcılığa gönderildi. Kaya'nın AKP'deki görevlerinden ayrılması ve ardından partiden ihraç edilmesi siyasi sonuçlar doğurdu; ancak bu gelişmeler hukuki soruşturmanın yerine geçmiyor.

Yüksek kazanç tek başına suç kanıtı olmadığı gibi, siyasi görevlerden ayrılmak da varsa hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmıyor.

ASIL SORU: HUKUKİ TEDBİRLERİN ÖLÇÜTÜ NE?

Fon dosyasında tutuklanan diğer şüphelilerle Kaya çifti arasında hangi hukuki farklılıkların bulunduğu açıklığa kavuşturulmalı. Savcılık, her şüphelinin durumunu deliller, isnat edilen fiiller ve tutuklama koşulları çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirmek zorunda.

Kamuoyunun yanıt beklediği başlıca sorular şunlar:

Kaya çifti hakkında tutuklama tedbiri uygulanmamasının somut hukuki gerekçeleri neler?

SPK raporunda hangi tespitler yer alıyor ve savcılık bu tespitler doğrultusunda hangi adımları atacak?

Fon soruşturmasındaki bütün şüphelilere aynı hukuki standartların uygulandığı nasıl gösterilecek?

Fon krizinde kamuoyu yalnızca milyarlık işlemlerin nasıl gerçekleştiğini değil, sorumluların kim olduğunun hangi delillerle belirleneceğini de bilmek istiyor. Siyasi kimliklerden bağımsız, şeffaf ve eşit uygulanan bir hukuk süreci, sermaye piyasalarına duyulan güven açısından belirleyici olacak.

Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'in cenaze törenine katıldı

16.10.2026 17:10:00
AA
 
Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı
Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı
Geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin toprağa verildi.

Gültekin için Büyük Çamlıca Camisi'nde cuma namazı sonrası cenaze töreni düzenlendi.

Gültekin'in ailesi cami avlusunda taziyeleri kabul ederken, cuma namazını kıldıktan sonra avluya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan da merhumun ailesine başsağlığı diledi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, tezkiye konuşması yaptı ve cenaze namazını kıldırdı.



Gültekin'in çocuklarıyla birlikte saf tutan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra yaptığı konuşmada, ebediyete uğurlayacakları Gültekin'le ilgili Arpaguş'ın gerekli tezkiyeleri yaptığını belirterek, "Rabbim inşallah ebedi alemde de bizleri sevgili habibinin livaü'l-hamd ismiyle müsemma sancağı altında haşru cem eylesin. Rabbim yar ve yardımcımız olsun" dedi.

Erdoğan, Gültekin'in çok kısa sürede Üsküdar'da önemli bir görevi üstlendiğini aktararak, "Ankara'da bir görevi ifa için yola çıkmışken de ne yazık ki bir trafik kazasında ebedi aleme kendisini uğurladık, uğurluyoruz. Öncelikle tüm kardeşlerime sabırlar temenni ediyorum. Rabbim yar, yardımcımız olsun, mekanı cennet olsun, makamı ali olsun inşallah." diye konuştu.

Gültekin'e hakkını helal ettiğini söyleyen Erdoğan, "Yavruları da yanımızda, Rabbim onlara da inşallah sabrı cemil lütfeylesin. Hep birlikte bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız ama bileceğiz ki hepimizin de sonu bu. Durmak yok, yola gideceğiz. Bu yol hepimiz için mukadder. Tüm ailesine, tüm kardeşlerimize sabırlar diliyorum. Bu yolculuk hepimiz için mukadder, bu mukadder olan yolculuğa hepimiz de her an hazır olalım. Rabbim yar ve yardımcımız olsun inşallah, makamı cennet olsun. Sevgili habibin sancağı altında da bizleri haşru cem eylesin" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, namazın ardından Gültekin'in tabutuna omuz verdi.

Gültekin'in naaşı, defnedilmek üzere Nakkaştepe Mezarlığı'na götürüldü.

Cenaze merasimine, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, İstanbul Müftüsü Emrullah Tuncel, bazı bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, çalışanları, vatandaşlar ve Gültekin'in yakınları katıldı.

İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı. Geçmiş yıllardaki adliye personeli alımlarını inceleyen ekipler, örgütsel fişleme listeleri ve ByLock kayıtları üzerinden şüphelileri tespit etti

16.10.2026 14:38:00
AA
 
 İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı
 İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı
İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturmada yeni bir operasyon gerçekleştirildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen eş zamanlı baskınlarda, geçmiş yıllardaki adliye personeli alımlarında örgütle bağlantılı oldukları değerlendirilen 19 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler arasında halen görevini sürdüren bir kamu personelinin de bulunduğu bildirildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalarda, geçmiş yıllarda gerçekleştirilen zabıt kâtibi, infaz ve koruma memuru (gardiyan) ve mübaşir alımları mercek altına alındı.
Soruşturma kapsamında, örgütle bağlantılı oldukları değerlendirilen kişilere ilişkin fişleme listeleri ile ByLock haberleşme programına ait kayıtlar incelendi. Yapılan çalışmalar sonucunda belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi.

FETÖ operasyonunda 19 şüphelinin tamamı yakalandı
Emniyet ekipleri, soruşturma kapsamında kimlikleri tespit edilen 19 şüphelinin yakalanması amacıyla İstanbul'da belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar gerçekleştirdi.
Operasyon sonucunda haklarında gözaltı işlemi uygulanan 19 kişinin tamamı yakalandı. Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu.
Ele geçirilen dijital materyallerin soruşturma kapsamında incelenmesi beklenirken, şüphelilerin emniyetteki işlemlerine ilişkin ayrıntılar henüz paylaşılmadı.

Adliye personeli alımlarındaki örgütsel bağlantılar incelendi
Soruşturmanın merkezinde, geçmiş yıllarda adliyelerde görev yapacak personelin işe alım süreçleri bulunuyor.
Emniyet birimlerinin yürüttüğü incelemelerde, zabıt kâtibi, gardiyan ve mübaşir kadrolarına yönelik personel alımlarında FETÖ ile bağlantılı oldukları değerlendirilen kişilere ilişkin örgütsel kayıtlar araştırıldı.
Özellikle örgütün kendi mensuplarını sınıflandırmak amacıyla kullandığı belirtilen fişleme listeleri, soruşturmanın önemli unsurlarından biri oldu.
Bu listelerde örgüt tarafından yüksek aidiyet koduyla değerlendirilen kamu görevlileri ile örgütün şifreli haberleşme programı ByLock'u kullandığı tespit edilen kişilerin belirlenmesine odaklanıldı.

ByLock kayıtları soruşturmada öne çıktı
ByLock, FETÖ soruşturmalarında örgütsel bağlantı iddialarının araştırılmasında kullanılan dijital deliller arasında yer alıyor.
İstanbul'daki son operasyonda da emniyet ekiplerinin ByLock kullanımına ilişkin tespitler ve örgütsel fişleme kayıtları üzerinden şüphelileri belirlediği bildirildi.
Bununla birlikte, gözaltına alınan 19 kişinin tamamının ByLock kullanıcısı olup olmadığına ilişkin ayrı ayrı bir bilgi paylaşılmadı. Şüphelilerin hangi tarihlerde adliye personeli alım süreçlerine dahil oldukları da açıklanmadı.

Şüpheliler arasında aktif kamu görevlisi de bulunuyor
Operasyonun dikkat çeken ayrıntılarından biri, gözaltına alınanlar arasında halen görevde bulunan bir kamu personelinin yer alması oldu.
Yetkililer, söz konusu kişinin hangi kamu kurumunda ve hangi görevde çalıştığına ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Diğer şüphelilerin mevcut mesleki durumları hakkında da bilgi verilmedi.
Soruşturmanın geçmiş yıllardaki personel alımlarına uzanması, adliye kadrolarına yönelik örgütsel bağlantı iddialarının incelenmeye devam ettiğini gösteriyor.

İstanbul'daki FETÖ soruşturmasında süreç devam ediyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, gözaltına alınan 19 şüpheli hakkındaki adli işlemlerin devam etmesi bekleniyor.
Adreslerde ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesiyle birlikte şüphelilerin olası örgütsel bağlantılarına ilişkin yeni bulgular elde edilip edilmeyeceği araştırılacak.
Şüphelilerin savcılığa sevk edilme tarihlerine ve haklarında talep edilebilecek adli tedbirlere ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.
Gözaltı işlemlerinin soruşturma aşamasında uygulandığı, şüpheliler hakkındaki suçlamaların kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmediği belirtilmeli.

AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor

AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor

16.10.2026 13:07:00
Haber Merkezi
 
 AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor
 AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor
AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında kamuoyunda 13. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifinin hazırlığına başladı.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerleyen günlerde TBMM Başkanlığına sunulması planlanan 13. Yargı Paketi ile Anayasa Mahkemesinin "süresiz nafakaya" ilişkin iptal kararının ardından yeni düzenlemeye gidilecek.

