Suriye'de emperyalist-Siyonist zihniyetin başlattığı iç savaşın hiç kuşkusuz ki en büyük iki kaybedeni Suriye ve Türkiye oldu. Bir de Filistin-Gazze.
Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında ülkemiz bir taraftan planlı göç istilasına uğrarken diğer taraftan oyun kurucular, Fırat'ın doğusuna Arz-ı Mevut'un, 4 ayaklı Kürdistan'ın, Suriye ayağını kuruyorlardı.
Sayın iktidarımız bir taraftan 'katil Eset' derken diğer taraftan da 'Fırat'ın doğusu kırmızı çizgimizdir, hiç bir terör yapılanmasına müsaade etmeyiz' açıklamaları yapıyordu.
Ama 'kadim dostumuz' dedikleri ABD, on binlerce tır ile gönderdiği silahlar ve askeri eğitmenler ile burada eğitimli, donanımlı bir terör devletçiği hazırlamaya devam ediyordu.
Arada Ankara'dan, 'Ey ABD! Terör örgütlerine yardımı kes' nidaları yükselse de ABD, oralı bile olmuyor, en üst düzey komutan ve yetkilileri, PKK/YPG militanları ile poz üstüne poz veriyordu.
Durum ülkemize açık tehditti ve sınırlarımıza yapılan saldırılarda askerimiz, insanımız can veriyordu.
Sayın iktidarımız yine Ankara'dan, 'sabrımızı zorlamayın, bir gece ansızın gelebiliriz, gerekirse kendi göbeğimizi, kendimiz keseriz' gibi nice cümleler kurdu.
Ama yok! Dikkat eden, kale alan olmadı, olmuyor.
Esad düştü! Suriye'deki malum kesimden çok Türkiye'de sevinç yaşandı.
Sayın iktidarımız yine Ankara'dan, 'Suriye'ye demokrasi getirmek için Suriye'deyiz' diyordu.
O da ne! Esad gitti gelen şahıs, Suriye'nin bazı bölgelerinde çıkan olaylarda halka, kurşun yağdırın emri verdi. 'Esad, halkını katlediyor' diyenler bu kez Şara, 'hainlere karşı vatanını savunuyor' dediler.
İsrail, Suriye'yi ileri karakolu gibi kullanmaya, uygun gördüğü yerleri işgale, tehdit gördüğü yerleri yok etmeye başladı. (Devam ediyor)
İşe bak! Esad'a karşı kahramanlık (!) gösterisi yapanlardan ses çıkmıyor.
Diğer taraftan 100 yıl önce olduğu gibi 2011 iş savaşın başladığında ve son Dürzi kalkışması akabinde de olduğu gibi 'Suriye'nin 4'e hatta 5'e bölünme' planları yeniden masaya konuldu.
Sayın Bakanımız Fidan, 'buna müsaade etmeyeceğiz' dedi.
Kusura bakmasınalar ama dış politikada 'müsaade etmeyiz' dedikleri her başlık hayata geçti.
PKK/YPG/SDG silah bırakmıyor
Hani kırmızı çizgimiz olan Fırat'ın doğusuna ABD'nin kurduğu örgüt var ya! İşte o.
Devlet Bahçeli'nin, terör örgütüyle başlattığı 'terörsüz Türkiye' sürecinde sayın iktidarımız, 'Öcalan'ın çağrısı PKK/YPG/SDG'yi de kapsıyor, onlarda silah bırakacak' dediler. 'Şara ile 8 maddelik anlaşma imzaladılar, Suriye ordusuna entegre olacak' dediler.
'Yapmayın, etmeyin. Böyle bir şey olmaz, olamaz. ABD bu kadar masrafı boşuna yapmadı. Suriye ordusuna entegre dediğiniz Suriye'yi ele geçirmektir' dedik. Yok, kale alan olmadı.
PKK/YPG/SDG ne diyor?
Rojava Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Eş Başkanı İlham Ahmed, terör örgütünün yayın kanalı Rûdaw'a konuştu.
Şam'ın 'entegrasyonu' başlığını "devralma" olarak gördüklerini ve kabul etmeyeceklerini açıkladı.
