logo
03 MAYIS 2026

TASAVVUF EDEBİYATI IV

02.02.2002 00:00:00
Ziyaeddin Abdurrahman Halis'in (ks) Türkçe şiirleriFUZULİNİN GAZELLERİNE TAHMİSLERÖmer NECATİ

1- MUHAMMES

Ateş-i aşkın füruzan olsa aşık nar olur

Hüsnünü ayine-i dilde gören huşyar olur

Her zaman gördükçe aşık gözlerin hummar olur

Hüsnün oldukça füzun aşk ehli artık zar olur

Hüsn ne miktar olursa aşk ol miktar olur

Cilve-i hüsnün gören aşık der u divarden

Ka'be vü büthaneyi fark eylemez etvarden

Zahida men eyleme şeydaları didarden

Cennet içün men iden aşıkları didarden

Bilmemiş kim cenneti aşıkların didar olur

Bilmemiş vaiz ne mazhardan olur aşk ehlinin

Yoksa her lahza salardı ehl-i aşka mislinin

Düşmese sevdaya bilmez kadr-i zevk-i vaslının

Zahid-i bi-hod ne bilsin zevkini aşk ehlinin

Bir aceb meydir muhabbet kim içen hoşyar olur

Aşk ilminden olur esrardan aşık fehim

Ateş-i aşk içre toprak olmasa olmaz selim

Eyleme aşıkların derdine derman ey hekim

Aşk derdinden olur aşık mizac-ı müstekim

Aşıkın derdine derman itseler bimar olur

Aşık-ı rüsva çeker sevda-yı aşkın çevrini

Lezzet-i didarı bilmez çekmeyenler hicrini

Lucce-i aşkında 'Halis' zayi etti ilmini

Aşk sevdasına sarf etti Fuzuli ömrünü

Bilmezem bu hab-ı gafletten kaçan bidar olur

fa'ilatün/fa'ilatün/ fa'ilatün/ fa'ilün

Açıklaması :

Aşkının ateşi parlasa aşık ateş olur, yanar

Güzelliğini gönül aynasında görenin aklı başına gelir

Aşık, her ne zaman güzelliğini görse gözleri mest olup kendinden geçer

Senin güzelliğin arttıkça aşıkların ağlayıp inlemeleri daha çok artar

Güzellik ne kadar olursa aşk da o kadar olur

Güzelliğinin tecellisini kapıdan ve duvardan görenler

Tavır ve hallerinden, Ka'be ile büthaneyi fark edemez

Ey zahid! Çılgın aşıkları sevgilinin cemalinden men etme

Cennet için, aşıkları sevgilinin cemalinden men eden

Bilmemiş ki aşıkların cenneti bizzat sevgilinin cemalidir

Vaaz eden kişi, aşk ehlinin neye mazhar olduğunu bilmemiş

Eğer bilseydi, her an kendini bütünüyle aşk ehline salardı

Sevdaya düşmeyen vuslat zevkinin değerini bilmez

Kendinden geçmiş zahid, aşk ehlinin zevkini ne bilsin

Muhabbet öyle acaib bir şaraptır ki onu içenin aklı başına gelir

Aşık, aşk ilmi sayesinde, sırlara karşı ziyade anlayışlı olur

Toprak , aşk ateşi içinde olmasa, ayıp ve kusurlardan beri olamaz

Ey hekim! Aşıkların derdine derman eyleme

Aşığın mizacı, aşk derdi ile sağlıklı bir yapıya kavuşur

Aşığın derdine derman etseler, aşık hasta olur

Aşk arzusunun cefasını, halkın diline düşmüş aşık çeker

Ayrılığını çekmeyenler, sevgilinin cemalinin lezzetini bilemez

'Halis', aşkın ucsuz bucaksız denizinde,ilmini kaybetti

'Fuzuli' ömrünü aşk arzusu için sarf etti

Bu gaflet uykusundan nezamöan uyanır bilmem.

Doğru gıda takviyesi nasıl seçilir?


 
Modern yaşam hızlandı, beslenme düzeni değişti, güneşle temas azaldı, yeni trend takviyeler ise hayatın tam ortasına yerleşti. Raflar vitamin, mineral ve bitkisel desteklerle dolup taşarken, her gün yeni bir madde gündeme geliyor. Ancak “Her düşük değer takviye gerektirir mi?" gibi sorular giderek daha fazla önem kazanmaya başladı.

02.05.2026 10:28:00
MURAT ÇORBACI
Doğru gıda takviyesi nasıl seçilir?
Doğru gıda takviyesi nasıl seçilir?

Günümüzde pek çok kişi, yaşam temposu ve beslenme düzenindeki değişiklikler nedeniyle eksik kaldığını düşündüğü vitamin ve mineralleri takviyelerle tamamlamaya yöneliyor. Geleneksel beslenme biçimlerinin yerini işlenmiş gıdalara bırakması, taze sebze-meyve tüketiminin azalması mikro besin alımını düşürürken; kapalı ofislerde uzun saatler çalışma, güneş ışığına daha az maruz kalma gibi modern yaşam faktörleri özellikle D vitamini başta olmak üzere çeşitli eksiklikleri artırıyor. Öte yandan gelişmiş laboratuvar testleri sayesinde belirti vermeyen eksiklikler daha sık tespit ediliyor, sosyal medya ve pazarlama dili ise 'doğal, mucize, hızlı etki' söylemleriyle takviyelere olan ilgiyi körüklüyor.

