Tiran sokakları alev alev
Arnavutluk’ta yüksek eğitim maliyetleri ve yolsuzluk iddialarına karşı başlayan öğrenci hareketleri 6. gününde çatışmalarla büyürken, Başbakan Edi Rama protestoların arkasında "yabancı bir el" olduğunu öne sürerek istifa etmeyeceğini açı
19.10.2026 14:45:00
Eyüp Kabil
Eyüp Kabil





Arnavutluk, onlarca yıldır tanık olmadığı büyüklükte bir toplumsal kriz ve siyasi istikrarsızlık sarmalına sürükleniyor. Başkent Tiran'da geçtiğimiz salı günü üniversite öğrencilerinin yüksek harçlar, kötü eğitim koşulları ve artan yaşam maliyetlerine karşı başlattığı eylemler, polisin sert müdahalesi ve kamu binalarının hedef alınmasıyla altıncı gününde de hız kesmeden devam ediyor.
Dün gece yüzlerce maskeli gösterici Eğitim Bakanlığı önünde barikatlar kurarak polise molotofkokteyli, taş ve piroteknik malzemelerle saldırdı. Çatışmalar sırasında Tiran'daki bir polis karakolu molotofkokteylleriyle hedef alınırken, Eğitim Bakanlığı ve Yüksek Mahkeme binalarında yangınlar çıktı. Güvenlik güçleri ise kalabalığı dağıtmak için tazyikli su, göz yaşartıcı gaz ve plastik mermiler kullandı. Arnavutluk Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, çatışmalarda şu ana kadar 169'u polis memuru olmak üzere en az 272 kişi yaralandı.
Başbakanlıktan şok iddia
Olayların ardından Facebook üzerinden canlı yayın yapan ve ulusa seslenen Başbakan Edi Rama, istifa çağrılarını kesin bir dille reddetti. Gösterilerin masum bir öğrenci hareketi olmaktan çıktığını savunan Rama, protestoları sabote eden ve şiddete yönlendiren "yabancı eller" olduğunu ileri sürdü.
Rama, "İki gün önce Başbakanlık binasını hedef alan patlayıcı yüklü bir dron etkisiz hale getirildi. Amaçları binayı vurmak ve avluyu ateşe vermekti. Bu planı uygulayacak hiçbir öğrencimiz ya da reşit olmayan gencimiz olamaz. Bu, Arnavutluk'un huzurunu istemeyen dış mihrakların işidir" diyerek İran ve diğer bazı bölgesel aktörleri dezenformasyon yaymakla suçladı. Ayrıca Rama, ülkedeki kaos ortamı nedeniyle Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile bugün gerçekleştireceği resmi Viyana ziyaretini iptal etmek zorunda kaldı.
"Bıçak kemiğe dayandı"
Yaz aylarında koruma altındaki bir sulak alana yapılmak istenen lüks turizm projesine karşı "Flamingo Hareketi" adıyla başlayan sakin eylemlerin, ekonomik krizle birleşerek radikalleştiği görülüyor. Sokaktaki eylemciler ise hükümetin iddialarını reddederek taleplerinin tamamen ekonomik ve hak temelli olduğunu belirtiyor. Tiran'da tıp eğitimi alan 22 yaşındaki Juri Taullahu, yabancı basına verdiği demeçte, "13 yıldır süren bir yolsuzluk, boş vaatler ve hiçbir şey yapmama düzeni var.
Artık bıçak kemiğe dayandı ve haklarımız için buradayız" ifadelerini kullandı. Kent merkezindeki küçük esnaflar ise dükkanlarının camlarını metal kepenklerle kapatarak üzerine, "Biz de sizinleyiz, lütfen şehrimizi ve iş yerlerimizi yakıp yıkmayın" notları asmaya başladı.
AB üyelik süreci tehlikede mi?
Arnavutluk Emniyet Genel Müdürü Skender Hita, olaylara karışan 1.067 kişinin gözaltına alındığını, 388 kişi hakkında adli işlem başlatıldığını duyururken; protestoculara karşı orantısız güç kullandığı video kayıtlarıyla tespit edilen 7 polis memurunun da açığa alındığını açıkladı.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Tiran'daki şiddet olaylarını kınayarak tarafları barışçıl ve yapıcı diyaloğa davet etti. Başbakan Rama ise, Arnavutluk'un 2030 yılına kadar AB üyesi olma hedefini hatırlatarak protestoculara seslendi: "Arnavut halkının çok net düşünmesi gerekiyor. Bu kaosu mu istiyorlar, yoksa Avrupa Birliği'ni mi?" diyerek eylemlerin ülkenin entegrasyon sürecini baltaladığını savundu. Muhalefetteki Demokratik Parti ise erken seçim ve geçici bir teknokrat hükümet kurulana kadar sokaklardan çekilmeyeceklerini ilan etti.
