logo
15 MAYIS 2026

Silahla oynayan çocuk annesini vurdu

Denizli’de 15 yaşındaki erkek çocuk, evdeki tabancayla oynadığı sırada annesini ayağından vurdu. Kanlar içinde kalan kadın hastaneye götürülürken, çocuk ise gözaltına alındı

23.05.2021 16:52:00
Silahla oynayan çocuk annesini vurdu
Silahla oynayan çocuk annesini vurdu
Denizli'de 15 yaşındaki erkek çocuk, evdeki tabancayla oynadığı sırada annesini ayağından vurdu. Kanlar içinde kalan kadın hastaneye götürülürken, çocuk ise gözaltına alındı. Olay, Merkezefendi ilçesi Bahçelievler Mahallesinde meydana geldi. 15 yaşındaki H.N., evde bulunan silahla oynamaya başladı. O sırada H.N. silahın ateş alması sonucu annesi Y.N.'yi ayağından vurdu.

Evde bulunan diğer aile üyeleri Y.N.'ye ilk müdahaleyi yaparak, 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayıp ihbarda bulundu. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Bölgeye gelen sağlık görevlileri ayağından vurulan Y.N.'ye yaptığı müdahaleden sonra hastaneye kaldırdı. Polis ekipleri 15 yaşındaki H.N. ile evde konuşarak sakinleştirmeye çalışırken, Olay Yeri İnceleme ekipleri ise evde ve silahta inceleme yaptı. Olayın ardından H.N., ifadesi alınmak üzere karakola götürüldü. Öte yandan, hastaneye kaldırılan anne Y.N.'nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, olay ile ilgili soruşturma başlatıldı. 

Özel, erken seçim çağrısını yineledi: Sandıktan kaçamazsınız!

CHP lideri Özgür Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek erken seçim çağrısını yineledi

15.05.2026 14:30:00
Haber Merkezi
Özel, erken seçim çağrısını yineledi: Sandıktan kaçamazsınız!
Özel, erken seçim çağrısını yineledi: Sandıktan kaçamazsınız!
CHP lideri Özgür Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek erken seçim çağrısını yineledi. Özel, iktidarın kamu kaynaklarını TÜRGEV ve TÜGVA gibi vakıflara aktarırken muhalif belediyelerin hizmetlerini genelgelerle durdurmaya çalıştığını belirterek; "Milletten korkmayın, sandığı getirin. Sandıktan kaçamazsınız" dedi.

İzmir Bayraklı'da yapımı tamamlanan Ferdi Zeyrek Spor Kompleksi ve belediye envanterine katılan 38 hizmet aracının açılışı yapıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, açılışta yaptığı konuşmada gündemi değerlendirdi. Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Maalesef mecliste çıkarken kanun uyarmıştık. 'Bu bir iyi niyetli yasama faaliyeti değil, kamu yararını değil çekememezlik halini ifade ediyor' demiştik. İzmir'deki meslek fabrikasının, geçmişinde vakıf izi olan üç yapının iktidar eliyle el konulması sürecini yaşıyoruz. Meslek fabrikası, Cumhuriyet öncesinde un fabrikası olarak kullanılmış, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kamuya tahsis edilmiş, ardından İzmir Belediyesi'ne verilmiş ve on binlerce öğrencinin kurs gördüğü bir merkezken, birdenbire 'geçmişinde vakıf izi var' denilerek el konuldu.

Bu mesele nereden kaynaklanıyor? Biliyorsunuz İstanbul'da Galata Kulesi var. Yerebatan Sarnıcı var. Bunların ikisi de özellikle Yerebatan Sarnıcı içeri girilemeyecek haldeyken, Mahir Polat'ın ve Ekrem Başkan'ın vizyonlarıyla inanılmaz bir restorasyon gerçekleştirildi. Müthiş bir turist akımı var, giriş ücreti var ve ciddi ciddi kaynak yaratan bir hale geldi. Ayrıca onlarca yabancı film şirketi, gece yarısından sonra filmler çekmek için büyük bütçeler teklif ediyor. Galata Kulesi keza öyle. Önce Galata Kulesi'ni İBB'nin elinden aldılar. Bir dava açıldı ve sonucunda lehe doğru gidince, Yerebatan Sarnıcı'nı da o kimsenin girmediği, kötü kokan halden cazibe merkezi haline gelip turist çekince; 'Aman biz silkeliyoruz, bunlar başka yerlerden kaynak buluyorlar' diye bir kanun çıkardılar ve geçmişinde vakıf izi olan her yere el koydular.

