logo
30 EYLÜL 2026

Tarihi bedesten hizmete girdi

08.07.2007 00:00:00
 
Amasya'nın Merzifon ilçesinde onarımı yapılan tarihi Bedesten Çarşısı, Merzifon Haftası etkinlikleri içerisinde açıldı. 2005 yılında onarımına başlanılan ve Kara Mustafa Paşa döneminde yaptırılan 350 yıllık tarihi bedesten çarşısı, onarımının tamamlanmasından sonra 2007 yılının Mayıs ayında tamamlanarak hizmete girdi. Onarımı 1 milyon 105 bin YTL'ye mal olan tarihi bedesten çarşısının, trafik kazasında hayatını kaybeden Merzifon eski Belediye Başkanı Hayati İncekul'un zamanında onarım çalışmalarının başladığını ifade eden Belediye Başkanı Kadri Aydınlı, tarihi çarşıda işyeri bulunan esnaflara yeni binanın hayırlı olmasını diledi.Vali Celaleddin Lekesiz, Amasya Belediye Başkanı İsmet Özarslan ve çok sayıda Merzifonlunun katıldığı ve tarihi binanın içerisinde yapılan açılış töreninde tarihi bedestenin içerisinde işyeri bulunan esnaflara işyerlerinin anahtarları teslim edildi. Tarihi binanın onarımında samimiyetle çalışmalar yapıldığı ifade eden Vali Celaleddin Lekesiz, yapılan çalışmalarda emeği geçenleri tebrik etti.

Çerçeve yasa sonrası bugün ilk kez toplanacak MGK, silah bırakmanın tespit sürecini görüşecek

Milli Güvenlik Kurulu (MGK), 'yaklaşık iki yıla yayılan yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan 'çerçeve yasa'nın 18 Ağustos'ta yasalaşması ardından bugün ilk kez toplanıyor

30.09.2026 13:29:00
Haber Merkezi
 
Çerçeve yasa sonrası bugün ilk kez toplanacak MGK, silah bırakmanın tespit sürecini görüşecek
Çerçeve yasa sonrası bugün ilk kez toplanacak MGK, silah bırakmanın tespit sürecini görüşecek
Milli Güvenlik Kurulu (MGK), 'yaklaşık iki yıla yayılan yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan 'çerçeve yasa'nın 18 Ağustos'ta yasalaşması ardından bugün ilk kez toplanıyor. PKK/KCK ve bağlı oluşumların fesih kararından sonra silah bırakma sürecini takip için çalışmalarına başlayan ve "Takip Kurulu" olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu ile koordinasyon hâlinde olan MGK, fesih ve silahların tesliminin tespit ve teyidinin tamamlanmasının ardından kritik kararını hazırlayacak. Teyit aşaması tamamlandığı takdirde MGK kararı Resmî Gazete'de yayımlanacak ve ardından çerçeve yasa resmen uygulanmaya başlanacak. Böylece geri dönüşler, ertelemeler ve tahliyeler için başvuru süreci resmen devreye girecek. Hem takip kurulu hem de MGK, bu aşamada da çalışmalarına devam edecek ve dönemsel değerlendirmeler yapacak. İhtiyaç hâlinde bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen diğer kişileri toplantılara davet edebilecek.

İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan 'çerçeve yasa', 140'a yakın kişinin dinlendiği ve onlarca görüşmenin yapıldığı bir yıllık süreç komisyonu mesaisinin ardından, 592 milletvekilinden 467'sinin "evet" oyunu olarak rekor bir kabulle 10 Ağustos'ta Meclis'ten geçti ve 18 Ağustos'ta Resmî Gazete'de yayımlanarak yasalaştı.

Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz (ortada) başkanlığında düzenlenen ilk toplantısına Adalet Bakanı Akın Gürlek (sol 4), Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (sağ 3), İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi (sol 3), Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler (sağ 2), MİT Başkanı İbrahim KTakip Kurulu toplantısı
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un yasalaşmasının ardından ilk olarak "Takip Kurulu" olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu" kuruldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreteri Okay Memiş'in yer aldığı kurul, 24 Ağustos ve 29 Eylül'de iki kez toplandı.

