logo
12 ŞUBAT 2026


Sorgun'da 7 bin ton uranyum rezervi var

Yozgat'ın Sorgun ilçesinde nükleer enerji santrallerinin hammaddesi olan uranyum rezervi tespit etme çalışmaları yeniden başlatıldı. Sorgun ilçesinde 6-7 bin ton arasında uranyum rezervinin olduğu tahmin ediliyor

07.01.2022 14:28:00
Sorgun'da 7 bin ton uranyum rezervi var
Sorgun'da 7 bin ton uranyum rezervi var
Türkiye'de son yıllarda başlanılan ve devam eden nükleer enerji santralleri kurulması çalışmalarının yanı sıra bir yanda da hammadde arayışları sürüyor. Bu kapsamda dışa bağımlılığı azaltmak adına en zengin uranyum yataklarının bulunduğu Yozgat'ın Sorgun ilçesine bağlı Akoluk, Temrezli, Mehmetbeyli, Peyniryemez ve Çakırhacılı köyleri arasındaki arazilerde, devlet eliyle uranyum arama çalışmaları, uzun yıllar sonra yeniden başlatıldı.

Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğünce Akoluk, Temrezli, Mehmetbeyli, Peyniryemez ve Çakırhacılı köylerinde sondaj ve fizibilite çalışması gerçekleştirildi. Nükleer santrallerde yakıt olarak kullanabilen uranyumun çıkarılabilmesi için belli bölgelerde 150 metre derinliğe sondaj vuruldu ve numunelerin çıkarıldığı öğrenildi. Yozgat'ın Sorgun ilçesinde 6-7 bin ton uranyum rezervinin olduğu da belirtiliyor.

Tarlalarında uranyum araması yapılan Peyniryemez ve Çakırhacılı köylerindeki vatandaşlar da heyecanla çalışmaların sonuçlanmasını bekliyor. Daha önce yabancı şirketler tarafından gerçekleştirilen uranyum arama çalışmalarının şimdiler de devlet eliyle gerçekleştirilmesine mutlu olan köylüler, arama çalışmalarında her türlü fedakarlığa hazır olduklarını belirtti.

Çakırhacılı köyünden Selahattin İlbaş, 3 ay önce köylerinde uranyum arama çalışmaları başlatıldığını söyleyerek, 'Köyümüzde Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğünce tarlalarımızda uranyum arandı. 4 yere 150-170 metre derinliğinde sondaj vuruldu. İnşallah bu çalışmalar köyümüze, memleketimize, ülkemize hayırlı olur. Daha önceleri yurt dışından gelip aradılar, yurt dışından gelip arayana kadar kendimiz, devlet eliyle aranması daha iyi olur. Her şeyimiz milli olursa mutlu, onurlu oluruz. Köy halkı olarak bize de katkısı olur. Sorgun'da Mehmetbeyli, Akoluk, Peyniryemez, Şahmuratlı, Yazılıtaş köyleri arasında birçok yere sondaj vurdular, hepsinde de uranyum çıktı. Sorgun uranyum zenginidir, inşallah muvaffak olacağız, 2023 yılına bağımsız olarak her şeyimizi üreteceğiz' dedi.

Peyniryemez köyünden Hayati Kanıcıoğlu ise '9. Ayda bizim köyümüzde de birtakım çalışmalar oldu. 2-3 ekip geldi, çalışma yaptı. Mehmetbeyli, Akoluk, Peyniryemez, Şahmuratlı, Yazılıtaş köylerinde uranyum olduğu söyleniyor. Ne aşamada olduğunu biz bilmiyoruz. Türkiye'deki uranyumun yüzde 70'inin burada olduğunu söylüyorlar. Benim kendi tarlamda da bir çalışma oldu, yetkililere sorduğumuzda çalışmanın olumlu olduğunu söylediler. İnşallah bu çalışma vatanımıza milletimize yararlı olur. Bu vatan bizim isteriz ki Türkiye Cumhuriyeti bu rezervleri işleyip kendi hammaddemizi kendimiz üretelim. İnşallah hayırlı olur. Uranyum arama çalışmaları için ne gerekiyorsa biz hazırız. Gerekirse kendi tarlamızı, mülkümüzü vermeye hazırız. Yeter ki biz dünya devi olalım ve kimseye bağımlı kalmayalım' şeklinde konuştu.İHA