"İstanbul'un en güzel iskelelerini kendi dönemlerinde TÜRGEV'e, TÜGVA'ya, Okçular Vakfı'na vermişler"
Şimdi bizimkiler boşalan yerlere gidip bu memleketin evlatlarına yurt yapıyor. Bizim bu yöndeki niyetimize karşı onlar ellerindeki vakıflarla ne yapıyorlar? Biz İstanbul'da iskeleleri geri alıyoruz, İstanbul'un en güzel iskelelerini kendi dönemlerinde TÜRGEV'e, TÜGVA'ya, Okçular Vakfı'na vermişler. İhaleye çıksa dünyanın parası gelir, kendi çocuklarının yönettiği maksatlı vakıflara devretmişler. Geri almak istediğinizde zabıtanın karşısına polisi dikiyorlar. Özel, iktidarın engellemelerine rağmen halka doğrudan dokunan projeleri hayata geçirdiklerini vurgulayarak şöyle devam etti:
"Sosyal demokrat belediyecilik projesi, halkın ihtiyaçlarını gören, hizmet eden, çok yönlü fayda üreten bir projedir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak belediyelerimizin bu hizmetlerinden memnunuz. Türkiye'de belediyelerimiz, 5 yılda 1000 kreş hedefi koydu. Bugün an itibarıyla Türkiye'de 802. kreşimizi açmış durumdayız. Yine yoksul öğrenciyi barınma sorunu üzerinden tarikatların, cemaatlerin, kötü niyetli yapıların eline itmek için yurt yapmayanlara inat, iktidar olup her öğrenciyi bir sorundan kurtarana kadar 5 yılda 100 öğrenci yurdu hedefi koymuştuk. An itibarıyla 78 öğrenci yurdumuz, 2 yılda 172'ye çıkmıştır. Kent lokantası sayısı 172'ye ulaştı. Halk market, halk mandıra, halk kasap sayısı 173'e ulaştı. Toplamda Türkiye'de bütün CHP'li belediyelerin kendinden önceki dönemle kıyaslandığında yaptıkları sosyal yardımlar 4.6 kat artmıştır."

İktidarın yayınladığı "tasarruf tedbirleri" genelgesinin asıl amacının CHP'li belediyeleri kilitlemek olduğunu söyleyen Özel, şunları söyledi: "Büyükşehir Belediye Başkanımızın arkasında bıraktığı devasa borç yükünü hızla erittiği bir süreçteyiz. Tasarruf tedbirleri genelgesi yollayıp bizim belediyelerimizin çöp arabası almasını, temizlik yapmasını, asfalt dökmesini, hizmet yapmasını engellemeye; bu şehrin hizmetlerini durdurmaya, bu şehrin aleyhine kullanıyorlar. Ancak bu kadar çok hizmetin bir karşılığı var."

Erdoğan'a çağrı
Erdoğan'a seslenerek erken seçim çağrısını yineleyen Özel, şunları ifade etti: "Eğer bunlar siyaset yapacak bir yere gelecek ve başarılı olacaklarsa, siz de onlara engel olmaya çalışacaksınız. O şehre husumet duyacaksınız. O şehrin hizmetlerini, tahsisleri, kredileri engelleyeceksiniz. Milletin çağrısıyla bir erken seçim getireceği için ara seçimden kaçıyor. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum: Bu kadar haksızlık, bu kadar operasyon, bu kadar itibar suikasti, bu kadar yalan dolan... Senin de önünde seni öven, TRT'den 30 tane kanala kadar bütün kanallar var. Sen bizi oralardan itibar suikastı yapıp, gece uykunda sayıklamaya başlasan canlı yayında konuşmanı veren 30 tane televizyon kanalım var. Buradan sana açıkça şunu söylüyorum: Bu kadar iş yaptınız, gelin bu milletin önüne ama bu haziranın sonunda ama eylülün başında erken seçim sandığını koyun. Millet size mi inanıyor, bize mi inanıyor bir görsün. Boşalmış sandalyelerin yerine Anayasa 'gel ara seçim yap' diyor. Sandıktan kaçıyor.
Buradan Erdoğan'a sesleniyorum: Kaçmayın, milletten korkmayın. Patron ne sensin ne benim. Patron millettir, milletin dediği olacak. Hiçbir yere kaçamazsın. Eğer bu dediklerine inanıyorsan, seni seçer, 5 yıl daha görev alırsın, rahat edersin, kendince önüne bakarsın. Ben de bir seçim kaybedersem bir dakika daha durmam. Bu kadar büyük bir özgüvenle söylüyorum. Korkmayın, çıkın karşımıza. Biz milletin ferasetine, öngörüsüne, iyi niyetine inanıyoruz. Patron millettir, milletin dediği olacak, hiçbir yere kaçamazsınız."

Kayıp Sedanur'dan bin 268 gündür haber yok

Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde 24 Kasım 2022 tarihinde kaybolan Seda Nur Uludağ'dan bin 268 gündür haber alınamazken, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan yeni bir birimin faili meçhul dosyaları yeniden incelemeye alması aileye ve kamuoyuna umut oldu

15.05.2026 14:08:00 / Güncelleme: 15.05.2026 14:11:29
İHA
Kayıp Sedanur'dan bin 268 gündür haber yok
Kayıp Sedanur'dan bin 268 gündür haber yok
21 yaşındaki Seda Nur Uludağ, kaybolduğu gün ehliyet kursundaki direksiyon dersine gitmek üzere evden ayrıldı ancak bir daha kendisinden haber alınamadı. Aradan geçen yaklaşık 3,5 yıla rağmen genç kızın akıbetine ilişkin yürütülen soruşturmada somut bir sonuca ulaşılamadı.






