HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 13 AĞUSTOS 2022, CUMARTESİ

Solgun gelincik

14.07.2003 00:00:00
Zehra beş yıllık evli... Evlendiği günkü hayallerinden, mutluluğundan, mahzun ve gam yüklü kadın... Neler gördü neler? Zaman bu kadar çabuk nasıl geçti? Bundan sonra neler olacak?

Kocası ile aynı işyerinde tanışmışlar ve daha sonra evlenmeye karar vermişlerdi. Altı aylık nişanlılık dönemindeki tatlı sözler, renkli hayaller, vaatler, kibarlık taslamaları evliliğin ikinci gününde birden bire yerini zahmete, horlamaya, eziyete dönüştürmüştü. Bunu kime anlatabilirdi? O kadar karmaşık duygular içindeydiki cevabını veremediği sorular altında çoğu zaman için için ezilirdi. Öyle hassas yapısı vardı ki; sırrını bacasız ocak gibi, ateşi ve dumanıyla ciğerlerinde saklardı. Bu sebeple ne ailesine, ne de en yakın arkadaşı ve kan kardeşi Hatice'ye bile olan bitenden bahsetmemişti.

'İki ayak bir pabuca girmişti'. Ne kendisi ve ne de kocasında huzur yoktu. Evlenmeden önce şu an yaşadıklarını aklının ucundan bile geçirmemişti. İşin en sıkıntı veren yönü ise kocasının Zehra'nın duygularına, düşüncelerine kapalı ve saygısız olmasıydı. İçini, meyve ağacındaki kurt gibi kemiren asıl şey de; güya beraber oldukları kader birliğinin dışında kalması, yok sayılmasıydı.

Evlenmeden önce bunları nasıl anlayamadı? Neyse; dövünmenin faydası olmuyordu. Kimi zaman bir öğretmen edasıyla, kimi zaman şefkatli, gün görmüş, güzel ahlak sahibi bir anne edasıyla için çekerek: 'Çocukları evliliğe hazırlamalı. Çocukları hayatın şartlarına hazırlamalı.' Diyerek kendi yaşadıklarını, sosyal problemler içerisinde düşünüyor ve çıkış yolları ar4ıyordu. Daha 24 yaşındaydı. Beş yıl boyunca hayatının sevinçlerle, umutlarla dolu günlerine adeta simsiyah perde çekilmişti.

Zehra çalışıyordu. Saat 18:00'de işten ayrılıyor, ancak akşamın yedisinde eve varabiliyordu. Eve gelir gelmez yorgun ayaklarıyla hemen mutfağa koşuyor yemek hazırlıyordu. Kocası daha içeri girer girmez suratını asıyor, aşağılama, dırdır, hakaretler birbirini kovalıyordu... Yine bir akşam vakti... Saat akşamın on birinci gelmişti. Kocası ayaklarını tavana doğru uzattığı koltuktan bağırdı:

-Karpuz soy getir!

Zehra karpuzu dolaptan çıkarıyordu. Üç kiloluk karpuzu masanın üzerine koyarken kollarının ağırlaştığını hissediyordu. Bu her gün aynı saatte yaşadığı beden gücünün bütün bağlarından boşanıp koca bir dağ gibi omuzlarına çöktüğü saatti. Gözleri sırım sırım sızlıyordu. Belki de bu çile dolu günlerinde içini serinleten şey, gençlik günlerini gökyüzüne kanat çırpan tatlı hatıralarıydı. Ümit yıldızları ile süslü gençlik günlerinden için aydınlatacak ışıkları saçılabilir miydi?

Gönlüne böyle ümit ışığı doğduğu bir anda bütün kötülükleri unuturdu. İyi niyet, hoşgörü ve mutlu yuva beklentisinin kısa aralığını yakaladığını zanneden Zehra kocasına şöyle seslendi:

-Karpuzu dolaptan çıkardım. Epeyce soğuk. Biraz ısınsın. İstersen gel sen soy. Daha bulaşıklar var, demeye kalmamıştı ki bir anda mutfak kapısında kocasını gördü. Gözleri dönmüş dimağı tıkanmış, kalbi körelmiş, kaşlar çatık avazı çıktığı kadar bağırıyor:

-Sen bana nasıl istediğimi getirmezsin de gel kendin al dersin?

