logo
31 MART 2026

Tek kazanan İsrail

Türkiye ile Rusya arasında yaşanan krizi değerlendiren BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "iki ülkenin arasının açılması İsrail'e fayda sağlar" dedi

04.12.2015 00:00:00
YENİ MESAJ / TRABZONBağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Trabzon'dan yayın yapan ve Karadeniz bölgesinin Türkiye'deki en etkili mecrası olma özelliğini yıllardır koruyan Kadırga TV'de katıldığı Arka Plan programında Türkiye ile Rusya arasında yaşanan ve sürekli tırmanan uçak krizini değerlendirdi. Kendisine ait Milli Ekonomi Modeli'ni uygulayan Rusya ile yakın temasları olduğunu ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş gerek Rus bilim adamları ve gerekse de Rus siyasilerle yaptığı görüşmede bu ülkenin Türkiye için ne düşündüğünü yakından gördüğünü ifade etti. "Putin Türklerle iyi ilişkiler kurmak istiyordu" diyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş "Putin'in talimatı şuydu; 'İş adamlarımız karşılıklı gidip gelsin, güçlü kaynaklarımız var bunları pazarlasınlar, içeride ve dışarıda söz sahibi olsunlar. İnsanlarımız tatile gitmek istiyorsa Türkiye'ye gitsin. Sporcularımız kampa gidecekse Türkiye'ye gitsin.' Bunlar daha evvel Kıbrıs Rum Kesimi'ne gidiyordu Putin bunu Anadolu'ya çevirdi. Putin Türk milleti ile bir yakınlık kurmak istiyordu" ifadelerini kullandı.İki büyük güç el ele vermeli"Türkiye - Rusya birliği ile beraber büyük bir güç birliğini ve pazar oluşumunu sağlamak Putin'in planıydı" diyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şu dikkat çekici ifadeleri kullandı: "Böylece her iki tarafta doruk noktaya çıkacaktı. Benim pazarım sana pazar, senin pazarın bana pazar diyordu. Böyle bir güç birliğine gitmek istiyordu, neye karşı? ABD-AB bloğuna karşı. Ancak burada enteresan bir incelik var. Prof. Victor Minin bana, "Bizim endişemiz, bu birliği istemeyen güçler aramızı açması. 'Kimden endişe ediyorsunuz' dedim 'ABD ve Avrupa'dan' dedi. Şimdi geldiğimiz noktada gördüğümüz manzara bu. Aslında bu coğrafyanın huzurunun, saadetinin olması bu iki gücün el ele vermesiyle mümkün olur." Korkulanın gerçekleştiğini ve ilişkilerin bozulduğunu ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş "Olan Türk iş adamlarına ve Türk ekonomisine olacak. Rusya güçlü bir ülke. Sen bunu niye karşına alıyorsun? O sana karşı olmak istemiyor ki" dedi.Türkiye ile Rusya krizi kime yarar?"İki ülke arasında olan son işlerin sebebi ne? Bu işler kimin lehine? Burada kim kazançlı çıkacak?" diye soran Prof. Dr. Baş, "Burada kazançlı çıkacak bir ülke var o da İsrail" dedi ve şu dikkat çekici açıklamaları yaptı: "Türkiye uzun zamandır müthiş bir oyunun içine girdi. Bugün kabul etseniz de etmeseniz de ABD, İsrail ve maalesef yanına aldıkları Türkiye, İslam dünyasına namluyu doğrultmuşlar. Ölen, vatanını terk edenler Müslüman, güçlenen İsrail, proje program sahibi ABD ve Türkiye. Bunun adına ne derseniz o. Cihat küfre karşıdır, Müslüman'a karşı değildir. Müslüman'a karşı atılan her adım fıskın alametidir. ABD, İsrail ve Türkiye beraber olmuşlar Büyük İsrail'i kurmak ve geliştirmek üzere İslam dünyasına top atışı yapıyor. Şu anda yaşanan budur. Suriyelileri vatanlarından kim kopardı? Türkmenleri seviyorlarmış! Siz ne zaman Türkmenlere âşık olduğunuz? Türkmenlerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları, mezar taşları bile yok edildi. Sen bunlar yapılırken neredeydin? Müthiş bir oyun var. Kamuoyu inşallah ayıkır."

Sapanca Gölü kurtuluyor


 
 
Sakarya'da son günlerde etkili olan sağanakla Sapanca Gölü'nün su seviyesi 4 günde 18 santimetre artış gösterdi.