Takviyelere ne zaman ihtiyaç duyulur?

Bu noktada laboratuvar değerlerinin tek başına belirleyici olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. İsmet Tamer, "Tahlilde değerin düşük çıkması her zaman takviye başlanacağı anlamına gelmez. Eksikliğin derecesi, klinik bulgular ve risk faktörleri birlikte değerlendirilmelidir. Bazı hafif düşüklüklerde yaşam tarzı düzenlemesi yeterliyken, ciddi düzeylerde hedefe yönelik tedavi gerekebilir" diyerek bilinçli yaklaşımın önemini vurguluyor.

Takviyelerin içeriği boş olabilir!

Vitamin ve bitkisel takviyelerin içerik güvenilirliğinin hem dünyada hem Türkiye'de en çok tartışılan başlıklardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. İsmet Tamer, "Bağımsız laboratuvarların yaptığı analizlerde zaman zaman ürün etiketinde yazan etken maddenin ya çok düşük oranda bulunduğu ya da hiç bulunmadığı tespit edilebiliyor. Bu durum şaşırtıcı değil. Gıda takviyeleri ilaçlar kadar sıkı onay süreçlerinden geçmediği için kalite kontrol üreticinin beyanına ve uyguladığı standartlara bağlıdır. Bağımsız kuruluşlarca test yapılmadığında etiket ile içerik arasında tutarsızlık görülebilir. Özellikle online satış platformlarındaki her ürün denetimlerden geçmediği için dikkatli olunması gerekiyor" diye konuştu.

Doğru takviye nasıl seçilir?

Tüketicilerin takviye seçerken dikkat etmesi gereken noktalar konusunda pratik bir 'alışveriş kontrol listesi' hazırlayan Prof. Dr. İsmet Tamer, şunları söyledi: "Etiket mutlaka incelenmeli. Etken maddenin adı ve miktarı şeffaf şekilde yazıyor mu? Her bileşenin dozu belirtilmiş mi? Yan etki, gebelik-emzirme ve çocuk kullanımı uyarıları yer alıyor mu? Üretim yeri, marka iletişim detayları net olmalı. İlaç kullanıyorsanız dikkat! Bitkisel ve doğal takviyeler ilaçlarla etkileşime girebilir. Düzenli ilaç kullananlar mutlaka hekim görüşü almalı."

Yozgat'ta Mayısta kar etkili oldu


 
 
Yozgat kent merkezi, mayısta yağan karla beyaza büründü.

02.05.2026 10:25:00
AA
Yozgat'ta Mayısta kar etkili oldu
Yozgat'ta Mayısta kar etkili oldu

Yozgat kent merkezi, mayısta yağan karla beyaza büründü.

Kentte gece başlayan sağanak, sabah yerini kara bıraktı. Kar nedeniyle evlerin çatıları ile araçların üzeri beyaz örtüyle kaplanırken, çiçek açan meyve ağaçları da kar altında kaldı.

Vatandaşlardan Hasan Selvi, Mayısta böyle bir kar yağışı beklemediklerini belirterek, "Bu yıl iklimlerde değişim var. İnşallah bu kar yağışıyla birlikte geçen yıllardaki gibi don olayı yaşamayız. Çiftçilerimiz yağışla rahat eder. Barajlarımız için de güzel oldu. Bu yağışlarla birlikte verimli bir yıl geçireceğimizi düşünüyorum" dedi.

Çapanoğlu Mahallesi esnafından Mesut Aydın ise mayısta sabaha güzel bir kar yağışıyla uyandıklarını söyleyerek, karın rahmet ve bereket getirmesini, kuraklığın yaşanmadığı bir yıl olmasını temenni etti.

Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?


 
İnsanların çoğu, geçirdiği kalp krizinden önce vücutlarının onlara gönderdiği uyarı işaretlerini görmezden geliyor. Gerçi bu işaretleri ayırt etmek de kolay değil... Hatta kalp krizi geçiren doktorlar bile bu belirtileri ayırt etmekte zorlanıyor. Ancak kalp krizi geçiren insanların anlattıkları önci işaretleri kısmen de olsa ortaya koyuyor.

02.05.2026 10:19:00
MURAT ÇORBACI
 Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?
 Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?

İnsanların çoğu, geçirdiği kalp krizinden önce vücutlarının onlara gönderdiği uyarı işaretlerini görmezden geliyor. Gerçi bu işaretleri ayırt etmek de kolay değil... Hatta kalp krizi geçiren doktorlar bile bu belirtileri ayırt etmekte zorlanıyor. Ancak kalp krizi geçiren insanların anlattıkları önci işaretleri kısmen de olsa ortaya koyuyor. İşte o işaretler...

1. Geçmeyen yorgunluk.
2. Çeneye, boyuna, omuza veya kola yayılan ağrı.

3. Antiasitlerin bile geçiremediği hazımsızlık, mide bulantısı ve gastrointestinal problemler.
4. Merdivenleri çıkarken nefes darlığı... Kardiyoloji uzmanları 'eğer iki kat merdiveni rahat çıkamıyorsanız, mutlaka doktora başvurun' diyor.

