logo
23 ŞUBAT 2026


THY pembe tablo çizdi, ölü sayısını Hollanda verdi

26.02.2009 00:00:00
THY'ye ait olan yolcu uçağı, Hollanda'nın Amsterdam kentinde Schiphol havaalanına inerken yere çakıldı. Kazada 3'ü mürettebat, 6'sı yolcu 9 kişi öldü, 20 kişi ise yaralandı. Uçağın çakıldığı zeminin yumuşak toprak olması, daha büyük bir faciayı önledi.

 

Türk Hava Yolları'nın (THY) İstanbul-Amsterdam seferini yapan "Tekirdağ" uçağı Amsterdam'a inişi sırasında düştü. Yapılan açıklamaya göre, 118 yolcunun bulunduğu uçakta, 3'ü mürettebat 9 kişi öldü, 6'sı ağır 20 kişi yaralandı.

Üç parçaya bölündüUçak düşüşte üç parçaya bölündü. Uçakta 118 yolcu ve 8 mürettebat bulunuyordu. Bir hostesin ağır yaralı olduğu bildirildi. Tekirdağ isimli uçağın modelinin Boeing 737-800 olduğu öğrenildi. Uçağın pilotlarının Murat Sezer ve Tolga Özgül olduğu bildirildi.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM), Amsterdam Schiphol Havaalanı'na zorunlu iniş gerçekleştiren THY'na ait uçakta bulunan 3'ü mürettebat 9 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

SHGM'nin internet sitesinde yer alan yazılı açıklamada şunlar kaydedildi:"Hollanda Ulaştırma Bakanlığından alınan bilgiye göre, Amsterdam Schiphol Havaalanı'na zorunlu iniş gerçekleştiren THY'na ait uçakta bulunan 3'ü mürettebat 9 kişi hayatını kaybetmiştir.

Kazada hayatını kaybedenlerin yanı sıra 6'sı ağır yaralı olmak üzere toplam 25 yaralı bölgede bulunan çeşitli hastanelere sevk edilmiştir. Ayrıca, uçağın iniş yaptığı bölgedeki yolun trafiğe kapatıldığı ve kazanın oluş nedeni ile ilgili tetkiklere devam edildiği bildirilmiştir. Kazada hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralı olarak kurtulanlara ise acil şifalar dileriz."

TÜRK YETKİLİLER KAFALARI KARIŞTIRDI

Hollanda'da uçağın düştüğü haberinin gelmesinin ardından THY yetkilileri, kamuoyunu doğru bilgilendiremedi. THY yetkilileri ilk açıklamalarında ölü olmadığı belirtilerek, pilotun başarısızdan söz etti. Hollanda kaynakları 5-6 ölüden bahsederken de THY'nin basının karşısına çıkardığı bir yolcu yakını, sadece birkaç yaralı olduğunu, ölen bulunmadığı için herkesin sakin olduğunu söyledi. Daha sonraki saatlerde Hollanda makamlarının 9 ölü açıklamasından sonra THY yetkilileri ölümleri doğruladı. Bu süre içinde tüm Türkiye yetkililerin açıklamaları nedeniyle kazanın ucuz atlatıldığını sanarak yanıldı.

Yeşilköy'deki THY Genel Müdürlüğü'nde günboyu yapılan çelişkili açıklamalar kafaları karıştırdı. Kaza sonrasında Genel Müdürlük'teki ilk açıklamayı THY Yönetim Kurulu Başkan Candan Karlıtekin ve THY Genel Müdürü Temel Kotil, düşen Boeing 737-800 tipi uçağın maketininin yanında yaptı. Karlıtekin kazanın meydana geldiği sırada 4500 metrelik bir görüş mesafesi bulunduğunu ve uçağın piste 500 metre kala araziye düştüğünü söyledi. Karlıtekin, "Olayın sevindirici tarafı total bir kaybın olmayışıdır. Şu ana kadar ölüm olayı bildirilmedi. Kriz merkezimizde uçağın teknik bakım kayıtları incelendi. Bakımla ilgili herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Şu anda 20 civarında yaralı var. Ağır yaralıların olduğuna dair bir bilgi yok" dedi. THY Genel Müdürü Temel Kotil ise, "Kaptanımız Hasan Tahsin Bey'di. 1975 Hava Harp Okulu mezunu bir kaptanımızdı ve can kaybı olmamasında muhakkak büyük rolü var. Kesin gelen bilgiler bu kadar" dedi.