Zehracık:

-Gel kendin al demedim. Yorgunum. İstersen gel sen hazırla, dedim. Kocası olacak adam suratına ani bir yumruk vurmasıyla Zehra'nın burnunu kanattı. Kendini bilmeze bakınki gözü dönmüş adam akan kanlara bakmadan yere çömelmiş güçsüz savunmasız Zehra'yı tekmelemeye devam etti.

Zehra bir müddet kendine gelemedi. Gökler başında gürlüyor, yıldızlar taş kütleleri halinde üzerine yağıyordu. Zindan, karanlık, gece, çamur her biri vücut iklimini aynı anda istila etti.

Bir hayat... Bir hayat... Bir hayat taşıyor bu kadın. Gök kararmış, yer dikenlerle dolmuştu sanki. Kaf dağının ardından ak tenli güvercin gibi gönül penceresini tıklayan gençlik neşesi gençlik kuşu da gelmezdi şimdi.

Sabaha kadar uyumadı. Uyuyamadı. Kafasındaki sorular meclis bildirileri gibi okunan problemler... Derken acılar içerisinde uyuyakalmıştı. Sabahın ilk ışıklarıyla ayağa kalkmaya çalıştı boynu bükük gelin. O gün işe gidememişti. İş yerinden ne kadar aradılarsa da cevap alamamışlardı.

Hatice... Hatice... Gönül incisi arkadaşı... Biricik dostu. O gün, arkadaşını görmek için yola çıkmıştı.

Saat öğleden sonra dört olmuştu. Kapı zili çalıyordu. Zehra yığılıp kaldığı kanepeden uyandı. Güçlükle ayağa kalkabilirdi. Bu saatte kim olacak ki? Belki de Hatice'dir. Kapıyı açtı. Karşısında duran kocası. Zehra hiçbir şey söylemeden geçip oturdu. İnsanlık bilgi ve merhametinin fersah fersah gerisinde olan kocası pişkin pişkin şöyle demeye gelmiş:

-Hadi hazırlan da çarşıya gidelim. Üzerine bir şeyler alalım. Hem yemek de yeriz.

Zehra boynunu büktü. Halatlarla çekilen zoraki ve mecburi tebessümüyle kocasına boyun eğip çarşıya çıktı. Kocası elinden tutmuş güya sevgisini açığa vuruyor. Öyle ya yıktığı gönlü yapacak...

Niçin?

Tekrar tekmelemek için.

Hatice de mahalleye gelmişti. Çarşıdan tatlı yaptırıp Zehra'ya götürecekti. Tam bu anda Zehra'yı mağazaya girerken görmesin mi? Koşup kucaklayacak bağrına basacaktı ki yanında kocasının olduğunu fark etti. Yavaş adımlarla yaklaştı, yaklaştı. Zehra, Hatice'yi fark etmemişti. Hatice onun yüzüne uzun uzun baktı. Gördü... Gördü de içi kan ağladı. Hani okulda kan kardeş olmuşlardı ya... Yüzünden ve dağınık saçlarından bir film gibi başından geçenleri tahmin etmiş, okumuştu. Göz yaşları için için akmaya başlamıştı. Hatice eve döndüğünde bir yandan göz yaşlarını siliyor bir yandan ellerini duaya kaldırıyor, bir yandan da hikayesini defterine yazıyordu. Son satırlarında bir dörtlük vardı:

Gençlik kuşu şimdi esir

Gelinciğin renkleri şimdi solgun

Kim bilir ne kadar acı çekenler var

Belki de yalnız Haticeler bilir.
 