Son görüntüleri Koru sahilinde ortaya çıkmıştı

Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, Uludağ'ın son olarak Gazipaşa'nın Koru Mahallesi sahil şeridinde elinde şemsiyeyle tek başına yürüdüğü anların güvenlik kameralarına yansıdığı tespit edildi. Teknik incelemeler sonucunda genç kızın cep telefonundan alınan son sinyalin aynı gün saat 16.00 sıralarında Koru Mahallesi Fener Tepesi Poyraz mevkisinden geldiği belirlendi.








Arama çalışmalarından sonuç çıkmadı

Kayıp ihbarının ardından bölgede geniş çaplı arama çalışmaları başlatıldı. AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK), deniz polisi ve uzman ekipler tarafından karadan, havadan ve denizden sürdürülen operasyonlarda kadavra köpekleri de kullanıldı. Ancak yapılan tüm çalışmalara rağmen genç kıza ait herhangi bir iz bulunamadı.








Bakanlığın yeni birimi umut oldu

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan "Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı"nın toplum vicdanını etkileyen olayları yeniden değerlendirme kapsamına alması aile için umut oldu. Türkiye genelinde 75 ilde toplam 638 dosyanın yeniden inceleneceği çalışma kapsamında Seda Nur Uludağ dosyasının da ele alınması bekleniyor.








Ailenin tek isteği bir iz bulunması

Yıllardır kızlarından gelecek bir haberi bekleyen aile yakınları, dosyanın uzman ekipler tarafından ayrıntılı şekilde incelenmesini istediklerini belirtti. Aile, olayın üzerindeki sis perdesinin aralanmasını beklerken, yetkililer soruşturmanın tüm ihtimaller değerlendirilerek titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

CHP İstanbul İl Başkanlığı davası: İstinaf kararını değiştirdi, İstanbul’daki mahkemeleri yetkisiz buldu; Gürsel Tekin görevine devam edecek

CHP’nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nin iptali istemiyle açılan davada mahkeme, Gürsel Tekin başkanlığındaki kayyım heyetinin görevine devam etmesine karar verdi

15.05.2026 11:00:00
Haber Merkezi
CHP İstanbul İl Başkanlığı davası: İstinaf kararını değiştirdi, İstanbul’daki mahkemeleri yetkisiz buldu; Gürsel Tekin görevine devam edecek
CHP İstanbul İl Başkanlığı davası: İstinaf kararını değiştirdi, İstanbul’daki mahkemeleri yetkisiz buldu; Gürsel Tekin görevine devam edecek
CHP'nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptali istemiyle açılan davada mahkeme, Gürsel Tekin başkanlığındaki kayyım heyetinin görevine devam etmesine karar verdi. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi ayrıca dosyanın, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen dava ile birleştirilmesinin talep edilmesine hükmetti. Davada daha önce İl Başkanı Özgür Çelik ve yönetimi görevden alınarak yerlerine kayyım atanmış, CHP karara itiraz etmişti. CHP'nin avukatı Çağlar Çağlayan ise duruşmada, benzer davalarda istinaf mahkemelerinin İstanbul'daki mahkemeleri yetkisiz bulan kararlarını dosyaya sundu.

CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptali için İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davanın 2 Eylül tarihli ara kararında İl Başkanı Özgür Çelik ve yönetimini görevden alıp yererine Gürsel Tekin ve heyetini kayyım atamıştı. Mahkeme, bu karara CHP tarafından yapılan itirazın duruşma ile değerlendirilmesine karar vermişti.

Öte yandan 24 Eylül'de CHP'nin İstanbul Olağanüstü İl Kongresi yapıldı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, Yüksek Seçim Kurulu'nun daha önce aldığı "başlayan kongre durdurulamaz" kararına rağmen kongreye dakikalar kala İstanbul Valiliği ve Sarıyer 1. İlçe Seçim Kurulu'na yazı yazarak, İstanbul İl Kongresi seçimlerinin durdurulmasını istemişti. Bu gelişmenin ardından Sarıyer İlçe Seçim Kurulu'nun başvurusu üzerine YSK toplanmıştı. Bu toplanta iptali istenen CHP İl Kongresi'nin devam etmesine karar verilmişti. Olağanüstü kongrede tek aday olan Özgür Çelik, 386 delegenin oyunu alarak yeniden il başkanı seçildi. Ayrıca Çelik, bu kongrenin ardından yapılan olağan kongrede de il başkanı seçildi. Çelik böylece mahkeme tarafından görevden alınması üzerine iki kere yeniden başkan seçilmiş olmuştu.