Türk Medeni Kanunu'nun "Yoksulluk nafakası" başlıklı 175. maddesinde yapılacak değişiklikle, "süresiz olarak nafaka isteyebilir" ifadesinde "süresiz" ibaresi Anayasa Mahkemesinin iptal kararı çerçevesinde çıkarılacak.

Maddeye eklenecek yeni fıkraya göre de nafaka süresi, 3 yıldan az olmamak ve evlenmenin yapıldığı tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen sürenin yarısını geçmemek üzere "boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen süre", "nafaka alacaklısı eşin yaşı", "eğitim ve sağlık durumu", "ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme imkan ve kabiliyeti" ile "nafaka yükümlüsünün boşanma sonrası hayatına etkisi" gibi ölçütler dikkate alınarak hakim tarafından belirlenecek.

Nafaka yükümlüsünün haksız fiili sebebiyle nafaka alacaklısının çalışamayacak bir duruma düşmesi veya evlilikte geçen süreye bağlı olarak yaşı ilerlemiş olan nafaka alacaklısının düzenli bir gelirinin bulunmaması halinde, evlenmenin yapıldığı tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen süreye bakılmaksızın durumun gereklerine göre hakim daha uzun bir nafaka süresi belirleyebilecek.

Değişiklik, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kanun yolu incelemesinde olanlar dahil olmak üzere, görülmekte olan davalarda da uygulanacak.

Ayrıca düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kesinleşmiş nafaka alacakları bakımından ilamın kesinleştiği tarihten düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen nafaka süresi, yapılan değişikliğe göre hesap edilen nafaka süresiyle karşılaştırılacak.

Karşılaştırma üzerine, daha önce geçen nafaka süresi, değişikliğe göre hesap edilen nafaka süresinden fazla ise ilave 1 yıl daha nafaka ödenmeye devam edilecek ve bu sürenin sonunda nafaka yükümlülüğü kendiliğinden sona erecek.

Daha önce geçen nafaka süresi, değişikliğe göre hesap edilen nafaka süresinden az ise de kalan bu süre 1 yıl veya daha az ise ilave 1 yıl daha nafaka ödenmeye devam edilecek ve bu sürenin sonunda nafaka ödeme yükümlülüğü kendiliğinden sona ermiş olacak.

Kalan bu süre 1 yıldan daha fazla ise değişikliğe göre hesap edilen sürenin dolmasıyla nafaka ödeme yükümlülüğü kendiliğinden sona ermiş sayılacak.

Temyiz düzenlemesi
Teklifle, nafaka düzenlemesinin yanı sıra boşanma davalarıyla ilgili bazı değişikliklere de gidilecek. Bu düzenlemelere göre, boşanma ve boşanmanın ferilerine ilişkin olarak verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlar temyiz edilemeyen kararlar arasına alınacak.

Gerek boşanma davalarında verilen ilk derece mahkemesi kararları hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarına gerekse boşanma davasıyla birlikte veya ayrı olarak açılan boşanmanın ferisi niteliğinde olan velayet, nafaka ve tazminata ilişkin ilk derece mahkemesi kararları hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacak.

İlk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesinin farklı kararlar vermesi halinde bu kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulabilecek. Böylece, tarafların adil yargılanma hakkı korunacak, boşanma gibi kişinin yaşamını son derece etkileyen bir konuda makul sürede davaların bitirilmesi amaçlanacak.

Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı

Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Siyasetçi Aylin Kotil ve oğlu Ömer Sarıgül'ün de gözaltına alındığı, Emir Sarıgül için ise gözaltı kararı olduğu öğrenildi

16.10.2026 11:13:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı
Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, kaynağı belirsiz yüksek miktarlı paraların yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla aklandığı iddiaları üzerine düzenlenen operasyonda gazeteci Murat Ağırel, Aylin Kotil, Ömer Sarıgül, Volkan Aslanbaş ve Cavidan Tanrah Artuner gözaltına alındı. Emir Sarıgül hakkında gözaltı kararı verildiği öğrenildi.

Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddialar ayrı değerlendirmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecek.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığıca yürütülen soruşturmanın, Alman vatandaşı K.P. ve M.B. isimli iki müştekinin başvuruları üzerine başlatıldığı belirtildi. Müştekilerin, 80 milyon Euro tutarında sözleşme düzenlendiğini, 100 milyon Euro tutarında havale işlemi gerçekleştirildiğini ve 1 milyar Euro tutarındaki bir fonun kamu gücü ve nüfuzu kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edildiğini ileri sürdükleri kaydedildi. Ayrıca 1,5 milyon Euro tutarında tekne satışı gerçekleştirildiği iddiası da soruşturma dosyasında yer aldı.

Müştekilerin konuya ilişkin bilgi ve belgeleri gazeteci Murat Ağırel'e ilettikleri, söz konusu bilgi ve belgelerin ilgili kişilere aktarılmasının ardından tehdit edildiklerini öne sürdükleri belirtildi.

BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, şunları kaydedildi:

"Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma kapsamında Alman vatandaşı K.P. ve M.B. isimli müştekilerin, yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarlı paraların aklanmasına yönelik işlemler gerçekleştirildiği iddiasında bulunmaları üzerine soruşturma başlatılmıştır.

Müştekiler tarafından; 80 milyon Euro tutarında bir sözleşme düzenlendiği, 100 milyon Euro tutarında havale işlemi gerçekleştirildiği, 1 milyar Euro tutarındaki bir fonun kamu gücü ve nüfuzu kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edildiği ve 1,5 milyon Euro tutarında tekne satışı gerçekleştirildiği ileri sürülmüştür.

Müştekilerin ayrıca, konuya ilişkin bilgi ve belgeleri gazeteci Murat Ağırel'e ilettikleri, söz konusu bilgi ve belgelerin ilgili kişilere aktarılmasının ardından tehdit edildikleri yönündeki beyanları ile sundukları ses ve görüntü kayıtları ve soruşturma kapsamında elde edilen deliller birlikte değerlendirilerek şüpheliler Emir Sarıgül, Ömer Sarıgül, Aylin Kotil, Volkan Aslanbaş, Cavidan Tanrah Artuner ve Murat Ağırel hakkında gözaltı talimatı verilmiştir.

TBMM 28. Dönem Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddialar, ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecektir.

Soruşturma işlemleri devam etmektedir."

İstanbul ve Kocaeli’deki yağışlarda 3 kişi hayatını kaybetti, kayıp 6 kişi aranıyor

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul'da şiddetli yağış sonucu 3 kişinin hayatını kaybettiğini, hakkında kayıp ihbarı yapılan İstanbul'da 5, Kocaeli'de 1 olmak üzere 6 kişi için arama çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü bildirdi

16.10.2026 10:58:00
AA
 
İstanbul ve Kocaeli’deki yağışlarda 3 kişi hayatını kaybetti, kayıp 6 kişi aranıyor
İstanbul ve Kocaeli’deki yağışlarda 3 kişi hayatını kaybetti, kayıp 6 kişi aranıyor
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul'da şiddetli yağış sonucu 3 kişinin hayatını kaybettiğini, hakkında kayıp ihbarı yapılan İstanbul'da 5, Kocaeli'de 1 olmak üzere 6 kişi için arama çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü bildirdi.

Bakan Çiftçi, Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı binasındaki Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi'nde, İstanbul ve çevre illerde etkili olan şiddetli yağışa ilişkin basın açıklaması yaptı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 31 il için sarı, 4 il için turuncu meteorolojik uyarısının devam ettiğine dikkati çeken Çiftçi, turuncu uyarı verilen illerde valilerin il AFAD koordinasyon merkezlerinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

İstanbul'da yağış miktarının yer yer metrekareye 272 kilograma ulaştığını hatırlatan Çiftçi, kent genelindeki durumun 12 bini aşkın kamerayla anlık takip edildiğini vurguladı.

Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:

"Bugünkü yağışlar neticesinde İstanbulumuzda maalesef 1 vatandaşımız elektrik çarpması, 2 vatandaşımız ise boğulma sonucu olmak üzere toplam 3 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize de başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Sel neticesinde İstanbul'da 5, Kocaeli'de 1 olmak üzere toplam 6 vatandaşımız için de kayıp ihbarı yapılmıştır. Arama ve kurtarma ekiplerimiz bu 6 vatandaşımızı bulmak için çalışmalarını aralıksız bir şekilde sürdürmektedir."

Sakarya'nın Sapanca ilçesinde dere kenarında tedbir amacıyla boşaltılan bir binanın yıkıldığını aktaran Çiftçi, olayda can kaybı yaşanmadığını belirtti.