Toplantılarda, alt komisyonlar olarak "Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu", "İzleme ve Tespit Alt Komisyonu", "Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu" ile "Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu"  oluşturuldu ve görevleri ile yetki alanlarını belirledi. "3T Mekanizması"; yani teyit, tespit ve taahhüt aşamalarıyla ilerleyecek olan kurulun alt kurullarından olan "Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu"nda, feshedilen PKK'nın lideri Abdullah Öcalan'ın "taahhüt eden" statüsünde görev alması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum da geçen hafta yaptığı açıklama Öcalan'ın görev alacağını bildirdi.

Eski Bakan 2,2 milyar lirayı iade etti

Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın, borsa spekülasyonu iddialarına konu olan 2,2 milyar lirayı Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın hesabına aktardığı yönündeki haberler gündeme bomba gibi düştü

29.09.2026 22:57:00
Haber Merkezi
 
Eski Bakan 2,2 milyar lirayı iade etti
Eski Bakan 2,2 milyar lirayı iade etti
Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın, borsa spekülasyonu iddialarına konu olan 2,2 milyar lirayı Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın hesabına aktardığı yönündeki haberler gündeme bomba gibi düştü.

Olayın büyüklüğü ve işlemlerin hızı kamuoyunda derin bir kuşku yaratırken, "aklama mı, itiraf mı?" tartışmaları başladı. Birkaç ay içerisinde katlanan ve tek kalemde iade edilen bu akıl almaz meblağ, finansal ve hukuki açıdan ciddi soruları beraberinde getiriyor:

1. 163 MİLYON TL NASIL BULUNDU, 2,2 MİLYAR TL HANGİ PARAYLA ÖDENDİ?

Gündeme gelen iddialara göre çift, ilgili hisseye 163 milyon TL yatırarak 4-5 ay gibi kısa bir sürede kazancını 2,17 milyar TL'ye çıkardı.

Soru: Kamuda görev yapmış bir bürokrat ve ailesi, başlangıç sermayesi olan 163 milyon TL'yi nereden ve nasıl temin etmiştir?

Soru: Soruşturma veya mal varlığı tedbiri iddiaları sürerken, 2,2 milyar lira gibi muazzam bir nakit likiditeye tek bir talimatla nasıl ulaşılabilmiştir? Paranın kontrolü hâlâ kişilerin elinde midir?

2. ETKİN PİŞMANLIK MI, YASAL AÇIK MI? RAKAMLAR NEDEN TUTMUYOR?

Sermaye Piyasası Kanunu'na (SPKn 107/3) göre, piyasa dolandırıcılığı suçlamalarında etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişilerin elde ettikleri menfaatin en az 2 katını ödemeleri gerekiyor.

Soru: Elde edilen haksız kazanç yaklaşık 2 milyar TL ise, yasaya göre ödenmesi gereken tutar 4,4 milyar TL olması gerekmez mi? Yatırılan 2,2 milyar TL hangi hukuki formüle dayanmaktadır?

Soru: SPK bültenlerinde adı suç duyurusu listesinde henüz yer almayan bir isim, Hazine hesabı alarak hangi hukuki statüye dayanarak iade yapmıştır?

3. SUÇUN İTİRAFI MI, CEZADAN KAÇIŞ YOLU MU?

Sıradan bir vatandaşın banka hesabındaki küçük bir usulsüzlükte dahi derhal ifade ve adli süreç başlatılırken, milyarlarca liralık bir sermaye hareketinde süreç farklı mı işliyor?

Soru: Milyarlarca liralık tutarı devlete iade etmek, suçun/haksız kazancın zımnen itirafı anlamına gelmez mi?

Soru: Parayı ödeyen kişiler hakkındaki adli ve idari tahkikat dondurulacak mıdır, yoksa bu işlem kamu davasının açılmasına engel teşkil etmeyecek midir?

4. YÜZ BİNLERCE MAĞDUR NE OLACAK?

Borsada ve fon piyasalarında işlem yasağı veya tasfiyeler nedeniyle birikimlerine ulaşamayan yüz binlerce küçük yatırımcı mağduriyet yaşarken, yüksek tutarlı işlemlerin böylesine hızlı ve "sessiz" çözümlere kavuşturulması adalet duygusunu zedeliyor.

Kamuoyu, kulislerde konuşulan iddialar yerine ilgili kurumlardan (SPK, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı) bu devasa transferin hukuki niteliğine dair resmi ve şeffaf bir açıklama bekliyor.

