logo
10 MART 2026


Suriye'nin bölünmesini istemiyoruz

Rusya Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Patruşev, Suriye'nin bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasından yana olduklarını belirterek, 'Esad'ın gitmesini istemek, Suriye'nin içişlerine karışmaktır' dedi

01.02.2016 00:00:00
Rusya Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Nikolay Patruşev, Kremlin'in Suriye politikası ve NATO ile işbirliği hakkında değerlendirmelerde bulundu. Rusya'nın Suriye'nin bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasından yana olduklarının altını çizen Patruşev, "Bugün Suriye'nin istikrarlı ve refah bir ülkeden çatışma noktasına dönüşmesi bizi çok üzüyor. Rusya özellikle de bu yüzden Suriye'deki terör operasyonlarını başlattı ve terörist gruplara karşı operasyon yürüten ülkelerin koordine olması için Bağdat'ta bir istihbarat merkezi kurdu" dedi. Rusya'nın Suriye'de yürüttüğü operasyonlarında elde ettiği başarı sayesinde, NATO'nun terörle mücadelede Moskova ile işbirliğine olan ilgisini arttırdığını belirten Patruşev "Artık Fransa, İngiltere, Almanya ve İtalya başta olmak üzere tüm NATO'nun terörle mücadelede işbirliğine ilgi duyduğunu görüyoruz. Bunun objektif nedenleri var, Rusya'nın Suriye'de teröristlere karşı edindiği başarılar da bunlardan biri" dedi. Patruşev, Rusya'nın NATO ile işbirliğine açık olduğunu, ancak İttifak'ın verdiği sözleri tutmaması nedeniyle bu işbirliğinin mümkün olmadığının da altını çizdi. "NATO, Doğu Avrupa'ya silah konuşlandırmayacağını söylemişti, ancak pratikte bu söz tutulmadı. Rusya'nın çıkarlarına ve uluslararası hukuka saygı duyulması halinde işbirliğine açığız" diyen Patruşev, Rusya'nın NATO ile gerginliği tırmandırmaktan yana olmadığını vurguladı.


Esad Suriye'nin meşru lideridir

Suriye'de yürütülen operasyonların uluslararası hukuka uygunluğun olduğunu belirten Patruşev, "Rusya'nın Suriye'de doğrudan müdahalede bulunması, uluslararası kamuoyunun çabalarını birleştirmesi yönünde bir ilerleme kaydedilmesini sağladı. BMGK'nın IŞİD ve diğer terörist gruplarla mücadeleye yönelik karar alması da bunun gözle görülür örneklerinden biri" dedi. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın gitmesini talep etmenin bağımsız bir ülke olan Suriye'nin içişlerine müdahale etmek anlamına geldiğini söyleyen Patruşev, şunları söyledi: "Suriye Devlet Başkanı Esad, farklı şekillerde değerlendirilebilir, ancak derhal gitmesini istemek sadece öngörüsüzlük değil, alenen bağımsız bir ülkenin içişlerine karışmaktır. Beşar Esad'ın, Suriye'nin meşru lideri olduğu net olarak anlaşılmalı. Çifte standart politikası ve uluslararası hukukun ihlali terör, aşırıcılık, etnik ve dini düşmanlığa yol açıyor" değerlendirmesinde bulundu. 

Sosyal medya egzersizleri sakatlığa davetiye çıkarıyor


 
 
İstanbul Rumeli Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, sosyal medya ve dijital platformlardan takip edilerek yapılan kontrolsüz egzersizlerin kas ve eklem yaralanmalarında ciddi artışa yol açtığını belirterek, her egzersizin kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı. 

10.03.2026 00:42:00
MURAT ÇORBACI
Sosyal medya egzersizleri sakatlığa davetiye çıkarıyor
Sosyal medya egzersizleri sakatlığa davetiye çıkarıyor

İstanbul Rumeli Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, sosyal medya ve dijital platformlardan takip edilerek yapılan kontrolsüz egzersizlerin kas ve eklem yaralanmalarında ciddi artışa yol açtığını belirterek, her egzersizin kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı. Evde egzersiz yapma alışkanlığının son yıllarda yaygınlaştığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, kontrolsüz uygulamaların sağlık sorunlarını beraberinde getirdiğini söyledi.

