logo
30 MART 2026

Tarihin saklı cenneti: Safranbolu'nun dünü, bugünü ve sorunları

Safranbolu, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan tarihi dokusuyla büyüleyen bir ilçe

09.09.2025 00:35:00
Abdülkadir Gündoğdu
Tarihin saklı cenneti: Safranbolu'nun dünü, bugünü ve sorunları
Tarihin saklı cenneti: Safranbolu'nun dünü, bugünü ve sorunları
Safranbolu, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan tarihi dokusuyla büyüleyen bir ilçe.  Osmanlı mimarisini en iyi yansıtan yerlerden biri olan Safranbolu, sadece Türkiye'den değil, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçileri ağırlıyor.

Tarih ve Kültür



Safranbolu'nun tarihi, M.Ö. 3000'li yıllara kadar uzanıyor. Hititler, Frigyalılar, Romalılar, Bizanslılar ve Selçuklular gibi pek çok medeniyete ev sahipliği yapan ilçe, en parlak dönemini Osmanlı İmparatorluğu zamanında yaşadı.

17. yüzyılda İstanbul-Sinop kervan yolu üzerinde önemli bir merkez haline gelen Safranbolu, zenginleşen tüccar ve zanaatkârların yaptırdığı konaklarla bugünkü siluetine kavuştu.

İlçenin adı, yetiştirilen safran bitkisinden geliyor. Safranbolu safranı, hem yemeklerde hem de ilaç ve boya sanayinde kullanılmasıyla biliniyor ve coğrafi işaretli bir ürün.

Tarihi yapılar ve doğal güzellikler



Safranbolu'yu ziyaret edenler, yüzlerce yıllık tarihi yapıların arasında bir zaman yolculuğuna çıkıyor. Başlıca tarihi yapılar arasında şunlar yer alıyor:

Safranbolu Konakları: İlçenin en önemli simgeleri olan bu konaklar, ahşap işçiliğinin ve dönemin yaşam tarzının eşsiz örnekleri. Genellikle üç katlı olan konakların en üst katı "hayat" adı verilen geniş bir avluya açılıyor.

Cinci Han ve Hamam: 17. yüzyılda Cinci Hoca tarafından yaptırılan bu yapılar, dönemin kervansaray ve hamam kültürünü yansıtıyor. Günümüzde otel olarak hizmet veren Cinci Han, ziyaretçilere tarihi bir konaklama deneyimi sunuyor.

Köprülü Mehmet Paşa Camii: Osmanlı sadrazamı Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılan cami, sade ve zarif mimarisiyle dikkat çekiyor.

Demirciler Çarşısı: El sanatlarının hala yaşatıldığı bu çarşıda, demirci ustaları geleneksel yöntemlerle ürünler ortaya koyuyor.

Safranbolu, tarihi güzelliklerinin yanı sıra doğal zenginliklere de sahip. Tokatlı Kanyonu, cam terasıyla ziyaretçilere eşsiz bir manzara sunuyor. Yörük köyü ise otantik atmosferi ve tarihi evleriyle Safranbolu'nun küçük bir kopyası gibi.

Halkın sorunları

Safranbolu, turizmle gelişen bir ilçe olsa da, bu durum bazı sorunları da beraberinde getiriyor. En önemli sorunlardan biri, turizmin getirdiği yoğunluğun yerel yaşamı etkilemesi. Özellikle yaz aylarında artan ziyaretçi sayısı, trafik, otopark ve altyapı sorunlarına yol açabiliyor.

Bir diğer önemli konu ise tarihi dokunun korunması. Turizmin ticari beklentileri, bazı tarihi yapıların özgünlüğünü kaybetmesine neden olabiliyor. Bu nedenle, turizm faaliyetlerinin sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması büyük önem taşıyor.

Sonuç olarak, Safranbolu, tarihi ve doğal güzellikleriyle adeta yaşayan bir müze. Ancak, bu zengin mirası korumak ve yerel halkın yaşam kalitesini artırmak için turizm politikalarının dikkatli bir şekilde yürütülmesi gerekiyor.

Vezirköprü'de korkutan yangın: 25 öğrenci tahliye edildi

Samsun'un Vezirköprü ilçesinde bir binanın merdiven boşluğunda çıkan yangın paniğe neden oldu. Apartta kalan 25 öğrenci ekipler tarafından tahliye edildi

30.03.2026 13:49:00 / Güncelleme: 30.03.2026 13:51:34
İHA
Vezirköprü'de korkutan yangın: 25 öğrenci tahliye edildi
Vezirköprü'de korkutan yangın: 25 öğrenci tahliye edildi
Yangın, gece saat 01.00 sıralarında Taşkale Mahallesi Şehit Uzman Adnan Uluışık Caddesi üzerindeki, içerisinde tekstil atölyesi, düğün salonu ve apart bulunan zemin üzeri iki katlı, bodrumlu binada meydana geldi.



