logo
28 EYLÜL 2026

Tesla'nın CEO'su Elon Musk'ı annesi anlattı

Elon Musk'ın annesi Maye Musk, hayatının bir döneminin zorluklar içinde geçtiğini, çocuklarını güç şartlarda büyüttüğünü söyledi

21.02.2021 14:34:00
 
Tesla'nın CEO'su Elon Musk'ı annesi anlattı
Tesla'nın CEO'su Elon Musk'ı annesi anlattı
Elon Musk'ın annesi Maye Musk, hayatının bir döneminin zorluklar içinde geçtiğini, çocuklarını güç şartlarda büyüttüğünü söyledi. Eşinden şiddet gördüğünü anlatan Musk, 'Şiddet gördüğümde utanıyordum, vücudumdaki morlukları kapatmak zorunda kaldığım için utanç duyuyordum' dedi.

Ünlü girişimci Elon Musk'ın 72 yaşındaki annesi Maye Musk, bir TV'de yayınlanan "Aslıgül Atasagun Çebi ile Dün Bugün Yarın" programının konuğu oldu. 3 çocuk annesi, 12 torun sahibi, moda dünyasının ve ünlü markaların aranan yüzü Maye Musk, yeni kitabı 'Bir Kadın Plan Yaparsa' hakkında merak edilenlerinin yanı sıra hayatının bilinmeyenlerini de anlattı.

Sözlerinin başında, anlatmaya değer bir hayat hikayesi olduğunun daha önce farkına varamadığını anlatan Maye Musk, 'Diyestisyen olduğum için dünyanın dört bir yanında beslenme ve diyetle ilgili seminerler veriyordum. Beslenmenin diyabet, kalp hastalıkları gibi sorunlarla ilişkisini, iyi beslenmenin önemini anlatıyordum. Ama hiç kendimden bahsetmiyordum. Dediğim gibi, ilginç bir hayat hikayem olduğunu düşünmüyordum. Hakkımda çıkan makaleleri okuyan bir yayıncı, çok enteresan bir hayat hikayem olduğunu söyledi. Şaşırdım. Hayatımı ve yaşadıklarımdan çıkardığım dersleri kitaplaştırmam gerektiği konusunda ısrar etti. Bu fikri çocuklarıma açtım. Üçü de yaşadığım zorlukları, verdiğim mücadeleleri anlatmam gerektiğini söyledi. 'Instagram'da güzel fotoğraflarını paylaştığın gibi, geçmişte verdiğin savaşları da paylaşmalısın' dediler. 'Ben olumsuz şeyleri paylaşmayı pek sevmiyorum' diye itiraz ettim. Ama onlara göre, ne olursa olsun bunların hepsini yaşamıştım ve insanlara anlatmalıydım. Ben de çocukluğumdan başlayıp bu yaşıma, daha doğrusu iki yıl öncesine kadar olan hayatımı anlattım. Kitabın çıkmasıyla birlikte, benimle aynı sıkıntıları, aynı zorlukları yaşayan ve hikayemde kendilerinden bir şeyler bulan bir sürü kadın ve erkek olduğunu gördüm. Benim yaşadıklarım, onlara içinde bulundukları mutsuz koşullardan çıkmak ve hayata yeniden başlamak için bir şansları olabileceğini gösterdi. Kitabımın bu anlamda bu kadar başarılı olacağı asla aklıma gelmemişti" dedi.

'Ben çok kötü bir evlilikten kaçarak kurtuldum'

Musk, 'Siz, yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen ayakta kalmayı başarmış birisiniz. Otuzlu yaşlarınızda bekar bir anne olarak iki işte birden çalışıp, kazandığınız azıcık parayla üç çocuk büyüttünüz. 'Ayakta kalmak' sözü sizin için ne ifade ediyor'' sorusuna, "Ben çok kötü bir evlilikten kaçarak kurtuldum. Hiçbir şey olmasa bile, sabahları artık korkuyla uyanmamak benim için işin en büyük artısıydı. Tek korkum, çocuklarımın karnını doyurabilecek parayı kazanıp kazanamayacağımdı. Okulları sorun değildi. Devlet okullarında eğitim masrafı çok azdı. Formalarını, kitaplarını ikinci el satın alabiliyordum. Dolayısıyla o bakımdan çok büyük bir stres yaşamadım. Tek derdim eve ekmek getirebilmekti. Genelde mecburiyetten vejetaryen besleniyorduk. Bir modellik işi çıkıp elime biraz para geçerse tavuk alıyordum. Akşam yemeğinde tavuk yiyorduk. İnsan çok az bir parayla da hayatta kalabiliyor. Hiç dışarıda yemek yemiyorduk. Sinemaya gitmiyorduk. Çocuklarımın saçını ve kendi saçımı kendim kesiyordum. El ayak bakımlarımızı da ben yapıyordum. Yani hiçbir lüksümüz yoktu. Ama korku duymadan yaşamak her şeye değerdi" dedi.