Sürecin Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında hem merkezden hem sahadan 7 gün 24 saat esasına göre koordine edildiğini bildiren Çiftçi, AFAD Başkanlığı ve ilgili illerdeki Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezleri üzerinden valilerin koordinasyonunda yürütüldüğünü söyledi.

İstanbul'da mahsur kalan 3 bin 55 kişi kurtarıldı
Bakan Çiftçi, turuncu uyarı verilen illerde vatandaşların SMS yoluyla, sarı uyarı verilen illerde ise valilikler aracılığıyla bilgilendirildiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Uyarı verilen illerimiz genelinde toplam 12 bin 372 ihbar alınmış, bu ihbarların 9 bin 755'i İstanbul'dan yapılmıştır. İstanbul 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ulaşan ihbarlardan doğrulanan 7 bin 456 olaya ekiplerimizce hızlı bir şekilde müdahale edilmiştir. İstanbul Ayazağa'da mahsur kalan vatandaşlarımızın tahliye işlemleri de tamamlanmıştır."

Yağışlar nedeniyle mahsur kalanların kurtarılmasına ilişkin de bilgi veren Çiftçi, "İstanbul genelinde mahsur kalan 3 bin 55 vatandaşımız AFAD, sahil güvenlik, jandarma ve belediye ekiplerimizin çalışmalarıyla kurtarılmış, barınma talebi olan vatandaşlarımız kamu misafirhanelerine yerleştirilmiştir" dedi.

Ülke genelinde 58 bin 85 personel görev yapıyor
Çiftçi, İstanbul'da 8 bin 597'si arama kurtarma ve ilk müdahale, 38 bini destek personeli olmak üzere toplam 46 bin 597 personelin görev yaptığını, ülke genelinde ise bu sayının 58 bin 85 olduğunu bildirdi.

Sahadaki çalışmalara destek amacıyla AFAD tarafından yönlendirilen bin gönüllünün de görev yapmaya başladığını aktaran Çiftçi, Afet Beslenme Grubu bünyesinde 22 personelle gün boyunca vatandaşlara 9 bin 185 adet gıda malzemesi dağıtıldığını söyledi.

Çiftçi, "Devletimiz tüm imkanları, personeli ve araçlarıyla sahada vatandaşımızın yanındadır. Ekiplerimiz müdahale çalışmalarının devamlılığını sağlamakta ve olası yeni gelişmelere karşı 24 saat teyakkuz halinde koordinasyonu sürdürmektedir." diye konuştu.

Sel ve su baskınlarına karşı uyarılar
En büyük önceliklerinin vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak olduğunu vurgulayan Çiftçi, kuvvetli yağışlarla meydana gelebilecek sel ve su baskınlarına karşı dikkat edilmesi gereken hususlara ilişkin uyarılarda bulundu.

Çiftçi, sel tehlikesiyle karşılaşıldığında sakin olunması, dere yatakları, çukur alanlar ve su baskını riski taşıyan bölgelerin vakit kaybetmeden terk edilmesi gerektiğini belirtti.

Sel sularının ve akıntıların bulunduğu alanlardan yürüyerek geçilmeye çalışılmamasını isteyen Çiftçi, araç kullananların suyla kaplanmış yollara girmemesi ve sel sularının bulunduğu güzergahlardan ilerlememesi gerektiğini vurguladı.

Elektrik kaynaklarından ve suyla temas etmiş olabilecek kopuk elektrik hatlarından uzak durulması uyarısında bulunan Çiftçi, elektrik kesintilerinde aydınlatma için pilli fenerlerin tercih edilmesini önerdi.

Çiftçi, içme suyunun güvenliğinden emin olunmadığında ambalajlı suların tercih edilmesini, bu süreçte yaşlıların, çocukların, engellilerin ve yardıma ihtiyaç duyan komşuların gözetilmesini istedi.

"Zamanında alınan tedbir hayat kurtarır"
Bakan Çiftçi, vatandaşlara şu çağrıda bulundu:

"İnsan hayatı her şeyden kıymetlidir. Önceliğimiz, tek bir vatandaşımızın dahi can güvenliğini tehlikeye atmamak olmalıdır. Vatandaşlarımızdan yetkili kurumlarımızın açıklama ve yönlendirmelerine hassasiyetle riayet etmelerini, kendi can güvenliklerini ve çevrelerindeki insanların güvenliğini ön planda tutmalarını önemle rica ediyorum. Unutmayalım ki zamanında alınan tedbir hayat kurtarır."