Edinilen bilgilere göre, merdiven boşluğunda bulunan atıl malzemelerin tutuşmasıyla çıkan yangını fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Samsun Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri ile sağlık ve emniyet güçleri sevk edildi.



Yangın, ekiplerin hızlı müdahalesi sayesinde büyümeden kontrol altına alınarak söndürüldü. Apartta kalan 25 öğrenci ise güvenli şekilde tahliye edildi.

Yangın sırasında tekstil atölyesi ile düğün salonunun boş olması ve öğrencilerin zamanında tahliye edilmesi muhtemel bir facianın önüne geçti.



Yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldığı öğrenildi.

Etimesgut Belediye Başkanı Beşikçioğlu'ndan 'operasyon' açıklaması: "Siyasi bir durum söz konusu değildir"

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, Etimesgut Belediyesi'nin 2025 yılı hesap ve işlemlerine ilişkin yaptığı olağan denetimler sırasında bazı usulsüzlükler tespit edilmesi üzerine soruşturma başlattı. Operasyonla ilgili Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu tarafından yapılan açıklamada, "Konu daha önce Belediyemiz Teftiş Müdürlüğü Müfettişleri tarafından tespit edilerek savcılığa yapılan suç duyurusu ile ilgili olup Belediyemize herhangi bir şekilde 'operasyon' yapıldığı şeklinde algılanacak, siyasi bir durum söz konusu değildir" denildi

30.03.2026 12:25:00 / Güncelleme: 30.03.2026 12:33:19
İHA
Etimesgut Belediye Başkanı Beşikçioğlu'ndan 'operasyon' açıklaması: "Siyasi bir durum söz konusu değildir"
Etimesgut Belediye Başkanı Beşikçioğlu'ndan 'operasyon' açıklaması: "Siyasi bir durum söz konusu değildir"
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, Etimesgut Belediyesi'nin 2025 yılı hesap ve işlemlerine ilişkin yaptığı olağan denetimler sırasında bazı usulsüzlükler tespit edilmesi üzerine soruşturma başlattı. Soruştura kapsamında 4 kişi gözaltına alındı.

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, Etimesgut Belediyesi'nin 2025 yılı hesap ve işlemlerine ilişkin yaptığı olağan denetimler sırasında bazı usulsüzlükler tespit edilmesi üzerine soruşturma başlattı. Özellikle belediyeye bağlı aşevi hizmetleri, yemek alımı ve dağıtımı işlemleri ile belediyenin iştiraki olan Etimkent A.Ş'nin hesaplarında dikkat çeken bulgulara ulaşıldığı açıklandı.



Soruşturma kapsamında, Etimkent A.Ş. Genel Müdürü M.Ç, Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü A.C., Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü Mutemeti S.K. ve Etimkent A.Ş kasa sorumlu personeli H.B. isimli şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldığı, savcılığın talimatı ve mahkeme kararı doğrultusunda şüphelilerin hem ikametlerinde hem de iş yerlerinde eş zamanlı arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildiği ifade edildi. Operasyon kapsamında adı geçen 4 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığı bilgisine ulaşıldı.



"Belediyemize herhangi bir şekilde 'operasyon' yapıldığı şeklinde algılanacak, siyasi bir durum söz konusu değildir"

Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, Etimesgut Belediyesi'ne yapılan operasyona ilişkin yaptığı açıklamada, operasyonda adı geçen S.K.'nın daha önce belediye yönetimi tarafından uzaklaştırıldığını belirterek, "Daha önce belediyemiz tarafından Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet üzerine Başsavcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, belediyemiz Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğünde ve sermayesinin tamamı belediyemize ait olan Etimkent A.Ş.'nde görevli bazı çalışanlarımız ile ilgili gözaltı ve arama kararı alındığı kamuoyuna açıklanmıştır. Konu daha önce Belediyemiz Teftiş Müdürlüğü Müfettişleri tarafından tespit edilerek savcılığa yapılan suç duyurusu ile ilgili olup Belediyemize herhangi bir şekilde 'operasyon' yapıldığı şeklinde algılanacak, siyasi bir durum söz konusu değildir. Belediyemiz tarafından daha önce başlatılan soruşturma neticesinde adı geçen memurlardan S.K. daha önce Belediyemiz tarafından görevden uzaklaştırılmış olup, söz konusu personel 11 Eylül 2025 tarihinde belediyemiz ve şirketimiz tarafından müşteki sıfatıyla savcılığımıza şikayet edilmiştir. Sürmekte olan adli işlemler belediyemiz tarafından da yakından takip edilmektedir. Süreç içerisinde ayrıntılı açıklamalar belediyemiz tarafından kamuoyuyla şeffaf bir biçimde paylaşılacaktır" diye konuştu.

Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı

Bursa'nın Nilüfer ilçesi Ürünlü mahallesindeki Ürünlü deresi taştı, araçlar fabrika bahçelerinde mahsur kaldı. Yüzlerce dönüm ekili alan da sağanak sebebiyle sular altında kaldı. Daha önce kuruyan Ürünlü deresinin taşması bölge sakinlerini de endişelendirdi. Taşan dere dron ile de görüntülendi

30.03.2026 12:11:00 / Güncelleme: 30.03.2026 12:15:37
İHA
Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı
Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı
Bursa'da dün akşamdan beri aralıksız yağan yağmur ile birlikte, toprak kaymaları ve taşmalar meydana geldi. Bursa'da Nilüfer ilçesine bağlı Ürünlü Mahallesi'nde bulunan dere, yoğun yağışın etkisiyle taştı.



Yollar sular altında kalırken, fabrika bahçelerinde ise araçlar mahsur kaldı. AFAD, Bursa Büyükşehir Belediyesi Afet Daire Başkanlığı ekipleri ve itfaiye olay yerine gelirken, trafik ekipleri de yolu araç trafiğine kapattı.



Meteorolojik tahminlere göre Bursa genelinde yağışların hafta boyunca devam etmesi bekleniyor. Yetkililer, dere yataklarına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü

İstanbul Valiliği'nden kaza ile ilgili yapılan açıklamada şehit olduğu bildirilen polis memurunun, kalp masajıyla hayata döndüğü belirtildi   

30.03.2026 12:05:00
İHA
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
İstanbul Valiliği, Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir-Habipler bağlantı yolunda yaşanan kazada şehit olduğu belirtilen polis memurunun hastanede kalp masajıyla hayata döndüğünü açıkladı. Kazada 4'ü ağı toplam 30 kişinin yaralandığı ifade edildi.  

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, "Kuzey Marmara Otoyolu'nda meydana gelen trafik kazasında şehit olduğu açıklanan polis memurumuza hastaneye sevk sürecinde ve hastanede uzun süreli kalp masajı uygulanmıştır. Yapılan kalp masajının son evresinde polis memurumuzun kalbi yeniden çalıştırılmış ve mesai arkadaşımız hayata yeniden döndürülmüştür. Kazada; 4'ü ağır, 30 kişi yaralanmıştır. Yaralıların tedavileri kaldırıldıkları hastanelerde devam etmektedir" denildi.

İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 12'nci duruşması başladı

 

30.03.2026 11:51:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ise davalarda görevli bilirkişiyi hedef gösterdiği gerekçesiyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince yargılandığı dava nedeniyle aynı binadaki başka salonda yapılan duruşmaya katıldığı için bu celseye gelmedi.

Duruşma, İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar'ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Muhittin Böcek'in başdanışmanı gözaltına alındı

İBB'ye yönelik soruşturma kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in başdanışmanı ile belediye çalışanı gözaltına alındı

 

30.03.2026 10:47:00
Anadolu Ajansı
Muhittin Böcek'in başdanışmanı gözaltına alındı
Muhittin Böcek'in başdanışmanı gözaltına alındı

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in başdanışmanı C.O. ile belediye çalışanı B.K. gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İBB'ye yönelik "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlarından yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında C.O. ve B.K. gece saatlerinde Antalya'daki evlerinde gözaltına alındı.

Antalya İl Emniyet Müdürlüğü'nde işlemleri süren şüphelilerin İstanbul'a götürüleceği öğrenildi.

Aynı soruşturma kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediyesinde çalışan bir personel ile 2 şoför tutuklanmıştı. 