En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek

Kayseri'de yaşayan Rıfat Özdemir, Jeffrey Epstein'e benzetilmesi nedeniyle karşılaştığı olumsuz tepkiler sonrası yaşadığı şehirden ayrılıp, Ankara'ya taşındı

12.02.2026 12:51:00 / Güncelleme: 12.02.2026 12:54:43
İHA
En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek
En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek
Kayseri'de yaşayan Rıfat Özdemir, Jeffrey Epstein'e olan fiziksel benzerliği nedeniyle sosyal medyada ve sokakta hedef gösterildiğini belirterek, yaşadığı psikolojik baskı sonrası Kayseri'yi terk ederek Ankara'ya taşınma kararı aldığını ifade etti. Dış görünüşü nedeniyle çevresindekilerin olumsuz bakışlarına maruz kaldığını dile getiren Özdemir, bu süreçte çalışamadığını ve bir süre evinden çıkmayacağını söyledi.

"Epstein'e benzemek hoş bir şey değil"

Çevresindeki insanların olumsuz bakışlarından dolayı rahatsız olduğunu ifade eden Rıfat Özdemir, "Olay, yeğenim dayı sen Epstein'e benziyorsun diyerek fotoğrafımı çekip, sosyal medyada paylaşmasıyla başladı. Bu kadar çabuk yayılacağını tahmin etmedim. Paylaşıma baktığımda bir anda milyonların izlediğini gördüm. Londra basını ve Arap kanalları gibi birçok ülkeden yayınlar gördüğümde şaşırdım. Epstein'e benzemek hoş bir şey değil. Epstein'i tanımıyordum. Yeğenim Epstein'e benziyorsun dediğinde sıradan ünlü bir artist zannettim. Araştırdığımda Epstein'in çok kötü bir insan olduğunu öğrendim. Ben şu anda dekorasyon işiyle uğraşıyorum. Bu benzetmeden dolayı insanların yanlarına gidemediğim için mağdurum. İnsanların bana, sanki karşılarında Epstein varmış gibi bakmaları beni rahatsız ediyor. Bu kelimelerle anlatılacak bir şey değil. Halkımdan ricam lütfen önyargılı olmayın, insan insana benzeyebilir" dedi.

"Ankara'ya yerleştim, bir hafta evden çıkmayacağım"

Özdemir, Epstein'e olan fiziksel benzerliği nedeniyle çalışamadığını ve mağdur olduğunu belirterek, "Kayseri'yi terk etmek zorunda kaldım. Kayseri'de mağdur oldum, Ankara'ya yerleştim, bir hafta evden çıkmayacağım. Normalde yurt dışında da çalışıyorum. Şantiyelerde devamlı işlerimiz olduğu için şu anda yurt dışına bile gidemez oldum. Çekiniyorum, çünkü burada derdimi anlatabiliyorum ama yurt dışına gittiğim zaman kendimi nasıl ifade edeceğim' Yabancı dilim zaten yok. O yüzden yurt dışına gitmeyi erteledim. Normalde benim şu anda yurt dışında olmam lazımdı" şeklinde konuştu.

"Epstein'e benzemek insanı toplumdan uzaklaştırıyor"

İnsanların bakışlarından uzaklaşmak için yaşadığı şehirden ayrılıp Ankara'ya taşınmak zorunda kaldığını aktaran Özdemir, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Hiç kimse benim yerimde olmak istemez. Kılık değiştirip, sakal bırakacağım dedim ama Epstein'in sakallı halini yapmışlar. Bu sefer benzerlik tamamen birebir aynı olacak diye sakal da bırakamıyorum. Zengin bir insan da değilim ki botoks yaptırıp, yüz ifademi değiştireyim. Eşimle beraber ne yapacağımıza karar verdik. Ben dedim ki Ankara'ya taşınalım çünkü Ankara'da daha önce de yaşamıştık. Kayseri'deki insanların bakışlarından uzaklaşmak istedim. İnsanın Kadir İnanır'a benzemesi insana haz verebilir ama Epstein'e benzemek insanı toplumdan uzaklaştırıyor. Kayseri'de rahatsız oldum, Ankara'ya taşınmak zorunda kaldım. Ankara'da da bu gibi durumlar yaşamak istemiyorum."

Aziz İhsan Aktaş davasının 11'inci duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 11'inci duruşması başladı

 

12.02.2026 11:08:00
Anadolu Ajansı
Aziz İhsan Aktaş davasının 11'inci duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş davasının 11'inci duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar cezaevinden getirildi.