Baskan, "Poliklinik başvurularında kas-iskelet sistemi yaralanmalarında yaklaşık yüzde 30'luk bir artış gözlemliyoruz. Ekranda görülen eğitmenin vücut yapısı, biyomekaniği ve spor geçmişi kişiden tamamen farklı olabilir. Bu durum 'dijital illüzyon' olarak tanımladığımız bir risk oluşturur" dedi. Evde yapılan egzersizlerde en sık karşılaşılan problemin hareketin doğru formda uygulanmaması olduğunu belirten Baskan, yanlış kinematik yapının eklem üzerindeki yükü ciddi şekilde artırdığını ifade etti.

Özellikle 'squat-çömelme' ve 'lunge-ileriye adım atıp diz bükme' gibi hareketlerde dizin öne fazla çıkmasının diz eklemi üzerindeki yükü yüzde 50'den fazla artırabildiğini söyleyen Baskan, bunun uzun vadede kıkırdak hasarına ve diz problemlerine yol açabileceğini vurguladı. Evde güvenli egzersiz için bazı temel kurallara dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Baskan, egzersiz öncesinde 5-10 dakikalık dinamik ısınmanın sakatlanma riskini azalttığını söyledi. Egzersiz yapılan zeminin orta sertlikte olması gerektiğini belirten Baskan, çok sert yüzeylerin eklem şokunu artırdığını, çok yumuşak zeminlerin ise dengeyi bozabildiğini ifade etti. Egzersiz sırasında nefesin tutulmaması gerektiğini de vurgulayan Baskan, bunun kan basıncını artırabileceğine dikkat çekti. Egzersizin doğru uygulandığında en güçlü tedavi yöntemlerinden biri olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, yanlış teknik ve dozajla uygulandığında ise sakatlanmalara yol açabileceğini ifade etti.

Antalya'da göçmen botu faciası: 14 ölü

Antalya'nın Demre ilçesi açıklarında düzensiz göçmen botunun karıştığı kaza sonucu 14 düzensiz göçmen hayatını kaybetti 

09.03.2026 14:45:00
İhlas Haber Ajansı
Antalya'da göçmen botu faciası: 14 ölü
Antalya'da göçmen botu faciası: 14 ölü
Antalya'nın Demre ilçesi Beymelek Mahallesi açıklarında düzensiz göçmen botunun karıştığı kaza sonucu 14 düzensiz göçmenin hayatını kaybettiği açıklandı. Olaya ilişkin Antalya Valisi Hulusi Şahin, "Sahil Güvenlik ekiplerinin dur ihtarına uymayarak kaçmaya çalışan bot, yaptığı yüksek süratli manevralar nedeniyle Sahil Güvenlik teknesine temas etmiş ve göçmenlerden bir kısmı denize düşmüştür.

Sahile ulaşan 14 düzensiz göçmen Jandarma ekiplerimizce yakalanmış ve 7 göçmen ise Sahil Güvenlik ekiplerimiz tarafından denizden sağ olarak kurtarılmış olup ilk yardım ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılmıştır. Bahse konu olayda maalesef denize düşerek hayatını kaybeden 14 kişinin cansız bedenine ulaşılmıştır" dedi.

Vali Şahin, Demre ilçesi Beymelek Mahallesi açıklarında saat 06.00 sıralarında içlerinde kadın ve çocukların da bulunduğu Afganistan uyruklu düzensiz göçmenlere ait bot tespit edildiğini belirterek, "Sahil Güvenlik ekiplerinin dur ihtarına uymayarak kaçmaya çalışan bot, yaptığı yüksek süratli manevralar nedeniyle Sahil Güvenlik teknesine temas etmiş ve göçmenlerden bir kısmı denize düşmüştür.