"Delege iradelerinin çeşitli menfaatler karşılığı sakatlandığı açık bir şekilde ortadadır"
İstanbul 45. Asliye Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmada konuşan davacı vekili İlkay Orhan beyanlarında şöyle dedi:

"Dava açıldıktan sonraki tarihte ifadesine başvurulan özellikle parti içerisinde etkin görevde bulunan kişilerin beyanları da esas alındığında CHP 38. İstanbul İl Kongresi aynı zamanda 38. Kurultayı sırasında delege iradelerinin çeşitli menfaatler karşılığı sakatlandığı açık bir şekilde ortadadır. Davanın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz."

"Yetkisizlik kararı verilmesini talep ediyoruz"
CHP'nin avukatı Çağlar Çağlayan da şu ifadeleri kullandı:

"İstinaf mahkemesi öncesinde mahkemeyi yetkili görmüştü. Ancak mahkeme bu yöndeki kararını değiştirdi. Celse arasında İstanbul İstinaf Mahekemeleri başkaca davalarda verilen yetkisizlik kararlarına dair istinaf başvurularını reddetti. Hâliyle istinafın son kararları İstanbul mahkemelerinin yetkisiz olduğu yönünde olmasından yetkisizlik kararı verilmesini talep ederiz."

Dosya birleştirme talebiyle Ankara'ya gönderilecek
Mahkeme, istinafın İstanbul'daki mahkemeleri yetkisiz bulduğu karar değişikliğinin kendilerine sunulmasını istedi. Ayrıca Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki dosya ile yeniden birleştirme talebinde bulunuldu. Duruşma 10 Temmuz saat 11.00'a ertelendi.

Ne olmuştu?
CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptali için İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada 2 Eylül'de mahkeme ara kararını açıklamıştı. Mahkeme ara kararında, CHP 38. Olağan İstanbul Kongresi'nde İl Başkanı olarak seçilen Özgür Çelik'in yine aynı kongrede seçilen İl Yönetim Kurulu'nun ve İl Disiplin Kurulu'nun 'Tedbiren görevden uzaklaştırılmasına' karar vermişti. Aynı ara kararda Gürsel Tekin ile birlikte 5 isim kayyım olarak atanmıştı.
CHP 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir içeren 2 Eylül 2025 tarihli ara kararlarına ilişkin itirazda bulunmuştu. Mahkeme de yaptığı değerlendirme sonucunda CHP'nin 'İhtiyati tedbir' kararına ilişkin tüm itirazlarının duruşmalı olarak görülmesine karar vermişti.
Öte yandan 24 Eylül'de CHP'nin İstanbul Olağanüstü İl Kongresi yapıldı. Tek aday olan Özgür Çelik, 386 delegenin oyunu alarak yeniden il başkanı seçildi. Çelik böylece mahkeme tarafından görevden alınması üzerine yeniden başkan seçilmiş oldu.

Aziz İhsan Aktaş davasında üç isim cezaevinden çıktı

Aziz İhsan Aktaş davasında mütalaasını açıklayan savcı, Aktaş hakkında 280 yıla kadar, tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat hakkında ise 234 yıla kadar hapis cezası talep etti. Üç tutuklu isim tahliye edildi

15.05.2026 10:58:00
Haber Merkezi
Aziz İhsan Aktaş davasında üç isim cezaevinden çıktı
Aziz İhsan Aktaş davasında üç isim cezaevinden çıktı
Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini iş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütü davası İstanbul 1'inci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı dört sanık hakkında tahliye talebinde bulunurken, yedi sanığın tutukluluk hâllerinin devamını istedi. Savcı mütalaasında Aziz İhsan Aktaş hakkında 280 yıla kadar hapis talebinde bulundu.

Üç sanık cezaevinden çıktı
Mütalaada, tutuklu sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka, Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Z., Oya Tekin'in eşi Celal Tekin'in tutukluluk hâllerinin devamı talep edildi.

Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alı Rıza Yılmaz, Rıza Akpolat'ın eniştesi Burak K., Rıza Akpolat'ın kayınbiraderi Kazım Gökhan Y. Rıza Akpolat'ın arkadaşı Rabil A.'nın ise tahliyesi istendi.

İstanbul 1'inci Ağır Ceza Mahkemesince görülen davada, mahkeme başkanı mütalaya paralel şekilde dört sanığın tahliyesine hükmetti.

200 sanık yargılanıyor
Davada aralarında altısı görevinden uzaklaştırılan CHP'li yedi belediye başkanının da bulunduğu 11'i tutuklu, toplam 200 sanık yargılanıyor.

Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in de aralarında bulunduğu 11 tutuklu sanık hazır bulundu.

Görevden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar dâhil bazı tutuksuz sanıklar da duruşmaya katıldı.

