logo
17 HAZİRAN 2026

Suriyelilerin diplomaları sahte mi?

2011 yılından itibaren Suriye’den Türkiye’ye gelenlerden alınan diplomaların ‘geçersiz’ olduğunu dile getiren DP Genel Başkanı Yardımcısı İlay Aksoy, "Eğer bir ülkede temsilciliğimiz bulunmuyorsa; o ülkeden gelen hiçbir evrak asla kabul edilemez. Türkiye, Suriye ile resmî yollardan belgeleri teyit etmediği için tüm tasdiklenen belgeler geçersizdir" dedi

11.08.2023 16:00:00
YENAL ARMAN
Suriyelilerin diplomaları sahte mi?
Suriyelilerin diplomaları sahte mi?
Demokrat Parti (DP) Göç ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkanı Yardımcısı İlay Aksoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla 2011 yılından itibaren Suriye'den Türkiye'ye gelenlerden alınan diplomaların 'geçersiz' olduğunu dile getirdi. Aksoy, devletler arasındaki tasdiklerin geçerli sayıldığı Lahey Konvansiyonu'na Türkiye'nin üye olduğunu ancak Suriye'nin üye olmadığı için belgelerin tasdik işleminde usulsüzlük yapıldığını aktardı. Aksoy, "Birçok yerden noter tasdikli, tercüme edilmiş diploma örnekleri geliyor" diyerek, diploma örneklerinin "asla" tasdik edilemeyeceğini anlattı. Aksoy, "Son 12 yıl içinde Suriye'den gelen tüm evraklar geçersizdir" dedi. Aksoy, Yurt dışından gelen belgelerin orijinal olup olmadığını; bir belgenin gerçekliğinin tasdik edilerek başka bir ülkede yasal olarak kullanılmasını sağlayan belge onay sistemi Apostil ile teyit edildiğini hatırlattı. Aksoy paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Apostil, Lahey Konvansiyonu'na bağlı üye ülkeler arasında geçerlidir. Türkiye 1985 yılından itibaren buraya üye ancak Suriye Arap Cumhuriyeti değil... Üye olmayan ülkeler için Türk dış temsilciliğinin onayı gerekmektedir. Eğer bir ülkede temsilciliğimiz bulunmuyorsa; o ülkeden gelen hiçbir evrak asla kabul edilemez. Çünkü belgelerin orijinalliğini teyit eden bir mecra bulunmamaktadır. Suriye Arap Cumhuriyeti'nde Eğitim Bakanlığı'nın vermiş olduğu tüm ilk, orta, lise ve üniversite diplomaları günümüze kadar mevcuttur. Devlet kontrolünün dışında olan bölgelerde hiçbir diploma geçerli değildir. Bu sebeptendir ki; devlet kontrolü dışında olan bölgelerde özellikle çocuklar özel izin alıp Halep'te onlar için yapılan Suriye Arap Cumhuriyeti sınavlarına girip, devlet tasdikli diplomalar almaktadır. Türkiye, Suriye ile resmî, diplomatik yollardan belgeleri teyit etmediği için tüm tasdiklenen belgeler GEÇERSİZDİR!"


Evrakta sahtecilik mi yapıldı?


"Suriye'de gerek özel okul, gerek devlet okullarında yıllardır 'tek tip diploma' verilmektedir. Diplomalarda ders çeşitleri, puanları ve ev adreslerine kadar birçok bilgi yer almaktadır. Tercüme edilen tüm belgelerin içinde tüm bu bilgilerin de bire bir tercüme edilmesi ve sunulması zorunludur" ifadelerini kullanan İlay Aksoy, "Noterlerde orijinal diploma değil; sadece 'beyan' vererek tercümeler yazıldığına dair bilgiler gelmektedir. Bu tamamen evrakta sahteciliktir. Zira tasdikli evrak olmadan tercüme yazılamaz ve sunulamaz. Yani özet olarak; çok net bir şekilde son 12 yıl içinde Suriye'den gelen tüm evraklar -eğer Türkiye ve Suriye arasında diplomatik yollardan alınmadıysa- tamamen GEÇERSİZDİR ve ve geriye dönük İPTAL edilmelidir. Sistemdeki boşluktan yararlanıp birçok sahte evrak ile gerek akademik, gerek mevki, gerekse vatandaşlık gibi haksız kazançlar elde edilmiştir!" dedi.