Ailesi hakkında bilgi verdi

Ailesi hakkında bilgi veren Maye Musk, "Kızım Tosca, şu anda sahibi olduğu dijital yayın platformu için ekibiyle birlikte film çekmek üzere İtalya'da. Tabii COVID şartları işlerini zorlaştırmış durumda. Ekipteki herkes mecburen her gün 3 kez test yaptırıyor. Ama geçen gün setten çok güzel bir fotoğraf paylaştı. Oğlum Kimbal da işinde son derece başarılı. Bugünlerde 'Big Green' adını verdiği, çocuklara yönelik sebze ve meyve bahçesi projesi ile ilgili büyük bir lansmana hazırlanıyor. Restoranını ayakta tutmak için çok çalışıyor. Şu dönemde restorancılık sektöründe işler çok çok zor" dedi. Musk şöyle devam etti:

'Ailem beni ve kardeşlerimi büyütürken bizi pek yönlendirmedi. Hepimiz büyük ölçüde istediğimiz yollara gittik. Ben fen ve matematiği sevdiğim için fen bilimleri alanında eğitim almak istiyordum. Babam, meslek edinebileceğim bir alanda eğitim almamın iyi olabileceğini söyledi. Ben de beslenme bilimleri alanında, diyetetik üzerine uzmanlaştım. Günay Afrika dilinde eğitim veren bir üniversiteye gittiğim için önce dil öğrenmek zorunda kaldım. Aslında başka bir seçim de yapabilirdim. İstesem ailem başka bir okula gitmeme izin verirdi. O dönemde Güney Afrika'da eğitim pahalı değildi. Fakat ben kalıp yeni bir öğrenmeyi tercih ettim ve o okuldan mezun oldum. Yani özetle ailem bana bu anlamda çok bir tavsiyede bulunmadı. Ben de eğitim konusunda çocuklarıma benzer şekilde yaklaştım. Toronto'ya taşınmıştık. Güney Afrika'daki hesabıma bloke konmuştu. Toplu konut gibi bir yerde kirada oturuyorduk. Toronto Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalışıyordum. Çocuklarıma isterlerse benim çalıştığım üniversitede ücretsiz olarak tıp ya da hukuk okuyabileceklerini söyledim. Ama istemediler. Elon ve Kimbal işletme okumak istedi. Tosca sinema okumak istedi. 'O zaman kendi başınızın çaresine bakacaksınız' dedim. Kendi gayretleriyle burs ve öğrenci kredisi aldılar. Başvuru formlarını ben mi imzalamıştım hiç hatırlamıyorum. O dönemde beş işte birden çalışıyordum. İmzaladıysam bile okumadan imzalamışımdır kesin. Sonuç olarak, üç çocuğum da kendi bildikleri yoldan gitti".