Dünkü duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, toplam 104 sayfalık mütalaanın dokuz sayfalık özet bölümünü okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere Kazakistan'ın Türkistan şehrine geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere Kazakistan'ın Türkistan şehrine geldi

15.05.2026 10:47:00
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere Kazakistan'ın Türkistan şehrine geldi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere Kazakistan'ın Türkistan şehrine geldi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere Kazakistan'ın Türkistan şehrine geldi.

Erdoğan'ı, Hazret Sultan Uluslararası Havalimanı'nda, Kazakistan Devlet Danışmanı Yerlan Karin, Türkistan Eyalet Valisi Nuralhan Kusherov, Kazakistan Dışişleri Bakanlığı Almatı Temsilcisi Janibek Zharaskanovich ile Kazakistan'ın Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev ve diğer yetkililer karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile beraberindeki heyet de Türkistan'a geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in davetine icabetle TDT Gayriresmi Zirvesi'ne iştirak edecek.

Zirveye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da katılacak.

İstanbul'da uyuşturucu operasyonu: 62 gözaltı

İstanbul'da uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonda 62 şüpheli gözaltına alındı

15.05.2026 10:27:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da uyuşturucu operasyonu: 62 gözaltı
İstanbul'da uyuşturucu operasyonu: 62 gözaltı
İstanbul'da uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonda 62 şüpheli gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturmaya dayanarak geniş çaplı çalışma gerçekleştirdi.

Sokak satıcılarına yönelik, Bayrampaşa, Fatih ve Eyüpsultan merkezli olmak üzere il genelinde, uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen şüphelilerin yakalanması için bu sabah eş zamanlı operasyon düzenlendi. Çok sayıda adrese yapılan baskınlarda 62 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Aramalarda bir miktar narkotik madde, 2 ruhsatsız silah ve 1 pompalı tüfek ele geçirildi. Gözaltına alınan uyuşturucu satıcıları, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Narkotik Şubeye götürüldü.

Şüpheliler ile ilgili işlemler devam ediyor.

İBB soruşturmasında 12 zanlı gözaltına alındı

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Elektronik Sistemler Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddiasına ilişkin 12 şüpheli gözaltına alındı

15.05.2026 09:16:00
AA
İBB soruşturmasında 12 zanlı gözaltına alındı
İBB soruşturmasında 12 zanlı gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma sürüyor.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince yapılan çalışmada, İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Elektronik Sistemler Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen 6 ihaledeki iş ve işlemlerin usulsüz olduğu belirlendi.

Çalışmaların ardından İstanbul, Kırıklareli ve Trabzon'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, 12 şüpheliyi gözaltına aldı.

Zanlılar, işlemleri için emniyete götürüldü.

Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ticarete ilişkin, "Karşılıklı güvene dayalı güçlü ortaklığımız sayesinde ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 10 milyar dolara yaklaştı. Tabii ki bunlarla yetinmiyoruz. Hedefimiz olan 15 milyar dolara sürdürülebilir ve dengeli şekilde ulaşmak için çabalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı

14.05.2026 23:30:00
AA
Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu
Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan'a yaptığı resmi ziyaret kapsamında bir otelde düzenlenen Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanış toplantısına katıldı.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'e iş insanlarının meselelerine gösterdiği yakın ilgi için teşekkür eden Erdoğan, geçen günlerde idrak edilen Vatan Savunucuları Günü ve Zafer Bayramı münasebetiyle Kazak halkını tebrik etti.

Tokayev'in liderliğinde yürütülen reform programının Kazakistan'ın şahlanışının itici gücü olduğunu belirten Erdoğan, 15 Mart'ta yapılan referandumda kabul edilen yeni anayasanın kardeş Kazak halkı için hayırlara vesile olmasını diledi.

Türkiye'nin, bağımsızlığının 35. yılını idrak eden Kazakistan'ın her daim en yakın destekçisi olacağını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sabahki görüşmelerimizde ortak gündemimizde olan pek çok konuyu ele aldık. İkili iş birliğimizi güçlendirecek 13 farklı belgeye imza attık. İş Forumu'nun da ülkelerimiz arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Kazakistan ile ekonomik ilişkilerimizin her geçen gün daha da ileriye gitmesinden bahtiyarız. Kazakistan'ın Sayın Tokayev'in güçlü liderliğinde ekonomi alanında kaydettiği ilerlemeleri büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz. 2025 yılında gayri safi yurt içi hasılası yüzde 6,5 gibi çarpıcı bir büyüme gösteren Kazakistan'da kişi başına düşen milli gelir 15 bin dolara yaklaştı. Artık karşımızda toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. Bu büyümenin de etkisiyle Kazakistan 2025 yılında Türk dünyası içerisinde en fazla ticaret gerçekleştirdiğimiz ortağımız olmuştur. 5 bin 500'e yakın şirketimiz inşaattan finansa, turizmden bilişime 6 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla sadece refahı değil, aynı zamanda kardeşliğimizi de destekliyor. Müteahhitlerimiz ülkenin dört bir yanında değeri 30 milyar dolara varan 500'ü aşkın projeyi üstlendiler. Başarıyla tamamlayıp Kazak halkının hizmetine sundukları eserlerle ülkemizin gurur kaynağı oldular."