9 yıllık Halkbank davası düştü

Manhattan Federal Mahkemesi, ABD Adalet Bakanlığı ve Halkbank arasındaki uzlaşıyı onayladı. Yargıç Richard Berman’ın imzasıyla, Türkiye-ABD ilişkilerinin en büyük kriz başlıklarından biri olan tarihi ceza dosyası suç kabulü ve para cezası olmaksızın kesin olarak kapandı

17.06.2026 17:20:00
Haber Merkezi
9 yıllık Halkbank davası düştü
9 yıllık Halkbank davası düştü
ABD'de Türkiye Halk Bankası A.Ş. (Halkbank) aleyhine açılan ve küresel piyasalar ile uluslararası diplomasi gündemini 9 yıldır meşgul eden ceza davasında nihai karar çıktı. Manhattan Federal Mahkemesi Yargıcı Richard Berman, 17 Haziran 2026 Çarşamba günü gerçekleştirilen kritik duruşmada, Halkbank aleyhindeki ceza davasının tamamen düşürülmesini resmen onayladı.

Bu tarihi kararla birlikte, iki ülke ilişkilerinde kronik bir gerilim kaynağı olan dava, bankaya herhangi bir para cezası verilmeden ve suç kabulü yapılmadan "kesin ve nihai olarak" tarihe karıştı.

Süreç nasıl sonuçlandı?

ABD Adalet Bakanlığı ile Halkbank, geçtiğimiz Mart 2026'da ceza davasını kalıcı olarak sonlandıracak bir "Ertelenmiş Kovuşturma Anlaşması" (Deferred Prosecution Agreement - DPA) imzalamıştı. Bu anlaşma kapsamında mahkeme, bankaya uluslararası yaptırım kurallarına tam uyum sağladığını kanıtlaması için 90 günlük bir süre tanımıştı.

Halkbank, bu süreçte küresel denetim devi Ernst & Young şirketini yetkilendirerek uyum politikalarını detaylı bir incelemeden geçirdi. Hazırlanan kapsamlı denetim ve uyum raporunun süresi içinde ABD makamlarına teslim edilmesinin ardından, bankanın taahhütlerine eksiksiz uyduğu belgelendi. Bunun üzerine ABD Adalet Bakanlığı savcıları, davanın tamamen düşürülmesi talebiyle mahkemeye resmi dilekçe sundu. Yargıç Richard Berman, bugünkü duruşmada savcıların bu talebini yerinde bularak davanın düşürülmesi kararını imzaladı.

Halkbank'tan KAP'a "nihai kapanış" açıklaması

Mahkemenin onay kararının ardından Halkbank, durumu Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden kamuoyuna şu sözlerle duyurdu:

"ABD Güney New York Bölge Mahkemesinde bugün gerçekleşen duruşma neticesinde Mahkeme tarafından Bankamızın ABD'deki ceza davasının düşürülmesi onaylanmıştır. Böylece Bankamız hakkında ABD'de yıllardır devam eden ceza davası kesin ve nihai olarak kapanmıştır..."

Banka, faaliyetlerini uluslararası düzenlemelere uygun olarak, güçlü ve kesintisiz sürdüreceğini vurguladı.

New York'tan gelen bu kritik haber, finans piyasalarında doping etkisi yarattı. Kararın hemen ardından HALKB hisse senetleri, davanın resmen düştüğü bilgisinin etkisiyle hızlı bir yükseliş trendine girdi. Analistler, bankanın üzerindeki en büyük hukuki ve finansal belirsizliğin kalkmasının orta ve uzun vadede hisse performansına olumlu yansıyacağını belirtiyor.