Adem-i merkeziyetçilikte yani eğitim, sağlık, iç güvenlik, ayrıca ekonomi alanında yetkileri bölgelere, şehirlere, vilayetlere verilmesinde ısrar ettiklerini söyledi. Yani federatif yapı istiyorlar.
Rûdaw: Sayın Abdullah Öcalan ile bir görüşmeniz oldu mu?
İlham Ahmed, bebek katilinin öve öve bitiremedi.
Rûdaw: Yine de cevabımı yüzde yüz alamadım. Sayın Öcalan ile doğrudan görüşmeleriniz oldu mu?
İlham Ahmed: Olmuş da olabilir, olmamış da olabilir...
Rûdaw: Öcalan PKK'dan silah bırakmasını istedi. Sizden de silah bırakmanızı istedi mi?
İlham Ahmed: Silah bırakmak bizim için gündemde değil, kesinlikle gündemde değil. SDG'den silah bırakmasını istemek 'git öl' demek gibidir' dedi.
Cemil Bayık
PKK elebaşı, KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık "Eğer silahlı mücadeleyi ortaya çıkaran altyapıyı ortadan kaldırmazsanız, PKK silah bırakır ama yarın başkası silahlanır…
Öcalan'ın talebi üzerine sembolik (silah yakma) bir adım atıyoruz…
Dağlarda yıllarca yaşayan bir insan (terörist) silah bırakıp nasıl ortada kalır? Türkiye'de yaşayacak yerleri, yasal zemini yok. Bu nedenle tekrar yerlerine döndüler"
(Teröristlerin) Türkiye'ye gitmelerinin koşulları yok. Giderlerse tutuklanırlar, ağır cezalar alırlar. Çünkü onların kanunlarına göre silah alanlar düşmandır…
Öcalan'a özgürlük sağlanmadan yeni bir adım atılamaz…
Komisyon sadece PKK'ye silah bıraktırmak için kuruluyor. Erbil ve Duhok'ta silah bırakılacak" iddiaları asılsız…
Teklif
Cemil Bayık, PKK'ya "Abdullah Öcalan'dan vazgeçin. Kendinize yeni bir önderlik seçin" denildiğini ancak bunu kabul etmediklerini de söyledi.
İktidardan jest
31 yıldır tutuklu bulunan PKK'lı terörist Veysi Aktaş, tahliye edildi. Şimdi TBMM'de komisyona elaman arıyorlar.
Cumhurbaşkanı ve AKP Başkanı Erdoğan diyor ki; 'Terörsüz Türkiye projesi, açık söylüyorum, bir müzakerenin, bir pazarlığın, bir al-ver sürecinin neticesi değildir.
Herkes şundan emin olsun: Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin onurunu, gururunu çiğnetmeyiz; Türkiye'nin başını asla öne eğdirtmeyiz."
CHP
Hiçbir yasa teklifleri kabul edilmedi.
Hiçbir araştırma önergeleri kabul edilmedi.
Soru önergeleri cevaplanmadı.
Pislik, çamur, hain, dinsiz, PKK denildi.
Yargı eliyle üzerlerine çöküldü.
Şimdi;
'AKP ile melemen yamam ama APO için komisyona girerim' diyorlar.
Demek ki Erdoğan'ın 'böyle muhalefet can kurban' sözleri hala güncel.
Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında ülkemiz bir taraftan planlı göç istilasına uğrarken diğer taraftan oyun kurucular, Fırat'ın doğusuna Arz-ı Mevut'un, 4 ayaklı Kürdistan'ın, Suriye ayağını kuruyorlardı.
Sayın iktidarımız bir taraftan 'katil Eset' derken diğer taraftan da 'Fırat'ın doğusu kırmızı çizgimizdir, hiç bir terör yapılanmasına müsaade etmeyiz' açıklamaları yapıyordu.
Ama 'kadim dostumuz' dedikleri ABD, on binlerce tır ile gönderdiği silahlar ve askeri eğitmenler ile burada eğitimli, donanımlı bir terör devletçiği hazırlamaya devam ediyordu.