5. Sıradan işleri yaparken hissedilen nefes darlığı. Bu, 'kalbiniz yeterli oksijen alamıyor' anlamına geliyor.
6. Genellikle mide ekşimesine bağlanan periyodik göğüs ağrısı.

7. Belirgin bir neden olmadan soğuk terleme.
8. Baş dönmesi veya sersemlik hissi.
9. Düzensiz kalp atışları veya çarpıntı. Çoğu insan, gerçek kalp krizinden haftalar önce bu belirtilerden muzdarip olur.

Peki, kalp sağlığını korumak için ne yapmalı?

1. Kan basıncı, şeker ve kolesterol seviyelerini takip etmek.
2. Acil bir durum oluşana kadar beklemek yerine sağlıklı beslenerek kalp sağlığını desteklemek.
3. Egzersiz yapmak.
3. Elbette, vücudunuzun büyük bir olaydan önce her zaman size bir uyarı verdiğini bilmek.

Alerji konusunda DOĞRU bilinen YANLIŞlar!


 
Baharın gelişiyle doğa canlanırken, ağaç, çimen ve yabani ot polenlerinin havadaki yoğunluğu zirveye ulaşıyor, milyonlarca kişi için alerji şikayetleri artıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Baykal Tülek, burun akıntısı, uzayan öksürük, hapşırma, gözlerde sulanma, kaşıntı hatta nefes almada zorluk gibi şikayetlerin bahar mevsiminde yaygınlaştığını, bazı kişilerde astım ataklarını da tetikleyebildiğini söyledi.
 

02.05.2026 10:06:00
MURAT ÇORBACI
Alerji konusunda DOĞRU bilinen YANLIŞlar!
Alerji konusunda DOĞRU bilinen YANLIŞlar!

Özellikle ilkbaharda artan polenler yalnızca dışarıyla sınırlı kalmıyor. Evin içinde de gizli ve önemli bir tehdit oluşturuyor.  Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tülek, "Bahar alerjisinde en büyük sorun; yanlış bilgilerle hareket edilerek alerjenlere maruz kalmaktır. Oysa doğru bilgilenme ve basit önlemlerle alerji yönetimi kolay ve etkili hale gelir" dedi. Prof. Dr. Baykal Tülek, bahar alerjisinde doğru sanılan 8 yanlışı anlattı.

Alerji sadece baharda olur: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Bu en yaygın yanılgılardan biridir. Bahar aylarında polenler arttığı için şikayetler belirginleşse de alerji yılın sadece bu dönemine özgü değildir. Ev tozu akarları, küf, evcil hayvan tüyleri ve hava kirliliği gibi faktörler dört mevsim etkisini sürdürebilir. Bu nedenle yalnızca bahara odaklanmak, alerjinin gerçek kaynağını gözden kaçırmaya neden olabilir.

Polene karşı ev içinde güvendeyiz: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Sanılanın aksine polenler sadece dış ortamda kalmaz. Saç, cilt ve kıyafetler aracılığıyla evin içine taşınır ve özellikle yatak, koltuk ve perdelerde tutunarak etkisini sürdürür. Kişinin dışarı çıkmadığı günlerde bile şikayetlerinin devam etmesine neden olabilir. Bu nedenle eve dönüşte duş almak, kıyafet değiştirmek ve ortam hijyenini sağlamak en az dışarıdaki korunma kadar önemlidir.

Alerji sadece burun akıntısı ve hapşırmadan ibarettir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Alerji, yalnızca basit bir nezle gibi düşünülmemelidir. Gözlerde kaşıntı ve sulanma, uzayan öksürük, göğüste sıkışma, nefes darlığı, uyku bozukluğu ve günlük performansta düşüş gibi çok daha geniş bir etki alanına sahiptir. Özellikle astım ile ilişkili durumlarda, alerji ciddi solunum problemlerine zemin hazırlayabilir.

İlaçlar tek başına yeterlidir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Alerji tedavisinde ilaçlar önemli olsa da tek başına yeterli değildir. Ne bir hava filtresi ne de tek bir ilaç tüm sorunu ortadan kaldırır. Çevresel önlemlerle desteklenmeden, sadece geçici rahatlama sağlar. Kalıcı iyilik hali için; alerjenle temasın azaltılması, yaşam alanının düzenlenmesi ve günlük alışkanlıkların gözden geçirilmesi gerekir. En etkili yaklaşım, doğru tedavi ile doğru yaşam düzeninin birlikte uygulanmasıdır.

Pencereyi açıp evi havalandırmak her zaman iyidir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Temiz hava almak sağlıklı olsa da polen yoğunluğunun yüksek olduğu bahar aylarında açık pencereler tam tersine alerjenleri içeri taşır. Özellikle sabah saatlerinde havalandırma yapmak, evin içindeki polen yükünü artırabilir. Bu nedenle havalandırma saatleri ve yöntemi mevsime göre planlanmalıdır.

Maske sadece viral enfeksiyonlu hastalar için gereklidir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Pandemiyle birlikte hayatımıza giren maskeler, aslında alerji hastaları için de önemli bir koruyucudur. Çoğu kişinin tercih etmediği maske kullanımı, basit ama etkili bir korunma yöntemidir. Özellikle yoğun polen dönemlerinde dışarıda maske kullanmak ya da süpürge filtresi temizliği gibi yoğun alerjene maruz kalma anlarında maskeler solunan alerjen miktarını azaltabilir.

