Bizim ellerde, şu bizim diyarda eskiden mert sevilirdi, övülürdü ama namert yerilirdi. Delikanlı, dürüst, özü-sözü bir, elinin emeğimden başkasına, hele hele başkasının elinin emeğine asla el uzatmayanlar gençlere örnek gösterilirdi. Şimdi ise; yamukluğu meslek edinmiş, başkalarının sırtından vurgun vuran, yönettiği insanlar borç yüzünden hapislere düşerken,intiharlar yaşanırken tez zamanda yükünü tutanlar, heybesini dolduranlar örnek gösteriliyor. Bizim dünyamızda, gezegenimizin kimi yüzlerinde, Allah'ı Rab, Kur'an'ı kitap, Muhammed Mustafa'yı peygamber olarak kabul eden Müslümanların yaşadıkları toplumlarda, helal-haram sınırları gözetilirdi, "Allah için sevmek ve Allah için nefret etmek" diye bir ölçü vardı, altında şüheda ecdadın kefensiz yattığı, üstünde de; "Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli" diye tarif edilen mübarek ezanların okunduğu, bağımsızlığımızın sembolü olan al bayrağımızın dalgalandığı topraklar vatan bilinir, kutsal bilinir ve öylece yadellerden kıskanılırdı. Eskiden şu bizim diyarda, bu ülkenin, bu ülkede yaşayan çilekeş milletin menfaatlerini korumayan, iş kapılarını kapatıp onları aşsız bırakan yöneticiler pek sevilmezdi ve asla makbul da sayılmazdı. Özellikle bu milletin hakkı olan, bu ülkenin kaynağı olan hazineleri yabancılara peşkeş çeken yöneticiler bir daha asla göreve gelemezlerdi. Hatta yediklerinin ve yedirdiklerinin hesabını da verirlerdi. Şu bizim ellerde örf adet, töre gelenek ne kadar da değişti, ne kadar alt-üst oldu ki, satanlar daha makbul sayılmaya başladı, pazarlayanlar alkışlanmaya başladı, her çeşit kaynağı sömürgecilerin hizmetine sunup ülkeyi fakirleştirenler el üstünde tutulmaya başladı. Eskinin mal-mülk sahibi, fabrika-atölye sahibi, çiftlik-sürü sahibi, tarla-çayır sahibi insanlar sahip oldukları o yerlerde ırgatlığa akşamdan razı hale geldi ve fakat bu sonucu hazırlayanlara da alkış vurmaktan geri durmuyorlar. Bu milletin genleri ile mi oynadılar, inanç kodlarını mı tahrip ettiler, tanınmaz hale getirdiler? Müslüman Türk milleti her geçen gün tanınmaz hale geliyor, getiriliyor ve bu durumdan rahatsız olanların sayısı da günden güne azalıyor. Şimdi ırgat oldu eski sahipler ama pek şikayetçi olan yok, hayret ki ne hayret!..
Aziz Karaca / diğer yazıları
- İnsafı tüketen toplumlar / 04.05.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026

























