31.03.2026 01:00:00
AA
Sapanca Gölü kurtuluyor
Sapanca Gölü kurtuluyor

Marmara Bölgesi'nin en önemli su kaynaklarından olan, Sakarya ve Kocaeli'nin su ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan göldeki su seviyesi, kentte etkili olan yağışlar ve alternatif su kaynaklarıyla beslenmesi sonucu arttı. Su seviyesi 26 Mart'ta 29.08 metre olan göl, 4 günde etkisini gösteren sağanakla 18 santimetre artış göstererek 29.26 metre olarak ölçüldü.

Sakarya Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekiplerince, sağanak öncesi hazırlık süreci gerçekleştirildiği ve yağış esnasında suların göle kayıpsız aktarılmasının sağlandığı vurgulandı. Bu çerçevede, kentte yağmur nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı çalışma yürütüldüğü bildirildi. Çalışmalar neticesinde yağmur sularının gölü besleyen kaynaklara eksiksiz şekilde iletilmesiyle Sapanca Gölü'nde 1 günde 4 milyon metreküplük artış yaşandığı kaydedildi.

Halı saha maçları can almaya devam ediyor!


Siirt'te halı sahada futbol oynadığı sırada fenalaşan kişi yaşamını yitirdi.

31.03.2026 00:13:00
MURAT ÇORBACI
Halı saha maçları can almaya devam ediyor!
Halı saha maçları can almaya devam ediyor!

Siirt'te halı sahada futbol oynadığı sırada fenalaşan kişi yaşamını yitirdi. Bahçelievler Mahallesi Turan Beyazıt Caddesi'nde halı sahada arkadaşlarıyla maç yapan Nurettin Çiçek (33), aniden fenalaştı.

Arkadaşlarının haber vermesi üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
Kalp krizi geçirdiği belirlenen Çiçek, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Çiçek'in cenazesi otopsi için hastane morguna alındı.

Üç gün önce de Kahramanmaraş'ta yaşanmıştı

Kahramanmaraş'ın merkez Onikişubat ilçesinde 27 Mart'ta halı sahada futbol oynadığı sırada fenalaşan kişi yaşamını yitirmişti.  Boğaziçi Mahallesi'ndeki halı sahada arkadaşlarıyla futbol oynarken kalecilik yapan Selahittin Atlı (48), topun kendisine çarpmasının ardından fenalaşarak yere yığıldı. İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Atlı, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Atlı, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.


Neden yaşanıyor?

Halı saha maçları, özellikle idmansız kişilerde ani kalp durması, kalp krizi ve ciddi kas/eklem sakatlıkları (bağ kopması, kırık) açısından yüksek risk taşır. Sağlık için maç öncesi ısınma, doğru beslenme, düzenli sağlık kontrolü ve aşırı zorlamadan kaçınma hayati önem taşır; göğüs ağrısı veya nefes darlığında maç hemen bırakılmalı...

Halı saha maçlarında sağlık riskleri ve önemler

Kalp sağlığı: Ani kalp durmaları, özellikle 35-40 yaş üstü ve sedanter (hareketsiz) yaşam süren erkeklerde yüksek risk oluşturur.

Sakatlık riski: Sert zeminler diz, bilek ve kas sakatlıklarına davetiye çıkarır; uygun ayakkabı ve dizlik kullanımı önerilir.

Isınma ve dinlenme: Maç öncesi esneme hareketleri yapılmalı ve arka arkaya iki gün halı saha maçına gidilmemelidir.

Beslenme: Maçtan 3-4 saat önce ağır ve yağlı yemeklerden kaçınılmalı, sindirimi kolay besinler tüketilmelidir.

İdmanlı olmak: İdmansız ve özgüvenli yapılan maçlar, kalp krizi riskini artırır ve iş gücü kaybına neden olabilir.

ABD bombardıman uçakları Türkiye’de!

ABD Hava Kuvvetleri'ne ait B-1B Lancer tipi stratejik bombardıman uçakları, ikili eğitim faaliyetleri kapsamında Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne iniş yaptı.

31.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
ABD bombardıman uçakları Türkiye’de!
ABD bombardıman uçakları Türkiye’de!
ABD Hava Kuvvetleri'ne ait B-1B Lancer tipi stratejik bombardıman uçakları, ikili eğitim faaliyetleri kapsamında Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne iniş yaptı.

Türk Hava Kuvvetleri ile koordineli olarak gerçekleştirilen bu operasyon, bölgedeki askeri iş birliğinin bir parçası olarak kaydedildi.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, uçakların gelişinin önceden planlanmış bir rutin eğitim faaliyeti olduğunu ve yakıt ikmali ile müşterek eğitimlerin ardından uçakların üsten ayrıldığını duyurdu.

