Bugün hiç bir güncel habere bakmak canım istemedi. Aklıma bir senaryo özeti yazmak geldi. Bende zamane bir küresel senaryo yazmak istedim. Karakterler tamamen sanaldır. Gocunanlar olabilir. Senaryodaki karakterleri yaşamak isteyenlere müsaadem vardır. Benzetenlerden de sorumlu değilim.Şu anda dünya düzeni neyse aynısının olduğunu kabul edersek senaryoyu kısaltmak mümkün olacaktır. Dünya menfaat dünyası, sömürü dünyası ve aslında inançların savaşının yapıldığı bir dünya. Ülkelerin liderleri var. Var da gelenleri var. Gidenleri var. Getirilip götürülenleri var. Büyük devlet statüsünde olanların gelişmemişler üzerinde şimdi olduğu gibi hakimiyeti var. Üstelik nüfusun yarısından fazlasının inancı aşağı yukarı benzer olduğundan devletlerin en güçlüsü konumunda olan, hırsızlar, caniler ve idamlıkların daha sonra da kölelerin bir araya gelip kurdukları, nasılsa gelişmiş lider ülke, onları yönetmede pek zorlanmamaktadır. Yaratıcının seçtiği dine karşı büyük bir düşmanlığa sahip olanlar, yani şeytanın ta kendileri, devamlı olarak bir gelişmemiş ülkeyi nasıl ele geçiririz diye sayısız taktikleri kullanmaktadırlar. Ne olursa olsun bu ülkenin inançlı sahipleri ülkelerine sahip çıkmaya devam etmelerine rağmen, başındakiler, patron ülke yardımı ile destek verdikleri medya kanalları ile tüm gerçekleri tersine döndürüp halkını kandırmaktadır.Aslında ülkelerinin sona doğru hızla yuvarlanmasını sağlamaktadır. Yuvarlanma hızının yüksekliği nedeni ile halkı sersemleşmiş ve neredeyse baygın hale gelmiştir. O kadar ki, ne olanların ne de olacakların farkında değildir. Ordusunun en gizli sırlarının saklandığı KOZMİK odası, Süper SİSMİK odaya dönüşmüş ordunun en küçük hareketinden dünya önceden bilgili hale gelmiştir. Aslında sismik oda her türlü sarsıntıyı daha sonra bildirir, ama bu senaryoda süperlik özelliği verilmiştir. Senaryo buraya kadarı pek yeni değildir. Herkes oldukça fikir sahibidir. Senaryo asıl şimdi beklenenden farklıdır.Lider ülke artık işi bitirmeye karar vermiş, gelişmede geciken bu ülkeye de diğerleri gibi demokrasi getirmeye öncelik tanımıştır. Diğerlerine getirdiği demokrasinin nasıl olduğunu tahmin edersiniz. Bunu neden söylüyorum. Eski ve yeni taktiklerde pek değişiklik olacağı yok. Taktiği bilse de bilmese de gelişmemiş ülkenin sonu tam teslimiyet olacak şekilde stratejiler yapılmış ve herihtimale karşılık da tedbirler hazırlanmıştır. Bu yolda çıkan aksamalar için beş parmak taktiği devrededir. Emir kulu halinde olan devletin başındakilerin, değiştirilmesi patron devlete zaman kaybından başka bir şey olamaz. Çünkü değişiklikler ülkenin batış süresini uzatabilir, ya da tamamen maksadı ortadan kaldıracak etkenler oluşabilir. Bu ise emeklerin boşa gitmesi olacaktır bu nedenle vatan sevenlerin fonksiyonlarını ortadan kaldırmak için zaten göbeği çatlayan. Hatta dünyanın kabul edip baş tacı yaptığı şahısları halktan saklamak için olmadık soytarılıkları bile göze alanların, ellerindeki uşakların yenileri ile değiştirmesi onlar için risklidir. Bu nedenle bu senaryoda başka bir idareci gurubu asla düşünmüyorum. Bu arada uydu ülkenin halkına seçim hakkı verilmesinin de hiç bir fonksiyonu olamaz. Çünkü benim senaryomda sonuçlar, hazır programlarla hesaplanacaktır. Seçimler bittiği dakikada kazanan bellidir. Böyle olmalıdır. Yani patron kimi isterse o seçilecektir. Baraj, olmazsa bu mümkün olamaz. Bu nedenle muhakkak seçim barajı olmalıdır. Aksi halde halkın seçeceği birkaç vatansever, ülkenin gidişatını halkının önüne sererse işler karışır. Lider ülkeyi de elinde oynatan şımarık bir küçük patronu da oyuna dahil etmekte yarar var. Çünkü her şey onun uğrunadır. Büyüyüp beslenmesi için hamisi daima peşindedir. Küçük