Arada Ankara'dan, 'Ey ABD! Terör örgütlerine yardımı kes' nidaları yükselse de ABD, oralı bile olmuyor, en üst düzey komutan ve yetkilileri, PKK/YPG militanları ile poz üstüne poz veriyordu.
Durum ülkemize açık tehditti ve sınırlarımıza yapılan saldırılarda askerimiz, insanımız can veriyordu.
Sayın iktidarımız yine Ankara'dan, 'sabrımızı zorlamayın, bir gece ansızın gelebiliriz, gerekirse kendi göbeğimizi, kendimiz keseriz' gibi nice cümleler kurdu.
Ama yok! Dikkat eden, kale alan olmadı, olmuyor.
Esad düştü! Suriye'deki malum kesimden çok Türkiye'de sevinç yaşandı.
Sayın iktidarımız yine Ankara'dan, 'Suriye'ye demokrasi getirmek için Suriye'deyiz' diyordu.
O da ne! Esad gitti gelen şahıs, Suriye'nin bazı bölgelerinde çıkan olaylarda halka, kurşun yağdırın emri verdi. 'Esad, halkını katlediyor' diyenler bu kez Şara, 'hainlere karşı vatanını savunuyor' dediler.
İsrail, Suriye'yi ileri karakolu gibi kullanmaya, uygun gördüğü yerleri işgale, tehdit gördüğü yerleri yok etmeye başladı. (Devam ediyor)
İşe bak! Esad'a karşı kahramanlık (!) gösterisi yapanlardan ses çıkmıyor.
Diğer taraftan 100 yıl önce olduğu gibi 2011 iş savaşın başladığında ve son Dürzi kalkışması akabinde de olduğu gibi 'Suriye'nin 4'e hatta 5'e bölünme' planları yeniden masaya konuldu.
Sayın Bakanımız Fidan, 'buna müsaade etmeyeceğiz' dedi.
Kusura bakmasınalar ama dış politikada 'müsaade etmeyiz' dedikleri her başlık hayata geçti.
PKK/YPG/SDG silah bırakmıyor
Hani kırmızı çizgimiz olan Fırat'ın doğusuna ABD'nin kurduğu örgüt var ya! İşte o.
Devlet Bahçeli'nin, terör örgütüyle başlattığı 'terörsüz Türkiye' sürecinde sayın iktidarımız, 'Öcalan'ın çağrısı PKK/YPG/SDG'yi de kapsıyor, onlarda silah bırakacak' dediler. 'Şara ile 8 maddelik anlaşma imzaladılar, Suriye ordusuna entegre olacak' dediler.
'Yapmayın, etmeyin. Böyle bir şey olmaz, olamaz. ABD bu kadar masrafı boşuna yapmadı. Suriye ordusuna entegre dediğiniz Suriye'yi ele geçirmektir' dedik. Yok, kale alan olmadı.
PKK/YPG/SDG ne diyor?
Rojava Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Eş Başkanı İlham Ahmed, terör örgütünün yayın kanalı Rûdaw'a konuştu.
Şam'ın 'entegrasyonu' başlığını "devralma" olarak gördüklerini ve kabul etmeyeceklerini açıkladı.
Adem-i merkeziyetçilikte yani eğitim, sağlık, iç güvenlik, ayrıca ekonomi alanında yetkileri bölgelere, şehirlere, vilayetlere verilmesinde ısrar ettiklerini söyledi. Yani federatif yapı istiyorlar.
Rûdaw: Sayın Abdullah Öcalan ile bir görüşmeniz oldu mu?
İlham Ahmed, bebek katilinin öve öve bitiremedi.
Rûdaw: Yine de cevabımı yüzde yüz alamadım. Sayın Öcalan ile doğrudan görüşmeleriniz oldu mu?
İlham Ahmed: Olmuş da olabilir, olmamış da olabilir...
Rûdaw: Öcalan PKK'dan silah bırakmasını istedi. Sizden de silah bırakmanızı istedi mi?