Açıklamada, "İncirlik bir Türk üssüdür ve buradaki tüm faaliyetler Türkiye Cumhuriyeti'nin tam kontrolünde gerçekleşmektedir" vurgusu yapıldı.



ABD tarafı ise bu hamlenin NATO müttefiki Türkiye ile savunma bağlarını güçlendirdiğini belirtti.

Bu hamleyi, ABD'nin Rusya ve İran'a karşı bölgedeki "caydırıcılık" kartını oynadığı şeklinde yorumlayanlar oldu.

Tepkiler büyük



Muhalefet partileri ve dış politika uzmanları, uçakların geliş zamanlamasına dikkat çekti.

Özellikle Orta Doğu'da İsrail-Filistin hattındaki gerilim ve Suriye'deki hareketlilik sürerken, ABD'nin en güçlü bombardıman uçaklarının Türkiye'de ağırlanmasının bölge ülkelerine "yanlış mesaj" verebileceği eleştirileri yapıldı.

Sosyal medyada ise "İncirlik kapatılsın" etiketiyle binlerce paylaşım yapılarak, ABD askeri varlığının bölgedeki gerilimi tırmandırdığı savunuldu.

Tepkilerden bazıları



"Gazze kan ağlarken, İsrail'in en büyük destekçisi ABD'nin katil uçaklarının İncirlik'te ne işi var? İncirlik derhal kapatılmalı!

"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyorsak, bu devasa savaş makinelerinin topraklarımızda yakıt ikmali yapmasına izin vermemeliyiz."

"B-1B'ler sadece eğitim için gelmez. Orta Doğu iyice ısınıyor, Türkiye bir yerlere mesaj mı veriyor yoksa ABD bizi bir şeylere mi zorluyor? Takipteyiz."

Hükümete, bölge barışını riske atacak adımlardan kaçınılması çağrısı yapıldı.

Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı

Bursa'nın Nilüfer ilçesi Ürünlü mahallesindeki Ürünlü deresi taştı, araçlar fabrika bahçelerinde mahsur kaldı. Yüzlerce dönüm ekili alan da sağanak sebebiyle sular altında kaldı. Daha önce kuruyan Ürünlü deresinin taşması bölge sakinlerini de endişelendirdi. Taşan dere dron ile de görüntülendi

30.03.2026 12:11:00 / Güncelleme: 30.03.2026 12:15:37
İHA
Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı
Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı
Bursa'da dün akşamdan beri aralıksız yağan yağmur ile birlikte, toprak kaymaları ve taşmalar meydana geldi. Bursa'da Nilüfer ilçesine bağlı Ürünlü Mahallesi'nde bulunan dere, yoğun yağışın etkisiyle taştı.



Yollar sular altında kalırken, fabrika bahçelerinde ise araçlar mahsur kaldı. AFAD, Bursa Büyükşehir Belediyesi Afet Daire Başkanlığı ekipleri ve itfaiye olay yerine gelirken, trafik ekipleri de yolu araç trafiğine kapattı.



Meteorolojik tahminlere göre Bursa genelinde yağışların hafta boyunca devam etmesi bekleniyor. Yetkililer, dere yataklarına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü

İstanbul Valiliği'nden kaza ile ilgili yapılan açıklamada şehit olduğu bildirilen polis memurunun, kalp masajıyla hayata döndüğü belirtildi   

30.03.2026 12:05:00
İHA
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
İstanbul Valiliği, Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir-Habipler bağlantı yolunda yaşanan kazada şehit olduğu belirtilen polis memurunun hastanede kalp masajıyla hayata döndüğünü açıkladı. Kazada 4'ü ağı toplam 30 kişinin yaralandığı ifade edildi.  

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, "Kuzey Marmara Otoyolu'nda meydana gelen trafik kazasında şehit olduğu açıklanan polis memurumuza hastaneye sevk sürecinde ve hastanede uzun süreli kalp masajı uygulanmıştır. Yapılan kalp masajının son evresinde polis memurumuzun kalbi yeniden çalıştırılmış ve mesai arkadaşımız hayata yeniden döndürülmüştür. Kazada; 4'ü ağır, 30 kişi yaralanmıştır. Yaralıların tedavileri kaldırıldıkları hastanelerde devam etmektedir" denildi.

İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 12'nci duruşması başladı

 

30.03.2026 11:51:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ise davalarda görevli bilirkişiyi hedef gösterdiği gerekçesiyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince yargılandığı dava nedeniyle aynı binadaki başka salonda yapılan duruşmaya katıldığı için bu celseye gelmedi.