patrona saygı şarttır. Bir ülke aksi davranış yaparsa, tokatlanarak yola getirilir. Ya bombalanır, ya uçağı düşürülür ya da, gemisi batırılır veya teröristler basar, bombalar patlar, ya da halkı mitinge kaldırılır. Eğer dişine göre ise küçük patron gönüllü olarak üstüne saldırtılır. Gücünü gösterir. Neyse, senaryoya göre bahsi geçen ülkede iktidarsızların iktidar olmak için patronun lobilerine veya küçük patronun oyun bahçelerine gidip oynama ve yağcılık çabaları tamamen boşunadır. Onlar daha büyük tavizler vermedikçe asla patron olumlu bakmaz. Senaryoda onlara olumlu bakılması, iktidara bir uyarı olarak algılanmaktadır. Her emrini daima anında yapmak istemesine rağmen, halkın içerisinden gelen tepkilerle bazen hafif gecikmelerle yapan idareciler varken, gecikmeleri sağlayan vatanperverler varken, bunları zaman zaman etkisiz hale getirmek için, iktidarsızlardan yardım almak varken elbette, onlara yalandan ümit vermek gerekir diye düşünüyorum. Her türlü dosyaların elinde olduğu bir gerçek olan patron ülkenin, elinde, paralel devletler de dahil her türlü güç hazır beklemektedir.Bazılarının düşüncesi ile uzun yıllar boyunca yaptığı taktiklerle birde kendi topraklarında yedek bir devlet kurmanın ve bunu başka ülkede iktidara ortak haline getirerek istediğinde o ülkede karışıklık çıkarmanın önemi reddedilemez. Her toplulukta hatalarından dönen insanlar hep mevcuttur. Bir de hatalarını ve sonuçlarını onlara hatırlatan, iman ehli çözüm sahibi, vatan aşığı insanların bulunması bu senaryoda mevcut olduğundan, her an tersine bir rüzgar olması kaçınılmazdır. Bu nedenle de patron, herhangi bir aksamada bir tokada ihtiyaç duyacaktır. Buna ister darbe, ister, uyarı densin bunun ne ilk ne de son olmadığını tokadı yiyen anlamış olacaktır. Aslında bu işleri gönülden yürütenlerin en ufak hatada tokat yedikten sonra, ya patrona koşmasını, ya da yurt dışına fırlayıp gitmesini normal karşılamak gerekiyor. Aksi halde daha fazla itaatsizlik, ciddi sonucu getiriverir. Dönüşler dikkat çekici şekilde zaferimsi olacaktır. Çünkü patronun elemanına ihtiyacı vardır elemanın da koltuğa.Olayın cinsi önemli değil, tokat olduğunun derhal hissedilmesi ve hemen gecikme sebeplerinin açıklanması ve özür için gizli temaslardır. Her zaman patrona gitmek gerekmez. Küçüğünün de af gücü vardır. Affın olduğunun işareti ise madalyalar veya akademik taltiflerdir. Senaryonun önemli maksadı, yıkıldı yıkılacak, süpürüldü süpürülecek, gitti, bitti zannedilecek kişilerin sizin karşınıza aklanıp paklanıp çıktığında şaşırmamanızdır. Senaryonun devamını sizlere bırakıyorum isterseniz bu senaryoyu Türk'e yakışır tarzda değiştirmek o zavallı ülkeyi kurtarmak sizin elinizde. Ben sizlerden gelecek senaryo sonucunu, oluşturacağınız değişiklikleri merak ediyorum ve ümitle bekliyorum. Bilgi alacağınız Prof. Dr. Haydar Baş ve ekibi bu işi hakkıyla bilir ve size yol gösterir. Kolay gelsin.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Ata Selçuk / diğer yazıları
- Yanlıştan, yanlışla kurtuluş olmaz / 12.09.2021
- Bir hayal peşinde -2- / 18.02.2021
- Bir hayal peşinde -1- / 17.02.2021
- Aşının özü / 22.12.2020
- Temelsiz demokrasi / 22.10.2020
- Demokrasi çamuru / 25.09.2020
- Tecelli / 27.03.2020
- Kaynayan kazan / 06.01.2018
- Hedef yalanı / 31.12.2017
- Vatanım sen yaşa / 27.12.2017
- Bir hayal peşinde -2- / 18.02.2021
- Bir hayal peşinde -1- / 17.02.2021
- Aşının özü / 22.12.2020
- Temelsiz demokrasi / 22.10.2020
- Demokrasi çamuru / 25.09.2020
- Tecelli / 27.03.2020
- Kaynayan kazan / 06.01.2018
- Hedef yalanı / 31.12.2017
- Vatanım sen yaşa / 27.12.2017




























































