Botta kalan düzensiz göçmenlerden bir kısmı ise acil tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyacak şekilde kıyıya ulaşmıştır. Sahile ulaşan 14 düzensiz göçmen Jandarma ekiplerimizce yakalanmış ve 7 göçmen ise Sahil Güvenlik ekiplerimiz tarafından denizden sağ olarak kurtarılmış olup ilk yardım ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılmıştır. Bahse konu olayda maalesef denize düşerek hayatını kaybeden 14 kişinin cansız bedenine ulaşılmıştır. Sahil Güvenlik Komutanlığımız ile Jandarma Komutanlığımıza bağlı ekipler karadan, denizden ve havadan arama kurtarma çalışmalarını sürdürmektedir. Olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli, Valiliğimiz tarafından idari tahkikat başlatılmıştır" dedi.

İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi

Ekrem İmamoğlu duruşmasında izleyiciler tezahürat yaptığı için mahkeme heyeti salonundan çıktı, duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar çıkarıldı. Mahkeme başkanı izleyicilerin de salondan çıkarılmasına karar verdi. İzleyiciler duruşmaya alınmama ihtimaline karşın salondan ayrılmıyor

09.03.2026 12:30:00
İHA
İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi
İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen 'yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı.

Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu'nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş'in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun'un 251 yıla ve Adem Soytekin'in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşma bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye başlamıştı.

Duruşma sürerken, seyirci kısmından da zaman zaman tezahüratlar yükseldi. Mahkeme başkanı, duruşmanın düzenin bozulduğu gerekçesiyle seyircilerin salondan çıkarılmasına karar verdi.

Sanıklar salondan çıkarılırken, izleyiciler, jandarma eşliğinde dışarı alındı. Mahkeme heyeti salondan çıktı.

Duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi. İzleyiciler salona geri alınmama ihtimaline karşı salondan ayrılmıyor.

MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama

Milli Savunma Bakanlığınca, KKTC'nin güvenliği için 6 F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin, bugünden itibaren KKTC'ye konuşlandırıldığı bildirildi

 

09.03.2026 10:10:00
Anadolu Ajansı
MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama
MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama

Milli Savunma Bakanlığınca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) güvenliğinin artırılmasına yönelik kademeli planlamalar çerçevesinde, 6 F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin, bugünden itibaren KKTC'ye konuşlandırıldığı bildirildi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi;

"Bölgemizde yaşanan son gelişmeler kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğinin artırılmasına yönelik yapılan kademeli planlamalar çerçevesinde 6 F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemleri bugünden itibaren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne konuşlandırılmıştır. 'Gelişmelere göre yapılacak değerlendirmeler neticesinde ihtiyaç duyulması halinde ilave tedbirler alınmaya devam edilecektir." 

Denizli'de 5,1 büyüklüğünde deprem

Denizli'nin Buldan ilçesinde 5,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Şu ana kadar depremle ilgili gelen olumsuz bir durumun olmadığı bildirildi

 

09.03.2026 10:07:00 / Güncelleme: 09.03.2026 11:06:51
Anadolu Ajansı
Denizli'de 5,1 büyüklüğünde deprem
Denizli'de 5,1 büyüklüğünde deprem

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Denizli'nin Buldan ilçesinde meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki depreme ilişkin şu ana kadar gelen olumsuz bir durumun olmadığını bildirdi.

Bakan Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Geçmiş olsun Denizli. Buldan'da meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen 5,1 büyüklüğündeki depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Şu ana kadar gelen olumsuz bir durum olmamakla birlikte olası ihbarlara göre il müdürlüğü ekiplerimiz hasar tespit çalışmalarına başlayacak." ifadelerine yer verdi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca (AFAD) yapılan açıklamada ise şunlar kaydedildi:

"Denizli ilimizin Buldan ilçesinde saat 09.21'de meydana gelen ve Uşak, Aydın, Muğla, Burdur illerimizde de hissedilen 5,1 büyüklüğündeki deprem sonrası an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız." 

İran yeni dini liderini seçti


İran basını, Uzmanlar Meclisi'nin, Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'i ülkenin yeni lideri olarak seçtiğini duyurdu. İran'da dini liderlik ya da resmi adıyla REHBERLİK, en üst makam konumunda. 