"Kazakistan'ın yapay zeka alanındaki atılımlarını takdirle takip ediyoruz"

Kazakistan'ın Türkiye'deki yatırımlarının her geçen gün artmasından ziyadesiyle memnun olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"750'den fazla Kazak firma 2 milyar dolara yaklaşan yatırımla Türkiye'de faaliyetlerine devam ediyor. Karşılıklı güvene dayalı güçlü ortaklığımız sayesinde ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 10 milyar dolara yaklaştı. Tabii ki bunlarla yetinmiyoruz. Hedefimiz olan 15 milyar dolara sürdürülebilir ve dengeli şekilde ulaşmak için çabalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Açıkçası çok daha fazlasını yapabileceğimize, çok daha ileri seviyelere ulaşabileceğimize eminim. Bu minvalde geçtiğimiz ay Astana'da düzenlenen Karma Ekonomik Komisyon toplantısında kabul ettiğimiz kapsamlı eylem planı ticaret ve yatırım ilişkilerimize yeni bir soluk getirecektir. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantımız vesilesiyle bugün imzaladığımız Yatırımların Karşılıklı Korunması ve Teşviki Anlaşması'nın karşılıklı yatırımları daha da teşvik edeceğini düşünüyoruz. Bugünkü görüşmelerimizde ayrıca Kazakistan ile elektronik izin sistemine geçilmesi, geçiş belgesi kotalarının artırılması, ikili ve transit taşımaların serbestleştirilmesi gibi ticaretimizi olumlu etkileyecek konuları da ele aldık. Bu hususlarda önümüzdeki dönemde ilerleme sağlayacağımıza inanıyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel çatışmalar, enerji arz güvenliği, yapay zeka dönüşümü ve tedarik zincirlerindeki kırılmalar gibi çok boyutlu sınamalarla karşı karşıya olduklarını belirterek, "Bu dinamiğin bir sonucu olarak ülkeler arasında işbirliğinin geliştirilmesi daha da önem kazanmıştır. Cumhurbaşkanı Sayın Tokayev'in vizyoner yaklaşımıyla Kazakistan'ın yapay zeka alanındaki atılımlarını takdirle takip ediyoruz. Yarın Hoca Ahmet Yesevi'nin memleketi Türkistan'da Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Gayriresmi Zirvesi'ni gerçekleştireceğiz. Zirvenin ana temasının yapay zeka ve dijital kalkınma olarak belirlenmesini çok isabetli ve anlamlı bulduğumuzu ifade ediyorum." dedi.

"Hazar Geçişli Orta Koridor'un ihyası için çalışıyoruz"

Tokayev ile bugün enerji bahsinde hidrokarbon alanlarının işletilmesinden nakliyesine, kritik madenlerin keşfine kadar geniş bir yelpazede işbirliği fırsatlarını istişare ettiklerini dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Türkiye olarak yıllar öncesinden kaynak çeşitliliğini sağlamak suretiyle enerji arz güvenliğini temin etmiş bir ülkeyiz. Kazakistan'dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz. Önemli atılım gösterdiğimiz savunma sanayi alanında Kazakistan ile geçmişe dayalı çok iyi bir iş birliğimiz var. Bugün kıymetli kardeşimle birlikte ortak üretim dahil yeni projelerle bu alandaki işbirliğimizi daha da ilerletme noktasında irademizi teyit ettik. Demir yolu bağlantılarımızı, liman altyapımızı ve dijital gümrük sistemlerimizi entegre ederek Hazar Geçişli Orta Koridor'un ihyası için çalışıyoruz. Ülkelerimizi birbirlerine yakınlaştırırken aynı zamanda küresel ekonomide Avrasya bölgesini daha rekabetçi bir konuma ulaştırmak hedefimiz olmayı sürdürüyor."

"İnsana yapılan yatırım en büyük, en kalıcı yatırımdır"

Hoca Ahmet Yesevi'nin "Yola çıkan ahir muradına erişir" sözlerine anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Liderler olarak biz bu yolun üzerinde ayağınıza takılan, elinizi kolunuzu bağlayan hangi engel varsa onlardan kurtulmanız için gerekeni yapmaya devam edeceğiz. Türk-Kazak iş dünyası olarak sizler de çıktığınız yolda sabırla yürümekten vazgeçmeyeceksiniz. Yatırım yapacaksınız, üreteceksiniz, ihraç edeceksiniz, istihdam sağlayacaksınız, iki ülke ekonomisine katkı sunacaksınız. El ele, omuz omuza vereceğiz, hep beraber bıkmadan, usanmadan ve kararlılıkla bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bizim sizlerden beklentimiz sadece ekonomik değil, insani kazanımları da esas alan projelere öncülük etmenizdir. İnsana yapılan yatırım en büyük, en kalıcı yatırımdır. Ortak geleceğimizin nişanelerinden olan ve kurulduğundan bu yana 100 bin mezun veren Türk-Kazak Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesine desteklerinizi artırmanızı beklediğimizi burada ifade etmek istiyorum."