Dün gece yüzlerce maskeli gösterici Eğitim Bakanlığı önünde barikatlar kurarak polise molotofkokteyli, taş ve piroteknik malzemelerle saldırdı. Çatışmalar sırasında Tiran'daki bir polis karakolu molotofkokteylleriyle hedef alınırken, Eğitim Bakanlığı ve Yüksek Mahkeme binalarında yangınlar çıktı. Güvenlik güçleri ise kalabalığı dağıtmak için tazyikli su, göz yaşartıcı gaz ve plastik mermiler kullandı. Arnavutluk Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, çatışmalarda şu ana kadar 169'u polis memuru olmak üzere en az 272 kişi yaralandı.
Başbakanlıktan şok iddia
Olayların ardından Facebook üzerinden canlı yayın yapan ve ulusa seslenen Başbakan Edi Rama, istifa çağrılarını kesin bir dille reddetti. Gösterilerin masum bir öğrenci hareketi olmaktan çıktığını savunan Rama, protestoları sabote eden ve şiddete yönlendiren "yabancı eller" olduğunu ileri sürdü.
Rama, "İki gün önce Başbakanlık binasını hedef alan patlayıcı yüklü bir dron etkisiz hale getirildi. Amaçları binayı vurmak ve avluyu ateşe vermekti. Bu planı uygulayacak hiçbir öğrencimiz ya da reşit olmayan gencimiz olamaz. Bu, Arnavutluk'un huzurunu istemeyen dış mihrakların işidir" diyerek İran ve diğer bazı bölgesel aktörleri dezenformasyon yaymakla suçladı. Ayrıca Rama, ülkedeki kaos ortamı nedeniyle Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile bugün gerçekleştireceği resmi Viyana ziyaretini iptal etmek zorunda kaldı.
"Bıçak kemiğe dayandı"
Yaz aylarında koruma altındaki bir sulak alana yapılmak istenen lüks turizm projesine karşı "Flamingo Hareketi" adıyla başlayan sakin eylemlerin, ekonomik krizle birleşerek radikalleştiği görülüyor. Sokaktaki eylemciler ise hükümetin iddialarını reddederek taleplerinin tamamen ekonomik ve hak temelli olduğunu belirtiyor. Tiran'da tıp eğitimi alan 22 yaşındaki Juri Taullahu, yabancı basına verdiği demeçte, "13 yıldır süren bir yolsuzluk, boş vaatler ve hiçbir şey yapmama düzeni var.
Artık bıçak kemiğe dayandı ve haklarımız için buradayız" ifadelerini kullandı. Kent merkezindeki küçük esnaflar ise dükkanlarının camlarını metal kepenklerle kapatarak üzerine, "Biz de sizinleyiz, lütfen şehrimizi ve iş yerlerimizi yakıp yıkmayın" notları asmaya başladı.
AB üyelik süreci tehlikede mi?
Arnavutluk Emniyet Genel Müdürü Skender Hita, olaylara karışan 1.067 kişinin gözaltına alındığını, 388 kişi hakkında adli işlem başlatıldığını duyururken; protestoculara karşı orantısız güç kullandığı video kayıtlarıyla tespit edilen 7 polis memurunun da açığa alındığını açıkladı.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Tiran'daki şiddet olaylarını kınayarak tarafları barışçıl ve yapıcı diyaloğa davet etti. Başbakan Rama ise, Arnavutluk'un 2030 yılına kadar AB üyesi olma hedefini hatırlatarak protestoculara seslendi: "Arnavut halkının çok net düşünmesi gerekiyor. Bu kaosu mu istiyorlar, yoksa Avrupa Birliği'ni mi?" diyerek eylemlerin ülkenin entegrasyon sürecini baltaladığını savundu. Muhalefetteki Demokratik Parti ise erken seçim ve geçici bir teknokrat hükümet kurulana kadar sokaklardan çekilmeyeceklerini ilan etti.













































