DEAŞ'ın finans hücresinde çarpıcı para trafiği

İstanbul'da, terör örgütü DEAŞ üyelerine finansman sağladıkları iddiasıyla yakalanan 6 şüphelinin polisteki sorgusu sürerken, eşi örgüt üyeliğinden tutuklu bulunan yabancı uyruklu Akide İ.'nin banka hesabına 2021 ve 2025 yılları arasında 1 milyon 270 bin 270 lira para girişi olduğu ortaya çıktı

29.09.2026 15:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
DEAŞ'ın finans hücresinde çarpıcı para trafiği
DEAŞ'ın finans hücresinde çarpıcı para trafiği
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube birimlerince, "Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun"a muhalefet eden ve silahlı terör örgütüne üye olan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatılmış, terör örgütü DEAŞ ve çatışma bölgeleriyle iltisaklı kişilerle bağlantıları bulunan şüphelilerin para trafiği MASAK'a yansımıştı. İncelenen hesap hareketlerinde, terör örgütleri kapsamında adli işlem gören çok sayıda şahsa para transferi yaptıklarını belirlenen 6 şüpheli, bu sabah düzenlenen operasyonla yakalanmıştı.

Zanlıların emniyetteki sorguları sürerken, örgüte finansman sağladıkları iddiasıyla yakalanan 6 şüpheli ile ilgili çarpıcı ayrıntılara ulaşıldı.

Eşi örgüt üyeliğinden tutuklu bulunan yabancı uyruklu Akide İ.'nin banka hesabına 2021 ve 2025 yılları arasında 1 milyon 270 bin 270 lira para girişi olduğu ortaya çıktı.

İddiaya göre, Silahlı Terör Örgütü DEAŞ'ın Finans Hücresi'ne bağlı faaliyette bulunan örgüt mensuplarının, "yardım" adı altında insanlardan istismarla DEAŞ tutukluları için topladıkları paraları örgüt mensubu yabancı uyruklu Akide İ. isimli kadının hesabına aktardıkları anlaşıldı.

Yine 1993 doğumlu Akide İ.'nin hesabına yurt dışından kaynağı tespit edilmeyen 276 bin Amerikan doları para girişi olduğu anlaşılırken, gelen paralardan Kütahya Dumlupınar ve İstanbul Maltepe'de cezaevinde tutuklu olan 2 örgüt mensubunun hesaplarına parça parça halde toplamda 100'er bin lira para transfer edildiği tespit edildi. Yapılan tespitlerin ardından örgütün finans ağında yer alan yabancılardan oluşan hücre deşifre edildi. Hücre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şube ile İstihbarat Şubesine bağlı ekiplerce düzenlenen operasyonla çökertildi.

Zanlıların İstanbul Terörle Mücadele Şubesindeki ifade işlemleri çok yönlü olarak devam ediyor.

Kaya çifti 2,1 milyarı iade etti

Özata Denizcilik hisseleri üzerinden milyarlarca liralık haksız kazanç elde ettikleri iddiasıyla haklarında soruşturma başlatılan eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, SPK Kanunu'ndaki 'etkin pişmanlık' hükmünden yararlanmak için elde ettikleri tüm kazancı Hazine ve Maliye Bakanlığı hesaplarına aktardı. Muhalefet ise yasa gereği tutarın iki katının tahsil edilmesi gerektiği görüşünde

29.09.2026 14:30:00
Haber Merkezi
 
Kaya çifti 2,1 milyarı iade etti
Kaya çifti 2,1 milyarı iade etti
Kamuoyunda büyük bir infiale yol açan ve siyaset ile finans dünyasını sarsan "fon vurgunu" skandalında çok kritik bir viraja girildi. Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve yakın döneme kadar AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya'nın, Özata Denizcilik hisseleri üzerinden elde ettikleri iddia edilen milyarlarca liralık kazancı devlete geri ödedikleri öğrenildi.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve adli makamların kıskacındaki Kaya çiftinin, yargılama sürecinde ceza indirimi alabilmek ya da cezai müeyyidelerden muaf kalabilmek adına bu adımı attığı belirtiliyor.