Erdoğan, Tokayev'in şahsında Kazak halkının yaklaşmakta olan Kurban Bayramı'nı tebrik ederek, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:

"Bayramın Kazak halkına, Türk İslam dünyasına ve tüm insanlığa huzur getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. On yıllardır Türk şirketlerine güvenen Kazak kardeşlerime en kalbi selam ve muhabbetlerimi sunuyor. Değerli iş insanlarımıza çalışmalarınızda üstün başarılar diliyorum. Rabbim yolumuzu ve bahtımızı açık etsin. Tekrar görüşmek dileğiyle. Kalın sağlıcakla."

Müfredatta birçok kavram değişti

Milli Eğitim Bakanlığı, yeni müfredat kapsamında tarih ve coğrafya terimlerini yeniledi. Ders kitaplarında "Mavi Vatan", "Türkistan" ve "Sömürgeciliğin Başlangıcı" gibi milli şuur odaklı yerli ifadeler resmi olarak kullanılmaya başlandı

14.05.2026 22:00:00
Haber Merkezi
Müfredatta birçok kavram değişti
Müfredatta birçok kavram değişti
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), eğitim sisteminde köklü bir zihniyet değişimine giderek "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında tarih, coğrafya ve sosyal bilgiler ders kitaplarındaki temel terminolojiyi tamamen güncelledi. "Milli şuur" ve "yerli bakış açısı" odaklı bu adım, yıllardır kanıksanmış batı merkezli veya dayatılmış coğrafi ve tarihi terimleri, Türk medeniyet hafızasına ve ulusal güvenlik vizyonuna uygun kelimelerle değiştirdi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yapılan düzenlemelerin çok masum görünen ancak millet olma bilincini doğrudan etkileyen dayatmaları ortadan kaldırmak amacıyla yapıldığını belirtti.

Yeni müfredat doğrultusunda ders kitaplarında resmi olarak değiştirilen ve öğrencilere yeni haliyle aktarılacak olan kavramların şöyle listelendi:

Ormanlarımız - Yeşil Vatan: Türkiye'nin orman varlığı ve yeşil alanları, jeopolitik birer güç ve korunması gereken birer vatan toprağı olarak "Yeşil Vatan" konseptiyle işlenecek.

Türkiye'nin Deniz Yetki Alanı - Mavi Vatan: Akdeniz, Ege ve Karadeniz'deki uluslararası hukuktan doğan deniz sınırları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge hakları "Mavi Vatan" öğretisiyle kalıcı hale getirilecek.

Türkiye'nin Hava Sahası - Gök Vatan: Ülkenin hava sahası üzerindeki tam egemenlik hakları, savunma doktriniyle entegre edilerek "Gök Vatan" terimiyle genç kuşaklara aktarılacak.

Ege Denizi - Adalar Denizi: Tarihi arka planı Lozan Anlaşması dönemine dayanan ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında literatüre yerleşen Ege ismi yerine, coğrafyanın asıl tarihi adı olan "Adalar Denizi" ifadesi kullanılacak.

Orta Asya - Türkistan: İki kutuplu dünya düzeninin ve Sovyetler Birliği döneminin dayattığı coğrafi sınırlandırmayı kırmak amacıyla, bölge bilimsel literatürdeki asıl tarihi adı olan "Türkistan" olarak adlandırılacak.

Haçlı Seferleri - Haçlı Saldırıları: "Sefer" kelimesinin Türk literatüründeki makul ve meşru algısının aksine, bu olayların İslam dünyasına yönelik doğrudan birer istila ve saldırı olduğu gerçeği "Haçlı Saldırıları" ifadesiyle vurgulanacak.

Coğrafi Keşifler - Sömürgeciliğin Başlangıcı: Batı merkezli tarih anlayışının "keşif" olarak sunduğu dönemin, aslında küresel çapta insan ve kaynak yağmacılığına dayanan "Sömürgeciliğin Başlangıcı" olduğu öğretilecek.

Bizans - Doğu Roma: Tarihsel olarak modern dönem tarihçilerinin ürettiği yapay bir terim olan Bizans yerine, devletin kendi dönemindeki gerçek adı olan "Doğu Roma" kavramı esas alınacak.

Ermeni Meselesi - Asılsız Ermeni İddiaları: Tarih kitaplarında konunun ele alınış biçimi netleştirilerek, Türkiye'ye yönelik uluslararası tezlerin dayanaksız olduğunu vurgulamak adına terim "Asılsız Ermeni iddiaları" şeklinde güncellendi.