Aralarında Aziz İhsan Aktaş'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda tutuksuz sanık ve avukatların da hazır bulunduğu duruşmaya, sanıkların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak katıldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alınan duruşmada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın savunması alınıyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan kazandığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor. 

TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı

Kocaeli'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen, 2 kişinin hayatını kaybettiği ve 8 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 6 sanığın "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi

11.02.2026 17:53:00 / Güncelleme: 11.02.2026 17:58:18
İHA
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
Kocaeli'nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen patlamada Ekrem Kalkan ve Elif Dayıoğlu hayatını kaybetmiş, 8 kişi de yaralanmıştı. Olayda TMO'nun 60 silosundan 13'ü zarar görmüştü.



Soruşturmada ismi geçen 6 sanık hakkında "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.



Olaya ilişkin açılan dava, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ölen Elif Dayıoğlu'nun eşi Arif Dayıoğlu ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar ise duruşmaya katılmadı. Müşteki Dayıoğlu, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

Mütalaa açıklandı

Cumhuriyet savcısı, esas hakkında hazırladığı mütalaada, olayla ilgili uzman bilirkişi raporuna geniş yer verdi. Raporda, TMO Derince Liman Silosu'nda gerekli önlemlerin alınmadığı, eksikliklerin giderilmediği ve 2023 yılı olağan bakımının yapılmadığı vurgulandı. Çalışma esnasında ortamda toz oluşumunun engellenmediği, zeminde toz birikimine müsaade edildiği ve düzenli temizlik yapılmadığına dikkat çekilen raporda, patlamanın hububat tozlarından kaynaklı "toz patlaması" olduğu belirtildi.



Sanıkların kusur durumları tek tek açıklandı

Mütalaada, sanıkların görev ve sorumlulukları çerçevesinde kusur durumları şu şekilde sıralandı: 

Başmüdür Kenan D. (asli kusurlu): İş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerinde belirtilen gereklilikleri yerine getirmediği, gerekli organizasyonları yapmadığı, Patlamadan Korunma Dokümanı'ndaki şartları sağlamadığı, ekipman iyileştirme (exproof cihaz kullanımı) çalışmalarını yaptırmadığı, düzenli toz temizliği ve periyodik bakımları zamanında yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Müdür Yardımcısı Kemal Ö. (asli kusurlu): Düzenli toz temizleme çalışmalarını etkin yönetmediği, toz emme sisteminin kontrolünü ve periyodik bakımları yaptırmadığı, taşeron çalışmasında risk analizi ve personel eğitimi konularında yetersiz kaldığı, çalışmaya nezaretçi sağlamadığı, elektrik ve topraklama tesisatı kontrollerindeki eksiklikleri gidermediği ve geçmişte yaşanan yangınlara rağmen alanda sigara içilmesine göz yumduğu gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.

Şef Vekili Bahri B. (asli ve tali kusurlu): Toz oluşumunu engelleyecek önlemleri aldırmadığı, risk analizi ve taşeron personel eğitimi konularında eksik kaldığı, hububat boşaltımı sürerken taşeron firmaya hazırlık talimatı verdiği, elektrik ve topraklama eksikliklerini gidermediği için asli kusurlu; alanda sigara içilmesine müsaade edilmesi nedeniyle de tali kusurlu bulundu.
Mühendis Ahmet S. (tali kusurlu): Toz temizlik çalışması ve toz emme sisteminin etkin kontrolünü yaptırmadığı, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve sigara içilmesine göz yumulması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtildi.

Taşeron firma sahibi Osman T. (asli kusurlu): Mersin Hidrolik firması sahibi olarak personeline iş güvenliği eğitimi aldırmadığı, risklere karşı bilgilendirmediği ve gerekli risk analizini yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Taşeron firma alan yetkilisi İsmail Ç. (asli kusurlu): Hububat boşaltım çalışması devam ederken personeline katlarda tamirat ve kaynak işlemi yaptırdığı gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.



15'er yıla kadar hapis ve meslekten men talebi

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, bilirkişi raporuna atıfta bulunarak sanıkların ihmali kusurları nedeniyle ölüm ve yaralanmalara sebebiyet verdiklerinin tespit edildiğini vurguladı.
Savcı, 6 sanığın da "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Mütalaada ayrıca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53/6. maddesi uyarınca, hapis cezasına ek olarak belirli süreyle görev yapma ve mesleklerini icra etme yasağı uygulanması istendi.

Mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.