9 yıllık krizin geçmişi

2017'de başlayan süreçte Halkbank'a "İran'a yönelik yaptırımların delinmesine aracılık etmek, kara para aklamak ve banka dolandırıcılığı" gibi ciddi suçlamalar yöneltilmişti. Türkiye tarafı davanın siyasi saiklerle açıldığını savunurken, süreç üst mahkemelere kadar taşınmıştı. Nihayetinde, varılan uzlaşı ve mahkeme kararıyla bu karmaşık hukuki süreç, herhangi bir para cezası veya suç kabulü olmaksızın son buldu.

BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, ABD ile İran arasında varılan anlaşmayı değerlendirirken, Trump yönetimine güvenilmeyeceğini vurguladı ve İsrail'in açıklamalarının yeni bir çatışma riskine işaret ettiğini belirtti

17.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’
BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Orta Doğu'daki son gelişmeleri ve ABD-İran arasındaki yeni uzlaşıyı analiz etti. Baş, bölgede uzun süredir Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) kapsamında kan döken ABD ve İsrail ikilisinin, ilk kez gerçek bir devlet iradesiyle karşı karşıya gelerek geri adım atmak zorunda kaldığını belirtti.

"Emperyalist ikili ilk kez gerçek bir devletle karşılaştı"

Açıklamasında Gazze'den Afganistan'a kadar uzanan kanlı sürece dikkat çeken Hüseyin Baş, İran halkının emperyalizme karşı gösterdiği duruşu tebrik etti. Savaşın kazananının net bir şekilde İran olduğunu savunan BTP lideri, şu ifadeleri kullandı:

"Şunu açıkça ifade edelim ki; bu savaşı İran kazandı, ABD-İsrail ikilisi kaybetti. Uzun yıllardır Gazze'den Afganistan'a kadar bölgemizde BOP kapsamında kan döken, sınırlar değiştiren kanlı ikili ilk kez gerçek bir devletle karşı karşıya geldiler ve gereken cevabı aldılar. İran halkını emperyalizm karşısındaki korkusuz duruşlarından dolayı tebrik ediyorum."

"Trump ve ABD olunca güvenmek mümkün değil"

Varılan anlaşmaya temkinli yaklaşılması gerektiğinin altını çizen Baş, Washington yönetiminin ve ABD Başkanı Donald Trump'ın güvenilmez politikalarına işaret etti. İsrail cephesinden gelen "Bu anlaşma bizi bağlamaz" çıkışının bölgesel barış önündeki en büyük tehdit olduğunu belirten Baş, tehlikenin geçmediğini vurguladı:

"Evet... Bir anlaşma sağlandı ancak söz konusu ABD ve Trump olunca buna güvenmek asla mümkün değil. Özellikle İsrail'in 'bu anlaşma bizi bağlamaz' açıklaması bombaların her an yeniden patlayacağının açık bir göstergesi."

Tek çözüm: "Yurtta sulh cihanda sulh"

Mesajının son bölümünde Orta Doğu'ya kalıcı barışın gelmesi temennisinde bulunan Hüseyin Baş, küresel ve bölgesel huzurun şifresi olarak Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonunu adres gösterdi. Baş, "Bölgemize bir an önce barışın gelmesi, emperyalist planların boşa çıkması en büyük dileğimizdir. Mustafa Kemal Atatürk'ün, 'Yurtta Sulh Cihanda Sulh' sözü insanlığın aradığı huzuru getirecek anlayıştır" diyerek açıklamasını noktaladı.


Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!

Açlık grevinin 3. gününde Meclis’e yürümek isteyen öğretmenlere polis sert müdahalede bulundu ve çok sayıda eğitimci ters kelepçeyle gözaltına alındı

17.06.2026 14:35:00
Haber Merkezi
Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!
Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!
Açlık grevinin 3. gününde Meclis'e yürümek isteyen öğretmenlere polis sert müdahalede bulundu ve çok sayıda eğitimci ters kelepçeyle gözaltına alındı.

