İran'dan Çin'e kritik ziyaret
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, ABD-İsrail savaşı sürerken Rusya'nın ardından Çin'e kritik ziyaret gerçekleştirdi. Arakçi, Pekin'de mevkidaşı Wang Yi ile görüştü
06.05.2026 11:42:00 / Güncelleme: 06.05.2026 11:49:47
Haber Merkezi
Haber Merkezi





İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Çin'in başkenti Pekin'de Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile bir araya geldi. Bu ziyaret, ABD ve İsrail ile Şubat 2026'da başlayan savaşın devam ettiği, müzakerelerin çıkmaza girdiği ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin küresel enerji akışını tehdit ettiği bir dönemde gerçekleşti. Ziyaret, Arakçi'nin Rusya ziyaretinin hemen ardından gelmesiyle dikkat çekti ve dünya gündeminin üst sıralarına yerleşti.
Hürmüz krizi
28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik geniş çaplı hava saldırılarıyla başlayan çatışma, İran'ın misilleme saldırıları, füze ve drone operasyonlarıyla hızla yayıldı. İran, Hamaney'in suikastı gibi ağır kayıplar verdi ve buna karşılık Hürmüz Boğazı'nı etkili bir şekilde kapatarak küresel petrol ve LNG ticaretini aksattı.
Bu adım, küresel enerji fiyatlarını yükseltti, Asya ekonomilerini vurdu ve lojistik kriz yarattı. ABD, operasyonlarla boğazı açmaya çalışırken İran limanlarını bloke etti. Nisan başında koşullu bir ateşkes sağlandı ancak Hürmüz üzerindeki anlaşmazlık nedeniyle müzakereler Pakistan arabuluculuğunda tıkanmış durumda. Trump yönetimi, boğazın açılması için İran'a baskı yaparken Çin'den de Tahran üzerinde nüfuzunu kullanmasını istiyor.
Görüşmenin detayları
Çin devlet medyası Xinhua'ya göre görüşmede ikili ilişkiler, bölgesel istikrar ve uluslararası gelişmeler ele alındı. Arakçi, Tahran'ın barış teklifini paylaştı, Çin'in Orta Doğu için dört maddelik planını övdü. Wang Yi ise ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, İran'ın nükleer haklarının korunması ve Körfez'de güvenlik işbirliği çağrısında bulundu.
İki ülke, 2021'de imzalanan 25 yıllık kapsamlı stratejik işbirliği anlaşmasını ilerletme ve diplomatik ilişkilerin 55. yılını kutlama konusunda mutabık kaldı. Çin, İran petrolünün en büyük alıcısı konumunda ve yaptırımları aşarak ticaretini sürdürüyor. Pekin, savaşın yayılmasını istemiyor çünkü ekonomisi boğazdan geçen enerjiye bağımlı.
Trump-Şi zirvesi
Ziyaret, ABD Başkanı Donald Trump'ın 14-15 Mayıs'ta Pekin'de Şi Jinping ile yapacağı zirve öncesi kritik önem taşıyor. Trump yönetimi, Çin'i Hürmüz'ün açılması için devreye girmeye çağırıyor. Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin'in Tahran'la yakın ilişkilerini bu yönde kullanmasını istedi. Çin ise tarafsız arabulucu rolünü öne çıkarıyor ve diyalog vurgusu yapıyor.
Analistler, Çin'in hem İran'la stratejik ortaklığını korumak hem de ABD ile ticaret ve Tayvan gibi konularda denge kurmak istediğini belirtiyor. Arakçi'nin Moskova ziyareti sonrası Pekin'e gelmesi, İran'ın "Doğu ekseni"ni (Rusya-Çin) güçlendirme çabasını gösteriyor.
Bu ziyaret, İran'ın diplomatik izolasyonu kırma ve Çin'in arabuluculuğunu test etme girişimi olarak değerlendiriliyor. Kısa vadede Hürmüz Boğazı'nın statüsü ve ateşkesin pekiştirilmesi ön planda. Uzun vadede ise Çin-İran ekonomik bağlarının derinleşmesi ve çok kutuplu dünya düzeninde yeni ittifak dinamikleri gündeme gelebilir.
Hürmüz krizi
28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik geniş çaplı hava saldırılarıyla başlayan çatışma, İran'ın misilleme saldırıları, füze ve drone operasyonlarıyla hızla yayıldı. İran, Hamaney'in suikastı gibi ağır kayıplar verdi ve buna karşılık Hürmüz Boğazı'nı etkili bir şekilde kapatarak küresel petrol ve LNG ticaretini aksattı.