Alerji zamanla kendiliğinden geçer: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Bazı kişiler belirtilerin zamanla azalacağını düşünerek doktora başvurmaz, önlem almayı erteler. Oysa kontrol altına alınmayan alerji, zamanla daha şiddetli hale gelebilir ve alt solunum yollarını etkileyerek astım gibi daha ciddi hastalıklara zemin hazırlayabilir. Alerjiye karşı erken önlem almak ve süreci doğru yönetmek bu nedenle büyük önem taşır.

Burun açıcı spreyler ne kadar çok kullanılırsa o kadar iyi gelir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Hızlı rahatlama sağladığı için sık tercih edilen burun açıcı spreyler, bilinçsiz kullanıldığında tam tersi etki yaratabilir. Uzun süreli kullanım burunda "geri tepme" etkisine yol açarak tıkanıklığı artırabilir ve bağımlılık benzeri bir tablo oluşturabilir. Bu nedenle bu tür ürünler kısa süreli ve kontrollü kullanılmalıdır.

Bahar alerjisine karşı 10 etkili önlem!

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Baykal Tülek, bahar alerjisine karşı 10 etkili önlemi şöyle sıraladı:
• Polenlerin yoğun olduğu dönemlerde dışarı çıkarken maske ve güneş gözlüğü takmak
• Dışarıdan geldikten sonra duş almak ve kıyafet değiştirmek
• Burun içini salin solüsyonu (serum fizyolojik) ile temizlemek
• Ev ve araçta camları kapalı tutmak
• Polen filtreli hava temizleyicileri kullanmak
• Çamaşırları dışarıda kurutmamak
• Evde nem oranını kontrol altında tutmak
• Nevresimleri en az 60 derecede yıkamak,
• Toz tuttuğu için evde halı ve peluş oyuncak bulundurmamak
• Doktorun önerdiği tedavi yöntemini uygulamak

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kritik nüfus genelgesi


 
Aile ve Nüfus On Yılı konulu genelge Resmi Gazete'de yayımlandı. Genelgede "Evlilik müessesesinin toplumsal itibarı korunacak, evliliklerin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi ve nitelikli bir biçimde sürdürülmesi, genç yetişkinlerin evliliğe teşvik edilmesi ve evliliğin kolaylaştırılmasına yönelik mekanizmalar güçlendirilecektir" denildi.

02.05.2026 06:37:00
HABER MERKEZİ/AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kritik nüfus genelgesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kritik nüfus genelgesi

Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035) konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, Resmi Gazete'de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı genelgede, toplumların istikrarlı şekilde varlıklarını sürdürebilmesinde güçlü aile ve nüfus yapısının hayati rol oynadığı belirtildi.

Türkiye'de ailenin, toplumun temeli olarak kabul edildiği ve bu hususun Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 41'inci maddesiyle teminat altına alındığına işaret edilen genelgede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde aileyi "toplumun doğal ve temel birimi" olarak tanımladığı ve devlete ailenin korunmasına ilişkin görev yüklediği vurgulandı.

Genelgede, küresel ölçekte uzun yıllar nüfus artışının kalkınmanın önünde engel görülerek doğurganlığı azaltıcı politikalar uygulandığı anımsatılarak şunlar ifade edildi:
"Öte yandan, cinsiyetsizleştirme başta olmak üzere zararlı akımlar insan hakları ve bireysel özgürlükler söylemini araçsallaştırarak aile kurumunu, nesilleri, milli ve manevi değerleri tehdit etmeye başlamıştır. Günümüzde demografik yapımızda medeni durum, hane büyüklüğü, yaş profili ve mekansal dağılım boyutlarıyla belirgin bir dönüşüm yaşanmaktadır. Doğurganlık hızımız Cumhuriyet tarihimizin ölçülen en düşük seviyesine gerilemiş, aile ve nüfus yapısındaki menfi değişimler varoluşsal bir boyuta ulaşmıştır."

Aile ve nüfus politikalarının eş güdüm içinde etkin uygulanmasının büyük önem arz ettiği belirtilen genelgede, bu minvalde 15 Mayıs 2024 tarihli ve 32547 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi" konulu 2024/6 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu ve 172 sayılı Nüfus Politikaları Kurulu Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Nüfus Politikaları Kurulunun kurulduğu hatırlatıldı.

Devlet, aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı yaklaşımla hareket edecek

2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesiyle ivme kazanan çalışmaların uzun vadeli ve bütüncül bir politika çerçevesinde yürütülmesi amacıyla 2026-2035 döneminin "Aile ve Nüfus On Yılı" olarak ilan edildiği belirtilen genelgede, mezkur dönemde hayata geçirilmesi hedeflenen stratejik öncelikler ile uygulama modeli ve araçlarını ortaya koyan "Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi"nin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda hazırlandığı ve Bakanlığın resmi internet adresinde "www.aile.gov.tr" yayımlandığı ifade edildi.

Genelgede, "Aile ve Nüfus On Yılı'nda, aile ve nüfusun güçlendirilmesine yönelik politikaların geliştirilmesi ve uygulamaya geçirilmesi başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin ortak ve kararlı biçimde hareket etmesini gerekli kılmaktadır." ifadesine yer verilerek, bu çerçevede yapılacaklar şöyle sıralandı:

"1- Aile ve nüfus yapısının korunması ve güçlendirilmesi hususundaki ülke önceliklerimiz ulusal politika belgeleri ile kurumların stratejik plan ve programlarına dahil edilecek, bu öncelikler uluslararası belgelerin müzakere süreçlerinde ve uluslararası kuruluşların Türkiye ülke programlarının hazırlanması, kabulü ve uygulanmasında kamu kurum ve kuruluşlarınca esas alınacaktır.