Adalet Bakanlığı'nda devir teslim töreni yapıldı

Cumhurbaşkanı Kararı ile Adalet Bakanlığına getirilen Akın Gürlek, görevi Yılmaz Tunç'tan devraldı. Gürlek, "Türkiye Yüzyılı'nda güçlü devlet, güçlü adalet anlayışı doğrultusunda reformları kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi

11.02.2026 15:41:00
AA
Adalet Bakanlığı'nda devir teslim töreni yapıldı
Adalet Bakanlığı'nda devir teslim töreni yapıldı
Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Adalet Bakanlığına getirilen Akın Gürlek, görevi Yılmaz Tunç'tan devraldı.

Adalet Bakanlığı'nda düzenlenen devir teslim törenine, Gürlek ile Tunç'un yanı sıra Bakanlık bürokratları katıldı.

Törende konuşan Tunç, 4 Haziran 2023'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdiriyle Adalet Bakanlığı görevine getirildiğini, bugün de onur ve gururla görevini Gürlek'e devrettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile siyaset yolculuğunun uzun bir zamana yayıldığını, AK Parti'nin kuruluşundan bu yana farklı görevlerde bulunduğunu anlatan Tunç, "Aradan geçen 2,5 yıldan fazla bir zamandır sizlerle beraberiz. Adalet teşkilatının kapasitesini güçlendirmenin onur ve gururunu yaşadık." dedi.

Türkiye'nin son 23 yılda gelişmeye devam ettiğini, demokratik kalkınmasını sürdürdüğünü dile getiren Tunç, bu kapsamda Anayasa ve yasalardaki reform çalışmalarıyla demokratik hukuk devletinin tahkimi için çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.

Makamların "milletin emaneti" olduğunu ifade eden Tunç, Bakan Yardımcılığı döneminde mesai arkadaşlığı yaptığı Gürlek'e yeni görevinde başarılar diledi.

"Suçla mücadelede tavizsiz duruşumuzu devam ettireceğiz"

Akın Gürlek de Adalet Bakanlığı görevini kendisine tevdi eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bugüne kadarki emekleri için Yılmaz Tunç'a teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'de hukuk ve adalet alanında önemli reformların hayata geçirildiğini anımsatan Gürlek, yargı reformları, insan hakları eylem planları ve dijital adalet altyapısındaki gelişmelerin adalet sisteminin güçlendirilmesine katkılar sunduğunu söyledi.

Adalet sisteminin vatandaşların ortak güvencesi olduğuna işaret eden Gürlek, "Türkiye Yüzyılı'nda güçlü devlet, güçlü adalet anlayışı doğrultusunda reformları kararlılıkla sürdüreceğiz. Suçla mücadelede tavizsiz duruşumuzu devam ettireceğiz. Yargı süreçlerini hızlandırmaya, dijital altyapıyı güçlendirmeye, hukuk güvenliğini tahkim etmeye devam edeceğiz." diye konuştu.

Görev değişiminin "bayrak yarışı" olduğunu dile getiren Gürlek, emaneti daha ileri taşımanın gayreti içerisinde olacağını kaydetti. Gürlek, "Yargı mensuplarımız, akademi, barolar, sivil toplum ve milletimizle istişare içinde çalışarak, daha güçlü bir hukuk devleti için gayret göstereceğiz." ifadelerini kullandı.

"Sorunların çözülmesi için gayret göstereceğim"

Kendisinin yargı teşkilatının içinden geldiğini, hakimlik ve savcılık yaptığını anımsatan Gürlek, "Hakim, savcı arkadaşlarımızın sorunlarını çok yakından takip ediyorum. İnşallah bu sorunların da çözülmesi için elimden gelen gayreti göstereceğim." şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Gürlek ve Tunç, birbirlerine çiçek takdim etti.

Devir teslim törenine, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Faruk Acar ve Halit Yerebakan ile AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan da katıldı.

Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı

Kadın cinayetlerinin simge isimlerinden biri haline gelen Özgecan Aslan, vahşice katledilişinin 11'inci yılında da unutulmadı. Genç yaşta hayattan koparılan Özgecan, Mersin'deki kabri başında dualarla ve gözyaşlarıyla anıldı

11.02.2026 14:28:00 / Güncelleme: 11.02.2026 14:32:59
İHA
Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı
Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı
Mersin'in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015'te okulundan evine dönmek üzere bindiği minibüste vahşice öldürülen üniversite öğrencisi 19 yaşındaki Özgecan Aslan, mezarı başında dualarla anıldı. Anne Songül Aslan, baba Mehmet Aslan ve yakınları, Özgecan'ın Toroslar ilçesi Akbelen Şehir Mezarlığı'ndaki kabrine gelerek, çiçek bırakıp dua etti. Anne Songül Aslan, kızının kabrine çiçek koyduktan sonra mezar taşını öptü, bir süre Kur'an-ı Kerim okudu.