Ankara'da taban maaş hakkı, güvencesiz çalışma koşullarının son bulması ve mülakat mağduriyetlerinin giderilmesi talebiyle Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu çatısı altında bir araya gelen öğretmenlerin eylemleri kararlılıkla sürüyor.

Taleplerine yanıt alamadıkları için süresiz açlık grevi başlatan öğretmenler, eylemlerinin 3. gününde seslerini duyurmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) doğru yürüyüşe geçti.

Meclis önünde barikat ve müdahale

Sendika binası önündeki bekleyişlerinin ardından, siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileriyle birlikte TBMM Çankaya Kapısı önünde toplanan öğretmenlerin önü polis ekipleri tarafından kesildi. Basın açıklaması yapılmasına izin verilmeyeceğini belirten emniyet güçleri, öğretmenleri kalkanlarla duvara doğru sıkıştırdı. Yaşanan arbedede öğretmenlerden "Ankara'yı Kerbela'ya çevirdiniz" tepkisi yükseldi.

Çok sayıda gözaltı

Açlık grevi nedeniyle bitkin düştükleri gözlenen öğretmenlere yönelik müdahale sertleşirken, çok sayıda eğitimci ters kelepçe takılarak gözaltı araçlarına bindirildi. Eylemin ilk günlerinden bu yana devam eden polis ablukası ve müdahalelerine rağmen öğretmenler geri adım atmayacaklarını vurguladı.

Görüşme talepleri karşılıksız kaldı

Açlık grevindeki öğretmenlerin idari makamlar ve siyasi parti gruplarıyla temas kurma çabaları ise sonuçsuz kaldı. Muhalefet partileriyle Meclis'te görüşme gerçekleştiren öğretmen heyetinin, AK Parti ve MHP grup başkanvekilliklerinden talep ettiği randevular karşılık bulmadı. Öğretmenler, taleplerini görüşmek üzere Milli Eğitim Komisyonu toplanana kadar Ankara'da ve Türkiye genelinde açlık grevi eylemlerine devam edeceklerini ilan etti.

Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













CHP'de Özgür Özel yönetimi, olağanüstü kurultay için toplanan 900'e yakın delege imzası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na iletildi

CHP'de Özgür Özel yönetimi, olağanüstü kurultay için toplanan 900'e yakın delege imzası, bugün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na iletildi

17.06.2026 11:16:00 / Güncelleme: 17.06.2026 12:21:41
Haber Merkezi
 CHP'de Özgür Özel yönetimi, olağanüstü kurultay için toplanan 900'e yakın delege imzası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na iletildi
 CHP'de Özgür Özel yönetimi, olağanüstü kurultay için toplanan 900'e yakın delege imzası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na iletildi
CHP'de Özgür Özel yönetimi, olağanüstü kurultay için toplanan 900'e yakın delege imzası, bugün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na iletildi. Genel Merkez kaynaklarının verdiği bilgiye göre "Mutlak butlan kararı nedeniyle olağanüstü kurultay toplanamaz" tutumunu sürdüren Kılıçdaroğlu, bu talebi işleme koymayacak.

Kılıçdaroğlu yönetiminin, Özel'in bu hamlesine karşı olağan kurultay takvimini açıklayarak yanıt vereceği belirtiliyor.

CHP'de mutlak butlan kararının ardından başlayan yönetim krizinde yeni bir aşamaya geçiliyor.

Özel yönetimi, 1 Haziran'dan itibaren noter aracılığıyla delegelerden toplanan ıslak imzalı olağanüstü kurultay talebini resmen Genel Merkez'e iletecek.

CHP'nin yaklaşık 1200 dolayında seçilmiş delegesinden mahkeme kararıyla görevine son verilen 196 İstanbul delegesinden ise imza alınmadı.

CHP tüzüğüne göre delegelerin salt çoğunluğunun imzalı talebi üzerine genel başkanın 45 gün içinde partiyi olağanüstü kurultaya götürmesi gerekiyor.