Kitabı hakkında

Musk, 'Kitabınızın ismi 'Bir Kadın Plan Yaparsa'. Kitapta da okuduğum kadarıyla, aslında ilk düşündüğünüz isim bu değilmiş. Aklınızda başka bir isim varmış. Fakat daha sonra fikrinizi değiştirip bu ismi vermişsiniz. Kitabın ismi, ailenizden de sıkça duyduğunuz bir Güney Afrika atasözü olan 'a boer maak'n plan'dan mı geliyor'' sorusuna, "Ben ilk başta kitaba 'Mücadeleler ve Hayatta Kalış' adını vermek istiyordum ama yayıncım ve editörlerim bunun akılda kalıcı bir isim olmadığını söylediler. Sonra aklıma bahsettiğiniz o atasözü geldi. Aslında bu sözü ailemden öğrendim diyemeyiz. Bizimkiler Kanadalı oldukları için Güney Afrika dilini bilmezlerdi. Ama Güney Afrika'da bu sözü sürekli duyarsınız. 'A boer maak'n plan', 'bir çiftçi plan yapar' demek. Ailem de bu sözün doğru olduğunu düşünürdü. Babam Kanada'nın Saskatchewan bölgesinde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak büyümüş. Çiftçiliğin kumar oynamak gibi olduğunu söylerdi. 'Hava koşulları, hasadı etkiler. O yüzden bir çiftçi her zaman plan yapmalıdır' derdi. İşte bu yüzden işler ters gittiğinde hep bu atasözünü söyleriz. Plan yapıp içinde bulunduğumuz olumsuz durumu değiştiririz" dedi.

'Benim hayatım 40 yaşında Toronto'ya taşındığımda başladı'

Musk, 'Yaş konusu açılmışken size şunu sormak istiyorum: Bugünkü aklınız ve tecrübenizle 40'lı yaşlarınızdaki halinize bir tavsiye verecek olsanız, bu ne olurdu'' sorusuna, "40'lı yaşlarım Kanada'ya yeni taşındığım döneme denk geliyor. Sıkıntılar yaşıyordum, ama bunlar yaşımla ilgili şeyler değildi. Gider gitmez Toronto Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak işe alındım. Orada ikinci masterımı yaptım. Bilim alanında yaş hiçbir zaman sorun teşkil etmedi. Modellik işinde yaşlı modellere ihtiyaç olduğunu gördüğümde çok şaşırmıştım. Gerçi genelde tek tip bir ihtiyaç vardı. Ya defilelerde gelinin annesi olarak podyuma çıkardınız ya da bir reklamda büyükanne rolü oynardınız. Ben 42 yaşındayken bir reklamda büyükanneyi oynadım. Çünkü başka yaşlı model yoktu. Bir de tabii ilaç reklamları var. Bunun için de olgun yaşta modeller lazım. Romatizma ya da şeker ilacı reklamında 18 yaşında birini kullanamazsınız. Katalog çekimlerinde de genç modellerin yanında hep olgun bir model daha isterlerdi. Yani epey talep görüyordum ve bu harika bir şeydi" cevabını verdi.

Musk, 'Ama yine de kadınlar olarak pek çoğumuz 40'lı yaşlarımıza geldiğimizde artık bazı şeyler bizden geçmiş, hayatımız bitmiş gibi davranmaya başlıyoruz. Böyle düşünen, böyle hisseden kadınlara ne tavsiye edersiniz'' sorusu üzerine, "Biri bana böyle söylese, 'Saçmalıyorsun' derdim. Benim hayatım 40 yaşında Toronto'ya taşındığımda başladı. Benim hayatım 50 yaşında Amerika Birleşik Devletlerine taşındığımda başladı. Şimdi New York'a geri dönüyorum. Hayatım 73 yaşında yeniden başlayacak. Asla 'benden geçti' diye düşünmeyin. Eğer size aksini söyleyenler varsa, onları hayatınızdan çıkarın. Olumlu düşünen insanlarla yan yana olun. Yaşınızdan şikayet edemezsiniz. 2Artık yaşlandım. Kimse beni istemiyor' diyemezsiniz. O yollara hiç girmeyin" dedi.