Pontus Meselesi - Asılsız Pontus İddiaları: Karadeniz bölgesine yönelik tarihi ve siyasi dezenformasyon faaliyetlerine karşı, iddiaların asılsızlığı doğrudan terminolojiye yansıtıldı.

Tehcir Kanunu - Sevk ve İskan Kanunu: 1915 olayları sürecindeki yasal düzenleme, dönemin arşiv belgelerindeki ve hukuk metinlerindeki orijinal adı olan "Sevk ve İskan Kanunu" olarak öğrencilere öğretilecek.

Yeni müfredat kapsamındaki bu kavramlar, önümüzdeki eğitim-öğretim döneminden itibaren basılacak tüm ders kitaplarında zorunlu olarak yer alacaktır.

Ege'de dengeleri değiştirecek iddia

Türkiye, Lozan'da Yunanistan'a devredilmeyen 152 Ege adası, adacık ve kayalık üzerinde egemenlik hakkını yasal zemine oturtmak için 'Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu' taslağını Kurban Bayramı sonrası TBMM gündemine sunmaya hazırlanıyor 

14.05.2026 19:30:00
Haber Merkezi
Ege'de dengeleri değiştirecek iddia
Ege'de dengeleri değiştirecek iddia
Son günlerde hızla yayılan bir iddiaya göre, Türkiye Cumhuriyeti, Lozan Antlaşması'nda (1923) ve Paris Antlaşması'nda (1947) Yunanistan'a devredilmeyen Ege Denizi'ndeki 152 ada, adacık ve kayalık (EGAYDAAK) üzerinde egemenlik iddiasını yasal zemine oturtmak üzere bir kanun taslağı hazırlıyor.

İddiaya göre taslak, Kurban Bayramı tatili sonrası (27-30 Mayıs 2026) TBMM gündemine sunulacak. Ancak resmi kaynaklar, konunun "Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu" (Mavi Vatan Kanunu) çerçevesinde gri bölgelerin hukuki statüsünün ele alınması şeklinde sınırlı kaldığını belirtiyor, doğrudan "152 adaya egemenlik ilanı" resmi olarak doğrulanmadı.

'Gri bölge' statüsü netleştirilmek isteniyor

AK Parti kaynaklarına dayanan haberlere göre, uzun süredir üzerinde çalışılan "Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu" taslağı, Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizi'ndeki deniz yetki alanlarını (karasuları, bitişik bölge, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge) tek bir çatı altında düzenlemeyi hedefliyor. Taslakta Ege Denizi özelinde karasularının 6 mil olarak korunacağı, diğer denizlerde ise 12 mil kuralının uygulanacağı ifade ediliyor. Ayrıca "gri bölge" olarak nitelendirilen ada, adacık ve kayalıkların uluslararası hukuk ilkelerine göre statüsünün netleştirilmesi de öngörülüyor.

Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) Müdürü Dr. Mustafa Başkara'nın öncülüğünde düzenlenen basın toplantısında Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Prof. Çağrı Erhan ve diğer yetkililer, taslağın Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan hak ve menfaatlerini koruduğunu vurgulamıştı. Yetkililer, Ege'deki gri bölgelerin hukuki statüsünün de bu çerçevede ele alınacağını belirtirken, sosyal medyadaki "152 ada için egemenlik ilanı" yorumlarını doğrudan teyit etmedi.

152 Ada (EGAYDAAK) tartışması

Ege Denizi'ndeki 152 ada, adacık ve kayalık grubu, yıllardır Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde tartışılan bir konu. Türkiye'ye göre bu coğrafi formasyonlar, Lozan ve Paris antlaşmalarında isim olarak Yunanistan'a devredilmemiş; dolayısıyla egemenlik hakkı Türkiye Cumhuriyeti'ne aittir. Yunanistan ise bu alanları kendi egemenlik sahası içinde gördüğünü savunuyor. Konu, özellikle Yunanistan'ın bazı adaları silahlandırması ve karasularını 12 mile çıkarma tartışmalarıyla sık sık gündeme geliyor. Türkiye, bu adımların antlaşmalara aykırı olduğunu belirtiyor.

Sosyal medya paylaşımları iddiayı "Mavi Vatan'a adım" olarak nitelendirirken, bazı Yunan kaynakları ve analistler konuyu "gerilimi tırmandırabilecek bir hamle" olarak yorumluyor. Resmi düzeyde ise henüz TBMM'ye sunulmuş bir teklif bulunmuyor, taslağın bayram sonrası Meclis'e taşınması bekleniyor.

Uzmanlar, yasanın çıkması halinde Ege'deki deniz sınırlarının ve gri bölgelerin hukuki zemininin güçleneceğini, ancak Yunanistan'la diplomatik gerilimi artırabileceğini belirtiyor. Konu, her iki ülkenin de NATO müttefiki olması nedeniyle uluslararası arenada da yakından takip ediliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.