Acıları 11 yıldır dinmedi

Aslan ailesi, 11'inci ölüm yıl dönümünde kızları Özgecan'ı kabri başında dualarla andı. Anne Songül Aslan ve baba Mehmet Aslan'ın da yer aldığı anma programında Kur'an-ı Kerim okunmasının ardından dualar edildi. Duygusal anların yaşandığı anmada Aslan çifti zaman zaman gözyaşlarına hakim olamazken, yakınları ve katılan vatandaşlar da Özgecan'ın mezarı başında dua ederek aileye destek verdi. Mezara çiçekler bırakılırken, Özgecan rahmet ve özlemle anıldı.



"Sen nasıl kadına dokunursun, katledersin?"

Baba Mehmet Aslan gazetecilere yaptığı açıklamada, artan kadın cinayetlerine tepkisini dile getirirken, "Sen nasıl kadına dokunursun, katledersin' Nasıl şiddet uygularsın' Her gün bir kadın cinayeti. Biraz kendimize gelelim. Sevgiden, barıştan başka, adaletten başka bu işin bir çıkış yolu yok. Allah gönderdiği son dinin adını İslam koymuş, İslam barış demek. Bir parça seveceksin, bir parça anlayışlı olacaksın. Başka bir şey yok. Nedir yani' Üç günlük dünyanın çukurundayız. Hepimiz birbirimize yardımcı olacağız, birbirimizi seveceğiz. Birazcık anlayış göstereceğiz. Ne diye gidip küçük çocukların, kızların, erkeklerin ırzına geçiyorsunuz' Şeref dediğin şey aklın kendisidir. Akıl da hikmet olmadan çalışmıyor" dedi.



"Özgem 11 yıl oldu göç edeli"

Anne Songül Aslan ise evladının yokluğunun acısının ilk günkü gibi taze olduğunu ifade ederek, "Özgem 11 yıl oldu göç edeli. Allah hiçbir anneye, babaya bu acıyı göstermesin diyorum. Hiçbir suçu yoktu evladımın. Hayalleri vardı, hedefleri vardı. 'Okuyacağım, dünyanın en iyi psikoloğu olacağım' diyordu. Çok dürüsttü, çok namusluydu, çok böyle pozitif bir insandı. Hep güler yüzlüydü. Derslerine çalışırdı, işinde gücünde bir kızdı. Allah ona o acıyı yaşatanların aynısını onlara yaşatsın diyorum. Böyle suçsuz, günahsız evlatlarımız birer birer gidiyor" diye konuştu.

Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme

Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında "kent uzlaşısı" davasından tahliye kararı verildi. Şahan, İBB davası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalacak

11.02.2026 14:23:00
İHA
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında sıcak bir gelişme yaşandı.

Şahan hakkında PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek suçlamasıyla tutuklu bulunduğu dosya kapsamında adli kontrolle tahliye kararı verildi.

Şahan'ın, İBB dosyası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalmaya devam edeceği öğrenildi.

Poyraz sahili kırmızıya boyadı

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde etkili olan poyraz nedeniyle sahil kesiminde kırmızı yosun tabakaları oluştu

11.02.2026 13:05:00 / Güncelleme: 11.02.2026 13:08:14
İHA
Poyraz sahili kırmızıya boyadı
Poyraz sahili kırmızıya boyadı
Marmara Denizi'nde birkaç gündür sert esen poyraz, deniz yüzeyindeki yosunları kıyıya sürükledi. Özellikle Süleymanpaşa sahil bandında yer yer yoğunlaşan kırmızı yosun birikintileri, sahil hattında dikkat çeken bir görüntü oluşturdu.



Dalga ve rüzgarın etkisiyle kıyıya taşınan yosunlar, bazı bölgelerde kalın bir tabaka halini aldı. Sabah saatlerinde sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar, oluşan manzaranın alışılmışın dışında olduğunu dile getirdi. Kıyıda biriken yosunların zaman zaman kokuya neden olduğu gözlendi.



Yetkililer, poyrazın deniz dibindeki ve yüzeydeki organik materyalleri kıyıya taşımasının doğal bir süreç olduğunu belirterek, rüzgarın şiddetinin düşmesiyle birlikte birikintinin azalmasının beklendiğini kaydetti.