Ancak Kılıçdaroğlu yönetimi, istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı nedeniyle, delegelerin iradesinin sakatlandığını, bu nedenle de olağanüstü kurultayın yapılamayacağını savunuyor.

Süreç nasıl işleyecek?
Özel yönetimi, delegelerden toplanan imzaları hem elden hem de noter aracılığıyla Genel Merkez'e iletecek.

Özel'in yakın kurmaylarının verdiği bilgiye göre Kılıçdaroğlu, tüzükte öngörülen bir haftalık süre içinde olağanüstü kurultay çağrısına yanıt vermek zorunda.

Bu talebin yerine getirilmemesi durumunda, Özel yönetimi sulh hukuk mahkemesine başvuracak.

Aynı kaynaklara göre mahkemenin bu başvuruyu 15 gün içinde karara bağlaması gerekiyor.

Mahkemenin bu talebi reddetmesi ihtimali bulunurken başvurunun kabul edilmesi halinde, partiyi olağanüstü kurultaya götürmek üzere bir çağrı heyeti atanması mümkün.

MİT'in terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonunda örgütün sözde sorumlularından Ahmet Kazancı yakalandı

MİT'in terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonunda örgütün sözde sorumlularından Ahmet Kazancı yakalandı

17.06.2026 11:02:00
AA
MİT'in terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonunda örgütün sözde sorumlularından Ahmet Kazancı yakalandı
MİT'in terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonunda örgütün sözde sorumlularından Ahmet Kazancı yakalandı
MİT'in terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonunda örgütün sözde sorumlularından Ahmet Kazancı sınır bölgesinde yakalanarak, Türkiye'ye getirildi.

Uyuşturucu baskınında baro başkanı ve 11 avukat gözaltına alındı

Denizli'de Jandarma Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda, Baro Başkanı Ufuk Kök'ün de aralarında bulunduğu 12 avukat gözaltına alındı

17.06.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
Uyuşturucu baskınında baro başkanı ve 11 avukat gözaltına alındı
Uyuşturucu baskınında baro başkanı ve 11 avukat gözaltına alındı
Denizli'de Jandarma Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda, Baro Başkanı Ufuk Kök'ün de aralarında bulunduğu 12 avukat gözaltına alındı.

Edinilen bilgilere göre, Denizli İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında Pamukkale ve Merkezefendi ilçelerinde belirlenen adreslere operasyon düzenledi.

Operasyonda Denizli Barosu Başkanı Ufuk Kök'ün de aralarında olduğu 12 avukat gözaltına alınarak, hassas burunlu köpekler ile Denizli Barosu ile avukatların ev ve iş yerlerinde arama yapıldı.

Gözaltına alınan avukatların ifade işlemlerine başlanacağı öğrenildi.

Hava sahamız yine emanet!

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), NATO’nun Daimi Savunma Planı kapsamında İtalya’ya ait bir adet SAMP-T Hava Savunma Sistemi’nin Konya’daki 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı’na konuşlandırılacağını açıkladı

16.06.2026 20:10:00
Haber Merkezi
Hava sahamız yine emanet!
Hava sahamız yine emanet!
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), NATO'nun Daimi Savunma Planı kapsamında İtalya'ya ait bir adet SAMP-T Hava Savunma Sistemi'nin Konya'daki 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'na konuşlandırılacağını açıkladı.

Bakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, bölgedeki artan hava ve füze tehditlerine karşı ittifakın güney kanadını güçlendirmek amacıyla bu stratejik adım atıldı.

Geçtiğimiz günlerde Almanya'nın Malatya'ya Patriot bataryası konuşlandıracağı yönündeki duyurunun ardından gelen bu yeni karar, Türkiye'nin hava sahası güvenliğinde çok katmanlı ve kesintisiz bir koruma kalkanı oluşturulmasını hedefliyor.