Feyyaz İnanç / diğer yazıları
- ‘Işıkları açın’ / 07.05.2021
- Kulluğun gerçek tarifi / 06.05.2021
- Asli ihtiyaçlar / 30.04.2021
- Mecnun’un Leylası / 29.04.2021
- Rahman Suresi-II / 21.04.2021
- Rahman Suresi / 19.04.2021
- 14 Nisan / 15.04.2021
- İmam Muhammed Et-Takî’nin (a.s) Öğütleri / 14.04.2021
- Sağlam kale Ehl-i Beyt / 12.04.2021
- Bizi deryaya salan / 08.04.2021
- Çözümün adresi BTP / 08.11.2020
- ‘Defineye malik viraneler var’ / 07.11.2020
- Var bir hayalimiz / 21.10.2020
- Kadının yeri ve önemi -III- / 12.10.2020
- Kadının yeri ve önemi II / 07.10.2020
- Kadının yeri ve değeri / 04.10.2020
- Yaprağın düşmesi / 27.09.2020
- Atatürk’ün tavsiye ettiği kitap / 20.09.2020
- ‘Devlet benim’ / 19.09.2020
- Buyurun beraber dilenelim / 13.09.2020
- Kastamonu Çatalzeytin / 12.09.2020
- İş bilenin kılıç kuşananın / 07.09.2020
- Durum vaziyet / 06.09.2020
- Bir kıssa bir hisse / 05.09.2020
- Kurallar insan içindir / 04.09.2020
- İmam Hüseyin’in cömertliği / 31.08.2020
- Ahlak ve ekonomi / 30.08.2020
- Ağlayarak adam kazanan / 29.08.2020
- Kitabı tahrif eden, dalalette olandır / 28.08.2020
- Ehl-i Beyt medeniyeti / 11.07.2020
- Kavuşmak / 10.07.2020
- Hali pür melalimiz / 23.06.2020
- ‘Örtüsüne bürünen…’ / 07.06.2020
- Müslüman Türk’ün ahlakı / 31.05.2020
- Elveda / 23.05.2020
- Bizleri merhaba ile karşılardın / 05.05.2020
- Değerleri bayraklaştırdı / 18.04.2020
- Hz. Ebu Talib (r.a) / 12.04.2020
- Hakkı, sahibine teslim etmek / 05.04.2020
- ‘Bir millet kendini değiştirmedikçe…’ / 04.04.2020
- Haklar / 30.03.2020
- Bundan korkmayalım / 29.03.2020
- Savaşlar / 24.03.2020
- Çanakkale geçilmez / 23.03.2020
- Millet devlet / 18.03.2020
- Eminönü’nden Üsküdar’a / 16.03.2020
- Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in faziletleri / 07.03.2020
- Ezan ile salâ arası / 09.02.2020
- Değerler adamı olmak / 01.02.2020
- Mutlu etmek için / 25.01.2020
- Dost acı söyler / 24.01.2020
- Notlar… / 11.01.2020
- Sohbet / 03.01.2020
- İmtihan edenden razı olmak / 21.12.2019
- Kalem / 02.12.2019
- Diyalog tuzağı / 01.12.2019
- Avrupa’dan nazar / 24.11.2019
- Yaşananlar ve ahir zaman alametleri / 18.11.2019
- Avrupa’dan bakış / 16.11.2019
- Avrupa’dan yorum ve değerlendirme / 10.11.2019
- Ehl-i Beyt’in fazileti / 05.11.2019
- Avrupa’da din eğitimi / 03.11.2019
- Amelleri boşa çıkanlar / 20.10.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’ın eserlerinde 12 İmam-II / 13.10.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’ın eserlerinde 12 İmam / 12.10.2019
- Sarp yokuşları kimler aşar? / 30.09.2019
- Avrupa'dan Türkiye manzarası / 29.09.2019
- Sabrın sonu / 16.09.2019
- ‘Padişahlar halkın bekçisidir’ / 15.09.2019
- Cabir bin Abdullah Ensari / 08.09.2019
- Bu yıl şu üç sureyi ezberleyelim / 01.09.2019
- Nahl sûresinden ayetler / 25.08.2019
- Eğitimin önemi / 24.08.2019
- Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi-VI / 16.08.2019
- Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi-V / 15.08.2019
- Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi-IV / 09.08.2019
- Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi-III / 08.08.2019
- Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi-II / 07.08.2019
- Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi-I / 06.08.2019
- İşi ehline vermek / 03.08.2019
- Köpüren gazoz / 30.07.2019
- Cafer-i Tayyar / 27.07.2019
- Gaye ve vasıta / 21.07.2019
- İşinde dürüstlük / 20.07.2019
- Tozlu raflardan / 11.07.2019
- Ali Fuat Başgil’den gençlere öğütler-II / 09.07.2019
- Ali Fuat Başgil’den gençlere öğütler-I / 07.07.2019
- İzzet / 06.07.2019
- Bu inatla bu çorap örülmeyecek / 02.07.2019
- Çıkış yolu / 30.06.2019
- On iki imam / 25.06.2019
- Avrupa’dan manzaralar / 22.06.2019
- Nefret / 16.06.2019
- Öfke / 15.06.2019
- Şiir dili ile sohbet / 08.06.2019
- Kimler hoş seda bırakır? / 17.05.2019
- Dergâhın Kuyusu / 08.05.2019
- Müslümanlar için en tehlikeli terörizm: Münafıklık / 05.05.2019
- Hutbeler / 29.04.2019
- İnanmak inandırmak / 28.04.2019
- Okundukça okunan eserler / 21.04.2019
- Fezkuruni dedi efendim Kur’an içinde / 20.04.2019
- Sen varsın, gayrisi aciz / 02.10.2015
- Bedelsiz aldım! / 22.01.2012
- Saat 01.10... Regaib gecesi / 14.08.2005
- Köprüden köprüye / 11.04.2005
- Hendek'ten günümüze sırlar, mesajlar... / 06.01.2005
- Hendek'ten günümüze / 05.01.2005
- Hendek Savaşı'nın verdiği mesajlar / 02.01.2005
- Kocatepe'de bir sabah namazı / 22.12.2004
- Yoldaki kandiller / 21.12.2004
- Allah'ın yardımı / 20.12.2004
- Ramazan düşünceleri / 15.10.2004
- Sesler ve renkler / 06.10.2004
- Sirtlanlar konseyi / 05.10.2004
- Yalan yalantalan talan / 24.09.2004
- Eğitim ve öğretim anlayışı üzerine / 23.09.2004
- İncirler konuşuyor / 21.09.2004
- Şehitleri öven Allahtır / 16.09.2004
- Bir pazaryürüyüşü / 15.09.2004
- Cennet kuşu / 07.09.2004
- O isterse olur / 04.09.2004
- Okula başlama merasimi / 02.09.2004
- Dünkü tomurcuk...Şu esmer çocuk!.. / 30.08.2004
- Orhangazi'nin abideleri / 29.08.2004
- "Hikmetin Sırları" / 20.08.2004
- "Süleymaniye'de bayram sabahı" / 08.08.2004
- Bu millet büyük millettir / 27.07.2004
- Manzara / 13.06.2004
- Ashabın hadis ve sünnete bakışı / 04.06.2004
- "Buradan Hak sözden başkası çıkmaz" / 03.06.2004
- Ashabın hadis ve sünnet üzerindeki titizlikleri / 02.06.2004
- Bizi kandırmaya çalışıyorlar / 26.05.2004
- Bağdat düştü... / 25.05.2004
- Hz. Peygambere uyma zorunluluğu / 19.05.2004
- Başörtüleri... / 16.05.2004
- Allah'ın kitaplarına iman-II / 14.05.2004
- İnsan hakkı / 10.05.2004
- Bir demet gül-III / 09.05.2004
- Bir demet gül-II / 08.05.2004
- Bir demet gül-I / 07.05.2004
- Iraklı bacıma... / 06.05.2004
- Eserlerin dilinden kutlu doğum-I / 30.04.2004
- "Sen onları sevdiğin gibi Allah da seni sevsin" / 29.04.2004
- Allah Resulü'nün tavsiyeleri / 28.04.2004
- Gözyaşlarım içime akar / 26.04.2004
- Saadet Asrı'ndan yüce tablolar / 09.03.2004
- Okuyan / 17.12.2003
- Haydar Aliyev ve Saddam Hüseyin / 16.12.2003
- Ayağımdaki son kundura / 11.12.2003
- Neler oluyor? / 08.12.2003
- Türkmen Dede / 31.08.2003