Gözaltına alınan Başkan Yalım'a ait iş yerlerinde arama yapıldı

Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın hakkında yürütülen "rüşvet" soruşturması kapsamında gözaltına alınan Yalım'a ait iş yerlerinde arama yapıldı. Yapılan aramada çok sayıda dijital materyale el konuldu

30.03.2026 02:26:00 / Güncelleme: 30.03.2026 06:30:25
İHA
Gözaltına alınan Başkan Yalım'a ait iş yerlerinde arama yapıldı
Gözaltına alınan Başkan Yalım'a ait iş yerlerinde arama yapıldı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında "kişi ve firmalardan rüşvet aldığı" iddiasıyla yürütülen soruşturma doğrultusunda 27 Mart günü operasyon düzenledi.



Uşak, Kocaeli ve Ankara'daki eş zamanlı düzenlenen operasyonda aralarında Yalım'ın da bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.



Gözaltına alınan Başkan Yalım ve 12 kişi aynı gün İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürülmüştü.



Başkan Yalım'ın Uşak'taki iş yerlerinde arama yapıldı



Soruşturma kapsamında Yalım'ın Kaşbelen köyü yakınlarında bulunan otel ve eğlence mekanlarında jandarma ve polis ekiplerince arama yapıldı. Yapılan aramada çok sayıda dijital materyale el konuldu.

İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar

"Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan Haçlı savaşları gibi Moğol hücumları plansız ve amaçsız başlatıldığı için onca yağma, yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi

29.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar
İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar
"Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan Haçlı savaşları gibi Moğol hücumları plansız ve amaçsız başlatıldığı için onca yağma, yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi.

Ancak bizim İslam ile olan savaşımız Moğollar gibi sadece birtakım askeri harekatlar, yakıp yıkmalar, yağmalar değildir. Bu işte pek acelemiz yoktur.

Büyük Britanya Devleti çok ciddi bir mütalaa ve çok iyi bir planlama ile İslam'ı yok ediş için adım atacaktır. Ve düzenli dakik planların uygulanmasını sabırla izleyecektir. Sonunda amacına ulaşacaktır." Bunu kim diyor? İngilizler diyor. Adamların maksadı 'sen ne dersen de' budur…

İçimize yüzlerce yerli ajan yerleştirdiler



Doğrudan, cephe halinde saldırıldığında siz, tepkinizi koyuyorsunuz. Ama ajanı bizzat kendi içinizde tuttuğunda tepkinizi koyamıyorsunuz. Akrabası var, dayısı, amcası, hısımı, sülalesi var; onun yanında yer alıyor.

İşte bu adamcağızlar maalesef işi böyle yaptılar. İslam dünyasında kendilerine, ajanlar yetiştirdiler ve bunlara vazifeler verdiler. Onlar bu vazifelerini icra ediyorlar. Adam sadece adam tutmadı, mezhep bile kurdurdu.

Hampher bir zattan bahsederken bakın ne diyor: "Yüksekten uçan ve egoist bir kişiliği olan Muhammed b. Abdulvahab'ı yavaş yavaş etkilemeye başlamıştım. O da, benim güvenimi daha fazla kazanmak için kendisini olduğundan daha bağımsız ve kayıtsız göstermeye çalışıyordu.

Bir keresinde ona dedim ki, 'Acaba cihat vacip midir?' Dedi ki; 'Nasıl vacip olmaz! Allah şöyle buyuruyor: 'Kafirlerle savaşınız.'

Buna karşılık Allah, 'kafirlerle, münafıklarla savaşınız' buyuruyor. Oysa Peygamber, münafıklarla savaşmadı, dedim. O halde kafirler ile de söz ve davranışta cihat etmek vaciptir, dedim.

O, 'Hayır! Peygamber cihat meydanlarında kafirlerle cihat etmiştir' dedi. Ben de yine, Peygamber, kendini savunmak için kafirlerle savaşıyordu. Zira onu öldürmek istiyorlardı, deyince, Muhammed tasdikler mahiyette başını sallayarak susmayı tercih etti. Ben de işimde başarılı olduğumu hissettim."



Hampher devamla: "Bu adama, bu tarihten sonra amacım Vehhabi şahsiyetinin liderlik fikrini telkin etmekti. Onun ruhunu etkileyerek Müslümanların idaresi için Sünni ve Şiilikten başka üçüncü bir yolu ona önermeye başladım" diyor.

O zaman İslam dünyasında Sünnilik ve Şiilik vardı. İngiliz Sömürgecilik Bakanlığı diyor ki, "Orada yeni bir mezhep vücuda getireceksiniz ki bu ikisinin dışında üçüncü bir kaynak olsun ve bir fitne çıkartsın."