Askeri uzmanlar, Konya 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'nın seçilmesinin tesadüf olmadığını belirtiyor. NATO'ya ait AWACS erken uyarı uçaklarına ev sahipliği yapan ve uluslararası Anadolu Kartalı gibi dev tatbikatların merkezi olan bu stratejik üs, coğrafi konumu sayesinde güney sınırlarından gelebilecek olası balistik füze, seyir füzesi ve insansız hava aracı (İHA) tehditlerine karşı derinlemesine bir savunma imkanı sunacak.



Fransız-İtalyan ortaklığıyla geliştirilen ve Aster 30 füzelerini kullanan SAMP-T sistemi, 360 derece atış yeteneği ve yüksek hareket kabiliyetiyle öne çıkıyor.

Türkiye'nin, kendi yerli ve milli uzun menzilli hava savunma sistemi SİPER'i sahada tamamen yaygınlaştırana kadar, müttefik ülkelerin bataryaları vasıtasıyla geçici koruma sağlamaya devam edeceği öğrenildi.

İtalya'ya ait sistemin önümüzdeki günlerde intikal işlemlerinin tamamlanarak Konya'da aktif hale getirilmesi bekleniyor.

Sarıyer'de AVM'de silahlı saldırı: 1 yaralı, 16 yaşındaki şüpheli tutuklandı

İstanbul Sarıyer'de bir AVM'deki kafeteryada oturan galerici ve adamı Barış A. (35), E.T. (16) tarafından silahlı saldırıya uğrayarak bacağından yaralandı. Saldırganın olaydan önce "Dövmen çok güzel abi" diyerek Barış A.'nın yanına geldiği, bir süre uzaklaştıktan sonra tekrar gelerek ateş ettiği ortaya çıktı

16.06.2026 16:50:00 / Güncelleme: 16.06.2026 16:54:15
İHA
Sarıyer'de AVM'de silahlı saldırı: 1 yaralı, 16 yaşındaki şüpheli tutuklandı
Sarıyer'de AVM'de silahlı saldırı: 1 yaralı, 16 yaşındaki şüpheli tutuklandı
Olayın ardından kaçmaya çalışan E.T. ile kendisini araçla almaya gelen İdris Ü. (48), polis takibiyle yakalandı.

Olay, 13 Haziran'da Sarıyer Ayazağa Mahallesi'nde bulunan bir AVM'de meydana geldi. İddiaya göre, iş yerinde müşteri olarak bulunan B.A. (35), yanına yaklaşan bir kişinin silahlı saldırısına uğrayarak yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi yapılan yaralı şahıs hastaneye kaldırılırken, hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

Öte yandan, E.T.'nin saldırıdan önce Barış A.'ya "Dövmen çok güzel abi" dediği öğrenildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarında, saldırıyı gerçekleştiren kişinin E.T. (16) olduğu belirlendi. Şüpheli kısa sürede yakalandı. Şahsın üzerinde yapılan aramada 1 adet silah ile fişekler ele geçirildi.



Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen E.T., 14 Haziran'da "Kasten Yaralama" ve "6136 Sayılı Kanuna Muhalefet" suçlarından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak ceza evine gönderildi.

Silivri Belediye Başkanı tutuklandı

Silivri Belediyesindeki bazı iş ve işlemlerde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 18 şüpheliden, Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da arasında olduğu 10 şüpheli tutuklandı

16.06.2026 12:32:00
Haber Merkezi
Silivri Belediye Başkanı tutuklandı
Silivri Belediye Başkanı tutuklandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da arasında bulunduğu 18 şüphelinin sevk edildikleri Silivri Adliyesi'ndeki işlemleri tamamlandı.

Sulh Ceza Hakimliği, Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, Aşkın Kaynar, Serdar Tuna, Gökhan Tuna, Adem Tuna, İbrahim Kömür, Aykut Batur, Fatih Yavuz, Yavuz Dirik ve Nihat Nahit Sarayönü'nün tutuklanmasına karar verdi.

Hakimlik, 8 şüphelinin ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına hükmetti.

Şüphelilerin adliyede işlemleri sürerken İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ile bazı partililer de belediye binası önünde bekledi.