Duruşma, İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar'ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Sahte plakalara 140 bin lira ceza yazılacak

İçişleri Bakanlığı sahte plakalara 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira ceza yazılacağını ve erteleme olmayacağını bildirdi

30.03.2026 11:39:00 / Güncelleme: 30.03.2026 13:31:19
İhlas Haber Ajansı
Sahte plakalara 140 bin lira ceza yazılacak
Sahte plakalara 140 bin lira ceza yazılacak
İçişleri Bakanlığı Basın Müşaviri Hasan Öymez, trafik kanunuyla ilgili yapılan düzenlemeler hakkında, "Sahte plakalara 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira ceza yazılacak, erteleme yok" ifadelerini kullandı.

Öymez, trafik kanunundaki düzenlemelerle ilgili sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Kanuna aykırı kabul edilen plakaları değiştirme süresinde herhangi bir değişiklik olmadığını belirten Öymez, şu ifadelere yer verdi:

"Sahte plakalara 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira ceza yazılacak. Erteleme yok. Hatalı da olsa TŞOF'tan alınmış plakalara ceza yazılmayacak. Süreç içinde değiştirilmeleri sağlanacak. Multimedya ekranlar ve hoparlör-ses sistemlerine ilişkin standartlar ise yakında duyurulacak olan yönetmelikle belirlenecek."

Muhittin Böcek'in başdanışmanı gözaltına alındı

İBB'ye yönelik soruşturma kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in başdanışmanı ile belediye çalışanı gözaltına alındı

 

30.03.2026 10:47:00
Anadolu Ajansı
Muhittin Böcek'in başdanışmanı gözaltına alındı
Muhittin Böcek'in başdanışmanı gözaltına alındı

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in başdanışmanı C.O. ile belediye çalışanı B.K. gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İBB'ye yönelik "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlarından yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında C.O. ve B.K. gece saatlerinde Antalya'daki evlerinde gözaltına alındı.

Antalya İl Emniyet Müdürlüğü'nde işlemleri süren şüphelilerin İstanbul'a götürüleceği öğrenildi.

Aynı soruşturma kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediyesinde çalışan bir personel ile 2 şoför tutuklanmıştı. 

Etimesgut Belediyesi'ne operasyon

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca Etimesgut Belediyesine "zimmet" soruşturması başlatıldı. Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü ve Etimkent A.Ş. Genel Müdürü'nün de aralarında bulunduğu 4 şüpheli gözaltına alındı

30.03.2026 10:31:00 / Güncelleme: 30.03.2026 12:29:47
AA
Etimesgut Belediyesi'ne operasyon
Etimesgut Belediyesi'ne operasyon
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca, Etimesgut Belediyesinde tespit edilen usulsüzlüklere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında "zimmet" suçundan 4 belediye çalışanı hakkında gözaltı kararı verildi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Sayıştay Başkanlığı tarafından Etimesgut Belediye Başkanlığında gerçekleştirilen 2025 yılı hesap ve işlemleri olağan denetimleri sırasında, aşevi, yemek alımı ve dağıtımı işlemleri ile Etimkent A.Ş'nin hesap bilgilerinde usulsüzlükler tespit edildiği belirtildi.

Bu kapsamda, sermayesinin tamamı Etimesgut Belediye Başkanlığına ait iştirak şirketi Etimkent A.Ş. Genel Müdürü M.Ç, Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü A.C, Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü Mutemeti S.K. ve Etimkent A.Ş kasa sorumlu personeli H.B. hakkında "zimmet" suçundan gözaltı kararı verildi.

Ankara Batı Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama kararlarına istinaden şüphelilerin ikametlerinde ve iş yerlerinde eş zamanlı arama ve el koyma işlemi yapıldı ve tüm zanlılar gözaltına alındı.

Beşikçioğlu'ndan 'operasyon' açıklaması
 
Bu arada Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, 4 belediye personelinin gözaltına alınmasına ilişkin, "Konu daha önce Belediyemiz Teftiş Müdürlüğü Müfettişleri tarafından tespit edilerek savcılığa yapılan suç duyurusu ile ilgili olup Belediyemize herhangi bir şekilde 'operasyon' yapıldığı şeklinde algılanacak, siyasi bir durum söz konusu değildir" dedi.

İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar

"Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan Haçlı savaşları gibi Moğol hücumları plansız ve amaçsız başlatıldığı için onca yağma, yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi

29.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar
İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar
"Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan Haçlı savaşları gibi Moğol hücumları plansız ve amaçsız başlatıldığı için onca yağma, yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi.

