Geçtiğimiz hafta sonunda İzmir'de yaşananlar yaklaşmakta olan tehlikenin ayak sesleri olarak okunmalı ve derhal tedbir alınmalıdır. İzmir'de yaşananlar ve ardından bazı Güneydoğu illerinde meydana gelen kalkışma denemeleri yedi senedir bu ülkeyi idare eden AKP zihniyetinin de iflasının göstergesidir. Çeyrek asırdan beri devam eden dış kaynaklı terör olayları, al bayrağa sarılarak baba evine gelen binlerce şehit tabutu , bu ülkede kardeş kavgası çıkarmak isteyen harici ve dahili düşmanların pis emellerini kursağında bırakmış olmasına rağmen AKP iktidarının söylem ve eylemleri meseleyi çok tehlikeli boyutlara taşımıştır. Daha önceleri, her hangi bir televizyon programında bebek katiline "sayın" denmesi gerginliğe,kavgalara sebep olup programı iptal ettirirken, şimdi DTP'nin başkanı, miting meydanında, kameraların önünde bebek katilinin hücresinin daraltıldığını yüksek sesle şikayet edebilmektedir. Tam da başbakanın "nerden nereye" dediği bir durumla karşı karşıyayız. Evet nereden nereye? Çeyrek asırdan beri Amerikasıyla, Avrupasıyla bütün bir haçlı dünyası cennet vatanımızda PKK terör örgütünü kullanarak kardeş kavgası çıkarmaya uğraşmış v e başaramamışken maalesef yedi senedir ülkeyi yöneten mevcut iktidarın sayısız aymazlıkları ve sorumsuz davranışları-beyanları toplumu patlamaya hazır hale getirmiştir. Tekrarını asla hiç kimsenin temenni etmediği İzmir olayları bir kere daha göstermiştir ki, iktidarın üzerinde ısrar ettiği "açılım" meselesi toplumu gereğinden fazla germiştir, milleti kutuplaşmalara sevketmiştir ve vicdanları sızlatan bir adımdır. Yandaş-iktidarı yönlendiren medya guruplarında zerre kadar vicdan, vatan ve millet sevgisi varsa ve eğer haçlıların türkülerini söylemek için dönülmez sözler vermemişlerse derhal iktidarı uyarıcı yazılar yazmalı,yayınlar yapmalı, manşetler atmalılar. Bu güne kadar iktidar partisine destek veren milletimizin büyük bir kesimi de derhal tehlikeyi fark edip desteklerini çekmeli ve yöneticileri uyarmalıdırlar. Bir kez daha anlaşılmıştır ki laf ebeliği başka bir iş ve fakat devlet adamlığı ise bambaşka bir iştir.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
- Kaldıysa ağızlarda diş kalanı da sıfırlayacak bu gidiş / 23.01.2026
- Üç aylardan biri bitti kaldı ikisi / 22.01.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
- Kaldıysa ağızlarda diş kalanı da sıfırlayacak bu gidiş / 23.01.2026
- Üç aylardan biri bitti kaldı ikisi / 22.01.2026























