2- Tüm kamusal politika, düzenleme, uygulama ile kamu kurumları tarafından yürütülen veya desteklenen araştırmalar aile kurumuna ve nüfus değişimine etkileri yönünden değerlendirmeye tabi tutulacak ve sonuçlar uygulama süreçlerine yansıtılacaktır.

3- Kamu kurum ve kuruluşları somut görev alanlarıyla ilgili faaliyetlerinde aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı yaklaşımla hareket edecek, uygulamalarını buna göre yürütecek, resmi belgelerinde, plan ve programlarında, hizmet içi eğitimlerinde aile ve nüfus politikasıyla uyumlu kavramsal çerçeve esas alınacak, bu çerçeveye ilişkin rehberlik Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından sağlanacaktır.

4- Aileyi ve nüfusu olumsuz etkileyen cinsiyetsizleştirme akımı, zararlı alışkanlık ve bağımlılıklar, nesilleri her türlü menfi etki ve müdahaleye karşı koruyacak bütüncül bir politika çerçevesinde ele alınacaktır.

5- Evlilik müessesesinin toplumsal itibarı korunacak, evliliklerin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi ve nitelikli bir biçimde sürdürülmesi, genç yetişkinlerin evliliğe teşvik edilmesi ve evliliğin kolaylaştırılmasına yönelik mekanizmalar güçlendirilecektir.

6- 'Annelik ve babalık' çocuğun sağlıklı gelişimindeki belirleyici rolüyle toplumsal bir değer olarak tahkim edilecek, çok çocuklu aile yapısı desteklenecek, çocuk sahibi olmayı özendiren ve kolaylaştıran uygulamalar hayata geçirilecektir.

7- Gençlerin donanımlı bireyler olarak yetiştirilmesine yönelik politikalar güçlendirilecek, yaşlı refahına yönelik sürdürülebilir sosyal güvenlik ve sağlık sistemleri ile başta aile merkezli olmak üzere çeşitlendirilmiş bakım ve destek modelleri geliştirilecek, kuşaklar arası dayanışma pekiştirilecektir.

8- Nüfusun dengeli dağılımını gözeten bütünleşik bir çerçevede kırsal alandaki nüfus kaybının önlenmesi, kentlerde yoğunlaşan nüfusun kırsal alanlara geri dönüşünün özendirilmesi ve kentsel mekanların aile ve çocuk odaklı bir perspektifle dönüştürülmesi için bütüncül tedbirler hayata geçirilecektir.

9- Mevcut hukuki düzenlemeler aile ve nüfus yapısını koruma ve güçlendirme yaklaşımıyla gözden geçirilecek, belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda yeni hukuki düzenlemelere ilişkin çalışmalar yürütülecektir.

10- Aile ve nüfus yapısında meydana gelen değişimlerin düzenli olarak takip edilmesi ve incelenmesine yönelik ulusal, stratejik ve resmi istatistik üretilen araştırmalar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sorumluluğunda yürütülecek, güçlü aile ve nüfus hedefleri doğrultusunda lisansüstü programlar ve araştırma teşvikleri başta olmak üzere akademik altyapı geliştirilecektir.

11- Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi'nin etkin icrası için kurumsal yapılanma, yerel uygulama kapasitesi, işbirliği, teknik ve dijital altyapı güçlendirilecek, personelin mesleki yetkinliği geliştirilecektir.

12- Türkiye'nin konuya ilişkin olarak uluslararası mecralarda üstlendiği öncü rolü tahkim eden diplomasi faaliyetleri yürütülecek, ülkemiz ile benzer tutum sergileyen ülkelerle işbirlikleri geliştirilecektir.

13- Tüm kitle iletişim araçlarındaki zararlı unsurların tespiti, değerlendirilmesi ve önlenmesine yönelik dijital aile kalkanı oluşturulması başta olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında gerekli tedbirler alınacak, aile dostu yayıncılık teşvik edilecek ve sorumlu medya kullanımı bilinci yaygınlaştırılacaktır.

14- Güçlü aile ve nüfus hedeflerine dair iletişim kampanyaları yürütülecek, bu konular örgün ve yaygın eğitim programlarında temel bir bileşen olarak ele alınacaktır.

15- Her yıl mayıs ayının son haftası 'Milli Aile Haftası' olarak kutlanacak, kamu kurum ve kuruluşlarınca bu haftanın anlam ve önemine uygun etkinlikler düzenlenecektir."

Genelgede, "Aile ve Nüfus On Yılı kapsamında yürütülecek tüm çalışmalarda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda hareket edilmesi, bu Genelge ile Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi doğrultusunda tüm kamu kurum ve kuruluşlarının yıllık faaliyetleri belirlenerek mezkur Bakanlığa raporlanması ve izlenmesi ile ihtiyaç duyulacak her türlü desteğin anılan Bakanlığa sağlanması hususlarında bilgilerini ve gereğini rica ederim." ifadesi yer aldı.