Afetzedelere ve millete geçmiş olsun dileklerini ileten Çiftçi, gün boyunca AFAD Başkanı ile sarı ve turuncu uyarı verilen illerdeki çalışmaları valilerle koordine ettiklerini belirtti.

Çiftçi, yarın da İstanbul'da hem sahada hem Afet Koordinasyon Merkezi'nde çalışmalarını sürdüreceklerini bildirdi.

Reklam Kurulu 9 ayda 249 milyon lira ceza kesti

Reklam Kurulu, tüketicileri yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalara karşı yılın 9 ayında 33 binin üzerinde başvuruyu değerlendirirken, 249 milyon liradan fazla idari para cezası uygulanmasını kararlaştırdı

 

16.10.2026 10:52:00
Anadolu Ajansı
 
Reklam Kurulu 9 ayda 249 milyon lira ceza kesti
Reklam Kurulu 9 ayda 249 milyon lira ceza kesti

Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada Kurulun, tüketicilerin sağlık ve güvenliği ile ekonomik menfaatlerinin korunması amacıyla inceleme ve denetimlerini aralıksız sürdürdüğü belirtildi.

Kurulun, 8 Ekim'de yapılan toplantıda 161 dosyayı karara bağladığı, mevzuata aykırı bulunan 136 dosyada durdurma cezası ile toplam 17 milyon 176 bin 744 lira idari para cezası verildiği ifade edildi.

Yılın ocak-eylül döneminde ise 33 binin üzerinde başvurunun değerlendirildiği, tüketicileri aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalar nedeniyle kesilen toplam idari para cezasının 249 milyon lirayı aştığı bilgisi verildi.

Gerçeğe aykırı indirimli satışlar için yaptırım

Gelişen ticari hayat ve internet kullanımındaki artış doğrultusunda, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde önemli düzenlemeler yapıldığı ve bu değişikliklerin 1 Ağustos'ta yürürlüğe girdiği anımsatılan açıklamada, hedefli reklamcılık, yapay zekayla oluşturulan reklamlar, sosyal medya etkileyicilerinin tanıtımları ve indirimli satışlar başta olmak üzere pek çok alanda yeni kuralların getirildiği vurgulandı.

Kurulun ekim ayı toplantısında öne çıkan başlıklardan birinin indirimli satış reklamları olduğu belirtilen açıklamada, şu bilgiler verildi:

"Yapılan incelemelerde, kampanyalarda yüzde 75 gibi yüksek oranlarda gerçeği yansıtmayan indirim vaatlerinde bulunulduğu, üzeri çizili fiyat olarak indirim başlangıç tarihinden önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyatın esas alınmadığı ve kolay erişilebilir sadakat kartı programlarına ilişkin reklamlarda indirimli satış mevzuatındaki yükümlülüklerin yerine getirilmediği tespit edilmiştir. Mevzuata aykırı olduğu belirlenen söz konusu reklamlar hakkında idari yaptırımlar uygulanmıştır."

Sosyal medya etkileyicilerine sıkı denetim

Yönetmelik kapsamında sosyal medya etkileyicilerinin reklam ve tanıtım faaliyetlerine ilişkin kuralların açıkça belirlendiğine işaret edilen açıklamada, menfaat, indirim veya hediye karşılığı yapılan paylaşımlarda, reklam veya tanıtım ifadesinin açıkça yer alması gerektiği belirtildi.

Bu doğrultuda Kurul'un 32 sosyal medya hesabındaki paylaşımları resen incelemeye aldığı, reklam ibaresi kullanma zorunluluğunun ve belirlenen diğer kriterlerin yerine getirilmediğinin saptandığı ve söz konusu paylaşımlar konusunda durdurma cezası verildiği kaydedildi.

Kuyumculuk sektöründe sahte indirim vaatlerine durdurma

Mücevherat sektöründe yüksek oranlı indirim vaatleriyle yayımlanan reklamların da mercek altına alındığının altı çizilen açıklamada, değerlendirmeler neticesinde mevzuat hükümlerini ihlal ettiği tespit edilen 9 firma hakkında durdurma cezası kararı alındığı ifade edildi.

Açıklamada, Bakanlığın tüketicilerin haklarının korunması, yanıltıcı reklamların önlenmesi ve piyasalarda adil rekabet ortamının tesis edilmesi amacıyla denetim ve yaptırım faaliyetlerini kararlılıkla sürdüreceği vurgulandı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.