163 milyondan 2,1 milyar liralık dev kazanca uzanan süreç

Soruşturma dosyalarına ve muhalefet partilerinin iddialarına yansıyan bilgilere göre krizin fitili, nisan ayında Özata Denizcilik hisselerine yapılan yüklü yatırımla ateşlendi. Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın, o dönem toplam 163 milyon 46 bin TL tutarında bir fonla bu hisselere giriş yaptığı tespit edildi.

Eylül ayında patlak veren büyük fon krizinin hemen öncesinde ise dikkat çekici bir zamanlamayla tüm hisseler elden çıkarıldı. Çiftin bu satıştan elde ettiği toplam gelirin 2 milyar 170 milyon TL civarında olduğu ve çok kısa sürede muazzam bir finansal büyüme yakaladıkları rapor edildi. Piyasadaki olağan dışı bu hareketlilik, insider trading (içerden öğrenenlerin ticareti) ve manipülasyon şüphelerini beraberinde getirdi.

"Etkin pişmanlık" formülü devreye girdi

Hisselerin satışı ve fon krizinin patlak vermesinin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatılmıştı. Bu kapsamda Kaya çiftinin tüm mal varlıklarına tedbir konulmuş ve kendilerine yurt dışına çıkış yasağı getirilmişti. Siyasi baskıların da artması üzerine Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden "affını isteyerek" istifa etmek durumunda kalmıştı.

Adli ve idari ablukanın daralmasıyla birlikte Kaya çiftinin hukuk heyeti, Sermaye Piyasası Kanunu'nda yer alan "etkin pişmanlık" mekanizmasını devreye soktu. Çift, soruşturmanın seyrini değiştirmek ve yasal yaptırımları hafifletmek amacıyla haksız menfaat olarak değerlendirilen 2,1 milyar TL'lik kazancın tamamını Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın e-tahsilat hesabına aktardı.

"Yasa gereği iki katı ödenmeli"

Kaya çiftinin parayı iade etmesi krizin tamamen kapandığı anlamına gelmiyor. Muhalefet kanadından yükselen sesler, yapılan bu iadenin yasal olarak yeterli olmadığını savunuyor.

SPK mevzuatındaki ilgili maddelere dikkat çeken muhalefet temsilcileri, içerden öğrenenlerin ticareti veya piyasa manipülasyonu gibi suçlarda etkin pişmanlıktan tam anlamıyla yararlanılabilmesi için "elde edilen menfaatin iki katı oranında" bir ödeme yapılması gerektiğini ileri sürüyor. Bu doğrultuda hukukçular ve muhalefet partileri, Kaya çiftinin Hazine'ye 2 milyar TL daha ek ödeme yapması zorunluluğu bulunduğunu, aksi takdirde kamu zararının tamamen giderilmiş sayılamayacağını belirtiyor.

Gözler şimdi Hazine ve Maliye Bakanlığı ile adli makamların bu iade sonrasında tedbir kararlarını kaldırıp kaldırmayacağına ve SPK'nın süreçle ilgili yapacağı resmi açıklamaya çevrilmiş durumda.

Nefes darlığı ‘yaşlılıktan’ sanılıyor, oysa!


 
 
Son yıllarda kalp kapağı hastalıklarının görülme sıklığı artıyor. Geçmişte çoğunlukla 65 yaş üzerinde ihtiyaç duyulan kalp kapağı değişimi, artık genç yaşta da gerekli olabiliyor.

29.09.2026 10:37:00
Murat Çorbacı
 
Nefes darlığı ‘yaşlılıktan’ sanılıyor, oysa!
Nefes darlığı ‘yaşlılıktan’ sanılıyor, oysa!

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar "Dünya genelinde ve ülkemizde kalp kapağı hastalıklarının görülme sıklığının artmasında en temel faktörler, modern tıp teknolojileri sayesinde yaşam süresinin uzaması ve yaşlı nüfusun artmasının yanı sıra modern yaşamın getirdiği bazı zararlı alışkanlıklardır. Bu zararlı alışkanlıklar kalp kapaklarının yapısını doğrudan olumsuz etkilemektedir" diyor. 
Kalp kapağı hastalığında en sık görülen belirtileri; özellikle yürürken, merdiven çıkarken veya bir fiziksel aktivite esnasında başlayıp dinlenince geçen nefes darlığı, çabuk yorulma, halsizlik, kalp çarpıntısı, fiziksel aktivite sırasında eforla gelen ve dinlenmekle geçen göğüs ağrısı, baş dönmesi, bayılma ve bacaklarda ödem (şişlik) olarak sıralayan Doç. Dr. Taşar, bu durumda mutlaka kardiyoloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurguluyor.
Doç. Dr. Onur Taşar, kalp kapaklarına zarar veren 6 hatalı alışkanlığı ve tedavide ameliyatsız dönemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. 