- Kundak / 23.08.2003
- Üç aylar / 21.08.2003
- Solgun gelincik / 14.07.2003
- Şehitlerin gül kokusu / 13.07.2003
- Şehitler / 12.07.2003
- Şehitler / 11.07.2003
- Taşıyamayacağım yükü yükleme / 10.07.2003
- Sahabe hayatından / 08.07.2003
- Saadet Asrın'dan / 07.07.2003
- Takvaya eren genç / 04.07.2003
- Spor ve cihan hakimiyeti / 03.07.2003
- Bakış açısı / 01.07.2003
- Ulu Çınar'ın Ulu Dalı / 30.06.2003
- Ömer'in annesi / 29.06.2003
- Çalışkanlık mirası mı? / 11.05.2003
- "İki haber arası" / 04.05.2003
- Yalan ve Talan / 26.04.2003
- Fena alimler / 14.04.2003
- Unuttuk!.. / 13.04.2003
- Kim kabirde; ölüler kim? / 12.04.2003
- Ne yaptık mukaddes emaneti / 07.04.2003
- Bu diyarın hani sahipleri / 06.04.2003
- Visal / 05.04.2003
- İcmal ile Hicret yazıları / 07.03.2003
- Adım adım Hicret / 05.03.2003
- Hicret / 03.03.2003
- Adam kıtlığı / 22.02.2003
- Tarih'te oyunlar, entrikalar ve petrol / 19.02.2003
- Abdulhamid'in Hatıra Defteri'nden / 18.02.2003
- Bir demet şiir Rapor ve Çile'den / 15.02.2003
- 1962 yılında bir Hutbe: Dini Varlık ve Milli Bütünlüğümüz / 08.02.2003
- Hz. Peygamberle (sav) Veda Haccı / 07.02.2003
- Ahiret kapısı / 31.01.2003
- Seviyemiz / 21.01.2003
- Bir başucu kitabı: Sahih-i Buhari Tercemesi / 20.01.2003
- Müminin dermanı İlahi yardımlar / 17.01.2003
- En hayırlı kardeş, en hayırlı arkadaş / 16.01.2003
- Ya Rasulallah, bana tavsiyede bulun... / 15.01.2003
- Ne söylüyoruz ne yapıyoruz? / 12.01.2003
- Besmele / 11.01.2003
- Öğretme sorumluluğumuz / 08.01.2003
- Öğretme sorumluluğumuz / 07.01.2003
- Nasılsınız diyemedi / 06.01.2003
- Vaveylâ / 05.01.2003
- Vahdetimiz tek yürekliliğimiz ne haldedir / 04.01.2003
- Özürlü kim? / 02.01.2003
- Özürlü kim? / 01.01.2003
- Özürlü Kim / 31.12.2002
- Reformcular üzerine / 30.12.2002
- Cehl-i mürekkep dedikleri / 29.12.2002
- Reformcular üzerine-II / 28.12.2002
- Reformcular üzerine / 27.12.2002
- Nafile ibadetler / 24.12.2002
- Birlikte okuyalım / 22.12.2002
- Deste deste sevap dermeye... Nafile ibadetlere... / 21.12.2002
- Bugün ahvalimizden yazdık / 20.12.2002
- Kutlu kervanın mukaddes çilesi / 17.12.2002
- Dini bilgiler / 13.12.2002
- Tesbih'lerimiz / 11.12.2002
- Mecidiyeköy-Ortaçeşme hattı / 10.12.2002
- Elveda diyemedim / 08.12.2002
- Bayram esintileri / 05.12.2002
- Resulullah'ı vitrinleyen sahabîler / 04.12.2002
- Onların tahsil ettiği, aşk ve takvâdır / 03.12.2002
- Allah'tan gayrisini bilmeyenler... / 01.12.2002
- Rahle önünde mukabelemiz / 29.11.2002
- Tüm güzellikler O'nda toplanmıştır / 28.11.2002
- Doyulur mu Muhammed'e, doyulur mu can Ahmed'e / 26.11.2002
- Gönül yandı şevkinden ya Resulullah / 23.11.2002
- Namaz, cennetin anahtarıdır / 21.11.2002
- Hadis-i Şerifler ışığında Ramazan ve Oruç / 16.11.2002
- Kara kız da yanında / 12.11.2002
- Gözümüzün nuru namaz / 09.11.2002
- Şehr-i Kur'an-II / 08.11.2002
- Şehr-i Kur'an / 06.11.2002
- Ereğli'deyiz, yürekler hep O'nu bekliyor / 16.10.2002
- Gökçebey'den; trenden / 09.10.2002
- Zonguldak'ta köşe köşe / 04.10.2002
- Zonguldak'ta adım adım / 29.09.2002