Beslenme tüyoları

Musk, 'Siz diyetisyen olarak kıvırcık lahana, glütensiz ürünler gibi şeyleri desteklemiyorsunuz diye biliyorum' sorusuna, "Kıvırcık lahana tüm sebze ve meyveler gibi çok sağlıklı bir besin. Ama bana tadı çok acı geliyor. Acı şeyleri sevmiyorum. 'Ama sağlığın için çok iyi' diyenlere de basitçe şöyle karşılık veriyorum: 'Evet, biliyorum, ama tadı bana güzel gelmiyor'. Bu durum benim tat alma hassasiyetimin ortalamanın çok üzerinde olmasından kaynaklanıyor. Sade kahve, şarap, zeytin gibi yiyeceklerde hep acı bir tat alıyorum. Eminim bizi izleyenler arasında da aynı tat hassasiyetine sahip kişiler vardır. İnsanların yüzde 25'inde olan bir sorun bu, ama çoğunlukla farkında olmuyorlar. O yiyeceği yiyip acı gelince, tadını beğenmiyorlar. Hangi sebze ve meyvelerin tadını seviyorsanız onu yiyin. Ben mesela Brüksel lahanasını, brokoliyi kıvırcık lahanaya tercih ediyorum. Glütensiz beslenmeye gelince, eğer çölyak hastasıysanız, evet o zaman glütenli besinler tüketmemeniz lazım. Ama hasta değilseniz, buğday, çavdar ya da arpanın içinde bulunan az miktardaki proteinin size bir zararı olmaz. Aksini düşünüyorsanız muhtemelen yanılıyorsunuz. Glütensiz beslenirsem, pastalardan, kurabiyelerden uzak dururum diye düşünüyor olabilirsiniz. Ama glütensiz kurabiye, sağlıklı kurabiye demek değil. Kurabiye, kurabiyedir. Bir de glütensiz ürünler çok fazla işlemden geçiyor ve çok da pahalı. Dolayısıyla, çölyak hastası değilseniz, glüteni kesmenize gerek yok, iyi beslenmeniz yeter" cevabını verdi.

Musk, ne sıklıkla egzersiz yaptığıyla ilgili de "Ezgersiz yapmayı sevmiyorum. Spor salonları şimdi kapalı ama açık oldukları dönemde yarım saat ya da bir saat kondisyon bisikletine biniyordum. Bisikletin üzerindeyken kitap okurum, çünkü çok sıkıcı bir egzersiz. Kendimi çok zorlamam. Normal bisiklet egzersizi yaparım. Ardından ağırlık çalışırım, esneme egzersizleri yaparım. Tabii bir de köpeğimi yürüyüşe çıkarıyorum. Kendisini arkamda görebilirsiniz" dedi.

'Keşke ben de eski eşimden şiddet gördüğümde birilerine anlatsaydım'

Musk, kadına yönelik şiddetle ilgili de "Kadına karşı hiçbir şekilde şiddet olmamalı. Kadına şiddet uygulayan erkek, zayıf erkektir. Daha uzun, daha iri, daha güçlü olduğu için, karşısındaki kadını şiddet uygulayarak kontrol altında tutmak ister. Bunun artık son bulması lazım. Kadınlar yaşadıkları şiddeti sadece kadınlarla değil, erkeklerle de paylaşsın ki, onlar da şiddete başvuran hemcinslerini engellesin. Keşke ben de eski eşimden şiddet gördüğümde birilerine anlatsaydım. Ama korkuyordum. Anlatacağım kişileri de döveceğinden, onları bir daha göremeyeceğimden korkuyordum. Bir yandan da utanıyordum. Vücudumdaki morlukları kapatmak zorunda kaldığım için utanç duyuyordum. Şiddete meyilli bir adam genelde sizi kimse yokken döver. Başkalarının önünde size el kaldıracak cesaretleri olmaz, çünkü bunun yanlış olduğunun farkındadırlar. Kadına el kaldıran erkekleri destekleyen erkekler varsa, onları da ifşa etmeliyiz. Elimizde sosyal medya gibi bir güç var. Yaptıklarını yanlarına bırakmamalıyız. Unutmayalım, benim yaşadıklarımdan çok daha beterini yaşayan kadınlar var. Zaten o yüzden benim hikayemin o kadar da kötü olmadığını düşünüyorum. Benden çok daha kötü şeylere maruz kalan kadınlar var ve bu artık bir son bulmalı" dedi.