Sigara

Damar duvarlarına zarar vererek kireçlenmeyi hızlandırır. Özellikle aort kapağının daralmasında ve sertleşmesinde en büyük tetikleyicilerden biridir.

Yetersiz ağız ve diş hijyeni

Düzenli fırçalanmayan dişler ve diş eti enfeksiyonları, bakterilerin kana karışmasına yol açar. Bu bakteriler doğrudan kalp kapakçıklarına yapışarak ölümcül olabilen enfektif endokardit (kalp kapağı iltihabı) hastalığına neden olabilir.

Kötü beslenme ve yüksek kolesterol

Doymuş yağ ve işlenmiş gıdalardan zengin beslenmek, damarlarda olduğu gibi kalp kapaklarında da lipid (yağ) birikimine ve erken kireçlenmeye yol açar.

Hareketsiz (sedanter) yaşam

Düzenli egzersiz yapmamak; obezite, diyabet ve yüksek tansiyona zemin hazırlar. Bu kronik hastalıklar kalp kapaklarına binen mekanik yükü ve stresi artırarak yapılarını bozar.

Boğaz enfeksiyonlarını ihmal etmek

Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde gelişen beta mikrobu (A grubu streptokok) enfeksiyonlarının hekim kontrolünde antibiyotikle tedavi edilmemesi, ilerleyen yıllarda romatizmal kalp kapağı hastalığına dönüşür.

Aşırı tuz tüketimi

Yüksek tansiyona (hipertansiyona) neden olur. Kontrolsüz yüksek tansiyon, sol karıncık içindeki basıncı artırarak aort kapağını ve mitral kapağı sürekli zorlar, erken yıpranmalarına ve kaçırmalarına yol açar.

Ameliyatsız yöntemler büyük avantaj sağlıyor

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar, günümüzde açık kalp ameliyatına alternatif olarak, göğüs kafesi açılmadan ve genellikle kasık damarlarından girilerek gerçekleştirilen modern tedavi yöntemlerinin, hastaların komplikasyon riski düşük, konforlu ve hızlı iyileşme süreci geçirmelerini sağladığını vurguluyor. İşlemden sonra genellikle tedbir amaçlı bir-iki gece gözlem altında tutulan hasta, iki veya üçüncü gün yürüyerek taburcu olabiliyor. Açık ameliyatlardaki gibi aylarca sırtüstü yatma veya korse takma zorunluluğu olmadığını, evde bir-iki hafta süren iyileşme döneminde kişisel ihtiyaçlarını rahatça karşılayabildiklerini belirten Doç. Dr. Taşar, bu süreçte doktorun önerilerinin uygulanmasına dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. 

Modern girişimsel tedavi yöntemleri

Doç. Dr. Onur Taşar, kalp kapağı tedavisinde uygulanan girişimsel yöntemleri şöyle açıklıyor;
TAVI: Kasık atardamarından girilerek daralmış aort kapağına biyoprotez kapak yerleştirilmesidir.
MitraClip: Ciddi mitral kapak yetmezliğinde, kasık toplardamarından girilerek kapakçıkların klipsle birbirine tutturulmasıdır. 
TMVR (Transkateter Mitral Kapak Replasmanı): Mitral kapağın kateterle değiştirilmesidir. Daha önce biyolojik kapak takılmış hastalarda, yeni kapağın eski kapağın içine yerleştirilmesi şeklinde uygulanabilir.
Balon Valvüloplasti: Daralmış kapağın (özellikle mitral kapağın) kasıktan gönderilen balonun şişirilmesiyle genişletilmesidir.
Transkateter Bicaval Kapak Replasmanı (Tricvalve): İleri derecede triküspit kapak yetmezliğinde, üst ve alt ana toplardamarların kalbe girişine biyoprotez kapak yerleştirilmesidir.
TriClip: Ciddi trikuspit kapak yetmezliğinde, kasık toplardamarından girilerek kapakçıkların birbirine bir mandal yardımıyla tutturulmasıdır.