- Kangal / 19.09.2002
- Yandım, yandım, yandım / 18.09.2002
- Diyarım Şehr-i Dadaşım / 31.08.2002
- Yolcu nereye gidiyorsun! Şaşırdım, sanki o kitaptaki bendim / 30.08.2002
- Vaizi dinledim sonra bir not yazdım / 25.08.2002
- Özürlü acil şifa / 24.08.2002
- Konfeti seyri / 23.08.2002
- Başbaşa söyleştik / 22.08.2002
- Niçin kaldırımdan yürümezler / 21.08.2002
- Canlar bir oldu / 20.08.2002
- Zikir ağacı cennet fidanı / 18.08.2002
- "Hidayete vesile mukaddes çile" / 09.08.2002
- Masum Anadolu'da saf çocuk / 08.08.2002
- Minik Kuş / 31.07.2002
- Para, şöhret, iktidar: Beykoz'u yağmalayan üç kafadar / 25.07.2002
- Üç kısa ünlem vay, hay, haydi!.. / 21.07.2002
- Garip sözlerin anlamı / 16.07.2002
- Bir nefes sıhhat için / 05.07.2002
- Üç haber / 03.07.2002
- Bu bir milli marştır / 30.06.2002
- Fazla değil bir ev ve bir iş / 28.06.2002
- Elif-ba cüzlerimiz / 25.06.2002
- Amasya'da Kuvay-ı Milliye'ninilk adımlarıydı / 20.06.2002
- Hıristiyanlar'ın İslam'a itirazları! / 18.06.2002
- Tatilde kitapları unutmayın / 16.06.2002
- Karne günü / 15.06.2002
- Karne'nin kırıkları / 12.06.2002
- Eğitim dönemi ve yaklaşan karneler / 11.06.2002
- Beykoz'da tarihe kayıt düşüldü / 07.06.2002
- Minik kelimeler silinmeyen izler / 06.06.2002
- Ah sarı çiçek, sen işe yaradın, ya ben! / 28.05.2002
- Bu yazıyı ve bu kitabı dikkatle okuyun / 13.05.2002
- Gazeteci'nin namusu / 10.05.2002
- "Düşman dost olmuş" hadi canım sen de / 09.05.2002
- Nur Harmanı'ndan / 04.05.2002
- Coşku, bayram, ümit... / 30.04.2002
- Mukaddes çile / 25.04.2002
- Kendi malımız keser sapımız / 23.04.2002
- Orman canavarları / 20.04.2002
- Saadet çilesiydi dünyayı gül bahçesine döndüren / 18.04.2002
- Ebu Cehil'in eziyetleri / 16.04.2002
- Günü kurtarmak yerine asırlara proje sunmak / 14.04.2002
- Baba'nın fotoğrafından eğitime bakış / 13.04.2002
- Utanma kültürü / 12.04.2002
- Bahçede gülde, gönül seli her yerde / 11.04.2002
- "Mevlana'yı anlamak" / 08.04.2002
- Filistin'e bakış, güçlü irade ve net tavır / 05.04.2002
- Hafız-ı Kütüpler ve kütüphanelerimiz / 31.03.2002
- Kitap okumalı... mı... yız!.. / 28.03.2002
- "Derman ve acizlik" / 27.03.2002
- Konuştuk yazdık / 25.03.2002
- II. Abdulhamid anlatıyor / 24.03.2002
- II. Abdulhamid anlatıyor / 22.03.2002
- Çanakkale geçilmez, şehitler unutulmaz / 21.03.2002
- Basından notlar... Siz yorumlayın... / 18.03.2002
- Damlalar düşüyor bir umman için / 17.03.2002
- "Notlar" / 14.03.2002
- "Mahalledeki yangın" içimdeki köz / 13.03.2002
- "Bir kaç sahifeden notlar" / 11.03.2002
- Ytong / 08.03.2002
- Bir kitap aldım anılara daldım / 07.03.2002
- Sobe, sobe sobe / 03.03.2002
- Hayata bakışımız / 01.03.2002
- Demek istiyorum ki? / 28.02.2002
- Hastaya ilaç / 27.02.2002
- Üç kelime / 26.02.2002
- "Eğer seviyorsan" / 20.02.2002
- Kurban bayramına doğru / 18.02.2002
- Niyet ettik vatandaşın cenazesine / 17.02.2002
- Köşede bir yazı / 16.02.2002
- Ulu çınar / 15.02.2002
- Hafta sonu iki mühim konu / 13.02.2002
- Minik bedenlerin büyük dünyası / 12.02.2002