18 Afgan göçmen Türkiye'den kaçacaklardı... Müsaade edilmedi

Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde yapılan denetimlerde 18 Afganistan uyruklu düzensiz kaçak göçmen yakalandı

11.02.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
18 Afgan göçmen Türkiye'den kaçacaklardı... Müsaade edilmedi
18 Afgan göçmen Türkiye'den kaçacaklardı... Müsaade edilmedi
Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde yapılan denetimlerde 18 Afganistan uyruklu düzensiz kaçak göçmen yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Edirne'nin Uzunköprü ilçesine bağlı Saçlımüsellim köyü sınırları içerisinde, Saçlımüsellim Hudut Karakol Komutanlığı ekiplerince gerçekleştirilen çalışmada yakalanan düzensiz göçmenler, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Edirne İl Göç İdaresi'ne teslim edilirken, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Küçükçekmece'de 10 katlı bina, mühürlenerek tahliye edildi

İstanbul Küçükçekmece'de sitede bulunan 10 katlı bina, riskli yapı olduğu tespit edildi. Belediye ekiplerince bina mühürlenirken vatandaşlar tahliye edildi

11.02.2026 07:05:00 / Güncelleme: 11.02.2026 07:10:29
İHA
Küçükçekmece'de 10 katlı bina, mühürlenerek tahliye edildi
Küçükçekmece'de 10 katlı bina, mühürlenerek tahliye edildi
Olay, 6 Şubat Cuma günü İstanbul Küçükçekmece İnönü Mahallesi'nde bulunan bir sitede meydana geldi.

Edinilen bilgiye göre sitede bulunan 10 katlı binanın ekiplerin incelemeleri sonunda riskli yapı olduğu tespit edildi.



Bunun üzerine bina Küçükçekmece Belediyesi ekipleri tarafından tahliye edildi.



Bazı vatandaşlar belediye ekiplerince otellere yerleştirildi.



Bina belediye ekipleri tarafından mühürlendi.

Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?


 
Ali Yerlikaya'nın yerine İçişleri Bakanı olarak görevlendirilen Mustafa Çiftçi, 1970'te Konya'nın Çumra ilçesinde dünyaya geldi.Önce Çorum, akabinde Erzurum valiliği görevinde bulundu. 

11.02.2026 01:00:00
Haber Merkezi/aa
 Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?
 Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?

Ali Yerlikaya'nın yerine İçişleri Bakanı olarak görevlendirilen
Mustafa Çiftçi, 1970'te Konya'nın Çumra ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Çumra'da, lise öğrenimini Konya'da tamamlayan Çiftçi, 1995'te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldu. Çiftçi, 1996'da İçişleri Bakanlığı tarafından açılan Kaymakam Adaylığı sınavını kazanarak 85. Dönem Konya Kaymakam Adayı olarak mülki idare amirliği mesleğine başladı. 1998'de 8 ay süreyle İngiltere'de bulunan Mustafa Çiftçi, 1999'da Milli Güvenlik Akademisinden mezun oldu.
Meslek hayatı boyunca Aksaray-Gülağaç, Erzurum-Tekman, Nevşehir-Derinkuyu, Bitlis-Adilcevaz ve Kırşehir-Kaman ilçelerinde kaymakamlık görevlerinde bulundu. İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nde Daire Başkanlığı yapan Çiftçi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Özel Kalem Müdürü ve Başkan Başmüşaviri olarak da görev aldı.
Çiftçi, 2018'de Cumhurbaşkanlığı atama kararıyla Çorum Valisi olarak atanarak 4 yıl 9 ay bu görevde bulundu. Çiftçi, 9 Ağustos 2023 tarih ve 2023/376 sayılı Cumhurbaşkanlığı atama kararıyla da Erzurum Valiliği görevine getirildi.

Eğitimden vazgeçmiyor

Akademik çalışmalarını sürdüren Mustafa Çiftçi, 2007'de Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı'nda yüksek lisansını tamamladı. 2011'de Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olan Çiftçi, 2012'de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı'nda ikinci yüksek lisansını tamamladı.
Ankara Üniversitesi Adalet Bölümü ile İktisat Fakültesini bitiren Çiftçi, halen Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Tarih Bölümü'nde öğrenim hayatını devam ettiriyor. İngilizce ve Arapça bilen Mustafa Çiftçi, evli ve üç çocuk babası.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.