09.03.2026 00:27:00 / Güncelleme: 09.03.2026 00:35:37
HABER MERKEZİ/AA
İran yeni dini liderini seçti
İran yeni dini liderini seçti

İran Uzmanlar Meclisi Gilan Vilayeti Üyesi Seyyid Ali Hüseyni Eşkevari, İsrail- ABD'nin 28 Şubat'taki saldırısında ölen Ali Hamaney'in oğlu "Mücteba Hamaney'i yeni lider olarak seçtiklerini" belirtti.
Eşkevari, sosyal medyada yer alan açıklamalarında, Uzmanlar Meclisi'nin, ülkenin yeni liderini seçtiğini söyledi.

Uzmanlar Meclisi'nin büyük bir çoğunlukta yeni liderin ismi üzerinde mutabık kaldığını belirten Eşkevari, "İnşallah Hamaney ismi İran'ın yeni lideri olarak devam edecek" dedi.
Öte yandan Uzmanlar Meclisi Başkan Yardımcısı Ayetullah Hüseyni Buşehri ise yeni liderin yakın zamanda tanıtılacağını belirtti.
ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili şehit düştü. 

’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ’futbolda bahis’ soruşturması kapsamında tutuklanan iş adamı Erdem Timur’un şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak tayin edildi

07.03.2026 23:16:00
Haber Merkezi
’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı
’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'futbolda bahis' soruşturması kapsamında tutuklanan iş adamı Erdem Timur'un şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak tayin edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen 'futbolda bahis' soruşturması sürüyor.



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından şüpheli Erden Timur hakkında yürütülen 'Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama' suçuna yönelik soruşturma kapsamında; şüphelinin ortağı ve sahibi olduğu ve öncül suçlar kapsamında elde ettiği suç gelirlerinin aklanması faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen şirketlere ilgili Sulh Ceza Hakimliği kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyım olarak atanmıştır. Soruşturma çok yönlü ve titizlikle devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.

Hande Yener hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' soruşturması

Şarkıcı Hande Yener hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Cumhurbaşkanına Hakaret', 'Anayasal düzeni hedef alma' ve 'Mevcut iktidarı devirme' eylemleri nedeniyle soruşturma başlatıldı

07.03.2026 16:22:00
İHA
Hande Yener hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' soruşturması
Hande Yener hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' soruşturması
Muhammed Ahmet Yüce isimli vatandaşın CİMER üzerinden yaptığı başvuruda, sanatçı Hande Yener'in Menteşe ilçesinde 15 Mayıs 2025 tarihinde verdiği konser sırasında 'Zıplamayan Tayyipçi' şeklinde slogan atıldığı, sanatçının ritim tutarak eşlik ettiği ve sahnede alenen 'Bu devri çok güzel devireceğiz' dediği, anayasal düzeni hedef aldığı, mevcut iktidarı devrilmesi yönünde açık ve doğrudan bir çağrı niteliği taşıdığı bu söylemlerinin suç olduğunu, söz konusu eylemlerinin kamuya açık şekilde sosyal medyada yayınlandığını iddia etti.

CİMER'den yapılan başvuru üzerine Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü tahkikat başlattı. Yapılan tahkikat evrakları Bodrum Cumhuriyet Savcılığı'na gönderildi. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisizlik kararı vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda internet üzerinden açık kaynaklardan temin edilen belgelerde konserin 15 Mayıs 2025 tarihinde Muğla İli Menteşe ilçesinde bulunan sosyo-kültürel alanda gerçekleştiği belirtildiğinden karşı yetkisizlik kararı verilerek dosya bu defa Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı Makbule Hande Özyener (Hande Yener) hakkında soruşturma başlattı.

Çağın hastalığı dijital demans!


 
Akıllı telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. 

07.03.2026 07:07:00 / Güncelleme: 07.03.2026 07:11:42
MURAT ÇORBACI
Çağın hastalığı dijital demans!
Çağın hastalığı dijital demans!

Akıllı telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. Moodist Psikyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, son yıllarda literatürde sık sık yer bulmaya başlayan 'dijital demans' kavramına dikkat çekerek özellikle çocuklar ve gençler için önemli riskler barındırdığı uyarısında bulunuyor.

Dijital demans; dijital teknolojilerin aşırı ve bilinçsiz kullanımı sonucunda ortaya çıkan, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, çoklu görev yapma ve bilişsel işlevlerde zayıflama gibi demans benzeri belirtilerle kendini gösteren bir tablo olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalar, uzun süreli ekran maruziyetinin bilişsel bozukluk gelişme riskini artırabileceğini ortaya koyuyor.

Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan'a göre dijital demans, özellikle akıllı telefonlar ve tabletlerle yoğun vakit geçiren bireylerde görülüyor. Bu kişiler zamanla: unutkanlık, odaklanma güçlüğü, çoklu görev yapamama, yeni bilgileri akılda tutmakta zorlanma gibi belirtiler yaşamaya başlıyor. Bu belirtiler, erken dönem demans semptomlarıyla büyük benzerlik gösteriyor. Özcan, çocuk ve ergenlerin, gelişim çağında olmaları nedeniyle dijital demans açısından en riskli gruplar arasında yer aldığını vurguluyor.

Özcan, "Dijital cihazlarla uzun süreli temas yalnızca bilişsel işlevleri değil, duygusal dengeyi de etkiliyor. Dijital demansa eşlik eden yaygın sorunlar arasında: ruh hali dalgalanmaları, sinirlilik, artan stres düzeyi yer alıyor. Ayrıca ekranlardan yayılan mavi ışık, uyku düzenini sağlayan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayarak uyku kalitesini düşürüyor" dedi. Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, şu önerilerde bulundu: "Günlük ekran süresi sınırlandırılmalı. Dijital cihazlar için belirli kullanım saatleri oluşturulmalı. Telefon ve tabletler uyku alanı dışında şarj edilmeli."

Hiçbir yakınmanız olmasa bile, dikkat!


 
Diyabet, ülkemizde görme kaybının en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Uygun şekilde tedavi edilmediği ve düzenli takip edilmediği takdirde geri dönüşü olmayan kalıcı görme kaybına ve körlüğe yol açabiliyor.
 

07.03.2026 06:32:00
MURAT ÇORBACI
 Hiçbir yakınmanız olmasa bile, dikkat!
 Hiçbir yakınmanız olmasa bile, dikkat!
Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, diyabetik retinopatinin diyabetin en sık görülen ve tedavi edilmediği takdirde körlüğe neden olabilen en önemli komplikasyonu olduğunu belirterek, "Retina, gözün içini kaplayan ve görüntüyü algılayarak beyne ileten sinir tabakasıdır. Aslında görme fonksiyonunu gerçekleştiren ana yapıdır. Diyabetik retinopatide bu yapı yüksek kan şekerine bağlı olarak hasar görür ve tedavide gecikildiğinde kalıcı görme kaybı oluşur" dedi. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, bu nedenle diyabetik retinopatinin erken dönemde tedavi edilmesinin göz sağlığı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Diyabet tanısının ardından, hiçbir yakınmaları olmasa bile hastaların düzenli göz kontrollerini yaptırmaları gerekmektedir. Bu sayede, ortaya çıkan sorunlara erken dönemde müdahale edilmesi, görme kaybı riskini önemli ölçüde azaltır ve çoğu zaman önlenebilir hale getirir" diye konuştu.

Her 10 hastadan yaklaşık 3'ünde görülüyor!

Gözün sinir tabakası olan retinanın hasar görmesiyle meydana gelen diyabetik retinopati, diyabetik hastaların yaklaşık yüzde 30-35'inde görülüyor. Prof. Dr. Berna Özkan, retinopati gelişme riskinin hastalığın süresiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak, "Genellikle diyabet başlangıcından yaklaşık 5 yıl sonra gözde ilk patolojik değişiklikler ortaya çıkmaya başlar ve hastalık süresi uzadıkça retinopati görülme sıklığı da artar. Türk Diyabetik Retinopati Epidemiyoloji Çalışması'na göre, diyabet süresi 15 yılı aştığında hem kadınlarda hem erkeklerde görülme oranı yaklaşık yüzde 66'ya yükselir. Ayrıca, kan şekeri düzeylerinin iyi kontrol edilememesi ve hipergliseminin uzun süre devam etmesi, retinal hasarın şiddetini de belirgin şekilde artırır" dedi.

Kalıcı görme kaybına neden olabilir!