- Resûlullah'ın (sav) süt annelerine olan saygısı / 11.02.2002
- Peygamberimizin anne sevgisi / 10.02.2002
- "Bu adam ağaçların terbiyesi ile konuşur" / 08.02.2002
- "Sakın Terk-i Edepten" / 06.02.2002
- Haydi gönüller hacca / 05.02.2002
- Haydi gönüller hacca / 04.02.2002
- "Öyle güzel mekân ki" / 03.02.2002
- Aldanmak, Aldatmak / 01.02.2002
- "Hzurumuz" / 30.01.2002
- "Mevla'ya emanet olsun Erzurum" / 28.01.2002
- Bezm-i Alem Kıymetli Sultan / 27.01.2002
- Bezm-i Âlem "Ana" Sultan / 26.01.2002
- İstanbul bahçe ise Beykoz gülüdür / 23.01.2002
- Tarihten günümüze Beykoz / 22.01.2002
- Tarih ve kültür varlığımız / 20.01.2002
- Ayağımızdaki kundura / 19.01.2002
- Hırsızın hesabı / 18.01.2002
- At şaha kalkarGül tebessüm eder / 17.01.2002
- İleriyi görmek / 16.01.2002
- Bir nine duydumOna hikâye buldum / 15.01.2002
- Vezirin teklifiYa halkın tedbiri / 14.01.2002
- İnsandaki tecelli / 13.01.2002
- Kültürümüz can evimiz / 12.01.2002
- Yeni bir eser / 10.01.2002
- "İşi ehline verin" / 08.01.2002
- "Kadı kılığındaki hırsız" / 07.01.2002
- 2002'nin ilk fotoğrafı: Mes'ullerin kanı dondu mu? / 05.01.2002
- "Kuyruk kavgası" / 02.01.2002
- Ayık olan yayık olmaz / 01.01.2002
- Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa Camii / 31.12.2001
- Heybeden çantaya / 30.12.2001
- Eminönü'nden Üsküdar'a / 29.12.2001
- Taklit nakaratı / 28.12.2001
- Davulun sesini yarın duyarsın! / 27.12.2001
- Peygamberimizin (sav) sabrı / 25.12.2001
- Üç kademeli vazife bilinci / 24.12.2001
- Fıkra'dan hisse / 23.12.2001
- Milli irade / 21.12.2001
- Erzurum'a bilet aldılar / 29.10.2001
- Zonguldak'tan / 28.10.2001
- "Zonguldak'tayız" / 26.10.2001
- Fehmi Dede Emine Teyze / 15.10.2001
- Ereğli'de Kuvayı Milliye abidesi / 08.10.2001
- Zonguldak'tan İncivez'den / 04.10.2001
- Üç aylar: Rahmet, mağfiret, af ve kurtuluş / 26.09.2001
- Ağacın gölgesinde / 17.09.2001
- Bir filmin ardından / 25.08.2001
- Kazancı yıkmak kolay; israfın çarkı yürüsün dursun / 24.08.2001
- Bir eser hakkında / 22.08.2001
- Yarının ertesi / 21.08.2001
- Ne oldu, neler kaldı / 20.08.2001
- İlerlemiş yaş Ağır söz ağır baş / 17.08.2001
- Daha ne olacak? / 16.08.2001
- Hocaların kıymetini anlamak / 15.08.2001
- İki hadise / 14.08.2001
- Cennet tebessümü / 13.08.2001
- Cehli konuşalım / 11.08.2001
- Bir yaprak daha düştü / 09.08.2001
- "Adı Şükriye" ama / 08.08.2001
- Bu inatla bu çorap örülmez / 06.08.2001
- Beyin gücü / 04.08.2001
- Dört arkadaşın esrarengiz ölümü / 16.06.2001
- Bu meydan açıldı / 13.06.2001
- Yazımı yarım bıraktım Nefsim anlasın diye / 07.06.2001
- "Kitap dünyasına" dikkat / 06.06.2001
- İmdat, imdat, imdaaat... / 05.06.2001
- Akif'in sesini duyunca / 26.05.2001

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

14.07.2002, 14.07.2001, 14.07.2000, 14.07.1999, 14.07.1998, 14.07.1997, 14.07.1996, 14.07.1995, 14.07.1994, 14.07.1993, 14.07.1992, 14.07.1991, 14.07.1990, 14.07.1989, 14.07.1988, 14.07.1987, 14.07.1986, 14.07.1985, 14.07.1984


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.