Şanlıurfa'da silah kaçakçılığı operasyonu

Şanlıurfa’da 70 ev, 30 araç ve 8 iş yerine düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 57 silah, 318 kartuş ve 874 fişek ele geçirildi

29.09.2026 10:33:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'da silah kaçakçılığı operasyonu
Şanlıurfa'da silah kaçakçılığı operasyonu
Şanlıurfa'da 70 ev, 30 araç ve 8 iş yerine düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 57 silah, 318 kartuş ve 874 fişek ele geçirildi. 16 şüpheli gözaltına alınırken 46 kişi hakkında işlem başlatıldı. Operasyonda ele geçirilen silahların kimlere ait olduğu ve hangi amaçla bulundurulduğu ise soruşturmanın en kritik soruları arasında.

Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde kent genelinde kapsamlı bir silah operasyonu düzenledi.

Belirlenen 70 ikamet, 30 araç ve 8 iş yerine eş zamanlı baskın yapıldı. Aramalarda 2 AK-47 ve 1 M4 tipi uzun namlulu silahın yanı sıra 25 ruhsatsız tabanca, 11 ruhsatsız av tüfeği, 8 ruhsatsız pompalı tüfek ve 10 kurusıkı tabanca olmak üzere toplam 57 silah ele geçirildi.

Operasyonun bilançosu bununla da sınırlı kalmadı. Adreslerde 318 kartuş, 874 fişek, 9 şarjör, sustalı bıçak, muşta, 25 narkotik hap ve 310 paket kaçak sigara bulundu.

ASIL SORU: SİLAHLAR NEREYE GİDECEKTİ?



Operasyonun ardından gözaltına alınan 16 kişi hakkında soruşturma sürerken, kamuoyunun merak ettiği en önemli konu silahların kimlere ait olduğu ve hangi amaçla bulundurulduğu.

Şu ana kadar paylaşılan resmi bilgilerde, ele geçirilen silahların belirli bir suç örgütüne, kişiye ya da başka bir adrese gönderilmek üzere hazırlandığı yönünde kesinleşmiş bir tespit yer almıyor.

Dolayısıyla soruşturmanın ilerleyen aşamalarında silahların kaynağı, sahipleri, temin zinciri ve varsa sevkiyat bağlantılarının ortaya çıkarılması bekleniyor.

46 KİŞİ HAKKINDA İŞLEM



Operasyon kapsamında 16 şüpheli gözaltına alınırken toplam 46 şüpheli hakkında işlem başlatıldığı bildirildi.

Özellikle uzun namlulu silahlar, çok sayıda ruhsatsız tabanca ve yüzlerce mühimmatın aynı operasyon kapsamında ele geçirilmesi, soruşturmanın kapsamını daha da önemli hale getiriyor.

Şimdi gözler soruşturmanın bundan sonraki aşamasında:

57 silah nereden geldi? Kimler tarafından temin edildi? Kimin kontrolündeydi? Silahların herhangi bir olayda kullanılıp kullanılmadığı belirlenecek mi? Ve varsa silahların ulaştırılacağı kişiler kimlerdi?

Ankara merkezli "konut dolandırıcılığı" operasyonunda 7 zanlı tutuklandı

Ankara merkezli 7 ilde düzenlenen operasyonda, Toplu Konut İdaresi Başkanlığına (TOKİ) ait arsayı sahte belgelerle kendi mülkiyetindeymiş gibi göstererek dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 15 şüpheliden 7'si tutuklandı

29.09.2026 08:00:00
AA
 
Ankara merkezli "konut dolandırıcılığı" operasyonunda 7 zanlı tutuklandı
Ankara merkezli "konut dolandırıcılığı" operasyonunda 7 zanlı tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına yönelik operasyon düzenlendi.

Ankara merkezli İstanbul, Zonguldak, Bursa, Denizli, Kütahya ve İzmir'de eş zamanlı düzenlenen "konut dolandırıcılığı" operasyonlarında, TOKİ'ye ait bir arsayı kendilerine miras kalmış gibi göstererek sahte belgelerle sattıkları belirlenen 15 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerin yaklaşık 95 milyon 500 bin lira haksız kazanç elde ettiği tespit edilirken, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 7'si çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı, diğer şüpheliler hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.