Yolcu yakınları havalimanına koştu

Bu arada kaza sonrasında yolcu yakınları ile yerli ve yabancı çok sayıda basın mensubu Genel Müdürlük binasında oluşturulan Kriz Merkezi'ne akın etti. Gazeteciler bilgi almak amacıyla binaya gelen yolcu yakınlarıyla röportaj yapabilmek için yoğun çaba sarfederken zaman zaman güvenlik görevlilerinin engellemeleriyle karşılaştılar. Görevliler, gazetecilerin bina içinde ya da binanın bahçesinin dışına çıkarak beklemelerini isteyerek, yolcu yakınlarıyla temas kurmalarını engellemeye çalıştı. Ancak bunda başarılı olamayınca bu kez yolcu yakınları adına Nilüfer Akbaş basının karşısına çıkarıldı.

Ölen olmadığı için herkes sakin

İş seyahati için Amsterdam'a giden ağabeyiyle telefonla görüştüğünü ve durumunun iyi olduğunu belirten Akbaş, "Kriz merkezinde bize her türlü bilgi verildi. Yolcuların sağlıklı olduğunu öğrendik, birkaç yaralı olduğu bildirildi. Herşey kontrol altında. Ölen olmadığı için herkes sakin durumda, sanırım çok ağır yaralı da yokmuş" dedi. Bu sırada söz alan Hollanda Ulusal Televizyonu NOS TV muhabiri Jessica Lutz, "Amsterdam'daki meslektaşlarım 5-6 ölü gördüklerini söyledi. Size herhangi bir bilgi ulaşmadı mı?" sorusuna Akbaş, "Abimi karşılayacak olan firma sahipleriyle görüştük, yeterli bilgiye sahibiz" diyerek kazada ölü olmadığını tekrarladı. Öte yandan oğlu kaza yapan uçakta bulunan gazeteci-yazar Rahim Er de THY binasına gelerek doktora için Hollanda'ya giden oğlu Cüneyt Er'le ilgili bilgi almaya çalıştı.

Bilanço ortaya çıktı

Çok geçmeden kazanın gerçek bilançosu ortaya çıkmaya başladı. Önce Hollanda Ulusal Kanalı NOS TV kaza yerinde en az 9 ceset bulunduğunu duyurdu. Saat 15.00 sıralarında tekrar bir açıklama yapan Karlıtekin ve Kotil de Hollanda makamlarından gelen bilgiye göre kazada 9 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Kazanın meydana geliş biçimiyle ilgili sorulara net cevaplar vermeyen Karlıtekin ve Kotil, gazetecilerin "Stajyer bir pilotun mürettebatta yeraldığı" ve "Uçağın yakıtının bittiği" yolundaki iddialarla ilgili sorularını cevapsız bıraktı. Karlıtekin ve Kotil, kazanın sebebiyle ilgili yapılacak her türlü açıklamanın şu anda "spekülasyon" olmaktan öteye gidemeyeceğini söyledi.

Kaptan pilot "tecrübeli" ve "titiz"

İstanbul Amsterdam seferini yaparken düşen Tekirdağ adlı uçağın kaptan pilotu Hasan Tahsin Arısan, tecrübeli ve titiz bir pilot olarak tanınıyor. Hava Harp Okulu'ndan 1975 yılında mezun olan ve 1996 yılında Türk Hava Yolları'nda çalışmaya başlayan Arısan'ın 15 bin saat civarında uçuş tecrübesi bulunuyor. Arısan aynı zamanda öğretmen pilot olarak da görev yapıyor. THY Genel Müdürü Temel Kotil, uçağın kaptan pilotunun çok tecrübeli bir kaptan olduğunu belirtirken, Türkiye Havayolları Pilotları Derneği Başkanı Kaptan Pilot Ali Ziya Yılmaz da Arısan'ı yakından tanıdığını ve kendisinin çok titiz, tecrübeli ve çok bilgili biri olduğunu söyledi. Yılmaz, "Yıllarca aynı kokpitte beraber uçtuğum bir arkadaşım. Bilgisi ve becerisine aşırı güvendiğim bir arkadaşım" dedi. Eski THY Uçuş İşletme Başkanı Mustafa Kolko ise, Arısan'ın kendi yetiştirdiği pilotlar arasında olduğunu, çok deneyimli ve tecrübeli bir pilot olduğunu söyledi.