Sumud aktivistleri yaşadıklarını anlattı


 
İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayıp alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistleri için İstanbul Havalimanı'nda karşılama töreni yapıldı. Aktivistlerden Hüseyin Şuayb Ordu, "Hayvanlara bile yapılmayacak muameleyi yaptılar. 200 insanı konteynerlere tıkış tıkış koydular ve işkence ettiler. Birçok arkadaşımız halen yaralı. İki tane arkadaşımızı aldılar, kaçırdılar kafalarına göre" dedi.

02.05.2026 05:50:00
HABER MERKEZİ/AA
Sumud aktivistleri yaşadıklarını anlattı
Sumud aktivistleri yaşadıklarını anlattı

Haydut topluluk (topluluk izra devlet böyle bir şeyi yapmaz) İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayıp alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistleri için İstanbul Havalimanı'nda karşılama töreni yapıldı.
Uçakta yer alan 18'i Türk vatandaşı olmak üzere toplam 59 kişiyi, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, TBMM Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, İstanbul Havalimanı Mülki İdare Amiri Doç. Dr. İlker Haktankaçmaz ve Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe apronda güller ve Filistin kefiyeleriyle karşıladı.
Havalimanı çıkışında aktivistler ve onları karşılayanlar, İsrail aleyhinde sloganlar attı.



İsrail terörü Avrupa'nın sınırlarına kadar dayandı

Mavi Marmara Derneği Başkanı ve Özgürlük ve Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Beheşti İsmail Songür ise İsrail'in Filistin'in ve Orta Doğu'nun bir meselesi olmaktan çıktığını belirterek, "Şu an İsrail terörü Avrupa'nın sınırlarına kadar dayanmıştır" dedi.
Songür, İsrail'in geçen yıl da uluslararası sularda aynı saldırıyı yaptığını hatırlatarak, "Şimdi yine Akdeniz'in ortasında Sumud Filosu'na yaptığı bu saldırının arkasındaki isim aynı terörist İsrail'dir." ifadelerini kullandı.
59 aktivistin geldiğini anımsatan Songür, şunları kaydetti:
"Bunlar iki gün önce terör güçlerinin saldırısıyla Girit Adası'nın açıklarında gemileri alıkonuldu. Amerika, İsrail ve Yunanistan işbirliğiyle tüm bu isimler hukuksuz bir şekilde Yunanistan'a bırakıldı. Aynı zamanda Sumud Filosu'na ait bir gemi batırıldı. Şu an açık denizlerde seyrüseferine devam eden 31 tane daha gemimiz bulunuyor. Halihazırda 11 Türk vatandaşımız ve 200'den fazla katılımcıyla Sumud Filosu'na ait diğer gemiler, Girit açıklarında bekliyor. Önümüzdeki günlerde, diğer ülkelerin limanlarından katılımlarla bu filo daha da büyüyerek devam edecektir. Şu an hem karadan hem de denizden İsrail'in bu hukuksuz ablukasına karşı, işlemiş olduğu insanlık suçlarına, soykırıma karşı dünya vicdanı Gazze'ye doğru hareketine devam ediyor."

İsrail dünyanın teröristidir, dünyanın belasıdır

Filo katılımcılarından gazeteci ve aktivist Muhammed Özdemir, İsrail askerleri tarafından esir alınan ancak başlarını eğmeyen tüm filo katılımcılarına teşekkür etti.
Filodakilerin İsrail'in tehditlerine ve şiddetlerine boyun eğmediklerini belirten Özdemir, "İsrail bize yaptığı müdahaleyle şunu göstermiş oldu. İsrail dünyanın teröristidir, İsrail dünyanın belasıdır. Biz bu belayı inşallah adım adım, hızlı bir şekilde bitirmeye devam edeceğiz. Merak etmeyin" şeklinde konuştu.

Netanyahu'nun ibretlik sonunu göreceğiz

Küresel Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Ayçin Kantoğlu, İsrail'in filo katılımcılarına yaptıklarını kınadı.
İsrail'in Filistinlilere yaklaşık bir asırdır işkence çektirdiğini dile getiren Kantoğlu, şunları ifade etti: "Kendisini dünyanın efendisi zannedenlere söyleyecek bir çift sözümüz var, canları cehenneme. Filistin'i öyle YouTube üzerinden falan görmeyeceğiz, kendi gözlerimizle göreceğiz. Ama gördüğümüz bir şey daha olacak, Netanyahu'nun ibretlik sonunu da göreceğiz ve tüm dünya bunu ilelebet izleyecek inşallah."
Filonun katılımcılarından Hüseyin Şuayb Ordu, İsrail askerlerinin iki gün önce Akdeniz'in ortasında kendilerini kaçırarak işkence ettiğini söyledi. İsrail askerlerinin filo katılımcılarını bir konteynere yerleştirdiğini anlatan Ordu, şöyle devam etti: "Hayvanlara bile yapılmayacak muameleyi yaptılar. 200 insanı konteynerlere tıkış tıkış koydular ve işkence ettiler. Birçok arkadaşımız halen yaralı. İki tane arkadaşımızı aldılar, kaçırdılar kafalarına göre. Bu aslında Avrupa'nın insan hakları, demokrasi dediği, Birleşmiş Milletler'in dediği şeyin göbeğine vurulmuş son baltadır, son darbedir. Daha bunun da üstüne hiçbir şey yapmayacaklarsa bu devletler, kendilerine medeni, insan, çağdaş deme hakkına sahip değildir. İsrail gelmiştir Avrupa'nın göbeğinde 'Buranın lideri benim, buranın kralı benim, canım ne isterse, canımın istediğine istediğimi yaparım, siz de hiçbir şey yapamazsınız' demiştir. Bir, öncelikle Avrupalıların bunu anlaması lazım. İkincisi, bize bunu yapan Filistinlilere neler neler yapıyor bunu defalarca kez gördük."