Yapılan incelemelerde, şüphelilerin kendilerini, kooperatif başkanı, kooperatif başkan yardımcısı ve muhasip üye olarak tanıttıkları ve TOKİ'ye ait olan bir arsanın kendilerine miras kaldığını öne sürdükleri, hazırladıkları sahte belgeler üzerinden arsayı 20 farklı kişiye sattıkları belirlendi.

Şüphelilerin dolandırıcılıktan elde ettikleri haksız kazancın izini kaybettirmek ve para hareketlerinin takibini zorlaştırmak amacıyla paraları kripto para uygulamalarına aktardıkları tespit edildi. 

Yahşihan Belediyesine yönelik yolsuzluk operasyonunda 15 şüpheli tutuklandı

Kırıkkale'nin Yahşihan Belediyesine yönelik 4 ilde düzenlenen yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 35 zanlıdan 15'i tutuklandı

29.09.2026 07:00:00
AA
 
Yahşihan Belediyesine yönelik yolsuzluk operasyonunda 15 şüpheli tutuklandı
Yahşihan Belediyesine yönelik yolsuzluk operasyonunda 15 şüpheli tutuklandı

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca Yahşihan Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında yakalanan ve önceki gün jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 35 şüphelinin savcılıktaki ifadeleri tamamlandı.

Aralarında eski belediye başkanları Ahmet Sungur ve Osman Türkyılmaz'ın da bulunduğu 35 zanlı, ardından hakimliğe sevk edildi.

Sungur ve Türkyılmaz'ın da bulunduğu 15 şüpheli tutuklanırken, 2'sine ev hapsi verildi, 18'i de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Başka bir suçtan dolayı ceza infaz kurumunda bulunan bir zanlı hakkında da adli kontrol kararı verildi.

Öte yandan, bir firari şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Operasyon

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yahşihan Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında 24 Eylül'de eski belediye başkanları Ahmet Sungur ve Osman Türkyılmaz ile belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, belediye çalışanları ve iş insanlarının da aralarında bulunduğu 37 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

"Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak", "rüşvet", "irtikap", "ihaleye fesat karıştırma" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından haklarında soruşturma başlatılan zanlılardan 35'i, 4 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan birinin ceza infaz kurumunda olduğu tespit edilmiş, biri ise adresinde bulunamamıştı. 

Olta balıkçısının cesedi denizde bulundu


 
Ordu'nun Altınordu ilçesinde kendisinden haber alınamayan olta balıkçısının cesedi, denizde bulundu.

29.09.2026 01:35:00
AA
 
Olta balıkçısının cesedi denizde bulundu
Olta balıkçısının cesedi denizde bulundu

Ordu'da Kumbaşı Balıkçı Barınağı'ndan balık tutmak için denize açılan Özen Arslan'dan (65) yakınları bir süre haber alamadı.
Kendisine ulaşılamayan Arslan'ın kullandığı kayık, akşam saatlerinde motoru çalışır ve içi boş halde Güzelyalı Mahallesi'nde kıyıya vurdu.
İhbar üzerine bölgeye AFAD, polis, itfaiye ve Sahil Güvenlik ekipleri sevk edildi.

Ekiplerce karadan, denizden ve termal kameralı dron ile havadan arama çalışması başlatıldı. Balıkçıların da tekneleriyle destek verdiği arama çalışmasında, Perşembe ilçesi açıklarında su yüzeyinde bir erkeğe ait ceset bulundu.

Ekipler tarafından denizden çıkarılan cesedin, Arslan'a ait olduğu belirlendi. Cenaze, otopsi işlemleri için Ordu Adli Tıp Kurumuna götürüldü.

Fon soruşturmasında hareketli gün

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen fon soruşturmasında 28 Eylül 2026'da yeni gelişmeler yaşandı

28.09.2026 22:56:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında hareketli gün
Fon soruşturmasında hareketli gün
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen fon soruşturmasında 28 Eylül 2026'da yeni gelişmeler yaşandı. Gün içerisinde hem yeni gözaltılar hem de bazı şirket ve fonlar üzerindeki tedbirlerin kaldırılması gündeme geldi.

4. dalga operasyon: 8 gözaltı

Soruşturma kapsamında 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Bunlardan 8'i yakalandı.