Tekirdağ uçağının künyesi İstanbul Amsterdam seferini TC-JGE kuyruk tescilli Boeing 737-800 tipi "Tekirdağ" adlı uçak 2002 model. Yatay uçuş sürati 858 kilo metre olan Boeing 737-800 tipi uçak, 165 yolcu taşıyabiliyor. Azami kalkış ağırlığı 79 bin 15 kilogram, kanat açıklığı 34,315 metre, azami yatay uçuş yüksekliği 41 bin feet, gövde uzunluğu 39,472 metre, azami menzili 4 bin 755 kilometre olan uçak, yerden 12,548 metre yüksekliğe sahip. Tekirdağ adlı uçağın en son olarak bakımı 22 Aralık 2008 tarihinde THY Teknik A.Ş'de yapıldı.



Kurtulan yolcu: Şaka sandık Uçaktan kurtulan yolcular dehşet verici anları anlattı...

ŞAKA SANDIKAmsterdam'daki uçak kazasından hafif yaralı olarak Kurtulan Hüseyin Sümer olayın hemen ardından yaptığı açıklamada, "'Uçak birden toprak alana doğru alçaldı. Biz şaka yapıyor zannettik. Önce türbülansa girdik, sonra ne olduğunu anlamadan yere vurduk. Uçağın bölünen kısımlarından herkes kendini dışarı attı. Bir hostesin çok ağır yaralı olduğunu gördüm. Bazılarının bacağı kırılmış bazılarının kaşı açılmış. Ekipler öncelikle ağır yaralı olanlara müdahale ediyor. Bize de müdahale edilmesi için bekliyoruz. Şok içindeyim" dedi.

NORMALDEN HIZLI İNDİGörgü tanığı İlhan Karaçay, NTV'nin yayınına telefonla bağlanarak kazayı şöyle anlattı: "Eşimle otobanda gidiyorduk. Uçak normalden hızlı bir iniş yaptı. Eşime 'Uçak düştü' dedim. Uçak ikiye bölünmüş ama parçalara ayrılmamış. Alev ya da duman yok. 50 kadar  yolcu uçağın etrafında dolaşıyor. Kokpit etrafında bir çatlak var. Uçağın motorları uçaktan 200 metre ileriye fırlamış durumda. Eşyalar etrafa saçılmış durumda, hatta bazı insanlar eşyalarını arıyorlar. Olaydan hemen sonra polis ve itfaiye geldi. Çok sayıda itfaiye ve ambulans uçağın etrafında... Bütün yollar trafiğe kapatılmış durumda. Biz de otobandayız, bir yere kıpırdayamıyoruz, uçaktan  200 metre uzaklıktayız. Eşim yanımda ağlıyor."

"HER ŞEY BİRKAÇ SANİYEDE OLUP BİTTİHollanda'da Amsterdam Schiphol havaalanına inişe geçtiği sırada yakındaki bir tarlaya inen THY uçağından kurtulan yolculardan biri, her şeyin birkaç saniyede olup bittiğini, piste inmeyi beklerken tarlaya çakıldıklarını söyledi.

Kazadan sonra kendi imkanlarıyla sağ salim uçaktan dışarıya çıkan Mutlucan soyadlı bankacı, NTV televizyonuna yaptığı açıklamada, "Normal iniş yaparken bir anda hava boşluğu gibi bir durum oldu, uçak kontrolden çıktı ve aniden alçalarak çakıldı. Her şey 10 saniye bile değil, 3-5 saniyede olup bitti.

Biz, pilot durumu kontrol eder diye bekliyorduk, ama birden düştük ve durduk. Tarla gibi bir yere indik" dedi.

Mutlucan, her şey saniyeler içerisinde olduğu için düşüş sırasında değil, uçak durduktan sonra panik yaşandığını ifade ederken, kuyruk bölümünde oturduğunu söyleyen bir başka yolcu Kerem Uzel de "Bağrışmalar oldu, piste 600 metre kadar bir mesafede çakıldık" dedi. Mutlucan da "biz ne oluyor diyene kadar yere inmiştik bile" diye konuştu.

Pilotun son anonsunu, olağan iniş anonsu olduğunu, anonsta, "15 dakika sonra inmiş olacağız" dendiğini ifade eden Mutlucan, "Ama 7-8 dakika sonra çakıldık. Bir hava boşluğu gibi bir şey oldu ve uçak aniden alçaldı" dedi.