Bu adım, küresel enerji fiyatlarını yükseltti, Asya ekonomilerini vurdu ve lojistik kriz yarattı. ABD, operasyonlarla boğazı açmaya çalışırken İran limanlarını bloke etti. Nisan başında koşullu bir ateşkes sağlandı ancak Hürmüz üzerindeki anlaşmazlık nedeniyle müzakereler Pakistan arabuluculuğunda tıkanmış durumda. Trump yönetimi, boğazın açılması için İran'a baskı yaparken Çin'den de Tahran üzerinde nüfuzunu kullanmasını istiyor.
Görüşmenin detayları
Çin devlet medyası Xinhua'ya göre görüşmede ikili ilişkiler, bölgesel istikrar ve uluslararası gelişmeler ele alındı. Arakçi, Tahran'ın barış teklifini paylaştı, Çin'in Orta Doğu için dört maddelik planını övdü. Wang Yi ise ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, İran'ın nükleer haklarının korunması ve Körfez'de güvenlik işbirliği çağrısında bulundu.
İki ülke, 2021'de imzalanan 25 yıllık kapsamlı stratejik işbirliği anlaşmasını ilerletme ve diplomatik ilişkilerin 55. yılını kutlama konusunda mutabık kaldı. Çin, İran petrolünün en büyük alıcısı konumunda ve yaptırımları aşarak ticaretini sürdürüyor. Pekin, savaşın yayılmasını istemiyor çünkü ekonomisi boğazdan geçen enerjiye bağımlı.
Trump-Şi zirvesi
Ziyaret, ABD Başkanı Donald Trump'ın 14-15 Mayıs'ta Pekin'de Şi Jinping ile yapacağı zirve öncesi kritik önem taşıyor. Trump yönetimi, Çin'i Hürmüz'ün açılması için devreye girmeye çağırıyor. Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin'in Tahran'la yakın ilişkilerini bu yönde kullanmasını istedi. Çin ise tarafsız arabulucu rolünü öne çıkarıyor ve diyalog vurgusu yapıyor.
Analistler, Çin'in hem İran'la stratejik ortaklığını korumak hem de ABD ile ticaret ve Tayvan gibi konularda denge kurmak istediğini belirtiyor. Arakçi'nin Moskova ziyareti sonrası Pekin'e gelmesi, İran'ın "Doğu ekseni"ni (Rusya-Çin) güçlendirme çabasını gösteriyor.
Bu ziyaret, İran'ın diplomatik izolasyonu kırma ve Çin'in arabuluculuğunu test etme girişimi olarak değerlendiriliyor. Kısa vadede Hürmüz Boğazı'nın statüsü ve ateşkesin pekiştirilmesi ön planda. Uzun vadede ise Çin-İran ekonomik bağlarının derinleşmesi ve çok kutuplu dünya düzeninde yeni ittifak dinamikleri gündeme gelebilir.
Karşılıklı açıklamalar
İkili ilişkiler ile bölgesel ve küresel gelişmelerin ele alındığı görüşmede Arakçi, Çin'in ABD-İsrail'in saldırganlığına karşı tutumunu memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.
Çin'i İran'ın yakın dostu olarak nitelendiren Arakçi, mevcut koşullar altında iki ülke arasındaki işbirliğinin daha da güçleneceğini vurguladı.
ABD ile savaşın sona erdirilmesi için arabulucular üzerinden devam eden mesaj alışverişine ilişkin Arakçi, şunları kaydetti:
"Biz sadece adil ve kapsamlı bir anlaşmayı kabul ediyoruz. Bize karşı başlatılan savaş, açık bir saldırganlık eylemi ve uluslararası hukukun net bir ihlalidir. Müzakerelerde meşru haklarımızı ve çıkarlarımızı korumak için elimizden gelenin en iyisini yapacağız."
Çin Dışişleri Bakanı Vang ise ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın gayrimeşru ve hukuk dışı olduğunu belirterek, savaşı tamamen sona erdirecek tam bir ateşkesin sağlanması gerektiğini vurguladı.
ISNA'ya göre, Vang, şu ifadeleri kullandı:
"Gerilimleri azaltma çabalarımızı sürdürmeye hazırız. Tam bir ateşkesin sağlanması gerekli ve kaçınılmazdır. Bölge kritik bir dönüm noktasından geçiyor ve iki taraf arasında doğrudan görüşmeler şart."










































