Gözaltına alınanlar arasında Destek Faktoring Yönetim Kurulu üyeleri Özgür Akayoğlu, Kerim Tosun, Nuray Elmastaş ve Azize Binnur Tosun ile Özata Denizcilik yöneticileri Altuğ Kantarcı ve Ali Çil bulunuyor. Ayrıca Tuğba Hicran Ataseven ve Duygu Somay Ataseven de yakalandı.

İki şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Özata Denizcilik Yönetim Kurulu üyesi İskender Balcı'nın 26 Eylül'de Karadağ'a gittiğinin belirlenmesi üzerine hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Soruşturmada tutuklu sayısı 51'e çıktı

Başsavcılığın yürüttüğü soruşturmanın önceki operasyonlarında çok sayıda şirket yöneticisi ve sermaye piyasası aktörü hakkında işlem yapılmıştı.

Anadolu Ajansı'nın aktardığı bilgilere göre önceki aşamalarda 51 kişi tutuklandı. Soruşturmanın odağında, sermaye piyasası işlemleri, şirketler arasındaki para hareketleri ve yurt dışına gerçekleştirilen para ve kripto varlık transferleri bulunuyor.

45 şirket ve 19 fon üzerindeki tedbir kaldırıldı

Günün bir diğer önemli gelişmesi ise 45 firma ve 19 fon hakkında uygulanan malvarlığı tedbirlerinin kaldırılması oldu.

Kararın SPK'nın yeni bildirimlerinin ardından alındığı bildirildi.

Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce kaldırılan tedbirlerin yeniden uygulamaya alındığı yönündeki haberleri ayrıca yalanladı. Başsavcılık, "Alınmış ilave veya yeni bir tedbir kararı bulunmamaktadır" açıklamasını yaptı.

SPK'dan Başsavcılığa kritik yazı

Bugün ortaya çıkan SPK yazısında, Başsavcılığın soruşturma kapsamında piyasa dolandırıcılığı yapıldığı ve bu yolla suç geliri elde edildiğine yönelik kuvvetli suç şüphesi bulunduğuna ilişkin tespitlerine yer verildi.

SPK ayrıca 17 Eylül 2026 tarihli kararla 131 fonun TEFAS'ta alım-satım işlemlerine kapatıldığını Başsavcılığa bildirdi.

Tasfiye edilen fonlarda yatırımcılara ödeme açıklaması

SPK'nın bugün yaptığı açıklamaya göre, 17 Eylül'de TEFAS üzerinden işlemlere kapatılan tasfiyeye konu fonlarda, platform tarafından iptal edilen alım-satım talimatlarının sahiplerine tasfiye bakiyesinden, fondaki katılma payı sahipliği oranında ödeme yapılacak.

"Balıkçı İsmet" hesabındaki 3 milyar TL'lik hareket de inceleniyor

Bugün ayrıca soruşturma kapsamında yapılan mali incelemelere ilişkin yeni bir iddia gündeme geldi. Habertürk'ün aktardığı bilgilere göre kamuoyunda "Balıkçı İsmet" olarak bilinen İsmet Öğüt adına 1 Temmuz-16 Eylül arasında 3 milyar 92 milyon TL'lik fon çıkışı tespit edildiği ve paraların hangi hesaplara aktarıldığının araştırıldığı belirtildi. Bu bilgi şu aşamada soruşturma kapsamındaki inceleme olarak aktarılıyor; herhangi bir suç isnadı veya kesinleşmiş hukuki sonuç anlamına gelmiyor.

Bugünün bilançosu

28 Eylül itibarıyla soruşturmada öne çıkan başlıklar:

8 kişi gözaltına alındı.
2 şüpheli için yakalama çalışması sürüyor.
Soruşturma kapsamında önceki aşamalarla birlikte tutuklu sayısı 51'e ulaştı.
45 şirket ve 19 fon üzerindeki malvarlığı tedbirleri kaldırıldı.
Başsavcılık, yeni veya ilave bir tedbir kararı alınmadığını açıkladı.
131 fonun TEFAS işlemlerine kapatıldığı SPK yazısıyla yeniden gündeme geldi.
Tasfiye edilen fonlarda bazı iptal edilmiş talimatların sahiplerine tasfiye bakiyesinden ödeme yapılacağı açıklandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.