Devam ediyor; "Bu hedefime erişebilmek için onun fikrine saygı duydum. Ye onu körü körüne bağlı olduğu her şeyden temizlemeye çalıştım. Onu, yükseklerden uçan özgür düşünce duygusu güçlendiriyordu. Safiye de bu konuda bana yardımcı oluyordu. Zira Muhammed ona delice aşıktı.

Safiye denilen kadın da Yahudi asıllı bir kadındır. O bölgenin gençliğinin ahlakını bozmak için gönderilmiş bir misyonerdir. O da böyle bir faaliyet içerisindedir.

Devam ediyor: "Kısacası Safiye, sabır ve selahiyeti şeyhten almıştı. Onu evlendirdikten üç gün sonra evlerine gittim. Bu sefer ki konuşmamız şarabın haramlığı konusunda olacaktı."

Bu eseri biz bir adamı kötülemek maksadıyla yazmadık. Bir vakıayı ortaya koymak istedik. Suud yarımadasında Sünni bir akait vardı. Bu akaidin yer değiştirmesi lazımdı. Bir taraftan İngilizler Hicaz bölgesinde Şerif Hüseyin'i, İstanbul merkez, iradesine karşı "Sen peygamber soyundan, asil bir sülaledensin. Hilafet senin hakkındır" sözleriyle hazırlarken, diğer taraftan da ola ki Şerif Hüseyin başlarına bela olur diye de Suud'da yeni bir mezhebin temelini atıyorlar. O mezhep sayesinde de Şerif Hüseyin'i hallediyorlar. Onun için bu mevzuyu konu aldım." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri 3. Bölümden) 

Dicle Nehrine petrol karıştı

Cizre'de boru hattındaki sızıntı nedeniyle petrol Dicle Nehrine karıştı, ekipler arızayı giderdi

28.03.2026 22:07:00 / Güncelleme: 28.03.2026 23:30:55
İhlas Haber Ajansı
Dicle Nehrine petrol karıştı
Dicle Nehrine petrol karıştı
Şırnak'ın Cizre ilçesinde boru hattındaki sızıntı nedeniyle petrol Dicle Nehri'ne karıştı. Meydana gelen arıza, TPAO ekipleri tarafından giderildi.

Edinilen bilgilere göre, Cizre ilçesi ile Kasrik beldesi arasında kalan bölgeden geçen Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına (TPAO) ait ham petrol boru hattında henüz belirlenemeyen nedenle yaşanan patlak sonrası çevreye saçılan petrol Dicle Nehri'ne karıştı.



Nehir yüzeyi ham petrolle kaplanırken, çevreye kötü bir koku yayıldı. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye TPAO ve ilgili birimler yönlendirildi. Boru hattındaki petrol akışını kesen ekipler, sızıntının yaşandığı noktada onarım çalışmasını kısa sürede tamamlayarak sızıntıyı giderdi. Belediye ekipleri, söz konusu kirlilik nedeniyle arıtma tesisini geçici olarak durdurup, ilçeye su akışını kesti.



Çocukları ile beraber parkta dolaşırken petrol kokusu aldıklarını belirten Serdar Kerimoğlu, petrol kokusunun nereden geldiğini anlamaya çalışırken nehir üzerinde petrol tabakasını gördüklerini söyledi. Kerimoğlu, "Şu an nehirde neredeyse petrol akıyor. Bu sızıntı canlı varlıklar için de tehlike arz ediyor. Bunun için yetkililerden ricamız bu sızıntının hemen giderilip, nehirde gerekli temizliğin yapılmasıdır" dedi.

Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Tuzla'da kuru yük gemisinde yangın: Çok sayıda ekip sevk edildi

İstanbul'un Tuzla ilçesinde bulunan Kuzey Star Tersanesi'nde demirli kuru yük gemisinde yangın çıktı. Henüz çıkış nedeni belirlenemeyen yangın, kısa sürede büyüyerek geminin bir bölümünü sardı

28.03.2026 04:30:00 / Güncelleme: 28.03.2026 06:11:47
İHA
Tuzla'da kuru yük gemisinde yangın: Çok sayıda ekip sevk edildi
Tuzla'da kuru yük gemisinde yangın: Çok sayıda ekip sevk edildi
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi.



Ekipler, yangını kontrol altına almak için yoğun çaba sarf ederken, tersane çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı.



Ekiplerin söndürme ve soğutma çalışmaları sürerken olayla ilgili inceleme başlatıldı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.