İlham Ahmed: Silah bırakmak bizim için gündemde değil, kesinlikle gündemde değil. SDG'den silah bırakmasını istemek 'git öl' demek gibidir' dedi.
Cemil Bayık
PKK elebaşı, KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık "Eğer silahlı mücadeleyi ortaya çıkaran altyapıyı ortadan kaldırmazsanız, PKK silah bırakır ama yarın başkası silahlanır…
Öcalan'ın talebi üzerine sembolik (silah yakma) bir adım atıyoruz…
Dağlarda yıllarca yaşayan bir insan (terörist) silah bırakıp nasıl ortada kalır? Türkiye'de yaşayacak yerleri, yasal zemini yok. Bu nedenle tekrar yerlerine döndüler"
(Teröristlerin) Türkiye'ye gitmelerinin koşulları yok. Giderlerse tutuklanırlar, ağır cezalar alırlar. Çünkü onların kanunlarına göre silah alanlar düşmandır…
Öcalan'a özgürlük sağlanmadan yeni bir adım atılamaz…
Komisyon sadece PKK'ye silah bıraktırmak için kuruluyor. Erbil ve Duhok'ta silah bırakılacak" iddiaları asılsız…
Teklif
Cemil Bayık, PKK'ya "Abdullah Öcalan'dan vazgeçin. Kendinize yeni bir önderlik seçin" denildiğini ancak bunu kabul etmediklerini de söyledi.
İktidardan jest
31 yıldır tutuklu bulunan PKK'lı terörist Veysi Aktaş, tahliye edildi. Şimdi TBMM'de komisyona elaman arıyorlar.
Cumhurbaşkanı ve AKP Başkanı Erdoğan diyor ki; 'Terörsüz Türkiye projesi, açık söylüyorum, bir müzakerenin, bir pazarlığın, bir al-ver sürecinin neticesi değildir.
Herkes şundan emin olsun: Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin onurunu, gururunu çiğnetmeyiz; Türkiye'nin başını asla öne eğdirtmeyiz."
CHP
Hiçbir yasa teklifleri kabul edilmedi.
Hiçbir araştırma önergeleri kabul edilmedi.
Soru önergeleri cevaplanmadı.
Pislik, çamur, hain, dinsiz, PKK denildi.
Yargı eliyle üzerlerine çöküldü.
Şimdi;
'AKP ile melemen yamam ama APO için komisyona girerim' diyorlar.
Demek ki Erdoğan'ın 'böyle muhalefet can kurban' sözleri hala güncel.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Cumhur ittifakı ve CHP neye imza attı? -1- / 08.08.2026
- Türkiye’yi çerçeveleyecekler / 07.08.2026
- Emperyalizme karşı İran’ı şanlı duruşu / 06.08.2026
- CIA Planına ilk imzayı atan kişi Devlet Bahçeli / 05.08.2026
- Partinin adı ‘Yeni’ ama kafalar eski / 04.08.2026
- O imparatorluklar bir gecede yıkılmadı / 03.08.2026
- İktidar partisi makyaj tazelemeye çalışıyor / 31.07.2026
- Lafa değil halinize bakın! / 30.07.2026
- Bu 15 Temmuz’da da destan (!) yazdılar / 21.07.2026
- Kıbrıs’ta savaş hazırlıkları / 20.07.2026
- Türkiye’yi çerçeveleyecekler / 07.08.2026
- Emperyalizme karşı İran’ı şanlı duruşu / 06.08.2026
- CIA Planına ilk imzayı atan kişi Devlet Bahçeli / 05.08.2026
- Partinin adı ‘Yeni’ ama kafalar eski / 04.08.2026
- O imparatorluklar bir gecede yıkılmadı / 03.08.2026
- İktidar partisi makyaj tazelemeye çalışıyor / 31.07.2026
- Lafa değil halinize bakın! / 30.07.2026
- Bu 15 Temmuz’da da destan (!) yazdılar / 21.07.2026
- Kıbrıs’ta savaş hazırlıkları / 20.07.2026























