En nihayetinde İsrail'in bu soykırımcı yüzüyle karşılaştım

Filo katılımcılarından Katy Davidson, İngiltere'de yaşayan bir gıda mühendisi ve sıradan bir insan olduğunu belirterek ekranda izledikleri karşısında dayanamadığı, bir şeyler yapmak gerektiğini hissettiği için yola çıktığını anlattı.
İsrail'i kendilerine yaptıkları için kınayan Davidson, esir alınan 2 aktivistin serbest bırakılmasını isteyerek, şöyle konuştu:
"En nihayetinde İsrail'in bu soykırımcı yüzüyle karşılaştım. Bizi aldattılar, bize' Saif ve Thiago'nun ayrıldığını' söylediler. Biz gerekirse İsrail'e gidelim ama onları arkada bırakmayalım dedik. 'Onların zaten ayrıldığını' söylediler ve bizi aldattılar. Şimdi tıpkı 11 bin Filistinli gibi onlar da esir. Sadece Filistinliler değil, onlara yardım etmek isteyenler de esir. Eğer dünyadaki bütün ülkeler sizlerin ülkesi gibi olsaydı, halkları sizin ülkeleriniz gibi olsaydı bunlar böyle olmazdı. Bizim orada iki gündür karşılaştığımız şeylerden birisi de İsrail'in cezasızlıkla muamele edileceklerini bilerek pervasızca ve cüretkarca davranmasıydı. Eğer beni dinliyorsan İngiltere Başbakanı Keir Starmer, sana mesajım şudur: Türkiye'den öğren, bunu öğren, sana yazıklar olsun."

Filistin var, çünkü direniyor

Arjantinli Milletvekili Monica Schlotthauer ise kendilerini kaçıran İsrail askerlerinin işkencelerine maruz kaldıklarını anlatarak, "Aşağılandık, psikolojik tacize maruz kaldık ama yılmadık, yılmayacağız. Çünkü Filistinli kardeşlerimiz bunu misliyle yaşıyor. Filistin var, çünkü direniyor. Karşısında ise ölüm makinesi bir devletin askerleri var. ABD, Avrupa Birliği ve bütün ülkeler iki yüzlü politikalarıyla siyonist devletin bütün politikalarını meşru kılıyorlar" dedi.
Konuşmaların ardından havalimanından ayrılan aktivistler, İstanbul Adli Tıp Kurumuna götürülerek sağlık kontrolünden geçirildi.



Sumud aktivistleri Adli Tıp'ta

İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayarak alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistleri için İstanbul Havalimanı'nda karşılama töreni düzenlendi. Havalimanı VIP Terminali çıkışında basın açıklaması yapan aktivistler, konuşmaların ardından otobüslerle Bahçelievler'deki Adli Tıp Kurumu Başkanlığına götürüldü. Burada sağlık kontrolünden geçirilen aktivistler, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Adli Tıp Kurumu Başkanlığından ayrıldı.

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs bilançosunu açıkladı

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'nda izinli mitinglerle kutlandığını duyurdu

01.05.2026 20:21:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs bilançosunu açıkladı
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs bilançosunu açıkladı
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'nda izinli mitinglerle kutlandığını duyurdu. Valilik, tedbir kararlarına uymayıp izinsiz gösteri yapan 575 kişinin gözaltına alındığını belirtti.

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutlanmasına ilişkin açıklama yaptı. İzinli mitinglerin Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'nda coşkuyla kutlandığını belirten Valilik, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Valiliğimizce verilen izinle Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'nda düzenlenen mitinglerde coşkuyla kutlandı. Alınan kararlara uyarak bu özel günü hakkıyla - coşkuyla kutlayan tüm sendika, STK ve emekçilere; bununla birlikte, şehrimizin güvenliği, vatandaşlarımızın huzur ve refahı için gece gündüz görev yapan polisimize teşekkür ediyoruz.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün şehrimizde huzur içinde geçirilebilmesi için alınması gereken tedbirler de daha önce kamuoyuyla paylaşılmıştı. Bazı marjinal gruplar alınan tedbir kararlarını hiçe sayarak, her yıl olduğu gibi bu yılki 1 Mayıs'ta da, Emniyet birimlerimizle karşı karşıya gelmiştir. Bu gruplara İstanbul Emniyetimizin ilgili birimlerince gerekli müdahaleler yapılmıştır.

Alınan tedbir kararlarına uymayan bu marjinal gruplara yapılan müdahalelerde saat 18.00 itibariyle 575 kişi gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan şahısların işlemleri, emniyet birimlerinde devam etmektedir."

İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı

Ankara'nın Çankaya ilçesinde kontrolden çıkan kamyonetin altında kalan 2 işçi hayatını kaybetti

01.05.2026 18:10:00 / Güncelleme: 01.05.2026 18:12:02
AA
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
Kırkkonaklar Mahallesi Şemsettin Günaltay Caddesi'nde seyir halindeki özel su firmasına ait 07 FHF 37 plakalı kamyonet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı.

Yokuş aşağı hızla ilerleyen aracın sürücüsü, iddiaya göre kamyonet hareket halindeyken araçtan aşağı atladı.

Kamyonet, o sırada kanalizasyon hattında Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) adına çalışma yaptığı belirtilen taşeron firma personeli Bayram Demirhan ve Kadir Ortataş'a çarptı.

İşçileri altına alan kamyonet, park halindeki araçlara çarparak durabildi.

İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Demirhan ve Ortataş'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

Polis, kazayla ilgili inceleme başlatırken, sürücü gözaltına alındı.

Sokakta uyuyan yaşlıya tekme atan gençlere tepki yağdı

İzmir Buca’da sokakta uyuyan yaşlı bir adama tekme atan iki genç, görüntüleri sosyal medyada paylaşınca infiale yol açtı. Olay, yaşlılara yönelik şiddeti ve gençlerdeki empati kaybını yeniden gündeme taşırken, soruşturma başlatıldı

01.05.2026 17:36:00
Eyüp Kabil
Sokakta uyuyan yaşlıya tekme atan gençlere tepki yağdı
Sokakta uyuyan yaşlıya tekme atan gençlere tepki yağdı
İzmir'in Buca ilçesinde yaşanan dehşet verici bir olay, Türkiye'nin dört bir yanında büyük tepki çekti. Sokakta uyuyan yaşlı bir adama tekme atan ve bunu sosyal medyada "eğlence" amacıyla paylaşan iki genç, görüntülerin hızla yayılmasıyla birlikte infiale yol açtı.

Olay, Buca'da bir sokakta gece saatlerinde meydana geldi. Görüntülerde, yerde yatan ve muhtemelen evsiz olan yaşlı bir vatandaşın yüzüne tekme atan gençlerin kahkahaları duyuluyor. Saldırganlar, videoyu "komik" bir içerik olarak paylaştı. Ancak paylaşım kısa sürede binlerce kişiye ulaştı ve öfke dalgası yarattı. Sosyal medya kullanıcıları, "Bu ne vicdansızlık?", "Yaşlıya saygı kalmadı" ve "Adalet istiyoruz" gibi yorumlarla tepki gösterdi. Birçok kişi, görüntüleri savcılığa ve polise iletti.

İzmir Emniyet Müdürlüğü, olayla ilgili soruşturma başlattı. Şüphelilerin kimlik tespitinin yapıldığı ve gözaltı işlemleri için çalışma yürütüldüğü öğrenildi. Olayın ardından yaşlı vatandaşın sağlık durumunun iyi olduğu, ancak psikolojik olarak büyük travma yaşadığı belirtildi. Yerel yetkililer, evsiz vatandaşlara yönelik destek çalışmalarını artıracaklarını açıkladı.

Toplumda yükselen endişe

Bu olay, Türkiye'de gençlerde şiddet eğilimi, empati kaybı ve sosyal medya üzerinden "şöhret" arayışının yarattığı tehlikeleri bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar, özellikle pandemi sonrası dönemde artan yalnızlık, aile içi iletişim eksikliği ve dijital bağımlılığın gençleri böyle davranışlara itebileceğini vurguluyor. Benzer vakalar son yıllarda sıklaşırken, "yaşlılara şiddet" tartışmaları yeniden alevlendi.

Sosyal medyada #İzmirBuca ve #YaşlıyaŞiddet etiketleri trend olurken, birçok influencer ve sivil toplum örgütü konuya dikkat çekti. Bazı kullanıcılar, "Bu sadece iki genç değil, toplumun aynası" yorumu yaparak köklü çözüm çağrısında bulundu.

Polis, olayla ilgili gelişmeleri yakından takip ediyor. Savcılık soruşturması sürerken, şüphelilerin "kasten yaralama" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla yargılanması bekleniyor.

Bu tür olaylar, toplumda dayanışma ve empati ihtiyacını bir kez daha hatırlatıyor. Yetkililerden, özellikle risk altındaki gençlere yönelik eğitim ve farkındalık programlarının artırılması yönünde çağrılar geliyor.

Beşiktaş'tan Taksim'e yürümek isteyen gruba müdahale

İstanbul'da 1 Mayıs nedeniyle Beşiktaş'tan Taksim'e çıkmak isteyen grup, polisin tüm uyarılarına rağmen dağılmayınca gözaltına alındı.

01.05.2026 10:12:00
İhlas Haber Ajansı
Beşiktaş'tan Taksim'e yürümek isteyen gruba müdahale
Beşiktaş'tan Taksim'e yürümek isteyen gruba müdahale
İstanbul'da 1 Mayıs nedeniyle Beşiktaş'tan Taksim'e çıkmak isteyen grup, polisin tüm uyarılarına rağmen dağılmayınca gözaltına alındı.



1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle Beşiktaş'ta toplanan bir grup, Taksim'e yürümek istedi. Polis ekipleri, gruba dağılmaları yönünde uyarılarda bulundu.



Dağılmayarak çeşitli sloganlar atan göstericiler, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Gözaltına alınan grup, polis minibüsüne bindirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.