Ancak bizim İslam ile olan savaşımız Moğollar gibi sadece birtakım askeri harekatlar, yakıp yıkmalar, yağmalar değildir. Bu işte pek acelemiz yoktur.

Büyük Britanya Devleti çok ciddi bir mütalaa ve çok iyi bir planlama ile İslam'ı yok ediş için adım atacaktır. Ve düzenli dakik planların uygulanmasını sabırla izleyecektir. Sonunda amacına ulaşacaktır." Bunu kim diyor? İngilizler diyor. Adamların maksadı 'sen ne dersen de' budur…

İçimize yüzlerce yerli ajan yerleştirdiler



Doğrudan, cephe halinde saldırıldığında siz, tepkinizi koyuyorsunuz. Ama ajanı bizzat kendi içinizde tuttuğunda tepkinizi koyamıyorsunuz. Akrabası var, dayısı, amcası, hısımı, sülalesi var; onun yanında yer alıyor.

İşte bu adamcağızlar maalesef işi böyle yaptılar. İslam dünyasında kendilerine, ajanlar yetiştirdiler ve bunlara vazifeler verdiler. Onlar bu vazifelerini icra ediyorlar. Adam sadece adam tutmadı, mezhep bile kurdurdu.

Hampher bir zattan bahsederken bakın ne diyor: "Yüksekten uçan ve egoist bir kişiliği olan Muhammed b. Abdulvahab'ı yavaş yavaş etkilemeye başlamıştım. O da, benim güvenimi daha fazla kazanmak için kendisini olduğundan daha bağımsız ve kayıtsız göstermeye çalışıyordu.

Bir keresinde ona dedim ki, 'Acaba cihat vacip midir?' Dedi ki; 'Nasıl vacip olmaz! Allah şöyle buyuruyor: 'Kafirlerle savaşınız.'

Buna karşılık Allah, 'kafirlerle, münafıklarla savaşınız' buyuruyor. Oysa Peygamber, münafıklarla savaşmadı, dedim. O halde kafirler ile de söz ve davranışta cihat etmek vaciptir, dedim.

O, 'Hayır! Peygamber cihat meydanlarında kafirlerle cihat etmiştir' dedi. Ben de yine, Peygamber, kendini savunmak için kafirlerle savaşıyordu. Zira onu öldürmek istiyorlardı, deyince, Muhammed tasdikler mahiyette başını sallayarak susmayı tercih etti. Ben de işimde başarılı olduğumu hissettim."



Hampher devamla: "Bu adama, bu tarihten sonra amacım Vehhabi şahsiyetinin liderlik fikrini telkin etmekti. Onun ruhunu etkileyerek Müslümanların idaresi için Sünni ve Şiilikten başka üçüncü bir yolu ona önermeye başladım" diyor.

O zaman İslam dünyasında Sünnilik ve Şiilik vardı. İngiliz Sömürgecilik Bakanlığı diyor ki, "Orada yeni bir mezhep vücuda getireceksiniz ki bu ikisinin dışında üçüncü bir kaynak olsun ve bir fitne çıkartsın."

Devam ediyor; "Bu hedefime erişebilmek için onun fikrine saygı duydum. Ye onu körü körüne bağlı olduğu her şeyden temizlemeye çalıştım. Onu, yükseklerden uçan özgür düşünce duygusu güçlendiriyordu. Safiye de bu konuda bana yardımcı oluyordu. Zira Muhammed ona delice aşıktı.

Safiye denilen kadın da Yahudi asıllı bir kadındır. O bölgenin gençliğinin ahlakını bozmak için gönderilmiş bir misyonerdir. O da böyle bir faaliyet içerisindedir.

Devam ediyor: "Kısacası Safiye, sabır ve selahiyeti şeyhten almıştı. Onu evlendirdikten üç gün sonra evlerine gittim. Bu sefer ki konuşmamız şarabın haramlığı konusunda olacaktı."

Bu eseri biz bir adamı kötülemek maksadıyla yazmadık. Bir vakıayı ortaya koymak istedik. Suud yarımadasında Sünni bir akait vardı. Bu akaidin yer değiştirmesi lazımdı. Bir taraftan İngilizler Hicaz bölgesinde Şerif Hüseyin'i, İstanbul merkez, iradesine karşı "Sen peygamber soyundan, asil bir sülaledensin. Hilafet senin hakkındır" sözleriyle hazırlarken, diğer taraftan da ola ki Şerif Hüseyin başlarına bela olur diye de Suud'da yeni bir mezhebin temelini atıyorlar. O mezhep sayesinde de Şerif Hüseyin'i hallediyorlar. Onun için bu mevzuyu konu aldım." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri 3. Bölümden) 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.