Pandemi süreci hayatını nasıl etkiledi'

Maye Musk, 'COVID-19 salgınıyla birlikte son bir yıldır eşi benzeri görülmemiş günler yaşıyoruz. Sizin salgınla ilgili düşüncelerinizi merak ediyorum. COVID hayatınızı nasıl etkiledi, nasıl değiştirdi'' sorusuna, "İlk dört ay boyunca çocuklarım dahil kimseyle görüşmedim. Yanımda sadece asistanım vardı. İş açısından da epey yoğun bir dönemdi. Kitabımın ilk uluslararası baskısı çıkmıştı. Tabii herkes gibi ben de ilk başta kendimi egzersiz yapmaya, videolar izlemeye, yeni tarifler denemeye verdim. Kendimi bunlarla meşgul etmeye, akıl sağlığımı korumaya çalıştım. Yavaş yavaş tedbirler gevşetilince de, çok dikkatli olmak kaydıyla, çocuklarımla ve torunlarımla bir araya geldim. Sonra bu yılın başında hayırlı diye nitelendirebileceğim bir şey oldu ve virüs bana da bulaştı. Bir hafta boyunca iştahım kapanınca bir terslik olduğunu fark ettim. Çünkü benim iştahımın kapanması için çok hasta olmam lazım. Test yaptırdım ve sonuç pozitif çıktı. İştahım sonradan yerine geldi ama test sonuçlarım üç gün daha pozitif gelmeye devam etti. Test sonuçlarım şimdi negatif. Çalıştığım için sık sık test yaptırmak durumundayım. Hatta haftaya yine test yaptıracağım. O da kesin negatif çıkacak. Bu arada tabii antikor var mı diye de baktıracağım. İyi düzeyde olduğunu düşünüyorum. Hastalığı geçirmiş olmak kendinizi güçlü hissetmenizi sağlıyor, ama yine de hâlâ maskemi takıyorum, kurallara dikkat ediyorum" cevabını verdi.

Kızı kitabını sinema filmi yapacak mı'

Musk, sinema yönetmeni kızının kitabını, hayatını konu alan bir film çekmeyi teklif edip etmedi yönündeki soruya, "Kızım genelde aşk romanlarından uyarlama filmler çekiyor. Şu dönemde kadınların tam da buna ihtiyacı var bence. Filmlerde daha fazla aşk görmek istiyorlar. Benim kitabım bir aşk kitabı değil, ama olur da birileri hayatımı film yapmak isterse, yönetmenliğini tabii ki kızımın yapmasını isterim. Benim çok güçlü bir kızım var. Benden bile güçlü. Bu özelliğini benden aldığını düşünüyorum. Çok güçlü olmasının yanı sıra, çok da nazik bir insan. Böyle bir evlada sahip olmak harika. Fakat henüz daha böyle bir şeyin konusu bile açılmadı. Yani şu ana kadar kızıma gidip 'Hayatımı sinema filmi yapmak ister misin' diye bir şey sormadım. Hayatımın şu döneminde bana reddedemeyeceğim bir teklif yaparlarsa düşünürüm. Kitap konusunda öyle oldu. Bana hayır diyemeyeceğim bir teklifle geldiler, ben de kabul ettim. Bakalım film içinde böyle bir teklif gelecek mi'" cevabını verdi.

Oğlunun aracına övgüler yağdırdı

Musk, Tesla kullanmasıyla ilgili de, "New York'a taşınır taşınmaz Elon bana bir Tesla verdi. Tesla 3'ü beğenmiştim, ondan istemiştim. Ama Elon son çıkardıkları S modelinden verdi. Hâlâ da onu kullanıyorum. Uzay mekiği kullanmak gibi. Harika bir his. Kendinizi çok güvende hissediyorsunuz. Artık başka araba kullanamam herhalde. Neresinden çalıştıracağımı bile bilemem gibi geliyor" dedi.

Türkiye'yi ziyaret etti mi'

Musk, 'Daha önce hiç Türkiye'ye geldiniz mi'' sorusuna, "Evet. Tatil için İstanbul ve Dalaman'a geldim. Çok güzeldi. Geçtiğimiz yılın Kasım ya da Aralık ayında... Pardon, yanlış oldu. Geçtiğimiz yıl ölü bir yıldı. 2019 yılının sonunda bir reklam filmi için Bodrum'a gelmiştim. Harikaydı. Türkiye'yi çok seviyorum. Daha keşfetmeyi istediğim bir sürü yeri var. O yüzden en kısa zamanda yeniden gelmek istiyorum" cevabını verdi.İHA

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

İBB davasının 88. duruşması başladı

İBB davasına ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması başladı

28.09.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
 
İBB davasının 88. duruşması başladı
İBB davasının 88. duruşması başladı

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Birleşen ikinci dosya

Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.