Diyabet temel olarak bir damar hastalığı olduğu için kanda yüksek düzeydeki glukozun uzun süre damar içinde dolaşması, damar duvarında yapısal bozulmaya yol açıyor. Bu hasar sonucu kan hücreleri, serum, proteinler ve lipidler, gözün sinir tabakası olan retinaya sızarak, ödem ve kanamalara neden oluyor. Bu tablo görme keskinliğinde azalmayla sonuçlanıyor. Prof. Dr. Berna Özkan, hastalık ilerledikçe hasar gören damar duvarlarının zayıfladığını ve damarlarda tıkanmalar oluştuğunu belirterek, "Bunun sonucunda retina yeterli kan ile oksijen alamaz; iskemi olarak adlandırılan süreç meydana gelir ve retina hücrelerinde kayıp başlar. Bu evrede ortaya çıkan görme kaybı sinir hücrelerinin yenilenme kapasitesi olmadığı için çoğu zaman geri dönüşsüz, yani kalıcı olur" diye konuştu.

Glokomdan katarakta…

Diyabet, retina dışında gözün başka yapılarını da etkileyebiliyor. Katarakt, glokom (göz tansiyonu), kornea ve oküler yüzey hastalıkları ile enfeksiyonlara yatkınlık bu etkiler arasında yer alıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, özellikle enfeksiyonlara yatkınlığın klinik açıdan büyük önem taşıdığını anlatarak, şöyle devam etti: "Diyabetik hastalarda immün yanıtın zayıflaması nedeniyle, normalde vücutta zararsız şekilde bulunabilen ya da günlük yaşamda karşılaşılan mikroorganizmalar, göz içinde ciddi, hatta görmeyi tehdit eden enfeksiyonlara (endoftalmi) yol açabilir. Ayrıca diyabet, göz hareketlerini sağlayan kranial sinirlerde mikroiskemik hasara neden olarak göz kaslarında felçlere ve buna bağlı çift görmeye (diplopi) sebep olabilir." 

Yılda bir kez göz muayenesi çok önemli!

Diyabetik retinopatide ilk damar değişiklikleri başladığında hastanın görme keskinliği hemen etkilenmeyebiliyor. Bu nedenle, diyabet tanısı konulduğunda düzenli göz muayeneleri ve ortaya çıkan sorunlara erken dönemde müdahale edilmesi, ciddi görme kaybının önlenmesi açısından kritik önem taşıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, diyabet tanısı alan ve henüz göz bulgusu saptanmayan hastaların yılda bir kez göz muayenesi yaptırmaları gerektiğini anlatarak, "Erken dönem retinopati bulguları tespit edildiğinde takip aralığı genellikle 6 aya indirilmektedir. İleri evre bulguların varlığında ise muayene sıklığı, hastalığın şiddetine ve klinik durumuna göre daha da artırılır" diyor. Prof. Dr. Berna Özkan, kontrol zamanı henüz gelmemiş olsa bile görme keskinliğinde azalma ve görme alanında kayıp fark edildiğinde veya şiddetli bir göz ağrısı oluştuğunda zaman kaybetmeden göz hekimine başvurmanın son derece önemli olduğunu vurguluyor.

Görme keskinliğinde artış sağlanabiliyor!

Günümüz tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastada tam görme kaybının önüne geçmek mümkün olabiliyor. Diyabetik retinopati geliştiğinde, damar sızıntısına bağlı retina ödemi oluşmuşsa, göz içi enjeksiyon tedavileriyle ödem azaltılabiliyor. Bu tedavi sayesinde çoğu hastada görme keskinliğinde artış sağlanabildiğini aktaran Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, sözlerine şöyle devam ediyor: "Hastalık ilerleyip retina damarlarında tıkanmaya bağlı iskemi, yani doku tahribatı geliştiğinde ise iskemik retina alanlarına lazer fotokoagülasyon uygulanması gerekir. Daha ileri evrelerde diyabetik retinopatiye bağlı göz içi kanama, traksiyonel retina dekolmanı veya bağışıklık sistemindeki zayıflığa bağlı göz içi enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Bu durumlarda vitreoretinal cerrahiyle kanamalar temizlenebilir, retina yeniden yatıştırılabilir ve gözün bütünlüğü korunabilir."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.