Öte yandan, serbest bırakılan şüphelilerden Naci Aydın adliyeden çıkarken yakınları tarafından alkışlandı. Bu duruma bazı CHP'lilerin tepki göstermesi üzerine adliye önünde kısa süreli bir tartışma yaşandı.

Operasyonun detayı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, belediye nezdindeki bazı iş ve işlemlerin menfaat temini amacıyla kullanıldığı, belediyeye personel alınması, işletme devri ve kiralanması, imar, ruhsat, mühürleme, kaçak yapı, malvarlığı edinimi ile belediye taşınmaz satışı süreçlerinde usulsüzlükler bulunduğu tespit edilmişti.

Belediyeye ait tescil harici/park alanı niteliğindeki bir taşınmazın düşük bedelle satılması suretiyle 21 milyon 522 bin 717 lira kamu zararı oluştuğuna ilişkin bilirkişi tespiti yapılmıştı.

Tespitler doğrultusunda, Başsavcılık tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "örgüte üye olma", "rüşvet alma-verme", "irtikap", "nüfuz ticareti", "görevi kötüye kullanma", "ihaleye fesat karıştırma", "edimin ifasına fesat karıştırma", "imar kirliliğine neden olma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından soruşturma başlatılmıştı.

Başsavcılık, isnat edilen eylemlerin örgütlü bir yapı içerisinde işlendiği, örgütün kurucusu ile yöneticisi olduğu değerlendirilen Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'yla hareket eden diğer şüphelilerin, belediye iş ve işlemleri üzerinde nüfuz kullanarak haksız menfaat temin ettiğine ilişkin kuvvetli şüphe bulunduğu gerekçesiyle şüpheliler hakkında gözaltı kararı vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyonda, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Yavuz, CHP Silivri Belediye Meclis Üyesi Aykut Batur, Özel Kalem Müdürü Aşkın Kaynar, eski CHP Silivri İlçe Başkanı İbrahim Kömür, Silivri Belediyesi Zabıta Memuru Mustafa Demirayak, Özel Kalem Müdürü Aşkın Kaynar'ın şoförü Serdar Tuna, Özbingöl Plastik ve Alüminyum Doğrama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde inşaat işçisi Yalçın Tuna, Erstream Yayıncılık AŞ'de satış personeli/emekli Pınar Kalaba, Martı Denizcilik ve Gemi İşletmeciliği AŞ'den Adem Kalaba, Spot Denizcilik AŞ'de sekreter/emekli Ayla Can, Bektaşoğlu Döviz Ticareti Sınırlı Yetkili Müessese AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Dirik, Saray Deniz Malzemeleri ve Yatçılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ortağı Nihat Nahit Sarayönü, Kale Şömine İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi şömine ustası Murat Tuna, Şah Otomotiv İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi şirket ortağı Gökhan Tuna, AYM Danışmanlık İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi ortağı Naci Aydın, Adem Tuna ve Gökhan Bıçak yakalanmıştı.

Polis ekipleri belediye binasında da arama yapmıştı.

11 şüphelinin tutuklanması talep edilmişti

Emniyetteki işlemleri tamamlanan 18 şüpheli sağlık kontrolünün ardından Silivri Adliyesine götürülmüştü.

Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet alma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", Aşkın Kaynar, Serdar Tuna, Gökhan Tuna, Adem Tuna, İbrahim Kömür, Aykut Batur, Fatih Yavuz "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma", "rüşvet alma ve aracılık etme", Yavuz Dirik "suç işlemek amacıyla örgüte üye olma", "suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama", Adem Kalaba ile Nihat Nahit Sarayönü ise "rüşvet verme" suçlarından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.

Diğer 7 şüpheli ise adli kontrol tedbiri uygulanması istemiyle hakimliğe gönderilmişti.

'Boyun eğmedim, eğmeyeceğim'

Bugün sabah saatlerinde tutuklanan Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu yaptığı yazılı açıklamada, "Başımı eğmedim, eğmeyeceğim. Boyun eğmedim, eğmeyeceğim. Susmadım, susmayacağım" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.