Uçaktan kendisinin çıktığını anlatan Mutlucan, "benimle birlikte 15-20 kişi de uçaktan kendisi çıktı. Geride kalanlar, sıkışanlar da vardı, onları da gelen ekipler çıkardı. Yeteri kadar ambulans geldi, yolculara yardım etti" diye konuştu.

NORMALDEN HIZLI İNDİGörgü tanığı İlhan Karaçay, NTV'nin yayınına telefonla bağlanarak kazayı şöyle anlattı: "Eşimle otobanda gidiyorduk. Uçak normalden hızlı bir iniş yaptı. Eşime 'Uçak düştü' dedim. Uçak ikiye bölünmüş ama parçalara ayrılmamış. Alev ya da duman yok. 50 kadar  yolcu uçağın etrafında dolaşıyor. Kokpit etrafında bir çatlak var. Uçağın motorları uçaktan 200 metre ileriye fırlamış durumda. Eşyalar etrafa saçılmış durumda, hatta bazı insanlar eşyalarını arıyorlar. Olaydan hemen sonra polis ve itfaiye geldi. Çok sayıda itfaiye ve ambulans uçağın etrafında... Bütün yollar trafiğe kapatılmış durumda. Biz de otobandayız, bir yere kıpırdayamıyoruz, uçaktan  200 metre uzaklıktayız. Eşim yanımda ağlıyor."

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı. İSKİ’nin verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14’e ulaştı

23.02.2026 12:58:00
İHA
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
İstanbul'daki barajlarda su seviyesi yükselmeye devam ediyor. İSKİ'nin Şubat 2026 verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14'e ulaştı.  

İSKİ verilerine göre, Aralık 2025'te yüzde 18,54 olan doluluk oranı Ocak 2026'da yüzde 28,24'e yükselirken, Şubat ayında yüzde 43,14 olarak ölçüldü. Şubat 2026 verilerine göre İstanbul'da en düşük doluluk oranı yüzde 26,98 ile Sazlıdere Barajı'nda kaydedilirken, en yüksek doluluk oranı ise yüzde 90,21 ile Elmalı Barajı'nda ölçüldü.

Kentin önemli su kaynaklarından biri olan Ömerli Barajı'nda ise Şubat ayı doluluk oranı yüzde 59,23 olarak belirlendi. Yağışların etkisiyle su seviyesi yükselen baraj havadan görüntülendi.

Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı

Edirne'de son günlerde etkili olan yağışlar ve Bulgaristan'daki barajlardan bırakılan sular nedeniyle nehirlerde debi artışı sürüyor. Özellikle Meriç Nehri'nde su seviyesi yükselmeye devam ediyor

23.02.2026 12:41:00 / Güncelleme: 23.02.2026 12:46:29
İHA
Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı
Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı
Meriç ve Tunca nehirlerinde su seviyeleri alarm düzeyinde seyrederken, kentte bazı bölgelerde yaşanan taşkın sonrası özellikle nehir kenarları ve köprü mevkilerinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Acil Durum ve Afet Yönetim Başkanlığı (AFAD) ekipleri köprü başlarında görev yaparken, riskli alanlarda yaya ve araç trafiği geçici olarak durduruldu. Çevre illerden itfaiye ve arama kurtarma ekipleri de bölgeye sevk edildi.



Taşkın sebebiyle Sarayiçi'ne ulaşımı sağlayan tarihi köprüler ulaşıma kapatıldı. İpsala Ovası'nda ise suyun geniş bir alana yayıldığı bildirildi.



Son edinilen bilgilere göre, hayvanlarını kurtarmak için bölgeye giden 3 kişi mahsur kaldı. AFAD ekipleri botla kurtarma çalışması başlattı. Meriç Nehri'nde su seviyesi artışını sürdürürken, bölgedeki gelişmeler yakından takip ediliyor.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 16'ncı duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 16'ncı duruşması başladı

 

23.02.2026 10:54:00
Anadolu Ajansı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 16'ncı duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 16'ncı duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.

Duruşmada, sanıkların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak yer aldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Duruşma, tutuksuz sanık Harun Tuzcu'nun savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan kazandığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor. 

Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar

Prof. Dr. Haydar Baş'ın Modeli Viyana Teknik Üniversitesinde konuşuldu. Kongrede, değerli akademisyenler ve sektör uzmanları sunumlar yaptı

22.02.2026 11:30:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar
Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar
Viyana'da 7-8 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde önemli açıklamalar ve değerlendirmeler oldu.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Modeli Viyana Teknik Üniversitesinde konuşuldu. Kongrede, değerli akademisyenler ve sektör uzmanları sunumlar yaptı.

Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nden dikkat çeken açıklamaları izleyin:

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

22.02.2026 00:10:00
Ahmet Turan Yiğit
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum, "mutlak butlan" iddiaları ve Cumhuriyet Halk Partisi içindeki olası gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Akın Gürlek Mutlak Butlan için mi Adalet Bakanı oldu? CHP'ye Kılıçdaroğlu operasyonu mu geliyor? gibi sorulara yanıt veren Prof. Dr. Süheyl Batum, Türkiye'de "mutlak butlan" kararının hukuken mümkün olup olmadığını, mahkemeler ve seçim süreçleri üzerinden yaşanan tartışmaları,
olası bir yargı kararının CHP yönetimini nasıl etkileyebileceğini, böyle bir kararın Türkiye'de seçim güvenliği ve hukuk devleti açısından ne anlama geleceğini değerlendirdi.
Batum, olası bir butlan kararının sadece parti içi dengeleri değil, seçim sistemine duyulan güveni de etkileyebileceğini ifade etti.

Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış

Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu

21.02.2026 22:47:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu.
Toker, "Türk milleti buna itiraz eder dediğimiz, diyebileceğimiz her şeyi yaptılar. Şu anda da Erdoğan tabii ilk safhalarda hiç topa girmedi. Bahçeli'yi kullandı. Evet. Süreçte mesafe koydu bu konuya. Ama bir sene içinde inanılmaz bir toplum mühendisliği yapıldı. Örneklerini verelim. Bunu yavaş yavaş alıştıra alıştıra yapıyorlar. Bakmayın siz hani işte umut hakkı verilirse PKK'lıları af çıkarsa kıyamet kopar. Türk milleti bunu kabul etmez falan filan. Ben de söylüyorum ama aslında
kazın ayağı öyle değil. Adamların elinde öyle bir toplum mühendisliği imkanı var ki, algı yönetimi kaynakları var ki, yani buna şaşırmayın. yarın bir gün Türkiye'de kıyamet kopar dediğimiz her şeyi
yapabilirler" dedi.

Cem Toker'in konuşmasını izleyin:

Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde bir otelde çıkan yangında mahsur kalan 8 kişi itfaiye ekiplerince kurtarıldı

21.02.2026 18:19:00 / Güncelleme: 21.02.2026 18:24:01
İHA
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Olay, Yeni Mahalle Ünsal Tülbentçi Sokak üzerinde bulunan bir otelde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otelin zemin katında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede yoğun dumanın binayı sarması üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezine bildirildi.



İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye, AFAD ve 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi. Oteli saran duman nedeniyle içeride mahsur kalan 8 kişi, itfaiye ekipleri tarafından merdiven yardımıyla bulundukları yerden çıkarıldı.



Dumandan etkilenen 1 kişi ise tedbir amacıyla hastaneye kaldırıldı.



Yangın, ekiplerin hızlı müdahalesi sonucu kontrol altına alınarak söndürülürken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.

TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı

"TBMM'de Öcalan ittifakı kuruldu. CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu" ifadelerini kullanan Prof. Dr. Süheyl Batum, "Atlantik ötesinde hazırlanan anayasayı Türkiye'ye kabul ettirmek istiyorlar. CHP komisyona katılmasaydı bu iş buraya kadar gelmezdi" dedi

21.02.2026 16:31:00
Ahmet Turan Yiğit
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, anayasa değişikliği tartışmaları, "umut hakkı" söylemi ve Meclis'te kurulan komisyon sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Batum konuşmasında: "Umut hakkı" tartışmasının gerçek amacının ne olduğunu, bir terör örgütü liderinin siyasi temsil konumuna yerleştirilmesi iddialarını, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan komisyonun rolünü, Cumhuriyet Halk Partisi'nin süreçteki pozisyonunu, Türkiye'nin "mezhepsel/etnik kota" modeline sürüklenip sürüklenmediğini, Tarihsel olarak 1876 Anayasası ve Osmanlı deneyimi üzerinden yaptığı uyarıları detaylı biçimde değerlendirdi. "Macun tüpten çıkarsa geri dönmez" diyen Batum, etnik ve mezhepsel temsile dayalı bir sistemin Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı

AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak. Normalde 4 lira olması gereken köprü geçişini 59 TL yaptılar, peki özelleştirilince kaç TL olacak? CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı

21.02.2026 16:18:00
Ahmet Turan Yiğit
AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı
AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı
CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Boğaz köprülerinin 25 yıllığına özelleştirileceği iddiasını kamuoyuna taşıdı. Yavuzyılmaz'a göre; 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün yıllık geliri: 53,9 milyon dolar. Gideri ise 1,7 milyon dolar. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün yıllık geliri 63 milyon dolar, gideri ise 3,5 milyon dolar. İki köprünün toplam yıllık net gelirinin yaklaşık 112 milyon dolar olduğunu belirten Yavuzyılmaz, bu gelirlerin 25 yıllığına devredilmesi halinde kamu adına milyarlarca dolarlık bir kayıp oluşabileceğini savundu. Ayrıca olası bir özelleştirme sonrası köprü geçiş ücretlerinin artabileceği ve Boğaz geçişlerinde rekabet ortamının ortadan kalkabileceği yönünde değerlendirmelerde bulundu.

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz'ın konuşmasını izleyin:

Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak


 
 
Fethiye'de yol kenarında ölü bulunan kurtun genetik analizi yapılacak. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, kurtların ekosistemin sigortası olduğunu söyledi.

21.02.2026 15:15:00
AA
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak

Muğla'nın Fethiye ilçesinde, bir kurt yol kenarında ölü bulundu. Fethiye-Antalya kara yolu kenarında bir hayvan ölüsünü görenler durumu, Fethiye Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliğine bildirdi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, hayvan üzerinde inceleme yaptı.

Hayvanın genç ve erkek bir kurt olduğunu tespit eden İlemin, hayvanın araç çarpması sonucu öldüğünü söyledi.
Kurdun genetik analizlerde kullanılması için doku örneği alındığını belirten İlemin, "Trafik kazaları, özellikle yayılma ve alan arayışı dönemindeki genç bireyler için önemli bir ölüm nedenidir. Kurtlar (Canis lupus) son yıllarda özellikle kış aylarında Ege ve Akdeniz kıyı şehirlerine kadar yaklaşabiliyor. Bunun başlıca nedeni, insanlar tarafından beslenmeye alıştırılan yaban domuzlarını takip ederek yerleşim alanlarının çevresine gelmeleri" dedi.

İlemin, yaban domuzlarının şehir kenarlarında artan varlığının, kurtların da bu alanlara yönelmesine yol açabildiğini dile getirdi. Şehir çevresine yaklaşan kurtların zaman zaman sahipsiz sokak köpekleri ile melezleştiğini ifade eden İlemin, bu durumun kurtların genetik bütünlüğünde bozulmalara, insandan daha az kaçınma gibi davranışsal değişimlere yol açabildiğini kaydetti.

Kurtlar ekosistemin sigortası

Doğal koşullarda kurtların insanlardan uzak durduğunu ve ekosistemlerin "sigorta türü" olarak dengeyi sağladıklarını vurgulayan İlemin, şöyle konuştu: "Girişimsel melezleşme, genetik veya demografik baskınlaşma yoluyla saf kurt popülasyonlarını uzun vadede yok olma girdabına sürükleyebilecek ciddi bir tehdittir. Bu kapsamda, TÜBİTAK 1001 destekli 'Ülke Çapında Kurtlara Dair Kapsamlı Bir Araştırma: Mekansal Genetiği, Ekoloji ve Hibridizasyonu' adıyla yeni bir proje yürütülüyor. Proje, Sakarya Üniversitesinden Doç. Dr. Morteza Naderi yürütücülüğünde ve geniş bir uzman ekibin katılımıyla gerçekleştirilmektedir. Projenin temel amaçları, Türkiye genelinde kurtların genetik yapısını ve çeşitliliğini ortaya koymak, köpeklerle melezleşme düzeyini belirlemek, popülasyonların genetik dayanıklılığını değerlendirmek ve ekosistem üzerindeki kilit taşı rolünü korumaya yönelik bilimsel veri üretmek."

İlemin, kurtların genetik bütünlüğünün korunmasının yalnızca türün geleceği açısından değil, aynı zamanda ülke genelinde ekolojik bozulmanın en aza indirilmesi açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.